EKONOMİ - 19 Aralık 2024 Perşembe 20:02

Doç. Dr. Yüksel: "Mevcut enflasyon düzeyi yüzde 45 zammı işaret ediyor"

A
A
A
Doç. Dr. Yüksel: "Mevcut enflasyon düzeyi yüzde 45 zammı işaret ediyor"

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abulkadir Yüksel, “2024 yılı enflasyonu şu an için yüzde 47 seviyesinde. Aralık ayı sonu itibarıyla yüzde 45 seviyelerine düşeceğiz. Bu noktada yüzde 45’lik bir zam yapılırsa 2025 yılı asgari ücreti 24 bin 650 TL olur" dedi.


Milyonlarca çalışanı ilgilendiren 2025 yılı asgari ücret zammı gündemin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Enflasyon oranlarının ve kira artışlarının etkisiyle güncel asgari ücretin yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler, Ocak 2025’te yürürlüğe girecek yeni ücretin ne olacağı konusundaki merakı artırıyor. Asgari ücretin sosyal diyalog mekanizması ile belirlendiğini vurgulayan Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abulkadir Yüksel, “2024 yılı enflasyonu şu an için yüzde 47 seviyesinde. Aralık ayı sonu itibarıyla da yüzde 45 seviyelerine düşeceğiz. Bu noktada yüzde 45’lik bir zam yapılırsa 2025 yılı asgari ücreti 24 bin 650 TL olur. Son yorumcuların söylemine göre 2025 yılı enflasyon hedefine göre de artış yapılabileceği söyleniyor, ki ben buna çok ihtimal vermiyorum” şeklinde konuştu.



“Toplumun tamamını ilgilendiren bir konu”


Yüksel, asgari ücretin merakla beklendiğini belirterek, “2025 asgari ücret zammında son durum, çalışan milyonlarca işçinin gündeminde yer alıyor. Enflasyon ve kira zamları nedeniyle güncel asgari ücretin beklentilerin altında kalması sonrasında ocak ayında geçerli olacak olan yeni asgari ücret tutarı merakla bekleniyor. Asgari ücret, devletin çalışanları sermaye karşısında korumak amacıyla ele aldığı en büyük politika aracıdır diyebiliriz. Asgari ücret yönetmeliğinin 4’üncü maddesinde açık bir şekilde belirtilmiştir. Asgari ücret; bir çalışanın konut, giyim, gıda, sağlık, kültür ve ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği minimum ücret tutarıdır. Asgari ücret, sosyal diyalog mekanizması ile belirlenir. Sosyal diyalog mekanizması dediğimiz üçlü yapının yani hükumet, işveren ve işçi temsilcilerinin yer aldığı 15 kişilik Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenir. Aralık ayı içerisinde asgari ücret sonuçlandırılır. TÜİK verileri, yaklaşık 7 milyon asgari ücretli çalışan olduğunu belirtmektedir. Tabii sadece 7 milyonu ilgilendiren bir durum değil, toplumun tamamını ilgilendiren bir konu diyebiliriz” dedi.



“Yüzde 45 civarında artış yapılacağını öngörebiliyoruz”


"Aralık ayı işveren ve işçi açısından çok heyecanlı bir aydır" diyen Yüksel şunları kaydetti:


“İşverenler maliyetlerini hesaplamak için işçiler ise alacağı ücreti öğrenmek için Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun belirleyeceği ücreti merakla bekler. Geçen yıl asgari ücret 17 bin 2 TL olarak belirlenmişti. Bu yıl asgari ücrete yüzde 25’lik bir zam yapılırsa 21 bin 250 TL, yüzde 30’luk bir zaman yapılırsa 22 bin 100 TL, yüzde 35’lik bir zam yapılırsa 22 bin 950 TL olarak hesaplanacak. Fakat Cumhurbaşkanımız ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in son yaptığı açıklamaya bakıldığı zaman ‘mevcut enflasyonun altında ezdirmeyeceğiz’ ibaresi kullanılmakta. 2024 yılı enflasyonu şu an için yüzde 47 seviyesinde. Aralık ayı sonu itibarıyla yüzde 45 seviyelerine düşeceğiz. Bu noktada yüzde 45’lik bir zam yapılırsa 2025 yılı asgari ücreti 24 bin 650 TL olur. Son yorumcuların söylemine göre 2025 yılı enflasyon hedefine göre de artış yapılabileceği söyleniyor, ki ben buna çok ihtimal vermiyorum. Eğer 2025 yılında hedeflenen enflasyona göre artış yapılırsa 20 bin 600 TL civarında olacaktır denilebilir. Sayın bakanın açıklamasından önce benim kendi yorumum yüzde 30 civarında artış yapılacağını tahmin ediyordum. Fakat Bakan Şimşek’in TBMM bütçe görüşmelerindeki açıklamasıyla yüzde 45 artacağını öngörebiliyoruz.”



Doç. Dr. Yüksel: "Mevcut enflasyon düzeyi yüzde 45 zammı işaret ediyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ ve TU12 İş Birliğinde "Yapay zekâ temalı eğitimde iyi örnekler çalıştayı" düzenlendi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ve Teknik Üniversiteler Birliği (TU12) iş birliğiyle düzenlenen "Yapay Zeka Temalı Eğitimde İyi Örnekler Çalıştayı" gerçekleştirildi. ETÜ Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Teknolojileri Koordinatörlüğü tarafından bu yıl "Eğitimde Yapay Zeka ve Son Gelişmeler" temasıyla organize edilen çalıştayda, eğitim süreçlerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin güncel gelişmeler ile yükseköğretimde dijital dönüşüm süreci ele alındı. Prof. Dr. Muammer Yaylalı Konferans Salonu’nda düzenlenen çalıştayın açılış programına ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın yanı sıra Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Konya Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ender Ciğeroğlu, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, akademisyenler ve öğrenciler katıldı Rektör Çakmak: Yapay zekâ üniversiteler için bir yönetişim meselesidir Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme değil, yükseköğretim kurumları açısından aynı zamanda pedagojik, etik ve kurumsal bir dönüşüm alanı olduğunu vurguladı. Yapay zekânın eğitimden araştırmaya, kurumsal karar alma süreçlerinden akademik üretime kadar üniversitelerin tüm bileşenlerini etkileyen yeni bir paradigma sunduğunu ifade eden Çakmak, yükseköğretimde asıl meselenin yalnızca yeni araçların kullanımı olmadığını, bu teknolojilerin insan iradesi, akademik dürüstlük, veri güvenliği ve etik sorumluluk çerçevesinde nasıl yönetileceği olduğunu dile getirdi. ETÜ’nün yapay zekâ alanındaki yaklaşımını yalnızca teknolojiye uyum sağlama çabası olarak görmediklerini kaydeden Çakmak, üniversite bünyesinde yürütülen dijital dönüşüm sürecinin yapay zekâ teknolojileriyle daha da güçlendirildiğini ifade etti. Bu kapsamda öğretim elemanları ve öğrencilere yönelik farkındalık eğitimleri düzenlendiğini, yapay zekâ kullanımına ilişkin kurumsal ilkelerin oluşturulduğunu ve etik temelli bir kullanım anlayışının benimsendiğini belirtti. Üniversitenin geliştirdiği kurum içi yapay zekâ ajanı "ETÜ Bilge"ye de değinen Çakmak, sistemin kurumsal bilgi birikimini daha erişilebilir ve güvenli hâle getirmeyi amaçladığını belirterek, yapay zekânın karar verici değil, karar destek mekanizması olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Rektör Mantar: Yapay zekâ tek bir disiplinin konusu değil Açılış programında konuşan Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar ise yapay zekânın yalnızca bilgisayar ya da mühendislik alanlarına özgü bir teknoloji olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Yapay zekânın farklı disiplinleri yatay şekilde kesen dönüştürücü bir alan olduğuna dikkat çeken Mantar, yükseköğretim kurumlarının öğrencilerini bu yeni döneme hazırlamak zorunda olduğunu belirtti. Yapay zekânın yasaklanması yerine bilinçli ve etkin kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini dile getiren Mantar, öğrencilerin bu araçları doğru kullanabilme, sorgulama ve doğrulama becerileriyle donatılmasının önemine vurgu yaptı. Üniversitelerde eğitim anlayışının değişmekte olduğuna işaret eden Mantar, geleceğin eğitim modelinde akademisyenlerin bilgi aktaran rolünün yanında daha fazla rehberlik ve mentörlük fonksiyonu üstleneceğini ifade ederek, yapay zekânın ölçme-değerlendirme süreçlerinden araştırmaya kadar pek çok alanda önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Prof. Dr. Engin: Önce insan, ardından yapay zekâ Yıldız Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeref Naci Engin de konuşmasında, yapay zekâ teknolojilerinin etkin kullanımında insan faktörünün belirleyici olduğuna dikkat çekti. Yapay zekânın güçlü bir bilişsel araç olduğunu ancak verimli kullanımının kullanıcıların entelektüel donanımı, eleştirel düşünme becerisi ve etik yaklaşımıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Engin, teknolojinin merkezinde insanın yer alması gerektiğini vurguladı. Öğrencilerin yalnızca yapay zekâ araçlarını kullanmayı değil, aynı zamanda bu araçların ürettiği bilgileri sorgulamayı, doğrulamayı ve akademik dürüstlük ilkeleri çerçevesinde değerlendirmeyi öğrenmesi gerektiğini ifade eden Engin, yükseköğretimde yapay zekâ okuryazarlığının giderek daha büyük önem kazandığını kaydetti. Çalıştay oturumlarla devam etti Açılış programının ardından çalıştay, yapay zekânın eğitim süreçlerinde kullanımına ilişkin iyi örneklerin paylaşıldığı oturumlarla devam etti. Akademisyenler tarafından sunulan bildirilerde, eğitimde yapay zekâ uygulamaları, dijital öğrenme deneyimleri ve yükseköğretimde dönüşüm süreçleri farklı boyutlarıyla ele alınırken, günün sonunda gerçekleştirilen değerlendirme oturumunda ise geleceğe yönelik öneriler paylaşıldı.