POLİTİKA - 31 Ekim 2025 Cuma 13:12

İlk yerli ve milli uçağın iniş yaptığı Nuri Demirağ’ın mirası havalimanı 84 yıl sonra yeniden hayat buldu

A
A
A
İlk yerli ve milli uçağın iniş yaptığı Nuri Demirağ’ın mirası havalimanı 84 yıl sonra yeniden hayat buldu

Sivas’ta 1941 yılında Nuri Demirağ tarafından yaptırılan ve Türkiye’nin ilk ilçe havaalanı olma özelliğini taşıyan Divriği Havaalanı, 84 yıl sonra düzenlenen törenle ‘Divriği Hava Kampüsü’ olarak hizmete alındı.


Divriği Havaalanı, Türk havacılık tarihinin en önemli isimlerinden olan Nuri Demirağ tarafından 1936 yılında yapımına başlanıp, 1941 yılında tamamlanarak Türkiye’nin ilk ilçe havaalanı olma unvanını kazandı. Nuri Demirağ tarafından tasarlanan Nu. D.38 kuyruklu uçağın ilk indiği havaalanı olan Divriği Havaalanı, İsmet İnönü döneminde havacılık alanındaki çalışmaların sekteye uğramasıyla atıl hale geldi. 84 yıl sonra restore edilen havaalanı, bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun da katıldığı törenle ‘Divriği Hava Kampüsü’ olarak hizmete alındı.


Törende konuşan Bakan Uraloğlu, hava yoluyla 67 ülkeye erişim sağlandığını belirterek, "Ülkemiz, Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında, 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkeye erişim sağlayan eşsiz bir konumda yer alıyor. Bu stratejik ve avantajlı konumu, son 23 yılda hayata geçirdiğimiz cesur ve vizyoner politikalarla birleştirerek, Türkiye’yi havacılıkta dünyanın parlayan yıldızı haline getirdik çok şükür. 2002 yılından itibaren yürüttüğümüz hava ulaşım politikaları ve faaliyetleriyle ülkemizi havacılık alanında dünya arenasının parlayan yıldızı haline getirdik" dedi.



Havaalanı sayısı 60’a çıkacak


Bakan Uraloğlu, yapımı devam eden projelerin hayata geçirilmesiyle havaalanı sayısını 60’a çıkartacaklarını vurgulayarak, "2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı en son Çukurova Uluslararası Havalimanımızı da açarak 58’e çıkardık. Sabiha Gökçen Havalimanı gibi sivil havacılığa açık olmayan 16 pasif durumdaki havalimanımızı çağın gerektirdiği şekilde yenileyip sivil havacılığa açtık. İstanbul, Rize-Artvin, Ordu-Giresun, Yüksekova Selahaddin Eyyubi, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı gibi 16 yeni havalimanını daha sivil havacılığımıza kazandırdık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Burada da durmayacağız. İnşa çalışmaları devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60’a çıkaracağız" dedi.


Bakan Uraloğlu, hava kampüsü vizyonunu ileriye taşımayı amaçladıklarını dile getirerek, "İnşallah önümüzdeki dönemde Niğde, Aksaray, Gaziantep, Kocaeli ve batı Antalya’da planladığımız yeni hava kampüsleriyle hava kampüsü vizyonumuzu adım adım ileri taşıyacağız. Bu vizyon, sadece vatandaşlarımızın hayallerini değil, ülkemizin güvenliğini ve kriz yönetim kapasitesini de gökyüzüne taşımakta. Çünkü hava kampüslerimiz, afet yönetimi açısından da stratejik değere de sahip. Bu alanlar deprem sonrasında hızlı müdahale, sel felaketlerinde mahsur kalan köylere acil gıda ve ilaç ulaştırması, orman yangınlarında havadan söndürme ekiplerinin koordinasyonu, arama-kurtarma timlerinin dakikalar içinde bölgeye intikali gibi kritik senaryolarda hayat kurtaran altyapılar da olacak" diye konuştu.



"İlhamımızı Nuri Demirağ’dan alıyoruz"


Bakan Uraloğlu, ‘gökleri fethetmek’ idealiyle çalışan Nuri Demirağ’dan ilham aldıklarını ifade ederek, "Aslında bugün burada yalnızca yeni bir hava kampüsü açmıyoruz, aynı zamanda Türk havacılığının köklerine, cesaretine ve vizyonuna selam duruyoruz. Çünkü bu kampüs, Sivas Divriğili büyük sanayici ve vatansever Nuri Demirağ’ın 84 yıl önce, 1936 yılında yapımına başlayıp, 1941’de tamamladığı Türkiye’nin ilk ilçe havaalanının yeniden hayat bulmuş halidir. Nuri Demirağ, yalnızca uçak fabrikaları kuran, tayyareler üreten, pilotlar yetiştiren bir öncü değil; aynı zamanda ‘gökleri fethetmek’ ülküsüyle Anadolu’nun her köşesine havacılık ruhunu taşıyan bir idealisttir. Divriği’ye kazandırdığı bu havaalanı, onun memleket sevgisinin, girişimciliğinin ve geleceğe olan inancının somut bir nişanesidir. Bugün onun başlattığı bu mirası modern hava kampüsü olarak yeniden açıyor, Nuri Demirağ’ın hayalini bugünün teknolojisi ve vizyonuyla gökyüzüne taşıyoruz. Onun azmi, cesareti ve vatanperverliği, bize her daim ilham kaynağı olmaya devam edecek" şeklinde konuştu.


İlk yerli ve milli uçağın iniş yaptığı tarihi havaalanı, 20 metre genişliği ve 1100 metre uzunluğundaki pisti ile azami 5 bin 700 kilo ağırlığında, 60 koltuklu turistik uçaklara hizmet verecek. Divriği Hava Kampüsü, ayrıca havacılık eğitimi amacıyla kullanılacak.


Açılış törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, siyasiler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar ve Divriği halkı katıldı.



İlk yerli ve milli uçağın iniş yaptığı Nuri Demirağ’ın mirası havalimanı 84 yıl sonra yeniden hayat buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’in saklı cenneti Yerköprü Şelalesi ziyaretçileri hayran bırakıyor Mersin’in Mut ilçesinde bulunan Yerköprü Şelalesi, kendine özgü ekosistemi, derin vadi içerisindeki doğal yapısı ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçileri hayran bırakıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’deki 110 tabiat anıtından biri olarak tescillenen ve Mut ilçe merkezine yaklaşık 35 kilometre mesafede bulunan şelalenin yer aldığı alan, tabiat parkı statüsüyle koruma altında tutuluyor. Gezende Kanyonu ve derin vadilerden geçen Ermenek Çayı üzerinde yer alan şelalenin yaklaşık 110 milyon yıl önce Kretase (Tebeşir) döneminde oluştuğu belirlendi. 30 metre yükseklikten dökülen şelalenin aktığı noktadaki doğal su tünelinde bozulmamış sarkıtlar ve zengin bitki örtüsü dikkat çekiyor. Park içerisindeki yürüyüş parkurları, köprüler, merdivenler, dinlenme alanları ve seyir terasları ziyaretçilere doğayla iç içe bir gezi imkanı sunuyor. Şelalenin üst kısmındaki kaynak suyu ile Gezende Barajı’ndan gelen suyun tabandaki mağaradan akarak birleşmesiyle oluşan doğal yapı, bölgeyi daha da cazip hale getiriyor. Yeşilliklerle kaplı vadi içerisindeki şelale, özellikle sıcak havalarda yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor. Kıbrıs’tan geldiğini belirten Emre Şanlıkaya, internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucu bölgeyi ziyaret etmeye karar verdiğini ifade ederek, "Yavru vatan Kıbrıs’tan geliyorum. İnternette araştırdık, gördük. Yerköprü Şelalesi Mut’a bağlı ve yapı olarak muazzam. Buraya bayağı emek verilmiş. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Kimse pişman olmaz. Yolu biraz yorucu olabilir ama gerçekten değer" dedi. Mersin’den gelen Muhammet Türk ise doğa güzelliğine hayran kaldığını belirterek, "Burayı görelim dedik. Gerçekten çok güzel bir yer. Herkesi bekleriz" ifadelerini kullandı. Yerköprü Şelalesi Tabiat Parkı’nın tarihçesi Yerköprü Şelalesi, Mut ilçesinde Göksu Nehri’ni besleyen Ermenek Çayı’nın aşındırıcı etkisiyle oluşan derin vadide yer alıyor. 30 metre yükseklikten dökülen şelaleye, yaklaşık 300 metre uzunluğunda ve 15 metre derinliğinde, turkuaz renkli doğal su tüneli eşlik ediyor. Zengin bitki örtüsü ve biyolojik çeşitliliğe sahip olan saha, 2011 yılında Tabiat Anıtı ilan edilirken, 2021 yılında ise Yerköprü Şelalesi Tabiat Parkı olarak tescillendi.
Burdur Uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına, uygulamada durdurulan genç kadın usta koştu Burdur’da uygulama noktasında arızalanan otomobilin yardımına şans eseri uygulama noktasında polis ekipleri tarafından rutin denetimde durdurulan 21 yaşındaki kadın usta koştu. Genç kadın usta tarafından yapılan kontrolde aracın v kayışının koptuğu anlaşılırken araç çekici marifetiyle sanayiye çekildi. Burdur’un Bucak ilçesinde yaşayan ve çocukluğundan beri arabalara ilgi duyan 21 yaşındaki Edanur Gönen, 16 yaşında Bucak Oto Sanayi’de çırak olarak başladı. Yaklaşık 4 yıldır Burdur sanayisinin tek kadın ustası olarak çalışan Gönen, ailesinin ve ustasının desteğiyle bu ön yargıları kırarak müşterilerin ve diğer sanayi esnafının takdirini kazandı. Gece saatlerinde polis ekipleri tarafından rutin denetimler çerçevesinde uygulama noktasında durdurulan Gönen, yapılan sorgunun ardından yoluna devam edeceği sırada uygulama noktasında arızalanan bir aracın olduğunu fark etti. Kendi aracından inerek arızalanan aracın başına gelen Gönen, yaptığı kontrolde aracın v kayışının koptuğunu bu sebeple de çekici ile sanayiye gitmesi gerektiğini belirtti. "Elimden geldiğince de yardım etmeye çalıştım" Bucak Oto Sanayi’de 4 yıldır çalıştığını belirten Edanur Gönen, "Arkadaşımla Bucağa döndüğümüz sırada polis ekipleri tarafından uygulama noktasında durdurulduk. Yapılan kontrollün ardından yoluma devam edeceğim sırada başka bir aracın bozulduğunu gördüm. Aracım inerek yardım etmek istedim. Aracın v kayışı kopmuş. Burada aracı çekici ile sanayiye götürmek zorundalar. Elimden geldiğince de yardım etmeye çalıştım" dedi.