ÇEVRE - 02 Eylül 2025 Salı 15:15

Tekirdağ’da yunusların tekneyle yarışı kamerada

A
A
A
Tekirdağ’da yunusların tekneyle yarışı kamerada

Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesi açıklarında denize açılan bir tekne, kendisine eşlik eden iki yunusla karşılaştı.


Bölgedeki deniz turu sırasında Bülent Akdoğan, teknenin yanında oynayan iki yunusun varlığını fark etti. Akdoğan, bu nadir anları cep telefonuyla kaydederek unutulmaz görüntülere imza attı. Yaklaşık birkaç dakika boyunca tekneye eşlik eden yunuslar, ardından denizin derinliklerine doğru kayboldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Bulanık’ta kimliğini unutan öğrenciye polis desteği Muş’un Bulanık ilçesinde, kimliğini evde unutan bir öğrenci, polis ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde bursluluk sınavına yetiştirildi. Bulanık’ta gerçekleştirilen İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı (İOKBS) öncesi yaşanan olay, örnek bir dayanışmaya sahne oldu. Bulanık Anadolu İmam Hatip Lisesi 6. sınıf öğrencisi Ayşenur Kundu, sınava girmek için geldiği okulda kimliğini evde unuttuğunu fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri, öğrenciyi vakit kaybetmeden Şehitlik Mahallesi’ndeki evine götürdü. Kimliğini alan öğrenci, yine polis ekipleri tarafından sınava gireceği okula yetiştirildi. Sınava dakikalar kala büyük bir panik yaşayan öğrenci Ayşenur Kundu, "Okula geldiğimde kimliğimi unuttuğumu fark ettim. O anda polis ağabeyler aklıma geldi. Sağ olsunlar beni hemen evime götürüp kimliğimi almamı sağladılar ve tekrar okula yetiştirdiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" dedi. Öğrencinin ailesi de duyarlı davranışlarından dolayı polis ekiplerine teşekkür ederken, görevli polislerin bu örnek davranışı takdir topladı. Okullarda görev yapan polis ekiplerinin dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde öğrencinin sınava zamanında yetişmesi sağlanırken, olay vatandaşlar tarafından da "örnek bir kamu hizmeti" olarak değerlendirildi.
Diyarbakır Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
İzmir İEÜ Yayınevi dünya sahnesinde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Yayınevi, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın (ÜAK) belirlediği tüm kriterleri yerine getirerek ‘uluslararası yayınevi’ statüsü kazandı. İEÜ Yayınevi’nin hazırladığı kitaplar, dünyada ilk 500’de yer alan birçok üniversitenin kütüphanesinde yer alarak gençlerle buluşmaya başladı. İEÜ Yayınevi’nden Sorumlu Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gözde Yazgı Tütüncü, "Üniversitemizin 25’inci yaşını kutladığımız bu özel yılda, dünyanın en iyi yayınevleri arasına adımızı yazdırdığımız için mutlu ve gururluyuz" diye konuştu. İzmir’in kültürel ve entelektüel birikimini besleyen, akademik üretimi görünür kılan ve bu üretimi kalıcı eserlere dönüştüren İzmir Ekonomi Üniversitesi Yayınevi, ‘uluslararası yayınevi’ statüsünü kazanmak için planlı ve stratejik adımlar attı. ÜAK tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda hareket eden İEÜ Yayınevi, bilginin kampüs dışına çıkarak topluma yayılmasına öncülük etti. En az dört yıl uluslararası düzeyde düzenli faaliyet yürütülmesi, yayımlanan eserlerin yurt dışındaki üniversitelerin kütüphanelerinde kataloglanması ve aynı alanda farklı yazarlara ait en az 20 kitabın yayımlanmış olması gibi birçok kriteri yerine getiren İEÜ Yayınevi, uluslararası akademik ağın bir parçası haline geldi. "İzmir’in bilgi ekosistemi güçleniyor" İEÜ Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gözde Yazgı Tütüncü, akademik ve bilimsel içeriklerin nitelikli biçimde yayımlanmasının, toplumsal gelişimin en temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Yayınevimizin uluslararası statü kazanması, üniversitemizin bilgi üretme ve bu bilgiyi toplumla paylaşma konusundaki kararlılığının güçlü bir göstergesi oldu. Bilgi; erişilebilir ve sürdürülebilir hale geldiğinde gerçek etki meydana getirir. Bu anlamda yayınevimiz, üniversitemizin ürettiği bilginin kampüs sınırlarını aşarak topluma, kente ve dünyaya ulaşmasını sağlayan kritik bir köprü görevi üstleniyor. Yayınevimiz, İzmir’in bilgi ekosistemini güçlendiriyor. Aynı zamanda yerel ile evrensel arasında bağ kurarak İzmir’i uluslararası akademik dolaşımın bir parçası haline getiriyor" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte etki artacak" Prof. Dr. Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yayınevimizin rolü, yalnızca kitap basmakla sınırlı değil. Biz; gençlerin eleştirel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini geliştiren bir yapı olarak hareket ediyoruz. Nitelikli kaynaklara erişim imkanı sağlayarak öğrencilerin kişisel ve akademik gelişimini destekliyoruz. Bu yönüyle yayınevimiz, üniversitemizin eğitim misyonunu tamamlayan ve derinleştiren önemli bir unsur. Eserlerimizin, dünyanın önde gelen üniversitelerinin kütüphanelerinde yer alması ise üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun somut bir çıktısı. Bu başarı, sadece akademik üretimin kalitesini değil, aynı zamanda üniversitemizin küresel ölçekte görünürlüğünü ve etkisini de artıracak."