KÜLTÜR SANAT - 11 Ekim 2025 Cumartesi 11:33

Demir yollarından emekli oldu, hiç bitmeyen tren sevgisini yaptığı tablolarda yaşatıyor

A
A
A
Demir yollarından emekli oldu, hiç bitmeyen tren sevgisini yaptığı tablolarda yaşatıyor

Sivas’ta çocukluğundan beri trenlerle iç içe olan ve 33 yıl Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda (TCDD) çalışan Arif Sayyar, emekli olduktan soınra tren sevgisini yaptığı yağlıboya tablolarda yaşatıyor.


Hayatı trenlerle geçen Arif Sayyar, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda görevli bir memurun çocuğu olarak dünyaya geldi. 4 yaşından bu yana trenlerle iç içe olan Sayar, 33 yıl TCDD’de farklı birimlerde görev yaptı. İstasyon şefi olarak emekli olan Sayyar, içindeki tren sevgisini şimdi yaptığı tablolarda yaşatıyor. Gençliğinden bu yana resimle ilgilenen Arif Sayyar’ın eserlerindeki ana temayı trenler oluşturuyor.


Arif Sayyar, öğretmenin bir sözü üzerine resim yapmaya başladığını belirterek, "Devlet Demir Yolları’nda babam memurdu, ben de baba mesleğini devam ettirdim ve emekli oldum. Resim sanatına 5. sınıfın son döneminde tatsız bir anı ile başladım. Öğretmenim kulağımı çekti, ‘Sen ne kadar yeteneksizsin, senin gibisini görmedim’ dedi. Bu olay beni kamçılamıştı. Daha sonrasında branşı resim olan bir öğretmenimin dikkatini çektim. İlk derste ‘Oğlum sen bekle, seni yetiştireyim’ sözleriyle başladı serüvenim. O zamanlar pazar günleri tatil vardı. Ben hocanın derslerine gitmedim, resim dersi almaktansa demir yollarına girdim. 33 yıl çalışıp emekli oldum" dedi.



"Demir yolları geçmişini geleceğe taşıyorum"


Eserleriyle özellikle demiryolu geçmişini geleceğe taşımayı hedefleyen Arif Sayyar, "Sanatta bir hedefim, bir amacım var. Nasıl ki tarihçiler eski olayları geleceğe taşıyor, ben de fırçamla geçmiş kültürümüzü, Anadolu köy yaşantısını veya demir yollarını, demir yollarının nereden nereye geldiğini kronolojik bir çalışmayla sergilemeye çalışıyorum. Bugüne kadar ne kadar çalıştım bilmiyorum ama 365 günün bayramları hariç her gün çalışırım. Fırçayla eskiyi geleceğe taşıyorum. Bundan 20 sene sonra çocuklara sorsak buharlı trenleri bilmez, gelecekte de kime sorsak bilmeyecek ama biz bu çalışmalarımızla geçmiş tarihimizi geleceğe aktarıyoruz. Hızlı trenlere birden gelmedik. İnsanlar bunları görünce demir yollarının kronolojik tarihini hatırlayacaklar" dedi.


Arif Sayyar, resim eğitimi almadan kendini geliştirdiğini anlatarak, "70 yaşındayım, 60 yıldır da resim yapıyorum. Resim eğitimi almadım, hatta tuval nasıl hazırlanır bilmiyordum. Bizim zamanımızda görsel yayın veya bu işlerin nasıl yapıldığını anlatan kitap ve dergiler de yoktu. Sivas’ta ben tamamen deneme yanılma yoluyla geliştirdim kendimi. En az bin, bin 500 yüzün üzerinde resim çalışmam var. Günlük 10 saat resim çizen birisiyim" şeklinde konuştu.



