TEKNOLOJİ - 25 Kasım 2025 Salı 12:22

Kanserli hücreler biyopsi olmadan tespit edilecek

A
A
A
Kanserli hücreler biyopsi olmadan tespit edilecek

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden (SBTÜ) Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru ve ekibi, Bilkent UNAM ortaklığında yürüttükleri çalışma sonucunda damar ve doku içini 360 derece görüntüleyebilen, kanserli hücreleri yerinde tespit edebilen fiberoptik endoskopi sistemi geliştirdi. Çalışmanın patenti alınırken, geliştirilen sistem ile damar içindeki bozulmalar ve kanserli hücreler belirti vermeden çok daha önce tespit edilebiliyor.


Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açan kanser, erken teşhis edilmediği sürece tedavi şansını büyük ölçüde azaltıyor. Tıbbın en kritik mücadele alanlarından biri olan kanserle savaşta, hücreleri yıllar öncesinden tespit edebilecek teknolojiler ise sağlık alanında devrim niteliği taşıyor. Bu anlamda Sivas Bilim Teknik Üniversitesi’nden (SBTÜ) dikkat çekici bir bilimsel çalışma geldi. Üniversiteden bir araştırma ekibi, damar ve dokulardaki kötü huylu hücreleri henüz oluşum aşamasındayken görüntüleyebilen yeni bir fiberoptik fotoakustik sistem geliştirdi. Geliştirilen sistem saç teli inceliğinde olmaları sayesinde damarlarda zarar vermeden ilerleyebiliyor ve elektrik yerine ışık taşıdıkları için dokuda herhangi bir ısınma veya tahribata neden olmuyor. Ayrıca manyetik alanlardan etkilenmedikleri için MR gibi güçlü manyetik cihazlarla birlikte güvenle kullanılabiliyor. Lazer ışığını çok yönlü iletebildikleri için damar ve doku içi tamamen çevresel bir görüş sağlayabiliyor. Işığın dokuya çarpıp geri dönerken oluşturduğu akustik ve optik sinyaller analiz edilerek hücrelerin yapısı, sertliği, varsa tümörlerin iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu ve gelecekte nasıl bir değişim göstereceği dahi anlaşılabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru, bu yöntem ile damar ve dokunun 365 derece görüntülerinin alınabileceğini söyleyerek, "Yurt içinde ve yurt dışında bu alanda bir çalışma yok, biz de bu çalışmanın patentini aldık. İleriki dönemlerde de bu çalışmanın cihaz haline getirilmiş halini oluşturmaya çalışacağız" dedi.



"Çağın en büyük sorunu"


Sistemin içerisinde bulunan kabloların içerisinde 7 tane çekirdeği olan ve saç kılı boyutlarında kablolardan bulunduğunu söyleyen Timuçin Emre Tabaru, "Kalp ve damar hastalıkları çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bu hastalıklar çevremizde de birçok insanda var. Bu alana da bir ilgim vardı ve çalışma alanım da fiberoptik sensörler olduğu için bu hastalıklara bir çare bulmak için bu işe girdik. Teknolojinin de ilerlemesi bizim önümüzü açtı ve biz bu yöntem sayesinde damarın ve dokunun 365 derece görüntülerini alabileceğiz. Yurt içinde ve yurt dışında bu alanda bir çalışma yok, biz de bu çalışmanın patentini aldık. İleriki dönemlerde de bu çalışmanın cihaz haline getirilmiş halini oluşturmaya çalışacağız. Çalışmamız aslında bir fiberoptik endoskopi sistemi. Bu kabloların içerisinde 7 tane çekirdeği olan ve saç kılı boyutlarında kablolardan bulunmakta. Bunların hepsi birleştirilmiş ve tek bir kablo haline getirilmiş olarak üretiliyor. Biz bu kabloları damar içerisinden vücuda yönlendirerek lazer ışınları gönderiyoruz. O ışınlar doku yüzeyinden yansıyarak akustik dalgalar üretiyorlar. Bu dalgalar bir insanın duyamayacağı ancak bir yarasanın işitebileceği bir frekans. Bizler bu frekansları alarak doku üzerinden yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edebiliyoruz. Bu esnada vücut içerisindeki kanserli hücrelerin dışarı çıkarılmadan biyopsisini yapabiliyoruz" dedi.



