TEKNOLOJİ - 26 Ocak 2025 Pazar 09:40

Uzmanı anlatı, en güvenilir ulaşım aracı halen uçak

A
A
A
Uzmanı anlatı, en güvenilir ulaşım aracı halen uçak

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi uçuş eğitmeni İsmail Öcal, askeri havacılığın sivil havacılığa göre daha çetin şartlar içerdiğini belirterek hava araçlarının dünya üzerinde en güvenli ulaşım araçları olduğunu belirtti.


Son yıllarda, sivil ve askeri havacılık alanlarında gelişmeler artıyor. Ülkeler, yeni nesil uçakları geliştirerek hava üstünlüğünü sağlamaya çalışıyor. Sivil havacılık sektöründe, özellikle elektrikli uçaklar ve hibrit sistemlerle çalışan yeni nesil uçaklar, karbon emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Birçok hava yolu şirketi, çevre dostu uçaklara yatırım yaparak, sürdürülebilir havacılık için adımlar atıyor. Askeri havacılıksa son yıllarda hızla gelişen bir diğer alan. Özellikle dron teknolojisi ve insansız hava araçları kullanımı, savaş stratejilerinde devrim yaşatıyor. Bu devrimlerle birlikte hem sivil hem de askeri havacılıkta, güvenlik her zaman en öncelikli konu olmaya devam ediyor. Hava trafiği kontrolü, uçuş güvenliği protokolleri ve terörle mücadele önlemleri sürekli olarak güncelleniyor. Sivil havacılıkta uçak kazalarını önlemek için daha sofistike teknolojiler geliştirilirken, askeri havacılıkta da uçuş emniyetini sağlayan sistemler güçlendiriliyor.


Her iki havacılık alanında da gerçekleşen kazaların 3 faktör altında incelendiğini belirten uçuş eğitmeni Öcal, “Kazalar ister sivil havacılıkta ister askeri havacılıkta gerçekleşsin bu kazaları 3 faktör altında inceliyoruz. Bunlardan birisi insan faktörü diğeri çevresel faktörler ve diğeri de makine ekipman uyumluluğudur. Aslında sivil veya askeri havacılıklara bakıldığında çok fazla kaza meydana gelmiyor. Fakat meydana gelen kazalar haber değeri taşıdığı için büyük bir sansasyonelliğe sebebiyet veriyor. Yine de hava araçları dünya üzerine en güvenli ulaşım araçları olması konusunda liderliğini koruyor” dedi.



“Yalnız uçuş makine ekipmanla pilotun baş başa kaldığı bir durum”


Öcal, iki sektöre de bakıldığında makinelerin ve bakımların teknolojik şartlarda ne kadar yerinde de olsa burada değişken faktörler devreye girdiğini söyleyerek, “Bunlardan ilki bahsetmiş olduğum üzere çevresel faktörler. Askeri eğitimlere baktığımızda çevresel faktörlerin daha zorlu ve daha çetin şartlar altında olduğunu gözlemliyoruz. Çünkü muhtemel bir savaş durumları simüle ediliyor. Sivil havacılık kanadından baktığımız zaman bir adayın pilot olma süresi 18 - 24 ay süresinde değişirken askeri kanatta pilot olma süresi 4 yıla kadar uçuş eğitimlerine tabii tutuluyorlar. Aday pilot eğitim aşamasında her ne kadar yanında bir eğitim pilotuyla da katılsa yine de sonunda yalnız uçuş hakkını kazanmak için yalnız uçuşa çıkmak zorunda kalıyor. Kazaların daha çok bu yalnız uçuşlarda meydana geldiğini gözlemliyoruz. Çünkü yalnız uçuş makine ekipmanla pilotun baş başa kaldığı bir durum. Burada da başka kaygılar stresler göz önüne alındığı zaman ve askeri uçuşlarda çevresel faktörler acil durumların simülasyonunda sivil havayollarına nazaran daha sert ve çetin olduğu için kazaların daha çok olduğunu gözlemleyebiliyoruz” şeklinde konuştu.



Uzmanı anlatı, en güvenilir ulaşım aracı halen uçak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Milli bisikletçilerden pist bisikleti yarışlarında altın ve gümüş madalya Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu 2026 takviminde yer alan UCI C1 Silk Way Series Astana pist bisikleti yarışlarında milli bisikletçiler altın ve gümüş madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenen UCI C1 Silk Way Series Astana pist bisikleti yarışlarında milli bisikletçi Ramazan Yılmaz Scratch yarışında altın madalyanın sahibi oldu. Yüksek tempoda geçen yarışta gösterdiği performansla dikkat çeken Ramazan Yılmaz, Türk pist bisikleti adına önemli bir başarıya imza attı. Ayrıca Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı’dan oluşan milli takım Madison disiplininde gümüş madalya kazandı. Ayrıca Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı, takım dayanıklılığı, tempo yönetimi ve koordinasyonun ön plana çıktığı Madison yarışında ikinci olarak gümüş madalya elde etti. Yarış boyunca güçlü performans sergileyen milli sporcular, uluslararası rakipleri karşısında başarılı bir mücadele ortaya koydu. UCI uluslararası pist bisikleti takviminde yer alan UCI C1 Silk Way Series Astana, dünya sıralaması açısından puan veren önemli yarışlar arasında bulunuyor. Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Saryarka Velodromu’nda 15-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen yarış, Avrupa ve Asya’dan elit pist bisikletçilerini bir araya getirirken; sporcular için dünya şampiyonaları ve olimpik süreç açısından da önemli hazırlık organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu elde edilen başarılarla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Milli sporcularımızın uluslararası arenada elde ettiği bu değerli başarılar bizleri gururlandırıyor. Konya Olimpik Velodromu ile birlikte pist bisikletinde önemli bir gelişim süreci yaşıyoruz. Astana’da kazanılan altın ve gümüş madalyalar, Türk bisikletinin doğru yolda ilerlediğinin önemli göstergelerinden biridir. Sporcularımızı, antrenörlerimizi ve emeği geçen herkesi kutluyorum."
Mersin Mersin’de Engelsiz Rekabet: Bocce Turnuvasında heyecan dolu anlar Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Engelsiz Yaşam Parkında düzenlenen Bocce Turnuvası, engelli bireyleri sporun birleştirici gücüyle buluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan turnuvada sporcular hem kıyasıya mücadele etti hem de keyifli vakit geçirdi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Engelliler Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen turnuvaya, Mersin’in farklı ilçelerinden çok sayıda sporcu katıldı. Büyükşehir Belediyesinin ’engelsiz yaşam’ anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında düzenlenen etkinlikte, engelli bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılması amaçlandı. Engelsiz Yaşam Parkında görev yapan beden eğitimi öğretmeni Büşra Tokuçcu, bocce sporunun metal toplarla oynanan geleneksel bir spor dalı olduğunu belirterek, hedef topuna en yakın atışı yapmanın amaçlandığını söyledi. Parkta 5 yıldır düzenli bocce dersleri verildiğini ifade eden Tokuçcu, bu yıl düzenlenen turnuvanın en yüksek katılımcı sayısına ulaştığını kaydetti. Turnuvanın geleneksel hale geldiğini dile getiren Tokuçcu, "Dördüncü geleneksel bocce turnuvamızı düzenliyoruz. Bu yıl katılım oldukça yüksek oldu. Mezitli, Akdeniz, Toroslar ve Tarsus’tan toplam 26 bedensel engelli sporcumuz katıldı" dedi. Yıl boyunca sportif ve kültürel faaliyetlerin devam ettiğini aktaran Tokuçcu, "Bedensel engelli grubumuzla bocce oynuyoruz. Zihinsel engelli grubumuzla beden eğitimi, curling ve bocce etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Öğleden sonra ise kültür sanat derslerimiz oluyor. Sporcularımız ve aileleri burada mutlu vakit geçiriyor" diye konuştu. Turnuvaya katılan Mezitli Kent Konseyi Engelli Meclis Başkan Yardımcısı Murat Serinkaya ise organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Her şey çok güzel düşünülmüş. Müzikler eşliğinde maçlarımızı yapıyoruz. Heyecanlı ve keyifli karşılaşmalar oluyor. Bocce turnuvasının geleneksel hale gelmesi bizi mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. Sporculardan Sümbül Şimşek de etkinlik sayesinde sosyalleştiklerini belirterek, "Arkadaşlarımızla güzel vakit geçiriyoruz. Kazanıyoruz, seviniyoruz; bazen kaybedip üzülüyoruz ama burada olmak bizi mutlu ediyor. Büyükşehir Belediyesi engelliler için çok güzel çalışmalar yapıyor" dedi.
Sivas Türkiye’nin en uzun nehri Kızılırmak’ı besleyen Yıldız Irmağı coştu Sivas’ta etkili olan yağmurlar ve dağlık bölgelerde eriyen kar suları Yıldız Irmağı’nın debisini artırdı. Kızılırmak’ın en önemli kollarından biri olan Yıldız Irmağı, son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Sivas’ta etkili olan yoğun yağışlar ve havaların ısınmasıyla birlikte dağlık alanlarda biriken karların erimesi, bölgedeki ırmakların ve akarsuların debisini önemli ölçüde artırdı. Sivas merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan ve kentin kuzeyindeki dağlık bölgelerden doğarak Sivas Ovası’na doğru ilerleyen Yıldız Irmağı, son 30 yılın en yüksek debisine ulaştı. Kızılırmak’ın ana kolunu besleyen en önemli akarsulardan biri olarak bilinen Yıldız Irmağı’nda su seviyesinin yükselmesi dikkat çekti. Özellikle ilkbahar yağmurlarıyla birlikte hızla artan debi nedeniyle ırmakta güçlü akış gözlemlendi. "Geçtiğimiz senelerde bu kadar dolu olmuyordu" Pancar üreticisi İsmail Kaya, ırmağın 30 yıldır en yüksek seviyede olduğunu söyleyerek, "Bu sene Yıldız Irmağı son 35-40 senedir bu kadar yüksek bir şekilde akmıyordu. Aşırı yağışlardan dolayı bu sene yüksek seviyede. Geçtiğimiz senelerde bu mevsimlerde bu kadar dolu olmuyordu. Aşırı yağışlardan dolayı daha ekim yapamadım. Şu anda tarlalar suyun içerisinde. Bu yağışlar tarıma faydalı olur ama çok fazlası ekinlerde hastalık yapabiliyor. Havaların biraz ısınması lazım" dedi.
Burdur 39 yıldır korunan ve sadece bilim insanlarına hizmet veren orman Burdur’un Bucak ilçesinde bulunan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekiplerince koruma altında tutulan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, baharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne büründü. Dünyada yalnızca belirli bölgelerde görülen Anadolu Sığla Ağacı’na ev sahipliği yapan alan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için gelen misafirlerini ağırladı. Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Kargı köyü sınırlarında yer alan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, dünyada ender rastlanan Anadolu Sığla Ağacı (Liquidambar orientalis) türünün yaşam alanları arasında bulunuyor. Türkiye’de yalnızca Burdur ve Muğla’da doğal yayılış gösteren bu özel orman, sahip olduğu endemik yapı nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Burdur Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 7 gün 24 saat korunuyor. Burdur-Isparta-Antalya sınırlarının kesişim noktasında, Aksu Çayı yatağı kenarında ve Karacaören I Baraj Gölü mansabında bulunan alan, eşsiz ekosistemi ve izole yapısı nedeniyle 27 Temmuz 1987 tarihinde "Tabiatı Koruma Alanı" ilan edildi. Toplam 83,82 hektarlık alanı kapsayan bölgeye yalnızca bilimsel ve akademik çalışmalar kapsamında özel izinle giriş yapılabiliyor. Baharın etkisiyle yeşil tonlarına bürünen ormanda oluşan manzara havadan dron ile görüntülendi. Anadolu Sığla Ormanı sadece Fethiye ve Bucak’ta Burdur Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Gökhan Albayrak, "83 hektar alanımız 1987 yılında koruma alanı ilan edilmiştir. Toplamda burada 6 bin metrekare sığla ağacımız mevcuttur. Sığla ağaçlarımızın burada koruması ve dışarıdan etkilerden korumak amaçlı sadece biz bilimsel çalışma amacıyla açıyoruz. Buraya girmek isteyen arkadaşlarımız bize başvuru yapıyorlar. Biz de bu onayları sadece bilimsel çalışma için yapıyoruz. Dışarıdan gelenler bizim koruma ekiplerimiz ile beraber çalışma yapıyorlar. Sığla ormanı dünyada, Güney Kore ve Amerika’da mevcuttur, Anadolu Sığla Ormanı ise sadece Fethiye ve Bucak’ta bulunuyor. Sığla ağacı parfümeri sanayide kullanıyordu ama şu an için ülkemizde sığla yağı üretimi yapılmamaktadır. Bunun temel sebebi ise sentetik ürünler çoğaldığı için artık sığla ağaçları sadece korunuyor" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde koruma altına alınan Sığla Ormanını yürüyüşü yapan gençler ise essiz doğanın tadını çıkardıklarını belirterek doğanın korunması gerektiğini hatırlattı.