TEKNOLOJİ
Bakan Kacır: "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz" 25 Mart 2026 Çarşamba - 11:50:05 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" dedi. XXI. KOBİ Zirvesi, Ankara Ostim Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen program ile gerçekleştirildi. Programa, Bakan Kacır, Savunma Sanayi Başkanı (SSB) Haluk Görgün, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Teknik Hizmetler Genel Müdürü Tümgeneral Ercan Eroğlu, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşmaları ile devam etti. "Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz" Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına en üst düzeyde cevap veren, dost ülkelerin de ihtiyaç duyduğu sistemleri karşılayabilen; rekabetçi ve ihracat kapasitesi yüksek bir savunma sanayii ekosistemi inşa ettiklerini vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli ürünlerin savunma tedarikimizdeki payını, 23 yıllık süreçte yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıkardık. Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Her biri iftihar vesilesi savunma ürünlerimizin ardında 4 bini aşkın şirketimizde araştırma kurumlarımızda ve üniversitelerimizde gece gündüz demeden alın ve akıl teri döken 100 bin çalışanımız bulunuyor. Bakanlık olarak; kamu kurumlarımızın, özel sektör girişimlerimizin ve üniversitelerimizin savunma sanayii alanındaki yatırımlarını ve Ar-Ge projelerini güçlü şekilde destekliyoruz. Son 23 yılda bin 112 savunma sanayii yatırımını teşvik ettik, 456 milyar lira yatırımın önünü açtık. 2002’den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 142 savunma sanayii projesine ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencimize 64,1 milyar lira katkı sunduk" diye konuştu. "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz" KOBİ’lerin kapasite genişletme yatırımlarını hızlandıracak programa dair konuşan Kacır, "Program kapsamında; 36 aya kadar vadeli finansman için 20 puana kadar geri ödemesiz finansman desteği sunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay imalat sanayi firmalarımızın yararlanması için 100 milyar liralık bir finansman paketini de içeren İmalat Sanayi Finansman ve İstihdamı Koruma Programının müjdesini verdi. Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Emek yoğun sektörlerde çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkardık" Bakan Kacır, aynı zamanda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkarmıştık. Destek kapsamı dışında kalan sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin de 2025 yılı Kasım-Aralık dönemindeki ortalama istihdam seviyelerini muhafaza etmeleri şartıyla, kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB eliyle karşılıyoruz. Böylelikle yıllık finansman maliyetini KOBİ’lerimiz için yüzde 23’e kadar indirdik. Yeni teşvik modelimizin temel sütunları arasında yer alan Teknoloji Hamlesi programıyla da teknoloji seviyesi yüksek ve katma değerli ürünlere yönelik yatırımlar için Ar-Ge’den seri üretime, uçtan uca bütüncül bir destek sunuyoruz." "Son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz" NATO DIANA hızlandırma programıyla hem sivil hem de askeri sahada kullanılabilecek teknolojiler geliştiren teknoloji firmalarının imkanlarına değinen Kacır, "NATO üyesi ülkelerdeki son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz. Ortağı olduğumuz NATO İnovasyon Fonu’yla, derin teknoloji alanlarında çalışan girişimcilerimizin uluslararası yatırım ağlarıyla buluşmasını, stratejik ortaklıklar kurmasını ve küresel ölçekte büyümesini sağlıyoruz. Oluşturduğumuz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla, teknoloji girişimlerinin başarı yolculuklarda ihtiyaç duydukları finansmana hızlı