YEREL HABERLER - 19 Nisan 2012 Perşembe 12:27

AFRİKALILAR, TÜRKİYE`DE ÖОRENDİKLERİ PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEK

A
A
A
AFRİKALILAR, TÜRKİYE`DE ÖОRENDİKLERİ PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEK

Sivas`ın Suşehri ilçesinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Büyük Barajlar Komisyonu ile Afrika üyesi ülkeleri arasında yapılan anlaşma neticesinde çeşitli Afrika ülkelerinden Türkiye`ye gelen 9 inşaat mühendisi, ilçedeki barajlarda ve hidroelektrik santrallerinde inceleme yaptı.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile yapılan protokolle İstanbul`a gelen 9 inşaat mühendisi il ve ilçelerdeki büyük baraj, su yapıları, hidroelektrik santrallerini gezerek detaylı bilgiler aldıkları bildirildi. Kendi ülkelerinde yapacakları hidroelektrik santralleri çalışmalarında Türkiye`deki incelemelerinde öğrendiklerini projelerinde hayata geçireceklerini ifade eden İnşaat mühendisleri ``Türkiye`deki elektrik santralleri ve barajlar bizim ülkemizdekinden daha da gelişmiş durumda`` dedi. Suşehri Yapı Proje Merkezi Elektrik Üretim A. Ş. Altıntepe HES`de inceleme yapan inşaat mühendisleri, Suşehri Yapı Proje Merkezi Elektrik Üretim A.Ş. İşletme Müdürü Metin Doğruyol`dan hidroelektrik santralleri hakkında detaylı bilgi alarak, güvenlik sistemleri hakkında sorular yöneltti. Konu hakkında açıklama yapan Dış İlişkiler Müşavirliği Planlamacı Uzmanı Hasan Basri Yüksel, ``Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Büyük Barajlar Komisyonu, Afrika üyesi ülkeleri ile yapılan anlaşma neticesinde çeşitli Afrika ülkelerinden Türkiye`ye gelen 4 Fars, 4 Nijeryalı, 1 Burkina Fasolu inşaat mühendisleri il ve ilçelerdeki büyük barajları, hidroelektrik santrallerini gezerek çeşitli bilgiler alıyor. Suşehri Yapı Proje Merkezi Elektrik Üretim A. Ş. Altıntepe HES`de inceleme yaparak bilgiler alan inşaat mühendisleri, kendi ülkelerinde hayata geçirilecek baraj programı, hidroelektrik santrali kurumu çalışmalarında Türkiye`deki barajlar ve hidroelektrik santrallerini gezerek incelemeleri sonucu öğrendiklerini projelerinde hayata geçirecekleri öğrenildi. Türkiye`deki büyük barajlar ve hidroelektrik santralleri gezisini değerlendiren Nijerya vatandaşı İnşaat Mühendisi Bansey Udoekare, ``Türkiye`deki baraj ve hidroelektrik santrallerinden çok şey öğrendik. Suşehri Yapı Proje Merkezi Elektrik Üretim A. Ş. Altıntepe HES`de yaptığımız inceleme bizi şaşırttı. Hem sulama kanalı hem de enerji üretmesi çok ilginç. Türkiye`deki bu santraller bizim ülkemizdeki santrallerden daha da gelişmiş, bunları gezdik ve gördük`` ifadelerini kullandı. Afrika üyesi ülkelerin mühendislerinin hidroelektrik santrali gezisinde Suşehri Devlet Su İşleri Müdür Vekili Veli Algül de eşlik etti.
Ayrıca inşaat mühendisleri inceledikleri hidroelektrik santralinde haritalar üzerindeki projeler ile değerleri kağıt üzerine çizerek ve fotoğraflarını çekerek arşivlerine ekledikleri görüldü.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale "İrtikap" davasında karar: Eski belediye başkanın da aralarında olduğu 5 sanığa hapis cezası Kırıkkale’de Yahşihan Belediyesi’ne yönelik "icbar yoluyla irtikap" soruşturması kapsamında görülen davada, eski Belediye Başkanı Ahmet Sungur’un da aralarında bulunduğu 4 sanığa 6 yıl 8’er ay hapis cezası verildi. İtirafçı eski belediye personeli sanık ise 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, dosyada yargılanan 6 sanığın beraatine karar verildi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya; eski Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur, eski başkan yardımcısı Celal Yıldırım, eski başkan yardımcısı O.U., iş insanı Ulaş Biçer, eski imar müdürü Semih Aksakal, eski personel Yekta Niyazi Yıldırım, M.S., iş insanı Z.Ç., iş insanı D.A. ile taraf avukatları katıldı. Diğer tutuksuz sanıklar Ö.B. ve E.Y. ise duruşmada yer almadı. Mahkeme heyeti, duruşmada sanıkların ve avukatların son savunmalarını dinledi. Eski başkan Sungur, suçlamaları kabul etmediğini belirterek beraatini talep etti. Eski başkan yardımcısı O.U. ise belediyede görevli olmadığını ve imza yetkisinin bulunmadığını savunarak, "Nasıl oluyor da irtikap suçundan yargılanıyorum 147 gün hapis yattım" dedi. İtirafçı sanık Yekta Niyazi Yıldırım da diğer sanıkların kendisine yönelttiği suçlamaları kabul etmedi. Yıldırım, doğruları söylediğini ve hedef haline getirildiğini öne sürerek beraatini istedi. Diğer sanıklar da suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu. Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ahmet Sungur, Celal Yıldırım, Semih Aksakal ve Ulaş Biçer’e "irtikap" suçundan 6 yıl 8’er ay hapis cezası verdi. Yekta Niyazi Yıldırım ise aynı dosya kapsamında 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, dosyada yargılanan 6 sanığın beraatine hükmetti. Heyet ayrıca Ahmet Sungur, Celal Yıldırım, Semih Aksakal ve Yekta Niyazi Yıldırım hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 53/5 maddesinin uygulanmasına karar verdi. İş insanı Ulaş Biçer hakkında ise TCK’nin 53/1 maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararı uygulandı. Olay Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca Yahşihan Belediyesine yönelik yürütülen "icbar yoluyla irtikap" soruşturması kapsamında, 19 Eylül 2025’te dönemin Belediye Başkanı Ahmet Sungur ile bazı şüpheliler gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında Ahmet Sungur, Celal Yıldırım, Semih Aksakal, Ulaş Biçer ve O.U. tutuklanmış, diğer şüpheliler ise serbest bırakılmıştı. Başsavcılıkça hazırlanan iddianamede, Sungur ve 8 sanık hakkında "icbar suretiyle irtikap" suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istenmişti. E.Y. ile Z.Ç. hakkında ise suça yardım ettikleri gerekçesiyle 2 yıl 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianame, Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiş, tutuklu sanıklar ise önceki celselerde tahliye edilmişti.
Kayseri Eski eşini okuduğu fakültenin önünde öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Kayseri’de eski eşini okuduğu fakültenin önünde pompalı tüfekle vurarak öldürmekten tutuklu yargılanan şahıs, ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldı. 23 Ekim 2025’te Erciyes Üniversitesi kampüsünde meydana gelen olayda, Edebiyat Fakültesi Halk Bilimi öğrencisi ve 3 çocuk annesi Meliha Keskin, fakülte önünde eski eşi F.K. ile karşılaştı. Başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda F.K., pompalı tüfekle eski eşine ateş etti. Vurulan kadın ağır yaralanırken, olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ERÜ Tıp Fakültesi’ne kaldırılan Meliha Keskin, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan F.K. ise ekipler tarafından kampüs içinde yakalandı. 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık F.K. ve avukatı ile Meliha Keskin’in yakınları ve avukatları, Kayseri Barosu Başkanı Murat Tolga Özsoy, eski Kayseri Barosu Başkanı Ali Köse, Türk Kadınlar Birliği Şube Başkanı Ayşe Uzunlu ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşmada son sözleri sorular sanık F.K., eski eşini tasarlayarak öldürmediğini savunarak, eski eşinin kendisini aldattığını, 3 çocuğu için DNA testi istediğini söyledi. Sanığın avukatı da olayda tasarlamanın söz konusu olmadığını, zamana yayılmış bir tahrikin söz konusu olduğunu belirterek, haksız tahrik ve lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti hiçbir indirim uygulamayarak, F.K.’yı ’tasarlayarak kadına ve boşanılan eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası ile cezalandırdı. Kararın açıklanmasının ardından duruşmayı takip eden avukatlar, sanığın kendilerini tehdit ettiğini belirtti.
Muğla Başkan Mandalinci’den 1 Mayıs mesajı: "Hayatın yükünü emek taşır" Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. Başkan Mandalinci, artan ekonomik zorluklar karşısında emeğin ve dayanışmanın değerine dikkat çekerek, hayatı kuran tüm işçi ve emekçilerin bayramını kutladı. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sokaklardan atölyelere, limanlardan şantiyelere, hastanelerden sınıflara, toprağın derinliğinden kentin kalbine kadar emeğiyle hayatı kuran, üretimi sürdüren tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum. Bugün, hayatın nasıl ayakta kaldığını hatırlamak için önemli bir gün. Kentler büyüyor, üretim biçimleri değişiyor, teknoloji hızla ilerliyor; ancak bütün bu dönüşümün merkezinde hala insan emeği var. Son dönemde yaşanan ekonomik sıkışma, artan hayat pahalılığı ve geçim baskısı, emeğin günlük yaşam üzerindeki etkisini daha görünür hale getirdi. Bu tablo, yalnızca bir tespitin ötesinde çözüm üretme sorumluluğunu da büyüten bir gerçektir. Çalışma hayatı dönüşürken güvencesizlik, gelir dengesizliği ve yaşam standartlarına ilişkin kaygılar daha fazla hissediliyor. Gençlerin geleceğe dair beklentileri, kadınların üretim içindeki görünürlüğü, farklı sektörlerde çalışanların karşılaştığı zorluklar, toplumun ortak gündemini oluşturuyor. Bu alanlarda atılacak her adım toplumsal dengeleri de doğrudan etkiliyor. Kent yaşamı, emeğin her alanda karşılık bulduğu bir düzenle güçlenir. Üretimin sürdürülebilirliği, sosyal dengelerin korunması ve yaşam kalitesinin yükselmesi, bu anlayışın hayata geçirilmesiyle mümkündür. Bu doğrultuda emeği merkeze alan, insan odaklı ve dengeli bir yaklaşımı kararlılıkla sürdürmek temel bir sorumluluktur. 1 Mayıs, dayanışmanın hatırlandığı, ortak bir gelecek fikrinin yeniden güç kazandığı bir gündür. Bu bilinçle, emeğiyle hayatı mümkün kılan herkese saygı duyuyor; daha güçlü bir toplumsal yapı için çalışmaya devam ediyorum. Tüm işçi ve emekçilerimizin 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü kutlu olsun."