Son Dakika
|
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Bursa’da çiftlikte yangın: 580 kanatlı hayvan telef oldu
Sergen Yalçın rahatsızlanınca basın toplantısına katılamadı
Netanyahu, öldüğüne dair çıkan iddialara videolu yanıt verdi
Kuveyt’te İtalyan askerlerinin bulunduğu üsse dron saldırısı
Bakan Bak: "Arda Güler’in golü Türk futbolu adına gurur verici"
Hakkâri-Çukurca kara yoluna çığ düştü: Sürücüler yolda kaldı
ABD bayrağı, Karakas'ta 7 yıl aradan sonra ilk kez yeniden göndere çekildi
TEKNOLOJİ
Alper Gezeravcı’dan BTÜ öğrencilerinin TEKNOFEST projelerine tam not
15 Mart 2026 Pazar - 14:44:05
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Bursa Teknik Üniversitesi programı kapsamında Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Öğrencilerin TEKNOFEST hazırlıkları kapsamında geliştirdiği projeleri inceleyen Gezeravcı, gençlerin ortaya koyduğu çalışmaların Türkiye’nin teknoloji hedefleri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) öğrencilerle buluşan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ile birlikte Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Atölyede öğrencilerin TEKNOFEST için hazırladığı ve daha önce yarışmalardan dereceyle dönen projeleri inceleyen Gezeravcı, insansız hava araçları ve savunma teknolojileri alanında geliştirilen çalışmalar hakkında öğrencilerden bilgi aldı. Atölyede yürütülen projeler hakkında öğrencilerle sohbet eden Gezeravcı, gençlerin teknoloji üretme motivasyonunun Türkiye’nin geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu belirtti. Öğrencilerin ortaya koyduğu projelerin sadece yarışmalar için değil aynı zamanda ülkenin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ifade etti. "Üretmekten, hayal kurmaktan vazgeçmeyin" BTÜ öğrencilerini, projeleri ve azminden dolayı tebrik eden Gezeravcı, "Bugün burada gördüğümüz projeler, ülkemizin teknoloji alanındaki geleceğinin en somut göstergelerinden biri. Sizlerin ortaya koyduğu bu çalışmalar, yalnızca bir yarışmaya hazırlık değil; aynı zamanda Türkiye’nin bilim ve teknoloji yolculuğuna katkı sağlayacak önemli adımlar. Hayal kurmaktan ve üretmekten asla vazgeçmeyin" dedi. "Gençlerimizin üretim heyecanı gurur verici" Akademik birikimi öğrencilerin projelerine aktarmak amacıyla kurdukları Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü ile öğrencilere destek verdiklerini belirten BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak öğrencilerin teknoloji üretme süreçlerini teşvik etmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Rektör Çağlar, "Üniversite olarak gençlerimizin hayal kuran, araştıran ve üreten bireyler olarak yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyemizde öğrencilerimiz çok değerli projeler geliştiriyor. Sayın Alper Gezeravcı’nın bu çalışmaları yerinde görmesi ve öğrencilerimizle bir araya gelmesi öğrencilerimiz ve bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu" diye konuştu. Ziyaret, öğrencilerle yapılan sohbetlerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
15 Mart 2026 Pazar - 10:30
‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak
Ofis çalışanlarının günün büyük bölümünü oturarak geçirmesi boyun ve bel ağrılarını artırıyor. Yaşar Üniversitesi’nde yürütülen proje, sensör ve yapay zeka (YZ) yardımıyla bu riskleri erken aşamada tespit etmeyi hedefliyor. Masa başı çalışanlarının en önemli sorunlarından birinin uzun süre oturma ve bilgisayar ekranına bakmaya bağlı ortaya çıkan sağlık problemleri. Özellikle yanlış duruş, ekrana hatalı açıyla bakma ve ekranla aradaki mesafenin uygun olmaması gibi nedenlerle boyun ve bel ağrıları sıkça görülüyor. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre ofis çalışanlarının yüzde 59’u boyun, yüzde 51’i ise bel ağrısı yaşıyor. Virtue Health’in araştırması ise ofis çalışanlarının yüzde 82’sinin günün yaklaşık 9 saatini oturarak geçirdiğini gösteriyor. Duruş bozukluklarından kaynaklanan boyun ve bel ağrısı oranı 18-30 yaş grubunda yüzde 70’e, 30-45 yaş aralığında ise yüzde 80’e kadar çıkıyor. Boyunda sensör ve yapay zeka ile takip Bu sorunlara dikkat çekmek ve çözüm üretmek amacıyla Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Destekli Tasarım ve Animasyon Programı Dr. Öğr. Üyesi Hakan Dalkılıç ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Gora, ofis çalışanlarının ergonomik risklerini sensör ve YZ yardımıyla analiz edecek bir sistem üzerinde çalışıyor. Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Gora, modern çalışma şartlarında ofis çalışanlarının hem psikososyal hem de ergonomik risklerle daha fazla karşı karşıya kaldığını belirterek şunları vurguluyor: "Bu proje ile ofis ortamlarında çalışan bireylerin karşılaştığı ergonomik riskleri incelemeyi hedefliyoruz. Öncelikle çalışanların maruz kaldığı kas-iskelet sistemi risklerini tespit etmeye karar verdik. Bu amaçla ofis çalışanlarının boynuna yerleştirilen sensör sayesinde gün içindeki hareketlerini kayıt altına alacak bir sistem kurduk. Yapay zeka algoritmalarıyla çalışanların maruz kaldığı riskleri analiz ederek gelecekte riskli çalışma şartlarına maruz kalıp kalmadıklarını öngörmeyi amaçlıyoruz." Giyilebilir teknolojiyle ergonomi analizi Dr. Öğr. Üyesi Hakan Dalkılıç ise projede kullanılan teknolojinin nesnelerin interneti ve YZ temelli olduğunu belirterek, "Giyilebilir bir cihaz aracılığıyla ofis çalışanlarının ergonomik risk durumlarını tespit etmeyi amaçlıyoruz. Böylece çalışanların duruşları tespit edilerek sağlık görevlileri bu bilgileri bilgisayar ortamında inceleyebilecek ve çalışanların sağlık sorunlarının önüne geçilmesine katkı sağlanabilecek" dedi. Akademisyenler, geliştirilen sistemin ilerleyen süreçte ofis çalışanlarının çalışma alışkanlıklarını iyileştirmeye ve iş yerlerinde daha sağlıklı çalışma ortamları oluşturulmasına katkı sağlamasını hedefliyor.
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:53
Bursa’da gençler bilimle buluştu
Toplumda bilimsel farkındalığı artırmak ve çocukların erken yaşta bilimle tanışmasını sağlamak amacıyla hareket eden Bursa Büyükşehir Belediyesi, önemli bir etkinliğe daha imza attı. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen ‘Bilim ve Teknoloji Şöleni’, yüzlerce öğrenciyi bir araya getirerek festival havasında geçti. 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında ikinci kez gerçekleştirilen etkinlik, bilim ve teknoloji meraklısı çocuklar ve gençler tarafından yoğun ilgi gördü. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de etkinlik alanındaki atölyeleri ziyaret ederek öğrencilerle birlikte bilim yolculuğuna çıktı. Çocuklar, aileleriyle birlikte gün boyu çeşitli atölyelere katılarak hem eğlendi hem öğrendi. Sanal gerçeklik (VR) deneyimlerinden havacılık teknolojilerine, ahşap atölyesi uygulamalarından bilim şovlarına kadar pek çok etkinlikte yer alan öğrenciler, bilgi yarışmaları ve oyun alanlarıyla becerilerini sergiledi. Gün, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın konseri ile taçlandı. Günümüzde bilimin her zamankinden daha fazla önem kazandığını ve her gün yeni bir teknolojik gelişmeyle karşılaştıklarını söyleyen Başkan Bozbey, "Çocuklarımızın bu hızlı çağa uyum sağlaması ve geleceğe hazırlanması bizim için çok önemli. Bu tür etkinliklerle çocuklar yeni ilgi alanları keşfediyor, paylaşmayı ve dayanışmayı öğreniyor. Aileler de çocuklarıyla birlikte oyun ve atölye çalışmalarına katılarak iletişim becerilerini güçlendiriyor" dedi. Etkinlik sonunda katılımcılar, yeni bilgiler ve unutulmaz hatıralarla alandan ayrılarak Başkan Bozbey ve emeği geçenlere teşekkür etti.
14 Mart 2026 Cumartesi - 17:23
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Devletimizin ve milletimizin güvenliği için İHA/SİHA kabiliyetlerimizi, barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi İHA/SİHA kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından Baykar’ın başarıyla tamamladığı son testler ile ilgili açıklamada bulundu. Çelik, "Dünyanın zor zamanlarındayız. Tüm değerler alt üst oluyor. Tüm uluslararası kurumlar etkisizleşiyor. Güç kullanımının canavarca örneklerine her gün şahit oluyoruz. Bu zor zamanlarda ülkemizi ve bölgesel barışı korumak için kendi imkan ve kabiliyetlerimizi geliştirmek ve çoğaltmak beka meselesidir. Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi İHA/SİHA kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur. Zekanın ve teknolojinin zalimane kullanımına karşı, savunma ve caydırıcılık temelinde barış için kullanımında dünyaya örnek teşkil ediyoruz. Tebrikler Baykar" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mart 2026 Pazar- 10:30
‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak
2
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
3
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 21:29
"SEYİT"te hedef büyük
4
14 Mart 2026 Cumartesi- 17:23
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Devletimizin ve milletimizin güvenliği için İHA/SİHA kabiliyetlerimizi, barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur"
5
10 Mart 2026 Salı- 10:48
Cadde ve sokak aydınlatmaları için kurulan direklerden evlere kaçak elektrik hattı çektiler
11 Mart 2025 Salı - 12:49
Avustralya destekli projeyle 3 bin kız öğrenci yapay zeka eğitimi alacak
Samsun’da hayata geçirilen "Girişimci Kızlar Yapay Zeka ile Yükselişe Geçiyor Projesi" kapsamında 3 bin kız öğrenciye yapay zeka, girişimcilik ve siber güvenlik alanlarında uygulamalı eğitim verilecek. Canik Belediyesi tarafından ilçede hayata geçirilen ve Avustralya Büyükelçiliği’nce desteklenen Girişimci Kızlar Yapay Zeka ile Yükselişe Geçiyor Projesi’nin açılış töreni Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Proje ile 3 bin kız öğrenciye yapay zeka, girişimcilik, siber güvenlik alanlarında yenilikçi eğitim modelleriyle uygulamalı bir şekilde eğitim verilecek. Canik Belediyesi öncülüğünde, Avustralya Büyükelçiliği Doğrudan Yardım Programı (DAP) desteğiyle, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında ilk eğitim, protokol üyelerinin katılımıyla bugün yapıldı. "Hızla değişen dünyaya ayak uydurmak için bu okulu açtık" Gelişen teknolojiye ayak uyduran projeleri hayata geçirdiklerini ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Keşif Kampüsümüz 3 yıl önce hayata geçti. Ulusal bazda Türkiye’nin ilklerinden biri oldu. Kampüsümüze ismini verdiğimiz Özdemir Bayraktar’a Allah’tan rahmet diliyorum. Onun oğullarının T3 Vakfı ile Türkiye’de teknoloji hamlesi şahlandı. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nü 3 ayda tamamladık. Bugün gelinen noktada geçen ay Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın elinden ’Türkiye’nin en iyi keşif kampüsü’ ödülünü aldık. Bugüne kadar 150 binin üzerinde öğrenciye burada eğitim verdik. Burası uygulama sınavla aldığımız öğrencilerin 2 yıl eğitim gördüğü bir yer. Eğitim verirken dünya çapındaki projeleri de takip ediyoruz. Avustralya Büyükelçiliği’nin kızlarımıza yönelik bu desteğini görünce arkadaşlarımız projeyi yazdılar. Proje, konsolosluk tarafından yüksek puan aldı. Doğru şeyler yaptığınızda, mesafe 10 bin kilometrenin üzerinde de olsa doğruda buluşabiliyorsunuz. Yeter ki doğru olsun, yaptığımız işler geleceği ve insana dokunur olsun. Temel gayemiz var. Değişen bir dünyada yaşıyoruz. Hızla değişen dünyaya ayak uydurmak için bu okulu açtık. Dünyadaki devletlerin halkını ve geleceği kurtarma anlamında bu tür yatırımların çok değerli olduğunu düşünüyorum. Desteklerimizden dolayı konsolosluğumuza şükranlarımıza sunuyorum. İnşallah daha büyük projelerde de bir araya geliriz" dedi. "Hızlı değişen dünyada bu değişimin özellikle kız çocuklarla buluştuğunu görmek çok kıymetli" Girişimci Kızlar Yapay Zeka ile Yükselişe Geçiyor Projesi ellerine ulaştığı ilk andan itibaren heyecan duyduklarını dile getiren Avustralya Büyükelçiliği İkinci Katip ve Konsolosu Scott Holt, "Davet için herkese teşekkür ederim. Kağıt üzerindeki bir projenin hayata geçtiğini görmek, bizim için çok anlamlı. İlk proje seçimlerini değerlendirirken bu proje en öne geçti ve gözümüze çarptı. Hem kalite hem de içerik olarak öne çıktı. O nedenle projeye çok yüksek puan verdik. Çok hızlı değişimlerin yaşandığı bir dünyadayız. Bu değişimin özellikle kız çocuklarla buluştuğunu görmek bizim için çok kıymetli. Umarım ilerleyen sonuçta birlikte çalışacağımız alanlar ve fırsatlar tekrar ortaya çıkar" diye konuştu. Açılış programına ayrıca Avustralya Büyükelçiliği Kamu Diplomasisi Müdürü Kübra Özdemir, T3 Vakfı Samsun Eğitim Koordinatörü Hilal Çakırtaş, Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu, davetliler ve öğrenciler katıldı.
