TEKNOLOJİ - 19 Ekim 2025 Pazar 13:09

Sanal kimlik gerçeği unutturuyor, rol karmaşası bireyi intihara sürüklüyor

A
A
A
Sanal kimlik gerçeği unutturuyor, rol karmaşası bireyi intihara sürüklüyor

Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijitalleşmenin etkisiyle artan rol karmaşasının bireyleri dahili çöküşe ve intihara kadar sürükleyebileceğini belirterek, bunun yalnızca bireysel değil, toplumsal ölçekte de ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.


Günümüz dijital çağında bireylerin toplumsal, ailevi ve mesleki rollerinde yaşadığı karışıklık, uzmanlara göre ciddi bir toplumsal tehlikeye dönüşüyor. Rol karmaşasının insan psikolojisini derinden etkilediğini belirten uzmanlar, bu durumun yalnızca bireysel değil, toplumsal ölçekte de şiddet, güven kaybı ve aidiyet sorunlarını beraberinde getirdiğini ifade ediyor. Özellikle sanal kimliklerin ve dijital yaşam tarzlarının, bireylerin gerçek hayat rolleriyle çelişmesi sonucunda kimlik çatışmaları, dahili bunalımlar ve depresyon vakalarının artış gözlemleniyor. Bireyin iş, aile ve arkadaş çevresindeki rollerini tanımlayamaması, hem üretkenlikte düşüşe hem de sosyal barışın zedelenmesine neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, rol karmaşasının ülke, millet ve insanlık için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, "Rol karmaşası yaşayan birey, hayattaki sınırlamalara ve rol belirsizliklerine karşı savunmasız kalıyor. Sosyal rol çatışması yaşayan kişi, kendi rolünü yerine getiremediği için toplumsal anlamda karmaşa yaşıyor. Bu durum toplum geneline yayıldığında, şiddet, çatışma, depresyon ve hatta intihar vakalarına kadar uzanıyor" dedi.



"Özellikle aile içerisindeki otorite zayıflaması, sanallaşan ilişkilerin yüzeyselleşmesiyle beraber oluşmaktadır"


Prof. Dr. Tuncay Dilci, sosyal rol çatışmasına düşen bireyin toplumsal anlamda karmaşalar yaşadığını ifade ederek, "Rol karmaşası ülkemiz için, milletimiz için, hatta insanlık için tehlike doğuracak çok önemli bir durum. Çünkü rol karmaşası ile birey, hayatta sınırlamalara ve rolleri ile ilgili sınır belirsizliğinin getirmiş olduğu sorunlara karşı savunmasız bir şekilde yakalanmaktadır. Özellikle rol karmaşasında, sosyal rol çatışmasına düşen birey bir nevi dahili anlamda çatışmaları tetikleyerek kendisine düşen rolü yerine getirememekte ve toplumsal anlamda karmaşalar yaşamaktadır. Bunu toplumun geneline yaydığımız zaman, toplumda şiddet, çatışma, depresyon ve hatta intiharlara kadar çevrilen bir başkasına zarar verme ve dürtü bozukluğu dediğimiz tepkisel refleksif davranışlara kadar dönüşen bir durumdan bahsediyoruz. Bireyin iş yeri, aile, eğitim veya arkadaş ortamındaki rollerinin dijital bir yaşamın getirmiş olduğu sanal ortamın, sanal kişilikleri ile beraber yeni rol ve gerçek hayattaki rollerini doğru okuyamaması ve anlamlandıramamasının getirdiği sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu kapsamda dijital arkadaşlık ortamının getirmiş olduğu öğrenme açısından, çocukların öğrenme ortamından uzaklaştırılması dijital nesnelerin sürekli sorun olması değil de doğru kullanılamamasından kaynaklı bir durumdur. Özellikle aile içerisindeki otorite zayıflaması, sanallaşan ilişkilerin yüzeyselleşmesiyle beraber samimiyet, içtenlik ve benlik beyanında sorunlar oluşturmaktadır" diye konuştu.



"Toplumsal anlamda ortaya koyduğu sorun, güven ve aidiyet sorunudur"


Prof. Dr. Dilci, insanların sanallaşan kişilikleriyle birlikte karmaşık kimlik yapıları sorunları yaşadıklarını ifade ederek, "İş hayatı rolleri ve özel yaşam arasındaki roller, gerçek anlamda tanımlanamadığı için sınır belirsizliğinden kaynaklı olarak bireyin aşırı dijital içerik tüketimine bağlı sorunlar üretmektedir. Toplumsal anlamda ortaya koyduğu sorun, güven ve aidiyet sorunudur. İnsanlarda sanallaşan kişilikleriyle, karmaşık kimlik yapılarıyla ilgili sorunlar oluşmaktadır. Toplumsal güvenin ötesinde, sosyal sermayede azalma durumu vardır. Örneğin trafikteki kendini ifade etme biçimlerinde yaşanan sorunlar, aile içerisindeki şiddet, travmalar veya çatışmalara bağlı olarak bölünmüş aile sıkıntılarının oluşması rol karmaşasından kaynaklanmaktadır" şeklinde konuştu.



"Rol karmaşası en önce sosyal barışı zedelemektedir"


Prof. Dr. Dilci, insanları sosyal medya ve sanal allemdeki hallerinin gündelik hallerinden farklı olduğunu belirterek, "Sosyal kimlikte bir otorite eğitimine maruz kalan bireyin agresifleşmesi, burada kendi değeri ile karşımıza çıkan intihar, çatışma, şiddet üretme ve kendi kendine sürekli melankolik bozukluklara bağlı olarak bir takım problemlere ve psikolojik rahatsızlıklara kadar uzanan bir sorunla karşı karşıyayız diyebiliriz. Rol karmaşası en önce sosyal barışı zedelemektedir ve bireyin kimlik ile aidiyet problemleriyle iştirak eden durum, iş yerinde ve normal hayatta üretim ve performans düşüklüğüyle birlikte rol çatışmasının getirmiş olduğu gerilim ve gerginlikle bir şiddet üretme mekanizmasına dönüşmektedir. İnsanların sosyal medya veya sanal mecralardaki hâl ve hareketleri ile gerçek dünyadaki hâlleri birbirinden ayrı. Bu aradaki açı büyüdükçe kişide rol çatışması, kimlik çatışması ve iş dünyasında karmaşalar meydana gelebilmektedir" dedi.



Sanal kimlik gerçeği unutturuyor, rol karmaşası bireyi intihara sürüklüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya MHP Kütahya İl Başkanlığı’na atanan Türker görevi devraldı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya İl Başkanlığı görevine atanan Mehmet Ali Türker, düzenlenen programla görevi resmen devraldı. Programda birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Görevi devralan MHP Kütahya İl Başkanı Mehmet Ali Türker konuşmasında, "Allah kabul etsin, Allah hayır etsin. Biz diyoruz ki insan insana cennet olsun, insan insana can olsun, cana derman olsun. Sevgide buluşalım, hoşgörüde uzlaşalım. Karşılıklı anlayış ve saygı çerçevesi altında hiç ayrılmamak kaydıyla kutlu hedeflere yürüyelim. Bir olalım, diri olalım. Tam 57 yıldır bu yoldayız. Çelme taktılar, tökezledik ama düşmedik. Arkamızdan ittiler, sendeledik ama eğilmedik. Kuyuya attılar, vakti geldiğinde Yusuf olup çıktık. Mahkûm ettiler ‘vatan sağ olsun’ dedik. Mağdur ettiler, ‘kaderimiz buymuş, Allah bizimledir’ dedik. Acılarımıza rağmen ye’se kapılmadık, karanlık gecelerde kutup yıldızı gibi parladık. Tasalanma yiğidim, zaman bizden yanadır" dedi. "Önce gönüllerimizi barıştıracağız" Programda konuşan MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ise birlik ve huzur vurgusu yaptı. Erbaş, "Ben 2007 yılından bu yana bu ilde siyaset yapıyorum. 19 yıldır partisiyle, genel başkanıyla, teşkilatıyla hiçbir sorun yaşamadan yol yürüdük. Artık geçmişi uzun uzun konuşma zamanı değil; önümüze bakacağız. Hatalarımızdan ders çıkaracağız, eksiklerimizi gidereceğiz. Önce gönüllerimizi barıştıracağız. El sıkışmadan önce gönül barışına ihtiyacımız var. Bizimle aynı yolda yürüyenlerle devam edeceğiz. Ama gönlü ve zihni başka yerde olanlara da tavizimiz olmayacak. Milletler geçmişine sahip çıkarak geleceğe yürür. Eğer tarihini bilmiyorsan, o milletin ileriye bakması mümkün değildir. Bu yüzden milli şuura ve güçlü bir milli devlete ihtiyacımız var. Allah’a şükür güçlü bir devletimiz var. Bugün burada bulunan kadrolarla Kütahya’da adeta yeniden başlıyormuş gibi sahaya ineceğiz" diye konuştu. "Mehter bizim milli kültürümüz" Milletvekili Erbaş ve İl Başkanı Türker, daha sonra partililerle birlikte Hava Şehitliği’ni ziyaret ederek dua etti. Ziyaret sonrası konuşan Milletvekili Ahmet Erbaş, Gaziantep’teki 23 Nisan kutlamalarında çocuk mehteran takımına sırtlarını dönenerek protesto eden CHP’lilere tepki gösterdi. Erbaş, "Mehter müziği bizim milli müziğimizdir. Öyle güçlü bir müzik ki Avrupa’yı bile etkilemiştir. Osmanlı ordusu sefere mehterle çıkardı. Bu bizim köklü kültürümüzdür. Bir fotoğraf gördüm; büyükler arkalarını dönmüş ama çocuklar mehteri can kulağıyla dinliyor. Asıl örnek almamız gerekenler çocuklardır. Onlar samimiyetiyle doğruyu gösterir" dedi.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Şoför ise olası bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip atladı. Kazada şoför hafif yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesinde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç önce sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı, ardından daha büyük facianın önüne geçmek için şoförün müdahalesiyle yolun yanında bulunan 10 metrelik uçuruma düştü. Kendisini kurtarmak isteyen şoför ise araçtan aşağıya atlayarak hafif yaralandı. Yaralanan şoför ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulans ile hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı. "Kahramanlık yapmış. Kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan çevrede esnaflık yapan Lokman Kondi, "Bizim 200 - 300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. TIR şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun. Duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi.