ÇEVRE - 28 Kasım 2025 Cuma 12:05

Kurtlar yerleşim yerlerine dadandı, uzmanı "Doğa insanı uyarıyor" dedi

A
A
A
Kurtlar yerleşim yerlerine dadandı, uzmanı "Doğa insanı uyarıyor" dedi

Son dönemlerde farklı bölgelerde kurtların yerleşim yerlerine yaklaşmasından dolayı insanlarda tedirginlik oluştuğunu söyleyen Uzman Kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kurtların şehre inmesinin doğanın verdiği ciddi bir uyarı olduğuna dikkat çekti.


Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde kurtların yerleşim yerlerine doğru yaklaşmaya başlaması tedirginliğe yol açtı. Bu durum yalnızca yiyecek arayışıyla değil, doğanın kendi içindeki dengesinin bozulduğuna işaret eden önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Kurtların güvenli gördükleri yaşam alanlarını terk ederek, köylere ve şehir çevrelerine inmesinin arkasında birden fazla neden bulunduğu belirtiliyor. Kurtların bölgesinden uzaklaşmasına yol açan ilk nedenlerden biri ise insan popülasyonunun artmasıyla birlikte bölgelerinde oluşan baskı ve silah kullanımının çoğalması olarak görülüyor. Bu durum, kurtların kendi habitatlarında huzursuzluk, tedirginlik ve güvensizlik hissetmesine neden oluyor. Bunun yanı sıra dengesiz ve kontrolsüz avlanma, ekosistemde büyük bir tahribata yol açarak kurtların doğal avlarının azalmasına sebep oluyor. Bölgedeki hayvanların silah sesleri ve patlamalar nedeniyle güvensizlik hissederek dağıldığı, bu nedenle kurtların daha düşük bölgelere inmek zorunda kaldığı biliniyor. Aynı zamanda, kurtların avlanacak hayvan bulamaması da bölgeyi terk etmelerinde önemli bir etken olarak gösteriliyor.


Uzman Kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kurtların yerleşim yerlerine yaklaşmasının ciddi bir uyarı olduğuna dikkat çekerek, "Doğada bulamadıklarını şehirde taramaya girer ve bulur. Bu yanlışlardan kurdu nasıl çıkarabiliriz buna bakmak lazım" dedi. Yıldız, ayrıca bir kurdun kangal köpeği ile boğuşamayacağını da söyleyerek, "Şehir kent hayatında bir kurtla karşılaşırsak kolay ama doğada bir köyden bir mezraya, şehre inecek olan bir kurtsa onu kurtarmak çok zor. Vatandaşların kurttan kaçmaması gerekir. Sığınacağı bir yer varsa ya da güvenli bir mahzen varsa olur ama kaçma şansı sıfırdır" diye konuştu.



"İhtiyacını gidermeye çalışır"


Kurdun zamanla kendi bölgesinde huzursuz ve güvensiz hissetmesinden dolayı bölgesinden ayrıldığını söyleyen Hüseyin Yıldız, "Kurtların şehre inmesi ya önemli bir uyarıdır, ya değişimdir, ya yönlendirmedir ya da olacak bir haberdir. Bu konu maddelerinin tamamını işlemek lazım. Aslında bu ciddi anlamda bir mesajdır. Bir değişim bir uyarı veya bölgeden uzaklaşma nedeni aç bırakılmak değil aslında. Kurt bölgesinden uzaklaşıyorsa bunun sebebi az önce saydıklarıma dayalıdır. Bu maddelerden bir tanesi silahtır. İnsan popülasyonunun hayvan popülasyonuna karşı artışını gösterir. Zamanla kendini bölgesinde huzursuz, tedirgin, mutsuz ve güvensiz hisseder. Kurt bölgesinden ayrılır. Dengesiz avlanma çok önemli bir tahribattır. Tüm bölgedeki yaşayan hayvanların bir patlamadan kaynaklı birçok bölgeyi güvensiz hissedip mutlaka güvenli olması gerektiği yere inmek anlamına gelir. Diğer bir konu ise avlanacak hiçbir şey bulamamasıdır. Bu neye dayalı ise ona bakmak lazım. Bu yüzden kurt şehre iner ve kabilesini indirir. Bölgeyi arar tarar ve ihtiyacını gidermeye çalışır. Doğada bulamadıklarını şehirde taramaya girer ve bulur. Bu yanlışlardan kurdu nasıl çıkarabiliriz buna bakmak lazım. Avrupa’da bölgeler tayin ediliyor. Mesela kurt bölgelerine mezbahaneden götürüp bir şeyler koyarlar ki o bölgeyi hatırlayıp hala güvenli olduğunu bilsin ve orada yaşama tutunsun" dedi.



"Doğaya doğru hizmet yapar"


Kurtları iyi bir leş yiyici olduğun belirten Yıldız, "Vahşet ve caydırıcılıkla bilinen özellikle avlanma kabiliyeti dışında onu profesyonel yapan onun zekasıdır. Çalışma taktiğidir ve hızlı bir şekilde telef edip hızlı bir şekilde yemesidir. Çünkü kurt avlanıp kaçacak. Zaten o da tehlikede olduğunu biliyor. Kurtla kangal kuzendir. Birisi doğasında diğeri ise insanın yanında hizmet eden birer canlıdır. Kurt hiçbir zaman kangal ile mukavemete girmez. Teke tekte gelmez ve sürü halinde de gelmez kangalın ona ney yapacağını bilir. Savunmada ondan daha üstün olduğunu bilir. Onun gibi bir taktikle çalışan dağdaki bir kurdu kesinlikle cezalandırır. Her türlü hamlesi ile bitirir. Çünkü kurt kangal ile boğuşamaz. Kangal kurdu boğar, kurdun boğazı makas gibidir ve vurduğu anda kırar. Sonra boğar ve öldürür. Hiçbir insan kurdun kangalı boğacağını iddia edemez. Kurt taktiğini iyi kullanır insanlara acımasız gelir. Kurdun en büyük özelliklerinden birisi de leş yiyici değildir. Kendi aralarından birbirilerini de yemezler. Doğaya çok doğru bir hizmet yapar" diye konuştu.



"İnsanlarda tedirginlik oluşuyor"


Kurtların bulunduğu bölgelerin korunması gerektiğini ifade eden Yıldız, "Kurt kan akıttığı yere her sene kabilesiyle gelip yoklar ama kanının aktığı yere hiç gelmez, o diyarı terk eder. Beslenme hayatında kurt 1 hafta aç kalabilir. Küçük gruplarla kendini geçiştirir. Fare, kunduz gibi hayvanları yakalar. Asil kurdun özelliği budur ama sürekli de avlanır. Şehir hayatına bir kurt indiğinde neye ilişeceğine bilerek gider. Böylelikle sorun insanoğlundadır. Dışarda onun bölgesinde bölge tayini yapıp o bölgeden onu indirmemek için o bölgeye hizmet etmek gerekir. Onun bölgesinde avlanmamak lazım, ava yasağı koymak lazım, ciddi anlamada sınırlamak gerek. Bu hayvanın olduğu yere et atıklarını atıp, bulunduğu bölgeyi korumasını sağlamak lazım. Çünkü kurt şehre indiği zaman insanlarda ciddi anlamda bir korku ve tedirginlik oluşturuyor. Bu hayvanın yaşam alanında tüfek patlatıyorsun, korkutuyorsun ve aç bırakıyorsun. Sonra farklı hastalıklar da meydana geliyor. Her eline tüfek alan patlatmasın sağda solda, bunlar önemli şeyler bunlara engel olun" şeklinde konuştu.



Kurtlar yerleşim yerlerine dadandı, uzmanı "Doğa insanı uyarıyor" dedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan 24Erzincanspor yönetimi iftarda basınla buluştu 24Erzincanspor yönetimi, düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla bir araya gelerek kulübün mevcut durumu ve gelecek hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kentte bir restoranda gerçekleştirilen programa spor camiası temsilcileri ile yerel ve ulusal basın mensupları katıldı. Programda konuşan Kulüp Başkanı Alaattin Yavuz Güneş, sezonun kalan bölümünde ligdeki konumlarını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Teknik heyet ve futbolcularla uyum içinde çalıştıklarını belirten Güneş, planlı ve disiplinli bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. İstikrarlı performansın önemine dikkati çeken Güneş, camiaya güven veren bir tablo ortaya koyduklarını dile getirdi. Toplantıda kurulması planlanan futbol akademisine ilişkin de bilgi veren Güneş, Erzincan’da altyapı temelli ve sürdürülebilir bir sistem oluşturmayı amaçladıklarını kaydetti. Genç yeteneklerin erken yaşta keşfedilerek profesyonel altyapıyla buluşturulmasının öncelikleri arasında yer aldığını aktaran Güneş, akademinin uzun vadede hem kulübe hem de şehir futboluna katkı sağlayacağını belirtti. Sponsorluk çalışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Güneş, kulübün mali yapısını güçlendirmek amacıyla iş dünyası ve çeşitli kurumlarla temasların sürdüğünü ifade ederek, mevcut ekonomik şartlara rağmen mali disiplinin korunduğunu ve şeffaf bir yönetim anlayışı benimsediklerini sözlerine ekledi. Program, basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.