SAĞLIK - 15 Mayıs 2026 Cuma 12:08

Günlük 5 gramdan fazla tuz tüketilmemeli

A
A
A
Günlük 5 gramdan fazla tuz tüketilmemeli

Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi gerektiğini ifade ederek, "Fazla tuz tüketilmesi hipertansiyona, ödeme, inmeye, kalp ve böbrek hastalıklarına neden olur" uyarısında bulundu.


Sivas Numune Hastanesi’nde görevli Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi gerektiğini ifade eden Timuçin, fazla tuz kullanımının zararlarına dikkat çekti. Tuzun mutfakların vazgeçilmez bir parçası olarak görülse de aslında sağlığı tehdit eden sessiz bir tehlike olduğunu söyleyen Timuçin, "Vücudumuzda sıvı dengesinin ve buna bağlı olarak kan basıncının düzenlenmesinde, asit-baz dengesinin sağlanmasında ve sinir-kas sisteminin çalışmasında tuzun önemli görevleri bulunmaktadır. Günlük tuz tüketimi 5 gramı, yani yaklaşık bir silme tatlı kaşığını geçmemelidir. Fazla tuz tüketilmesi hipertansiyona, ödeme, inmeye, kalp ve böbrek hastalıklarına neden olur" dedi.



"Fazla tuz tüketilmesi durumunda kalp sağlığı tehlikeye girer"


Fazla tuz tüketilmesinin böbrek sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Uzm. Dr. Timuçin, "Böbrekler vücuttaki sıvı dengesi ve kan basıncını düzenleyen ana merkezlerdir. Gereğinden fazla tuz tüketilmesi durumunda vücut bu tuzu seyreltebilmek için fazla su tutmaya başlar sonuçta hipertansiyona, vücutta şişlik oluşmasına ve böbrek süzme ünitelerinin hasar görmesine yol açar. Özellikle altta yatan bir böbrek hastalığı varsa fazla tuz tüketilmesi böbrek hastalığının ilerlemesine ve böbrek çalışma yüzdesinin azalmasına sebep olur. Yine fazla tuz tüketilmesi durumunda kalp sağlığı ciddi şekilde tehlikeye girer, tuz damarların içine fazla sıvı çekilmesine sebep olarak kalbin bu sıvıyı atmak için daha fazla efor harcamasına sebep olur. Böylelikle kalbin sürekli yüksek basınçla mücadele etmesi sonucu kalp kasları kalınlaşır ve zaman içerisinde yorularak kalp yetmezliği oluşabilir. Tuzun fazla kullanıma bağlı oluşan yüksek basınç kalp ve beyin damarlarında hasar oluşmasını kolaylaştırarak, plak oluşumu sonrası kalp krizine ve inmeye sebep olabilir, ki tüm bu durumlar ölüm riskinde artış meydana getirebilir. Tansiyon ilacı kullanmak, dilediğiniz kadar tuz tüketeceğiniz anlamına gelmemektedir. Az tuzlu diyet ve ilaç birbirini tamamlayan bir tedavi bütünlüğüdür" diye konuştu.



Ultra işlenmiş üründeki ‘gizli’ tuza dikkat


Nefroloji Uzmanı Timuçin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Sofrada tuz kullanmamak çok değerli bir adımdır ancak yeterli değildir. Hastalarımızın mutlaka tuz okuryazarlığını artırmalı ve onların bilinçlenmesini sağlamalıyız. Günlük tuz alımının büyük bir kısmı birçok işlenmiş ve ultra işlenmiş üründeki ‘gizli’ tuzdan kaynaklanmaktadır. Evet maalesef tuz yalnızca tuzlukta değildir. Hazır soslar ve konserveler, salça, ketçap ve salamura ürünler, ekmek ve unlu mamuller, raf ömürlerinin uzatılması için yoğun tuz kullanılan salam, sosis, sucuk gibi şarküteri ürünleri, tuzlu peynir ve zeytinlerden özellikle uzak durulması fast food yiyecekler yerine daha fazla meyve sebze tüketilmesi ve yiyeceklerin tatlandırılması için baharatların gücünden faydalanılması sağlanmalıdır. Çoğu hasta yalnızca yiyeceklerdeki tuza odaklanır ama sodyum içeriği yüksek olan maden suyu, soda gibi içecekleri gözden kaçırabilir. Özellikle bu içeceklerde düşük sodyum içeriği tercih edilmeli veya tüketim miktarı sınırlandırılmalıdır."