"Daha belirti vermeden tespit edilecek"


Gönderilen ışın ve geri alınan dalganın verilerine göre doku hakkında bilgi edindiklerini belirten Tabaru, "Damar içerisinde ulaşılamayan noktaların deformasyonları belirlenebiliyor, kanserli hücre var mı yok mu tespit yapılabiliyor ve eğer varsa hangi evrede olduğunun da tespiti yapılabiliyor. Normalde bir dokunun kanserli olup olmadığının anlaşılması için o dokudan bir parça alınıp onun vücut dışında biyopsisinin yapılması gerekiyor. Ancak biz bunu optik olarak vücut içerisinde yapıyoruz. Gönderdiğimiz ışın ve geri aldığımız dalganın verilerine ve karakterizasyonuna bakarak o doku hakkında bilgi ediniyoruz. O veriler de bize kanserli doku olup olmadığını, iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığını ya da yağ tabakası mı olduğunun tespitinde yardımcı oluyor. Bu sayede biz dokuyu erkenden tespit edip o yönde önlemini alıyoruz. Şu anda bu çalışmamız prototip halinde ve ileriki safhalarda ülkemize ve hastalarımıza çok faydalı olmasını ve şifa getirmesini umuyoruz. Ortaya koyacağımız görüntüleme sistemiyle damar içerisindeki herhangi bir kötü huylu hücreyi veya tıkanıklığa neden olacak dokuyu hiçbir belirti vermeden tespit edebilecek hale geleceğiz" diye konuştu.



Kanserli hücreler biyopsi olmadan tespit edilecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da 22 yıl hapis cezası bulunan firari yakalandı Isparta’da polis ekiplerinin koordineli operasyonlarında, 22 yıl hapis cezası bulunan bir şahıs yakalanarak cezaevine gönderilirken, ayrı bir narkotik operasyonunda 4 kilo 650 gram uyuşturucu ele geçirildi; gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklandı. Isparta İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı İstihbarat Şube Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü çeşitli operasyonlar gerçekleştirildi. Yapılan operasyonda ekiplerin koordineli çalışması sonucu, hakkında çeşitli suçlardan 10 ayrı dosya bulunan ve toplam 22 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu belirlenen şahsın yeri tespit edilerek yakalandı. Düzenlenen operasyonla gözaltına alınan şahıs, emniyetteki işlemlerinin ardından Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Ayrıca Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerinin koordineli bir başka operasyonunda 4 kilo 650 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Konuyla ilişkin 5 şüpheli şahıs "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti" suçu çerçevesinde gözaltına alındı. Adli mercilere sevk edilen şüphelilerden 2’si tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı.
Samsun NASA’daki Türk bilim adamı Dr. Umut Yıldız, OMÜ’de evrenin sırlarını anlattı NASA bünyesindeki Jet İtki Laboratuvarı’nda (JPL) uzun yıllar derin uzay iletişimi ve büyük veri analizi üzerine çalışmalar yürüten astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen konferansta öğrencilerle bir araya geldi. "Evrenin Doğumu ve Ölümü" başlıklı etkinlikte, kozmik süreçler ve modern bilimin temel sorunları ele alındı. OMÜ Fizik Topluluğu ve OMÜ Gözlemevi iş birliğiyle UZEM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Rektör Yardımcı Alper Kesten, Fen Fakültesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ufuk Çoruh, Astronomi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Metin Yavuz’un yanı sıra çok sayıda akademisyen, lise ve üniversite öğrencisi katıldı. Konferansta, evrenin başlangıcından nihai kaderine kadar uzanan geniş bir yelpazede güncel bilimsel veriler paylaşıldı. "Bilim cevaplardan çok sorularla ilerler" Konferansın açılışında konuşan OMÜ Fen Fakültesi Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ufuk Çoruh, bilimin yalnızca bilgi üretme süreci değil, sistematik bir düşünme biçimi olduğunu vurguladı. Bilimsel yöntemin insanlık için en güvenilir rehber olduğunu belirten Çoruh, "Eğer evrenin bir başlangıcı varsa, öncesinde ne vardı? Bilim, hazır cevaplardan ziyade doğru soruları sorabilme yeteneğiyle gelişir. Belki de bu salon, gelecekte evrenin sırlarını çözecek fikirlerin ilk kez filizlendiği ana tanıklık edecektir" dedi. Dr. Umut Yıldız OMÜ’de evrenin sırlarını anlattı Türkiye’ye döndükten sonra uzay ekosistemine katkı sağlamak amacıyla çeşitli teknoloji firmalarında üst düzey bilimsel sorumluluklar üstlenen Dr. Umut Yıldız, "Evrenin Doğumu ve Ölümü" başlıklı ilgi çeken sunumunu kendine has üslubuyla dinleyicileriyle paylaştı. Konferansta, evrenin başlangıcından nihai kaderine kadar uzanan geniş bir yelpazede güncel bilimsel veriler ele alındı. Halen Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde Bilim İletişimi Direktörü ve öğretim elemanı olarak görev yapan Yıldız, güncel çalışmalarına dair bilgiler verdiği konferansta bilimsel bilginin toplumun her kesimine ulaşması için yürüttüğü çalışmaları sürdüreceğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten’in de katılarak emeği geçenlere teşekkür ettiği program, plaket töreniyle sona erdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla tamamlandı.
Kocaeli Kocaelispor’un 60. yılında "Efsane Forma" tiyatro oyunu sahnelendi Kocaelispor, kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümünü sahnelenen ‘Efsane Forma’ adlı tiyatro oyunuyla kutladı. Dünyada böyle bir projenin ilk defa yapıldığını vurgulayan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, "Düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya aktarmaya çalıştık" dedi. Kocaelispor kulübün kuruluşunun 60’ıncı yıl dönümü Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen tiyatro oyunuyla kutlandı. Program kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından hazırlanan ‘Efsane Forma’ isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Kentin spor kültürünü sanatla harmanlayan organizasyon, salonu dolduran taraftar tarafından ayakta alkışlandı. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Kocaelispor Başkan Vekili Veli Başkurt ve futbolcular tiyatro gösterimin ardından sahneye çıkıp oyuncuları tebrik etti. U-16 ve U-17 oyuncularının da sahne aldığı tiyatro oyununun sonunda pasta kesilerek 60’ıncı yıl coşkusu kutlandı. "Bu şanlı tarihi layığıyla yaşatmaya devam edeceğiz" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, yaptığı konuşmada, "Bu büyük ailenin bir parçası olmaktan onur ve gurur duydum. Çok teşekkür ediyoruz böyle bir şeyi yaptınız oynadınız, duygulandı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın’a teşekkür ederim. İnşallah bu şanlı tarihi layığıyla yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. "Allah’a şükrediyorum" Kocaelispor Başkan Vekili Veli Başkurt ise, "Bütün liglerde yöneticilik yapmış kişilerden biriyim. Bu onur ve gurur benim ömür boyu en büyük mutluluğum olacaktır. Taraftarımıza bu günleri yaşattığımız için Allah’a şükrediyorum" şeklinde konuştu. "Nice 60 yıllara" Organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Zor günlerden geldik kolay da olmadı. Hala da kolay değil. Daha da yapacak çok işimiz var. Gidecek çok yolumuz var. Bu şehir buna inandı. Bu hayale inandı. Mutlaka çok daha iyisini biz başaracağız. 60. yılımız kutlu olsun, nice 60 yıllara" ifadelerini kullandı. "Düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya aktarmaya çalıştık" Oyunun Kocaelispor ruhunu aktardığını ve böyle bir projenin Dünya’da ilk defa yapıldığını belirten Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı, "Öncelikle Kocaelispor’umuzun 60. yıl dönümünü kutluyoruz. Çok büyük bir coşkuyla bu projeye hazırlandık bu projenin özel yerleri var, özel anları var dünyada ilk defa yapılıyor. Çünkü bir tiyatro kurumuyla bir spor kulübü yan yana ortak bir proje içinde var oldular. U16-17 takımı oyun içindeydi, taraftar gruplarından Hodri Meydan oyunun içindeydi. Kocelispor ruhunu bu kentin ruhunu düşse de yeniden kalkmayı bilenlerin ruhunu anlatmaya, aktarmaya çalıştık. Çok büyük bir coşkuyla karşılandı. Oynadığımız oyun nice 60 senelere diliyorum. Kocaelispor’umuzun 60. yılı kutlu olsun diyorum. Ama bu ruhu taşıyabilen yani Kocaelispor ruhunu taşıyabilen herkesin burada yeri vardır diye düşünüyorum" diye konuştu. "Bazen sadece insanlara ’biz buradayız’ demek çok güzel bir duygudur" Oyunda Kocaelispor ruhunun ve heyecanının bugün salonda da olduğunu ifade eden Oyuncu Engin Benli, "Bu çok güzel bir duygu, gerçekten. 30 yıldır Kocaeli’deyim ve gerçekten artık Kocaeliliyim yani. Kocaelispor’un birçok maçına gittim, orada gerçekten de inanılmaz bir taraftar, inanılmaz bir ruh, inanılmaz bir heyecan var. Aynı heyecanı bu akşam burada da hissettik ve yaşadık. Seyirciyle kucaklaştık, takımla kucaklaştık ve Kocaeli Şehir Tiyatrosu kucaklaştı. O yüzden de bu inanılmaz güzel bir gece. Öncelikle çok çalışacaksın, bekleyeceksin, düşeceksin, kalkacaksın ama takım olmayı öğreneceksin. Bunu, bunu bileceksin. Bu çok önemli bir şey, çok da güzel bir şey. O yüzden de her zaman her şey olabilir; deprem olabilir, şehir sarsılabilir ama takım olmak acayip bir duygudur. Bazen sadece insanlara ’biz buradayız’ demek çok güzel bir duygudur" diye konuştu. Oyunun hazırlık sürecinden bahseden Engin Benli, "4 ya da 5 günde çıktı. Acayip derecede hızlı bir şekilde hemen senaryo yazıldı, ondan sonra çizildi. Hemen U16’dan genç arkadaşlar geldi, bizim tiyatrodan oyuncularımız geldi ve büyük bir takım oluştu gerçekten. Bu güzel bir takım oldu. O yüzden hala şu anda güzelliği yaşıyoruz ve hissediyoruz" ifadelerini kullandı.