ÇEVRE - 13 Ocak 2026 Salı 10:12

Kontrolsüz bırakılan gıdalar kurtların dengesini bozdu, kurtlar yerleşim yerlerine inmeye başladı

A
A
A
Kontrolsüz bırakılan gıdalar kurtların dengesini bozdu, kurtlar yerleşim yerlerine inmeye başladı

Kış şartlarının ağırlaşması, bilinçsiz avlanma, kontrolsüz gıda atıkları ve şehirleşme nedeniyle doğal yaşam alanlarında besin bulamayan kurtların, yerleşim yerlerinde daha çok görülmeye başladığını söyleyen Prof. Dr. İbrahim Yurdakul, bu durumun normalleşmeye başladığını belirtti.


Son dönemde birçok bölgede kurtların yerleşim yerlerine yakın noktalarda görülmesi dikkat çekiyor. Doğal yaşam alanlarında besin kaynaklarının azalması, kurtları insan yaşamına daha fazla yaklaştıran temel nedenlerin başında geliyor. Bu durum tek bir etkene bağlı gelişmezken, birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkabiliyor. Bu yıl kış mevsiminin önceki yıllara kıyasla daha sert geçmesi, yaban hayvanlarının doğal besin kaynaklarına ulaşmasını zorlaştırdı. Uzun süreli kar örtüsü ve düşük sıcaklıklar nedeniyle av bulmakta zorlanan kurtlar, alternatif besin arayışına yöneldi. Kurtların yerleşim alanlarına yaklaşmasının bir diğer nedeni ise çevreye gelişigüzel bırakılan gıda atıkları olurken, hayvanseverler ya da farklı amaçlarla bırakılan sakatat, tavuk parçaları ve mezbaha atıkları, kurtlar için cazip bir besin kaynağına dönüşebiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Yurdakul, kurtların yerleşim yerlerine inmesinin artık normalleştiğini söyleyerek, "Burada önemli olan iki faktör tavşan ve yaban domuzu sayısının azalmasıdır. Bir diğer etkense şehirleşmenin çok hızlı bir şekilde dağınıklık göstermesidir. Bu da kurtların av sahalarının daralmasına sebep oluyor. Sebebi de ekosistemin bozulmasıdır" dedi.



"Bilinçsiz avlanma faktörü de bulunuyor"


Kurtların besin kaynağı bulamadıkları için yerleşim yerlerine indiklerini söyleyen İbrahim Yurdakul, "Öncelikle kurtların yerleşim alanında gözükmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi kış şartlarının çok çetin geçmesi. Bu sene eski senelere göre kış şartları yoğun geçiyor. Bir diğer önemli nokta hayvanseverlerimizin yaptığı beslenme desteğidir. Çevresine gelişigüzel sakatat, tavuk parçaları ve mezbaha atıklarının konulmasıdır. Çünkü yaban hayvanlarını çektiği gibi kurtları da çekiyor. Kurtlar daha sonra o bölgeyi besin kaynağı olarak görüyorlar. Besin kaynağı orada bulamadıklarında da daha merkeze ineceklerdir. Merkez dediğimiz yerlerde atık gıdaların bulunduğu piknik gibi alanlardır. Bu tabi en önemli faktörlerden bir tanesidir. Bir diğer faktör ise bilinçsiz avlanmadır. Kurtlar, tabiatta yaban domuzu döngüsünü bir dengede tutar. Özellikle köyde hayvancılık yapanlara yönelik, köydeki vatandaşımız bilinçsizce yaban domuzu avı yaparak sayıyı da azaltıyor" dedi.



"Bu durum normalleşiyor"


Kurtların, aç kaldığı zaman yerleşim yerlerinde insanlara saldırabileceğini belirten Yurdakul, "Tavşan, kurtlar için çok güzel ve küçük besin kaynağıdır. Bu hayvanların sayısının azalması da kurtların aç kalmasına neden olacağı için kurtların, yerleşim yerlerine inmelerine sebep oluyor. Burada önemli olan iki faktör tavşan ve yaban domuzu sayısının azalmasıdır. Bir diğer etkense şehirleşmenin çok hızlı bir şekilde dağınıklık göstermesidir. Bu da kurtların av sahalarının daralmasına sebep oluyor. Sebebi de ekosistemin bozulmasıdır. Bu durum tabi ki normalleşiyor. Örneğin Norveç’e baktığımız zaman kutup ayısı halk ile iç içe yaşıyor. Bizim burada yapabileceğimiz en önemli etken yaban hayvanlarının beslenmesine yönelik belirli alanlar oluşturup, gıdalarını bırakırsak hayvanlar artık merkeze gelmekten vazgeçerler. Kurt sürüsünü gördükleri zaman vatandaşın yetkililere haber vermekten başka yapabilecekleri herhangi bir şey yoktur. Haricinde kurtlar insanlara saldıran canlılar değillerdir. Kurtlar aç kaldıkları zaman saldırır. Kurt’a besin kaynağı verilirse alışır. Eğer kurda verilen besinler geri çekilirse, agresif hareketler sergileyecektir. Çünkü kurt normalde tehlike sezmediği canlılara saldırmaz. En başta da söylediğim gibi gıdaları yerleşim yerlerinden uzağa bırakarak o bölgedeki hayvanların aç kalmamasını sağlamalıyız" diye konuştu.



Kontrolsüz bırakılan gıdalar kurtların dengesini bozdu, kurtlar yerleşim yerlerine inmeye başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 20 kişi adliyeye sevk edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi. İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi. Bu kapsamda düzenlenen operasyonda 20 kişi gözaltına alınmıştı. Yakalanan şüphelilerin ifade işlemleri tamamlandı. Zanlılar, bu sabah hastanede sağlık kontrollerinden geçirildikten sonra soruşturmanın yürütüldüğü Anadolu Adalet Sarayı’na gönderildi.
İstanbul Çağrı merkezi dolandırıcılarına 20 ilde operasyon: 73 şüpheli yakalandı İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda, korsan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 73 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul ve İzmir’de korsan dolandırıcılık merkezi kuran bir şebeke tespit edildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, korsan çağrı merkezi kurarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen şüphelilerin yakalanması amacıyla çalışma başlattı. 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh konuldu Polisin yaptığı teknik ve fiziksel takip ile istihbarat çalışmasının ardından, dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen kişilerin kimlikleri ve adresleri tespit edildi. Emniyet ekiplerince İstanbul başta olmak üzere 20 ilde belirlenen adreslere ve söz konusu korsan çağrı merkezlerine eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyonlarda 73 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh işlemi uygulandığı belirtildi. Dolandırıcılık şebekesinin kurduğu kirli çark deşifre edildi, 50 milyon liralık vurgun açığa çıktı. Kendilerini "kamu görevlisi" olarak tanıtıyorlar Buna göre suç ağının, İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttüğü, vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şebekenin, "kimlik bilgileriniz kullanıldı", "adınız terör örgütüne karıştı", "hesabınızdan para çekildi" gibi gerçeğe aykırı beyanlarla mağdurlar üzerinde psikolojik baskı ve korku oluşturdukları; bu yöntemle kişileri ikna ederek dolandırıcılık eylemlerini organize ve planlı bir şekilde gerçekleştirdikleri anlaşıldı. 50 milyon liralık vurgun açığa çıkarıldı Şebeke üyelerinin, yürüttükleri sistematik dolandırıcılık faaliyetleri kapsamında mağdurlardan yaklaşık 50 milyon lirayı aşan bir vurgun gerçekleştirdikleri tespit edildi. Operasyon kapsamında yakalanan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere Siber Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlıların polisteki işlemleri
Ankara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne (OECD 2026 Skills Summit) ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşriflerinin öngörüldüğü zirvenin açılış oturumu, 27 Nisan’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek zirveye, 64 ülke ve uluslararası kuruluşun davet edildiği etkinlikte, 40’a yakın ülkenin bakan ve bakan yardımcısı düzeyinde katılacağı zirvede geniş katılımlı bir temsil hedefleniyor. Bilişim ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşanan dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri, gelecekte ihtiyaç duyulacak beceriler ve eğitim sistemlerinin bu değişime nasıl uyum sağlayacağı, zirvenin ana gündemini oluşturacak. İki gün sürecek Zirvede; örgün eğitimin yeniden ele alınması, yetişkin becerilerinin etkin kullanımı ve dezavantajlı grupların iş gücüne kazandırılması başlıkları üç ana oturumda ele alınacak. OECD tarafından hazırlanan kavram kâğıdında, yaşlanan nüfus, daralan iş gücü, dijital ve yeşil dönüşümün etkileri ile yaşam boyu öğrenmenin önemi öne çıkan başlıklar arasında yerini alıyor. Zirve kapsamında ayrıca saha ziyaretleri ve yan etkinlikler de düzenlenecek. Mesleki eğitim ve sektör iş birliklerinin yerinde incelenmesine yönelik programlarla katılımcılara, Türkiye’nin bu alandaki kaydettiği gelişmelerin yerinde gösterilmesi amaçlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, zirveye ilişkin mesajında şunları kaydetti: "27-28 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan OECD 2026 Beceriler Zirvesi, beceriler konusunda küresel diyalogda önemli bir dönüm noktası olup OECD’nin öncü bir girişimi olarak, önceki zirvelerin oluşturduğu sağlam temeller üzerine inşa edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, bu mirası sürdürmekten ve günümüzün en acil sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaktan gurur duymaktadır. Nüfusun yaşlanması gibi demografik değişimlerden dijitalleşmenin ve yeşil dönüşümün geniş kapsamlı etkilerine kadar uzanan derin ve hızlı dönüşümlerin şekillendirdiği günümüz dünyasında, bilgi ve becerilerin hayati önemi her zamankinden daha fazla görünür hâle gelmiştir. Son yıllar, belirsizlik dönemlerinde dayanıklılık, uyum sağlama kapasitesi ve hayat boyu öğrenmenin temel önemi konusunda güçlü dersler sunmuştur. Zirve’nin ana teması olan ‘Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması’, tüm bireylerin potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmelerine ve topluma anlamlı katkılar sunmalarına imkân sağlayacak bir hayat boyu öğrenme kültürünü teşvik etme çabamızı doğrudan yansıtmaktadır. Bu Zirvede, her bireyin işgücü piyasasında başarılı olmasını destekleyen bir hayat boyu öğrenme kültürünün nasıl geliştirilebileceğini ele alacağız. Türkiye, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girerken ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir. Bu vizyon, nitelikli eğitimin ve etkili beceri politikalarının insan gelişiminin ve sürdürülebilir refahın temeli olduğu anlayışıyla bütünüyle örtüşmektedir. Zirvenin, yalnızca ulusal deneyimlerimizi paylaşmak için değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirmek ve geleceğe yönelik somut stratejiler tasarlamak için de önemli bir fırsat sunacağına yürekten inanıyoruz. Hep birlikte, her bireyin sahip olduğu becerilerin daha dirençli, yenilikçi ve kapsayıcı bir küresel toplum inşa etmek amacıyla nasıl harekete geçirilebileceğini ele alacağız. Kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir şehir olan İstanbul’da sizleri ağırlamak, bizim için ayrı bir onur kaynağıdır. Katılımınızın, ulusal uygulamaların ve küresel yaklaşımların paylaşılması suretiyle müzakerelere zenginlik katacağına inanıyor; sizlerle bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." İlk kez 2016 yılında düzenlenmeye başlanan ve iki yılda bir gerçekleştirilen OECD Beceriler Zirvesi, ülkeler arası iş birliğini geliştirmeyi, iyi uygulama örneklerinin paylaşımını ve beceri politikalarına yönelik stratejilerin güçlendirilmesini amaçlıyor. Zirvenin bir önceki toplantısı 2024 yılında Belçika’da yapılmıştı.