GENEL - 08 Temmuz 2022 Cuma 12:43

Rektör Prof. Dr. Erkan: “15 Temmuz’da lösemi tedavisinden kalkıp sokağa çıktım”

A
A
A
Rektör Prof. Dr. Erkan: “15 Temmuz’da lösemi tedavisinden kalkıp sokağa çıktım”

Şırnak Üniversitesi’nde 15 Temmuz darbe kalkışmasının yıl dönümünün yaklaşması nedeniyle panel ve fotoğraf sergisi düzenlendi.

Şırnak Üniversitesi’nde 15 Temmuz darbe kalkışmasının yıl dönümünün yaklaşması nedeniyle panel ve fotoğraf sergisi düzenlendi. Rektör Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, darbe kalkışmasının olduğu gün hastanede lösemi tedavisi gördüğünü anlatarak, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine kıyafetlerimi giydim ve il başkanlığının önüne gittim. Eşimin ’Sen lösemi tedavisi görüyorsun, bu halde nasıl gidersin, gitme’ demesi üzerine ’Eğer bugün sokağa çıkıp bu darbeyi hep birlikte önleyemezsek bir daha asla sokağa çıkamayız’ dedim ve il başkanlığının önüne gittim" dedi.


15 Temmuz Kongre Merkezi’nde düzenlenen panel, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ounması ile başladı. Panelin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının kişisel bir olay veya bir grubun iktidarı ele geçirmesi olayı olmadığını, emperyalistlerin kışkırtmasıyla tertiplenen ve münafıkların buna alet edildiği bir olay olduğunu belirterek, “Darbe kalkışmasının olduğu gün hastanede lösemi tedavisi görüyordum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine kıyafetlerimi giydim ve il başkanlığının önüne gittim. Eşimin ’Sen lösemi tedavisi görüyorsun, bu halde nasıl gidersin, gitme’ demesi üzerine ’Eğer bugün sokağa çıkıp bu darbeyi hep birlikte önleyemezsek bir daha asla sokağa çıkamayız’ dedim ve il başkanlığının önüne gittim. 15 Temmuz’da aslında bir darbe yapılmak istenmemiştir. Her 10 yılda ülkemizde darbe yapıldığı için darbenin mantığını bütün toplum olarak biliyoruz. 1960 darbesi, 1980 darbesi askeri hiyerarşisi içinde gerçekleştiriliyordu. Oysa burada emperyalistlerin maşası olmuş, askerlerden tutun da sivil imamlara, ordudan ve emniyetten atılmış askerlere ve polislere değin FETÖ unsurlarının gerçekleştirmek istediği bir olay var ortada. Yani ordunun hiyerarşisi içinde gerçekleşmeyen bir durum var. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasını daha iyi anlamak ve ders çıkarmak için düzenlemiş olduğumuz panelde o gece canlarını siper ederek darbeye karşı direnen ve yaşamlarını yitiren bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, şahit ve gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum” dedi.


Rektör Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan video izlendi. Yapılan sinevizyon gösteriminin ardından panele geçildi. Panelin moderatörü Genel Sekreter Doç. Dr. İbrahim Baz, “15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili bugünün anısına zihinlerde kalması için kodlayacak olursak iki kavram çok önemliydi. Bunlardan bir tanesi işgal kavramı diğeri de ihanet kavramıdır. 15 Temmuz 1096 yılında Haçlı ordusunun Kudüs’ü fethettiği bir süreçten 15 Temmuz 2016 tarihi kasıtlı olarak seçilmiş düşünmemiz gerekiyor. Bir Haçlı ordusunun, Haçlı seferinin ve zihniyetinin Arap Baharı’yla dağıtmış olduğu İslam dünyasında ayakta durmuş tek ülkenin Türkiye olması, Türkiye’nin de birçok açıdan güçlü olması itibarıyla son darbeyi vurma girişimi olduğunu düşünüyoruz. Bu bir işgal faaliyetiydi. Fakat daha önceki dönemlerden ayrıştıran bir konu vardı ki evin anahtarı içten açılıyorsa, hain içerideyse orada durmak ve orada doğru işler yapmak zor, maalesef böyle bir ihanet vardı. Bu işgal ve ihanetle alakalı bilmemiz gereken çok daha önemli bir şeyi daha var ki Türkiye’deki Müslümanlar adına çok ağır bedelleri oldu. Ölümcül Kimlikler adlı kitabında Amin Maalouf’un anlattığı gibi alt kimliklerin üst kimliklerin önüne geçirerek ve örterek ait olduğu partiyi, cemaati, grubu, ’ben bir yerde yoksam orada başka bir şey olmasın’ diyecek kadar zihinleri ve duyguları küçülmüş insanların ihanetiydi. Ancak bu sürecin ardından ülkemiz kendi atıklarını bir kenara atarak dünyanın karşısında daha güçlü, daha diri bir şekilde durmaya başladı” şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan ve Belediye Başkan Vekili Ömer Yılmaz panelistlere hediye verdi. Toplu fotoğraf çekiminin ardından bütün katılımcılar fotoğraf sergisini gezdi.


Şırnak Üniversitesi, valilik, belediye başkanlığı ve Memur Sen Şırnak İl Başkanlığı tarafından düzenlenen panele Rektör Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, Belediye Başkan Vekili Ömer Yılmaz, Genel Sekreter Doç. Dr. İbrahim Baz, kamu kurum müdürleri, sivil toplum temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da arazi kavgası cinayeti davasında 4 sanığa 18’er yıl hapis Malatya’nın Yazıhan ilçesinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan ve bir kişinin hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme, 1’i tutuklu 4 sanığa ayrı ayrı 18’er yıl hapis cezası verdi. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık İ.B.’nin tutukluluk halinin devamına, tutuksuz yargılanan K.B., B.B. ve Z.Ö.’nün ise hükümle birlikte tutuklanmasına karar verildi. Olay, 8 Ağustos 2024’te Yazıhan ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aralarında daha önceden arazi anlaşmazlığı bulunan taraflar arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında İ.B.’nin av tüfeğiyle A.A.’ya ateş ettiği, diğer şüphelilerin de sopa ve benzeri aletlerle darp ettiği belirtildi. Ağır yaralanan A.A., kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Adli raporlarda, A.A.’nın ölümüne av tüfeği saçmalarına bağlı kemik kırıkları, büyük damar yaralanması, dış kanama ve gelişen komplikasyonların neden olduğu kaydedildi. Mahkeme heyeti, sanıkların olay yerine birlikte geldiklerini ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerini belirtti. Cumhuriyet savcısı, sanıkların "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Ancak mahkeme, eylemi "kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma" kapsamında değerlendirerek 4 sanık hakkında ayrı ayrı 18’er yıl hapis cezası verdi. Kararda, sanıklar lehine takdiri indirim uygulanmadığı belirtildi. Sanıklar ayrıca, H.A.’ya yönelik "silahla basit yaralama" suçundan 9 ay, "silahla nitelikli yaralama" suçundan ise ayrı ayrı 1 yıl 24 ay hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan, soruşturma aşamasında hakkında takipsizlik kararı verilen bir şüpheliyle ilgili, mağdur tarafın yeni delillere dayanarak yeniden suç duyurusunda bulunduğu, bu kapsamda savcılık tarafından yeni bir soruşturma başlatıldığı ve mahkemeden dosyanın talep edildiği öğrenildi.