ASAYİŞ - 29 Ocak 2026 Perşembe 11:49

Sivas’ta sis zincirleme kazaya neden oldu: 7 yaralı

A
A
A
Sivas’ta sis zincirleme kazaya neden oldu: 7 yaralı

Sivas’ın Gemerek ilçesinde sisli hava nedeniyle aralarında yolcu otobüsünün bulunduğu 4 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 7 kişi yaralandı.


Edinilen bilgilere göre, kaza Gemerek ilçesi Etlik Kavşağı’nda meydana geldi. M.S. idaresindeki 52 LH 500 plakalı tır, kırmızı ışıkta bekleyen Y.Y. idaresindeki 68 EZ 777 plakalı tıra çarptı. Bu sırada A.A. idaresindeki 58 ADZ 971 plakalı Sivas Hedef Turizme ait yolcu otobüsü de kırmızı ışıkta bekleyen tıra arkadan çarptı. Y.P. yönetimindeki 34 TD 4643 plakalı otomobilin de yolcu otobüsüne arkadan çarpmasıyla meydana gelen zincirleme kazada Y.P., A.P., A.A., M.E., S.E., Z.E. ve N.E. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Gemerek Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.


Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.



Sivas’ta sis zincirleme kazaya neden oldu: 7 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Yılkı atları fotoğrafçıların gözdesi oldu Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Gabar Dağı eteklerinde bulunan Mağara köyündeki tarihi varlıklarının yanı sıra sunduğu doğa güzellikleri, yılkı atlarına da ev sahipliği yapıyor. Gabar Dağında yaşayan yılkı atları, bölgede karın beyaza bürüdüğü alanda dörtnala koşarken görüntülendi. Gabar Dağının eteklerinde yaşayan ve kış mevsiminin gelmesiyle ayrı bir görsel güzelliğe bürünen yılkı atları, fotoğraf severler tarafından büyük ilgi görüyor. Şırnak’ta göçerlerin yazın göçer işlerinde kullandıkları, kışın ise yem vermemek için doğaya saldıkları yılkı atları, kışın da fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez temalarından oluyor. Sayıları 100’ü bulan yılkı atları, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. İnsanların yanına yaklaşmaktan korkan ve dörtnala koşan yılkı atlarını kar üstünde fotoğraflayabilmek isteyen fotoğrafçılar hünerlerini sergiliyor. Kendilerine hayranlık uyandıracak şekilde hareket eden ve sürü halinde koşan atlar, bölgeye gelen fotoğrafçıların yakaladığı renkli karelerle turizme katkı sağlıyor. Doğa fotoğrafçısı Mecit Çevrim, "Fotoğraf ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Biz Mağara köyündeyiz. Şu anda Şırnak’ın ilçesinde bağlı tarihi bir köydür. Genellikle baharda veya yaz aylarına ziyaretçi akımına uğrayan köyde yıllar sonra ilk defa karlı fotoğraf çekme fırsatı bulduk. Şansımızı arkada gördüğümüz yılkı atları ve tarihi yerleri bir arada görmek bizim için çok keyifli bir fotoğrafa dönüştü. Bu fotoğraflarımızı da genellikle Şırnak ve ilçelerin tanıtımına vesile olacak eşlide kullanıyoruz. Fotoğrafçı arkadaşlarımızı da karlı anda da fotoğraf çekmeye buraya davet ediyoruz. Hepimizin sevdiği bir tarihi alanla birlikte fotoğraflamak çok güzel geliyor kar içinde. Keyif aldığımız güzel bir gün oldu. Sadece baharda görülen bu yerin kar içinde çekilmesi enteresan oldu. Türkiye’deki fotoğraf sanatçısı dostlarımızın bu alanı keşfetmesi, bu alanda fotoğraf çekmesini büyük bir umutla bekliyoruz. Bununla ilgili çalışmalarda da ön ayak olacak planlama yapmak istiyoruz. Bununla ilgili proje geliştirip, Türkiye’deki fotoğraf sanatçısı dostlarımızın bu güzel, bakir, daha önce fotoğraflanmamış, fotoğraflanması için ön ayak olacağız. Aynı zamanda biz İdil Fotoğraf Kulübü olarak bu etkinlikleri yapıyoruz. Kulübümüzde yaklaşık 70 arkadaşımızla birlikte bölgedeki bütün tarihi turistlik ve gezilebilecek alanları fotoğraflayarak her kesin göreceği şekilde paylaşımlar yapıyoruz" dedi. Doğa