- 06 Eylül 2021 Pazartesi 10:03

Çobanlıktan milli atlete uzanan başarı hikayesi

A
A
A
Çobanlıktan milli atlete uzanan başarı hikayesi

Şırnaklı milli atlet, yaz kampı için terörden temizlenen Faraşin Yaylasındaki göçer ailesinin yanında antrenman yaparak yarışmalara hazırlanıyor.

Şırnaklı milli atlet, yaz kampı için terörden temizlenen Faraşin Yaylasındaki göçer ailesinin yanında antrenman yaparak yarışmalara hazırlanıyor. Ülkemizi atletizm spor dalında temsil eden milli sporcunun çobanlık yaparak ulaştığı başarı hikayesi takdir ediliyor.


Şırnak’ın İdil ilçesi nüfusuna kayıtlı olan hayvancılıkla uğraşan 9 nüfuslu İmuk ailesinin Abdulselam isimli çocukları, çobanlık yaptığı yaylalarda spor yaparak azmi sonrası ülkemizi temsil edecek milli atlet oldu. Birçok yarışmaya katılarak ay yıldızlı bayrağı Avrupa’da dalgalandıran Şırnaklı milli atlet Abdulselam, Beytüşşebap ilçesine bağlı Yeşilöz köyü Faraşin Yaylasında hayvancılıkla uğraşan ailesinin yanında kampa girdi. Sporcu, aylardır antrenman yaparak 2024 yılında yapılacak olan yarışmalarda ülkemizi temsil etmek için çalışıyor. Yüksek rakımlı yaylada kalarak hem hayvanlara bakıp hem de spor yapan milli atlet şimdiden yarışmalara hazırlanıyor. Milli atlet Abdulselam İmuk, "Bir sporcunun hayatı antrenman yaparak geçmesi gerekiyor. Bu dağlarda bu yaylalarda dünyaya geldim. Ailem hayvancılıkla uğraşıyor. Her yıl bu yaylalara geliyor. Çocukluğum sürekli çobanlık yaparak geçti. İlkokulda bir öğretmenimin sayesinde bugüne kadar geldim. O ve eşi beni manevi çocukları olarak İstanbul’a götürdü burada sürekli çalıştım ve istediğim hedefe ulaştım. Şimdi birçok yarışmaya katıldım. Ülkemizi temsil etmek için 2020 yılında 20 kilometre koşu yarışında ikinci oldum. Şimdi Faraşin Yaylasında antrenman yapıyorum. Kamplarımız oluyor. Ailemin yanında olduğum için çok mutluyum. Sürekli desteklerini esirgemeyen Şırnak Valisi Ali Hamza Pehlivan, ilçe ve il spor müdürlerimiz, gençlik ve spor bakanlığımız, öğretmenlerim, antrenörlerim, kulüp yöneticilerim ve ailem sayesinde bu kadar ilerledi her şey. Herkese çok teşekkür ederim" dedi.


Milli atletin annesi Ayşe İmuk, yıllar sonra çocuğunu görmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. Anne İmuk, "Oğlumdan herkes razı çok çok özlemiştim. Ülkemizi temsil ediyor. Şırnak’ta herkes onu çok seviyor" diye konuştu.


Abdulselam’ın babası Abdurrahman İmuk ise oğluyla gurur duyduğunu söyledi. Baba İmuk, "Ülkemizi temsil ediyor ve yarışmalarda derece alıyor çok gururluyum. Çobanlık yapıyor. biz burada göçeriz ve hayvancılıkla uğraşıyoruz. Biz ailesi olarak çok memnunuz. Valimize çok teşekkür ederim. Onun sayesinde sesimizi duyurmuş oldunuz. Çoktandır gelmemişti. Sürekli yarışmalardaydı. Şimdi burada bizimle dedelerimizin yaptığı işleri devam ettiriyoruz. O da bizimle hem antrenman yapıyor hem de bize yardım ediyor" şeklinde konuştu.



Terörden temizlenen yaylada yaz kampı


Şırnaklı milli sporcu elde ettiği başarılar sonrası milli takım forması giyerek ülkemizi çeşitli ülkelerde temsil etmeye devam ediyor. Güvenlik kuvvetlerinin düzenlediği başarılı operasyonlarla tamamen terörden temizlenerek huzurun yakalandığı 2 bin 650 rakımlı yaylada olan göçer ailesinin yanına gelen Abdulselam hem spor yapıyor hem de ailesine yardım ediyor. Atlet Abdulselam İmuk, 2024 yılında yapılacak olan yarışmalara hazırlanıyor.



Vali Ali Hamza Pehlivan, milli atleti davet ederek tebrik etti


Şırnak Valisi Ali Hamza Pehlivan Abdulselam İmuk’u makamında ağırlayarak elde ettiği başarılar için tebrik etti. Vali Ali Hamza Pehlivan her türlü desteği vereceklerini belirterek, yaylada kalan göçer aileyi de makamına davet etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.