EKONOMİ - 20 Şubat 2025 Perşembe 14:05

Yer fıstığı üretiminde 3’üncü sırada olan Silopi’de eleme ve paketleme tesisi kuruldu

A
A
A
Yer fıstığı üretiminde 3’üncü sırada olan Silopi’de eleme ve paketleme tesisi kuruldu

Yaklaşık 100 bin dekar alan üzerinde üretimi yapılan ve Türkiye’nin Yer fıstığı ihtiyacının yüzde 14,73’ünü karşılayan Şırnak’ın Silopi ilçesinde yer fıstığı eleme ve paketleme tesisi kuruldu.


Silopi ilçesinde 30 bin dekar olan yer fıstığı üretim alanının 60 bin dekara, rekoltenin 20 bin tona çıkmasıyla 2020’de Türkiye’deki yer fıstığı üretiminde ilk üç il arasına girmişti. 2021 yılından bu yana da yaklaşık 100 bin dekar alanda üretilen yer fıstığı üretimindeki yerini korumaya devam ediyor.


2024 yılında Türkiye’de 22 ilde toplam 576 bin 419 dekar alanda 246 bin 796 ton üretimi yapılan yer fıstığında Silopi’de bu oran yaklaşık 100 bin dekar alanda 36 bin 353 ton üretim gerçekleştirildi. Yapılan üretim ve kaliteli mahsül ile birlikte Silopi’de yer fıstığı eleme ve paketleme tesisi kuruldu.


Irak’a açılan Habur Sınır Kapısı yakınlarındaki tesis, ilk etapta 30’u kadın 85 kişiye istihdam sağladı. Uzun vadede tesiste 150 kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor.


İş adamı Senan İdin tarafından kurulan işletmede, günlük 100 ton işleme ve eleme kapasitesine sahip tesiste 2024 yılında 20 bin ton yer fıstığı çeşitli aşamalardan geçtikten sonra satışa sunulduğunu belirten eleme ve paketleme tesisi müdürü Mehmet Salih Üzen, her sene alım kapasitesini arttırmakta olduklarını söyledi. Bu sene hedeflerinin bölgede yetişen ürünün yüzde 50’sini kendi fabrikalarında işleyip buradan tüm Türkiye’ye dağıtmak olduğunu ifade eden Üzen, "Çok yakın zamanda ihracat için katma değer ürünlerimizi çıkarma hedefindeyiz. Özellikle yer fıstığı ezmesi konusunda ciddi adımlar atmaktayız. Fabrikamızda an itibari ile 85 personel çalışmaktadır. Bunların yüzde 30’u kadın istihdamı olarak yer almaktadır. Bu yıl hedefimizde hem çiftçilerimize destek amaçlı Silopi’de yetişen tüm ürünü fabrikamızda işleyerek hem personel istihdamını arttırmak. Bu sayıyı 150-200 personele çıkarmak, hem kadın istihdamı sayısını arttırmak. Fabrika depolama kapasitemiz 20 bin ton ürün alma kapasitemiz var. Günlük 100 ton işleme ve sevk etme kapasitemiz bulunmakta. Sezonda Silopi’de üretilen ürünün tamamını alma kapasitemiz bulunmakta. Aynı anda hem depolama, üretim yaptığımız taktirde bu hedefe ulaşabilmekteyiz" dedi.



Daha önce okul ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve aile ekonomisine katkıda bulunabilmek için il dışına çalışmaya gittiklerini dile getiren personellerden Zeynep Dündar, "Kadınlar için Silopi’de böyle büyük iş adamlarının olması bizim için bir velinimet. Ayaklarımızın üstünde durabilmemiz için böyle adamlara ihtiyacımız var. Senan Bilgin gibi iş adamları. Eskiden okul masraflarını çıkarmak için şehir dışına çalışmaya giderdik. Ama şimdi fırsat ayağımıza geldi. Kendi memleketimizde çalışma imkanları buluyoruz. Bu fırsatlar dahilinde aile bütçemize katkıda bulunmuş oluyoruz. Kendi ayaklarımızın üstünde durmuş oluyoruz" diye konuştu.


