SAĞLIK - 10 Eylül 2025 Çarşamba 10:05

Akran zorbalığı çocukları intihara sürükleyebilir

A
A
A
Akran zorbalığı çocukları intihara sürükleyebilir

Uzman Klinik Psikolog Kerime Begüm Özkaya, okulların açılmasıyla birlikte akran zorbalığına maruz kalan çocukların psikolojik sorunlar yaşayabileceğini belirterek, "Çocukların huzuru bozulduğunda ve kendilerini yalnız hissettiklerinde, bu süreç intihara kadar gidebilir" dedi.


Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte çalan ders zili, sınıfları doldururken aynı zamanda büyük bir sorun olan akran zorbalığı tekrar gündeme geldi. Bir çocuğun bir veya birden fazla akranı tarafından tekrar tekrar ve kasıtlı biçimde kötü muameleye maruz kalması olarak tanımlanan akran zorbalığı, güç kazanma isteği ve ailevi sorunlar gibi nedenlerle hem zorbalığa maruz kalabiliyor hem de zorbalığı uygulayabiliyor. Sadece bir defalık tartışma veya kavga olarak değerlendirilmemesi gereken bu durum, fiziksel, psikolojik, sosyal ve duygusal zorbalık olmak üzere farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Zorbalığa maruz kalan çocukların yaşadığı psikolojik etkiler, kısa vadede okul başarısının düşmesinden gelecek yaşantısına kadar uzanırken, uzun vadede çok daha ağır sonuçlara neden olabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Uzman Klinik Psikolog Kerime Begüm Özkaya, okullarda öğretmenlere, evlerde ise anne babalara büyük sorumluluk düştüğünü belirterek, zorbalığın fark edilmezse çocukların kendilerine zarar verme, intihar etme, arkadaşlarına kötü davranma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabileceğini vurguladı.



"Sistemli olumsuz davranışlardır"


Akran zorbalığının her yaşta görülebileceğini belirten Kerime Begüm Özkaya, "Akran zorbalığı, bir çocuğun bir veya daha fazla akranı tarafından tekrar tekrar ve kasıtlı biçimde kötü muameleye maruz kaldığı bir istismar türüdür. Genel olarak fiziksel, psikolojik, ruhsal ve duygusal zorbalık olarak bilinmektedir. Sadece bir kez yapılan tartışma ya da kavga değil, sistemli ve süreklilik gösteren olumsuz davranışlardır. Her yaş grubunda görülür ama 7-15 yaş arasındaki çocuklarda sıklıkla karşımıza çıkar. Nedenleri arasında çocuklar arası kendini güçlü gösterme çabası, ailevi sorunlar, öfke kontrolsüzlüğü, çocuğun kendi öfkesini kontrol edemeyip etrafındaki çocuklara zarar vermesi yer alır. Çocuklar sosyal medyada kendilerine bir karakter belirleyebilir ve belirledikleri karakteri yansıtabilmek adına onun kötü hareket ve davranışlarını tekrar edebilir. Medyada şiddetin normalleştirilmesi, cinsiyet kalıpları, arkadaş gruplarında güç, popülerlik ve baskın olma isteği de nedenleri arasında bulunmaktadır" dedi.



"Sınır koymayı öğretmelilerdir"


Özkaya, akran zorbalığı konusunda bilinçli olunması gerektiğine dikkat çekerek, "Zorbalığa maruz kalan çocuklarda kaygı, depresyon, özgüven kaybı, okula gitmek istememe, akademik başarının düşmesi, sosyal çekilme ve yalnızlık görülür. Uyku ve iştah bozuklukları sıklıkla karşımıza çıkar. Okulla ilgili konular sorulduğunda öfke, nefret ya da sessiz kalma gibi davranışlarda bulunabilir. Ani ses ve olaylarda kendini korumaya çalışmak, savunma pozisyonu almak, aşırı içine kapanma veya aşırı öfke durumları gözlemlenebilir. Okullarda öğretmenlere, evlerde ise anne babalara büyük sorumluluk düşmektedir. En temel görev, öğretmenlerin ve ailelerin bilinçli bir şekilde bu durumlara müdahale etmesidir. Okullarda verilen eğitimlerde öğretmenler, ebeveynler ve öğrenciler bu konuda bilinçlendirilmeli, çözüm için iletişim kurulabilecek kurumlar anlatılmalıdır. Ders aralarında öğrenciler gözlemlenmeli, muhtemel bir durumda öğretmenler tarafından müdahale edilmelidir. Aileler, çocuklarıyla akran zorbalığı hakkında konuşurken hassas ve destekleyici bir yaklaşım benimsemeli, çocuklara ‘hayır’ demeyi ve sınır koymayı öğretmelidir. Açık iletişim kurmaları teşvik edilmeli, zorbalıkla karşılaştıklarında aileleriyle rahatça konuşabilecekleri bir diyalog ortamı oluşturulmalıdır. Çocukların ihtiyaç duydukları duygusal destek sağlanmalı ve ‘Biz senin yanındayız’ mesajı verilmelidir" diye konuştu.



"Kendine zarar verebilir"


Zorbalığı yapan çocuğun da en az maruz kalan çocuk kadar yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyen Özkaya, "Sosyal becerilerini geliştirecek etkinliklere, spor ve sanat gibi alanlara yönlendirilmeli, gerektiğinde psikolojik destek almaları sağlanmalıdır. Zorbalığı yapan çocuğun da en az maruz kalan çocuk kadar yardıma ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır. Özellikle sosyal medyada akran zorbalığına dair çok sayıda içerik karşımıza çıkmaktadır. Zorbalığın devam ettiğini anne ve baba bunu fark etmediği sürece çocuklar, kendilerine zarar verme, intihar etme, arkadaşlarına kötü davranma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle anne babalar, çocuklarının sosyal medyada neler izlediğini ve nelere baktığını takip etmeyi bırakmamalı, onların güven içinde hayatlarına devam edebilmeleri için ellerinden geleni yapmalıdır. Özellikle 7-15 yaş arasındaki çocuklar akran zorbalığına maruz kaldığında ilerleyen yaşlarında depresyon, kaygı, özgüven problemleri gibi sıkıntılar yaşayabilir, hatta bunun daha ileri boyutu olan kendine zarar verme durumlarıyla karşılaşılabilir" şeklinde konuştu.



