GENEL - 13 Ekim 2019 Pazar 15:15

Şırnak’taki STK’lar: "Terörü bitirecek harekatı destekliyoruz"

A
A
A
Şırnak’taki STK’lar: "Terörü bitirecek harekatı destekliyoruz"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Suriye’de başlattığı "Barış Pınarı Harekatı"na basın açıklamasıyla destek veren Şırnak’taki STK’lar, terörü bitirecek harekatı sonuna kadar desteklediklerini belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Suriye’de başlattığı "Barış Pınarı Harekatı"na basın açıklamasıyla destek veren Şırnak’taki STK’lar, terörü bitirecek harekatı sonuna kadar desteklediklerini belirtti.


Şırnak’ta birçok STK’nın bir araya gelmesiyle kurulan Şehri Nuh Platformu, TSK’nın Fırat’ın doğusuna başlattığı Barış Pınarı Harekatı’na destek için basın açıklaması düzenledi. Platform adına basın açıklamasını Memur-Sen İl Şube Başkanı Abdullah Çatı okudu. Harekatın Ortadoğu’ya çömelen emperyalist devletlerin planlarını boşa çıkardığını ifade eden Çatı, harekatın Kürt-Türk savaşı değil, terörü bitirme operasyonu olduğuna vurgu yaptı. Çatı, Barış Pınarı Harekatı’nın Türk-Kürt savaşı olmadığının altını çizerek, “Türkiye’nin bu müdahalesi bir Türk Kürt savaşı değildir. PKK/YPG hiçbir zaman Kürtler için mücadele etmemiştir. Hatta PKK şimdiye kadar savaşını kendisi gibi düşünmeyen Kürtlerle yapmıştır. Bölgede kendisine teslim olmayan Kürtleri ya öldürdü ya da sürdü. Sürdüklerinin de bir daha memleketlerine dönmesine izin vermedi. Bugün 400 bin Suriyeli Kürt Türkiye’ye, 300 bin Kürt de Irak Kürdistanı’na göç etmiş bulunmaktadır. Herkesin bu gerçeği göz önünde bulundurarak sorumlu bir dil kullanması zorunludur” dedi.


Harekatın ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘Türkiye’nin ekonomisini yıkıp yok edeceğim’ açıklamasını küstahlık olarak değerlendiren Çatı, “Bu noktada ABD Başkanı Trump’ın, köksüz ve histerik bir söylemle Türkiye’yi ekonomi ile tehdit ederek harekatın sınırlarını çizme çabası ancak ve ancak hadsizlik olarak değerlendirilebilir. Dünyanın birçok bölgesini ateşe vermiş ABD’nin başkanı, ’Türkiye, benim büyük ve emsalsiz bilgeliğimle sınırları aşmak olarak değerlendirdiğim bir şey yaparsa, Türk ekonomisini yıkıp ve yok edeceğim (daha önce yaptım)’ diyerek ancak ve ancak nevzuhur bir anlayışın yetersizliğini ortaya koymuştur. Zira Türkiye Cumhuriyeti, her ne şartta olursa olsun savaşta ve barışta tarihin derinliklerinden tevarüs ettirdiği geleneğe bağlı kalmayı azmetmiş bir devlettir. Onun için her gittikleri yerde bozgunculuk çıkaranların, terör örgütleriyle iş tutanların, hatta terör örgütlerine binlerce tır silah ve mühimmat yardımı yapanların tehditleri de boş hükmündedir” diye konuştu.



“Harekat emperyal devletlerin oyununu bozacak”


Barış Pınarı Harekatı’nın emperyal devletlerin oyunlarını bozacağına vurgu yapan Çatı, şöyle devam etti:


“Fırat’ın doğusunda yaşananlar üzerinden ortaya çıkan iki fotoğraf var. İlki, küresel terörle mücadele konusunda bedenini taşın altına koyan Türkiye’dir. İkincisi ise terör örgütlerinin sırtını sıvazlayan, silah ve mühimmat yardımlarıyla terör örgütleriyle stratejik ortaklık kuran, bu şekilde Türkiye’nin yoluna taş koymaya çalışan küresel şer şebekesidir. Barış Pınarı Harekatı, emperyal aklın çöküşünü sağlayacak, sömürgen devletlerin Ortadoğu’dan göçüşünü hızlandıracak iradenin karargahıdır. Barış Pınarı Harekatı’nın gerekçelerini ve hedeflerini anlamakta zorlananlar, yanlış anlamak için çırpınanlar, çarpıtarak anlatmak için kıvrananlar var. Türkiye’nin terörle mücadele konseptini, terör örgütlerine yönelik bitirici darbe hamlesini, savaş olarak göstermeye kalkışanlar var. İçeride kimlerin, sözde savaş karşıtı söylemlerle algılarda cephe açmaya giriştiğini, daha da ötesi her zaman yaptıkları gibi emperyalizmi ve sömürüsünü gizlemeye niyetlendiğini çok iyi biliyoruz. Sözde barış yanlısı gerçekte emperyal geminin tayfası olanlar, savaşa karşı barış, savaş halk sağlığı sorunudur, barış, hemen şimdi beyanlarıyla, Türkiye’nin hak ve adalet mücadelesini akamete uğratmak için barış gibi mübarek bir kavramı dahi silaha dönüştürmek hesabı içindedirler."



“Barış Pınarı Harekatını sonuna kadar destekliyoruz”


Emperyalizmin ve taşeronlarının Ortadoğu’dan kovulmadan huzur ve adaletin gelmeyeceğini ve Şırnaklı STK’lar olarak Barış Pınarı Harekatını sonuna kadar desteklediklerini dile getiren Çatı, “Biz sulh istiyoruz. Biz adalet istiyoruz. Fakat emperyalizm bölgemizden kovulmadan, emperyal taşeronu kanlı terör örgütlerinin kökü kazınmadan bunun sağlanamayacağını da çok iyi biliyoruz. Bu yüzden de çok rahat şunu deklare ediyoruz. Türkiye, terörle mücadele ediyor, emperyalizme karşı da onurlu bir savaş veriyor Bütün bunlardan hareketle, Şırnak STK’ları olarak emperyalizmin taşeron terör örgütlerinin eliyle toza dönüştürmek istediği toprakların, yeniden sahipleriyle buluşması için devletimiz tarafından gerçekleştirilen Barış Pınarı Harekatı’nın yanında durduğumuzu belirtmek isteriz. Tam da bu yüzden Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda gerçekleştirdiği Barış Pınarı Harekatını Şırnak STK’ları olarak bütün benliğimizle destekliyor, cephede vuruşan Mehmetçik’e de Allah yardımcınız olsun diyoruz. Milletin desteğini, ümmetin duasını alan devletimiz ve silahlı kuvvetlerimizin, şanlı ecdadın evlatları olmanın hakkını veren yiğitlerimizin terör örgütlerini yok edeceğine, emperyal akla diz çöktüreceğine de yürekten inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’na dans eden insansı robot ilgi odağı oldu MediaMarkt Türkiye, İstanbul’da düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen iş ortaklarıyla bir araya geldi. Yapay zekâ ve omnichannel vizyonunun perakende sektöründeki etkilerinin ele alındığı etkinliğe, sahneye çıkarak Erik Dalı eşliğinde dans eden insansı robot dikkat çekti. Perakende sektörünün dijital dönüşüm, yapay zekâ, müşteri deneyimi ve omnichannel vizyonuyla geçirdiği büyük değişim, MediaMarkt Türkiye’nin düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirildi. İstanbul’da gerçekleşen buluşmaya MediaMarkt Türkiye’nin ülkenin dört bir yanından gelen iş ortakları yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte şirketin vizyonu ve geleceğe yönelik hedefleri paylaşıldı. Geleceğin teknolojileri sahneye çıktı Etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Unitree markasının G1 modeli insansı robotunun sahne performansı oldu. Erik Dalı eşliğinde dans eden robot, katılımcılarla etkileşime girerek etkinliğin en çok konuşulan anlarından birine imza attı. MediaMarkt Türkiye’nin haziran ayında seçili mağazalarında müşterileriyle buluşturmayı hedeflediği Unitree G1 modeli; yapay zekâ destekli yapısıyla kullanıcılarla sohbet edebiliyor, komutları anlayabiliyor ve günlük hayatta ev işlerine yardımcı olabilecek görevleri yerine getirebiliyor. Türkçe ses desteğine de sahip olan robotun ilk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir’deki seçili mağazalarında tüketicilerle buluşturulması planlanıyor. MediaMarkt Türkiye "Deneyim Şampiyonluğu" vizyonunu paylaştı Robotun ardından sahneye çıkan MediaMarkt Türkiye Ticari Operasyonlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Uslukılınç (CCO), yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Perakende sektörü bugün yapay zekâ, omnichannel vizyonu ve değişen müşteri beklentileriyle birlikte büyük bir evrim geçiriyor. Artık mağazalar yalnızca ürün satılan alanlar değil; deneyimin, güvenin ve teknolojiyle birebir etkileşimin merkezine dönüşüyor. MediaMarkt Türkiye olarak biz de mağazacılığı bir ‘deneyim sahnesi’ olarak görüyor ve ’Deneyim Şampiyonluğu’ vizyonumuzla müşterilerimize fiziksel ve dijital dünyayı kesintisiz bir şekilde bir araya getiren bir deneyim sunuyoruz. 4 bini aşkın çalışanımız, 250’den fazla iş ortağımız ve 10 milyon üyeye ulaşan MediaMarkt CLUB ekosistemimizle, Türkiye’de teknoloji perakendesinin geleceğine yön veren markalardan biri olmayı sürdürüyoruz."
Sakarya Sakarya’da aranan 376 kişi yakalandı Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, aranan şahısların yakalanmasına yönelik son bir ay içerisinde yürütülen çalışmalar neticesinde, çeşitli suçlardan hapis cezası ve yakalama kararı bulunan toplam 376 şahıs adalete teslim edildi. Operasyonlarda, hakkında yaklaşık 30 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir hırsızlık firarisi de yakalandı. Sakarya’da huzur ve güven ortamının sağlanması amacıyla İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki birimler tarafından firari şahıslara yönelik operasyonlarda bir aylık süreçte yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, aralarında çok yüksek süreli hapis cezası bulunan şahısların da olduğu geniş bir liste ele geçirildi. Hırsızlık suçundan aranan firariler yakalandı Yapılan çalışmalarda özellikle hırsızlık suçundan uzun süredir aranan ve yüksek oranda kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıslar da yakalandı. Yakalananlar arasında; hırsızlık suçundan 29 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 21 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 21 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, hırsızlık suçundan 20 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şahıs, emniyetin titiz çalışması sonucu yakalandı. Emniyet birimlerinin verilerine göre bir aylık bilançoda; ifade vermeye yönelik aranan 252 şahıs, 0-5 yıl arası cezası bulunan 86 şahıs, 5-10 yıl arası cezası bulunan 18 şahıs ve 10-20 yıl arası cezası bulunan 16 şahıs gözaltına alındı. Toplamda 376 şahsın yakalandığı operasyonlar sonucunda, emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslar adli makamlara sevk edildi. Kesinleşmiş hapis cezası bulunanlar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kastamonu Kastamonu’da ulusal lojistik ve tedarik zinciri ele alınıyor Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi başladı. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde ve Lojistik Derneği (LODER) iş birliğiyle düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi, İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, LODER Başkanı Mehmet Tanyaş ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesinin ardından açılış konuşmalarına geçildi. Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Erol Tekin, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin artık yalnızca bir sektör olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu alanın ülkelerin rekabet gücünü artıran, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve krizlere karşı dayanıklılığı güçlendiren stratejik bir unsur hâline geldiğini ifade etti. Kongre kapsamında lojistiğin farklı boyutlarının ele alınacağını belirten Prof. Dr. Erol Tekin, etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir ise, kongrenin bilimsel iş birliklerini güçlendiren önemli bir platform olduğunu vurguladı. Lojistik faaliyetlerin yalnızca taşımacılıkla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kandemir, küresel rekabet ortamında tedarik zinciri yönetiminin stratejik bir önem kazandığını dile getirdi. Türkiye’de taşımacılığın büyük ölçüde karayolu üzerinden gerçekleştirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kandemir, mevzuat düzenlemeleri, gümrük süreçleri, paketleme ve sigorta sistemlerinin lojistik verimlilik açısından kritik rol oynadığını söyledi. Küresel ticarette özellikle Afrika başta olmak üzere yeni pazarlara yönelik tedarik zinciri modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Kandemir, üniversite-sektör iş birliğinin artırılması ve öğrencilerin ulusal lojistik yarışmalarına katılımının önemine değindi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük de kongrelerin yalnızca akademik bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bilimsel organizasyonlar olduğunu ifade etti. Üniversitenin eğitim faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik projeler yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Küçük, sosyal sorumluluk çalışmaları, öğrenci etkinlikleri ve bilimsel organizasyonlardaki aktif rolün önemine dikkat çekti. Programda konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise, kongrenin yalnızca bir sektör buluşması olmadığını sürdürülebilir üretim, doğal kaynakların korunması ve bölgesel rekabet gücü açısından önemli çıktılar ortaya koyacağını ifade etti. Kastamonu’nun zengin orman varlığı sayesinde Türkiye’de "ormancılığın başkenti" olarak anıldığını belirten Baltacı, orman ürünleri tedarik zincirinin ham maddeden nihai kullanıcıya kadar stratejik bir yapı oluşturduğunu söyledi. Başkan Baltacı, ayrıca dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve entegrasyonun geleceğin lojistik sistemlerini şekillendireceğini belirterek akıllı lojistik sistemleri, düşük karbonlu taşımacılık ve veri temelli planlamanın sektörün yeni yol haritası olduğunu vurguladı. Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı ise, lojistiğin yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Ulaşımın temel bir hak olduğuna dikkat çeken Kubalı, insanların ürünlere, hizmetlere, eğitime, sağlığa ve adalete erişiminin güçlü lojistik altyapıları sayesinde mümkün olduğunu ifade etti. Sürdürülebilir, çevre dostu ve insan odaklı ulaşım politikalarının önemine değinen Kubalı, kongrenin Kastamonu’nun ulaşım ve lojistik vizyonuna katkı sağlayacağını dile getirdi. Akademi ile sektör temsilcilerini bir araya getiren kongre kapsamında üç gün boyunca lojistik yönetimi, sürdürülebilir tedarik zincirleri, dijital dönüşüm, yeşil lojistik uygulamaları ve bölgesel kalkınma başlıklarında bilimsel oturumlar gerçekleştirilecek.
Hakkari Yüksekova’da Dünya Çiftçiler Günü kutlandı Hakkari’nin Yüksekova Ziraat Odası, Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlediği programda ilçenin tarımsal potansiyelive bölge ekonomisindeki yeri ele alındı. Verimli ovaları, geniş meraları ve su kaynaklarıyla bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olan Yüksekova’da, son yıllarda özellikle sebze üretimi, seracılık ve yem bitkisi ekiminde kaydedilen artış dikkat çekiyor. İlçede yetiştirilen doğal ürünler, yerel pazarların yanı sıra çevre illere de sevk edilerek bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Programa katılan Yüksekova Kaymakamı Mustafa Akın, ilçenin zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu belirterek, üretime verilen desteğin artarak devam edeceğini vurguladı. Kaymakam Akın, "Şu anda tükettiğimiz pek çok nimet bu topraklarda yetişiyor. Burası o kadar zengin bir coğrafya ki, bunun meyvelerini her geçen gün daha fazla toplayacağız. Çiftçilerimiz oldukça atılgan ve üretmeyi seviyor. Bizler de devlet olarak desteklerimizi esirgemeyeceğiz. İnanıyoruz ki ileriki dönemlerde domatesimizi, salatalığımızı ve biberimizi tamamen kendi imkanlarımızla yetiştireceğiz" dedi. Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen ise çiftçilerin emeğinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu ifade etti. Üretimin her geçen yıl büyüdüğünü belirten Geçirgen, "Davetimize icabet eden tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. Bizler her zaman çiftçilerimizin yanındayız ve onları başımızın tacı olarak görüyoruz. Çiftçilerimiz ürettikçe bizler toplum olarak daha güçlü olacağız" diye konuştu.