EKONOMİ - 09 Mart 2022 Çarşamba 12:33

Şırnak’ta ‘Şal şepik’in 50 bin dolarlık ilk ihracatı Irak’a

A
A
A
Şırnak’ta ‘Şal şepik’in 50 bin dolarlık ilk ihracatı Irak’a

Şırnak Üniversitesinde faaliyet gösteren atölyede üretilen kültürel miras “şal şepik” kumaşının 50 bin dolarlık ilk ihracatı Irak’a oldu.

Şırnak Üniversitesinde faaliyet gösteren atölyede üretilen kültürel miras “şal şepik” kumaşının 50 bin dolarlık ilk ihracatı Irak’a oldu.


Şırnak Üniversitesin yerleşkesinde bulunan Şal Şepik atölyesini ziyaret eden Şırnak Valisi Ali Hamza Pehlivan, atölyede 35 öğrenci, 15 usta öğreticinin şal şepik dokuma konusunda faaliyet gösterdiklerini söyledi. Pehlivan, son birkaç yıldır valilik, belediye, milli eğitim müdürlüğü, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) ile müşterek bir proje üzerinde çalışma yürüttüklerini ifade etti.



“Şal şepik özelliği tiftikten üretilmesi”


Proje kapsamında yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan şal şepik kumaşı gibi geleneksel üretim alanında adım attıklarını, üretimi bugün ve yarınlara taşımak için proje yürüklerini aktaran Vali Pehlivan, “Şal şepik, Mezopotamya coğrafyasında çok eskiden bu yana vatandaşlarımız tarafından hem üretilen hem de giysi olarak kullanılan geleneksel bir ürün. Tiftik yününden yapılıyor. Tarihi kayıtlara baktığımızda Mezopotamya, yün üretim merkezi ve bölgesi olarak da adlandırılır. Şal şepik özelliği tiftikten üretilmesi sonrası kök boya gibi doğal boyalarla renklendirilmesi ve özellikle erkeklerin giyiminde şal ve şepik 6-7 parçadan oluşuyor. Yazın serin kışın sıcak tutuyor. Çok uzun yıllar aşılmadan, deforme olmadan kullanılabiliyor” dedi.


Şırnak’ın içinde bulunduğu yerleşim yerlerinde yüzlerce yıldır dokunan bu kumaşı bu günlere taşımak adına geçmişte Halk Eğitim merkezlerinde belli kurslarda faaliyet yapıldığını hatırlatan Vali Pehlivan, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Daha profesyonelce piyasaya hitap edecek şekilde üretilmesi adına bu adımlar atıldı. Bu süreçler devam ederken çok sevindirici bir gelişme oldu. Ortada bir emek var ve bu emeğin karşılığını bulması en büyük arzumuz. Bu kumaşın piyasa da yerini bulması, satışa konulması, bu kumaştan giysiler yapılması için arkadaşlarla düşünüyorduk ve alternatif arayışı içerisindeydik. Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanlığımızın desteğiyle şal şepik kumaşın ihracatını gerçekleştirdik. Bu atölyede üretilen kumaşın ilk defa ihracatı gerçekleştirildi. Ve ön siparişler alınmaya başlandı. Bu hepimizi sevindirdi. Özellikle de bu işe emek veren şuan da tezgahların başında üretim yapan hanım kardeşlerimiz, usta öğreticiler ve öğrenciler olsun ve bizi ziyadesiyle mutlu etti."



“İlk ihracat Irak’a ihracat gerçekleşti”


Ürünlerin kalitesiyle hem değişik renk ve desenlerle üretilmiş haliyle gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası düzeyde yerini bulacağını belirten Pehlivan, “Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İlk olarak Irak’a ihracat gerçekleşti. 50 bin dolarlık ilk sipariş alındı. Coğrafi tescil alınmasıyla ilgili Aralık 2021 itibariyle yaptık. Bununla ilgili hem bilimsel boyutu, tarihsel boyutu, geleneksel üretim sürecinin önemi, değeri ve yeri de çalışmalar yürütülüyor Türk Patent ve Kurumu nezdinde arkadaşlarımız bu konu üzerinde de çalışıyorlar. Bu başvuru olumlu neticelendirilince de Şırnak ve çevresi ile de coğrafi tescilini de almış olacağız” diye konuştu.



