EKONOMİ - 10 Ekim 2025 Cuma 13:20

Sivas Organize Sanayi Bölgesi’nde doluluk oranı yüzde 99’a ulaştı

A
A
A
Sivas Organize Sanayi Bölgesi’nde doluluk oranı yüzde 99’a ulaştı

SİVAS (İHA) – Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, OSB’nin doluluk oranının yüzde 99’a ulaştığını açıkladı.


Sivas’ın idarecileri ve önde gelen sanayi kuruluşlarının temsilcileri, Sivas Organize Sanayi Bölgesi’nin problemlerinin masaya yatırılıp çözüm önerilerinin dinlendiği toplantıda bir araya geldi. Toplantıda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, 1. OSB’nin doluluk oranının yüzde 99’a ulaştığını belirtip, "İlimizin sanayisi her geçen gün daha iyi noktalara gidiyor. 1. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki istihdam rakamları 10 bin 600’e yaklaştı. Doluluk oranı da yüzde 99’lara ulaştı. Şuan da 300 dönümlük bir genişleme var. Rakamlara baktığımızda ilimizde sanayi büyüyor ve gelişiyor. Demirağ Organize Sanayi Bölgesi’nde 225 parselden yüzde 25’i tahsis edildi. Üretime başlayan 18 firma var. İnşaat aşamasında olan 32 firma bulunuyor. Bin 455 istihdam söz konusu. Rakamlara bakıldığında Sivas da ki organize Sanayi bölgelerinde oluşan yeni toplam istihdam sayısı 15 bini geçmektedir. Bu da demek oluyor ki sanayi tarımı geride bırakıyor. Üretilen yurt içi hasılaya bakıldığında sanayi tarımı geçmiş durumda. Yurt içi hasılanın yüzde 20 civarındaki oranı sanayide üretiliyor, yüzde 18’i tarımda üretiliyor. En büyük pay yüzde 61 ile hizmetler sektörüdür. Girişimcilerin çabası ile devletimizin gücü ve yol göstermesiyle çok daha iyi noktalara geleceğimize inanıyorum" diye konuştu.


İki firma Sivas’ın gözbebeği oldu


Sivas Organize Sanayi Bölgeleri Derneği (SOSAD) Başkanı İsmail Timuçin, Organize Sanayi Bölgesi’nin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, yönetim olarak sanayicilerin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Timuçin, "2024 yılında en hızlı büyüyen 100 firma içerisine giren Dermokil ailesini ve 2024 yılında kendi sektör grubunda en çok ihracat yapan 5 firma içerisine giren ESTAŞ ailesini kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum. OSB’mizin potansiyelinin çok olduğunu ve çok değerli firmalarımızın olduğunu vurgulamaktayım. Biz yöneticiler OSB’mizin bu potansiyellerini geliştirerek firmalarımıza daha rahat, daha yaşanır, daha tercih edilir bir OSB olmasını sağlamamız gerektirmektedir. Yönetimi devralan sanayiciler olarak görev sürecimiz içerisinde şahsımıza verilecek olan huzur haklarımızı almayarak OSB’mize devrettik" dedi.


Timuçin dernek olarak yaptıkları çalışmalara değinerek, " Ayrıca, ekonomik sıkıntılardan dolayı firmalarımıza bir nebze olsun destek olmak için 2025 yılı yönetim aidatlarında artış yapmadık. Kadın çalışanlarımıza destek olmak amacı ile OSB’mize valimizin başlattığı kreş projesini hayata geçirmek için çalışma başlattık, hızlı bir çalışma yaparak kreşi 2026’da tamamlayacağız ve kar amacı gütmeden yönetimini Milli Eğitim Müdürlüğümüze devredeceğiz. Sanayicilerimizin 2 ay olimpik yüzme havuzundan faydalanmalarını sağladık. Sivas Gençlik Spor İl Müdürümüzden OSB’mize Meslek Lisesi Öğrencilerimizin ve OSB’deki çalışanlarımızın faydalanacağı futbol, basketbol, voleybol ve halı sahadan oluşan bir spor komplesi yapılması için talepte bulunduk. OSB’mizde akan deremizin üzerine bir gölet yaptık. Bu gölette dereden akan sulan ve yağmur sularını toplayarak proses suya ve sulama suyu alarak kullanmayı hedefliyoruz. Belediyemize OSB girişinde yaptığı çalışmalar için teşekkür ederiz. OSB’mizde çalışan personellerimiz için Sosyal Konut yapması amacı ile Alperen Sitesi ile OS8 2. kısım arasın da bulunan hazine arazisine yaklaşık 500 adet Sosyal Konut yapılması için TOKİ’ye müracaatta bulunduk" dedi.


"OSB bütçesinden harcama yapmadık"


Timuçin, göreve geldikleri günden bu yana OSB’nin gelişimi için önemli adımlar attıklarını belirterek, "Şimdiye kadar bahsettiğim bu faaliyet yaparken OSB bütçesinden harcama yapmadık. Kamu kurumlarımızın müdürlerinin destekleri bazı sanayicilerimizin bağış ve destekleri ile bu faaliyetleri yaptık. OSB’mizin asıl yapılması gereken işleri içinde çalışmalar yapıyoruz. Eskiyen görev tam olarak yapamayan kanalizasyon hattı, yağmur suyu hattı, temiz su hattı, asfalt, elektrik kablolarının yer altına alınması, eskiyen trafo binalarının yenilenmesi gibi çalışmalarımızı elimizdeki imkanlarla yapmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.



Sivas Organize Sanayi Bölgesi’nde doluluk oranı yüzde 99’a ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.