GENEL - 24 Şubat 2019 Pazar 12:17

Sözen: "Şırnak’ta devlet, millet kaynaşmasının en güzel örnekleri sergilenmektedir"

A
A
A
Sözen: "Şırnak’ta devlet, millet kaynaşmasının en güzel örnekleri sergilenmektedir"

Dünya Beşten Büyüktür Eğitim, Kültür ve Yardım Derneği Genel Başkanı Ziya Sözen, Şırnak’ın harabe bir şehir görüntüsünden temiz pırıl pırıl bir şehir haline geldiğini söyledi.

Dünya Beşten Büyüktür Eğitim, Kültür ve Yardım Derneği Genel Başkanı Ziya Sözen, Şırnak’ın harabe bir şehir görüntüsünden temiz pırıl pırıl bir şehir haline geldiğini söyledi.


Dünya Beşten Büyüktür Eğitim, Kültür ve Yardım Derneği Genel Başkanı Ziya Sözen, harabe haline gelen Şırnak’ın kayyum atanmasıyla, halkın parasıyla halka gece gündüz demeden hizmet edilmesiyle yeni haline kavuştuğunu söyledi. Çukur olaylarında sokak çatışmaları ile PKK terör örgütü tarafından yerle bir edilen binaların yüzde 80’inin yıkıldığı, insanların yarısından fazla göç etmek zorunla kaldığı Şırnak’ın harabe bir şehir görüntüsünden, binaların tamamının devlet tarafından yenilendiği, alt yapısının yeniden tamamen yapıldığı, yollarının ve kaldırımlarının tamamına yakınının şehir estetiğine uygun yapıldığını kaydeden Sözen, kentin temiz pırıl pırıl bir şehir haline geldiğini dile getirdi. Sözen, "Daha kısa süre önce il kalsın mı, ilçe mi olsun tartışmalarına konu olan Şırnak ilimize hafta sonu yaptığımız üç günlük ziyarette beklediğimizden çok daha güzel bir Şırnak’ı görmenin mutluluğu ile Şırnak’tan ayrıldık. Çukur olaylarında sokak çatışmaları ile PKK terör örgütü tarafından yerle bir edilen binaların yüzde sekseninin yıkıldığı insanların yarısından fazla göç etmek zorunla kaldığı harabe bir şehir görüntüsünden, binaların tamamının devletimiz tarafından yenilendiği, alt yapısının yeniden tamamen yapıldığı, yollarının ve kaldırımlarının tamamına yakınının şehir estetiğine uygun yapıldığı temiz pırıl pırıl bir şehir gördük. Şırnak’ın o harabe günlerden kurtulup yeni haline kavuşmasında birçok etken vardır. Bunda halkın vergileriyle elde edilen gelirlerin tamamına yakınını terör örgütlerine gönderen HDP’li belediye başkanının görevden alınarak yerine kayyum belediye başkanının atanması, atanan kayyum belediye başkanının halkın parasıyla halka gece gündüz demeden hizmet etmesinin etkisi çok büyüktür. Bu kayyum belediye başkanının hizmet belediyeciliğinin yanında gönül belediyeciliği yaparak halkın gönlüne de dokunmasının çok önemli etkisi vardır. Ayrıca Şırnak’a atandığı günden bu yana halkla adeta bütünleşen, zamanının çok büyük bölümünü halkla içi içe geçirerek, dürüst, ahlaklı ve aynı zamanda alçak gönüllü olması hasebiyle Şırnak halkının sevgilisi haline gelen Şırnak Valisi Mehmet Aktaş’ın çok büyük katkısı vardır. Geçmişte hep tepeden halka bakan devlet görevlilerinin çalıştığı, sürgün yeri olarak görülen Şırnak’ta adeta halkı devletten soğutan yöneticilerin yerini halka hizmet etmeyi hakka hizmet etmek olarak gören Vali ve diğer yöneticilerin varlığı adeta Şırnak halkının devlete olan güvensizliğinin yerine devletini seven ve güvenen bir konuma getirmiştir. Bir ilin gelişmesi, hizmet görmesi, o ildeki yöneticilerin halka bakış açısı ve bir birleriyle uyumlu çalışmasından geçmektedir. Şırnak’ta Valisi, belediye başkanı, komutanları, emniyet müdürü, cumhuriyet başsavcısı ve diğer kurum kuruluşlarının yöneticilerinin çok büyük bir uyum içerisinde çalıştıklarını, halka karşı alçak gönüllü ve babacan davrandıklarını, halka samimi ve içten davrandıklarını, her şeyden önemlisi halka hizmet etmekten mutluluk duyduklarına şahit olduk. Bu uyum ve ahenk zaten başarıyı da kendiliğinden getirmiştir. Bu uyumun yanı sıra Şırnak’ın yeniden toparlamasında gelişmesinde güvenliğin tesis edilmesi, huzur ve barışın sağlanması terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesinin de çok büyük payı vardır. Bunda bölgede görev yapan komutanların çok büyük etkisi vardır. Terörün halk üzerinden baskısının bittiği, halkın huzur ve barış içerisinde yaşamını sürdürdüğüne şahit olmak bizleri de son derece sevindirmiştir" dedi.



“Şırnak halkı devlete olan bağlılığını göstermeye başladı”


Başta Şırnak Valisi ve diğer yetkililerden hak ettiği ilgi ve alakayı gören Şırnak halkının devlete olan bağlılığını ve sadakatini her ortamda göstermeye başladığını aktaran Sözen, şöyle devam etti:


"Kısacası Şırnak’ta devlet, millet kaynaşmasının en güzel örnekleri sergilenmektedir. Şırnak’la ilgili söylenecek çok sözümüz olsa da sonuç olarak Şırnak halkının önümüzdeki günlere umutla bakması için birçok nedeni vardır. Yeter ki Şırnak halkı sağlanan huzuruna ve barış ortamına sahip çıksın. Beli kırılan terör örgütlerinin yeniden hayat bulmasına izin vermesin. Bütün bu gerçekler ışığında Şırnak izlenimlerimize güzel bir müjdeyle sonlandıralım. Bu uyum ve ahenk, devlet, millet kaynaşmasının etkilerini 31 martta yapılacak yerel seçimlerde Şırnak’a çok olumlu yansıyacağının müjdesini şimdiden verebiliriz. Cumhur İttifakı tarafından çok düzgün kişilerden gösterilen belediye başkan adaylarının da çok büyük etkisi ile yıllarca HDP’li belediyeler tarafından yönetilen başta Şırnak merkez, Güçlü Konak, Uludere, Beytüşşebap ilçeleri ve bir kaç belde de Cumhur İttifakı’nın adayları seçimleri kazanacaktır. Bu vesile ile uzun süre sonra Şırnak il ve ilçeleri hizmet belediyeciliği ve gönül belediyeciliği ile tanışacaktır. Böylece çok uzun yıllar terörle anılan bu yerler barış, huzur, kardeşlik iklimi ve coğrafi güzellikleri ile anılacaklardır. Kayyum belediye başkanlarının atandığı Cizre, Silopi ve İdil de çok önemli ve güzel hizmetleri vatandaşlarla buluşturan belediye başkanlarına da teşekkürü borç biliyoruz. Biraz daha çaba ve gayretle halkın gönlünü kazanarak inşallah Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde de belediyeler HDP’den demokratik yollardan alınarak gönül belediyeciliği yapan ak kadrolara geçecektir. Bu konuda yıllarca terörden acı çeken Cizre, Silopi ve İdil halkına da çok büyük görevler düşmektedir. Aksi takdirde hizmetin en iyisine layık olan bu ilçelerin halklarına yazık olacaktır."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Anne kedinin ölen yavrusunun yaşaması için verdiği çaba duygulandırdı Sivas’ta anne kedinin ölen yavrusu için verdiği mücadele cep telefonu kamerasına yansıdı. Kedinin şefkati ve yaşadığı üzüntü yürekleri burktu. Sivas’ta kedilere olan sevgisi ve yardımseverliği ile tanınan Uğur Zontul, yaşadığı ilginç bir olayı kayıt altına aldı. Yavruyken beslediği ve büyüyerek anne olan kedinin yavrusu ağzında yanına geldiğini gören Zontul, yavru kediyi avucuna aldı. Yeni doğan ve hayatını kaybeden yavruyu hayata döndürmeye çalışan Zontul, tüm çabalarına rağmen başarılı olamadı. Yavru kediyi tekrar annesinin yanına bırakan Zontul, anne şefkatini kayıt altına aldı. Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntüler, izleyenleri duygulandırdı. Anne kedinin, ölen yavrusunu ağzında, yavruyken kendisini besleyen Zortul’a getirmesi ile düşündürdü. "İnsanlar bebeğini çöpe atarken o anne kedi, yavrusu için saatlerce uğraştı" Uğur Zontul insanların anne kedinin şefkatini örnek almaları gerektiğini vurgulayarak, "Olayın yaşandığı gün mahallede her zaman olduğu gibi kedilere yemek veriyordum. Benim büyüttüğüm anne kedi ölen yavrusunu alıp yanıma geldi. Yavruyu önce kucağıma aldım ısınması için masaj yaptım, nefes verdim, dirilmedi. Daha sonra ölen yavruyu yanımda bulunan koltuğun üzerine bıraktım. Anne