SPOR - 12 Şubat 2025 Çarşamba 18:30

Türkiye Güreş Şampiyonası’nın açılış seremonisi yapıldı

A
A
A
Türkiye Güreş Şampiyonası’nın açılış seremonisi yapıldı

Sivas’ta başlayan ve ’Deprem Şehidi Ahmet Turan Durman’ adına düzenlenen U23 Serbest Türkiye Güreş Şampiyonası, tüm hızıyla devam ederken, şampiyonanın seremonisi Sivas Vali Vekili Şakir Öner Öztürk, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve il protokolünün katılımıyla yapıldı.


Türkiye Güreş Federasyonu ile Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü organizesinde yapılan U23 Serbest Türkiye Güreş Şampiyonası sürüyor. Taha Akgül Spor Salonu’nda devam eden heyecan dolu şampiyonaya 49 ilden yaklaşık 500 sporcu katılım sağlıyor.


Bu kapsamda dün sabah başlayan şampiyonanın seremonisi Sivas Vali Vekili Şakir Öner Öztürk, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem, Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun Gözel, il protokolü, federasyon yetkilileri, antrenörler ve sporcuların katılımıyla yapıldı.


Sporcuların tören yürüyüşü ile başlayan seremoni saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.


Açılış seremonisinde konuşan Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem, sporculara başarılar dileyerek Sivas’ın önemli bir şampiyonaya ev sahipliği yaptığını söyledi.



Akgül: "Sahada çok güzel bir mücadele var"


Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ise, "Bugün bizler için çok değerli ve anlamlı. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı seçildikten sonra ilk kez Sivas’a geldik. Bu topraklarda yetiştik, Sivas’ın bize emeği çok. Güreş eğitim merkezinden mezun olduk ve yetiştiğimiz kentimize hamdolsun federasyon başkanı olarak gelmek nasip oldu, bu da bizler için ayrı bir gurur vesilesi. İkinci büyük organizasyonumuzda Sivas’ımıza memleketimize aldık, Ümitler Türkiye Şampiyonası’nı. Burada güreşen sporcularımız birinci olanlar direkt ülkemize Avrupa Şampiyonası’nda inşallah temsil edecekler. Çok değerli görüyoruz bunu. Katılımın ciddi sayıda olması sporcu anlamında bizler için çok değerli. Sporcular Sivas’ımıza geldiler ve burada kulüpleri için kendileri için ve milli takımı için mücadele ediyorlar. Bu şampiyonayı deprem şehidimiz Ahmet Turan Durman adına düzenliyoruz. Biz deprem gününde Kahramanmaraş’ta yıkılan güreşçilerimizin yapıldığı binanın enkazın dibindeydik. Orada enkazın altında ailelere yardımcı olmaya çalıştık. Allah bir daha bizlere bu acıyı yaşatmasın. İnşallah Sivas’ımızın büyükleri ve Gençlik Spor Bakanlığımızın büyükleriyle beraber de Sivas’ta bir spor salonuna isminin verilmesini bizler inşallah ricada bulunacağız. Büyüklerimize inşallah bu talebimize karşılık verirler ve şehidimizin adı inşallah bir salonda yaşatırız. Organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Tüm sporcu kardeşlerime ve antrenörlerime de centilmence mücadeleleri için teşekkür ediyorum. Gerçekten sahada çok güzel bir mücadele var. Kavga, dövüş yok, mütevazı bir şekilde herkes müsabakasını yapıp içeriye geçiyor. Daha güzel organizasyonlarda buluşmak dileğiyle" dedi.



Uzun: "Sivas güreş şehri"


Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun da, Sivas’ta böyle bir organizasyonun yapılmasından büyük bir mutluluk duyduğumu ifade ederek, "Güreş şehri Sivas’ta böyle bir organizasyonun yapılmasından büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Başta Taha başkanım olmak üzere emeği geçen herkese de ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. 2 yıl önce bir deprem yaşadık. Depremde birçok kardeşimize, canımızı kaybettik. Bunlardan birisi de Ahmet Durman kardeşimizdi, onun adına böyle bir güreş turnuvasının yapılmasında büyük bir mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Sivas denildiğinde aklımıza güreş geliyor. Bizler de Sivas Belediyesi olarak en önemsediğimiz branşlardan birisi de tabii ki güreş. Muhsin Yazıcıoğlu başkanımızın adını yaşatacak Uluslararası Karakucak Güreşleri’ni Eylül’de gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte Sivas Belediyesi olarak özellikle güreş alanında çalışmalarımızı yoğun şekilde devam ettireceğiz. İnanıyorum hep birlikte çok büyük başarılara imza atacağız. Tüm sporcu kardeşlerimize de başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.



Öztürk: "Güreşi gururla takip ediyoruz"


Son olarak Sivas Vali Vekili Şakir Öner Öztürk de, "Ata sporumuz olan güreşin her geçen gün Türkiye’de daha da güçlenerek devam etmesini de büyük bir memnuniyetle ve gururla takip ediyoruz. Sivas’ımız güreş anlamında mümbit bir toprak. Ülkemizin dört bir tarafından gelen sporcularımıza, antrenörlere, ailelerine tekrar Sultanşehir Sivas’ımıza hoş geldiniz diyorum. Kazasız, belasız, nice güzelliklerin yaşandığı bir turnuva olmasını temenni ediyorum. Federasyon başkanımız Taha Akgül başkanıma ayrıca teşekkür ediyorum. Federasyon başkanlığında da üstün başarılar diliyoruz kıymetli başkanıma. Turnuvamızın şehrimiz için, ülkemiz için, ata sporumuzun gelişmesi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.


Konuşmaların ardından Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, Sivas Vali Vekili Şakir Öner Öztürk’e, Belediye Başkanı Adem Uzun ve il protokolüne plaket takdim etti.



Türkiye Güreş Şampiyonası’nın açılış seremonisi yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.