GÜNDEM - 30 Eylül 2025 Salı 17:51

Nuri Demirağ’ın mirası yeniden hayat buldu: Türkiye’nin ilk ilçe havaalanına 84 yıl sonra uçak indi

A
A
A

Sivas’ta 1941 yılında Nuri Demirağ tarafından yaptırılan ve Türkiye’nin ilk ilçe havaalanı olma özelliğini taşıyan Divriği Havaalanı’nda restorasyon çalışmaları tamamlandı. 84 yıl sonra ilk deneme uçuşunun yapıldığı havaalanı, bölge turizmi ve ekonomisine katkı sunacak.

Türk Havacılık tarihinin en önemli isimlerinden birisi olan Nuri Demirağ tarafından 1936 yılında yapımına başlanan ve 1941 yılında tamamlanarak Türkiye’nin ilk ilçe havaalanı unvanını kazanan Divriği Havaalanı’nın restorasyon çalışmaları tamamlandı. Nuri Demirağ tarafından tasarlanan Nu. D.38 kuyruklu uçağın ilk indiği havaalanı olan Divriği Havaalanı, inşa çalışmalarının ardından yeniden hizmete açıldı. Tarihi havaalanında başlatılan yenileme çalışmasını üstlenen firma, 20 metre genişliğinde ve 1100 metre uzunluğunda pistin inşaatını bitirdi. Hem eğitim uçuşlarına hem de yaklaşık 60 koltuklu turistik uçaklara hizmet verecek olan havaalanında 84 yıl sonra ilk iniş gerçekleştirildi. Piste sorunsuz şekilde inen uçak, davul ve zurna eşliğinde çiçeklerle karşılandı.

Nuri Demirağ’ın mirası yeniden hayat buldu: Türkiye’nin ilk ilçe havaalanına 84 yıl sonra uçak indi

"Türkiye’nin ve Divriği’nin buna ihtiyacı vardı"

Nuri Demirağ tarafından yaptırılan piste 84 yıl sonra ilk kez iniş yapan pilot İlyas Erol, "Türkiye’nin ve Divriği’nin buna ihtiyacı vardı. Emeği geçen herkesin eline sağlık. Bugün geldik ama seneye tekrar geleceğiz" dedi.

Nuri Demirağ’ın mirası yeniden hayat buldu: Türkiye’nin ilk ilçe havaalanına 84 yıl sonra uçak indi

"Ülkemizin böyle güzel tesislere ihtiyacı var"

Pilot Sezai Demirseren ise, "Gerçekten güzel bir çalışma olmuş. Ülkemizin böyle güzel tesislere ihtiyacı var. Eminim zaman içerisinde daha da geliştirilecektir. Birçok uçak sahibi ve eğitim uçuşları için güzel bir merkez haline gelmesini ümit ediyorum. Divriği’mize hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerine yer verdi.

Nuri Demirağ’ın mirası yeniden hayat buldu: Türkiye’nin ilk ilçe havaalanına 84 yıl sonra uçak indi

Nuri Demirağ, 1886 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde doğdu. 1936 yılında havacılık sanayiinin ilk temellerini atmaya başlayan Nuri Demirağ, Beşiktaş Barbaros Hayrettin İskelesinin yanında Tayyare Etüd Atölyesini kurdu. Demirağ’ın satıl aldığı tayyare atölyesi kısa bir sürede dev bir fabrika haline geldi. Yeşilköy’de Elmas Paşa Çiftliğini tayyare meydanı yapmak için satın alan Nuri Demirağ, bin metre eninde, bin 300 uzunluğunda da düz bir pist oluşturdu. 1937-1938 yılı içinde Türk Hava Kurumu Demirağ’dan 10 okul uçağı ve 65 planör siparişinde bulundu. İstanbul fabrikalarında yapılan ilk yerli Türk uçağı, 1941 yılı ağustos ayında İstanbul’dan havalanıp, Divriği’de 84 yıl sonra bugün yeniden açılan piste iniş yapmıştı. Dönemin CHP yönetimindeki Türk Hava Kurumu, Nuri Demirağ’ın fabrikalarına sipariş vermiş olduğu bu uçakları almaktan vazgeçti. Uçaklar satılmayınca fabrika da kapatıldı. Yerli havacılık hamlesi de bu şekilde sonlanmaya mahkum edildi. Demir yollarından havacılık alanına kadar çok büyük çalışmalara imza atmasına rağmen engellenen Demirağ, 13 Kasım 1957’de vefat etti.

Mehmet Akışoğlu



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da Türkiye’nin en büyük giyilebilir ayakkabısı üretildi: Tam 222 numara Bolu’nun Gerede ilçesinde meslek yüksekokulu öğrencileri ve bir tekniker tarafından 222 numara ayakkabı üretildi. Tam kalıp ölçülerine göre hazırlanan ayakkabı, Türkiye’nin en büyük numaralı giyilebilir ayakkabısı olarak öne çıktı. Türkiye’nin önemli deri üretim merkezlerinden ilçede, Gerede Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı Bölümü Teknikeri Ahmet Çetinkaya ve öğrencileri dikkati çeken bir projeye imza attı. Almanya’daki bir firmanın bahçesinde gördükleri devasa çizmeden esinlenen ekip, Türkiye’nin giyilebilir en büyük numaralı ayakkabısını tasarladı. "Ölçüsü tam bir kalıp ölçüsüdür" Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Tekniker Ahmet Çetinkaya, öğrencilerden Zekeriya Atmaca öncülüğünde başlayan çalışmaya diğer öğrencilerin de destek verdiğini belirtti. Çetinkaya, "O dönem sınıfta yaşı en büyük öğrenci de oydu. Onunla birlikte birkaç öğrenci de destek verdi. Böyle bir şey tasarlandı. Daha sonra straforlarla ayakkabının iç kalıbını hazırladık. Onun üzerine alçı yaparak sertleşmesini bekledik. Normal kullanabileceğimiz bir kalıp ortaya çıktı. Kalıbın üzerine yine stampa çıkardık, modelini oluşturduk. Bunu parçaladıktan sonra 7 kanat deriyle kesimini yaptık. Alt tabanında kösele kullandık. Ayakkabıyı 222 numara ölçüyle büyüttük. Yani ölçüsü tam bir kalıp ölçüsüdür" dedi. "Biz daha büyüğünü yapmayı hayal etmiştik" Daha büyük ölçülerde ayakkabı yapmayı hayal ettiklerini fakat 222 numara ölçüsünde çıktığını aktaran Ahmet Çetinkaya, "Gerede’deki deri fabrikalarından bize hediye edilen derilerle yaptığımız bir ayakkabı. Giyilebilir durumdaki en büyük ayakkabı. Tabii kimsenin ayağı 222 numara değil ama gerçekten ayağı 222 numara olan birisi olsa bu ayakkabıyı çok rahatlıkla giyebilir. Biz daha büyüğünü yapmayı hayal etmiştik. Almanya’da bir firmanın bahçesinde çok büyük bir çizme görmüştük. Bundan yola çıktık. Aslında bizim hayalimiz bundan daha büyük bir ayakkabıydı. Mevcut şartlarda en büyük bunu yapabildik" şeklinde konuştu.