kedi, yavrusunun başına geçerek yalamaya, koklamaya başladı. O an annenin yavrusuna olan şefkati beni çok duygulandırdı, o şekilde görünce ben de ağladım. Videoda da olduğu gibi annenin o halini görünce konuşamadım tüylerim diken diken oldu, olayın etkisinden hala çıkamadım. Anne kedinin o halde yavrusuna olan çabası bana insanlığı, bir annenin merhametini öğretti. İnsanlar bebeğini çöpe atarken o anne kedi yavrusunun dirilmesi için saatlerce uğraştı. Yavrusu koltuğun üzerindeyken öptü, yaladı, nefes alsın diye yanına yatıp memesini ağzına vermeye çalıştı. Dünyada o an en çok istediğim şey o yavrunun tekrar dirilmesiydi. Annenin yavrusuna olan şefkatini görünce bir iki saat daha bekledim daha sonra yavruyu belirlediğim bir yere götürerek gömdüm. Annenin psikolojisi hala bozuk, yemek yemiyor. Eskiden beslemeye gittiğimde bir kutu ciğeri tek başına yerdi ama şimdi çok az yemek yiyor. Normalde kaldıkları ahşap bir ev vardı yavrusu öldükten sonra artık dışarıda kalmaya başladı. Aslında insanların bu görüntülere basit bir durum gibi bakmaması gerekiyor. Çok büyük bir merhamet örneği. İnsanlar bu hayvanın yaptığını yapamıyor yaşayan çocuğunu sokağa atan insanlar var, hakkını kumarda yiyenler var. O hayvan bize insanlığı öğretiyor" dedi. "Anne kedinin merhametinden herkes örnek almalı" Uğur Zontul’a kendi aralarında ’kedilerin babası’ diye hitap ettiklerini söyleyen esnaf İbrahim Kozan, "Uğur abi çarşımızın güzel esnaflarından birisidir. Her sabah ilk yaptığı işi oturduğu evden buraya gelene kadar yolda karşılaşmış olduğu bütün kedi, köpekleri beslemek artık onun görevi haline geldi. Gelirinin nerdeyse tamamını sokakta yaşayan sahipsiz hayvanlara ayırıyor. Çarşı esnafımız kendisini ’kedilerin babası’ olarak tanımlar. Günümüzde insanların birbirine merhamet etmeyi unuttuğu bir dönemde kedi ve köpeklere gösterdiği merhameti insanlara daha fazla gösteren bir abimiz. Videoyu ben de izledim çok üzücü, hüzünlü bir durumdu anne şefkatini o videoda gördüm ben de. Herkesin o şekilde merhamete sahip olmasını, görüntülerden örnek almasını istiyorum. Uğur abi gibi insanların artmasını, çoğalmasını diliyorum" dedi.
Van İnci kefalinin göç yolculuğunu görmeye gelenler eli boş ayrıldı Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve her yıl üremek için mayıs ile temmuz ayları arasında tatlı su ağızlarına göç eden inci kefalinin (Van balığı) yolculuğu su debisinin yüksek ve havanın soğuk olmasından dolayı başlamayınca balıkları izlemeye gelenler eli boş döndü. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan inci kefalinin, her yıl olduğu gibi bu yıl da tatlı su ağızlarına doğru başladı. Suyun akışının tersine doğru yüzdüğü ve önüne çıkan engeli uçarak aştığı için ’uçan balık’ olarak da adlandırılan inci kefali, üremek için başlattığı yolculuğunu Van Gölü’ne akan tüm tatlı sularda gerçekleştiriyor. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında yumurtlayamayan inci kefalleri, akarsu sıcaklığı 13 santigrat dereceye ulaştığında tatlı su kaynaklarına doğru göç etmeye başlıyor. Göç yolunda suyun akışına ters yüzen balıklar, şelaleler ve bentlerle karşılaşıyor. Bu engelleri aşmak için suyun yüzeyine doğru metrelerce zıplayıp tatlı su yataklarına ulaşan balıklar yumurtalarını bıraktıktan sonra hayatta kalan yetişkin balıklar tekrar Van Gölü’ne geri dönüyor. Her yıl olduğu gibi bu yılda gerek yurt içinden gerek yurt dışından bu göç yolculuğunu izlemeye uçan balıkları görmeye gelen binlerce turist oluyor. Bu yıl hava şartlarından ve su sıcaklığından dolayı, balıkların göçü geciktiği için bu göçü izlemeye gelenler uçan balıkları göremediler sadece hatıra fotoğrafı çekip hüzünlü bir şekilde dönmek zorunda kaldılar. Göç yolculuğunu izlemeye gelen bazı vatandaşlar ise göç yolculuğu başlamadan bilgi veren sosyal medya kullanıcılarına ve yanlış haber yapanlara tepki gösterdiler. Balıkesir’den gelen Mahir Çağlayan, "Balıkesir’in Bandırma ilçesinden geliyoruz. Balık bendini, uçan balıkları görmeye geldik. Yalnız mevsim durumundan dolayı bu sene havaların soğuk geçmesinden ötürü uçan balıkların gelmesi zaman alacak gibi gözüküyor. İnşallah bir dahaki sefere buraya geldiğimizde bu balıkları da göreceğiz. Coğrafyamız çok zengin bir coğrafya, kültürel zenginlikleri olan bir coğrafya, herkesi burayı görmeyi tavsiye ediyorum, teşekkür ederim" dedi. Akdeniz bölgesinden gelen Önder ise "Akdeniz bölgesinden geldik, sıcak yerlerden soğuk yerlere seyahat ettik. Oğlumla birlikte motorla geliyoruz. Balık bendini uçan balıkları görmeye gelmiştik. Bu mevsimlerde olacağını söylemişlerdi. Lakin havaların soğuk olmasından kaynaklı balıkların şu an göç yolculuğunu göremedik. Bu sene nasip olmadı. İnşallah seneye yine gelir, inşallah yine görürüz" dedi.
Şanlıurfa Jandarma sınırda çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde düzenlenen uçurtma şenliğinde çocuklar jandarma ekipleriyle birlikte gökyüzünü uçurtmalarla rengarenk donattı. Suriye sınırında yer alan Ceylanpınar ilçesindeki Kepez tepesinde uçurtma şenliği düzenlendi. Tepede bir araya gelen aileler gökyüzünü uçurtmalarla donattı. Ailelere eşlik eden jandarma ekipleri de çocuklarla birlikte uçurtma uçurarak heyecanlarına ortak oldu. İlçedeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle organize edilen şenlikte uçurtması olmayan çocuklara uçurtma hediye edildi. Rengarenk uçurtmaların gökyüzünü kapladığı etkinlikte, hem çocuklar hem de yetişkinler keyifli anlar yaşadı. Çocukların mutluluğu gözlerinden okundu Şenlikler boyunca akranlarıyla birlikte uçurtma uçurmanın heyecanını yaşayan çocukların mutluluğu görülmeye değerdi. Cep telefonları ve kameralarla o anları kaydeden aileler, bu tür sosyal etkinliklerin ilçedeki birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirdiğini ifade etti. Etkinliğe katılan vatandaşlar, organizasyonda emeği geçen sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederek, festivalin önümüzdeki yıllarda da büyüyerek devam etmesini istediklerini dile getirdi. Şenlik, çocuklara yönelik çeşitli ikramlar ve müzikli eğlencelerin ardından sona erdi. Ailesiyle birlikte şenliklere katılan Zümrüt Mintaş, "Güzel bir festival oldu. Bizim için bir sosyal etkinlik oldu. Geldik çocuklarla beraber vakit geçirdik. İlçenin bu etkinliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorduk. Tam yerinde bir etkinlik oldu. Güzel vakit geçirdik. Uçurtma uçurduk ailece zaman geçirdik. Çok eğlendik" dedi. Çocuklarıyla birlikte şenliklere katılan Ömer Yılmaz ise "Bu çok güzel bir etkinlik. Çocuklar eğlendi, biz de mutlu olduk. Hafta sonu çocukları böyle bir yere çıkartmak lazımdı" dedi. Uçurtma şenliğinde çok eğlendiğini söyleyen Zelal Avşin Akın isimli kız çocuğu ise "Uçurtma şenliğine geldik. Çok eğlendik. Bize uçurtma verdiler" dedi.