POLİTİKA - 24 Ocak 2025 Cuma 13:28

Yıllardır hayali kurulan proje Adem Uzun döneminde başlayacak

A
A
A
Yıllardır hayali kurulan proje Adem Uzun döneminde başlayacak

Sivas’ta yapılması planlanan Kızılırmak Projesi’nin Ön Konsept Tanıtım Programında sunum yapan Belediye Başkanı Âdem Uzun, 2 etap halinde tamamlamayı planladıklarını ve bu dönem içerisinde de 1. Etabın yapımına başlamayı planladıklarını söyledi.


Sivas’ta yapılması planlanan Kızılı Irmak Projesi’nin Ön Konsept Tanıtım Programı, Fidan Yazıcıoğlu Kültür merkezinde gerçekleştirildi. Sivas Belediye başkanı Adem Uzun’un sunumunu yaptığı proje tanıtım programına STK’lar, vakıf yetkilileri, siyasi parti temsilcileri, esnaf ve sanatkar odaları gibi birçok kurum ve kuruluşun yetkilileri katıldı. Vatandaşların da katılım sağladığı programda proje hakkında detaylar veren Adem Uzun, projeyi 2 etap halinde tamamlamayı planladıklarını ve 1. Etabına da bu dönem içerisinde başlamayı planladıklarını belirtti. Başkan Uzun, Projenin toplamda 683 bin metrekarelik bir alanı üzerine inşa edileceğini ve dolar bazında çarpıldığı zaman ise 950 milyon liraya mal olacağını söyledi.


“Bu proje Sivas’ındır, Sivaslınındır”


Kızıl Irmak Projesinin Sivas’ın ve Sivaslıların olduğunu belirten Başkan Uzun, “Bu proje, sunumda da görmüş olduğunuz üzere ön konsept tanıtım ve istişare toplantısı. Biz ekip arkadaşlarımızla birlikte ilk olarak bu projeyi kimlerle çalışacağız ilk önce bunlara karar verdik. Daha sonra bu ekiple bir araya geldik ve birlikte bir ön konsept projesi hazırladık. Bu taslak bir proje. Bugün burada biz paydaşlarla bir araya geliyoruz. Bu proje şahsımın veya Sivas Belediyesi’nin projesi değil. Bu proje öncelikle Sivas’ındır, Sivaslınındır. Bu nedenle biz tüm STK’larımızı, odalarımızı, vakıflarımızı, siyasi parti temsilcilerini ve akademisyenlerimizi davet ettik. Herkesten görüş almak için bugün burada herkesle bir araya geldik. Sizlerden almış olduğumuz dönütle bu projeyi hazırlayan ekibe biz daha sonra bildirilerde bulunacağız. Ekibimiz de 2 ay içerisinde avan projeyi hazırlayacaklar. 2 ay sonra avan projeyi sizlerden almış olduğumuz önerilerle de kamuoyuyla paylaşacağız. Avan proje den sonra yaklaşık 180 gün içerisinde de uygulama projesi hazırlanacak. Uygulama projesi ile birlikte de bismillah diyerek Kızılırmak projesine başlayacağız. Bu projeyi, kentin gelecekteki kaliteliğini, sosyal hayatı, alışkanlıklarını, ekonomisini ve kimliğini dönüştürebilecek nitelikte bir müdahil olarak öne çıktığını görmekteyiz” şeklinde konuştu


“Belediye olarak ciddi tasarruf yapıyoruz”


Sivas Belediyesi olarak projenin tamamlanması adına kaynak oluşturabilmek için tasarruf yaptıklarını belirten Uzun, “Tarihi eğri köprü ile Fadlum arasında bir nokta belirledik. Bu belirlemiş olduğumuz etabı 1. etap olarak belirledik. 2.etap olarak ise Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı ile Kayseri Karayolu arasını belirledik. Böylece 2 etaplı bir alan oluşturduk. 1 Etabın yaklaşık metrekaresine baktığımız zaman 447 bin metrekare olduğunu söyleyebiliriz. 2. Etaba baktığımızda da 236 bin metrekare. Toplam 683 bin metrekarelik bir alanı görüyoruz. Bu alanımızı Hamidiye ile karşılaştıracak olursak neredeyse 3 katı. Sadece peyzaj alanı 683 Bin ile dolar bazında çarptığınızda yaklaşık 950 milyon lira ya mal olacak bir proje yatırımından bahsetmek istiyorum sizlere. Şuan 2 milyar lira bir bütçeye ihtiyacımız var. Bütçeyi de kendi kaynaklarımızla oluşturacağız. Kendi öz kaynaklarımızla oturduk hesaplarımızı yaptık. Belediye’nin bu parayı çıkarabildiğini gördük. Bunların yanında bizde ciddi bir tasarruftayız. Tasarrufta, bir yandan borçlarımızı kapatırken bir yandan da para biriktirme yolundayız. Parayı yavaş yavaş biriktiriyoruz. İnşallah projeye, bu dönem başlayacağız. Büyük bir mesafe kat edeceğiz. Amacımız 1. Etabı bitirmek. Belediye başkanı olarak benim bu konudaki iradem de oldukça nettir” dedi.



Yıllardır hayali kurulan proje Adem Uzun döneminde başlayacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.