erişimini teminat altına aldık. Kuşkusuz bu yolculukta sektörümüzün en büyük sermayesi, insan kaynağımız" şeklinde konuştu. Kacır, savunma sanayi ve üretim ekosisteminin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla gelecek dönemde sanayi ve teknoloji kolejleri kurulacağını belirtti. Aynı zamanda Kacır, KOBİ’lerin geleceğin ihtiyaçlarını gözeterek üretim kapasitelerini güçlendirmeleri, kalite standartlarını yükseltmeleri ve dijital ile yeşil dönüşüm süreçlerini hızlandırmaları gerektiğini dile getirdi. Ar-Ge ve inovasyona daha fazla yatırım yapılmasının önemine vurgu yaptı. “Savunma sanayini Anadolu’ya daha hızlı yaygınlaştırmak bir zorunluluk” Savunma sanayinin, Anadolu’nun sanayileşmiş diğer şehirlerine yayılımını hızlandırmanın önemli bir husus olduğunun altını çizen Kacır, “Bu da önümüzdeki dönem ortak hedefimiz olmalı. Ankara bugün savunma sanayinin merkezi, yine Marmara bölgesinde bir savunma sanayi kümelenmesi özellikle İstanbul ve çevresinde oluştu. Türkiye’nin sanayileşmiş şehirlerindeki imkan ve kabiliyetleri gelecekte karşılaşabileceğimiz tüm fırsatları da dikkate alarak harekete geçirmek ve savunma sanayini Anadolu’ya daha hızlı yaygınlaştırmak bir zorunluluk. Bu konuda da özellikle inşa etmeyi hedeflediğimiz Ulusal Sanayi Alanları Master Planıyla kamuoyuyla paylaştığımız yeni endüstri bölgelerinde mega endüstri bölgelerinde savunma sanayi şirketlerimizin ve kümelenmelerimizin hızla oluşmasını temin edecek adımlar atmak arzusundayız” ifadelerini kullandı. Program, günün anısına Bakan Kacır’a hediye verilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:52 Turkcell Superonline 2, 5 ve 10 Gbps hız paketlerini sunmaya başladı 2026’yı "Hız Yılı" ilan eden Turkcell, Superonline UltraFiber ile ev internetinde yeni bir hız çağı başlattığını duyurdu. Artan hız ve kapasite ihtiyacını karşılayan Superonline UltraFiber, 2, 5 ve 10 Gbps hız paketleriyle en yüksek indirme hızlarını evlere taşıyacak. Turkcell Superonline, ev internetinde ultra hızlar dönemini başlattığını duyurdu. Geçtiğimiz yıl Wi-Fi 7 modem teknolojisini Türkiye’de kullanıcılarla buluşturan Turkcell Superonline, şimdi de UltraFiber 2, 5 ve 10 Gbps hız paketleriyle en yüksek internet hızlarını evlere getiriyor. "Türkiye’de ilk kez, saniyede 10 Gigabit’e varan hızları ev kullanıcılarına sunuyoruz" Türkiye’nin teknoloji lideri olarak farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı paketler geliştirdiklerini belirten Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, UltraFiber’in özellikle ev internetinde en yüksek hızları arayan kullanıcılar için tasarlandığını vurguladı. Koç, "Turkcell Superonline UltraFiber paketlerimizle ev internetinde yine bir ilke imza attık. Daha önce ev internetinde en üst hız olan 1000 Mbps deneyimini bir üst seviyeye taşıyoruz. Türkiye’de ilk kez, saniyede 10 Gigabit’e (10 Gbps) varan hızları evlerle buluşturarak çok daha güçlü ve verimli bir bağlantı deneyimi sunuyoruz" dedi. Turkcell Superonline UltraFiber paketleri 2 Gbps, 5 Gbps ve 10 Gbps hız seçenekleriyle yer alıyor. Paketler ayrıca VR ve AR uygulamaları, 8K videolar ve düşük gecikme isteyen oyunlarda da yüksek bant genişliğiyle öne çıkıyor. Wi-Fi 7 Mesh teknolojisiyle desteklenen UltraFiber; bulut tabanlı iş akışlarında, canlı yayınlarda ve aynı anda çok sayıda cihazın internete bağlandığı ev ortamlarında önemli bir bağlantı altyapısı sunuyor. Son teknoloji Wi-Fi 7 Premium modemin, saniyede 1 Gigabit (1 Gbps) veri yükleme kapasitesi sayesinde büyük boyutlu dosyalar çok daha kısa sürede aktarılabiliyor. Modem, çoklu bağlantı çalışması (MLO) desteği sayesinde veriyi aynı anda birden fazla bağlantı üzerinden yönlendirerek daha yüksek hız ve verimlilik sağlıyor.