Akran zorbalığı çocukları intihara sürükleyebilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Diyadin köyünden başkente uzanan büyük hayal gerçek oldu Ağrı’nın Diyadin ilçesine bağlı Yukarı Satıcılar Köyü İlkokulu öğrencileri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla hayatlarında ilk kez gerçekleştirdikleri Ankara gezisiyle unutulmaz anılar biriktirdi Küçük yaşlarına rağmen büyük bir heyecan yaşayan öğrenciler, başkent Ankara’yı görmenin mutluluğunu doyasıya yaşadı. Öğretmenleri eşliğinde düzenlenen gezi kapsamında öğrenciler, Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere Anıtkabir ve başkentin önemli tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Derslerde öğrendikleri bilgileri yerinde görme fırsatı bulan minikler, 23 Nisan’ın anlam ve önemini yaşayarak öğrenmenin ayrıcalığını hissetti. Özellikle Anıtkabir ziyareti sırasında duygu dolu anlar yaşayan öğrenciler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan sevgi ve minnetlerini ifade etti. İlk kez bu kadar büyük bir şehri gören çocuklar, gördükleri karşısında hem şaşkınlık hem de mutluluk yaşadı. Yolculuk boyunca arkadaşlarıyla birlikte keyifli vakit geçiren öğrenciler, bu özel günü hayatları boyunca unutamayacaklarını dile getirdi. Geziye katılan öğrenciler, kendilerine bu imkânı sağlayan Diyadin Kaymakamı Furkan Korkusuz, Diyadin İlçe Mili Eğitim Müdürü Remzi Işık ve öğretmenlerine içtenlikle teşekkür etti. Öğrenciler, böyle anlamlı bir günde başkenti görme fırsatı bulmanın kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu ifade ederek, emeği geçen herkese minnettarlıklarını dile getirdi. Veliler de çocuklarının böyle özel bir deneyim yaşamasından dolayı büyük bir sevinç duyduklarını belirterek, gerçekleştirilen bu anlamlı organizasyonun öğrencilerin hem ufkunu genişlettiğini hem de özgüvenlerini artırdığını ifade etti. Yukarı Satıcılar Köyü İlkokulu öğrencileri, 23 Nisan coşkusunu başkentte yaşayarak sadece bir geziye değil, aynı zamanda hayatlarına yön verecek bir deneyime imza attı.
Bursa Şehrin hikayesini Nilüferli çocuklar çizdi Nilüferli çocuklar, "Şehir Sen Kimsin?" atölyesinde yaptıkları seramik pano ile kentlerini anlattı. 23 Nisan etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen eser, Altınşehir Gençlik Merkezi’nin duvarında yerini aldı. 2025 yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Şehir Sen Kimsin?" atölyesinde, Nilüfer’de yaşayan 44 çocuk, kente dair algılarını çizdiler. Bu yıl da çocukların çizimleri seramik panoda hayat buldu. Altınşehir Gençlik Merkezi’nin duvarına bulunan eserin açılışı Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, çocuklar, eğitmenler, velilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Okan Şahin, "‘Şehir Sen Kimsin?’ Aslında bu, koskoca bir soru. Biz de, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda bu soruyu Nilüfer’de yaşayan 44 çocuğumuza sorduk. Onlar cevabı tek tek vermek yerine, hep birlikte vermeyi seçti. Kentlerini anlattılar. Her biri kendi mahallesini, sokağını, anısını bu panoya bıraktı" dedi. Panonun aynı zamanda ortak bir hafıza olduğunu dile getiren Şahin, "Bir yanda bir çocuğun en sevdiği park. Bir yanda bir başkasının okul yolu. Bir köşede en güzel oyunların oynandığı sokak. Tek tek bakınca küçük hatıralar; bir arada bakınca koskoca bir şehir. Buradan geçen her Nilüferli, bir çocuğun gözünden kendi şehrine bakma şansı bulacak" dedi. Nilüfer’de çocukların sözünü duymanın değerini bildiklerini anlatan Şahin, "Geçtiğimiz yıl Badırga Mahallesi’ndeki çocuklarımız köylerinin kültürel mirasını seramiğe işledi. Bizim Ev’deki özel ihtiyaç sahibi gençlerimiz, 770 parçalık Bursa silüetini tek tek birleştirmişti. Nilüfer’in en güzel yanı bu: Çocuklar burada yalnızca büyümez. Söz söyler, iz bırakır, eser bırakır" diye konuştu. Şahin, çocuklara ve eğitmenlere emekleri için teşekkür etti.
Erzurum Kaymakam Kızılgüneş, miniklerle doktor önlüğü giydi Erzurum’un Palandöken ilçesinde, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Haftası kapsamında "23 Nisan Çocuk Köyü" etkinliği düzenlendi. Mümtaz Turhan Anadolu Lisesi Spor Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Palandöken ilçesinde eğitim gören ilkokul öğrencileri katıldı. Çocuklar, etkinlik kapsamında farklı meslekleri yakından tanıma ve deneyimleme imkânı buldu. 23 Nisan Çocuk Köyü’nde postane, itfaiye, pastane, kitabevi, akvaryum, tamirci, benzin istasyonu, polis merkezi ve hastane gibi çeşitli meslek alanları oluşturuldu. Öğrenciler, bu alanlarda ilgili kostümleri giyerek uygulamalı etkinliklere katıldı. Etkinliğe giriş yapan öğrencilere ilk olarak "Emlak Katılım" standında alışveriş çeki verildi. Çeklerini alan öğrenciler, daha sonra meslek stantlarını ziyaret ederek polis, itfaiye eri, doktor, pastacı ve kitabevi görevlisi gibi farklı meslekleri deneyimledi. Programa Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Seyfullah Karapınar da katıldı. Kaymakam Kızılgüneş, meslek stantlarını tek tek dolaşıp öğrencilerle yakından ilgilendi. Hastane standında öğrencilerle birlikte doktor önlüğü giyen Kızılgüneş, çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Kaymakam Yunus Kızılgüneş, çocukların geleceğin teminatı olduğunu belirterek, "Çocuklarımız bizim geleceğimiz ve yarınlarımızdır. Bu nedenle bugünkü etkinlik, çocuklarımızın geleceğini şekillendirmede oldukça etkili olacaktır." dedi. Etkinlikte Kaymakam Kızılgüneş, Başöğretmen İlkokulu öğrencilerine sertifika ve hediyelerini de takdim etti.