SAĞLIK - 11 Ekim 2025 Cumartesi 10:41

Doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizlerde her 5 kişiden 1’i ruhsal sağlık sorunu yaşıyor

A
A
A
Doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizlerde her 5 kişiden 1’i ruhsal sağlık sorunu yaşıyor

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında görevli Doç. Dr. Yavuz Yılmaz, doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizler ve halk sağlığı acil durumlarının yalnızca fiziksel değil, derin psikolojik etkilere de sebep olduğunu belirterek, "Araştırmalar, bu tür krizler sırasında her 5 kişiden 1’inin ruhsal sağlık sorunu yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle felaket ve acil durumlarda bireylerin ruh sağlığı hizmetlerine erişimini sağlamak yalnızca önemli değil, aynı zamanda yaşam kurtarıcı bir müdahale niteliği taşımaktadır" dedi.


Doç. Dr. Yavuz Yılmaz, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün ruh sağlığının bireysel ve toplumsal iyilik halinin temel bir bileşeni olduğunu vurgulamak amacıyla kutlandığını belirtti. Yılmaz, "Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu (WFMH) tarafından 2025 yılı için belirlenen resmi tema, ‘Hizmetlere Erişim-Felaket ve Acil Durumlarda Ruh Sağlığı’ olmuştur. Bu tema, afetler, çatışmalar, salgınlar ve diğer insani krizler karşısında ruh sağlığı hizmetlerine erişimin önemine dikkat çekmektedir. Doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizler ve halk sağlığı acil durumları yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda derin psikolojik etkiler de oluşturmaktadır. Araştırmalar, bu tür krizler sırasında her 5 kişiden 1’inin ruhsal sağlık sorunu yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle felaket ve acil durumlarda bireylerin ruh sağlığı hizmetlerine erişimini sağlamak yalnızca önemli değil, aynı zamanda yaşam kurtarıcı bir müdahale niteliği taşımaktadır" dedi.


Ruhsal destek hizmetlerinin insanların duygusal dayanıklılığını güçlendirdiğini ve bireylerin yanı sıra toplumların da yeniden yapılanma sürecine katkı sağladığını kaydeden Yılmaz, "Bu doğrultuda sağlık ve sosyal hizmet kurumları, eğitim alanları ve toplum örgütleri el ele vererek özellikle en savunmasız bireylerin ihtiyaç duydukları desteğe ulaşabilmelerini sağlamalıdır. Kanıta dayalı ve toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerine yatırım yapmak, kriz anlarında etkili bir destek sunmanın yanı sıra uzun vadeli iyileşmeyi ve toplumsal dayanıklılığı da güçlendirecektir. Bu özel günde, hep birlikte ruh sağlığının herkes için değerli, korunan ve erişilebilir olduğu bir dünya için farkındalığımızı ve çabalarımızı artırmalı; dayanışma, empati ve iyileşmeyi temel alan bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Ruh sağlığı, insan onurunun ve toplumsal iyileşmenin vazgeçilmez unsurudur" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ sanat ile bilimi buluşturacak Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. arasında bilim, eğitim, kültür ve sanat alanlarını kapsayan bir işbirliği protokolü imzalandı. Rektörlük binasında gerçekleştirilen törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Güzel Sanatlar Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı ve Dr. Öğr. Üyesi Pelin Elcik Yorgancıoğlu ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir ve Grup Direktörü Nazife Uslu Mumcu katıldı. Araştırma Üniversitesi kimliğiyle sanatta da zirve hedefi Törende konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin 50. yılını geride bırakmış köklü bir araştırma üniversitesi olarak Türkiye’nin en üst liginde yer aldığını vurguladı. Kırıştıoğlu, eğitim kalitesinin ancak ölçülebilir akreditasyonlarla tescillenebileceğini belirterek, sanayicilerin sanata yönelmesinin Bursa’nın sosyal yapısı için hayati önem taşıdığını ifade etti. Sanatın belediyeler veya siyasi yapılardan bağımsız, özgür bir alanda gelişmesi gerektiğini dile getiren Kırıştıoğlu, Bize Proje Geliştirme A.Ş. gibi vizyoner kurumların desteğinin Bursa’yı gerçek bir kültür şehri kimliğine kavuşturacağını ve Güzel Sanatlar Fakültesinin gelişimine büyük ivme katacağını belirtti. "Güzel sanatlar için yeni bir heyecan" Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, böylesine anlamlı bir projenin ortağı olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Liman, üniversitenin sanatsal kapasitesini iş dünyasının vizyonuyla birleştirecek bu tür etkinliklerin, hem öğrenciler hem de Bursa halkı için büyük bir kazanım olacağını ifade ederek iş birliğinin hayırlı olmasını diledi. Katma değer üretecek bir işbirliği Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir, otomotivden teknolojiye, tarımdan müzeciliğe kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, temel felsefelerinin "katma değersiz iş üretmemek" olduğunu söyledi. Geçmişte yaşadıkları bazı aksaklıklara rağmen sanat galerileri ve gösteri merkezleri kurma hedeflerinden vazgeçmediklerini belirten Demir, üniversite ile olan bu birlikteliği sadece bir sponsorluk ilişkisi olarak görmediklerini, bizzat eserin üretim sürecinde yer alarak sahiplenmek istediklerini kaydetti. Demir ayrıca, sanatsal projelerin yanı sıra Türkiye’de bir ilk olacak neodyum mıknatıs yatırımı ve uzay çalışmaları gibi teknik alanlarda da üniversitenin mühendislik birikimiyle istediklerini sözlerine ekledi.
Hatay Misafirliğe geldiği evin camından çıkarak kaybolan genç 13 gündür aranıyor Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayıp camdan çıkarak ortadan kaybolan psikolojik rahatsızlığı olan genç, 13. gününde aranmaya devam ediliyor. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konuldu. Rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanan Çalışkan, 13 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki arama çalışmaları 13. gününde devam ederken, Çalışkan’ın terliği bulundu. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. "Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu" Kardeşine ait olduğu düşünülen terliğin ormanlık alanda bulunduğunu söyleyen ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim 13 gündür kayıp ve şu ana kadar hiçbir ize rastlamadık. Aramalarda en son zaten elbisesi bulundu. AFAD ekiplerinin arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu. En son jandarma ekipleri bizleri aradı ve ’Ormanlara girmeyin, şüpheli bölgelerde arama yapın’ dedi. Şehre inme ihtimaline karşı jandarma ekipleri kamera kayıtlarını inceliyor. Biz de çaresiz bir şekilde bekliyoruz. Babamla birlikte savcılığa gittik ve kardeşimin telefonundaki HTS kayıtları için başvuru yaptık, inceleniyor. Telefonda bazı şifreler var ve bu şifreler çözülmeyi bekliyor. Biz de gelecek umutlu haberi bekliyoruz" dedi. "Ailecek perişan durumdayız" Günlerdir kayıp olan yeğeninden gelecek umutlu haberi bekleyen amca Menduh Çalışkan, "Ben kayıp Uğur’un amcasıyım. Yeğenim için 13 gündür buradayız ve hala Uğur’dan haber alamadık. Bütün yetkililer aramaya devam ediyorlar. Herkesten ve devletten umut bekliyoruz. Ailecek perişan durumdayız. Uğur’dan gelecek umutlu haberi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.