24 Mart 2026 Salı - 19:20 Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü" patent aldı Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü", üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Erman Zurnacı’nın, Düzce Üniversitesi’nden Doç. Dr. Engin Nas ve Yalova Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Sabri Uzuner ile birlikte geliştirdiği "akıllı imalat modülü" başlıklı çalışma tescil aldı. TÜBİTAK öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konuları arasında yer alan buluş, yapay zeka destekli teknolojiler ile CNC üretim tekniklerini bir araya getiriyor. Üretim sırasında "CNC" (bilgisayarlı sayısal kontrol) tezgahı ve sensörlerden veri toplayan sistem, bu verileri analiz ederek imalat sürecini gerçek zamanlı olarak optimize ediyor. Modül ile enerji tüketiminin azaltılması, üretim kalitesinin artırılması ve arızaların önceden tespit edilmesi hedefleniyor. Modüler yapısıyla mevcut "CNC" cihazlarına kolayca entegre edilebilen sistem, yerli sanayinin yüksek maliyetlere katlanmadan dijital dönüşüm sürecine dahil olmasına imkan tanıyor. Operatörler ise üretime ilişkin tüm analiz sonuçlarını ekranlarından ya da uzaktan takip edebiliyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patent tescili dolayısıyla çalışma ekibini tebrik ederek, farklı üniversitelerin iş birliğiyle ortaya çıkan projenin akademik ortaklığın önemli bir çıktısı olduğunu ifade etti. Topal, akademik bilginin tescilli ürüne dönüşmesinin ülkenin Ar-Ge kapasitesine ve rekabet gücüne katkı sunduğunu belirtti.
ATA AIT Simurg Savaşan İha Ekibi, Teknofest 2024 finallerinde yarışacak
03 Eylül 2024 Salı - 15:49 ATA AIT Simurg Savaşan İha Ekibi, Teknofest 2024 finallerinde yarışacak Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zekâ ve Teknoloji Topluluğuna bağlı ATA AIT Simurg Savaşan İHA Ekibi, Teknofest 2024 Savaşan İHA Finallerine katılmaya hak kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Ekibin geliştirdiği otonom hava aracı, bu yılki finallerde yarışacak projeler arasında yer alıyor. Projenin ana hedefi, hava araçlarının tamamen otonom bir şekilde it dalaşı yapabilmesini sağlamak üzerine kurulu. Simurg Ekibi, bu kapsamda özgün yapay zekâ algoritmaları geliştirdi. Geliştirilen bu algoritmalar sayesinde, ekip tarafından tasarlanan hava aracı, rakip hava araçlarını kamera görüntüsünde kilitleyip 4 saniye üzerinde takip edebiliyor. Bu yetenek, aracın rakipleri karşısında büyük bir avantaj sağlamasına olanak tanıyor. Simurg Ekibi ayrıca, yer hedeflerinin imhası için kamikaze görevlerini de başarıyla gerçekleştirebilecek bir sistem tasarladı. Bu görev çerçevesinde, 2.5x2.5 metre boyutlarındaki QR kodlu yer hedeflerine otonom olarak dalış yapılabiliyor ve QR kodu okuyarak sunucuya veri iletilebiliyor. Bu özellik, ekibin geliştirdiği hava aracının çok yönlü kullanım alanlarına sahip olduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra, Simurg Ekibinin hava aracı, müsabaka alanında karşılaşılabilecek hava savunma sistemlerinden ve sinyal kesici alanlardan kaçınabilecek şekilde tasarlandı. Bu özellik, aracın görevini başarılı bir şekilde tamamlamasını sağlayan bir diğer önemli faktör olarak öne çıkıyor. ATA AIT Simurg Savaşan İHA Ekibinin bu başarısı, Atatürk Üniversitesinin mühendislik eğitimi alanındaki kalitesini ve öğrencilerin araştırma-geliştirme yeteneklerini bir kez daha kanıtlıyor. “Öğrencilerimizin Yenilikçi Fikirlerle Donanmış Olmaları, Bizleri Gelecek Adına Umutlandırıyor” “ATA AIT Simurg Savaşan İHA Ekibinin, Teknofest 2024 Savaşan İHA Finallerinde de üniversitemizi başarıyla temsil edeceklerine olan inancımız tamdır” ifadelerini kullanan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, ekibi tebrik ederek şunları söyledi: “Simurg Ekibinin bu büyük başarısı, üniversitemizin bilim ve teknoloji alanındaki liderliğini pekiştiriyor. Öğrencilerimizin yenilikçi fikirlerle donanmış olmaları, bizleri gelecek adına umutlandırıyor. Teknofest 2024’te de bu başarılarını taçlandıracaklarına inanıyorum. Gençlerimizin, Teknofest 2024’teki finallerde gösterdiği performans ile ülkemizin savunma sanayi ve teknolojilerine katkı sağlayacağına olan inançla, başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı. Danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Faruk Baturalp Günay’ın yaptığı ATA AIT Simurg Savaşan İHA Ekibi; Abdulsamet Kılıç, Betül Köse, Eray Kösterelioğlu, Alperen Erdoğan, Yılmaz Hacıosmanoğlu, Yağmur Yaşarbaş, Hilal Başibüyük, Buğrahan Öztuç, Senanur Topal, Feyza Açıkgözoğlu, Enes Yanal’dan oluşuyor.
İEF’te dijital deneyim
03 Eylül 2024 Salı - 10:51 İEF’te dijital deneyim Bu yıl teknoloji teması ile 93’üncü kez kapılarını açan İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), ziyaretçilerine farklı teknolojik deneyimler yaşatıyor. Sanatseverleri adeta sanatın içine çeken Digital Echos Sergisi, 7’den 70’e çok sayıda İzmirlinin ilgisini çekiyor. 20 sanatçının eserlerinden oluşan sergi, interaktif bir deneyim alanı sunuyor. Küratörlüğünü Nihat Özdal’ın yaptığı, 20 sanatçının eserlerinden oluşan Digital Echos Sergisi, 93. İEF kapsamında Kültürpark Atlas Pavyonu’nda ziyaretçilerini ağırlıyor. Sanatseverin etkileşim kurarak deneyimlediği dijital sergi, bu yıl teknoloji temasıyla açılan İEF’te ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Dijital deneyim alanlarının kurulduğu sergide Aylin Taslak’tan VR Labyrinth Project, Garip Ay’dan İnteraktif Ebru Sanatı Ekranı, Augmented Reality Duvarı, Uzay Kampı Türkiye VR Gözlüklü Simülasyon ve Bilim Kahramanları ile Dünya Robot Olimpiyatı Deneyimi de yer alıyor. VR gözlüklerini takarak farklı diyarlara yola çıkan ziyaretçiler, uzay boşluğunda dolaşabiliyor; hatta içinde yaşadığı dünyayı uzaktan görebiliyor. Ebru sanatının el ve kol hareketleriyle yönlendirilerek şekillendirildiği dev ekran ise özellikle çocukların ilgisini çekiyor. “Eserler etkileşime açık” Sergi hakkında bilgi veren