ÇEVRE - 14 Nisan 2026 Salı 11:59

Uzman tavsiyesi: "Ayıyla karşılaşınca kaçmayın, ondan büyük görünmeye çalışın"

A
A
A
Uzman tavsiyesi: "Ayıyla karşılaşınca kaçmayın, ondan büyük görünmeye çalışın"

Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, kış uykusundan uyanan ayıların tehlikeli olabileceğini belirterek, ayı saldırılarına karşı alınabilecek tedbirlerden bahsetti. Oğrak, karşılaşıldığında ayıdan ondan büyükmüş gibi görünmenin ayı saldırıcını önleyebileceğini söyledi.


Baharın gelmesiyle kış uykusundan uyanan ayılar doğada sıklıkla görülmeye başladı. Karınlarını doyurmak için doğada besin arayan ayılar beraberinde birtakım riskleri de getiriyor. Uzun süren uykularından uyanan ayılar oldukça gergin ve saldırgan olabiliyor.


Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, bu dönemde insanların ayıların doğal yaşam alanlarında daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Doğaya bırakılan gıdaların ayıları cezbedebileceğini ifade eden Oğrak, bu durumun ayılarla insanları karşı karşıya getirebileceğini söyledi. Ayıların sosyal canlılar olmadığını ve genellikle insanlardan uzak durduklarını vurgulayan Oğrak, karşılaşma anında panik yapılmadan bölgeden uzaklaşılması gerektiğini vurguladı. Oğrak, uzaktan fark edilmesi durumunda ise cüssenin büyük gösterilmesi ve ses çıkarılarak ayıların uzaklaştırılabileceğini ifade etti. Ayıların kendilerinden daha büyük cüsseli canlılarla mücadeleden kaçındığını da belirten Oğrak, bu nedenle cüssenin olduğundan büyük gösterilmesinin caydırıcı olabileceğinin altını çizdi.



"Ayıları rahatsız etmeyin"


Ayıların rahatsız edilmemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Ziya Oğrak, "Ayıların kış uykusu beş ile yedi ay arasında sürebilir ve bu süre bölgelere göre değişir. Ancak ayıların kış uykusu, sincaplarda olduğu gibi gerçek ve derin bir kış uykusu değildir, daha hafif bir uyku halindedirler ve kolayca uyanabilirler. Bu nedenle insanların, ayıların bulunduğu bölgelerde dikkatli olması ve onları rahatsız etmemesi gerekir. Ayılar kış boyunca uzun süre beslenmeden yaşamlarını sürdürür. Özellikle yavrulu dişi ayılar bu süreçte doğum yapar ve yavrularını emzirir, bu yüzden vücut ağırlıklarının yarısını kaybedebilirler. Erkek ayılar da bu dönemde vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde otuzunu kaybeder. Mart ve nisan aylarında başlayan uyanma sürecinde önce yalnız erkekler ve yavrusuz dişiler, ardından yavrulu dişiler uyanır. Bu dönemin ardından üreme süreci başlar ancak öncesinde yoğun bir beslenme dönemine girerler. İnsanların ayıların yaşam alanlarına yerleşmesi ve çeşitli faaliyetlerde bulunması, ayılarla karşılaşma ihtimalini artırır. Oysa ayılar doğası gereği çekingen hayvanlardır ve insanlara saldırmaları nadirdir. Ancak besin kaynaklarının azalması onları insanlarla karşı karşıya getirebilir" dedi.



"Doğu Karadeniz’de ayı popülasyonu arttı"


Oğrak, Doğu Karadeniz bölgesinde ayı popülasyonunun arttığına dikkat çekip, "Koku alma duyuları çok gelişmiş olduğu için doğaya bırakılan yiyecek artıkları ayıları cezbedebilir ve bu da karşılaşma riskini artırır. Türkiye’de yaklaşık beş bin ayının yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu popülasyonun büyük kısmı Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu ve Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz’de yoğunlaşmıştır. Trakya, İç Anadolu’nun orta kesimleri ve Güneydoğu Anadolu’da ise ayı varlığı oldukça azalmış durumdadır."



