EKONOMİ - 27 Şubat 2025 Perşembe 11:46

200 milyon kWh’lik elektrik tüketimi CK Enerji Çamlıbel Elektrik ile yeşillendi

A
A
A
200 milyon kWh’lik elektrik tüketimi CK Enerji Çamlıbel Elektrik ile yeşillendi

CK Enerji Çamlıbel Elektrik Genel Müdürü Muharrem Bülbül, "Şirket olarak yaklaşık 200 milyon kWh üzerinde tüketilen enerjiyi yeşil enerjiye dönüştürdük. Özellikle Aralık 2025’ten sonra yeşil enerjiye olan talebin artacağını öngörüyoruz" dedi.


İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün kendini daha çok hissettirirken gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için, enerjide yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi de giderek artıyor. Türkiye’de enerji sektörünün öncü şirketi CK Enerji Çamlıbel Elektrik de müşterilerinin yeşil enerjiye geçişlerine destek olacak çalışmalarına ağırlık vermeye devam ediyor.



"Aralık 2025 yılında n sonra yeşil enerjiye olan talep daha da artacak"


Çevre dostu elektrik tedarik etmek isteyen müşterileri için Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) ile Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Sistemi (YEK-G) Sertifikası sağladıklarını söyleyen CK Enerji Çamlıbel Elektrik Genel Müdürü Muharrem Bülbül, "2030 Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakat ve 2050 yılı Sıfır Karbon hedefleri doğrultusunda özellikle ihracat yapan firmaları I-REC sertifikasyon süreçlerine dahil etmekteyiz. 2024 yılında Ozon Tekstil, Maritaş Tekstil, Tokat OSB, Erbaa OSB gibi birçok müşterimizi uluslararası geçerliliği olan I-REC sertifikasyon süreçlerine, bölgemizde yer alan kamu kurumlarımızı da YEK-G sertifikasyon süreçlerine dahil ederek yeşil enerji ile sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağladık. Yeşil enerji sertifikası gün geçtikçe daha da önem kazanmakta. Şirket olarak bugüne kadar yaklaşık 200 milyon kWh üzerinde tüketilen enerjiyi yeşil enerjiye dönüştürmüş olduk. Avrupa üretici sektörlerinin rekabet gücünün korunması amacıyla geçiş dönemi geçen yıl ekimde başlayan sınırda karbon düzenlemesi ile ihracatçıların ürettikleri emisyona göre vergilendirilmesini öngörüyor. 6 sektörü kapsayan bu düzenleme ile özellikle Aralık 2025’ten sonra yeşil enerjiye olan taleplerin daha çok artacağını tahmin ediyoruz. Sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasının ana uygulama döneminin ise Ocak 2026’da başlaması bekleniyor" değerlendirmesinde bulundu.


1 Ekim 2023 tarihinden itibaren Sınırda Karbon Düzenlemesi (SKDM) için adımlar atıldığına işaret eden Bülbül sözlerine şöyle devam etti, "Bu kapsamda 31 Aralık 2025 tarihine kadar mali yükümlülük doğurmayacak bir geçiş dönemindeyiz. CK Enerji Çamlıbel Elektrik olarak ilk aşamada kapsama dahil olacak çimento, demir çelik sektörü, bunun yanında tekstil sektörü ve sorumlu olduğumuz hinterlanda yer alan organize sanayi bölgeleri sektörlerinin sertifika süreçlerinde önemli bir partner olmayı hedefliyoruz."



"Müşterilerimizin karbon ayak izini ölçüyoruz"


CK Enerji Çamlıbel Elektrik olarak sürdürülebilirlik noktasında yenilebilir enerji kaynaklarını tercih ettiklerini kaydeden Muharrem Bülbül, "Katma değerli enerji projelerimiz kapsamında müşterilerimizin karbon ayak izi ölçümlerini gerçekleştirerek onların emisyonlarının yönetilmesi yolculuklarına katkı sağladığımız gibi, CK Enerji Çamlıbel Elektrik olarak faaliyetlerimiz sırasında ortaya çıkan karbon emisyonu konusunda da proaktif yaklaşımlar sergiliyoruz. Bu bağlamda karbon emisyon hesaplarımızı sürekli ölçerek onların nötrlenmesi konusunda çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Lokasyonlarımızın tüketimlerinde geleceği önemseyerek kaynaklarımızı değerlendiriyoruz. Sivas Genel Müdürlük binamız dahil olmak üzere 45 şube ile hizmet vermekteyiz. Şubelerimizin yıllık tüketimlerinin büyük bir çoğunluğunu yeşil enerjiden karşılayarak karbonsuz bir geleceğe katkı sağlıyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Ekrem Hayyam Dağ: "Beşiktaşlı oyuncular bile şaşırdı bu gol nasıl iptal olur diye" Çaykur Rizespor Yardımcı Antrenörü Ekrem Hayyam Dağ, Beşiktaş maçının ardından, "Beşiktaşlı oyuncuların yüzüne baksanız bile onlar bile şaşırdı yani bu gol nasıl iptal olur diye" dedi. Tredyol Süper Lig’in son haftasında Çaykur Rizespor, sahasında Beşiktaş ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısına teknik direktör Recep Uçar’ın kırmızı kart görerek cezalı duruma düşmesinin ardından yardımcısı Ekrem Hayyam Dağ katıldı. Çaykur Rizespor’un 90+2’de Halil İbrahim Dervişoğlu ile bulduğu ancak ofsayt gerekçesiyle iptal edilen gole çok şaşırdıklarını idile getiren Dağ, "Sezonun son maçını oynadık. En önemlisi kazasız belasız yani sakat vermeden iyi bir maç oldu. Onu düşünüyorum. Hedefimizde burada evimizde mutlaka kazanmamız arzumuz zaten vardı, gözüküyordu. Birinci devre zaten özellikle çok iştahlı bir takımımız vardı. Kazanmaya ve taraftarımızı mutlu etmeye, evimizde 5’te 5 galibiyetle 6.’yı kovalıyorduk. Maalesef o olamadı ama 90. dakikada attığımız golün iptali, ona harbiden yani ben şaşırdım. Hakem nasıl iptal etti o golü? Yani Beşiktaşlı oyuncuların yüzüne baksanız bile onlar bile şaşırdı yani bu gol nasıl iptal olur diye. Yani gerçekten çocuklar bugün emeğinin karşılığını alamadı diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Kırmızı kartlık bir itiraz değildi" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar’ın yediği kırmızı kartın kendilerini çok üzdüğünü ifade eden Dağ, "Birinci devre zaten başlangıçtan beri çok iştahlı, önde baskılı, istediğimiz plan aslında ortaya çıktı. Pozisyonları yakaladık üst üste. Ali Sowe’un 4-5 tane pozisyonu var. Daha erken maçı koparabilirdik. 30’dan sonra özellikle de biraz daha fazla git gel oldu. Çok pozisyona girdik, geçiş fırsatları vardı ama geri dönüşümüz olmadığı için de fırsatları rakibe verdik. İkinci devreye de geçince tabii ki biraz daha riskli hamleler geldi Beşiktaş tarafından. Onları da tebrik ediyorum, iyi mücadele ettiler. Maçı çevirmeye yakınlardı, pozisyon ürettiler onlar da. Gol iptali bizi bozdu ama bizi daha çok üzen hocamızın kırmızı kart görmesi. İnanılmaz. Ali Sowe’un orada belki birinci devreden 4, 5, 6 tane ona yapılan faul var ama hiçbirisi verilmedi. Hocanın yediği kırmızı kartta da yan hakem müdahale ediyor ’faul var’ diye ki faulle alakası yok. Orada müdahale etmemesi gerekiyor böyle düşünüyorum. Hoca orada tabii ki maçı yaşadığı için biraz itiraz etti ama o itiraz kırmızı kartlık bir itiraz değildi. Ona üzülüyoruz" dedi.
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.
Antalya Antalya’da yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Antalya’da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak’ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.’nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.’nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî’ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah’ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.