Tuzun kaynağı ne olursa olsun günlük kullanımı miktarının sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Timuçin, "Son zamanlarda popüler olan kaya tuzu zararsızdır söylemi bir yanılgıdır ve bilimsel bir karşılığı yoktur. Tuz sodyum ve klorürden oluşur. Sodyum klorür içeriği tüm tuzlarda yaklaşık olarak aynıdır. Kaya tuzunun esas maddesini de yüzde 97,35 oranında bizim ‘tuz’ dediğimiz ve asıl bileşeninin ‘sodyum’ olduğu madde oluşturmaktadır. Kaya tuzunun içerisinde sağlık açısından olumlu olarak bilinen bazı mineral ve elementler bulunmaktadır. Ancak bu maddelerin miktarının sağlık üzerine etki edemeyecek kadar az düzeyde bulunduğu ve maalesef ki bu kaya tuzlarının bileşiminde, insan sağlığı açısında ‘çok riskli’ olduğu bilinen ‘plütonyum’, ‘talyum’ ve ‘radyum’ gibi maddeler ve dahası ‘kurşun’ gibi ağır metallerin yine ‘çok az’ miktarda bulunduğu unutulmamalıdır. Katkı maddelerinden kaçınmak için rafine tuz yerine kaya tuzu tercih etmek bir seçimdir. Ancak ‘Bu tuz sağlıklı, istediğim kadar tüketebilirim’ yanılgısına düşmek hayati bir hatadır. Kaya tuzu asla bir sağlık ürünü veya sınırsız tüketilecek bir gıda değildir. Sonuçta tuz tuzdur. Hem Dünya Sağlık Örgütü hem Türk Nefroloji Derneği net olarak şunu ifade etmektedir: Tuzun kaynağı ne olursa olsun günlük toplam tüketim 5 gramı aşmamalıdır. Dil üzerindeki tat tomurcukları 2-3 haftada bir yenilenir. Tuzu azalttığınızda ilk birkaç gün yemekler lezzetsiz gelebilir ancak kısa bir süre içinde yiyeceklerin gerçek tadını çıkarmaya başlarsınız ve 3 hafta sonra daha önce normal dediğiniz yiyeceklerin aslında ne kadar tuzlu olduğunu fark edersiniz. Dünya Tuz Farkındalık Haftasında mesajımız net olarak şudur: Tuzu azalt ömrüne ömür kat" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Turizm sezonu Kuşadası’nda masaya yatırıldı Aydın’da turizm sezonu öncesi sektör temsilcileri ile kamu kurumlarını bir araya getiren toplantıda, yaşanan sorunlar, çözüm önerileri ve sektörün talepleri masaya yatırıldı. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, turizm sezonu öncesi sektör temsilcileri ile kamu kurumlarının katılımıyla "Tanışma ve Turizm Sezonu Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda sezon öncesi yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Aydın Valisi Osman Varol başkanlığında düzenlenen toplantı, Kuşadası Ticaret Odası Konferans Salonu’nda yapıldı. Toplantıya turizm sektörü temsilcilerinin yanı sıra ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Toplantıda, Aydın turizminin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve kentin mevcut turizm potansiyelinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Turizm sezonunun başlangıcında karşılaşılan güncel sorunlar ile çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Sektör temsilcilerinin talep ve beklentilerinin dinlendiği toplantıda, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve gerekli çalışmaların hızla yürütülmesi amacıyla ilgili kurumlara gerekli talimatların verildiği öğrenildi. Aydın Valiliği’nden yapılan açıklamada "Valimiz Dr. Osman Varol başkanlığında, Kuşadası Ticaret Odası Konferans Salonu’nda Aydın turizminin gelişmesi ve potansiyelinin artırılması amacıyla sektör temsilcileri ile ilgili kurum ve kuruluşların yöneticilerinin katıldığı Tanışma ve Turizm Sezonu Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen toplantıda turizm sezonu başlangıcında karşı karşıya olunan sorunlar, muhtemel çözüm önerileri değerlendirildi. Sektör temsilcilerinin, talepleri dinlenerek bunlarla ilgili kurumlara gerekli talimatlar verildi" ifadeleri yer aldı.
Kocaeli Çayırova’da el emeği göz nuru eserler görücüye çıktı Çayırova Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliğinde açılan kurslarda eğitim gören kursiyerlerin el emeği göz nuru eserleri, el sanatları sergisinde görücüye çıktı. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen serginin açılış törenine, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Çayırova Halk Eğitim Merkezi Müdürü Özcan Çapuk, muhtarlar, STK temsilcileri, kursiyerler ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Başkan Bünyamin Çiftçi, kadınların yeteneklerini geliştirmesi için hayata geçirilen kursların önemli olduğuna dikkati çekerek, "Halk Eğitim Müdürlüğümüzle birlikte bu çalışmaları yapıyoruz ki, geniş kapsamlı tabana yayılan bir çalışmayı hayata geçirelim. Biz Çayırova Belediyesi olarak, sadece mahalli müşterek hizmetleri yerine getirmek için gayret etmiyoruz; 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın taleplerine yanıt verip, onların sosyal hayatlarına dokunacak projeler de üretiyoruz. Eğitimden, spora, spordan kültür-sanata kadar birçok alanda çalışma yapıyoruz" dedi. "2 bine yakın kursiyerimiz var" Çiftçi, konuşmasına şöyle devam etti: "Vaktinizi güzel değerlendirmeniz, sosyalleşmeniz ve becerilerinizi geliştirmeniz, aile ekonominize katkı sunmanız adına çalışmalar yapıyoruz. Şehirde bir hareketlilik ve mutluluk olsun, insanlar birbirleriyle iletişime geçsin istiyoruz. Bu çalışmalarla özellikle hanımefendilerin sosyalleşmesi, komşuluk kültürünün gelişmesine fayda sağlanması amacındayız. Bu kurslarla adeta bir terapi sürecine giriyorsunuz. Bugün burada yapacağımız sergi bu işin meyvesi ama esas olan bu yaptığınız çalışmaların ne kadar önemli olduğunu anlamak. 9 mahallede 8 noktada verdiğimiz eğitimlerde 2 bine yakın kursiyerimiz var. Bizler bu çalışmalarla Çayırovalı kardeşlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Emekleriniz ve katkılarınızdan dolayı her birinizi ayrı ayrı kutluyorum." Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi.