ASAYİŞ - 09 Eylül 2025 Salı 11:03

Tekirdağ’da biber gazlı kavganın perde arkası: Ev basma görüntüleri ortaya çıktı

A
A
A
Tekirdağ’da biber gazlı kavganın perde arkası: Ev basma görüntüleri ortaya çıktı

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan biber gazlı kavga gündeme gelmişti. Olayla ilgili yeni görüntüler ortaya çıktı, ev sahibinin kiracının evine defalarca geldiği ve tartışma çıkardığı anlar kaydedildi.


Geçtiğimiz günlerde Çorlu ilçesi Reşadiye Mahallesi Mandıracı 3. Sokak’ta meydana gelen olayda kiracı Muzaffer Kararlı ile ev sahibi S.Ö. ve annesi Z.Ö. arasında gerginlik tırmanırken biber gazlı saldırı yaşanmıştı. Yeni ortaya çıkan görüntülerde S.Ö.’nün kiracının kapısına dayandığı ve taşkınlık yaptığı anlar yer aldı. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Kararlı, "Ben bu eve aşık değilim, bu eve çok masraf yaptım. Benim masrafımı versin, ben de çıkarım buradan. Şu anda taşınacak gücüm yok. Bu eve yaptığım masrafı karşılasın, bir gün burada durmam" dedi.



"Bu kadın bana her yolu deniyor"


Kiracı Muzaffer Kararlı yaptığı açıklamada, "Bu kadın bana her yolu deniyor. İşimden etti, eşimden etti, çocuklarımdan etti. Medyada çıkan haberler olayın sadece çok ufak bir özeti. Bizim 9 tane şikâyetimiz var, ben bu kadına dokunmadım bile. Neden bu kadın hâlen bize saldırıyor buna bir şey yapılmıyor. Ben habere çıkma taraftarı değildim" ifadelerini kullandı.



"Yüzde 100 zam istedi, reddedince düşman oldu"


Kararlı, kira konusundaki tartışmayı da şöyle anlattı:


"Bu eve taşındıktan sonra ev sahibi benimle yakınlaşma girişimi içerisine girdi. Eve geldi, ben onu buradan kovduktan sonra bana düşman oldu. Bugüne kadar kiramı bir gün bile geç vermedim. Dekontlarımız mevcut, emniyete de teslim ettim. Kira kontratımızda yüzde 25 zam yazılmış. Fakat ev sahibi onu reddetmemi hazmedemediği için yüzde 100 zam yapmaya çalışarak farklı bahanelerle bizi evden çıkarmaya çalıştı. Biz yoksullukla mücadele eden, eşimle beraber çalışan normal bir aileyiz. Bu kadın o günden sonra bize sürekli saldırmaya başladı. Eşimin çalıştığı iş yerine gidiyor, orada huzursuzluk çıkarıyor. Benim çalıştığım kurumu arıyor müşteriymiş gibi asılsız ithamlarda bulunuyor. Sebepsiz yere iş yerlerinden atılıyorum."



"Pazar arabasıyla vurdu, biber gazı sıktım"


Olay günü yaşananları aktaran Kararlı, "Olayın yaşandığı gün kadın geldi, evimin önünde asılsız çirkin ithamlarda bulundu. Biber gazlı olayına kadar 7 dosyamız vardı, o olayla beraber 8. dosyamız oldu. Ben onun buradan kalkmasını istedim, kalkmadı, bana küfürler hakaretler yağdırdı. Daha önce defalarca aile ve çocuklarıma çeşitli saldırılar yaptıkları için eşim eve biber gazı almıştı. Kadın pazar arabasıyla bana vurmaya başladı. Biber gazı sıktım, yolun karşısına geçerek kızını aradı. Kızı da bastonla koşa koşa geldi. Ben de elimdeki telefon ile onları görüntüye çekmeye başladım, kızı bastonla elimdeki telefonu kırdı. Koluma da vurdu, darp raporu aldım. Sonra yolun ortasına geçerek bağırarak çağırarak bana hakaretler, küfürler etmeye başladı. Telefonumu kırdıktan sonra ben kendimi korumak amacıyla biber gazı sıktım. Ben bugüne kadar onlara bir küfür bile etmiş değilim" dedi.



