SAĞLIK - 24 Eylül 2025 Çarşamba 09:34

Kapanmayan yaraya Şırnak’ta serbest doku transferi

A
A
A
Kapanmayan yaraya Şırnak’ta serbest doku transferi

ŞIRNAK (İHA)-Spina bifida hastası 19 yaşındaki Fatih Ayas’ın topuğundaki 5 yıldır kapanmayan kronik yara, Şırnak Devlet Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen "serbest doku transferi" "ameliyatıyla tedavi edildi.


Şırnak’ın Silopi ilçesinde ikamet eden 19 yaşındaki Fatih Ayas, yaklaşık 5 yıldır topuğunda yapılan tüm tedavilere rağmen kapanmayan bir yara oluştu. Çevre il ve ilçelere tedavi için giden genç bir türlü iyileşmedi. Şırnak Devlet Hastanesinde yapılan başarılı doku transferi ameliyatı ile adeta kabusa dönen hayatı, yeniden canlandı. Şırnak Devlet Hastanesinde, rekonstrüktif cerrahi alanının en kapsamlı operasyonlarından biri başarıyla uygulandı. Kronik hastalığı bulunan ve spina bifida tanısı olan bir hastasının topuğunda uzun süredir iyileşmeyen kronik yara nedeniyle yapılan değerlendirmeler sonucunda serbest doku transferi ameliyatı gerçekleştirildi.


Yapılan başarılı ameliyatı gerçekleştiren Orotopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Semih Hatipoğlu ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sergen Karataş İhlas Haber Ajansı mikrofonlarına ameliyat öncesi ve sonrasını anlattı. Enfeksiyon riski taşıyan yaranın, Şırnak’taki bu çığır açan ameliyatla kapanarak genç hastayı sağlığına kavuşturduklarını belirten Op. Dr. Sergen Karataş, "Hastamız Fatih bize ayağında doku defekti ile geldi. Daha önce spina bifida hastası olduğu için topuğunda yara oluşmuş. Çeşitli müdahaleler yapılmış ama primer yani yaranın kapatılması denenmiş, ancak başarılı olmamış. Biz de bu şikayetle geldiğinde hastayı tekrar değerlendirdik ve serbest doku naklinin daha uygun olabileceğini düşündük. Bundan sonra da Plastik Cerrahi Uzmanı Sergen Hoca ile birlikte değerlendirdik ve serbest doku nakli yapmaya karar verdik. Hastamıza ameliyatı ayrıntılı şekilde anlattık, kabul ettik. Yaklaşık 4 saat süren bir ameliyat sonucunda başarılı bir şekilde Sergen Hocamızla birlikte doku transferini gerçekleştirdik. Takiplerini yapıyoruz, şu an pansumanı gayet iyi, herhangi bir sıkıntımız yok. Birkaç gün içinde taburculuğunu planlıyoruz. Bu, Şırnak’ta ilk defa yapılan serbest doku nakli oldu. Ben ortopedi uzmanıyım ama esas olarak bu ameliyat plastik cerrahinin alanına giriyor. Ancak bizim kliniğimizde de doku transferleri çok sık yapıldığı için benim de ilgim var. Sergen Hoca da bu konuda oldukça tecrübeli. Onun önderliğinde birlikte bu ameliyatı gerçekleştirdik. Başarısız olma ihtimali vardı, ancak başarılı oldu. Hastamızda sonuçtan dolayı mutluyuz" dedi.



’’Operasyon enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırıyor’’


Mikroskop altında damar onarımı gerektiren bu operasyonun, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırdığını belirten Op. Dr. Semih Hatipoğlu, "Hasta mevcut hastalığı nedeniyle sürekli açık yara problemi yaşıyordu. Bu, kronik bir yaraydı ve kapanmıyordu. Enfeksiyon şüphesi de olduğu için farklı tedavi seçenekleri düşünülebilirdi ama en iyi cerrahi yöntem serbest doku transferiydi. Bunun da serbest kas transferi olması gerekiyordu. Hem kanamayı kontrol altına almak hem de enfeksiyonu çözmek açısından bu yöntem en uygunu oldu. Biz de ikimizin bu konuda tecrübeli olması nedeniyle bir araya geldik. Ameliyatın burada yapılıp yapılamayacağına dair fikir birliği sağladık ve yapılabileceğine karar verdik. Uzun süreli bir ameliyat olduğu için tek cerrahın bu sorumluluğu alması hem ameliyat süresi hem de hasta sağlığı açısından riskli olacaktı. Ekip halinde çalışmak çok daha önemliydi. Şanslıyız ki böyle bir ekip oluşturduk ve baştan sona birlikte ameliyatı gerçekleştirdik. Bu mikrocerrahi bir yöntemdi, yani mikroskop altında damar onarımını gerektiriyordu. Hasta yaklaşık 2 haftadır bizde yatıyor. Artık enfeksiyon şüphemiz yok, akıntı yok, yara iyileşmesi neredeyse tamamlanmak üzere. Birkaç gün daha takip edip sonrasında hastamızı taburcu edeceğiz. Takipte de şu an bir sıkıntımız yok, süreç gayet iyi gidiyor" diye konuştu.


