Son Dakika
|
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Oyun alanı savaş alanına döndü: O anlar kamerada
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
İran, Tel Aviv’i vurdu: 6 yaralı
Irak’ta Haşdi Şabi karargahına saldırı: 7 ölü, 13 yaralı
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a baba ocağında led imza sürprizi yapılmış
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Alperen Şengün’den Chicago Bulls karşısında triple-double
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
TEKNOLOJİ
Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ‘yapay zeka ile dijital içerik geliştirme projesi’ hayata geçiyor
24 Mart 2026 Salı - 15:08:32
Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor. Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı, anlamlı bir proje ile anılıyor. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğinde hayata geçirilen "Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi", çocukları dijital dünyanın pasif tüketicileri olmaktan çıkararak yapay zeka destekli araçlarla kendi animasyon filmlerini üreten aktif içerik geliştiricilerine dönüştürmeyi hedefliyor. Proje, Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına özel bir anlam taşıyor. Ortaokul ve lise düzeyindeki tüm öğrencilere yönelik hazırlanan ve 10 bin öğrencinin katılımının hedeflendiği proje; eğitim, üretim, yarışma ve ödüllendirme olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu pedagojik bir altyapıya sahip olan projede öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme, araştırma ve disiplinlerarası bağlantı kurma gibi akademik becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Eğitim içerikleri arasında prompt yazma, görsel üretimi, poster ve infografik hazırlama, beste ve klip üretimi, senaryo yazımı ile çizgi roman ve animasyon hazırlama gibi başlıklar yer alıyor. Kontenjanla sınırlı yarışma için ortaokul düzeyinde 3 bin, lise düzeyinde ise 7 bin öğrencinin katılımı hedefleniyor. Katılımcıların kendi okullarından gönüllü bir danışman öğretmenle başvurması zorunlu tutulurken, eğitim modüllerini tamamlayarak yüzde 80 başarı puanına ulaşan öğrenciler yarışmaya başvuru hakkı elde edecek. Eğitimlerin ardından düzenlenecek animasyon film ve beste/video klip yarışması, öğrencilerin ürettikleri eserleri sergilemeleri için önemli bir platform sunacak. 1 Nisan itibariyle başlayacak eğitimler, 1 Mayıs’a kadar sürecek. 10 Mayıs’ta proje teslimleri, 8 Haziran’da ise Seçici Kurul Değerlendirmesi gerçekleştirilecek. Projenin Ödül töreni ise 11 Haziran’da yapılacak. Yarışmada her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere manevi değeri yüksek Umre ödülü verilecek. Ayrıca ilk üçe giren öğrencilere sertifikalı oyun geliştirme eğitimi, ilk 250 öğrenciye ise Python eğitimi desteği sağlanacak. Nitelikli bulunan eserlere mansiyon ödülleri verilirken, jüri tarafından uygun görülen bestelerden ‘1500. Yıl Ezgileri’ adlı dijital albüm oluşturulacak.
24 Mart 2026 Salı - 11:42
Mimarlar ve tasarımcılar için üretim sürecini hızlandıran teknoloji
Excalibur, G920 modeliyle yüksek performanslı donanım çözümlerini mimarlık, 3D modelleme ve görsel tasarım dünyasının profesyonelleriyle buluşturuyor. Excalibur G920, proje süreçlerinde üretim akışını hızlandırarak kullanıcıların beklemeye değil üretmeye odaklanmasını sağlıyor. Günümüzde mimari projeler, üretkenliğin yanı sıra yüksek işlem gücüne de ihtiyaç duyuyor. Büyük ölçekli BIM dosyaları, karmaşık 3D sahneler ve yüksek çözünürlüklü video içerikleri, cihazların sınırlarını zorluyor. Bu noktada performans hızın ötesine geçerek süreklilik anlamına geliyor. Excalibur G920, RTX50 serisi ekran kartı seçenekleri ve yapay zeka destekli DLSS 4 teknolojisiyle, özellikle render ve görselleştirme süreçlerinde geçen süreyi minimize ediyor. Bu da kullanıcıların daha fazla üretime, daha az beklemeye odaklanmasını sağlıyor. Üst düzey donanım, sahada gerçek bir avantaj sağlıyor 14. nesil Intel Core i9 işlemci ve 64 GB’a kadar DDR5 RAM desteği sayesinde, büyük proje dosyalarıyla çalışırken yaşanan donma ve gecikmeler ortadan kalkıyor. Bu da özellikle yoğun teslim dönemlerinde iş akışının kesintisiz devam etmesini sağlıyor. Yüzde 100 DCI-P3 renk doğruluğu sunan ekran ise tasarım süreçlerinde kritik bir rol oynuyor. Malzeme, ışık ve renk detaylarının gerçeğe en yakın şekilde görüntülenmesi, yapılan işin kalitesini doğrudan etkiliyor. Sürdürülebilir performans ve geniş çalışma alanı Yüksek performansın sürdürülebilir olması ise en az gücü kadar önemli. Gelişmiş soğutma mimarisi sayesinde Excalibur G920, uzun süren render işlemlerinde performansını koruyarak zaman kaybını minimize ediyor. 2.5 kilogram hafifliği ve ince yapısıyla cihaz, ofisle sınırlı kalmadan farklı çalışma alanlarına kolayca uyum sağlıyor. Böylece kullanıcılar, güçlü bir masaüstü performansını mobil olarak deneyimleyebiliyor. Excalibur G920, yüksek performansı mobiliteyle birleştirerek, mimar ve tasarımcıların üretim süreçlerini daha hızlı, daha akıcı ve daha verimli hale getiriyor.
24 Mart 2026 Salı - 10:15
Yüksek voltajlı şarj aletleri telefonlara zarar veriyor
Diyarbakır’da telefon tamiratı yapan esnaf Ahmet Gök, cep telefonu arızaların büyük kısmının yanlış şarj aletlerinden kaynaklandığını söyledi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:05
AB’den Canik Belediyesi’ne destek: Yapay zeka eğitimi başvuruları başladı
Samsun’un Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği(AB) tarafından desteklenen, gençleri yapay zekâ araçları ve girişimcilik alanında uygulamalı eğitimlerle buluşturacağı ’Employment 5.0’ eğitim programına başvurular başladı. Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, teknoloji okuryazarı nesiller yetiştirmeye devam ettiklerini söyledi. Canik Belediyesi, gençlere yönelik yapay zekâ, girişimcilik ve yapay zekâ araçlarının etkin kullanımına yönelik dikkat çeken projelerine bir yenisini daha ekledi. Canik Belediyesi, gençlerin yenilikçi teknolojileri günlük yaşamda etkin kullanması ve yapay zekâ araçlarıyla kendi iş modellerini oluşturmasını hedeflediği ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen Employment 5.0 Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projesine başvuru sürecinin başladığını duyurdu. Proje kapsamında gençler, yapay zekâ araçları, yapay zekâ araçlarıyla iş modeli oluşturma, dijital girişimcilik ve siber güvenlik alanlarında uygulamalı eğitimlerle buluşacak. Gençlere ve kadınlara yönelik yapay zekâ ve girişimcilik alanında ücretsiz eğitim programları gerçekleştirmeye devam ettiklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, girişimci kimliklerini yenilikçi teknolojilerle şekillendiren, teknoloji okuryazarı nesiller için çalışmaya ve yeni projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirtti. Canik’te gençlere yönelik yapay zekâ, yazılım, siber güvenlik ve robotik kodlama alanlarında ücretsiz eğitim programlarını sürdürdüklerini aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0’ Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projesiyle yenilikçi teknolojiler konusunda farkındalık oluşturan yeni bir çalışmayı daha uygulamaya aldıklarını ifade etti. "Gençlerimizi ve çocuklarımızı yapay zeka araçları ile tanıştırıyoruz" Gençleri ve çocukları yapay zekâ araçları ve yeni nesil teknolojilerle tanıştırıp, teknoloji okuryazarı nesiller yetiştirmeye devam ettiklerini söyleyen Başkan Sandıkçı, "Avrupa Birliği tarafından desteklenen Employment 5.0 Gençleri Dijital Çağa Entegre Etmek eğitim projemizle gençlerimizi, yapay zekâ araçları ve yapay zekâ araçlarıyla iş modeli oluşturma başta olmak üzere yapay zekâ araçlarının, iş dünyasında etkin kullanımı ve beraberinde getirdiği girişimcilik fırsatları konularında ücretsiz uygulamalı eğitimlerle bir araya getireceğiz. Projemiz süresince gençlerimizi alanında uzman isimlerin katılımıyla söyleşi programlarıyla buluşturacağız" şeklinde konuştu. Başvurularda son gün 6 Nisan Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen projesine başvurular, 6 Nisan 2026 tarihine kadar kabul edilmeye devam edilecek. Projeye, ülke genelindeki 18-30 yaş aralığındaki kişiler başvuru işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebiliyor. Başvuru işlemleri, Canik Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarında yer alan başvuru formunun doldurulmasıyla tamamlanıyor. Proje hakkında detaylı bilgiye belediyenin çözüm merkezi ve başvuru formu içerisinde yer alan bilgilendirme bölümünden ulaşılabiliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Mart 2026 Salı- 10:15
Yüksek voltajlı şarj aletleri telefonlara zarar veriyor
2
23 Mart 2026 Pazartesi- 13:30
Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 14:05
AB’den Canik Belediyesi’ne destek: Yapay zeka eğitimi başvuruları başladı
4
22 Mart 2026 Pazar- 11:22
Geleceğin kaşifleri olacak depremzede çocuklar ‘Hataybot’ Robot Yarışması’na hazırlanıyorlar
5
23 Mart 2026 Pazartesi- 12:19
Selçuk Bayraktar ata toprağı Sürmene’de bilim merkezi projesini inceledi
02 Ekim 2024 Çarşamba - 13:11
Selçuk Bayraktar: "Eski dünya ölüyor"
TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "Eski dünya ölüyor, yenisi doğmakta zorlanıyor, şimdi canavarların zamanı. Dünya kurulmaya çalışılan yeni bir düzenin sancılarını yaşıyor. Ne yazık ki bu düzen adalet etrafında değil, güç ve şiddet temelinde şekilleniyor" dedi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapılarını açtı. “Allah’ına kurban Adana” TEKNOFEST Adana’nın açılışında konuşan Bayraktar, “Türkiye’nin teknoloji yolculuğunun en önemli paydaşlarından olan TEKNOFEST Akdeniz’de sizleri selamlıyoruz. Adana sadece güneşiyle değil, insan sıcaklığıyla bilinen bir şehir. Mertliği, yiğitliğiyle Türkiye’nin göz bebeği Adana. Adana bir kişiye yol arkadaşı olduğunda o kişinin sırtı yere gelmez. Adana, bir kişinin arkasında durduğunda o kişinin bileği bükülmez. Adana, bir davaya sahip çıktığında o davanın önünde kimse duramaz. Bugün, bu güzel şehir Adana’da TEKNOFEST’te Türkiye’nin geleceğine sahip çıktı. Allah’ına kurban Adana. Sıcak ve coşkunuzla TEKNOFEST Akdeniz’e hoş geldiniz” ifadelerini kullandı. “TEKNOFEST gençlik hareketidir” TEKNOFEST’in sadece bir festival değil, gençlik hareketi olduğuna dikkat çeken Bayraktar, daha sonra şunları söyledi: “TEKNOFEST sadece festival değil, çocuklarımızın geleceğine şekil veren gençlik hareketidir. TEKNOFEST, değişimdir, umuttur. Dünyanın en büyük teknoloji organizasyonunda yeniden bir araya geldik. 2018’den bu yana tam 27 ilimizde teknoloji yarışmaları düzenledik. Gençlerimizin teknolojiye duyduğu ilgiyi bir adım her defasında öteye taşıdık. Şimdiye kadar 150’den fazla girişim teknoloji şirketi kurdu. Aralarında 21 ülkeye ihracat yapan da milyonlarca liralık yatırım alan da var. Adana’nın meşhur kebabını takım adı olarak seçen bir takımımız var. 1.5 Adana 11 yıl önce 11 kişiyle tek bir takım olarak yola çıktı. Bugün 9 farklı alanda mücadele eden kocaman bir aile oldular. Dünya çapında şampiyonluklar kazanarak göğsümüzü kabarttılar. Geriye kalan 7 yılda Azerbaycan’a kadar uzanan 9 farklı TEKNOFEST’i başarıyla gerçekleştirdik. TEKNOFEST düzenleyerek bu hareketi daha da genişletmeyi hedefliyoruz. 50 farklı teknoloji yarışmamız var. Aralarında nükleer enerjilerden, kuantuma kadar birçok temanın bulunduğu 11 yeni yarışmamız var. 2024’den 1 milyon 600 binden fazla genç kardeşimiz teknoloji yarışmalarına başvurdu. 2018’den bu yana yarışmalarımıza başvuru sayısı 4 milyonu buldu. Toplamda 10 milyon ziyaretçiyi ağırladık.” “Gazze’de her gün bebekler katlediliyor” Gazze’de her gün bebeklerin katledildiğine dikkat çeken Selçuk Bayraktar, “Bir yanda bütün güzellikler olurken insanlık büyük bir karanlığa doğru savruluyor. Eski dünya ölüyor, yenisi doğmakta zorlanıyor, şimdi canavarların zamanı. Dünya kurulmaya çalışılan yeni bir düzenin sancılarını yaşıyor. Ne yazık ki bu düzen adalet etrafında değil, güç ve şiddet temelinde şekilleniyor. Gazze’de her gün bebekler katlediliyor ama dünya ise bu soykırımı televizyonlardan seyrediyor. Barışı sağlaması gereken uluslararası kuruluşlar işlevsiz halde. Adalet yok, adaletsizlik ise dünyada kol geziyor. Her adaletsizlik yeni adaletsizliklere yol hazırlıyor” diye konuştu. “Gelin, hep beraber dünyayı değiştirelim” Gençlere seslenen ve geleceği Türkiye’den inşa edeceklerini vurgulayan TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, ardından şunları kaydetti: “Nükleer enerji ilk olarak yüzbinlerce insanı katletmek için kullanıldı. Bu teknoloji insanlar için muazzam fırsatlar sunabilmekte. Teknolojiyi pandemide olduğu gibi insanlığa umut olabilmek için kullanacağız. Teknolojiyi insanlığın hizmetine sunmak gibi büyük bir sorumluluğun yükü omuzlarımızda. İnsanlık bilgiyi sözle kulaktan kulağa aktardı. Kalemi keşfettiğinde ise söz uçtu, yazı kaldı. Yapay zeka da insanlık için yeniden keşfedilmiş bir kalem. İnsanlık için bir dönüm noktası olabilir. Aksi halde insanlık için karanlık bir gelecek yazılacak. Buna dur diyecek bir hareket var o da bizim hareketimiz TEKNOFEST hareketi. Gençlerimiz üretiyor, gençlerimizin başarı hikayelerine TEKNOFEST zemin hazırlıyor. Memleketimizin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz. Her anne, her baba çocuğuyla gurur duymak ister. Buradan anne ve babalarımıza bir kez daha sesleniyorum. Burada bir değişim rüzgarı esiyor. Daha adil bir dünya, daha eşitlikçi bir dünya sizlerle kurulacak. Türk milletinin dünyada neler yapabileceğini buradaki gençler gösterecek. Hep birlikte dünyanın geleceğini Türkiye’den inşa edeceğiz. Anne ve babalarımız emin olunuz TEKNOFEST gençler sizin gururunuz olacak. Ve gençler sizlere tüm heyecanım ve samimiyetimle sesleniyorum. Hayalleriniz burada gerçek olacak. Bu yolculuğa sizler de katılın. Gelin, hep beraber dünyayı değiştirelim.” “Anadolu toprakları yeniden diriliyor” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise TEKNOFEST’in dünyada çok önemli bir yerde olduğunu belirterek, “Bir gerdanlık misali Toroslarıyla, Çukurova’sı, Taşköprü, Ulucami ve dalında meyvenin en tazesiyle bir sevdadır Adana. Adana’da bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda tam bağımsız Türkiye’ye güzel Adana ile birlikte yürüyoruz. Adana’nın Milli Mücadele yıllarındaki direnişinden ilham alıyoruz. En çetin şartlarda düşman kuvvetlerine geçit vermemişsek bugün de ilerleyişimize engel olmaya çalışanlara milli teknoloji hamlesiyle cevap veriyoruz. Artık Türkiye eski Türkiye değil. Düşmana korku veren bir Türkiye var. Yerli ve milli otomobilini üreten bir Türkiye var. Gözlerini ufkun ötesine diken bir Türkiye var. Yerli ve milli haberleşme uydusunu üreten bir Türkiye var. Tüm saydıklarım bizlere bir şeyler söylüyor. Bu toprakların sahiplerini Türkleri yeniden çağırıyor. Mazluma kol kanat geren Anadolu toprakları yeniden diriliyor” diye konuştu. “TEKNOFEST kuşağı burada” İsrail’in Gazze saldırılarına değinen Bakan Kacır, “İnsanlık adalete ve merhamete hasret. Mazlumların çığlıklarına susanların insanlara sunacak hiçbir katkısı yoktur. Onların insanlara hiçbir faydası yoktur. Onlar yalancı, sahte zaferler elde ederler. Gençlerimizin insanlığın istikbali için sorumluluk taşıyorsunuz. Sizler Türk milletini kızıl elmaya taşıyan Gökbeylersiniz. Kaanların mührü bugün sizlerin elinde. Afrika’dan Asya’ya bir damla suya muhtaç çocukların gözlerindeki umut ışığı sizlerin elinde. Yeniden inşa edeceğiniz medeniyet sizindir. Adaleti, kanunnamelere ilmek ilmek işleyen sizindir. Biz, sizlere inanıp güveniyoruz. Bizi hiç yalnız bırakmadınız. Bu milletin evlatlarıyla birlikte yürüdük ve yürümeye devam ediyoruz. İşte milletin asil evlatları burada. TEKNOFEST kuşağı burada. Her ne yapıyorsak bu meydana coşkuyla gelen gençler ve geleceğimiz için yapıyoruz. Ülkesinin güçlü yarınlarını inşa eden bir kuşak var” dedi. “Işıl ışıl bir gençlik geliyor” TEKNOFEST kuşağına çok önem verdiklerini kaydeden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun, Gaziantep’te, Bakü’de milyonlarca gençle buluştuk. Bu yıl da TEKNOFEST Akdeniz’de Adana’da bu heyecanı zirveye taşıdık. 1 milyon 650 binden fazla yarışmacı ’ben de varım’ dedi. Birçok alanda 100 bin teknogirişim hedefine giden yolda geleceğin teknolojileri burada yazılıyor. Üreten bir gençlik geliyor. Sırtındaki küfeyi kenara koyup yeri geldiğinde elini, yeri geldiğinde gövdesini taşın altına koyan bir gençlik geliyor. Gemileri yakmasını bilen Türk gençliği geliyor. Zihnini ezberlere, ideolojik kalıplara hapsetmeyen bir gençlik geliyor. Işıl ışıl, pırıl pırıl bir gençlik geliyor” ifadelerini kullandı. Açılışa protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. TEKNOFEST’te neler var? Kentte ilk kez organize edilen festivalde ileri teknoloji simülasyonlarından, bilimsel atölyelere ve sergilere kadar her yaştan katılımcı için etkinlik programı yer alıyor. Türk Yıldızları, SOLOTÜRK, HÜRKUŞ, HÜRJET, Bayraktar Akıncı, Bayraktar TB3, Jandarma Çelik Kanatlar ve atak helikopterinin gökyüzüyle buluşacağı festivalde, üzüm salkımı ve paramotor gösterisi ile paraşüt atlayışı yapılacak. Festival boyunca öğrencilerle ilk uçuş etkinliği de gerçekleştirilecek.
02 Ekim 2024 Çarşamba - 12:24
TEKNOFEST kapılarını açtı gençler teknolojiye akın etti
Adana'da düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) sabah saatlerinde ilk ziyaretçilerini alana aldı.
02 Ekim 2024 Çarşamba - 11:55
TEKNOFEST Adana, Bayraktar TB2 ve paramotor gösteri uçuşlarıyla başladı
Türkiye’nin en büyük teknoloji ve havacılık festivali TEKNOFEST, bu yıl Adana’da teknoloji severlere kapılarını açarken, Bayraktar TB2 ve paramotor gösteri uçuşları yapıldı. Bu yıl 10.’su Adana’da düzenlenen ve Şakirpaşa Havalimanı’nda başlayan TEKNOFEST’te sabah saatlerinden bu yana yaşanan yoğunluk dikkat çekti. Özellikle geçlerin ve öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği festival alanına girişlerde yoğunluk yaşandı. Alanda ilk gösteri Bayraktar TB2 ve paramotor ile başladı. Gösteri vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Festival boyunca otonom araçlar, roketler, insansız hava araçları ve yapay zeka gibi farklı alanlarda yarışmalar ve etkinlikler düzenlenerek gençlere teknolojiye olan ilgilerini geliştirme fırsatı sunulacak. Yerli ve milli üretimlerin sergilendiği etkinlik, özellikle gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırmayı ve Türkiye’nin teknolojik kalkınmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Gösteri uçuşlarının ardından festivalde birçok yarışma, seminer ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. TEKNOFEST Adana, teknoloji meraklılarını bir araya getirmeye devam edecek. “Gurur duyuyoruz” Alana oğluyla birlikte gelerek stantları gezen Sibel Daş, gurur duyduğunu belirterek “Çok güzel bir duygu. Çocuklar çok sevindi. Uçakları yakından gördüler. Gurur duyuyoruz. Adım adım hedeflerimize ulaşıyoruz. Ne yaparsa yapsınlar bayrağımızı indiremezler” dedi. “Hepsi çok güzel” TEKNOFEST’i görmek için Mersin’den gelen Zeynep Erdilek ise, “Bu güzel gösteriyi bizlere hazırladıkları için çok teşekkür ederiz. Gerçekten çok gururlandık. Çok merak ettim. Burayı görmek istedim. Her şeyi dikkatimi çekti. Uçak, helikopterler hepsi çok güzel. Hepsi bizi gururlandırıyor” şeklinde konuştu. “Ben meraklıyım” Alanı çok güzel bulduğunu belirten 9 yaşındaki Çınar Öztürk ise, “Burayı çok güzel buldum. Ben uçaklara, gemilere, helikopterlere meraklıyım. Elimden geldiğince tüm TEKNOFEST’lere katılım göstermeye çalışıyorum” dedi.
02 Ekim 2024 Çarşamba - 10:43
Teknosa, WhatsApp kanalını açtı
Çağrı merkezinden mağazalardaki müşteri hizmetleri alanına, mobil aplikasyon canlı destekten işitme engelli müşteriler için video chat hizmetine kadar 21 farklı kanaldan teknoloji tutkunlarına dokunan Teknosa, son olarak WhatsApp kanalı kurarak, güncel kampanya ve duyurularını kanalı takip eden tüketicilerle paylaşmaya başladı. Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin önde gelen markalarından Teknosa, müşterilerine erişim kanallarını çeşitlendirmeye devam ediyor. Türkiye geneline yayılan mağazaları, çağrı merkezi, web platformları ve sosyal medya kanallarıyla 21 farklı mecradan müşterilerin ihtiyaçlarına anlık çözümler üreten Teknosa, şimdi de WhatsApp kanalını açtı. Halihazırda WhatsApp ile sipariş oluşturma ve ödeme alma hizmeti bulunan marka, herkesin kolayca erişebileceği yeni oluşturduğu kanalı sayesinde müşterileriyle en güncel kampanyaları, yeni ürünleri, son teknolojik gelişmeleri samimi ve eğlenceli bir dille paylaşıyor.
02 Ekim 2024 Çarşamba - 09:43
BUÜ’den savunma sanayii projelerine özel destek
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) balistik koruyucu malzeme geliştirme, yeni nesil malzeme geliştirme ve malzeme karakterizasyonu konularında özel sektörle işbirliği yapacak. Geliştirilecek ürünler TSK, emniyet, jandarma ve diğer tüm operasyonel birimlerin hizmetine sunulacak. BUÜ Rektörlüğü, BUÜ Uygulamalı Mekanik ve İleri Malzemeler Araştırma Grubu ile SKY Composite Teknoloji ve Sanayi Ticaret A.Ş. arasında başta savunma, havacılık, enerji ve kimya sektörlerine yönelik iş birliği anlaşması yapıldı. Hazırlanan protokole Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ile Sky Composite Genel Müdürü Mükramin İlhan imza attı. “Üniversitemizi hak ettiği seviyeye yükselteceğiz” Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, protokolün gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Araştırma üniversitesi vizyonuna sahip bir üniversite için etkileşim ve işbirliğiyle elde edilen projelerin son derece önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, “Özellikle yerli ve milli savunma sanayimizin kalkınmasına yönelik çalışmaların içerisinde yer almak bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. Üniversitemizin akademik deneyimi, bilgi birikimi ve potansiyeli özel sektörün pratikliği ile birleştiğinde ortaya çok daha nitelikli projeler çıkabiliyor. Bu çalışmanın düşünülmesinde ve projelendirme aşamasında getirilmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyoruz. Böylesi kıymetli protokollerin sayısının daha da artmasını diliyoruz. Bursa’nın eğitim çınarı üniversitemizi, özel sektörün de desteğiyle hak ettiği seviyelere taşımak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. “Öğrencileri desteklemeye devam edeceğiz” Konuşmasına üniversite yönetimine teşekkürlerini sunarak başlayan Sky Composite Genel Müdürü Mükramin İlhan ise, “Halisane niyetlerle ülkemizin sanayini geliştirmek için üniversitelerle protokol imzalıyoruz. Elimizden geldiğince öğrencilere destek olmaya çalışıyoruz. Hiçbir ücret talep etmeden yaptığımız birçok hizmet oldu. Onların kendi projelerini de destekliyoruz. Ar-Ge, üretim ve teçhizatın ücretsiz kullanımı gibi birçok konuda elimizden gelen desteği sağlamaya hazırız” açıklamasında bulundu. İşbirliği imza töreninde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, BUÜ Uygulamalı Mekanik ve İleri Malzemeler Araştırma Grubu Kurucusu ve Başkanı Prof. Dr. Murat Yazıcı, Teknoloji Transfer Ofisi Genel Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Nihal Sağlam, akademisyenler ve firma temsilcileri de hazır bulundu.
02 Ekim 2024 Çarşamba - 09:34
Açılıştan saatler önce TEKNOFEST yoğunluğu
Adana’da bu yıl 10’uncu kez düzenlenecek olan TEKNOFEST’in açılışına saatler kala vatandaşlar sabahın erken saatlerinde kapılarda yoğunluk oluşturdu. Türkiye’de milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda kritik rol oynayan birçok kuruluşun paydaşlığıyla düzenlenen Türkiye’nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in 10.’su bu yıl Adana Şakirpaşa Havalimı’nda bugün saat 12’de açılacak. Açılışa saatler kala vatandaşlar erken saatte havalimanı girişine gelerek yoğunluk oluşturdu. Bir an önce TEKNOFEST alanına girmek için binlerce vatandaş sırasıyla içeri alınıyor. TEKNOFEST nedeniyle havalimanı yakınlarında da trafik yoğunluğu oluştu.
01 Ekim 2024 Salı - 17:34
Yeni bir canlı türü keşfedildi
Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Sönmez’in de aralarında bulunduğu araştırma ekibi Batı Antarktika’da yeni bir canlı türü keşfetti
01 Ekim 2024 Salı - 13:54
Kuzgun seyir füzesiyle gerçekleştirilen balistik test atışı
Kuzgun seyir füzesiyle gerçekleştirilen balistik test atışına ait görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, “Kuzgun seyir füzesiyle gerçekleştirilen balistik test atışı, teknoloji ve savunma alanında ulaştığımız kabiliyetlerinin en somut örneklerinden biri” ifadelerini kullandı. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, ‘Marlin’ insansız deniz aracından, Kuzgun seyir füzesiyle gerçekleştirilen balistik test atışına ait görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı. Paylaşımında açıklamalara da yer veren Görgün, şu ifadeleri kullandı: Türk savunma sanayii, milli hedefler doğrultusunda güçlenerek, teknolojik bağımsızlık yolunda emin adımlarla ilerliyor. MARLIN (ASUW) insansız deniz aracımızdan KUZGUN (KY) seyir füzesiyle gerçekleştirilen balistik test atışı, teknoloji ve savunma alanında ulaştığımız kabiliyetlerinin en somut örneklerinden biri. Bu kritik başarı, yerli ve milli projelerle sahada oyun değiştiren teknolojiler ürettiğimizi açıkça ortaya koyuyor. Dünyada eşi benzeri olmayan bu yetenekle, Türkiye savunma sanayiindeki yetkinliklerini artırarak, teknoloji üreten bir güç haline geldiğini bir kez daha ispat etti. ASELSAN, SEFİNE Tersanesi ve TÜBİTAK SAGE’nin iş birliğiyle elde edilen bu başarı, yalnızca bir kilometre taşı! Milletimizin güvenliği ve bağımsızlığı için hep birlikte çalışarak daha büyük hedeflere emin adımlarla yürüyoruz. Türkiye’nin adını, savunma teknolojilerinde öncü ülkeler arasına altın harflerle yazdırmak için durmadan, yorulmadan çalışıyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm mühendislerimize ve uzmanlarımıza sonsuz teşekkürler. Birlikte başardık, birlikte güçlüyüz.”
01 Ekim 2024 Salı - 13:41
ERÜ UZAYBİMER, uzayın derinliklerine açılıyor
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Astronomi ve Uzay Bilimleri Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZAYBİMER) tarafından yapılan astrofotoğraf çekimi ile 3 cisim görüntülendi. Fotoğraflama çalışmaları ile ilgili bilgiler veren ERÜ Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Genel Astronomi Araştırma Görevlisi Mustafa Turan Sağlam, “UZAYBİMER gittikçe daha da derin uzaya açılacak” dedi. ERÜ UZAYBİMER tarafından gerçekleştirilen astrofotoğraf çekiminde kullanılarak üç farklı astronomik cisim görüntülendi. Uzun pozlama yöntemi ile çekilen fotoğraflar SIRIL yöntemi ile istiflenip, poz süresi arttırılarak daha net sonuçlar elde edildi. Yapılan çekim ile M15: Küresel Yıldız Kümesi, M51: Girdap Gökadası ve M13: Küresel Yıldız Kümesi fotoğraflanarak araştırmalara yardımcı bilgiler toplandı. Çekimlerle ilgili bilgiler veren ERÜ Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Genel Astronomi Araştırma Görevlisi Mustafa Turan Sağlam, "Astrofotoğrafı diğer fotoğrafçılık dallarını ayıran en büyük şeyi aslında çok meşakkatli bir iş olması. Diğer fotoğraflarda genellikle Anlık görüntü alırken astrofotoğrafta çok uzun pozlamalar vermemiz gerekecek. Çünkü uzay ve gök cisimleri gerçekten inanılmaz sönük kaynaklar ve gözle baktığımız zaman bile aslında belli limitleri aşamadığımız için fotoğraf makineleri, lensler bize limitleri aşmamız konusunda çok büyük fayda sağlıyor. Astronominin genel temeli de bu zaten uzun pozlama dediğimiz sistemle birlikte görünmeyen daha derindeki gök cisimlerini fotoğraflayıp onların ışıklarını kaydetmek üzerine dayalı bir fotoğraf dalı. Amatör olarak da çok fazla yapılabilen hatta Türkiye’de de gittikçe gelişen bir dal ve yeni gelişen teknolojiyle birlikte artık cep telefonlarımızla bile bunu çok rahat bir şekilde yapabiliyoruz. Biz UZAYBİMER olarak da buradaki prototip teleskoplarımızı, profesyonel teleskoplarımızı kullanarak arkalarına bağladığımız dedektörlerle birlikte gök cisimlerinin, galaksilerin, yıldız kümelerinin, açık kapalı yıldız kümeleri, küresel yıldız kümelerinin görüntülerini elde ettik ve onların bir şekilde hem sanatsal hem de bilimsel olarak incelememiz açısından motive edici görüntüler elde ettik diyebilirim. Bu üç cisme gelecek olursak da, ilk başta bir Girdap Gökadası dediğimiz bir galaksiyi gözlemledik. Bu galaksi bizim galaksimize yakın galaksilerden birisidir. Özellikle Büyük Ayı takımyıldızı Türkiye’den de çok rahat gözlemlenebilen bir bölgede olduğu için genellikle astrofotoğrafçıların ilk hedeflerinden birisidir. Girdap Gökadası iki tane gök adanın birleşimiyle oluşan bir gök adadır ve bu gök ada genellikle görsel anlamda da bilimsel anlamda da bu galaksi çalışan ekipler için de çok büyük avantaj sağlar. Bizim asıl amacımız aslında kendimizi test edebilmek. Bu gök adanın gözlemlenmesi konusundaki buradaki öğrencilerin ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte birazcık sınırlarımızı zorlamak istedik. Girdap Gökadası dediğim gibi milyonlarca yıldızlı ev sahibi yapan ve bizim galaksimizin dışında olan bir cismi derin uzayı gözlemlemek adına çok önemliydi ve bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki süreçlerde de anlık olarak, aylık olarak, belki yıllık olarak bunların takiplerini gerçekleştirip belki gelecekte orada patlayan Bir süpernovanın da zamanla değişimini görmek adına güzel bir keşif de olabilir. Çünkü genellikle amatörler ve profesyoneller astrofotoğrafçılığın da bilimsel açıdan önemini anlamak adına belli başlı dönemlerde gök cisimlerini pozlayarak onları kendi arşivlerinde kaydediyorlar ve zamana göre acaba değişim var mı? Çünkü bunlar aktif sistemler. Bir değişim varsa eğer bunların da bilimsel anlamda açıklanması konusunda bize ev sahipliği yapıyor” dedi. Sağlam, astrofotoğraf çalışmalarının belirli periyotlarla devam edeceğini ve UZAYBİMER olarak derin uzaya açılacaklarını söyleyerek, “İkinci gözlemlediğimiz cisimler küresel yıldız kümeleri. Küresel yıldız kümeleri, milyonlarca yıldıza ev sahibi yapan ve bunlar genellikle aynı anda oluşmuş, yaşlı yıldız sistemlerdir. Bizim güneşimiz gibi değil, daha böyle birlikte yaşayabilen ve bir şekilde galaksimizin üst ve alt kollarında çok rahat bir şekilde görebileceğimiz, galaksimizin içinde yayılmış bir şekilde davranış gösteren küresel kümelerdir. Bu küresel kümelerin gözlemlenmesi bilimsel anlamdan yıldızların evrimini anlamak belki de küresel kümelerin özelliklerini, dinamiğini anlamak adına çok önemli. Fakat astrofotoğraf açısından da milyonlarca yıldızı bir arada görebilmek hem felsefik hem de sanatsal anlamda aslında bilim insanlarına ve bu işle amatör olarak da ilgilenen insanlara da bir ışık tutuyor. O yüzden herkesin bir şekilde bence teleskopla baktığı hedefler arasında galaksilerin yanında küresel kümelerde inanılmaz görsel şenlik kattığı için tavsiye edebilirim. Uzay BİMER açısından bu tarz çalışmaların önemi çok büyük. Gittikçe daha derin uzaya, derin uzaydan ışık toplamak adına bizim için çok önemli. Bu çalışmalar sürekli belli periyotlarda devam edecek. Hem astrofotografi açısından hem de oradaki gelen gök cisimlerinin analizleri açısından bizim için çok önemli. UZAYBİMER gittikçe daha da derin uzaya açılacak ve buradaki teleskop sistemleri, optik teleskoplar, radyo teleskoplar kullanılarak derin uzaydaki gök cisimlerinin ışıklarının alınması konusunda çok büyük avantaj sağlayacak. Bunun yeni gelen öğrenciler, bilim meraklıları ve bilim insanları açısından gelecekte çok büyük yeniliklere ve bilimsel keşiflere ışık tutacağından eminiz” ifadelerini kullandı. Fotoğraflanan cisimlerin özellikleri M15, Pegasus takımyıldızında yer alan ve oldukça yoğun bir küresel yıldız kümesi olarak biliniyor. 1746 yılında Jean-Dominique Maraldi tarafından keşfedilen M15, özellikle yaşlı ve metal açısından fakir yıldızlardan oluşan yapısıyla dikkat çekiyor. Yaklaşık 33 bin 600 ışık yılı uzaklıkta bulunan bu küme, Dünya’dan bakıldığında teleskopla rahatça gözlemlenebiliyor. M51, Girdap Gökadası olarak da bilinen ve en ikonik sarmal galaksilerden biri olarak biliniyor. İlk olarak 1773 yılında Charles Messier tarafından keşfedilen M51, yaklaşık 23 milyon ışık yılı uzaklıkta yer alır. İki galaksinin birleşiminden oluşan bu yapı, aktif çekirdeği ve belirgin sarmal kollarıyla astrofotoğrafçılar için favori bir hedef haline geliyor. M13, Herkül takımyıldızında yer alan ve en parlak küresel yıldız kümelerinden birisi olarak biliniyor. 1714 yılında Edmond Halley tarafından keşfedilen bu küme, dünyadan yaklaşık 22 bin ışık yılı uzaklıkta bulunuyor ve yaklaşık 300 bin yıldız içeriyor. M13, amatör astronomlar tarafından sıkça gözlemlenen bir hedef olup parlaklığı ve yapısıyla dikkat çekiyor.
01 Ekim 2024 Salı - 13:35
Sahte site ile çifte dolandırıcılık
Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, sahte sitelere giriş yapan vatandaşların hem maddi anlamda kaybının olduğunu hem de kişisel bilgilerini kaptırdıklarını söyleyerek, "Bilgiler sitelerde aleni bir şekilde kampanya ile satılabiliyor” dedi. Girilen sahte sitelerde üyelik formu tarzında doldurulan formlarla birlikte kişisel bilgilerin çalındığını söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Özellikle ne yazık ki diyelim bir internet sitesi kurarken herhangi bir yere haber vermek ya da izin almak gerekmiyor. Bundan dolayı da çok rahat bir şekilde bir dernek vakıf sitesi gibi bir site yapılıp burada da banka hesap bilgileri paylaşılıp bağış talebinde bulunulabiliyor. Haliyle orada üye formu ya da bilgi formu gibi form da yer alıyor. Bu şekilde kişisel verilerini kaptırmış oluyor öncelikle. Daha sonra ise yine bir kuruma bağış yaptığını düşünerek ki hatta geçtiğimiz günlerde de çok iyi bilinen bir derneğin sitesine benzer bir site yapılarak bu yöntemle hem para talep edildi hem de burs almak isteyen öğrencilerin de bilgileri talep edildi. Onların tüm kişisel bilgileri de bu şekilde ele geçirilmiş oldu. Burada sözde vakıf ya da dernek yöneticilerin fotoğrafları da rastgele internetten seçilerek indirilmiş ve rastgele isimlerle siteye eklenmiş fotoğraf ve isimler oluyor. Tabii alınan bilgiler örnek veriyorum, eğer üniversite öğrencilerinin bilgilerini aldıysanız siz haliyle onları reklam yapmak isteyen firmalara vermek suretiyle bir gelir aracı olarak kullanmış oluyorsunuz. Aynı şekilde tabii ki belli bir gelirin olan insanların da bilgilerini bu şekilde elde etmiş oluyorlar ve bunu da reklam amacıyla kullanıyorlar. Hatta bu şekilde satışını da yapıyorlar. Ne yazık ki iki taraflı bir dolandırıcılık yapılmış oluyor ve bu bilgiler de çok üzülerek söylüyorum, aleni bir şekilde sitelerde kampanya yapılarak da satılabiliyor” dedi. Topuzoğlu, vatandaşların dernek sitelerinin gerçekliğini teyit ederek hareket etmesi gerektiğini söyleyerek, “Aslında tabii ki eskiden şunu söylüyorduk biz; org.tr uzantılı alan hatları genelde dernekler tarafından kullanılmaktadır ve bunun için de bir belge gerekiyordu. Şu anda çevre alan haklarıyla ilgili belge talebi ortadan kalktı ama eğer kamuya ait bir kelime geçiyorsa içerisinde yine denetlemeler devam ediyor. Aslında burada yapılması gereken önceden de olduğu gibi tamamen belgeyle alınması. Yani org.tr olması bir nebze güven verebilir ama bununla birlikte de orada yer alan telefonlar aranarak bilgi alınırsa en azından telefondaki konuşma tarzından bile gerçekten bir dernek vakıf mıdır ya da bu amaçla mı kurulduğu anlaşılabilir. Bir de ben şunu yaptım. Mesela fark ettiğim durumda da aynı derneğin telefonunu arattım, adresini internette arattım ve bu telefon ve adresin çok sayıda sitede geçtiğini fark ettim. Aslında bu da bir yöntem olarak biraz daha uyanık olmayı gerektiriyor ve her zamanki gibi güvenlik sertifikasının olması ki şöyle söyleyeyim; bu işi yapanlar tabii bu konularda da çok fazla dikkat etmediği için kendisine bu yolla ele vermiş oluyor. Elbette teyitli hareket edip hatta dernekler masasına ya da bununla ilgili derneklerle ilgili internet sitesinden de o derneğin gerçekten var olup olmadığını da kontrol edebiliriz” ifadelerini kullandı.
01 Ekim 2024 Salı - 13:08
Turkcell Zekâ Gücü Projesi Birleşmiş Milletler’de en başarılı örnek seçildi
Dünya GSM Birliği (GSMA) tarafından Birleşmiş Milletler’de sunulan ‘SDG (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları) Etki Değerlendirmesi’ raporunda, Turkcell’in MEB iş birliği ile hayata geçirdiği Turkcell Zekâ Gücü Projesi, sosyal etki analizi alanında en iyi örnek proje gösterildi. Turkcell Zekâ Gücü Projesi, Dünya GSM Biriği (GSMA) tarafından ‘SDG (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları) Etki Değerlendirmesi’ raporunda, sosyal etki analizi çalışmasına en başarılı örnek olarak gösterildi. Söz konusu rapor, Birleşmiş Milletler 77’nci Genel Kurul Haftası kapsamında 24 Eylül’de ABD’nin New York kentinde düzenlenen ‘From digital divide to digital dividend: Reviving the SDGs’ (Dijital Uçurumdan Dijital Kazanca: SDG’lerin Yeniden Canlandırılması) isimli etkinlikte açıklandı. “Herkesin bilgiye eşit ulaşmasını sağlamak önceliğimiz” Turkcell’in, Türkiye’de teknoloji ve telekomünikasyon sektöründe sosyal etki çalışmalarını Sosyal Değer Prensipleri’ne uygun olarak doğrulanmış şekilde yöneten ilk ve tek şirket olduğuna dikkat çeken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç şunları söyledi: “Şirket olarak, teknolojinin kapsayıcı ve eşitleyici bir potansiyeli olduğuna inanıyoruz. Toplumun bilgiye eşit erişimini sağlamayı amaçlayan projelere ve teknolojiyi sadece tüketen değil aynı zamanda üreten bireyler yetiştirmeye de büyük önem veriyoruz. Çocukları, dijital çağda ihtiyaç duydukları becerilerle donatma hedefiyle devam eden Turkcell Zekâ Gücü Projemiz, öğrencilerimizin nitelikli bilgiye ve teknik olanaklara erişimi adına çok kıymetli. Proje kapsamında 2016’dan bu yana toplamda 7 bölgede 48 ilde, toplam 76 sınıf ile 250 binden fazla öğrenciye ulaştık. Sınıf sayısını yıl sonuna kadar 86’ya çıkaracağız. Turkcell olarak gençlere yatırım yapmaya devam edeceğiz.” Amaç, özel yetenekli öğrencileri teknolojiyle tanıştırmak Verilen bilgiye göre, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ile iş birliği içerisinde yürütülen Turkcell Zekâ Gücü Projesi’nde hedef; Türkiye’nin özel yetenekli öğrencilerini teknolojiyle tanıştırmak. Ayrıca onların yeteneklerini erken yaşta keşfedip öğrencilerin yapay zekâ, kodlama, uzay bilimleri, robotik, akıllı ev ile bulut teknolojileri gibi çağa yön veren alanlarda eğitim almaları ve projeler geliştirmelerini desteklemek. Turkcell bu doğrultuda, özel beceri ve ilgi alanlarına göre seçilen 6-18 yaş arası çocuk ve gençlerin yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan MEB’e bağlı Bilim ve Sanat Merkezleri’nde (BİLSEM) Zekâ Gücü Teknoloji Sınıfları kuruyor. Bu sınıflarda dizüstü bilgisayar, 3 boyutlu yazıcı, akıllı tahta, elektronik ve robotik kodlama setleri ve alet takımları gibi olanaklar öğrencilere sunuluyor.
01 Ekim 2024 Salı - 11:41
Mobil cihazların güvenliğiyle ilgili uzmanından önemli uyarılar
İstanbul Arel Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Dr. Öğretim Üyesi Ünal Küçük, mobil cihazların güvenliği ve güvenli kullanımı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Hizbullah üyelerine yapılan saldırının donanımsal olduğunu ifade eden Küçük, ülkemizde mobil cihazlarının güvenliğinin sağlanması için donanımsal ve yazılımsal anlamda yapılan denetimlerin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Hizbullah üyelerinin çağrı cihazları ve telsizlerinin patlatılmasının ardından ülkemizde kullanılan mobil cihazların güvenliği kamuoyunda tartışılan konular arasında yer alıyor. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan İstanbul Arel Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Dr. Öğretim Üyesi Ünal Küçük, mobil cihazlarda yerli üretimin güvenlik önlemlerini artıracağını ve yerli üretimle beraber özellikle donanımsal alanda denetimlerin titizlikle yapılması gerektiğini vurguladı. “Müdahale edilmemiş cihazlarda patlama riski yoktur” Standart cep telefonu ya da mobil cihazın içinde patlayabilecek tek şeyin pil olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Ünal Küçük, yazılımla pilin patlamasının mümkün olmadığını belirtti. Özellikle cep telefonlarının yazılım yoluyla saldırı amaçlı kullanılamayacağını sözlerine ekleyen Küçük, donanımsal olarak müdahale edilmemiş cihazlarda patlama riskinin olmayacağını belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Ünal Küçük, “Özel bir yazılım işlemcide yoğun işlem yaparak telefonun çok güç harcamasına sebep olursa, cep telefonunuz aşırı ısınabilir. Bu da kalitesiz bir li-ion pilin patlamasına sebep olabilir. Bu çok nadiren yaşanabilir ve hayati tehlikesi sınırlıdır. Anında olmaz. Benzer olay, çok işlemci ve grafik performansı isteyen bir oyun yazılımda da olabilir. Dolayısıyla bunlar terör amacıyla kullanılabilecek şeyler değildir. Ancak telefonunuza müdahale edilmişse, patlama olayı her zaman mümkündür. Üstelik telefonunuz, internete bağlı ve konum bilgisi de verdiğinde telefon içine yerleştirilecek bir patlayıcı ile telefon bir silah olarak kullanılabilir. Bu noktada satılan telefonların sadece bir firmaya ait olmaması, nereye ve kime satılacaklarının bilinmemesi bu tür saldırıların ihtimalini düşürebilir. Fakat birileri rasgele kişilere zarar vermek isterse, telefonu açıp müdahale etmesi gerekir. Dolayısıyla, müdahale edilmemiş cihazlarda böyle bir patlatılma riski yoktur” dedi. “Mobil cihazların ülke içinde üretilmesi güvenlik sağlar” Özellikle ithal edilen mobil cihazların kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Ünal Küçük, bu tür ürünlerin ülke içinde üretilmesinin önemli bir güvenlik sağlayabileceğini fakat dağıtım noktasında da denetimlerin yapılması gerektiğini ifade etti. İstanbul Arel Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Ünal Küçük, “İthal edilen bir ürünün içinde patlayıcı olup olmadığı test etmek mümkündür. Öte yandan bu ürünlerin ülke içinde üretilmesi üretim noktasında yapılan müdahaleler düşünüldüğünde önemli bir güvenlik sağlar, ancak dağıtım noktasındaki müdahaleler engellenmediği takdirde bu güvenlik sorunu aşılamaz. Bu nedenle bu türden cihazların yetkisiz müdahaleler de, mutlaka iz bırakıcı bir takım bilgiler sağlaması güvenliği artırıcı önlemler arasındadır. Bu da yazılımda siber güvenliği çok daha önemli hale getiriyor. Birileri cep telefonunu açıp, müdahale ederse, telefonun bunu anlaması gerekiyor” şeklinde konuştu. “Sertifikasız ve güvenli olmayan sitelere girmeyin” Mobil cihazların güvenliği için, güvenilir olmayan web sitelerine girilmemesi ve sertifikası olmayan yazılımların mobil cihazlara yüklenmemesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Ünal Küçük, üretici firmalarının ise cihaz hakkında hassas bilgileri tüketicilerle paylaşmasının cihaz güvenliği bakımından önemli olduğunu belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Küçük; “Sağlam cihazın öncelikle kullanıcının kolaylıkla ölçebileceği parametreleri, örneğin; ağırlık vb. katalog bilgilerinde çok hassas biçimde belirtilmelidir. Telefon üreticileri kullanıcıların özel bir cihaz olmadan anlayabileceği bu türden özellikler üzerinde çalışmalıdır. İkinci alınabilecek önlem ise cihazların x-ray görüntülerinin veya cihazın iç detaylarını gösteren manyetik ya da benzeri görüntülerinin telefonla birlikte üretici tarafından denetim kuruluşlarına verilmesi ve dağıtım kanallarında veya satış noktalarında bunların doğrulanmasıdır. Patlama ile ilgili konuda bireysel olarak yapılabilecek çok bir kontrol yok. Bu konuda yasal denetim mekanizmaları devrede olmalıdır. Tüketici en fazla, eğer yapabiliyorsa üreticinin deklare ettiği özelliklerin olup olmadığı kontrol edebilir. Onaylanmamış yazılımların yüklenmemesi, sertifikasız ve güvenilir olmayan sitelere girilmemesi tavsiye edilebilir. Pilden kaynaklanabilecek patlamalara karşı, telefonunuz aşırı ısınıyorsa şarjdan çekebilir, özellikle sıcak ortamlara maruz kalmasını engelleyebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder