ASAYİŞ - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 09:15

Trafik polisinden örnek davranış: Sürücülerin güvenliği için süpürgeyle yolu süpürdü

A
A
A
Trafik polisinden örnek davranış: Sürücülerin güvenliği için süpürgeyle yolu süpürdü

Tekirdağ Çorlu’da kazaya denk gelen Ergene ilçesinde görevli trafik polisi Figani Garip, sürücülerin güvenliğini düşünerek, yolda biriken cam parçalarını süpürgeyle süpürdü.


Çorlu Çevre Yolu üzeri Nusratiye Mahallesi Kurtuluş Caddesi’ne bağlantı sağlayan yan yol mevkiinde, dün minibüs ile otomobilin çarpışması sonucu iki kişinin hafif yaralandığı trafik kazası meydana geldi. Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından yaralılar hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.


Bir görev üzerine bölgeden geçtiği sırada kazaya denk gelen Ergene İlçe Trafik Büro Amirliği ekibi de duruma kayıtsız kalmadı. Ekipte görevli trafik polisi Figani Garip, eline aldığı süpürgeyle sürücülerin güvenliği için yolu süpürdü. Garip, trafiği de yönlendirme yaparak, ekipler gelene kadar araçların kontrollü geçişini sağladı. Trafik polisinin bu davranışı vatandaşlardan büyük takdir topladı.



Trafik polisinden örnek davranış: Sürücülerin güvenliği için süpürgeyle yolu süpürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Başarı belgelerini Rektörün elinden aldılar Düzce Üniversitesi idari personelinin performanslarının değerlendirilmesi ve ödül yönergesi kapsamında yürütülen değerlendirme süreci sonucunda başarılı bulunan idari personele başarı belgeleri takdim edildi. Programa; Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Akreditasyon, Akademik Değerlendirme ve Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Serap Bayram, Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Yaşar Selman Gültekin ve başarı gösteren idari personel katıldı. Yönerge kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme sürecinde Düzce Üniversitesi personelinin görev sorumluluklarını yerine getirme düzeyi, iş birliği ve iletişim becerileri, problem çözme yaklaşımı, iş süreçlerine katkısı, sorumluluk bilinci, verimlilik, kurumsal uyum ve çalışma performansına yönelik ölçütler dikkate alındı. Birinci ve ikinci değerlendiriciler tarafından yapılan puanlamalar sonucunda elde edilen performans sonuçları doğrultusunda başarı gösteren personel belirlenerek ödüllendirme sürecine dahil edildi. Sürecin temel amacı, çalışanların performanslarının görünür kılınması, motivasyonlarının artırılması ve kurumsal kalite kültürünün güçlendirilmesi olarak ifade edildi. Rektör Nedim Sözbir, çalışanların gösterdiği gayret ve başarının kurumların gelişimindeki en önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek, çalışanların emeklerinin takdir edilmesinin kurumsal aidiyet ve motivasyon açısından önemli katkılar sağladığını ifade etti. Düzce Üniversitesi olarak çalışanların başarılarını görünür kılmayı ve çalışma motivasyonlarını desteklemeyi önemsediklerini vurgulayarak başarı gösteren personeli tebrik etti. Program kapsamında değerlendirmelerde bulunan Düzce Üniversitesi Akreditasyon, Akademik Değerlendirme ve Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Serap Bayram, kurumlarda kalite kültürünün oluşturulması ve geliştirilmesinde iç paydaşların önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, özellikle idari personelin kurumsal süreçlerin etkin yürütülmesinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Farklı kuşakların bir arada çalıştığı günümüz kurumlarında nesiller arası dönüşümün önemli bir konu haline geldiğini belirten Bayram, deneyim, kurumsal hafıza, teknolojik uyum ve yenilikçi bakış açılarının ortak kurum kültürü içerisinde buluşmasının kurumsal gelişim açısından önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Program, başarı belgesi almaya hak kazanan personel; Şube Müdürü Hülya Alkan, Şube Müdürü Coşkun Akbulut, Şube Müdürü Murat Demir, Bilgisayar İşletmeni Rasim Ongun ve Teknisyen Adem Kara’ya başarı belgelerinin takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Zonguldak 55 kadın bir araya geldi, hayatın stresini darbuka öğrenerek attı Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde bir araya gelen kadınlar, darbuka eğitimi alarak günlük hayatın stresinden uzaklaşıyor. Sayıları kısa sürede 60’a yaklaşan ritim grubu, verdikleri açık hava konseriyle izleyenlerden büyük beğeni topladı. Kozlu’da faaliyet gösteren 42 yıllık geçmişe sahip KOFDER ve Atölye Mavi iş birliğiyle kadınlara yönelik vurmalı çalgılar kursu düzenlendi. Kısa bir süre önce sadece 5 kişiyle başlayan çalışmalara ilgi artınca katılımcı sayısı 55-60 bandına ulaştı. Birlik, beraberlik ve dostluk ortamında eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de ritim tutarak ev hayatının stresini atıyor. Ritim grubu, bayram etkinlikleri kapsamında Kozlu meydanında sahne alarak yeteneklerini sergiledi. "5 kişiyle başladık, sayımız 60’a dayandı" Kadınların sosyal hayata katılımını ve rahatlamalarını amaçladıklarını belirten KOFDER Başkanı Hikmet Sinan, şunları kaydetti: "Karadeniz’in incisi Zonguldak’ımızın Kozlu ilçesinde 42 sene önce kurulmuş olan derneğimizde, bayanlarımızla birlik, beraberlik, kardeşlik ve dostluk içerisinde günün stresini atmak için bir araya geldik. İlk başta iki ay kadar önce 5 kişiyle başladık. Şu anki sayımız 55-60 arası değişiyor. Günün stresini atıyorlar. Evdeki sıkıntıları, stresleri atıp derneğimize gelip orada rahatlamayı yaşayan bayanlarımız var. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Halkımızla birlikte, beraberlik içinde güzel bir eğlence ortamı yaşattık. Bizim de bir katkımız olması bu bayramda ne mutlu bizlere." "Gösterilerimiz devam edecek" Ekibin çalışmalarına liderlik eden Vurmalı Çalgılar Usta Öğreticisi Ceyhun Yamakoğlu ise meydan konserinin büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Kozlu KOFDER’de ve Atölye Mavi’de yaklaşık 8-9 aydır ekip arkadaşlarımızla beraber çalışıyoruz. Kozlu’da güzel gösteriler yaptık. Meydanda güzel bir eğlence oldu. Biz de elimizden geldiği kadar katkıda bulunduk. Çok güzel geçti. Gelen, dinleyen herkese teşekkür ediyoruz. Etkinliklerimiz devam edecektir mutlaka" ifadelerini kullandı. Ekibin en küçüğü Duru oldu Grubun en genç üyesi olan ve performansıyla dikkat çeken 12 yaşındaki Duru Özdemir ise sadece 3 aylık bir eğitim sürecinden geçtiğini söyleyerek, "Mükemmel geçti. Kendimi çok mutlu hissediyorum. Rahat yani. En fazla 3 ay olmuştur öğreneli. Bugünkü konser mükemmel geçti. Çalmaya devam edeceğim" dedi. (OA
Van Prof. Dr. Adnan Tönel ‘Sanatın Varoluşu’nu anlattı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel’in konuşmacı olarak katıldığı "Sanatçının Öyküsü ve Sanatın Varoluşu" konferansı düzenlendi. Müzeler Haftası kapsamında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel’in konuşmacı olarak katıldığı "Sanatçının Öyküsü ve Sanatın Varoluşu" konferansı düzenlendi. Kültür ve sanat çevrelerini bir araya getiren etkinlik, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Tarihi atmosferiyle dikkat çeken bir mekanda gerçekleştirilen konferansta, sanat kavramı derinlemesine ele alındı. Van Urartu Müzesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte Prof. Dr. Tönel, kendi yaşam öyküsünden örnekler vererek sanatın varoluşuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında sanatın zorlu dönemlerde insanlığın en büyük sığınağı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tönel, Doğu Anadolu Bölgesi’nin bu zengin kültürel ikliminde sanatın köklü geçmişine de atıfta bulundu. Sanatın kaotik ortamlarda ve savaş zamanlarında dahi sığınılan bir alan oluşturduğunu ve bu yüzyılda bireylere şifa dağıtıcısı görevini üstlendiğini belirten Prof. Dr. Tönel; sanatın varoluşunu, insanın kendini ifade etme, dünyayı anlamlandırma, duygularını aktarma ve kültürel mirasını geleceğe taşıma ihtiyacından doğduğunu belirtti. Sanatın tarihi gelişimini ve insan ruhu üzerindeki estetik etkilerine değinen Prof. Dr. Tönel, "Temelinde estetik arayış, taklit ve oyun teorileri bulunan sanat, tarih öncesi mağara resimlerinden günümüze, insanlığın kolektif bilincini ve ruh halini yansıtan derin bir aynadır" dedi. Konferans sonrası Van Rölöve ve Anıtlar Müdiresi Mukadder Eren tarafından Prof. Dr. Tönel’e plaket takdim edildi.
Elazığ Elazığ’ın en yüksek zirvesinde anlamlı 19 Mayıs tırmanışı Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü (ELDAK) üyeleri 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında kentin en yüksek noktası olan 2 bin 623 rakımlı Palu Akdağ’a zirve tırmanışı gerçekleştirdi. Zorlu hava şartlarına meydan okuyan dağcılar çimento kum ve demir direği kilometrelerce omuzlarında taşıyarak zirvede Türk bayrağını dalgalandırdı. EDAK, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında anlamlı ve zorlu bir faaliyete imza attı. Kulüp üyeleri, Elazığ’ın en yüksek zirvesi olan 2 bin 623 metre yükseklikteki Palu Akdağ’a doğa yürüyüşü ve zirve tırmanışı gerçekleştirdi. Zorlu arazi ve kıştan kalma hava şartlarına rağmen zirve tırmanışını sürdüren dağcılar, yaklaşık 9 kilometrelik dik ve karlı parkur boyunca yürüyüş gerçekleştirdi. Zirveye dikecekleri bayrak direğinin malzemelerini, harç için gerekli olan kumu ve çimentoyu sırtlarında ve omuzlarında taşıyan kulüp üyeleri, dağın en yüksek noktasına ulaştırdı. Zirvede hızı yer yer 40-50 kilometreyi bulan sert rüzgara rağmen ekip, bayrak direğini sabitledi ve ay yıldızlı Türk bayrağı ile kulüp tabelasını Palu Akdağ’ın zirvesine yerleştirdi. Büyük bir gurur yaşadıklarını belirten ELDAK Spor Kulübü Başkanı Murat Bahçeci, " 19 Mayıs gibi anlamlı bir günde, Elazığ’ın en yüksek zirvesi olan Palu Akdağ’a kulüp bayrağımızı, ay yıldızlı Türk bayrağımızı ve zirve tabelasını ulaştırmanın büyük gururunu yaşıyoruz. Karlı, dik ve zorlu parkura rağmen büyük emek veren tüm ekip arkadaşlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Bu faaliyet sadece bir zirve tırmanışı değil, azmin, ekip ruhunun, vatan sevgisinin ve gençliğe olan inancın göstergesidir. Zirvede dalgalanan bayrağımızı tüm gençlerimize armağan ediyor, doğaya, spora ve mücadele ruhuna ilham olmasını diliyoruz" dedi.