fotoğrafçısı Enes Akkuş da "bir doğasever olarak İdil Mağara köyünü ziyarete geldik, açıkçası muazzam bir manzara ile karşı karşıya kaldık. Yılkı atlarını gördük burada, dron ve fotoğraf çekimlerimizi yaptık. Daha önce bahar ayın da gelmiştik buraya, kışın ilk defa geldik, beyaz bu köye çok yakışıyor. Mağara köyündeki bu muhteşem manzarayı fotoğrafladık. Açıkçası büyülendik. Kışın burası çok ayrı güzel, beyazın çok güzel yakıştığını görüyoruz bu köye. Yılki atlarını da gördük, ilk defa bu atları görüyorum. Onları da çektik, hayran kaldık" diye konuştu.
Hatay Polis ve jandarma kamuflajı ile denetim yapan depremzede çocuklar yürekleri ısıttı HATAY (İHA) – Hatay’da ‘Yüreğimizdeki Işık’ projesi kapsamında polis ve jandarma üniforması giyen depremzede çocuklar trafik denetimi yaptı. ‘Yüreğimizdeki Işık’ projesi kapsamında Hatay Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleşen programda jandarma ve polis kamuflajı giyen çocuklar, trafik denetimi gerçekleştirdi. Denetimlerde araçları durdurup sürücülere trafik kurallarının önemini anlatan çocuklar, broşür dağıtarak, sürücülere çikolata ikram etti. Polis ekipleriyle birlikte denetim yaparak unutulmaz anlar yaşayan çocukların sürücülerle sohbeti tebessüm ettirdi. Denetim sırasında çocukları karşısında gören sürücüler, programı çok beğendiklerini söylediler. Programı hayata geçirenlere teşekkürlerini dile getiren sürücü Rabia Yaman, "Bu etkinlik çok güzel olmuş, hayatımda denk geldiğim en güzel etkinlikti. Çocuklar sürücülere çok iyi davrandı, çikolata ve kolonya ikram ettiler. Hepsine çok teşekkür ederim" dedi. Çocukların denetim sırasında sürücülere bilgi verdiğini ifade eden Özgür Tatlı, "Biz her yönüyle böyle etkinliklerin olmasını istiyoruz. Çocuklarımızı böyle etkinliklerle kazalarla, diğer şeylerle ilgili eğitmemiz gerekiyor. Karşımızda çocukları gördüğümüze çok sevindik. Karşımda çocukları görünce biraz şaşırdım. Çocuklar yetişkinlerin yaptıklarını yapmaya çalışıyorlar. Çocuklar bize trafik kuralları hakkında broşür verdi, emniyet kemerinin önemini anlattı. Gençlerimiz bizim için bir gelecek" şeklinde konuştu. "Çocukları bir an karşımızda görünce duygulandık" Denetimde çocukları karşısında görünce duygulandığını ifade eden Hilal Toprak da, "Çocukları bir an karşımızda görünce duygulandık. Çok güzel bir organizasyon oldu. Etkinliği çok beğendik. Çocuklar sürüş hakkında, emniyet kemeri hakkında bilgiler verdi. Etkinlik çok güzel oldu" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Memişoğlu: "Bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu kapsamda Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda hayata geçirdiğimiz dördüncü eylem planı olan 2024-2028 Ulusal Eylem Planı ile tüm bağımlılıkları ve çağın yeni bağımlılık türlerini kapsamlı biçimde ele alıyoruz" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen "Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet Güvenli Türkiye Paneli"ne katıldı. Panelde uyuşturucuyla mücadelede sağlık temelli önleme politikaları ve rehabilitasyon süreçleri ele alındı. Bakan Memişoğlu, yaptığı konuşmada bağımlılıkların insan sağlığını çok yönlü biçimde tehdit eden ciddi bir hastalık süreci olduğunu belirterek, "Bağımlılıkla mücadele, yalnızca bugünü değil, geleceği de koruma mücadelesidir" diye konuştu. Uyuşturucu bağımlılığının yalnızca o kişiyle sınırlı kalmadığını aktaran Memişoğlu, "Güvenlikten sağlığa, ekonomiden adalete kadar pek çok alanda toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle bağımlılıklar yalnızca bir güvenlik ya da halk sağlığı meselesi değildir. Dijital çağda bağımlılıklarla mücadele çok