Tesisin personel şefi Dahil Hacı ise, tesisin 2 yıldır kurulduğunu, bölgedeki yer fıstığını işleme ve dünyaya tanıtma amacıyla kurulduğunu kaydetti. Tesisin şu anda Türkiye’de en büyük ve kapasiteye sahip yer fıstığı işleme tesisi unvanına sahip olduğu bilgisini veren Hacı, "Mevcut tesisimizde 85 personel çalışmakta. Kadın istihdamına çok önem veriyoruz. Burada yaklaşık 20-25 civarında kadın personel istihdam ediyoruz. Fabrikanın en büyük amacı Silopi yer fıstığını, 4-5 yıldır çiftçimizin emek sarf ettiği emek harcadığı Silopi yer fıstığı dünyaya ve Türkiye’ye en iyi şekilde tanıtmak ve tüketicinin sofrasına en güzel yer fıstığını ulaştırmak" ifadelerini kullandı.



Yer fıstığı üretiminde 3’üncü sırada olan Silopi’de eleme ve paketleme tesisi kuruldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Şehit aileleri ve üniversiteli öğrenciler iftar sofrasında buluştu Sivas’ta Kredi ve Yurtlar Kurumu’nda (KYK) kalan kız öğrenciler ile şehit aileleri düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Farabi Gençlik Merkezi iş birliğinde düzenlenen program, Binali Yıldırım Yurt Kampüsü içerisinde bulunan Aşık Ruhsati Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda, ailelerinden uzakta eğitim hayatını sürdüren kız öğrenciler ile evlatlarını vatan uğruna toprağa vermiş şehit aileleri aynı iftar sofrasında buluştu. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen programda birlik, dayanışma ve vefa duyguları ön plana çıktı. İftar programı boyunca öğrenciler ile şehit anneleri arasında kurulan samimi sohbetler ve paylaşımlar duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. Aynı sofrada buluşan katılımcılar, Ramazan ayının bereketini ve paylaşmanın huzurunu birlikte yaşadı. "Bizleri duygulandırdı" Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Fatih Deveci, KYK yurtlarında kalan öğrenciler ile şehit annelerini aynı sofrada buluşturmanın kendileri için büyük bir anlam taşıdığını belirterek, "Farabi Gençlik Merkezi ile birlikte KYK’da kalan kız öğrenci yurtlarımızda eğitim gören evlatlarımızı, şehit annelerimizle aynı sofrada buluşturmanın onurunu ve gururunu yaşadık. Evlatlarını vatan uğruna toprağa vermiş kıymetli şehit annelerimizin burada bulunan öğrencilerimizi adeta kendi evlatları gibi bağırlarına bastıklarını görmek bizleri derinden duygulandırdı" dedi. Türkiye’nin farklı illerinden Sivas’a gelerek eğitim hayatlarını sürdüren öğrencilerin ailelerinden uzakta olduklarını ifade eden Deveci, şehit annelerinin öğrencilere gösterdiği sevgi ve şefkatin hem annelerin hem de gençlerin gönlüne dokunan anlamlı bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.
Gaziantep Bakır ustalarının bayram öncesi yoğun mesaisi GAZİANTEP (İHA) – Gaziantep’teki bakır ustaları bayram öncesi siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyor. Gaziantep’te asırlardır hassas ve ince işçilikle işlenen bakır eşyalara ilgi son yıllarda yeniden arttı. Ramazan Bayramı’na sayılı günlere kala tarihi Bakırcılar Çarşısı’ndaki ustalar, vatandaşlardan gelen talepleri yetiştirebilmek için hummalı bir çalışma yürütüyor. Bakır işlemeciliğinin coğrafi patenti Gaziantep’e ait Bakır işlemeciliğinin coğrafi patentini elinde bulunduran Gaziantep’te geleneksel yöntemlerle üretilen bakır eşyalar, şeker ve kahve gibi bayram ikramlıkları için son yıllarda oldukça revaç görüyor. Son yıllarda bakır eşya kullanımının azalması üzerine sektörden çekilmek yerine hediyelik ve ikramlık bakır eşya üretimine yönelen ustalar, kendilerine yeni bir gelir kapısı açmayı başardı. Önceki yıllarda sadece bakırdan mutfak eşyası üretimi yapan bakır ustaları, son yıllarda yaptıkları farklı modellerle bakıra olan ilgiyi artırdı. İkramlık bakır eşyalar, büyük ilgi görüyor Gelişen teknolojiyle birlikte bir dönem kaybolmaya yüz tutan bakır işlemeciliği mesleğini, yaptıkları yeni model ve tasarımlarla yeniden canlandıran ustaların ürettiği hediyelik ve ikramlık bakır eşyalar, büyük ilgi görüyor. Emektar bakır ustalarının binbir emek ve zahmetle ürettikleri kahve cezvesi, fincan ve şekerlik gibi ürünler çeşitli motiflerle süslenerek Türkiye’nin yanı sıra birçok Avrupa ülkesine de ihraç ediliyor. Siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyorlar Eski dönemlerde olduğu gibi son yıllarda yeniden bayramlarda eve gelen misafirlere şeker ve kahve gibi ikramlıkların bakır eşyalarda ikram edilmeye başlamasıyla kentteki ustalar, bayram öncesinde aldıkları siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyor. Ramazan Bayramı dolayısıyla yoğunluğun yaşandığı tarihi çarşıda ustalar, bayram öncesi fazla mesai yaparken, ustaların bin bir emek ve zahmetle ürettikleri bakır şekerlik, cezve ve fincan takımları göz kamaştırıyor. Yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor Geleneksel yöntemlerle işlenen bakır ürünlere sanatsal bir boyut kazandıran ustaların ilmek ilmek işlediği el emeği göz nuru ürünler, zarif detayları ve estetik görünümüyle hem yerli hem de yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Çarşıda bakır şekerlikler 400 TL ile 2 bin TL arasında, 2’li fincan takımları 2 bin TL ile 5 bin TL arasında, 6’lı fincan takımları 3 bin 500 ile 15 bin TL arasında, cezveler de 200 TL ile bin 500 TL arasında satılıyor. "Bakır tencerede yapılan pilav, yuvalama ve dolma lezzetli olur" Bayram siparişlerini yetiştirmek için yoğun mesai yapan ustalar, vatandaşların son yıllarda hem sağlık açısından hem de zarafetinden dolayı bakır eşyaları tercih ettiğini ifade etti. Bakırcılar Çarşısı esnafından Celal Kerhizli, Ramazan Bayramı öncesi bakır şekerlik, cezve, çaydanlık, fincan takımları, yuvalama kazanı ve diğer ürünlere büyük bir ilginin olduğunu söyledi. Vatandaşlardan aldıkları siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai yaptıklarını belirten Kerhizli, "Bakır bu bölgede yüzyıllardır hatta binlerce yıldır vardır. Asırlardır bakır evlerde kullanılan sağlıklı bir madendir. Vatandaşlarımıza bayramda bakır çaydanlıklardan çay içmenizi, bakır cezvelerden kahve içmenizi tavsiye ederiz. Bakır tava ve tencerelerimiz var. Bayramda bakır tencere, tepsi ve tavaları kullanmanızı tavsiye ederiz. Bakır tencerede yapılan pilav, yuvalama ve dolma lezzetli olur. Şekerlik bakır ürünlerimiz var. Vatandaşlarımıza bayramda misafirlerine bakır ürünlerde ikramlarda bulunmalarını tavsiye ediyoruz. Bayram yaklaştıkça hareketlilik başladı. Şu anda daha çok cezve, fincan takımı, şekerlik, çaydanlık ve tencere ile tepsi satılıyor" dedi. "Bakır ürünlere talep arttı" Bayram yaklaştıkça yoğunluklarının arttığını belirten bakır ustası Fikret Yılmaz ise, "Hafta sonu çarşı daha yoğun olur. Misafirlerimizde zaten bakır şekerlik, kahve cezvesi ve fincan takımı alıyor. Çünkü cezvede yapılan kahvenin tadı daha lezzetli oluyor. Çaydanlık, tencere ve diğer bakır ürünlere de bir talep var. Vatandaşlarımız bakır ürünleri hem evlerine alıyor hem de hediyelik olarak sevdiklerine hediye ediyor" diye konuştu.
Sivas Bu bakkalda parayla değil dua ile alışveriş yapılıyor Sivas’ta bir cami müştemilatında kurulan hayır bakkalı, hayırseverlerin katkılarıyla ihtiyaç sahiplerine ücretsiz temel gıda ve hijyen malzemesi ulaştırmaya devam ediyor. Sivas’ın Selçuklu Mahallesi’nde bulunan Akşemsettin Camii müştemilatında yaklaşık 4 yıl önce hayata geçirilen hayır bakkalı, ilk kurulduğu dönemde yalnızca 10 ihtiyaç sahibine destek veriyordu. Zamanla hayırseverlerin katkılarının artmasıyla büyüyen bakkal, bugün geniş bir dayanışma ağına dönüştü. Raflarında bakliyat, un, yağ ve şeker gibi temel gıda ürünlerinin yanı sıra temizlik ve hijyen malzemelerinin de bulunduğu hayır bakkalından yaklaşık bin kişi ücretsiz olarak yararlanabiliyor. İhtiyaç sahipleri, herhangi bir ücret ödemeden gerekli ürünleri temin ederek, temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Hayır bakkalı, mahallede dayanışma ve paylaşma kültürünün güçlenmesine de katkı sağlıyor. "Bu bakkalda para değil dua geçiyor" İhtiyaç sahiplerine yardım ettiklerini söyleyen Ahmet Uslu, "Hayır bakkalında mübarek Ramazan ayı ile beraber yardım en üst seviyeye ulaşıyor. Bizden elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Yetime, ihtiyaç sahibine yardım etmek kadar güzel bir şey yoktur. Çok değerli dostlarımız var. Hayır bakkalına yardım ediyorlar ve isimlerini bile söylemiyorlar. Böyle insanların toplum içerisinde olması bir değerdir. Bu şekilde gıdaları halka dağıtıyoruz. Herkes bize teşekkür ediyor ve bizde vesile olmuş oluyoruz. Bu bakkalda para değil dua geçiyor. Bu dualarında karşılığını alıyoruz" dedi.
Elazığ Op. Dr. Baysal: "Özellikle gençlerde son 5 yılda rektum kanseri 4 kat, kalın bağırsak kanseri 2 kat daha fazla görülmeye başlanmıştır" Kalın bağırsak kanserini kırmızı et, sigara ve alkolün tetiklediğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Feridun Baysal, "Özellikle gençlerde son 5 yıl içerisinde rektum kanseri 4 kat, kalın bağırsak kanseri 2 kat daha fazla görülmeye başlanmıştır" dedi. Kalın bağırsak kanseri hakkında bilgi veren Elazığ Medilines Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Feridun Baysal, 45 yaş üstünde bulunan herkesin bir defa da olsa kolonoskopi yaptırması gerektiğini belirtti. Özellikle gençlerde son 5 yıl içerisinde rektum kanserinin 4 kat, kalın bağırsak kanserinin ise 2 kat daha fazla görülmeye başlandığını dile getiren Baysal, bunda gıda ve stresin yanı sıra genetik faktörün de önemli olduğunu ifade etti. Kalın bağırsak kanserinin engellenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Baysal, kırmızı et, sigara, alkol ve kabızlığın kalın bağırsak kanseri riskini artıran faktörler olduğunu kaydetti. Mart ayının kolerektal kanser ayı farkındalık ayı olduğunu hatırlatan Op. Dr. Feridun Baysal, "Kolerektal kanserler engellenebilir ve önlenebilir hastalıklardır. Bu nedenle farkındalık ayına çok önem veriyoruz. 45 yaş üstündeki herkesin bir kolonoskopi yaptırmalarını öneriyoruz. Ailelerinde kolon kanseri varsa ve erken yakalandılarsa bu yaşı daha da erkene çekebiliriz. Bazı genetik rahatsızlıklarda, A, P ve C gen mutasyonu gibi rahatsızlıklarda familyal polipozis olabileceği için çok daha erken yaşlarda kolonoskopi taramalarına başlıyoruz. Ailenizde kalın bağırsak kanserine yakalanmış kişi, diyelim ki 40 yaşında, birinci derece yakınınız ve kalın bağırsak kanserine yakalandı. Ondan 10 yaş geriye geleceksiniz. Bu hastanın yakınları 30 yaşından itibaren kalın bağırsaklarını incelettirmelidirler. Eğer kalın bağırsaklarını bu dönemde inceletmedilerse kalın bağırsak kanseri açısından yüksek risk grubuna girerler. 45 yaşını dolduran herkesin kalın bağırsaklarını inceletmelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle gençlerde son 5 yıl içerisinde rektum kanseri 4 kat, kalın bağırsak kanseri 2 kat daha fazla görülmeye başlanmıştır. Bunda tabii aldıkları gıdanın ve stresin yanı sıra aile genetiğinin faktörü de oldukça büyüktür. Unutmayın kalın bağırsak kanseri engellenebilir bir hastalıktır. Kırmızı et kalın bağırsağı çok etkiler. Kırmızı et kalın bağırsak üzerinde nitrozamin dediğimiz bazı içerikler bulundurur. Onlar kalın bağırsağı geçerek kanserojen başlangıç yapabilirler. Akdeniz tipi diyetler oldukça etkilidir. Kalın bağırsak riskine yakalanmayı çok düşürürler. Bizim en çok önem verdiğimiz; kırmızı et, sigara ve alkol kalın bağırsak riskini arttırır. Kabızlık da kalın bağırsak riskini arttıran bir faktördür" ifadelerini kullandı.