19 yaşındaki genç hasta Fatih Ayas ise "Spina bifida hastasıyım. Hastalığıma bağlı olarak özellikle topuk bölgemde yaralar oluşuyordu. Bu yara nedeniyle yaklaşık 5 yıldır, hatta belki daha da uzun süredir il dışına gitmek zorunda kaldım. Farklı hastanelere başvurdum, birçok tedavi, ameliyat ve operasyon geçirdim. Son aylarda özellikle enfeksiyon nedeniyle antibiyotik tedavileri gördüm. Ancak bunlar da kalıcı çözüm olmadı. En son buraya geldik. Bu ameliyat zaten Şırnak’ta ilk defa yapılmış ve hocalarımız bunu başardı, sağ olsunlar. Şu an herhangi bir sıkıntım yok, ameliyat başarıyla gerçekleşti. Daha önce Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesine gittim, geldim. Silopi ilçesine de gittim, orada da çeşitli işlemler yapıldı. Ama en uzun ve kalıcı çözümün burada sağlanabileceğini gördük. 2 haftadır buradayım, herhangi bir sıkıntı yok, tedavim devam ediyor" ifadelerini kullandı.



Kapanmayan yaraya Şırnak’ta serbest doku transferi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "Güçlü bir gelecek, hedefi olan, çalışan ve değerlerinden kopmayan gençlerle mümkündür" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Güçlü bir gelecek, hedefi olan, çalışan ve değerlerinden kopmayan gençlerle mümkündür. Bizler de bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Yoksullara Yardım ve Eğitim Vakfı’nın (YOYAV) Ankara’da düzenlediği iftar programına katıldı. Konuşmasında sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında sivil toplum kuruluşlarının rolüne dikkat çeken Bakan Göktaş, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bakanlık olarak hayır ve iyilik faaliyetlerinin kurumsal bir yapıyla sürdürülmesine biz büyük bir önem veriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımıza iş birliklerimiz bu sebeple çok kıymetli. Çünkü sahada ihtiyacı en iyi gören yapılardan biri sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu nedenle sosyal faydayı büyüten her adımı desteklemeye devam ediyoruz. Çocuklarımızın güvenli ve sağlıklı ortamlarda büyümesi için ortak çalışmalar yürütüyoruz. Kadınlara yönelik çalışmalarda sivil toplum birikiminden faydalanıyoruz. Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıran hizmet modellerini birlikte güçlendiriyoruz. Sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında sivil toplum kuruluşlarının saha tecrübesini çok değerli buluyoruz. Şehit ailelerinin ve gazilerinin yanında duran ve gönül bağı kuran her çalışmayı desteklemeyi sürdürüyoruz. Aile değerlerimizi koruyan çalışmalarımızla da sivil toplum kuruluşlarımızla yakın iş birliği içinde hareket ediyoruz" dedi. "Güçlü bir gelecek, hedefi olan, çalışan ve değerlerinden kopmayan gençlerle mümkündür" Gençlerin toplumsal ve ekonomik kalkınmanın temel aktörü olduğuna dikkat çeken Göktaş, "2025 Aile Yılı’nda sivil toplum kuruluşlarımızla kurduğumuz iş birlikleri ve aileyi güçlendiren çalışmalar, sahada daha büyük destek sağladı. Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonumuz doğrultusunda da bu çalışmalarımızı kalıcı bir hale getirmeye devam edeceğiz. Çok değerli gençler, sizler bu ülkenin yarını şekillendirecek en kıymetli gücüsünüz. Hayat yolculuğunuzda göstereceğiniz gayret hem kendi hem de ülkenin istikametini belirleyecektir. Güçlü bir gelecek, hedefi olan, çalışan ve değerlerinden kopmayan gençlerle mümkündür. Bizler de bu doğrultuda yaşlının, engellinin, gençlerimizin, çocuklarımızın, kadınların, ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizler de ülkemiz için vatandaşlarımız için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Bakan Çiftçi: "Bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi daha güçlü şekilde gerçekleştireceğiz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Emniyet Teşkilatımız, Jandarmamız, Sahil Güvenliğimiz ve bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi de daha güçlü ve daha kuşatıcı bir şekilde gerçekleştireceğiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği iftar programında yaptığı konuşmada, "Rabbim bu mübarek ayı aziz milletimiz, bütün İslam alemi ve tüm mazlum coğrafyalar için hayırlara vesile kılsın. Başta Gazze olmak üzere yeryüzünün dört bir yanında zulüm altında olan kardeşlerimize nusretini ihsan eylesin. Cenab-ı Hakk zalimlere fırsat vermesin; mazlumların feryadını rahmete, sabrını zafere, duasını felaha tebdil eylesin. Türk Polis Teşkilatı, bu milletin huzur duasının sahadaki karşılığıdır. Polisimiz sokağın emniyetidir, şehrin huzurudur, devletin milletle kurduğu güven bağının en güçlü teminatlarından biridir. Milletimizin evinde huzurun, sokaklarında güvenin, şehirlerinde sükûnetin ve yarınlarında ümidin temininde polisimizin alın teri, dikkati ve fedakarlığı vardır" ifadelerini kullandı. "Polis Teşkilatımız 180 yıllık köklü bir hafızanın taşıyıcısıdır" Polisliğin Selçuklu’dan itibaren süregelen bir idari geleneğin günümüzdeki temsilcisi olduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, "Emniyet Teşkilatımızın kökleri, yalnızca bir kurumsal başlangıcın tarihiyle sınırlı değildir. Bu teşkilatın ruhu, bizim devlet tasavvurumuzun ve medeniyet birikimimizin derinliklerinden beslenmektedir. Bizim medeniyetimizde tarih boyunca devlet; adaletle ayakta durmuş, nizamla güç bulmuş, insanı koruyarak meşruiyet kazanmıştır. Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan idare geleneğimizde düzenin korunması, kamu huzurunun sağlanması, mazlumun muhafazası ve hakkın üstün tutulması daima asli bir vazife olarak görülmüştür. İşte polislik mesleği, bu büyük medeniyet yürüyüşünün çağımızdaki en mühim temsil alanlarından biridir. 10 Nisan 1845’te kurumsal hüviyet kazanan Polis Teşkilatımız, 180 yıllık köklü bir hafızanın taşıyıcısıdır. Bu tarih, yalnızca bir teşkilatın kuruluş günü olarak okunamaz; aynı zamanda devletin toplumsal huzuru daha güçlü bir idari yapı ile koruma iradesinin ilanıdır. O günden bugüne uzanan bu şanlı yürüyüş, değişen zamanlara rağmen aynı özü her zaman muhafaza etmiştir: İnsan onurunu korumak, kamu düzenini sağlamak, hukuku korumak, milletin emniyetini teminat altına almak. İşte bu sebeple Emniyet Teşkilatımız, devlet aklının, adalet anlayışının ve medeniyet şuurunun yaşayan bir eseridir" diye konuştu. "Polisimizin omuzlarındaki sorumluluk son derece büyüktür" Polislerin omuzlarındaki sorumluluğun son derece büyük olduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, "Polisimiz, bu ülkenin kanun ordusudur. Gücünü ve meşruiyetini kanundan alır. Görevini hukuk içinde yerine getirir, adaletin tesisi için gece gündüz çalışır, kamu düzenini korurken devletin şefkat elini de hissettirir. Bu üniforma devletin disiplinini, ciddiyetini, merhametini ve sorumluluğunu temsil eder. Huzurun olmadığı yerde üretim zayıflar, güvenin sarsıldığı yerde sosyal hayat yara alır, emniyetin zedelendiği yerde toplumsal denge sarsılır. İşte bu sebeple polisimizin omuzlarındaki sorumluluk son derece büyüktür. Her nöbet, milletimizin huzuruna adanmış bir nöbettir. Her müdahale, kamu düzenini ayakta tutan bir iradedir. Her görev, bu ülkenin yarınlarına sahip çıkma kararlılığıdır" dedi. "Milletimizin huzurunu hedef alan her karanlık yapı, polisimizin kararlı mücadelesiyle karşı karşıya kalmaktadır" Emniyet Teşkilatı’nın sadece bugünün güvenliğini korumadığını, aynı zamanda yarınları da emniyet altına aldığını belirten Çiftçi, "Bugün terörle mücadeleden uyuşturucuyla mücadeleye, organize suç örgütlerinden siber suçlara kadar her alanda amansız bir mücadele yürütülmektedir. Milletimizin huzurunu hedef alan her karanlık yapı, polisimizin kararlı mücadelesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayan, suç şebekelerini birer birer çökerten, dijital dünyadaki tehditlere karşı yüksek bir dikkatle görev yapan Emniyet Teşkilatımız; sadece bugünün güvenliğini korumuyor, aynı zamanda yarınlarımızı da emniyet altına alıyor. Bu büyük görevin ardında nice fedakarlıklar, nice sessiz kahramanlıklar vardır. Aziz milletimizin huzur ve güvenliği için canını feda eden nice yiğidimiz, şehadet mertebesine yürümüştür. Bu üniforma, şereftir, sadakattir. Bu üniforma, milletin selametini kendi rahatının önüne koyan yüksek bir adanmışlıktır. Sizler, devletimizin itibarını, milletimizin duasını ve ay yıldızlı bayrağımızın sorumluluğunu taşıyorsunuz. Sizlerin cesaretiyle, azmiyle, sadakatiyle, kahramanlığıyla çok daha güçlü neticelere ulaşacağız. Aziz milletimizin huzuru için yürüdüğümüz bu yolda kararlılığımız tamdır, irademiz berraktır, hedefimiz açıktır" diye konuştu. Yerli ve milli teknolojinin istiklal meselesi olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliğinde Türkiye, her alanda tarihi mesafeler katetmiştir. Bugün dünya genelinde yaşanan hadiseler, bölgemizde yükselen tehditler bize bir hakikati yeniden göstermektedir: Diplomaside güçlü olmak, savunma sanayiinde caydırıcı bir seviyeye ulaşmak, yerli ve milli teknolojide atılım yapmak, sağlıkta, ulaştırmada, güvenlik altyapısında sağlam bir zemin kurmak doğrudan doğruya beka, istiklal ve istikbal meselesidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye bugün çok kudretli bir noktadadır" Polislerin her alanda desteklemeye aynı kararlılıkta devam edeceğini belirten Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: "Türkiye, hamdolsun bugün çok daha hazırlıklı, çok daha dirayetli, çok daha kudretli bir noktadadır. İnşallah bu yürüyüş Türkiye Yüzyılı vizyonu ile daha hızlı büyüyecek, büyük ve güçlü Türkiye hedefiyle daha da yükselecektir. Emniyet Teşkilatımız, Jandarmamız, Sahil Güvenliğimiz ve bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi de daha güçlü ve daha kuşatıcı bir şekilde gerçekleştireceğiz. Emniyet Teşkilatımızın yanında olmaya, altyapımızı güçlendirmeye, teknolojik kapasitemizi artırmaya, ekipman imkanlarımızı genişletmeye ve kahraman polislerimizi her alanda desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. 180 yıldır huzur ve güvenliğimiz için gece gündüz demeden canla başla çalışan Emniyet Teşkilatımızın her bir mensubuna üstün başarılar diliyorum."
Kayseri Kayserispor, TFF’ye gidiyor Kayserispor tarafından Gençlerbirliği maçının ardından yapılan yazılı açıklamada, hakem Ümit Öztürk’ün yönetimi eleştirilerek, Türkiye Futbol Federasyonu’na resmi başvuruda bulunacağı belirtildi. Kulüpten yapılan açıklamada, "3 puanımız gasp edilmiştir" denildi. Kayserispor, Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Gençlerbirliği ile deplasmanda 0-0 berabere kaldı. Maçın ardından Kayserispor Kulübünden yapılan açıklamada, hakem Ümit Öztürk’e tepki gösterilerek, TFF’ye resmi başvuru yapılacağı belirtildi. Kulüpten yapılan açıklama şu şekilde: "Kayserispor olarak, Gençlerbirliği karşısında sahada alın terimizle kazandığımız mücadelenin hakem kararlarıyla gölgelenmesini asla kabul etmiyoruz. Karşılaşmada hakem Ümit Öztürk ve VAR ekibi tarafından verilen, hiçbir futbol aklıyla izah edilemeyecek ofsayt kararı ile maçın kaderini doğrudan değiştirmiş, kulübümüzün hanesine yazılması gereken 3 puanı gasp etmiştir. Bu karar bir ’yorum farkı’ değil, açık ve net bir hak kaybıdır. VAR sistemi hataları azaltmak için vardır, hatayı büyütmek için değil. Tüm Türkiye’nin izlediği bir pozisyonda, bu denli bariz bir yanlışın nasıl verildiği ve VAR müdahalesinin neden doğru şekilde yapılmadığı kamuoyuna açıklanmalıdır. Kayserispor sahada mücadele ederken masa başında puan kaybetmeye razı olmayacaktır. Bu doğrultuda, Türkiye Futbol Federasyonu’na resmi başvurumuzu yapacağımızı, VAR kayıtlarının kamuoyu ile paylaşılmasını talep ettiğimizi, hakem performansının en üst düzeyde incelenmesini istediğimizi açıkça ilan ediyoruz. Türk futbolunda adalet herkes için gereklidir. Bugün Kayserispor’a yapılan haksızlık, yarın başka bir kulübün başına gelebilir. Camia olarak hakkımızı sonuna kadar savunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."