GÜNDEM - 01 Eylül 2025 Pazartesi 11:56

Tekirdağ’da 2025-2026 adli yıl açılışı töreni yapıldı

A
A
A
Tekirdağ’da 2025-2026 adli yıl açılışı töreni yapıldı

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde 2025-2026 adli yıl açılışı Valilik Meydanı’nda düzenlenen törenle gerçekleştirildi.


Valilik meydanında düzenlenen törende çelenklerin anıta sunulması ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, yapılan açıklamalarla devam etti.


Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Şenol yaptığı konuşmada, "2025-2026 adli yıl açılışına hoş geldiniz. Yeni adli yılın ülkemize, milletimize, tüm insanlara, adalet, barış, güven ve huzur getirmesi dileğiyle adli yılı açıyorum. Geçmiş yıllarda kaybettiğimiz meslektaşlarımızı, yargı şehitlerimizi, vatan uğruna can veren güvenlik güçlerimiz ile vatandaşlarımızı, Türkiye Cumhuriyetini kurarak bizlere emanet eden Gazi Mustafa Atatürk ve kahraman silah arkadaşları ile aziz şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyorum. Adalet söylemesi kolay yerine getirilmesi zor bir kavramdır. Adalet demek eşit olmak, eşit kalmak, denge, denklik, doğru davranmak, hakka göre hüküm vermektir. Aksi ise zulümdür. Adalet insanoğlunun en eski özlemlerinden biridir. Düşünür Konfüçyus’un dediği gibi; Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner. Adalet, bir düşünceye göre; kainatın ruhu, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a göre; göre hakkı tutup kaldırmak, Mevlana’ya göre ise, her şeyi yerli yerine koymaktır. Kıymetli katılımcılar; Toplumun bizlerden beklentisi adaletin, hızlı, tarafsız ve etkin bir şekilde yerine getirilmesinin sağlanmasıdır. Yargı mensupları olarak bizler, toplumun adalete olan güven duygusunu inşa etmekle yükümlüyüz. Adli süreçte verilen kararlar, yapılan uygulamalardaki hukuki isabet oranı yükseldikçe, doğal olarak vatandaşın yargıya olan güveni artacaktır. Bizlerde adaletin tecellisi, toplumsal barışın, huzurun, güvenliğin tam manasıyla sağlanması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Yargının itibarını sadece verilen kararlar değil, avukatlara, iş sahiplerine, vatandaşlarımıza, hakkaniyet ve nezaketle yapılacak muameleler de, yargıya olan güven duygusunu artıracaktır. Yargıya olan güvenin artırılmasında avukatlara ve Barolara da sorumluluklar düşmektedir. Kamu düzeninin sağlanmasında yargı çalışanları ile adli kolluk birimlerinin oynadığı önemli rolün farkındayız. Bu konuda fedakarca çalışan kolluk görevlilerini de çaba ve gayretlerinden dolayı şükranla huzurlarınızda anmak isterim. Değerli Katılımcılar; Bizler adaleti tesis için gönülleri kuşatmaya, kimsesizlerin kimsesi olmaya, nerede olursa olsun mazlumlara umut olmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle 2025-2026 adli yılın ülkemize, vatandaşlarımıza, yargı teşkilatına hayırlar getirmesini dilerim" dedi.


Tekirdağ Baro Başkanı Av. Egemen Gürcün ise yaptığı konuşmada, "Avukatlık mesleği, sadece bireysel değil, toplumsal adaletin de teminatıdır. Ancak meslektaşlarımız ekonomik ve mesleki açıdan ciddi güçlüklerle de karşı karşıyadır. Her ne kadar geçtiğimiz dönemde mesleğimiz açısından değerli gördüğümüz iyileştirmeler devreye alınsa da bunların yeterli olmadığı hukuk çevrelerince bilinmektedir. Geçmişte plansız açılan hukuk fakülteleri, nitelikli hukuk eğitiminin önünde bir engel oluşturmakta; CMK ve adli yardım ücretlerinin yetersizliği, avukatların adalet hizmetini sağlıklı biçimde yerine getirmesini zorlaştırmaktadır. 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi’nde avukatlara dair; Serbest çalışan avukatların iş alanlarının genişletilmesi, bağlı çalışan avukatlar için mesleğin onuruna uygun bir ücret rejimi oluşturulması, stajyer avukatlara destek sağlanması, kamu avukatlarının özlük haklarının düzenlenmesi, zorunlu müdafilik ödemelerinin artırılması ve adli yardım ödeneğinin yükseltilmesi hedefleri önemli adımlardır. Dileğimiz, bu hedeflerin hızla hayata geçirilmesi ve avukatların daha güçlü kılınarak yurttaşların adalete erişiminin kolaylaştırılmasıdır. Tekirdağ Barosu olarak; Avukatlık Kanunundan doğan görev ve sorumluluklarımız doğrultusunda; Hukukun üstünlüğünü savunmaya, Meslek onurunu ve meslektaşlarımızın haklarını korumaya, Kadın, çocuk, insan hakları, çevre ve kent hakkı ile sağlık ve hayvan hakları için mücadeleye, Ve her türlü şartta özgür savunmayı yaşatmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki, avukatlar, hakimler, savcılar, akademisyenler ve en önemlisi adalet isteyen halkımızla birlikte bu yolu yürüdüğümüzde, hem meslek sorunlarının çözüleceği hem de yargı sisteminin daha doğru ve işlevsel yürüyeceği bir düzen mümkün olacaktır. Yeni adli yılın; Adaletin daha hızlı ve etkin tesis edildiği, Yargının bağımsız ve tarafsız şekilde çalıştığı, Baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, Kadınların ve çocukların artık şiddet haberleriyle değil; bilimde, sanatta, sporda, yaşamın her alanında kazandıkları başarılarla anıldığı, Meslektaşlarımızın saatler süren duruşma beklemelerinin sona erdiği, Avukatlara yönelik fiziki ve sözlü saldırıların, psikolojik baskıların ortadan kalktığı, Alnımızın teriyle, cübbemizin şerefiyle görev yaptığımız her an; yargı camiası ve kolluk kuvvetleri başta olmak üzere tüm kurumlar nezdinde hak ettiğimiz saygının eksiksiz gösterildiği, Kanun değişikliklerinde meslektaşlarımızın emeğine ve ücretine dokunulmadığı, Çevremizin, doğamızın ve ormanlarımızın özenle korunduğu, Avukatların mesleklerini özgürce ve onurlu biçimde icra ettiği, Anayasanın değiştirilemez hükümlerine sadakatin esas alındığı, Devletin temel niteliklerinin tartışmaya dahi açılmadığı Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerinin ışığında; Misak-ı Milli sınırları içinde bu topraklarda kefensiz yatan binlerce atamızın emaneti olan Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinden asla taviz verilmediği bir yıl olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.


Tören, yapılan açıklamaların ardından sona erdi.


(HLD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da vatandaşlar kendini polis ve savcı olarak tanıtıp 15 milyon lira dolandıran şüpheliler yakalandı Ankara’da kendini polis ve savcı olarak vatandaşları 15 milyon lira dolandıran bir grup şüpheli polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucu suçüstü yakalandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, Etimesgut İlçe Emniyetince yürütülen çalışmalar kapsamında, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtarak Ankara’da vatandaşları dolandıran şüpheliler gerçekleştirilen operasyon sonucu suçüstü yakalandı. Yapılan tespitlerde, vatandaşların yaklaşık 15 milyon lira değerinde para ve ziynet eşyasını bir şüpheli şahsa elden teslim ettiği anlaşıldı. Şüpheli şahıslar mağdur kadını kilometrelerce uzakta kamerasız bir bölgeye çekti. Soruşturma kapsamında Şüphelilerin; mağduru korku ortamına sokarak döviz ve ziynet eşyası talep ettikleri anlaşıldı ve vatandaşın döviz ve ziynet eşyalarını verdikten hemen sonra dolandırıldığını anlaması sonrasında yapılan çalışmalarda şüphelinin adresi tespit edildi. Şüpheli şahsın mağdurdan aldığı ziynet ve paraları başka şahıslara teslim edeceği tespit edildi, parayı teslim almak için şahsın ikametine gelen şahıslarda asayiş ekiplerince suçüstü yakalandı. Şüphelilerden ele geçirilen döviz ve ziynet eşyaları sahiplerine teslim edildi. Yakalanan şüpheliler, işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilirken, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "28 Şubat sürecinde yaşanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemlerde ne yazık ki yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla siyasetten iş dünyasına, spordan sanata, fabrikadan tarlaya, evden okula, hayatın her alanında var olan, emeğini, yüreğini, sabır, şefkat ve özveriyle ortaya koyarak hayata dokunan kadınlarımızın hikâyesini fotoğraflarla görünür kılmak amacıyla "Hayata Dokunan Kadınlar" sergisi düzenlendi. 5 Mart 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında gerçekleştirilen "Hayata Dokunan Kadınlar" sergisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekerken aynı zamanda tarihe tanıklık eden kareler aracılığıyla kadınların toplumsal yaşamın her alanındaki varlığını ve emeğini gözler önüne sererek kadınların cesareti, azmi ve kararlılığıyla şekillenen hikâyelerini geçmişten bugüne taşıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın açılışını yaptığı sergide çay hasadı yapan kadınlardan, seramik fabrikasında çalışan kadınlara, Ankara Radyosu’nda yayın yapan kadın spikerden Türkiye’nin ilk kadın taksi şoförüne, eğitimden sanata, kamusal alandan gündelik yaşama kadar hayata dokunan kadınlarımızın arşiv fotoğraflarına yer veriliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı dijital görsel arşivinden derlenen siyah beyaz fotoğraflardan oluşan sergide 1934-1986 yılları arasında kadınların yaşamın farklı alanlarında iz bıraktığı anlara tanıklık eden 41 fotoğraf karesi yer alıyor. Serginin açılış programında konuşan İletişim Başkanı Duran, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlediğimiz bu sergide sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Elbette bugün sadece bir takvim günü değil. Kadın emeğinin, kadın aklını, kadın iradesini ve kadınların bu ülkenin geçmişindeki ve geleceğindeki üstlendiği belirleyici rolü güçlü bir biçimde ortaya koymak için toplandık. Sergimizde yer alan görseller, kadın emeğinin tarihsel dönüşümünü ve hayatın her alanında üstlendikleri sorumluluğu açıkça göstermektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim. Kadının onuru, emeği ve toplumsal kıymeti bizim için modern bir hak arayışının ötesinde medeniyetimizin temel değerleri arasında yer alan köklü bir anlayışın ifadesidir" diye konuştu. "Bizim kültürümüzde kadın, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir" Türk kültüründeki kadının yerinin vurgulayan İletişim Başkanı Duran, "Bizim kültürümüzde kadın yalnızca önemli bir değer değil, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir. Yakın ve uzak tarihimiz bunun en açık şahididir. Kurtuluş Savaşı’ndan, Cumhuriyet’in inşasına, 28 Şubat’tan, 15 Temmuz direnişine kadar kadınlarımız milletimizin kader anında önemli sorumluluklar almış ve belirleyici rol üstlenmiştir. Hepimizin malumu Cumhuriyet’le birlikte kadınlarımız seçme ve seçilme hakkına birçok Batı ülkesinden önce kavuşmuş, kamusal ve mesleki hayatta erkeklerle eşit şartlarda varlık göstermeye başlamıştır. Ancak açıkça ifade etmek isterim ki, kadının güçlenmesi yalnızca hukuki kazanımlarla değil, toplumsal gerçeklikle örtüşen politikalarla mümkündür" şeklinde konuştu. "28 Şubat sürecinde yaşanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" 28 Şubat döneminde kadınların yaşadığı zorlukların sona erdirildiğini hatırlatan Duran, "Nitekim kapsamlı sosyolojik araştırmalar, kadınların iş hayatına katılım konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğunu, aynı zamanda çalışma hayatında eşit muamele beklentisinin hala tam anlamıyla karşılanamadığını göstermektedir. Bununla birlikte, kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemlerde ne yazık ki yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inanç özgürlüğünün önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı. "Artık Türkiye’de kadınlar, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır" Türkiye’nin son 25 yılda kadın haklarını güçlendirmek için neler yaptığını aktaran Duran, şunları kaydetti: "Türkiye özellikle son 25 yılda kadın haklarını güçlendirmeye yönelik kamu politikaları ve anayasal düzenlemelerle kadın erkek eşitliğini müesses hale getirme adına önemli adımlar atmıştır. Yine bu süreçte kadın istihdamını arttırmaya yönelik teşvikler hayata geçirilmiş, girişimci kadınların kredi ve hibe programları sunulmuş, doğum süt izni ve çocuk yardımı gibi uygulamalarla hukuki eşitliğin fiili zemini güçlendirilmiştir. Artık Türkiye’de kadınlar yalnız sahada değil, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır. Bizim için kadınlarımızın gerçek anlamda güçlenmesi, şiddetten arındırılmış bir hayat, sosyal ve siyasal hayata etkin katılıp ekonomik güvence ve saygın bir çalışma ortamıyla doğrudan ilgilidir. Zira güçlü kadının güçlü aileyi, güçlü ailenin de güçlü toplumu inşa edeceğini düşünmekteyiz." "Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi, birbirini tamamlayan iki unsur olarak görülmelidir" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Duran, "Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi birbirine alternatif değil, birbirini tamamlayan iki unsur olarak görülmelidir. Bu minvalde, İletişim Başkanlığı olarak sorumluluk alanımız çerçevesinde aile değerlerimizin medyada ve iletişimin her sahasında görünür ve özendirici olması için son derece gayret gösteriyoruz. Bu konuda her birimizin sergilemiş olduğu katkıyı ve hassasiyeti değerli buluyorum. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum. İletişim ve medya alanında yürüttüğümüz her çalışmada kadın çalışma arkadaşlarımızın emeği ve sorumluluk bilinci kurumumuzun taşıyıcı kolonlarından biridir. Bu katkı niceliksel olduğu kadar niteliksel bir güçtür. Bu düşüncelerle hepinizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum. Hepinize teşekkür ediyor, saygılar diliyorum" dedi.
Osmaniye Kadirli OSB’de tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürüldü Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bulunan Kadirli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürülürken, soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yangında can kaybı yaşanmadı. Edinilen bilgilere göre, Kadirli OSB içerisinde bulunan Şen Piliç’e ait tavuk fabrikasında gece saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, rüzgarın da etkisiyle fabrikanın farklı noktalarına yayıldı.Fabrikadan yükselen dumanları fark eden çalışanlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve güvenlik ekibi sevk edildi. Yangına ilk müdahale Kadirli ve Osmaniye Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından yapılırken, yangının büyümesi üzerine çevre il ve ilçelerden de takviye itfaiye ekipleri çağrıldı. Yangın söndürme çalışmalarına Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait arazözler de destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yangın sabaha karşı kontrol altına alınarak söndürülürken, bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Öte yandan Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ile Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu da yangın bölgesine gelerek yetkililerden söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.