ASAYİŞ - 05 Eylül 2025 Cuma 11:26

Elleri bağlanıp boğazları kesilen kardeşlerin davasında ilk duruşma görüldü

A
A
A
Elleri bağlanıp boğazları kesilen kardeşlerin davasında ilk duruşma görüldü

Sivas’ta elleri bağlanıp boğazları kesilerek öldürülen Umutcan ve milli sporcu Melisa Şimşek kardeşlerin cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez’in yargılanmasına başlanıldı, anne Aşyegül Şimşek katil için idam istedi.


Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülün ilk duruşmada Şimşek ailesinin avukatı, aile mensupları ve tanıklar hazır bulundu. Ölen gençlerin annesi Ayşegül Şimşek duruşmaya üzerinde çocuklarının resmi bulunun tişörtle katıldı. Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan ancak Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesine sevk edilen cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez duruşmaya katılmadı. Sönmez’in Mesila Şimşek’e yönelik, ‘çocuğa karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikle kasten adam öldürme", Umutcan Şimşek’e karşı da "tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davada sanık avukatı sessiz kaldı. Acılı anne Aşyegül Şimşek, çocuklarının katili için idam istedi. Şimşek ayrıca konuyla ilgili olarak yıllardır kendisinden haber alınamayan kocası ve çocuklarının babası Uğur Şimşek’in kardeşlerinin de dinlenmesini istedi. Şimşek katili hiçbir şekilde tanımadıklarını da ifade etti. Mağdur tarafın avukatı, cinayet zanlısı ile ölen bocukların babası Uğur Şimşek arasında, 500 bin liralık bir çek itilafı yüzünden geçmişte Ankara Batı Adliyesi’nde görülen dava dosyasının mahkemece incelenmesini talep etti. Duruşma Uğur Şimşek’in kardeşlerinin dinlenmesi ve istenilen dosyanın incelenmesi için 1 Ekim tarihine ertelendi.


Bağrışmaları duyup korkudan kapıya çıkmamışlar


Mahkemede tanık olarak dinlenen komşulardan biri, 21.35 sularında bağrışma seslerini duyduklarını, kızın ‘yapma, yapma’ diyerek bağırıp kapıyı yumrukladığını ancak korktukları için kapıya çıkamadıklarını belirtti.


Çocuklarının katili için idam isteri


Duruşma çıkışı basın mensuplarına açıklama yapan anne Şimşek, çocuklarının katili için idam talep ederek, "Adalet yerini bulsun diye istedik. Sanık zaten duruşmaya gelmedi. Kaçıyor mu tam ne olduğunu anlamadım. Adalet gereken cezayı veremiyorsa, adamı bize versinler. Biz gereken cezayı yerine getiririz. Ama biz adalete güveniyoruz. Duruşma da adalet istedim. Bu işin arkasında kim varsa onları da bulsunlar. Ben bu adamın bu işi tek başına yaptığını düşünmüyorum. Bu adam için duruşmada idam istedim. Bize bu adamı versinler ve ibreti alem için meydanda sallandıralım. Her gün bir çocuk ölüyor. Bunların yaşaması ve nefes alması bir hatadır." Dedi.


Olay, 6 Mayıs 2025 tarihinde gece yarısı Kılavuz Mahallesi 55. Sokak’taki bir apartmanda yaşanmıştı. Umutcan (22) ve milli sporcu Melisa Şimşek (16) adlı kardeşler, anneleri tarafından evde boğazları kesilerek öldürülmüş olarak bulunmuştu. Melisa Şimşek’in öldürülmeden önce ellerinin bağlandığı belirlenmişti. Olayın ardından, Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından titizlikle yürütülen takip ve 25 saatlik kamera kaydının incelenmesi sonucu cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez (34) 24 saat geçmeden Ankara’da yakalanmıştı.



