SAĞLIK - 10 Şubat 2025 Pazartesi 10:35

Otizm 3 yaşında, Down sendromu ise ilk 6 aylıkken tespit edilebiliyor

A
A
A
Otizm 3 yaşında, Down sendromu ise ilk 6 aylıkken tespit edilebiliyor

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Dr. Öğr. Üyesi Cansu Mercan Işık, Otizm Spektrum bozukluğu ve Down sendromu arasındaki farklara dikkat çekerek, erken tanı ve müdahalenin önemine dikkat çekti.


Otizm spektrum bozukluğu (OSB) ve Down sendromu, çocukların gelişimini etkileyen farklı durumlardır. Bu gelişimsel bozukluklar bazı ortak noktalara sahip olsa da, temel özellikleri ve belirtileri açısından önemli farklılıklar bulunuyor. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Cansu Mercan Işık, Otizm spektrum bozukluğunun erken çocukluk döneminde ortaya çıkan, sosyal iletişim ve etkileşimde yetersizlik gibi semptomlar gösteren bir nörogelişimsel bozukluk olduğunu söyledi. Işık, Down sendromlu bireylerde ise fiziksel özellikleri nedeniyle daha kolay fark edildiğini ifade ederek, anne karnında yapılan tarama testleriyle riskin belirlenebildiğini söyledi.



"Otizmli bireyler daha zor fark ediliyor"


Otizmli bireylerin sosyal iletişimde daha fazla zorlanabildiğini ve bu nedenle toplumda daha farklı algılanabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Cansu Mercan Işık, "Down sendromlu bireyler fiziksel özellikleri nedeniyle daha kolay fark ediliyor ancak otizmli bireylerde durum farklı. Spektrum geniş olduğu için bazı bireyler normal gelişim gösterirken, bazıları gelişimsel olarak geri kalabiliyor. Bu durum toplumda yanlış anlaşılmalar ve önyargılarla karşılaşmalarına sebep olabiliyor" dedi.



"Erken tanı süreci kritik"


Otizm spektrum bozukluğunda tanının genellikle ilk 3 yaş içinde konduğunu söyleyen Dr. Işık, "İlk altı ayda sosyal gülümseme ve göz teması yoksa, dokuzuncu ayda isme dönüp bakmıyorsa, bir yaşında el sallama veya parmak kullanma gibi hareketler gözlenmiyorsa ailelerin dikkatli olması gerekir. Down sendromunda ise anne karnında yapılan tarama testleriyle riskin belirlenebildiğini ifade eden Işık, "Risk oranı yüksekse, kadın doğum uzmanları tarafından ileri tetkikler yapılıyor. Doğum sonrası ise kan testleri ile kesin tanı konulabiliyor" diye konuştu.



"Toplumun desteği önemli"


Otizmli ve Down sendromlu bireylerin sosyal hayatta daha fazla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Işık, "Özel bireylerle iletişim kurarken sabırlı ve anlayışlı olmak, ilgi ve empati göstermek, basit ve net cümlelerle iletişim kurmak çok önemli. Ayrıca, önyargılı olmamak ve onları destekleyici bir tutum sergilemek gerekiyor. Otizm spektrum bozukluğu tanısı alan bireylerin yaklaşık üçte birinde tam düzelme sağlanabiliyor. Bu nedenle erken müdahale, ne kadar erken başlarsa o kadar etkili sonuçlar veriyor. Her otizmli bireyin özel bir ilgi alanı olduğu düşünülmemeli. Bazılarında belirli konulara yönelik özel bir ilgi ve yetenek gelişebilirken, bazılarında bu durum gözlenmeyebilir. Ancak, doğru ilgi ve destek sağlandığında otizmli bireylerin çok daha iyi seviyelere gelip başarılı olma şansı oldukça yüksek" şeklinde konuştu.



Otizm 3 yaşında, Down sendromu ise ilk 6 aylıkken tespit edilebiliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Aile Festivali’nde yüzlerce vatandaş bir araya geldi Çorum’da düzenlenen Aile Festivali’nde, yüzlerce aile ve çocuklar bir araya geldi. Gün boyu süren programda çocuklar doyasıya eğlenirken, aileler de birlikte vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadı. Çorum’da Valilik ve Belediye tarafından düzenlenen Aile Festivali’nde yüzlerce vatandaş Millet Bahçesi’nde bir araya geldi. "Aileyle Köklenen, Nüfusla Güçlenen, İstikbale Yükselen Türkiye" ve "Biz Büyük Bir Aileyiz" sloganlarıyla gerçekleştirilen festival, ailelerin çocuklarıyla birlikte keyifli vakit geçirmesi amacıyla organize edildi. Festival alanında gün boyu süren etkinliklerde renkli görüntüler oluştu. Programda çocuklara ve ailelere yönelik birçok etkinlik düzenlendi. Minikler; yüz boyama, jimnastik parkuru, mini parkur yarışmaları, saksı boyama ve fide dikimi gibi etkinliklerle doyasıya eğlendi. Çocuklara özel hazırlanan "Çocuk Marangozluk Atölyesi" de festivalin en fazla ilgi gören alanları arasında yer aldı. Engelli çocuklar ve aileleri için oluşturulan resim atölyesinde ise çocuklar sanatla buluştu. Festivalde el sanatları atölyeleri, anı duvarı resim köşesi, balon şovları ve değerler eğitimi maskot gösterileri de renkli görüntüler oluşturdu. Program kapsamında Çorum Belediyesi Gençlik Spor Oyunları’nın ödül töreni de yapıldı. Yarışmalarda dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi. "Ailelerin birlikte vakit geçirebilmesi çok kıymetli" Programda konuşan Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, festivalin aile bağlarının güçlenmesi açısından önemli olduğunu belirterek, "Bugünkü etkinlik, aile bağlarının güçlenmesi, aile bireylerinin bir araya gelip kaynaşması anlamında çok kıymetli olmuştur. Dijital dünyanın hayatın her alanına girdiği bir dönemde ailelerin birlikte vakit geçirebilmesi çok kıymetli. Bu etkinlik de ona hizmet edecek" dedi. "Güçlü olabilmemiz için nüfusumuzun artması lazım" Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da güçlü aile yapısının güçlü toplum için önemli olduğunu ifade etti. Başkan Aşgın, "Güçlü bir aileye sahip olmak, aile bağlarımızın güçlü olması, annelerimizin, babalarımızın ve evlatlarımızın huzurlu olması belki de İHA kadar, SİHA kadar, savunma sanayi kadar, belki ondan da daha kıymetli ve önemli. Güçlü olabilmemiz için nüfusumuzun artması lazım. Güçlü olabilmemiz için yaşı gelen evlatlarımızın evlenmesi lazım. Güçlü olabilmemiz için ailemizin güçlü olması lazım. Milletimizin de devletimizin de temeli ailedir, güçlü ailedir. Onun için bu etkinlikler kıymetli ve önemli" diye konuştu. "Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye anlayışı" Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sahit Aydın ise sağlıklı nüfus yapısına dikkat çekerek, "Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye anlayışıyla hazırlanan bu vizyon belgesi; aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi, sağlıklı nüfus yapısının sürdürülebilirliği ve kuşaklar arası dayanışmanın artırılmasını temel hedef olarak ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.
Adıyaman Kahta Belediyesi’nden "Kaybedeni Olmayan" turnuva Adıyaman Kahta Belediyesi’nin katkılarıyla, Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen liseler arası 2. geleneksel "Kaybedeni Olmayan" turnuva, yoğun katılım ve büyük heyecan içerisinde tamamlandı. Gençlerin sosyal, sportif ve kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan organizasyon, ilçedeki lise öğrencilerini ortak bir platformda buluşturdu. Turnuva kapsamında futbol ve voleybol branşlarında müsabakalar gerçekleştirilirken, bu yıl organizasyona ilk kez münazara kategorisi de dahil edilerek etkinliğin kapsamı genişletildi. Böylece gençlerin yalnızca sportif alanlarda değil; iletişim, fikir üretme, özgüven kazanma ve kendilerini ifade etme becerilerinin de desteklenmesi hedeflendi. Turnuva programına Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, Milli Eğitim Müdürü Lütfü Başlı, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Mustafa Çiçek, Kahta Belediyesi Gençlik Meclisi Başkanı Mustafa Bozan, Belediye Başkan Yardımcıları, Öğretmenler ve Öğrenciler katıldı. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, "Kaybedeni Olmayan" anlayışıyla düzenlenen organizasyonda, turnuvaya katılım sağlayan tüm gençlerin kazandığını ifade ederek, gençlerin birlik, kardeşlik ve dayanışma ruhu içerisinde önemli bir deneyim yaşadığını belirtti. Başkan Hallaç konuşmasında, organizasyon sonunda 500 öğrencinin Mersin kamp programına dahil edildiğini belirterek, gençlerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Gençlerin geleceğin değil, bugünün de en önemli gücü olduğunu belirten Başkan Hallaç, "Gençlerimizin sporla, eğitimle, sanatla ve sosyal faaliyetlerle iç içe olması bizler için büyük önem taşıyor. Her gencimizin hayaline dokunan, onları geleceğe daha güçlü hazırlayan projeleri desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü güçlü bir gelecek, bilinçli ve donanımlı gençlerle mümkündür" ifadelerini kullandı. Program, dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.