katmanlı ve bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır" şeklinde konuştu. "Bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" Memişoğlu, bağımlılığın aynı zamanda insan sağlığı ve toplumun yapısı üzerinde de yıkıcı etkisi olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu kapsamda Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda hayata geçirdiğimiz dördüncü eylem planı olan 2024-2028 Ulusal Eylem Planı’yla tüm bağımlılıkları ve çağın yeni bağımlılık türlerini kapsamlı biçimde ele alıyoruz" dedi. "Bağımlılığı öncelikle bir halk sağlığı sorunu olarak ele alıyoruz" Memişoğlu, asıl başarının insanların bağımlılıkla hiç tanışmaması olduğuna dikkati çekerek, "Sağlık Bakanlığı olarak bağımlılıklarla mücadelede sorumluluğumuzu yalnızca teşhis ve tedaviyle sınırlı görmüyoruz. Bağımlılığı öncelikle bir halk sağlığı sorunu olarak ele alıyoruz. Önleyici ve koruyucu hizmetleri sağlık politikalarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Esasında asıl başarının insanların bağımlılıkla hiç tanışmaması olduğu aşikardır. Bu sebeple geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimi için sahada güçlü ve etkin bir koruyucu yapı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Çeşitli kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde çalıştıklarının altını çizen Memişoğlu, "Bağımlılığın doğru yaklaşım ve desteklerle tedavi edilebilir bir durum olduğunu toplumumuza daha çok anlatmalıyız" diye konuştu. "Bağımlılıkla karşı karşıya kalan vatandaşlarımız için tedavi ve rehabilitasyon altyapımızı güçlendiriyoruz" Bağımlılıkla mücadele kapsamında yaptıkları çalışmalara değinen Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bağımlılıkla karşı karşıya kalan vatandaşlarımız için ise tedavi ve rehabilitasyon altyapımızı güçlendiriyoruz. Bugün ülke genelinde 64’ü yataklı, 79’u ayaktan olmak üzere 143 Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) ve Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi’nde (ÇEMATEM) toplam bin 582 yatak kapasitesiyle hizmet sunuyoruz. Bağımlılıkla mücadelede 188 Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve kısa adı BAHAR olan Bağımlı Hastalar İçin Rehabilitasyon Merkezlerimizde destek ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz." Memişoğlu, bağımlılıklarla mücadele kapsamında Adalet Bakanlığıyla birlikte uyuşturucu madde suçu nedeniyle cezaevinde bulunan hükümlülerin yeniden suça sürüklenmelerini önlemek amacıyla tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini yürüttüklerini de hatırlattı. "İnsan hayatını merkeze alan açık, doğru ve temiz bir iletişim anlayışını savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur" Her türlü bağımlılıkla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Memişoğlu, "Bağımlılıkla mücadelede tedavi süreci kadar doğru ve sorumlu bir iletişim dili oluşturmak da büyük önem taşımaktadır. Her türlü bağımlılığı özendirici bir dille sunan, ayrıcalıklı bir kültür unsuru gibi gösteren yaklaşımlara karşı duruşumuz nettir: ‘Sıfır tolerans’. İnsan hayatını merkeze alan açık, doğru ve temiz bir iletişim anlayışını savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Özellikle sosyal medya mecralarında yanıltıcı içeriklere karşı Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile İletişim Başkanlığımızla koordinasyon içerisinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" ifadelerine yer verdi. Panel, Bakan Memişoğlu’nun konuşmasının ardından ’Uyuşturucuyla Mücadelede Güçlü Devlet Güvenli Toplum’ ve ’Uyuşturucuyla Mücadelede İletişim Temelli Önleyici Yaklaşımlar’ başlıklı oturumlarla devam etti.