Elleri bağlanıp boğazları kesilen kardeşlerin davasında ilk duruşma görüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Yıldırım’da miniklerin tekne orucu heyecanı Yıldırım Belediyesi, Ramazan’ın manevi coşkusunu çocuklara yaşatmak için tekne orucu iftarı düzenledi. Oruç tutmanın mutluluğunu yaşayan minikler, arkadaşlarıyla birlikte iftar yaptı. Yıldırım Belediyesi, Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşan tekne orucu geleneğini bu Ramazan’da da devam ettiriyor. Yıldırım’da 6-10 yaş arası çocuklar arasında düzenlenen tekne orucu etkinliğine katılan çocuklar, oruç tutmanın heyecanını yaşadı. Çocukları oruç ibadetine alıştırmak ve Ramazan’ın manevi değerini hissetmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikte minikler, öğle namazını müteakip okunan ezanla birlikte tekne oruçlarını açtı. İftarlarını yapan çocuklar daha sonra Yıldırım Belediyesi’nin kendileri için hazırladığı eğlenceli dolu etkinliklere katılarak unutulmaz bir gün geçirdi. Kadim bir gelenek Tekne orucunun kadim bir gelenek olduğunu belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım Belediyesi olarak evlatlarımıza orucu ve ibadeti sevdirmek amacıyla bu yıl da tekne orucu etkinliği düzenledik. Çocuklarımızı erken yaşta ibadete alıştırmak çok önemli. Tekne orucu geleneği ile evlatlarımız hem oruca hem de Ramazan’ın manevi iklimine alışmış oluyorlar. Yarım günlük oruçlarını tutan çocuklarımızı kutluyorum. Ramazan’ın feyzi ve bereketi hanelerimizden eksik olmasın" ifadelerini kullandı. Çocuklarımızın Ramazan ayını sabır, paylaşma ve iyilik bilinciyle dolu, özel bir zaman dilimi olarak hatırlamalarını amaçlıyoruz. "Tekne Orucum" etkinliği ile geleceğimizin teminatı olan yavrularımızın gönüllerinde Ramazan’a dair güzel hatıralar bırakmayı hedefliyoruz. Program içeriği: Ramazan ayı; paylaşmanın, sabrın, şükrün ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı mübarek bir zaman dilimidir. Büyükler için olduğu kadar çocuklarımız için de bu ay; manevi değerlerle tanışma, empati kurma, yardımlaşmayı öğrenme ve ibadet bilinci kazanma açısından önemli bir fırsattır. Özellikle 6-10 yaş aralığındaki çocuklarımızın "tekne orucu" geleneğiyle Ramazan’ı tecrübe etmeleri, onların hem aileleriyle hem de toplumsal değerlerimizle güçlü bir bağ kurmalarına katkı sağlamaktadır. Yıldırım Belediyesi olarak Ramazan ayının manevi iklimini çocuklarımızla buluşturmak amacıyla bu yıl "Tekne Orucum" etkinliğini hayata geçiriyoruz. Etkinlikte, tekne orucu tutan çocuklarımız için Ramazan ayı içerisinde yer alan hafta sonlarında, saat 12.00’de özel bir iftar programı gerçekleştirilecektir. Programımızda geleneksel kültürümüzün vazgeçilmez unsurlarından Karagöz-Hacivat gösterisi, sihirbaz ve palyaço performansları yer alacak; çocuklarımıza balon ve taç dağıtımı yapılacaktır. Hem eğlenceli hem de öğretici içeriklerle zenginleştirilen programımız, Ramazan’ın manevi atmosferini çocuklarımızın dünyasına neşe ve bilinçle taşıyacaktır.
Bursa Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte bir araya gelen kadınlar, eşitlik, barış ve adalet taleplerini dile getirdi. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. "Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız" sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte kadınlar, eşitlik ve direniş sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ve meclis üyeleri ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Korteje, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. Medeni kanun vurgusu Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirten Demir, "Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz" dedi. Demir, açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da değindi. Yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade eden Demir, kadınların ve çocukların güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. "Barışın savunucularıyız" Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, "Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız" şeklinde konuştu. Demir açıklamasını, "Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür" sözleriyle noktaladı. Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle, şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.
