EĞİTİM - 03 Eylül 2025 Çarşamba 23:56

"Türkiye’deki Amerika" sergisi İstanbul’dan ABD’ye açılıyor

A
A
A
"Türkiye’deki Amerika" sergisi İstanbul’dan ABD’ye açılıyor

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı’nın "America in Turkey: 1910-1970" sergisi, İstanbul’dan başlayarak New York ve New Jersey’de sanat, diplomasi ve iş dünyasını bir araya getirecek.


Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı’nın America in Turkey: 1910-1970 (Türkiye’deki Amerika: 1910-1970) tarihi diplomatik arşiv belgeleri ve yazışmalar, nadir gazete küpürlerinden oluşan dökümanter sergisi İstanbul ve Amerika’da iş, sanat, bürokrasi ve diplomatik çevreleri bir araya getiriyor. Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ev sahipliğiyle, Global Jounalism Council (Küresel Gazeteciler Konseyi) tarafından organize edilen ve Türk-Amerikan Dernekler Federasyonu’nun destek verdiği serginin ilk teşhiri 4 Eylül’de İstanbul’da İstinye Üniversitesi’nde yapılacak. İstanbul Valisi Davut Gül’ün açılışını gerçekleştireceği sergi 13-20 Eylül’de New York, 21-27 Eylül’de New Jersey Paterson müzesinde ve 7-12 Ekim’de Awita New York Studio sergi salonunda ziyaretçileriyle buluşmaya devam edecek.



Sergi 4-8 Eylül’de İstanbul’da


Sergi, New York öncesinde ilk olarak 4-8 Eylül 2025 tarihleri arasında İstinye Üniversitesi’nin İstanbul Vadi’deki sergi salonunda 4 Eylül günü saat 13.30’da düzenlenecek törenle açılacak. Törene, İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra, İstanbul’daki KGK üyesi gazeteciler, medya, iş ve siyaset dünyasından önemli isimler yer alacak. Aynı gün İstinye Üniversitesi çatısı altında KGK tarafından AB projesi kapsamında gerçekleştirilecek olan MadyaLab eğitiminin başlaması dolayısıyla sergiye MedyaLab öğrencileri de katılacak.



Turkish House’da ödül töreni ve sergi


13 Eylül 2025 Cumartesi günü New York’taki Türk Evi’nde Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu’nun ev sahipliğinde "Uluslararası Medya Dostluk Ödülleri Töreni" gerçekleştirecek. Ödül töreni, medya, diplomasi, kültür ve sivil toplum dünyasından önemli isimleri bir araya getirecek. Etkinlik kapsamında ayrıca, aynı gün aynı yerde Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı’nın Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihsel belleğini görsel belgeler, arşiv küpürleri ve nadir objeler aracılığıyla yansıtan "Türkiye’deki Amerika: 1910-1970" başlıklı özel arşivi de ilk kez sergilenecek. Darıcı’nın uzun süredir özel arşivinde bulunan ve yine kendisi tarafından aslına uygun restore edilen belgeler ilk kez gün yüzüne çıkacak. Küratörlüğünü İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Özgenur Reyhan Güler üstlendiği sergi, 20 Eylül’e kadar New York Türk Evi’nde, bunun yanında 21-27 Eylülde New Jersey Paterson müzesinde, 7-12 Ekim’de Awita New York Studio sergi salonunda ziyaretçileriyle buluşmaya devam edecek.



ABD’de bir ilk


Türkiye’nin yumuşak gücünü pekiştiren bir kültürel diplomasi hamlesi olacak proje, sadece gazetecilik başarılarını ödüllendirmekle kalmayıp, aynı zamanda uluslararası medya temsilcileriyle karşılıklı anlayışa dayalı, sürdürülebilir ve güvene dayalı ilişkilerin kurulmasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Törende, farklı kategorilerde Amerika eksenli gazetecilik ve iletişim ödülleri takdim edilecek. Gazetecilik alanında; Türk Gazetecilik Onur Ödülü, Uluslararası Medya Dostluk Ödülü, Genç Gazetecilik Ödülü, Türk-Amerikan Medya İş Birliği Ödülü ve Diaspora Medyası Ödülü verilecek. Diplomasi ve iletişim kategorilerinde ise Türk-Amerikan Kültürel Diplomasi Ödülü, Kültürlerarası Diyalogda İletişim Ödülü, Türk-Amerikan Sivil Toplum İş Birliği Ödülü ve Genç Diaspora Kültür Elçisi Ödülü sahiplerini bulacak. Ayrıca, özel kategori kapsamında bu yıl ilk kez Behzat Barış Onur Ödülü takdim edilecek.


Törene, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nden medya, akademi ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin yanı sıra, sivil toplum kuruluşları, diplomatik misyon temsilcileri, hükümet yetkilileri ve kültür-sanat camiasından çok sayıda davetlinin katılımı bekleniyor. Bu proje ile medya ve iletişimin dostluk inşa etme gücüne dikkat çekilirken, Türkiye’nin uluslararası kamuoyunda daha görünür ve etkin hale gelmesine katkı sağlamak amaçlanıyor. Aynı zamanda genç gazetecilerin ve diaspora üyelerinin medya yoluyla Türkiye’yi temsil etme potansiyeline vurgu yapılmaktadır.



Darıcı: "Ülkemizin tanıtımı için önemli bir hamle"


Doç. Dr. Sefer Darıcı, "Sergi gerek ABD’li kurum ve kuruluşlardan gerekse yurt dışında yaşayan Türk topluluklarından oldukça ilgi gördü. Sergi tamamen kendi özel arşivimde yılların emeği belgeler ve nadir eserlerden oluşuyor. Bazı eserlerin ise bir kopyası daha maalesef yok. Ülkemizin tanıtımını ABD’nin değişik kurumları nezdinde gerçekleştireceğim için oldukça mutluyum. Dışişleri Bakanlığımız nezdinde destek veren Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu’na, Global Journalism Council’e, Türk Amerikan Dernekleri Konfederasyonu’na, İstinye Üniversitesi’ne, İstanbul ve ABD medyasına, duyarlı bürokrat ve siyasetçilere ve Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül’e teşekkür ederim" dedi.



"Türkiye’deki Amerika" sergisi İstanbul’dan ABD’ye açılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.