TEKNOLOJİ - 17 Ocak 2025 Cuma 11:51

Türk bilim adamları deprem kara kutusu geliştirdi

A
A
A
Türk bilim adamları deprem kara kutusu geliştirdi

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci ve ekip arkadaşı Emrah Bekçi, deprem kara kutusu olarak tanımlanan ‘Deprem Acil Müdahale Ağı Sistemi’ geliştirdi.


Deprem riski yüksek bir coğrafyada bulunan Türkiye’de uzmanlar sık sık deprem önlemlerinin önemine dikkat çekiyor. Yetkililer, sağlam binalarda yaşamanın, ev içi güvenlik önlemleri almanın ve düzenli olarak deprem tatbikatlarına katılmanın hayat kurtarıcı olduğunu vurguluyor. Ayrıca afet çantası hazırlamak ve acil durum planı oluşturmak, deprem anında hem bireylerin hem de ailelerin güvenliğini artıran temel adımlar arasında yer alıyor.


Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci ve ekip arkadaşı Emrah Bekçi, deprem Acil Müdahale Ağ Sistemi (DAMAS) ismini verdikleri yenilikçi bir sistem geliştirdi. Geliştirdikleri sistemle deprem gibi acil durumlar sırasında kurtarma ekiplerinin etkinliğini artırmak ve depremzedelere hızlı bir şekilde ulaşmayı amaçladıklarını belirten Dilci, “Cihazın özelliği apartmanların adeta kara kutusu olması. Herhangi bir deprem olmadan önce apartmana yerleştirilen cihaz apartmana yapılan tüm giriş çıkışları, kaç kişi varsa yüz görüntüleriyle beraber alıyor ve yedi gün boyunca muhafaza ediyor. Küçük veya büyük muhtemel bir deprem anında apartmanda acil uyarı sistemini devreye sokuyor. Örneğin gece uykuda olan vatandaşlarımıza 8-10 saniye zaman kazandırarak, bulunduğu mekânı terk etme olanağı sağlayabilmekte. Enkaz altındaki kişilere ulaşma adına acil müdahale ekibinin hızlı koordinasyon ve karar hallerini hızlandırarak, hangi binada ölü veya diri kaç kişi olduğunun verilerini vererek, en azından hayatta olanların kurtarılması adına hayati önem arz etmektedir. Böylelikle enkaz altında hiç kimse kalmıyor” şeklinde konuştu.



“Kendi network ağı ile 300-350 metre uzaklıktan enkaz altına ulaşıyor”


Prof. Dr. Dilci, cihazın enkaz altındaki gaz ve elektrik kaçağını yukarıya bildirebilme özelliğine sahip olduğunu ifade ederek, “Sadece enkaz altında değil, herhangi bir yerin altındaki gaz kaçağı konusunda da veri verebilmekte. Enkaz altındaki kişilerle konuşma imkânı sunması da bizim için önemli bir avantaj. Cihaz, enkaz altındaki kişiye ilk yardım gerekip gerekmediğine dair bir takım psikolojik destekleri kolaylaştırmaktadır. Cihaz enkaz altındaki kişilerle konuşurken, bir taraftan da 2-3 gün boyunca bizlere veri verebilmekte. Bu durum cihazın herhangi bir GSM, internet ve elektriğe bağlı olmadan çalışabilme yeteneğine sahip olduğu anlamına geliyor. Kendi network ağı ile 300-350 metre uzaklıktan enkaz altına ulaşabilmekteyiz. Enkazın olduğu yerde yıkımlara bağlı olarak fiziksel bir temas olmaması halinde dron ile FLY DAMAS dediğimiz sistem sayesinde enkaz altında gerekli konuşma ve bağlantılar kurarak, verilere ulaşabilmekteyiz. DAMAS cihazının bir diğer özelliği, enkaz altında 400-500 ton değerindeki basınca karşı dayanıklı olmasıdır. Böylelikle verilerimizin kaybolması hiçbir şekilde söz konusu değil. Verilerimizi yüzde yüz doğrulukla enkaz altından alabiliyoruz. Enkaz altı müdahale için eskiden yapılan ‘Susun, sessizlik. Kimse var mı?’ gibi söylemler kullanılıyordu. Şimdi ise herhangi bir bilgisayar veya cep telefonuna kurulan uygulama üzerinden direkt enkaz altına ulaşabilmekteyiz” dedi.



Türk bilim adamları deprem kara kutusu geliştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TUSAŞ, Teknik Gezi XL’de 20 bin öğrenciyi ağırladı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Teknik Gezi XL" programında Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaklaşık 20 bin öğrenciye milli havacılık projelerini tanıttı. TUSAŞ, geleneksel hale getirdiği "Teknik Gezi XL" etkinliğini bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirdi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen etkinlikte, ilkokuldan üniversite seviyesine kadar yaklaşık 20 bin öğrenci TUSAŞ tesislerinde ağırlandı. Etkinliğe 74 şehirdeki 177 üniversite, bin 26 lise, 718 ortaokul ve 867 ilkokuldan başvuru yapıldığı bildirildi. İki gün süren programda öğrenciler, Türkiye’nin milli imkanlarla geliştirilen hava platformlarını yakından inceleme fırsatı buldu. Katılımcılar üretim hatlarını gezerken, ayrıca uçuş gösterileri, deneyim alanları, kariyer oturumları ve interaktif atölyelere katıldı. Etkinliğin ilk gününde ilkokul ve ortaokul öğrencileri ağırlandı. HÜRJET ve KAAN temalı gösteriler yoğun ilgi görürken, GÖKBEY Genel Maksat Helikopteri ile ANKA ve AKSUNGUR insansız hava araçlarının uçuş gösterileri gerçekleştirildi. Çocuklar ayrıca HÜRKUŞ deneyim alanında vakit geçirirken, KAAN’ı sanal gerçeklik teknolojisiyle deneyimledi ve HÜRJET 360 simülatöründe uçuş tecrübesi yaşadı. İkinci gün ise lise ve üniversite öğrencilerine yönelik etkinlikler düzenlendi. HÜRJET ve GÖKBEY’in gerçekleştirdiği uçuş gösterileri izleyicilerden ilgi gördü. TUSAŞ insan kaynakları ekipleri tarafından kariyer fırsatları ve staj programlarına ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Test pilotlarıyla söyleşi ve imza etkinlikleri gerçekleştirildi. Öte yandan, TUSAŞ’ın uzun dönem yetenek programlarından biri olan "SKY Experience Programı" kapsamında mezuniyet töreni düzenlendi. Üniversite 3 ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik yürütülen programda bu yıl 600 adaydan 293’ünün başarıyla mezun olduğu belirtildi.