GÜNDEM - 04 Ekim 2025 Cumartesi 11:11

95 yaşındaki Mahmut dede, sağlıklı yaşamın sırrının süt ürünleri olduğunu söyledi

A
A
A
95 yaşındaki Mahmut dede, sağlıklı yaşamın sırrının süt ürünleri olduğunu söyledi

Sivas’ta yaşayan kimlikte 95, gerçekte ise 100 yaşında olduğu tahmin edilen Mahmut Şimşek, sağlıklı yaşamın sırrının süt ürünleri olduğunu söyledi. Geçen yıl kalça kemiği kırılan Şimşek, tükettiği süt ürünleri sayesinde ameliyattan 2 gün sonra yürümeye başladı.


Sivas kent merkezine 37, Yıldızeli ilçesine 15 kilometre uzaklıkta bulunan Bakırcıoğlu köyünde doğup büyüyen Mahmut Şimşek (95), ilerleyen yaşına rağmen sağlıklı yaşam sürüyor. Gerçek yaşının 100 olduğu tahmin edilen ve köyünde çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Mahmut Şimşek, sağlığını süt ve süt ürünlerine borçlu olduğunu söylüyor.


Önceki yıl abdest aldığı sırada düşerek kalça kemiği kırılan Mahmut Şimşek, ameliyat olduktan 2 gün sonra tekrar yürümeye başladı. Süt, yoğurt, ayran, peynir ve tereyağını çok tükettiğini söyleyen Şimşek, "Allah ömür veriyor bizde yaşıyoruz" dedi.


"Sürekli yoğurdun içine ekmek atar karıştırır yerdim"


Sağlıklı yaşamın sırrının süt ürünleri tüketmek olduğunu ifade eden Mahmut Şimşek, "Özellikle bu sıcak zamanlarda sürekli yoğurdun içine ekmek atar karıştırır yerdim. Sağlığım sıhhatim çok iyi hamdolsun. Kalçamın üzerine düştüğümde biraz iyi değildim ama sonra düzeldim şükürler olsun. Allah ömür veriyor bizde yaşıyoruz" dedi.


"Ameliyattan 2 gün sonra yürümeye başladı"


Mahmut Şimşek’in oğlu Halil İbrahim Şimşek ise "Yumurta ve süt gibi doğal ürünlerle beslendi. Temiz havanın da etkisi var. Sürekli kendi işi ile meşgul olur kimsenin işine karışmaz. Şimdi ki yaşını köydeki büyüklere sorduğumuz da 95’ten büyük diyorlardı. 98 de olabilir 100 de olabilir. Köyde şuan babamdan büyük kimse olmadığı için. Abdest alırken düşüp kalçasını kırdı. Röntgenden sonra Sivas’taki hastaneye getirdik ve kalçası kırık değil kemik baya dağılmış dediler. Biz daha ayağa kalkamayacağını düşündük. Ameliyattan 2 gün sonra yürümeye başladı. Şuan da çok şükür iyi ama iyileşeceğinden hiç umudumuz yoktu. Tereyağını bizler yiyemiyoruz ama babam kaşık kaşık tereyağı yiyor. Dokunmuyor mu diye sorduğumuz da ‘bunda ne var ki, tereyağı dokunur mu?’ diyor" ifadelerine yer verdi.



95 yaşındaki Mahmut dede, sağlıklı yaşamın sırrının süt ürünleri olduğunu söyledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van 32 yıllık ayakkabı ustasının çırak sitemi: "Eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz" Van’da 32 yıldır mülki amirlere özel ayakkabı üreten ve eskiyenleri ekonomiye kazandıran Fikret Kaya, gençlerin "elim kirleniyor" diyerek mesleğe ilgi göstermemesinden dert yanarak zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Van’ın İpekyolu ilçesinde yarım asrı geride bırakan ömrünün 32 yılını ayakkabı tezgahının başında geçiren Fikret Kaya, gelişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Çıraklıktan başladığı ayakkabıcılık mesleğini 32 yıldır aralıksız sürdüren Fikret Kaya, değişen teknolojiye rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla icra ediyor. Meslek hayatı boyunca el emeğinin yerini fabrikasyona bırakışına tanıklık eden Kaya, bir yandan mülki amirler ve bürokratlar için özel sipariş ayakkabı üretirken bir yandan da eskiyen ayakkabıları aslına uygun şekilde onararak ekonomiye katkı sağlıyor. "Biz eskiyi özlüyoruz" İHA muhabirine konuşan ayakkabı ustası Fikret Kaya, geçmişten bugüne el emeği bittiğini ve her şeyin artık fabrikasyona döndüğünü belirtti. Ayakkabı ustası Kaya, "Teknoloji ve makineler çıkınca hem biz hem de müşterilerimiz rahat etti. Ama yine de biz eskiyi özlüyoruz. Keşke o eski günler olsaydı, keşke eskiye devam edebilseydik. O zorlukları, o sıkıntıları yine görseydik; ama maalesef o günlere geri dönemiyoruz. Bugünün teknolojisi bunu gerektiriyormuş, biz de bu teknolojiyle devam ediyoruz" dedi. "Bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz" Eski yıllarda mesleklerine olan ilginin daha fazla olduğunu ve bu yüzden çırak bulma sorunlarının olmadığını hatırlatan Kaya, "Eskiden en azından 3-5 tane çırak çalıştırıyorduk, şimdi ise bir tane bile bulamıyoruz. Mesleğe rağbet yok. Rağbet olmadığı için ileride bu mesleğin büyük sıkıntılar yaşayacağını görüyorum. Hem kendi mesleğimize hem de diğer mesleklere bakıyorum; genel olarak büyük bir sıkıntı var. Özellikle bizim mesleğimizde artık çırak yetiştiremiyoruz. Gelen çırak da 3-5 gün çalışıp bırakıp gidiyor. ’Usta, bu benim işim değil’ diyor ve bir daha gelmiyor. Babasını arıyorum, ’Oğlun işe niye gelmedi?’ diye soruyorum; ’Vallahi benim oğlum bu işi yapmayacak, bu iş kirlidir; eli kirleniyor, boya oluyor’ diyor. Oysa eli kirlenmeyenin karnı tok olmaz. Mecburuz ama maalesef çırak bulamadığımız için yetiştiremiyoruz. Korkarım ki bu gidişle mesleğimiz ölüyor" diye konuştu. Eski ayakkabıları tamir ederek bir yandan geri dönüşüme katkı sağladıklarını dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa geri dönüşüme büyük katkı sağlıyoruz. Çok şükür, çok güzel tadilat ve tamiratlar yapıyoruz. Yaptığımız işlemler hiç belli olmuyor; orijinali neyse, aynı şekilde onarıp müşterilerimize teslim ediyoruz. Ayrıca bürokrat kesimine, mülki amirlerimize ve büyüklerimize özel sipariş üzerine ayakkabı yapmaya da devam ediyoruz."