Demir yollarından emekli oldu, hiç bitmeyen tren sevgisini yaptığı tablolarda yaşatıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ sanat ile bilimi buluşturacak Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. arasında bilim, eğitim, kültür ve sanat alanlarını kapsayan bir işbirliği protokolü imzalandı. Rektörlük binasında gerçekleştirilen törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Güzel Sanatlar Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı ve Dr. Öğr. Üyesi Pelin Elcik Yorgancıoğlu ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir ve Grup Direktörü Nazife Uslu Mumcu katıldı. Araştırma Üniversitesi kimliğiyle sanatta da zirve hedefi Törende konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin 50. yılını geride bırakmış köklü bir araştırma üniversitesi olarak Türkiye’nin en üst liginde yer aldığını vurguladı. Kırıştıoğlu, eğitim kalitesinin ancak ölçülebilir akreditasyonlarla tescillenebileceğini belirterek, sanayicilerin sanata yönelmesinin Bursa’nın sosyal yapısı için hayati önem taşıdığını ifade etti. Sanatın belediyeler veya siyasi yapılardan bağımsız, özgür bir alanda gelişmesi gerektiğini dile getiren Kırıştıoğlu, Bize Proje Geliştirme A.Ş. gibi vizyoner kurumların desteğinin Bursa’yı gerçek bir kültür şehri kimliğine kavuşturacağını ve Güzel Sanatlar Fakültesinin gelişimine büyük ivme katacağını belirtti. "Güzel sanatlar için yeni bir heyecan" Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, böylesine anlamlı bir projenin ortağı olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Liman, üniversitenin sanatsal kapasitesini iş dünyasının vizyonuyla birleştirecek bu tür etkinliklerin, hem öğrenciler hem de Bursa halkı için büyük bir kazanım olacağını ifade ederek iş birliğinin hayırlı olmasını diledi. Katma değer üretecek bir işbirliği Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir, otomotivden teknolojiye, tarımdan müzeciliğe kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, temel felsefelerinin "katma değersiz iş üretmemek" olduğunu söyledi. Geçmişte yaşadıkları bazı aksaklıklara rağmen sanat galerileri ve gösteri merkezleri kurma hedeflerinden vazgeçmediklerini belirten Demir, üniversite ile olan bu birlikteliği sadece bir sponsorluk ilişkisi olarak görmediklerini, bizzat eserin üretim sürecinde yer alarak sahiplenmek istediklerini kaydetti. Demir ayrıca, sanatsal projelerin yanı sıra Türkiye’de bir ilk olacak neodyum mıknatıs yatırımı ve uzay çalışmaları gibi teknik alanlarda da üniversitenin mühendislik birikimiyle istediklerini sözlerine ekledi.
Hatay Misafirliğe geldiği evin camından çıkarak kaybolan genç 13 gündür aranıyor Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayıp camdan çıkarak ortadan kaybolan psikolojik rahatsızlığı olan genç, 13. gününde aranmaya devam ediliyor. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konuldu. Rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanan Çalışkan, 13 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki arama çalışmaları 13. gününde devam ederken, Çalışkan’ın terliği bulundu. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. "Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu" Kardeşine ait olduğu düşünülen terliğin ormanlık alanda bulunduğunu söyleyen ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim 13 gündür kayıp ve şu ana kadar hiçbir ize rastlamadık. Aramalarda en son zaten elbisesi bulundu. AFAD ekiplerinin arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu. En son jandarma ekipleri bizleri aradı ve ’Ormanlara girmeyin, şüpheli bölgelerde arama yapın’ dedi. Şehre inme ihtimaline karşı jandarma ekipleri kamera kayıtlarını inceliyor. Biz de çaresiz bir şekilde bekliyoruz. Babamla birlikte savcılığa gittik ve kardeşimin telefonundaki HTS kayıtları için başvuru yaptık, inceleniyor. Telefonda bazı şifreler var ve bu şifreler çözülmeyi bekliyor. Biz de gelecek umutlu haberi bekliyoruz" dedi. "Ailecek perişan durumdayız" Günlerdir kayıp olan yeğeninden gelecek umutlu haberi bekleyen amca Menduh Çalışkan, "Ben kayıp Uğur’un amcasıyım. Yeğenim için 13 gündür buradayız ve hala Uğur’dan haber alamadık. Bütün yetkililer aramaya devam ediyorlar. Herkesten ve devletten umut bekliyoruz. Ailecek perişan durumdayız. Uğur’dan gelecek umutlu haberi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.