11 Mart 2025 Salı - 11:36
BTÜ’de sahte bellek oluşumunun etkileri incelenecek
BTÜ’de geliştirilen proje ile sosyal medyada yayılan yanıltıcı içeriklerin toplumsal bellek ve davranışlar üzerindeki etkileri araştırılacak. Proje kapsamında BTÜ’de Psikoloji Laboratuvarı da kurulacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, destek aldıkları projelerine bir yenisi daha ekledi. Bu kapsamda İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Pınar Bürhan’ın yürütücülüğünü yaptığı ’psikoloji’ alanındaki proje yapay zekâ kaynaklı bilgi kirliliği ve toplumsal bellek ilişkisinin incelenmesi hedeflenirken, sosyal medyada yayılan yanıltıcı içeriklerin toplumsal bellek ve davranışlar üzerindeki etkileri araştırılacak. Projede Dr. Bürhan’a,lisans öğrencileri bursiyer olarak destek sağlayacak. Proje kapsamında BTÜ’de Psikoloji Laboratuvarı da kurulacak. Yanıltıcı bilgiler ve bellek üzerindeki etkileri araştırılacak Projede, yanıltıcı bilgi sunum yöntemlerinin bireylerde sahte anı oluşturma potansiyeline sahip olup olmadığı ve hangi bireylerin bu tür içeriklere karşı daha duyarlı olduğu araştırılacak. Çalışma, katılımcılara sunulacak farklı bilgi biçimleriyle yanlış bilginin bellek üzerindeki etkisini analiz etmeyi amaçlıyor. Araştırma sürecinde, farklı sunum yöntemleriyle bilginin bireysel hafıza üzerindeki yanıltıcı etkileri arasındaki farklar, detaylı bir şekilde değerlendirilecek. Sosyal medya ve yanıltıcı içerikler üzerine çalışmalar Son yıllarda sosyal medyanın insanların güncel olaylara hızla erişim sağladığı bir ortam haline geldiğini belirten Dr. Pınar Bürhan, bu platformlarda doğrulanmamış bilgilerin hızla yayılmasının bireylerin bellekleri üzerinde bir tehdit oluşturabildiğini dile getirdi. Bürhan, yürüttükleri bu projeyle dijital medyada yayılan yanlış bilgi içeriklerinin bellek üzerindeki muhtemel etkilerinin inceleneceğini söyledi. Toplumsal bilinç kazandırılacak Proje yürütücüsü Dr. Bürhan, "Teknoloji ve dijital medya aracılığıyla yayılan yanıltıcı içeriklerin hızla artış gösterdiği bir dönemdeyiz. Bu projeyle, yanıltıcı içeriklerin bellek üzerindeki etkilerini, bilimsel olarak ortaya koymayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda proje keşiflerinin, dijital platformlarda karşılaşılan yanıltıcı içeriklere karşı, toplumsal bilinç kazandırılması ve muhtemel önlem yollarının geliştirilmesine rehberlik etmesi bekleniyor" dedi. Psikoloji laboratuvarı ile araştırmalar desteklenecek Projeden sağlanan destekle BTÜ’de bir Psikoloji Laboratuvarı kurulacağını kaydeden Dr. Pınar Bürhan,bu durumun üniversitenin araştırma altyapısını genişletecek önemli bir gelişme olarak değerlendirildiğini söyledi. Laboratuvarın, gelecekte psikoloji alanında yapılacak çok sayıda deneysel araştırmaya ev sahipliği yapacağının ve Türkiye’de bu alandaki bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağının altını çizen Dr. Bürhan, "Kurulacak laboratuvar, sadece bu projenin değil, üniversitemizdeki tüm psikoloji araştırmalarının önünü açacak önemli bir yatırım olacak" dedi. Dr. Öğretim Üyesi Pınar Bürhan’ın yürütücüsü olduğu projede, lisans öğrencileri Zeynep Savaş, Sema Nur Güner ve Recep Bürtek bulunuyor.
11 Mart 2025 Salı - 10:06
Turkcell, Wi-Fi 7 teknolojisini fiber kullanıcılarının deneyimine sundu
Turkcell, Şubat ayından itibaren fiber müşterilerine Wi-Fi 7 teknolojisini sunmaya başladı. Ultra yüksek hızlarda bağlantı, düşük gecikme süreleri ve geniş bağlantı kapasitesi gibi üstün özelliklerle donatılan Wi-Fi 7 teknolojisi, kullanıcılara 1000 Mbps’ye kadar indirme ve yükleme hızları sunuyor. Turkcell, daha hızlı ve gecikmesiz bir bağlantı deneyimi için yeni nesil Wi-Fi 7 teknolojisini fiber müşterilerinin deneyimine sundu. Fiber müşteriler için 18 Şubat 2025’ten itibaren Turkcell kalitesiyle satışa sunulan Wi-Fi 7, internet bağlantı hızını üst seviyelere taşırken, aynı zamanda kablolu bağlantıya olan ihtiyacı da ortadan kaldırıyor. Wi-Fi 7’nin sunduğu düşük gecikme ve kesintisiz bağlantı özellikleri, bugüne kadar yalnızca kablolu bağlantılarla erişilebilen yüksek performansı, kablosuz şekilde sağlıyor. "Fiber müşterilerimize dijital dünyada avantajlı bir dönem başlatıyoruz" Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, "Teknolojik liderliğimizin yeni bir adımı olarak hizmete sunduğumuz Wi-Fi 7 ile sadece kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamayı değil, aynı zamanda Türkiye’nin dijitalleşme sürecine hız katmayı da hedefliyoruz. Bu yeni nesil teknolojiyle Turkcell, fiber müşterilerine dijital dünyada daha avantajlı bir dönemin kapılarını açıyor" dedi. Wi-Fi 7 teknolojisinin özellikle yüksek hız ve düşük gecikme gerektiren uygulamalar için ideal çözümler sağladığını vurgulayan Güngör, şöyle konuştu: "Yeni nesil Wi-Fi teknolojisi, çoklu cihaz bağlantısının olduğu kalabalık evlerde veya ofislerde geniş bağlantı kapasitesi sunarak, çok sayıda cihazın aynı anda sorunsuz şekilde internete bağlanmasını sağlıyor. Bu teknolojik dönüşüm; kullanıcılara daha hızlı, verimli ve özgür bir internet deneyimi sunuyor. Wi-Fi 7 teknolojisi sayesinde özellikle online oyun oynayan ‘gamer’lar, sosyal medya platformları üzerinden yayın yapan dijital yayıncılar ve 4K gibi yüksek çözünürlüklü içerikleri izleyen izleyiciler, hızlı ve sorunsuz bağlantı deneyiminin keyfini çıkarabilecek." Wi-Fi 7 Pro Modem’in teknik özellikleri Yapılan açıklamaya göre; Turkcell Pro Modem, çoklu bağlantı çalışması (MLO) desteğiyle öne çıkıyor. Bu özellik, veri akışını aynı anda birden fazla bağlantı üzerinden yönlendirerek hem hız hem de verimlilik açısından önemli avantaj sunuyor. Modem ayrıca 10 Gbps WAN portu, bir adet 10 Gbps LAN portu ve üç adet 2.5 Gbps LAN portu ile kullanıcılarına esnek ve yüksek hızlı bir ağ altyapısı kurma imkânı tanıyor. Turkcell’in sunduğu Wi-Fi 7 ile ilgili ayrıntılı bilgiye superonline.net/kampanya/wifi-7-modem/ adresinden ulaşılabiliyor.