"Koşarak kaçmayın, ondan büyük görünmeye çalışın"


Oğrak, ayıyla karşılaşıldığında koşarak uzaklaşmanın doğru bir tercih olmadığını, ondan cüsseli görünmenin saldırıyı önleyebileceğini vurgulayarak şunları söyledi:


"Ayılar genellikle yalnız yaşar. Anne ayılar yavrularıyla üç ila dört yıl birlikte kalır ve üreme hızları oldukça düşüktür, memeliler arasında en yavaş üreyen türlerden biridir. Türkiye’de koruma altında oldukları için sayılarında artış gözlemlenmektedir. Bir ayı ile karşılaşıldığında sakin kalmak ve panik yapmadan bölgeden uzaklaşmak gerekir. Koşarak kaçmak doğru değildir çünkü ayılar saatte elli kilometre hıza ulaşabilir. Aynı zamanda iyi yüzücüdürler ve çoğu tırmanma yeteneğine sahiptir. Görme duyuları zayıf olduğu için uzaktan fark edildiklerinde vücudu daha büyük göstermek ve ses çıkararak onları uzaklaştırmak etkili olabilir. Sosyal canlılar olmadıkları için genellikle insanlardan uzak durmayı tercih ederler ve karşılaşma durumunda mücadeleden kaçınma eğilimindedirler" dedi.



Uzman tavsiyesi: "Ayıyla karşılaşınca kaçmayın, ondan büyük görünmeye çalışın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Pakistan ile akademik iş birliklerini güçlendiriyor Pakistan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Mian İmran Masood, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Dr. Zekiye Doğan ile de bir araya gelerek protokol imzaladı. Pakistan Maarif Vakfı tarafından düzenlenen Turkish Education Fair 2026 kapsamında gerçekleştirilen temaslar, Türkiye ile Pakistan arasındaki yükseköğretim iş birliklerine önemli bir ivme kazandırdı. Turkish Education Fair 2026 sonrasında, İstanbul’da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen EURIE 2026 Fuarı süresince, eski Pakistan Milli Eğitim Bakanı, aynı zamanda Pakistan Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve University of South Asia Rektörü Mian İmran Masood Türk üniversiteleri ile görüşmelerde bulunurken YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile bir araya gelerek Türkiye-Pakistan üniversiteleri arasındaki mevcut ve potansiyel iş birliklerini değerlendirdi. İki üniversite arasında iş birliği protokolü imzalandı Bu temaslar çerçevesinde, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Dr. Zekiye Doğan ile de bir araya gelen Masood, iki üniversite arasında önemli bir iş birliği protokolüne imza attı. İmzalanan anlaşmanın ardından, Anadolu Üniversitesi ile University of South Asia arasında hayata geçirilebilecek akademik iş birlikleri detaylı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; çift diploma programları, öğrenci ve öğretim elemanı değişimleri, ortak araştırma projeleri ve akademik yayınlar gibi başlıklarda kısa ve orta vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Yakın gelecekte geliştirilebilecek ortak projeler hakkında konuşuldu Toplantı kapsamında ayrıca Pakistan eğitim sistemi üzerine kapsamlı bir görüş alışverişi gerçekleştirildi. Mian Imran Masood ile Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin özellikle güçlü olduğu alanlardan biri olan özel eğitim başta olmak üzere, üniversitenin Pakistan’ın eğitim sistemine sağlayabileceği katkıları ele aldılar. Bu doğrultuda, yakın gelecekte geliştirilebilecek ortak projelere ilişkin fikirler paylaşıldı ve karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen görüşme, iki ülke yükseköğretim kurumları arasında sürdürülebilir ve nitelikli iş birliklerinin geliştirilmesi açısından güçlü bir adım olarak değerlendirilirken, somut bir yol haritası ve belirlendi.
Niğde Niğde’de kadın dostu kentler için önemli buluşma Niğde’de kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek, yerel düzeyde eşitlik politikalarını geliştirmek ve çözüm odaklı öneriler ortaya koymak amacıyla ’Yerel Eşitlik ve Kadın Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Gün boyu süren çalıştayda kadınların karşılaştığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alınırken, çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Niğde Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü Eşitlik Birimi koordinasyonunda düzenlenen çalıştaya kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda davetli katıldı. Programa çevirim içi katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün, konuşmasında kadınların toplumdaki rolüne dikkat çekerek, "Kadın hem ailenin kalbi hem de toplumsal hayatın vazgeçilmez unsurudur. Bizler 2002 yılından bu yana kadının ekonomik ve sosyal güçlenmesi adına tarihi nitelikte adımlar attık. Kadınların hayatın her alanında ve her düzeyde temsilini artırmak, hak, fırsat ve imkânlardan eşit şekilde yararlanmasını sağlamak için iş, eğitim ve siyaset alanında reform niteliğinde düzenlemeleri hayata geçirdik" dedi. Yerel yönetimlerin bu süreçteki önemine de vurgu yapan Yenigün, "Yerel unsurların, belediyelerimizin ve valilerimizin kadınların güçlenmesi vizyonuyla bizlere destek olması son derece kıymetli. Bu çalışmaların çıktılarını siyasetten eğitime kadar birçok alanda görüyoruz. 2025 yılında kadının güçlenmesi konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ni yürürlüğe koyduk. Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu’nu ve il koordinasyon kurullarını oluşturduk. Tüm illerimizde vali başkanlığında hazırlanan eylem planlarıyla yerel dinamikleri dikkate alan bir yapı kurduk" ifadelerini kullandı. Kadınların toplumdaki konumunun güçlenmesinin şehirlerin gelişimine de doğrudan katkı sağladığını belirten Yenigün, "Kadınların istihdamda, yerel karar alma süreçlerinde ve sosyal hayatta daha güçlü yer aldığı şehirler daha hızlı toparlanır, daha kapsayıcı büyür ve krizlere karşı daha dayanıklı olur. Bugün bölgemizde yaşanan krizlerin etkilerini elbette görüyoruz ancak bu süreçlerden en çok etkilenen yine kadınlar ve çocuklar oluyor. Türkiye olarak kadınları korunması gereken kırılgan gruplar olarak değil, ülkeyi ileri taşıyan asli aktörler olarak görüyoruz" diye konuştu. "Kadın eliyle değişen bir şehir hikayesi" Belediye Başkanı Emrah Özdemir, konuşmasında kadınların elinin değdiği projelerin nasıl birer başarı hikayesine dönüştüğünü çarpıcı örneklerle paylaştı. Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan ve yönetimi tamamen kadınlara emanet edilen ekmek fabrikasının, ’gece kadınlar çalışamaz’ ön yargısını yıktığını belirten Özdemir, fabrikanın hemen yanına inşa edilen kreş sayesinde annelerin hem çocuklarından ayrılmadığını hem de çalışma özgürlüğü kazandığını vurguladı. Bu başarının dünya çapındaki yansımasına da değinen Başkan Özdemir çalışanlarının yüzde 99’u kadınlardan oluşan ve Türkiye’de ödül alan ilk kamu tesisi olma gururunu yaşayan Tabal Gastronomi Evi’nin, kadınların isteyince neleri başarabileceğinin en büyük kanıtı olduğunu ifade etti. Şehir içi ulaşımda da nezaket ve hoşgörüyü artırmak adına yeni devreye alınan ücretsiz elektrikli otobüsleri kadın şoförlere emanet edeceklerini duyuran Özdemir, 2019 yılında sıfır olan kadın kooperatifi sayısının bugün 14’e ulaştığını hatırlatarak, kadınlara alan açıldığında başarının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından katılımcılar Niğde’de kadınların sosyal yaşamdan ulaşıma, istihdamdan güvenliğe kadar karşılaştıkları sorunları grup tartışmalarıyla ele aldı. Öğleden sonraki oturumda ise bu sorunlara yönelik geliştirilen somut çözüm önerileri raporlaştırıldı.