“Şal şepik kumaşını şu anda cumhurbaşkanımız giyiyor”


Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, ata geleneği olan şal şepik’in yıllardan beri unutulduğu ve kimsenin ilgilenmediğini söyledi. Kumaşın üretimine tekrar başladıklarını kaydeden Başkan Yarka, “İlkler oldu ve Şırnak kumaş ihracat ediyor. 50 bin dolar 700 bin TL karşılığında ve inşallah devamı gelecek. Pahalı ve çok kaliteli bir kumaş. Demek ki atalarımız geçmişte çok kaliteli kumaşlar yapıyordu ama bunun tanıtımı yoktu. Şırnak’taki şal şepik kumaşını şu anda cumhurbaşkanımız giyiyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Odunluk olarak kullanılan kamyona kesilen köprü cezası Bakan Uraloğlu’nun talimatıyla iptal edildi Gümüşhane’de bir vatandaşın evinin önünde odunluk olarak kullanılan çekme belgeli kamyona kesilen köprü cezası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun talimatıyla iptal edildi. Gümüşhane’nin Torul ilçesinde yaşayan nakliyeci Sinan Çaklı’nın evinin önünde bulunan ve kış aylarında odunluk olarak da kullandığı 29 AAV 321 plakalı 1976 model çekme belgeli kamyonuna, İstanbul’daki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığı gerekçesiyle 10 bin 484 TL idari para cezası kesilmişti. Kamyonunu son 1 yıldır odunluk olarak kullanan, son 3 yıldır ise yalnızca evinin çevresinde yerini değiştirmek amacıyla hareket ettiren Çaklı, cezaya itiraz edeceğini ifade etmişti. Basında yer alan haberlerin ardından konu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na ulaştı. Yapılan incelemede Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait kameraların plakayı yanlış okuduğu ve bu nedenle araca hatalı ceza kesildiği tespit edildi. Yanlışlığın belirlenmesinin ardından Bakan Uraloğlu’nun talimatıyla ilgili birimler cezayı iptal etti. Bakanlık ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından telefonla bilgilendirilen Çaklı’ya cezanın iptal edildiği ve herhangi bir işlem yapmasına gerek olmadığı iletildi. Konuyla yakından ilgilenilmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Sinan Çaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür etti. Konunun basında yer almasının ardından Bakanlık yetkililerinin kendisine ulaştığını ifade eden Çaklı, "Kamyonumuza İstanbul FSM Köprüsü’nden geçiş ihlali yaptığına dair bir para cezası kesildi. Bu benim başıma 3’üncü kez geldiği için sesimi duyurmak istedim. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu haberi gördükten sonra olayla birebir alakadar oldu. Bakan beyin talimatı doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri beni aradı, konuyla birebir alakadar olduklarını, cezamın iptal edildiğini söylediler. Sağ olsunlar mağduriyetimiz giderildi. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Umarım bir daha başka vatandaşlarımızın başına gelmez. Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na konuyla yakından ilgilendiği için çok teşekkür ediyorum" dedi.
Gaziantep Uzman Diyetisyen Demirci: "Mevsim geçişlerinde bedeninizi dinç tutun" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzman Diyetisyeni Meltem Demirci, mevsim geçişlerinde bedeni dinç tutmanın günlük yaşamı sürdürmede çok önemli rolü olduğunu söyledi. Uzm. Diyetisyen Demirci, "Havaların değişmesiyle birlikte sabahları uyanmakta zorlanıyor, gün içinde kendinizi sürekli halsiz hissediyorsanız bunun nedeni doğanın kabuk değiştirdiği bu dönemlerde insan metabolizmasının da bir adaptasyon sürecine girmesidir" dedi. Isı, nem ve basınç değişimlerine ayak uydurmaya çalışan bedenimizin, bu süreci genellikle fiziksel ve zihinsel bir yorgunluk hissiyle dışa vurduğunu kaydeden Uzm. Diyetisyen Demirci, bu geçiş döneminin günlük yaşam kalitesinden ödün vermeden, doğru beslenme tercihleri ile enerjik bir şekilde atlatılabileceğini belirtti. Vücut direncini artırmak için yapılması gerekenler Uzm. Diyetisyen Demirci, mevsim geçişlerinde vücut direncinizi artıracak ve enerjinizi geri kazandıracak temel beslenme adımlarını şöyle sıraladı: "Hücrelerimizin enerji üretebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Havaların serinlemeye veya ısınmaya başladığı dönemlerde su içme alışkanlığımız genellikle sekteye uğrar. Oysa hafif düzeyde bir susuzluk bile anında baş ağrısı, odaklanma problemi ve kronik yorgunluk olarak kendini gösterir. Günlük su tüketiminizi kilonuz başına 30 ml olacak şekilde hesaplayarak su içmeyi bir rutine dönüştürün. Çalışma masanızda, başucunuzda, arabanızda veya çantanızda her zaman kişisel bir su mataranız bulundurun. Sade suyun tadını sevmiyorsanız, kalorisiz ve doğal yöntemlerle aroma kazandırarak içimini kolaylaştırabilirsiniz. Suyunuzun içine taze nane yaprakları, limon, salatalık dilimleri, çubuk tarçın veya zencefil ekleyebilirsiniz. Mevsim meyvelerini (Çilek, elma, yaban mersini) doğrayarak, suyunuzda bekleterek hem görsel olarak cazip hem de lezzetli bir içecek elde edebilirsiniz. Kendimizi yorgun hissettiğimizde hemen canlanmak için elimiz genelde çikolatalara, şerbetli tatlılara ya da beyaz unlu poğaçalara, açmalara gider. Ancak bu yiyecekler saman alevi gibidir; kan şekerinizi bir anda fırlatıp size sahte bir enerji verir, ama hemen ardından hızla düşürerek sizi eskisinden bile daha bitkin, uykulu ve aç bırakır. Bu ani yorgunlukların önüne geçmek için kendinizi enerji verecek besinlerle destekleyin. Gün içinde tatlılar yerine sizi uzun süre tok tutacak besinleri seçin. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam buğday ekmeği ya da yulaf; diğer öğünlerde ise nohut, mercimek gibi ev yemekleri tercih ederseniz, enerjiniz gün boyu kesintisiz devam eder." Bağırsak sağlığı önemli Yediğimiz yemekleri vücudumuzun kullanabileceği enerjiye çevirmek için B vitaminlerine ihtiyacımız olduğunu hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, şu bilgileri paylaştı: "Magnezyum kaslarımızın ve sinirlerimizin ilacı gibidir. Havalar değişirken ortaya çıkan kas ağrılarını ve ‘kolumu kaldıracak halim yok’ hissini yenmek için ıspanak, pazı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Gün içinde atıştırmalık olarak ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi kavrulmamış çiğ kuruyemişler tüketmek de bedeninize çok iyi gelecektir." Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu ve hastalıklara karşı savaşan savunma hücrelerimiz ile kendimizi iyi hissettiren mutluluk hormonlarımızın burada yer aldığını hatırlatan Uzm. Diyetisyen Demirci, "Bağırsaklarınız ne kadar sağlıklıysa, siz de o kadar enerjik ve mutlu olursunuz. Ev yapımı yoğurt ve ev turşusu gibi doğal gıdaları sofranıza eklemek, mevsim geçişlerinin getirdiği o gergin ve halsiz ruh halini üzerinizden atmanın en lezzetli yoludur" diye konuştu. "Unutmayın bedenimiz bizim en kıymetli hazinemizdir ve onu ne kadar doğru besler ve iyi bakarsak, yaşam kalitemiz de o kadar iyi olur" diyen Uzm. Diyetisyen Demirci, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Yapacağınız küçük ama kalıcı değişikliklerle havaların değişimini yorgun değil, canlı ve enerjik bir şekilde karşılayabilirsiniz. Sağlıklı ve zinde günler için doğru adımlar uygulayın."
Adıyaman Kahta’da sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıran yatırım Adıyaman’ın Kahta ilçesinde sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir yatırım daha tamamlandı. Kahta Devlet Hastanesi bünyesinde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının yenilenmesi kapsamında yürütülen çalışmalar başarıyla sonuçlandı. Kurulan likit oksijen tankı sistemi devreye alınarak hastanede kritik bir eksiklik kalıcı şekilde giderildi. Yeni sistem sayesinde hastanede oksijen arzında süreklilik sağlanırken, kapasite ve güvenilirlik de önemli ölçüde artırıldı. Özellikle yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler ve acil servis gibi hayati öneme sahip alanlarda kesintisiz ve yüksek debili oksijen temini mümkün hale geldi. Böylece hem hasta güvenliği hem de sunulan sağlık hizmetinin kalitesi üst seviyeye taşındı. Modern ve merkezi yapıya sahip olan likit oksijen altyapısı, aynı zamanda operasyonel verimliliği artırarak teknik arıza risklerini en aza indiriyor. Yapılan yatırımın yalnızca mevcut ihtiyacı karşılamakla kalmayıp, gelecekte artabilecek hasta yoğunluğu ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir hazırlık sunduğu ifade eden Uzm. Dr. Başhekim Mustafa Akel, "Hastanemizde uzun süredir ihtiyaç duyulan oksijen altyapısının güçlendirilmesini tamamlamış olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Devreye aldığımız likit oksijen tankı sistemi sayesinde kritik bir ihtiyacı kalıcı olarak çözüme kavuşturduk. Bu yatırım, hem hastalarımızın güvenliği hem de sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırma adına çok önemli bir adımdır. Gelecekte oluşabilecek yoğunluklara ve olağanüstü durumlara karşı da güçlü bir altyapı oluşturduk" dedi. Başhekim Akel, hastanede kalite standartlarını yükseltmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, yapılan yatırımın hasta ve çalışan memnuniyetine de olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.