11 Mart 2025 Salı - 09:30
Teknokent’in en ilgi çeken çalışması HBX oldu
AYDIN (İHA) – Adnan Menderes Üniversitesi bünyesinde 2016 yılında konteynır ile yaklaşık 600 metrekare alan üzerinde kurulan ve geride kalan süreçte bünyesinde bünyesinde bulunduğu üniversiteden daha fazla gündeme gelen ADÜ Teknokent önemli ziyaretçileri ağırlamaya başladı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu eski Başkanı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, ADÜ Teknokent’i ziyaret edip Karya Farma HBX Ar-Ge’nin 18 patente sahip çalışmalarını inceledi. Ege’nin endemik bitkilerinden üretilen HBX-2371 adlı ürünü uzun süre inceleyen Prof. Mandal, başarılı çalışmaları ile gündeme gelen Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık’tan buluşları ile ilgili bilgi aldı. Adnan Menderes Üniversitesi’ni ziyaret ederek Teknokent’te yürütülen bilimsel ve teknolojik çalışmaları yerinde inceleyen Prof. Dr. Hasan Mandal, ADÜ Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren firmalarla bir araya gelerek üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yürütülen projeler hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında, Teknokent bünyesinde en fazla patentli buluşa sahip olan Karya Farma HBX Ar-Ge’nin Kurucusu Hakan Başlık ile görüşen Mandal’ın özellikle acil durumlar, salgınlar, doğal afetler ve savaş ortamlarında kullanılmak üzere geliştirilen HBX-2371RED[7/24ACİL] formülasyonuna ilgi gösterdiği belirtildi. ADÜ Teknokent’te yapılan çalışmaların ilgi görmesinin ve Prof. Dr. Hasan Mandal’ın ziyaretinin mutluluk verici odluğunu belirten Başlık, "HBX-2371RED[7/24ACİL] adını verdiğimiz buluşa ait ürünümüz Prof. Dr. Mandal’ın da dikkatini çekti ve sunumu büyük bir ilgiyle takip edip buluşun teknik detayları ve kullanım alanları hakkında sorular yöneltti. Bilim ve teknolojiyi, insana ve topluma fayda sağlayacak şekilde yönlendirmek bizim temel vizyonumuz. Yaptığımız çalışmaların ilgi görmesi heyecanımızı arttırdı" diye konuştu. Prof. Dr. Hasan Mandal’ı ziyareti sırasında ADÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cemal İyem, ADÜ Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Akkaya, Aydın Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Fatih Ulutaş eşlik etti.
10 Mart 2025 Pazartesi - 15:22
GÖKBERK, FPV dron tehditlerini de başarıyla imha etti
ASELSAN, yeni nesil teknolojilerden biri olan yönlendirilmiş enerji silahları alanında önemli adımlar atmaya devam ediyor. GÖKBERK Mobil Lazer Silah Sistemi, son olarak muharebe alanındaki güncel asimetrik tehditlerden olan FPV dronlara karşı da test edildi. Yürütülen test çalışmalarında, GÖKBERK sistemiyle, FPV tehditlerin farklı senaryolarda tespiti, otomatik takibi ve imhası başarıyla gerçekleştirildi.
10 Mart 2025 Pazartesi - 13:19
GİBTÜ’de YAZEK 1. Teknoloji Gecesi gerçekleştirildi
Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), YAZEK 1. Teknoloji Gecesi gerçekleştirildi. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Mühendislik Fakültesi’nde Yapay Zeka Topluluğu (YAZEK) tarafından düzenlenen "YAZEK 1. Teknoloji Gecesi" büyük bir katılımla tamamlandı. Etkinlik, iftardan sahura kadar süren yoğun bir eğitim ve teknoloji maratonuna sahne oldu. Teknoloji ve yazılım dolu bir gece Etkinlik kapsamında Çağdaş Kaya tarafından verilen "Python 101" eğitimi, katılımcılar için temel programlama bilgilerini öğrenme ve pratik yapma fırsatı sundu. Yazılım ve yapay zeka konularına ilgi duyan öğrenciler, bu etkinlik sayesinde Python programlama dili hakkında değerli bilgiler edinerek uygulamalar geliştirdi.
10 Mart 2025 Pazartesi - 12:55
Nilüfer Belediyesi ücretsiz Wi-Fi hizmetini yaygınlaştırıyor
Nilüfer Belediyesi, vatandaşların dijital erişim ihtiyaçlarını karşılamak ve kamusal alanlarda internet erişimini yaygınlaştırmak hedefiyle belli noktalarda verdiği Wi-Fi hizmetini yaygınlaştırıyor. Özellikle kırsal mahallelerde yaşayan çocuk ve gençlerin eğitime erişimini desteklemek ve internet hizmetlerinden faydalanmalarını sağlamak hedefiyle çeşitli projeler hayata geçiren Nilüfer Belediyesi, fiber altyapısı bulunmayan 16 kırsal mahallede internet altyapısı oluşturdu. Böylece bölge halkına sınırsız ve ücretsiz internet olanağı sunuldu. Kablosuz internet istasyonlarının ilk uygulaması Konaklı Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Ardından Karacaoba, Yaylacık, Büyükbalıklı, Güngören, Gökçe, Çaylı, Badırga, Fadıllı, Unçukuru, Dağyenice, Ayvaköy, Tahtalı, Çatalağıl, Maksempınar, Doğanköy, Yolçatı ve Gölyazı mahallelerine ücretsiz internet hizmeti verildi. Gölyazı Kilisesi avlusuna gelen vatandaşlar da yine ücretsiz olarak internet hizmetinden yararlanabiliyor. Proje kapsamında, yerleşim merkezlerine yakın alanlara yerleştirilen Wi-Fi antenleri sayesinde köy meydanları ve 150 metre çapındaki tüm konutlarda kablosuz olarak sınırsız internet erişimi sağlanıyor. Üç Fidan ve Görükle gençlik parkında ücretsiz loglamalı internet hizmeti Nilüfer Belediyesi, ayrıca Üç Fidan Parkı ve Görükle Gençlik Parkı’nda ücretsiz loglamalı internet hizmetini kullanıma sundu. Şubat ayı itibariyle de Görükle Gençlik Parkı’nın 470 metrelik yürüyüş yolunun tamamına ve Üç Fidan Parkı’na ücretsiz internet hizmeti sağlandı. Ayrıca bu yıl içinde 29 Ekim Mahallesi Ayvalı Dere Parkı, Ataevler Mahallesi 4 Mevsim Yılmaz Akkılıç Parkı, 23 Nisan Mahallesi 23 Nisan Parkı, Ataevler Mahallesi Ateş Çiçeği Parkı, Cumhuriyet Mahallesi Mine Parkı, Üçevler Mahallesi Menekşe Parkı ve Ahmet Yesevi Mahallesi Zümrüt Parkı’nda da uygulamanın hayat geçirilmesi planlanıyor. Kütüphanelerde ücretsiz internet hizmeti Nilüfer Belediyesi kütüphanelerde de ücretsiz internet hizmeti sunuyor. Bu kapsamda Görükle Koza Kütüphanesi, Görükle Gençlik Evi, Akkılıç Kütüphanesi, Üçevler Kütüphanesi, Nazım Hikmet Şiir Kütüphanesi, Demirci Kütüphanesi ve Misi Çocuk Kütüphanesi’nde bu hizmet veriliyor. Nilüfer Belediyesi’nin bu yeni uygulamaları, hem öğrenciler hem de kamusal alanları ziyaret eden vatandaşlar için büyük bir kolaylık sağlıyor. Nilüfer Belediyesi, parklar, meydanlar ve kırsal alanlarda dijital erişimi artırmayı ve vatandaşlara daha geniş bir internet kapsama alanı sağlamayı hedefliyor. Nasıl bağlanılır ? Vatandaşlar, akıllı telefon, tablet veya dizüstü bilgisayarlarından Nilüfer Belediyesi kablosuz ağını seçerek internet erişiminden yararlanabiliyor. Güvenli bağlantı için loglama sistemine kayıt yapılması gerekiyor. Kullanıcılar, T.C. kimlik numaraları ve telefonlarına gelen doğrulama kodu ile sisteme giriş yaparak internet erişimini aktif hale getirebilir.
09 Mart 2025 Pazar - 11:43
Kadınlar için dijital çağrı: "Tüketici değil, üretici olun"
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumda, kadınların dijital dönüşümde lider olması gerektiği vurgulandı. Sempozyumda, üniversitede kadın akademisyen oranının yüzde 70 olduğu belirtilirken, kadınların teknolojiye tüketici değil üretici olarak katılmasının önemi anlatıldı. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında sunum ve panellerden oluşan kapsamlı bir sempozyum düzenledi. Etkinliğe KOSTÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, KOSTÜ’de kadın akademisyen ve idari kadro oranının oldukça yüksek olduğunu belirterek, bunun kendileri için büyük bir değer olduğunu ifade etti. Ayrıca, Rektör Elmas geleceğin geldiğini, teknolojik değişimin hayatın her alanına girdiğini, kadınların da bu değişimi iyi anlaması gerektiğini söyledi. "Kadınların dijital teknolojiyi üreticisi olmalı" Sempozyuma konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Esra Yazıcı, kadınların dijital dünyada daha güçlü bir şekilde yer alması gerektiğini vurgulayarak, "Kadınların giderek daha iyi haklara kavuşması, dijital teknolojiyi sadece tüketmekle kalmayıp üretmesi de büyük önem taşıyor. Bugün bu konulara ışık tutuyoruz. Tüm kadınların Kadınlar Günü’nü kutluyor, mutlu ve eşit bir gelecek diliyorum" dedi. "Üniversitemizde kadın akademisyenin ortalaması yüzde 70" KOSTÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yurdanur Dikmen ise üniversitede kadın öğrencilerin oranının yüzde 60 olduğunu, akademik kadroda ise bu oranın yüzde 70’e ulaştığını belirtti. Dikmen, "Üniversite olarak 8 Mart Dünya kadınlar Günü’nde teknoloji ve dijital dönüşüm temalı bir sempozyum düzenledik. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü aslında çok önemli bir simge olarak karşımıza çıkıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, aslında sadece bir kutlamadan ibaret değil. Sempozyumun amacı, biraz daha kadın açısından teknolojik ve dijitallere süreçlerine bakabilmekti. Dolayısıyla aslında buradaki en önemli amaçlarından bir tanesi toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek ve bununla birlikte özellikle teknolojik dönüşümde kadınların daha aktif ve daha lider rolde olmalarını vurgulamak. Bu farkındalığı toplumda oluşturmak amacıyla böyle bir sempozyum düzenlemeye karar verdik. Hangi coğrafyada, hangi etnik kökene sahip olursa olsun bütün kadınlarımız eşit haklarda olduğu bir dünyada tüm kadınların Kadınlar Günü’nü en içten dilekle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
09 Mart 2025 Pazar - 10:39
Çayın karbon ayak izi çıktı
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Görkem Üçtuğ ve birlikte çalıştığı 5 kişilik ekip, Türkiye’de ilk olan bir çalışmaya imza atarak, çayın karbon ayak izini hesapladı. Türkiye özelinde yapılan araştırma sonucunda çayın; üretim, tedarik ve paketleme gibi tüm kriterler göz önüne alındığında kahveye göre yaklaşık 30 kat, gazlı içeceklere göre de 12 kat daha çevreci olduğu ortaya çıktı. Prof. Dr. Üçtuğ, "Çay üretimi esnasında çok büyük su tüketimi olmuyor, kimyasal madde kullanımı da çok yüksek değil. Çay, çevresel etkileri açısından gazlı içecekler ve kahveye göre son derece avantajlı. Doğru demleme yöntemleriyle çayın karbon ayak izini daha da düşürebiliriz" dedi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Görkem Üçtuğ, özel bir üniversiteden Prof. Dr. Volkan Ediger’in yürütücülüğünde gerçekleşen bir TÜBİTAK projesi kapsamında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden akademisyenler ile birlikte çalışmayı gerçekleştirdi. Uluslararası dergide yer aldı Yaptıkları araştırmada, yaşam döngüsü değerlendirme yöntemini kullandıklarını söyleyen Prof. Dr. Üçtuğ, uluslararası bilimsel bir dergide de yayımlanan çalışmaya ilişkin detayları paylaştı. Prof. Dr. Üçtuğ, "Adana’da çay üreten bir firmadan verileri aldık. Çayın tarlada üretimi, nakliyesi, fabrikada paketlenmesi, ürünün müşteriye ulaşması, çayın demlenmesi ve çay posasının bertarafı gibi tüm unsurları, ölçüm yaparken dikkate aldık. Daha önce kahve ve gazlı içeceklerin karbon ayak izi konusunda yapılan araştırmalar vardı; çayla ilgili ise ilk kez biz gerçekleştirdik. Ortaya çıkan sonuçlar, ülkemizde çayın çevresel etkisinin kahve ve gazlı içeceklere göre çok daha düşük olduğunu gösterdi. Örneğin; 330 ml seviyesinde bir kutu gazlı içecek, karbon ayak izi açısından yaklaşık 0.17 kg karbondioksit eş değerine sahip. Çayda ise bu rakam 0.014 seviyesinde. Arada yaklaşık 12 kat fark var. Kahvede ise bu rakam 0.40’a çıkıyor. Çayı, kahve ile kıyasladığımızda fark 30 kata yaklaşıyor. Gazlı içecekler, endüstriyel bir ürün olduğu için yoğun fabrikasyon işlemleri görüyor. Kahvenin ise yurt dışından gelmesi ve kurutma yöntemlerindeki farklılıklar, bu tablonun oluşmasında belirleyici. Türkiye özelinde çayın karbon ayak izini ölçerek bilimsel olarak da çevreci yönünü ortaya koyduk" diye konuştu. "Elektrikli aletlerle demleyin, posasını kullanın" Çayın demleme yönteminin de büyük önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Üçtuğ, "Elektrikli aletleri kullanarak çay demlemek, gazlı ocakta çay demlemekten çok daha çevreci. Bu noktada elektrikli aletleri kullanmayı öneririm. Çayın posasından kompost yapabiliriz; sebze ve meyve üretimi için gübre niteliğinde kullanabiliriz. Çayın posası değerli ancak biz çöpe atıyoruz. Bunlar, çok basit gibi duruyor ama çevresel etki üzerinde oldukça belirleyici. Eğer bahsettiğim bu konulara dikkat edilirse, çayın karbon ayak izini düşürmek ve çevresel etkisini daha da azaltmak mümkün" ifadelerini kullandı.
09 Mart 2025 Pazar - 10:26
Kalp ritim bozukluğunu hızlı tespit eden cihaz
Yaşar Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Doktora Programı öğrencisi Çağla Sarvan Cibil, bir kalp ritim bozukluğu olan Atriyal Fibrilasyonun yüksek doğrulukla tespitini sağlayan ve yapay sinir ağları ile hızlı analiz yapabilen cihaz geliştirdi. Faydalı model başvurusu yapılan cihazın geliştirilme aşamasında, Ege Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’ndan Atriyal Fibrilasyona sahip hastaların kayıtları üzerinden yapılan testlerde, ön tanı başarısının yüzde 95’i aştığı görüldü. Proje Danışmanı Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nalan Özkurt, "Bu yöntem, giyilebilir teknolojilere entegre edilerek, özellikle evde bakım gören yaşlı hastaların yaşam kalitesini artıracak" dedi. Yaşar Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Doktora Programı öğrencisi Çağla Sarvan Cibil, danışmanı Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nalan Özkurt yürütücülüğünde, Ege Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evrim Şimşek’in katkılarıyla iki proje geliştirdi. TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenen "Uzaktan Hasta Takip Cihazları için Dalgacık Dönüşümü ve Derin Öğrenme Tabanlı Kalp Aritmi Tespit Yöntemi ve FPGA Gerçeklemesi" ve Yaşar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri desteğiyle yürütülen "Evrişimsel Otomatik Kodlayıcı Tabanlı Kalp Aritmi Tespit Sistemi ve FPGA Gerçeklemesi" projeleri başarıyla tamamlandı. Bu projeler sonucunda "Biyomedikal Sinyaller için Temel Dalgacık Üretim Yöntemi ve Biyomedikal Sinyaller için Bir Cihaz" başlıklı patent başvurusu gerçekleştirildi. Patent kapsamında sunulan yenilikçi sinyal işleme yöntemi sayesinde biyomedikal sinyaller daha hızlı ve verimli analiz edilebilecek, yapay zeka teknikleriyle desteklenerek hastalık tespitinde yüksek başarı sağlayabilecek. Kalp hastalığına hızlı analiz yapabilen cihaz Projenin farklı bir ayağında ise sinyal işleme yöntemlerinde önemli bir yeri olan dalgacık analizine farklı bakış sunan yöntemle, kalp ritim bozukluklarından biri olan Atriyal Fibrilasyon ön tanısı üzerine çalışmalar yapıldı. Ege Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’ndan Atriyal Fibrilasyon aritmisine sahip hastaların kayıtları üzerinden yöntemin testleri gerçekleştirildi. Sinyale özgü üretilen dalgacık filtreleri gerçek hastalardan elde edilen kayıtlarda yüzde 95 oranını aşan ön tanı başarısı sağladı. Çalışma sonunda, Atriyal Fibrilasyonun yüksek doğrulukla tespitini sağlayan ve yapay sinir ağları ile hızlı analiz yapabilen bir cihaz geliştirilerek "Sinyale Özgü Dalgacık Tabanlı Atriyal Fibrilasyon Tespit Cihazı" adıyla faydalı model başvurusu yapıldı. Geleceğe yön veren çözümler Projenin sonuçlarıyla ilgili bilgi veren Çağla Sarvan Cibil, "Sadece biyomedikal alanda değil, farklı sensörlerden ve ölçüm cihazlarından elde edilen sinyallerde de uygulanabilen bu yöntem, endüstriyel ve bilimsel birçok alanda kullanılabilecek potansiyele sahiptir. Bu çalışmalar, sinyal işleme ve biyomedikal alanında geleceğe yön veren yenilikçi çözümler sunuyor" diye konuştu. Proje Danışmanı Doç. Dr. Nalan Özkurt ise "Önerilen yöntem ve çalışmalar, mühendislik yaklaşımlarını doktor bakış açısı ile birleştirdi. Böylelikle yapılan analizlerin sonuçları anlam kazandı. Yöntem, giyilebilir teknolojilere entegre edilerek, özellikle evde bakım gören yaşlı hastaların yaşam kalitesini artıracak" şeklinde konuştu.
07 Mart 2025 Cuma - 13:36
Türk Telekom’dan yenilikçi 5G çözümü
Türk Telekom, iştiraki Argela ve yerli mobil şebeke çözümleri üreten ULAK Haberleşme ile başlattığı 5G alanında tüketicilere ve işletmelere yenilikçi çözümler sunan Uygulama Programlama Arayüzleri (API) ekosistemi geliştirme projesini Barcelona’daki GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde duyurdu. Telekomünikasyon sektöründe standart şebeke açık arayüzlerini API (Uygulama Programlama Arayüzü) tanımlayan ve geliştiren Linux Foundation tarafından GSMA iş birliği ile geliştirilen açık kaynaklı CAMARA projesini destekleyen Türk Telekom, 5G alanındaki öncü çalışmalarına bir yenisini ekledi. Türk Telekom, 5G’nin sağladığı kabiliyetlerin daha etkin bir şekilde kullanılmasına olanak tanıyan yenilikçi API projesini, Argela ve ULAK Haberleşme iş birliği ile destekliyor. Şebeke ağı yeteneklerini API’ler aracılığıyla ortaya çıkararak operatörler ve ülkeler arasında fayda sağlayan örnek proje, GSMA Açık Ağ Geçidi girişimi tarafından destekleniyor. Geliştiricilere ve üçüncü parti firmalara mobil şebeke operatörleri ile daha hızlı ve uyumlu çalışma ortamı sunan platform, GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, GSMA Network Başkanı Mats Granryd ve GSMA Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Bölge Başkanı Jawad Abbassi’nin katılımıyla resmi olarak duyuruldu. Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, "Güçlü fiber altyapımız, uzman mühendislerimiz ve yüksek teknoloji birikimimiz ile Türkiye’nin ve bölge coğrafyanın teknoloji taşıyıcısı olma rolünü üstleniyoruz. Dijital çağın olanaklarını bölge coğrafyanın her köşesine taşırken, yenilikçi teknolojilere yaptığımız yatırımlarla geleceğin inşasına katkı sunuyoruz. Teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonu ile hayata geçirdiğimiz yenilikçi çözümlere bir yenisini daha eklemenin gururunu yaşıyoruz. Güçlü bir Uygulama Programlama API ekosistemi, 5G çağında birçok yenilikçi çözümün temeli olacak uygulama-ağ entegrasyonunu kolaylaştırıyor. 5G alanında yenilikçi bir çözüm olan bu platform işletmelerin hızla değişen ihtiyaçlarının, 5G’nin getirdiği özellikler sayesinde etkin bir şekilde karşılanmasına olanak tanıyor. Tamamen yerli imkanlarla geliştirilen ve GSMA tarafından desteklenen API ekosistemi geliştirme projemiz ile bölge coğrafyada İHA (İnsansız Hava Aracı), yayıncılık, akıllı üretim, otomotiv sektörü ve diğer işletmeler için uygulama bazlı yeni nesil servisleri sunan öncü operatör olmayı hedefliyoruz. 5G’ye geçiş sürecinde yerliliğin bizim için önemli olduğunu çok kez vurguladık. 5G alanında öncü çalışmalar yaparken, teknoloji geliştirme vizyonumuzu yansıttığımız işlere imza atmayı sürdürüyoruz. Güçlü altyapımız ve uzman mühendislerimizle, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye için bayrak taşıyıcısı olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. GSMA Network Başkanı Henry Calvert, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Türk Telekom’un, Argela ve ULAK İletişim ile iş birliği içinde yürüttüğü girişimi memnuniyetle karşılıyoruz. Bu girişim, yalnızca Türkiye’de değil, tüm bölge genelinde dijital dönüşümün ilerlemesine katkı sağlayacaktır. GSMA Açık Ağ Geçidi girişimi, Açık API’ler aracılığıyla mobil ağların kabiliyetlerinin tamamını açığa çıkarma potansiyeline sahiptir ve tüketiciler, işletmeler ve toplum için yeni dijital hizmetler ve uygulamaların geliştirilmesine yardımcı olacaktır. Bunun başarılı olması ve küresel ölçekte geçerli olması için, mobil ekosistemin geliştiricilerin her pazarda ağlara evrensel erişim sağlamasına olanak tanıyacak ortak bir yaklaşımda birleşmesi gerekmektedir. Türk Telekom’un bu alandaki yenilikçi çalışmalarını takdir ediyoruz." 5G yetenekleri daha etkin kullanılacak 5G’nin önemli kabiliyetlerinden olan şebeke verilerinin üçüncü parti uygulama sahiplerine standart arayüzlerle kullandırmayı sağlayan Network API çözümü için Argela ile Open Gateway şebeke fonksiyonu geliştiren Türk Telekom, ULAK Haberleşme ile 3GPP uyumlu çekirdek şebeke bağlantılarının güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlayan NEF (Network Exposure Fuction) fonksiyonunu entegre etmeyi hedefliyor. Bu sayede 5G kullanım senaryolarını yaygınlaştıracak ve küresel çapta kullanılabilecek bir çözümün Türk Telekom ekosistemi çatısı altında geliştirilmesi amaçlanıyor. CAMARA projesi ile GSMA’in Açık Ağ Geçidi girişimi arasında, operatör ağ yeteneklerini üçüncü parti uygulamalara sunmak amacıyla birleşik platform çözümü tanımlayan yakın iş birliği kuruldu.
07 Mart 2025 Cuma - 12:28
Global Vodafone Vakfı’ndan yapay zekâ raporu
Global Vodafone Vakfı, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 7 Avrupa ülkesini kapsayan yeni bir rapor yayınladı. "Eğitim Alanında Yapay Zekânın Artan Rolü" adlı rapor, Avrupa genelinde yapay zekâ alanında ciddi bir yetenek açığı olduğunu gösteriyor. Araştırmaya katılan Tük öğrencilerin yüzde 85’i yapay zekânın profesyonel yaşamlarında önemli bir rol oynayacağına inanırken, yüzde 39’u okulda yapay zekâ kullanımında akranlarına kıyasla geride kaldığını düşünüyor. Global Vodafone Vakfı, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 7 Avrupa ülkesini kapsayan "Eğitim Alanında Yapay Zekânın Artan Rolü" adlı yeni bir rapor yayınladı. IPSOS’un 12-17 yaş arası 7 bin öğrenciyle gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına dayanan rapor, Avrupa genelinde yapay zekâ alanında ciddi bir yetenek açığı olduğunu gösteriyor. Rapora göre, okullarda yapay zekâ kullanımı söz konusu olduğunda, öğrencilerin yüzde 27’si geri kaldığını hissediyor. Düşük gelirli ailelerden gelen öğrenciler ise varlıklı akranlarına kıyasla yapay zekâ yetenek açığı konusunda daha fazla risk altında bulunuyor. Türkiye’deki öğrenciler ise yüzde 39 oranla bu endişeyi en fazla duyan öğrenciler olarak dikkat çekiyor. Diğer yandan, ankete katılan öğrencilerin yüzde 74’ü yapay zekânın profesyonel yaşamlarında önemli bir rol oynayacağına inanıyor. Türkiye’de okuyan öğrencilerin ise bu konuda en güçlü görüşe sahip grup olduğu görülüyor. Türk öğrencilerin yüzde 85’i yapay zekânın geleceklerindeki rolüne değinirken, yüzde 81’i yapay zekâya erişimi akademik başarıyla ilişkilendiriyor. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: "Yapay zekânın akademik performansı artırma ve öğrenme süreçlerini iyileştirme potansiyeli geniş çapta kabul görüyor, ancak benimsenmesiyle birlikte bazı zorluklar ortaya çıkıyor. Okullar, eğitimciler, STK’lar ve politika yapıcılar, sürekli gelişmekte olan bu alanda bir yol haritası belirleyebilmek için rehberliğe, kapsamlı eğitim programlarına ve sağlam çerçevelere ihtiyaç duyuyor. Global Vodafone Vakfı’nın hazırladığı bu rapor, Avrupa’daki öğrencilerin eğitimde yapay zekâya ilişkin bakış açılarını, karşılaştıkları zorlukları ve beklentilerini ortaya koyuyor. Ayrıca, belirlenen önemli eksiklikleri ve fırsatları ele almak, yapay zekânın sadece bir araç değil, eşitlikçi, etkili ve kapsayıcı bir öğrenim süreci için dönüştürücü bir güce sahip olduğu bir geleceği şekillendirmek için eyleme geçilmesini teşvik ediyor. Yapay zekâ eğitimi konusunda biz de Türkiye’de önemli çalışmalar yapıyoruz. Habitat Derneği ortaklığında başlattığımız ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesiyle, 11-14 yaş arası ortaokul ve 14-18 yaş arası lise öğrencilerinin yapay zekâ ile buluşmasını sağlıyoruz. Bu öğrencilerimiz, yapay zekâ konusunda çeşitli araçlarla içerik, pilot tasarımlar, prototipler üretebiliyor. Bu projeyle, ilk yılda toplam 35 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz." Yeterli kaynak sağlanmıyor Okullarda yapay zekâ ve dijital araç entegrasyonunun bir dönüm noktasında olduğunu gösteren rapora göre, yapay zekânın potansiyelinin eğitim sektörü tarafından genel olarak kabul edilmesine rağmen sınıflarda henüz tam olarak ya da adil bir şekilde kaynak sağlanmıyor. Düşük gelirli ailelerden gelenler için yapay zekâ bağlantısına ve araçlarına erişimde eşitsizlikler bulunuyor. Avrupa eğitim sektöründe yapay zekâ yeteneklerinde, ilgili içeriklerde ve rehberlik konularında eksiklikler görülüyor. Çocuklar, yapay zekânın yol açabileceği adaletsizlik ve eşitsizlikten endişe duymakla birlikte, bu teknolojinin öğrenmeye sağlayacağı inovatif yaklaşımlar konusunda iyimserliğini koruyor. Raporda Türkiye ile ilgili öne çıkan diğer sonuçlar şöyle: "Türk öğrencilerin yüzde 34’ü, yapay zekâyı kişiselleştirilmiş öğrenim yollarının oluşturulması ve planlanması amacıyla kullanıyor. Ayrıca, öğrenme süreçlerine yön vermek için yapay zekâ tarafından oluşturulan interaktif ve uyarlanabilir içerik kullanımının yüzde 41 ile Türkiye’de son derece yaygın olduğu görülüyor. Türk öğrencilerin okulda yapay zekâ kullanımı için en fazla desteği aldığı görülüyor. Türk öğrencilerin yüzde 67’si öğretmenlerinden, yüzde 78’i sınıf arkadaşlarından ve yüzde 77’si ebeveynlerinden yardım alıyor. Türk öğrencilerin yüzde 53’ü, yapay zekâya ilişkin düzenlemelerin öncelikli olarak okullar tarafından belirlendiğini belirtiyor. Türk öğrencilerin yüzde 73’ü, okuldaki performansını iyileştirmek için yapay zekâyı nasıl kullanacağını biliyor ve bu sayede günlük hayatında yapay zekâ kullanımında başarılı oluyor. Türk öğrencilerin yüzde 42’si, yapay zekâ tarafından üretilen cevapları iyileştirmek için doğru ve net bir şekilde formüle edilmiş soru ve komut oluşturma becerisi geliştirmeye öncelik veriyor. Türk öğrencilerin yüzde 52’si, sınavlarda yapay zekâ kullanımına izin verilmesi gerektiğine inanıyor. Bu da yapay zekânın akademik ortamlara entegre edilmesi fikrine karşı açık ve istekli olduklarını vurguluyor. Yapay zekânın etkileriyle ilgili en fazla endişeyi Türk öğrenciler duyuyor. Türk öğrencilerin yüzde 64’ü özellikle Deep Fakes ile zorbalığa maruz kalmaktan endişe ediyor. Türk öğrencilerin yüzde 49’u, yapay zekâyı kendi avantajlarına kullanmak için sınıf arkadaşlarından daha az fırsata sahip olmaktan korktuklarını belirtiyor. Yetkilileri göreve çağırıyor Global Vodafone Vakfı, "Connecting for Good" stratejisi doğrultusunda yürüttüğü Skills Upload Jr Programı ile Avrupa çapında 9 ülkede kamu kurumları, okullar ve öğrencilerle işbirliği yaparak dijital eğitime bütünsel bir yaklaşım kazandırıyor. Yapay zekâyı eğitime entegre etmek için daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir yaklaşıma ihtiyaç olduğuna inanan vakıf, öğrencilerin yapay zekâyı öğrenip gelecekteki başarılarına yönelik bir araç olarak benimsemesi ve aynı zamanda bu konudaki güvenlik endişelerinin, önyargıların ve eşitsizliklerle ilgili konuların aşılmasını sağlayacak etik yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi için karar vericileri, eğitimcileri ve teknoloji sağlayıcılarını göreve çağırıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder