DÜNYA - 26 Nisan 2012 Perşembe 11:45

SİVASSPOR`DA ENERAMO İLE YOLLAR AYRILIYOR

A
A
A
SİVASSPOR`DA ENERAMO İLE YOLLAR AYRILIYOR

Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, futbolcular Erman Kılıç ve Kadir Bekmezci ile birlikte memleketi Yıldızeli`ne gelerek Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Yıldızeli Meslek Yüksek Okulu öğrencileri ile futbol hakkında söyleşi yaptı.
YURTKUR Yıldızeli Yurdu Konferans Salonu`nda yapılan söyleşiye, Kaymakam Hakan Yavuz Erdoğan, Belediye Başkanı Selim Baş, Emniyet Müdürü Mahmut Güder, Yıldızeli Birlik Spor Başkanı Ali Dülger, YURTKUR Yıldızeli Müdürü Tuncay Biçer, Özel İdare Müdürü İbrahim Uçar, Topulyurt Köyü Muhtarı İsmail Çeliktaş, Yıldızeli Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı Öğretim Üyesi Erkan Arslan, Yıldızeli Meslek Yüksek Okulu öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Açılış konuşmasını yapan Kaymakam Hakan Yavuz
Erdoğan, sporun önemine değinerek, kendilerinin ilçede spor faaliyetlerine önem verdiklerin belirtti. Rıza Çalımbay`ın hayat hikayesinin okunması ve sinevizyon gösterisinin ardından söyleşi başladı. Çalımbay, "Yıldızeli benim memleketim, burada böyle bir programa katılmaktan onur duydum" dedi. Takım hakkındaki çeşitli sorulara cevap veren Çalımbay, Eneramo ile bu yıl yolların ayrılacağını belirtti.
Futbolculara yöneltilen `Futbolcu olmasaydınız ne olmak istediniz?` sorusuna Kadir Bekmezci, "Çocukluğumdan beri profesyonel olarak futbol oynamak istiyordum. Çok şükür Allah da bana bunu nasip etti. Futbolcu olmasaydım eğer polis olurdum" ifadelerini kullandı. Erman Kılıç ise, "Ben de çocukluğumdan beri hep futbolcu olmayı düşünüyordum ve sürekli bu yönde isteklerim vardı. Eğer futbolcu olmasaydım elektrikçi olurdum" diye konuştu. Futbolculara yöneltilen sorular ve özellikle Kadir Bekmezci`nin cevapları
keyifli dakikaların yaşanmasına neden oldu.
Hayatında en büyük hedefinin Beşiktaş ve milli takım forması giymek olduğunu dile getiren Teknik Direktör Çalımbay, hedeflerine de ulaştığını kaydetti. Futbolculuk yıllarında `Atom Karınca` lakabını da açıklayan Çalımbay, "O yıllarda atam karınca adlı bir çizgi film vardı. Atom Karınca çok hızlı, her yere koşan her şeye yetişen bir karakterdi. Ben de o zamanlar Beşiktaş`ta çok hızlıydım, her yere yetişmeye çalışıyordum. Bu nedenle arkadaşlarım da bana bu lakabı taktılar. Daha sonra kaptan olunca kaptan
demeye başladılar" dedi. Bu sezon hakkında değerlendirme yapan Çalımbay, "Şike nedeniyle bu sene Türk Futbolu açısından oldukça kötü bir sezon geçirdik. Oynadığımız oyunlardan ne biz zevk aldık ne de taraftarlar zevk aldı. Biz yinede takım olarak bunlara aldırmadan en iyi şekilde oynamaya çalıştık" şeklinde konuştu. Play-off maçlarını da değerlendiren Çalımbay, kalan maçları kazanarak Avrupa`ya gitmeye hak kazanacaklarını ifade etti.
Söyleşinin ardından Kaymakam Hakan Yavuz Erdoğan, Rıza Çalımbay, Erman Kılıç ve Kadir Bekmezci`ye `Yenihan Bez Bebekleri` hediye etti. Belediye Başkanı Selim Baş katılımları için teşekkür ederek çiçek verdi. Yıldızeli Meslek Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı Erkan Arslan ise Teşekkür Belgesi takdim etti. Çalımbay, söyleşi sonrasında bu yıl ilk defa bir söyleşi düzenlediklerini belirterek, karşılaşmış olduğu ilgiden son derece memnun olduklarını, kendi memleketinde böyle bir programa katılmaktan memnuniyet
duyduğunu ifade etti.
Söyleşi sonrasında öğrenciler Rıza Çalımbay, Erman Kılıç ve Kadir Bekmezci ile fotoğraf çektirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Işıkhan ve Bakan Göktaş, Darülaceze sakinleriyle iftarda buluştu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde düzenlenen ’Çınarlarımızla Vefa İftarı’ programına katıldı. İstanbul Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde "Çınarlarımızla Vefa İftarı" programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Darülaceze sakinleri katıldı. Bakanlar, buradaki vatandaşlarla aynı sofrada buluştu. Darülaceze’yi kurarak geçmişten bugüne kimsesizleri yuvaya kavuşturan 2. Abdülhamid Han’ı yad eden Bakan Işıkhan, "SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize daha iyi imkanlar sunabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız. Sosyal güvenlik gelirlerinin giderleri karşılama oranı yüzde 100,64’e, prim gelirlerinin giderlerini karşılama oranımız ise yaklaşık yüzde 80 seviyesine yükselmiş durumdadır. SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize yakın zaman içinde daha iyi imkanlar sunabilmenin, onların refah seviyesini kısa zamanda daha yukarıya taşıyabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. İşte bu güçlü zemin sayesinde, önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız" diye konuştu. Vatandaşların refahını artırmak için birçok adım attıklarını belirten Bakan Işıkhan, "Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk kez kanser ilaçlarını geri ödeme kapsamına aldık. Yurt dışından ilaç teminine yönelik düzenlemeleri hayata geçirdik. İlaç rapor sürelerini uzattık, aile hekimlerimizin yazabileceği ilaç sayısını artırdık. Her bir düzenlememizin merkezine insanı koyarak, ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ diyerek 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın güvencesi ve sığınağı olmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Darülaceze’nin devletin güvenli bir limanı olduğunu söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu mübarek günlerin milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bizi şefkatiyle saran, duasıyla yolumuzu aydınlatan değerli büyüklerimizin ellerinden öpüyorum. Devletimizin kimseyi yalnız bırakmadığının en kıymetli göstergesi olan Darülaceze, ihtiyaç sahibine önce ’hoş geldin’ diyen koşulsuz bir şefkat kapısıdır. Darülaceze hiçbir ayrım gözetmeden herkese aile sıcaklığını sunan güvenli bir limandır. Barınmadan sağlığa, eğitimden sosyal desteğe kadar geniş bir hizmet ağı bulunuyor. Dünyada bir eşi ve benzeri olmayan bu hayır kurumunu modern imkanlarla güçlendirerek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bugün Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri; geniş yaşam alanları, rehabilitasyon merkezleri, hasta poliklinikleri, çocuk yuvası ve atölyeleriyle örnek bir yaşam modeli sunuyor. Avrupa’nın en büyüğü ve ödüllü bu kurumumuzla 130 yıllık köklü sosyal hizmet geleneğimizi büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Türkiye’nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezi’nde özel ihtiyaçlara yönelik sağlık, rehabilitasyon ve sosyal destek hizmetleri sunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl ilk öğrencilerini kabul eden Arnavutköy Darülaceze Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile yaşlı ve engelli bakımı alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesini sağlıyoruz. Düzenlememiz yürürlüğe girdiğinde, Darülaceze’nin bakım tecrübesini İstanbul’dan bütün Türkiye’ye, ardından inşallah dünyaya yaygınlaştıracağız. Darülaceze, sosyal devlet vizyonumuzun en seçkin örneklerinden biri olarak güven ve huzur veren bir yuva olmaya devam edecek" diye konuştu.
İstanbul TBMM Başkanı Kurtulmuş STK’lar için düzenlenen iftar programına katıldı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, STK’lar için düzenlenen iftar programı kapsamında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terör örgütlerinin kendini feshi ve silahların bırakılma sürecinin barış ve kardeşlik içerinde yürütülmesinin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu süreçte şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir" dedi.Olağan üstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, "Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu.Çözüm sürecine değinen Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonunun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu.Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkânlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi.İmralı’dan yapılan ikinci açıklama da örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir.Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi.Suriye’deki devrimden sonra ortaya çıkan gelişmelerin Türkiye’deki bu süreci olumlu etkilediğini ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi.Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır.Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar"İmralı’dan yapılan açıklamanın ardından sürecin daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümidinde bulunan başkan Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.