Malatya Battalgazi’de 8 Mart’a özel kadın emeği sergisi Battalgazi Belediyesi Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi’nde kursiyerlerin giyim, seramik ve kuaför kurslarında hazırladığı el emeği ürünler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sergilendi. Battalgazi Belediyesi’ne bağlı Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi’nde eğitim alan kadınların hazırladığı ürünler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen sergide bir araya getirildi. Giyim, seramik ve kuaför kurslarında eğitim alan kursiyerlerin yıl boyunca ortaya koyduğu çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Kursiyerlerden Esra Kara, Kadın Yaşam Merkezi’nde kadınların hem üretim yapma hem de kendilerini geliştirme imkânı bulduğunu belirterek Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’a teşekkür etti. Kara, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla hazırlanan sergide kursiyerlerin el emeği ürünlerinin yer aldığını ifade ederek kadınların toplumdaki önemine dikkat çekti. Kara, "Güçlü kadın güçlü toplum demektir. Kadınlar toplumu şekillendiren bireylerdir. Kadının olduğu her yer güzelleşir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun." dedi. Battalgazi Belediyesi Gelinciktepe Kadın Yaşam Merkezi Giyim Öğretmeni Ruhsan Apaydın ise merkezde kadınlara yönelik çeşitli kurslar düzenlendiğini belirterek kadınların hem meslek öğrenebileceği hem de sosyal faaliyetlerde bulunabileceği bir ortam oluşturulduğunu ifade etti. Apaydın, "Merkezimizde giyim, kuaför ve seramik gibi kurslarımız bulunuyor. Kadınlarımızın hazırladığı el emeği ürünleri 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sergide bir araya getirdik. Kadının olduğu her yer güzelleşir. Bu vesileyle tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" diye konuştu.
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden baharı müjdeleyen atölye Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Marteniçka atölyesi’, kadınlara Balkan kökenli geleneksel bir bileklik kültürünü tanıma ve uygulama fırsatı sundu. Atölye çalışmalarıyla Osmangazi’deki vatandaşları üretime ve kültürel paylaşımına teşvik ederek, kent yaşamına değer katan Osmangazi Belediyesi, baharın gelişini müjdeleyen ‘Marteniçka Atölyesi’ni gerçekleştirdi. Demirtaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen atölyede kadınlar, marteniçka bilekliklerini yaparak el becerilerini geliştirme şansı buldu. Samimi ve keyifli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte kadınlar, marteniçka geleneğinin kökeni, anlamı ve Balkan kültüründeki yeri hakkında da bilgilendirildi. "Baharın gelişini semboller" 1 Mart’tan itibaren baharın gelişini müjdeleyen bir Balkan kültürü olan marteniçkanın yapımına ilişkin keyif dolu bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Marteniçka Atölyesi Eğitmeni Ece Gündüz, geleneğe ilişkin verdiği bilgilerde "Marteniçka, Balkanlar’dan gelen, baharın gelişini sembolleyen bir bileklik kültürüdür. Kırmızı ve beyaz renklerindedir. Kırmızı rengi, sağlığı, bolluğu ve bereketi sembolize ederken, beyaz rengi de saflığı ve uzun ömürlülüğü sembolize eder. Bu bilekliği bileğimize takarız ve sonrasında bir leyleği gördüğümüzde, bilekliği bir ağaç dalına asarız." ifadelerini kullandı. Eğitmen Ece Gündüz, desteklerinden ötürü Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a da teşekkürlerini sunarak, baharın bolluk, bereket ve sevgiyle geçmesi temennisinde bulundu. Atölyeye katılan kadınlar da, etkinliğin kendileri için hem öğretici hem de keyifli geçtiğini ifade ederek Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.