"Evimi, yuvamı dağıttılar"


Kararlı açıklamasını şöyle sürdürdü:


"9 tane dosyamız var, hepsinde de şikâyet etmişim. Savcılığa şikâyette bulunmuşum, aile mahkemesine gidip uzaklaştırma kararı aldırmışım. Şu an 4 aydır çocuklarım bunların yüzünden evi terk etti. Onların yüzünden çocuklarım eve gelmiyor. Evimi, yuvamı dağıttılar. Onların yüzünden işe de giremiyorum, işe girdiğimde 3 gün sonra nerede çalıştığımı öğreniyorlar. Asılsız ihbarlarda bulunuyorlar, sonra öğreniyorum ki, iş yerlerine sebepsizce kovuluyorum. Ben bu evi sobalı olarak aldım, 100 bin lira da masraf yaptım, şu an doğal gazlı ev. 9 adet dosyamız var ama resmi olmayan ufak tefek saldırıları da var. Çocuklarım onun yüzünden eve gelmek istemiyor. Ben bu eve âşık değilim, bu eve çok masraf yaptım. Benim masrafımı versin, ben de çıkarım buradan. Şu anda taşınacak gücüm yok. Bu eve yaptığım masrafı karşılasın, bir gün burada durmam. Biber gazlı olaydan sonra bıçaklı saldırıya uğradım. O adamı da yanlış doldurmuşlar. Kayıtları da var, gittim emniyete sığındım."



Yeni görüntüler dosyaya girdi


Ortaya çıkan görüntülerde ev sahibinin defalarca kiracının kapısına geldiği ve tartışmalar çıkardığı anların yer aldığı, bu kayıtların da soruşturma dosyasına eklendiği öğrenildi.



Tekirdağ’da biber gazlı kavganın perde arkası: Ev basma görüntüleri ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da Ramazan ruhunu yansıtan anlamlı gece "Maarifin kalbinde Ramazan" konseri Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri, şehre manevi bir hava katmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen Tasavvuf Müziği Konseri, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen programa ilgi yoğundu. Geceye Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, il ve ilçe yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Katılımcılar, Ramazan ayının birleştirici gücüyle aynı çatı altında buluştu. Gecenin en dikkat çeken yönü, sahnede Muğla’daki okullarda görev yapan müzik öğretmenlerinin yer almasıydı. Kendi alanlarında uzman olan öğretmenler, tasavvuf musikisinin en seçkin eserlerini büyük bir başarıyla seslendirdi. Ramazan’ın manevi atmosferine uygun olarak seçilen ilahiler ve türküler, dinleyicilerden büyük alkış topladı. Konserin en etkileyici anlarından biri ise musikiye eşlik eden semazen gösterisi oldu. Görsel bir şölen sunan semazenler, izleyicileri manevi bir yolculuğa çıkarırken, salonun atmosferini tamamen değiştirdi. Program sonunda duydukları memnuniyeti dile getiren katılımcılar, bu tür etkinliklerin Ramazan’ın ruhuna uygun olarak birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini ifade ettiler. Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin, ay boyunca farklı programlarla devam etmesi bekleniyor.
Aydın Doğaseverler tarihi taş köprüye dikkat çekti Aydın’ın Söke ilçesi Sarıkemer bölgesinde bulunan ve Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filmine de ev sahipliği yapan tarihi taş köprüye dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise tarihi köprünün korunması için yüzer bariyer yapılması gerektiğini ifade etti. Aydın tarımının can damarlarından olan Büyük Menderes Nehri, doğduğu bölgeden denize döküldüğü yere kadar üzerinde yapılan birçok köprüye ev sahipliği yapıyor. Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sarıkemer’i birbirine bağlayan ve bir zamanlar deve kervanlarının geçtiği, 1988 yılında da Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı İnatçı filminin birçok sahnesinin çekildiği tarihi taş köprünün de yıkılma tehlikesi devam ediyor. Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü de tarihi köprünün kemerlerinin tıkanması için yüzer bariyer sisteminin kurulması gerektiğine dikkat çekti. Sürücü, Aydın İli Deniz Çöpleri Eylem Planı kapsamında tüm kurumların işbirliği halinde hareket etmesi gerektiğini ifade ederek "Türkiye’deki 25 akarsu havzasından biri olan Büyük Menderes Havzası’nın ortasından 584 kilometre boyunca kıvrılarak Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nin yıllara ve mevsimlere göre değişen akış rejimi, Söke’ye bağlı Sarıkemer’de bulunan tarihi Taşköprü’nün de zamanla farklı görünümler almasına neden olmaktadır. Ancak burada yaşanan değişimin temel nedeni, büyük ölçüde insan kaynaklı kirliliktir. Gerekli ve yeterli önlemlerin zamanında alınamaması, kirliliğin oluşturduğu sorunlara kalıcı çözümler üretilememesi ve mevcut teknolojik yöntemlerin etkin biçimde kullanılmaması, tarihi Taşköprü’nün sürekli değişim geçirmesine yol açmakta ve yapıyı ciddi bir yıkılma tehdidiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Zaman zaman iş makineleriyle temizlik yapılmasına rağmen bu çalışmalar yeterli olmamakta, kısa süre içinde aynı görüntüler tekrar ortaya çıkmaktadır. Köprünün üzerinden aşan sularla birlikte bu atıkların önemli bir bölümü de denize taşınmaktadır. Aşırı yağışlar nedeniyle nehrin debisinin yükselmesi ve köprünün kemerlerinin tıkalı olması sonucu sular Taşköprü’nün üzerinden aşmaktadır. Bu nedenle nehrin iki yakasında yaşayan vatandaşlar, geçtiğimiz aydan beri yaya geçişi için kullanabildikleri tek yer olan köprüden geçememektedir. Özellikle tarihi Taşköprü’nün arka kısmına kurulacak bir yüzer bariyer sistemi, köprü kemerlerinin tıkanmasını önleyecek, suyun daha rahat akmasını sağlayacak, köprüyü yıkılma tehdidinden koruyacak ve çöplerin denize ulaşmasını büyük ölçüde engelleyecektir. Bu nedenle Devlet Su İşleri’nin (DSİ) geliştirdiği ve uygulamaya koyduğu yüzer bariyer sisteminin mutlaka etkin ve sürekli çalışır hale getirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın başarılı olabilmesi için diğer kurumların da gerekli duyarlılığı göstererek toplanan atıkların bertaraf edilmesi sürecine aktif biçimde katılması gerekmektedir. Aydın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ilgili kurumların katkısıyla hazırlanan Aydın İli Deniz Çöpleri Eylem Planı kapsamında, nehir ve deniz kirliliğini önlemeye yönelik tedbirlerin etkin ve sürdürülebilir biçimde uygulanması gerekmektedir. Bu süreçte ilgili kurumların harekete geçirilmesi ve yürütülen çalışmaların kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılması da büyük önem taşımaktadır" dedi.
Muğla Vali Akbıyık’tan ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ mesajı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajında, "Sevginin, fedakârlığın ve emekleriyle büyüttükleri her güzelliğin sembolü olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" dedi. Vali Akbıyık, "Kadınlar, tarih boyunca toplumların şekillenmesinde ve insanlığın ilerlemesinde her zaman belirleyici bir rol üstlenmişlerdir. Günümüzde kadınlarımız; çalışma hayatında, bilimde, teknolojide, sanatta, sporda, eğitimde ve siyasette her geçen gün daha güçlü bir şekilde yer alarak elde ettikleri başarılarla gururumuz olmaya devam etmektedirler. Türk kadını, milletimizin bağımsızlık mücadelesinde de büyük bir cesaret ve fedakârlık örneği göstermiştir. Kararlılık, vatan sevgisi ve sarsılmaz iradesiyle hem cephede hem de cephe gerisinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Bu eşsiz mücadele, onurlu hatıra; bizlere bugün de ilham veren güçlü bir duruştur. Hoşgörüsü, bilgeliği ve insan sevgisiyle gönüllerde yer edinen Şems-i Ana gibi değerlerimiz, Muğla’mızda da kadınların toplum hayatındaki saygın yerinin en güzel örneklerindendir. Bu duygu ve düşüncelerle; sevginin, merhametin ve fedakârlığın en güzel temsilcileri olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü bir kez daha kutluyor, sağlık, huzur ve esenlik dolu bir hayat diliyorum" dedi.