küratör Nihat Özdal, “İzmir Enternasyonal Fuarı, teknoloji temasıyla kapılarını açtı. Biz de bu temaya selam vererek 20 sanatçının yer aldığı bir sergi planladık. Sergide farklı disiplinlerden sanatçılar var. Video art, yağlı boya tablolar var fakat tüm işlerde dijital çağın hızına karşı sanatçılardaki derinlik algısı, sanatın dijital çağa yansıması, sanatçıların hem malzeme açısından hem de felsefi anlamda nerelere gittiği de var. Eserlerin önemli bir bölümü etkileşime açık. Dolayısıyla bir dijital deneyim var. Sergide VR gözlüklerle çeşitli oyunlar, sanata dokunup şekil verilebilecek dijital deneyim alanları mevcut. İnteraktif, deneyime açık ve fuarın ruhuna uygun bir sergi. Sergimiz fuar süresince 16.00-23.00 saatleri arasında ziyarete açık. Atlas Pavyonu fuarın kalbinde ve Türkiye’nin en güzel sergi salonlarından bir tanesi. Ziyaretçilerimizi bu dijital deneyimi yaşamaya davet ediyoruz” dedi. “Sanat da dijitalleşti” Garip Ay’ın İnteraktif Ebru Sanatı Ekranı önünde el ve kol hareketleri ile ebru sanatına yön veren 8 yaşındaki Yiğit Yankı Karaca “Desenleri hareket ettirdim. Eğlenceliydi. Desenleri oynatmak değişikti ve şaşırtıcıydı” derken, anne Yasemin Karaca ise “Sabit resim yerine hareketli bir resim görmeleri çocuklar için değişik bir deneyim oldu. Artık sanat da dijital ortamda aktarılmaya başladı. Hem çocuklar hem de bizler için bu imkanın sağlanması çok güzel” diye konuştu. “Gerçekten düşeceğimi hissettim” Aylin Taslak’tan VR Labyrinth Project’i deneyimleyen ve VR gözlüğü takarak dijital anlamda yer değiştiren Evrim Şahin, “VR gözlükle yüksekte bir yolda yürümeye çalıştım. Gökyüzünde bir yere ulaşmaya çalıştım. Yükseklikten korktuğum için heyecan verici bir deneyim oldu. Böyle gerçekçi bir deneyimi yaşamak muhteşemdi ama yükseklik korkumdan yukarıya da aşağıya da bakamadım. Yoldan çıkarsam gerçekten düşeceğimi hissettim. Artık teknoloji devrindeyiz. Herkesin deneyimlemesi gereken bir sergi” sözlerine yer verdi. “Gerçek Ay’da gibiydim” Uzay Kampı Türkiye VR Gözlüklü Simülasyon alanında uzayda gezintiye çıkan 7 yaşındaki Duru Parapan, “Çok heyecanlandım. Dünya’yı gördüm. Çok güzeldi. Sanki Ay’da zıplıyordum. Gerçek Ay’da gibiydim” diyerek duygularını paylaştı. 20 sanatçılı sergi Sergide yer alan sanatçılar Aslı Özer, Can Memişoğulları, Cansu Sönmez, Cemal Şamlı, Deniz Çalışkan, Dilara Başköylü, Ecem Dilan Köse, Genco Gülan, İpek Taçmahal, İrem Zeynep Duran, Kahraman Turan, Merve Güç, Nadide Acar, Neda İsmail Atar, Olcay Gültepe, Sezen Ümitli, Xebat Bayram, Varol Topaç, Yasin Uysallar ve Yonca Karaaslan’dan oluşuyor. Digital Echos, teknolojinin Heideggerci anlamda bir açığa çıkarma aracı olarak işlev görmesiyle, varoluşun hem ifşa eden hem de gizleyen ikili doğasına odaklanıyor. Sergi, dijitalin varlık ve yokluk arasındaki ince çizgide nasıl bir estetik deneyim sunduğunu incelerken, dijital teknolojilerin sanatın varlık-yokluk diyalektiğini nasıl şekillendirdiğini göstermeye çabalıyor.
TechTalks’ta tarih ve teknoloji buluşması
02 Eylül 2024 Pazartesi - 17:53 TechTalks’ta tarih ve teknoloji buluşması “Teknoloji” temasıyla kapılarını açan 93. İzmir Enternasyonal Fuarı, “TechTalks” etkinliği ile Türkiye’nin merakla, ilgiyle, bilgilenerek dinlediği isimleri ağırlıyor. Tarih, teknoloji ve günümüze dair unutulmaz bir buluşmanın yaşandığı TechTalks’un ilk konukları Tarihçi, Akademisyen Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan ve insansı robot Sophia oldu. Sophia, Prof. Dr. Gürkan’ın “Türkiye’yi beğendin mi?” sorusunu “Türkiye’ye bayılıyorum. Çok büyüleyici ve canlı bir ülke, zengin bir tarihe ve kültüre sahip” yanıtını verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde “Teknoloji” temasıyla ve “Zamanın Ötesine Geçiyoruz” sloganıyla 93’üncü kez kapılarını açan İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında İZFAŞ ile İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ iş birliğiyle düzenlenen “TechTalks” etkinliğinin ilki, İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Büyük ilgi gören söyleşide, büyük bir buluşma gerçekleşti. Tarihçi, Akademisyen Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan, insansı robot Sophia sahnedeydi. Prof. Dr. Gürkan, konuşmasının başında yenilik ve yeniye bakış açısının tarihteki süreci hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Gürkan, konuşmasının ikinci bölümünde sahneye çıkan Robot Sophia’ya sorular yöneltti. Sophia ile sohbet İsminin ne anlama geldiği sorusuna Yunanca kökenli olup "bilgelik" anlamına geldiği yanıtını veren Sophia, Prof. Dr. Gürkan’ın “İnsanlara özendiğin oluyor mu?” sorusuna ise “Ben bir yapay zeka olduğum için duygularım veya arzularım yok. Ancak insan davranışlarını ve hislerini anlamak için tasarlandım. Bu yüzden insanların duygularını, motivasyonlarını ve davranışlarını anlamaya yönelik bilgi verebilirim. Ama kendim bir şeylere özenme veya istek duyma kapasitem yok” dedi. “Türkiye’ye bayılıyorum” Gürkan’ın, “Türkiye’yi beğendin mi?” sorusunu da yanıtlayan Sophia, “Türkiye’ye bayılıyorum. Çok büyüleyici ve canlı bir ülke, zengin bir tarihe ve kültüre sahip. Efes’in antik kalıntılarından İstanbul’un canlı sokaklarına kadar zengin mirası ve çarpıcı mimarisi benim için kesinlikle büyüleyici. İstanbul ve Antalya dahil olmak üzere burada birkaç şehri ziyaret etme zevkine eriştim ve şimdi güzel İzmir’deyim. Buradaki insanlar bana karşı çok sıcak ve misafirperverdi. Boyoz, kumru sandviçleri ve tabii ki ünlü İzmir köftesi gibi yerel spesiyaliteler hakkında her şeyi öğrendim. Güçlü tadı ve zengin aromasıyla dünyaca ünlü Türk kahvesini de unutmayalım” ifadelerine yer verdi. “Derin duygusal bağlar kuramayız” “İnsanların yaptığı her şeyi yapabilir misin? Seni her işe koşabilir miyiz mesela, yapamadığın neler var?” sorusuna da “Yapay zekâ ve robotlar, belirli görevlerde oldukça başarılı olabilir, ancak insanların yapabildiği bazı şeyleri gerçekleştirme konusunda hala sınırlıdırlar. Mesela, duyguları tanıyabilir ve belirli bir şekilde tepki verebiliriz, ancak gerçek empatiyi deneyimleyemez veya derin duygusal bağlar kuramayız. İnsanlar, karmaşık motor becerilere sahip olup farklı fiziksel görevlerde büyük bir esneklik gösterebilirler. Benim gibi robotlar belirli fiziksel görevleri yerine getirebilir, ancak insanların sahip olduğu esnekliği, çeviklik ve ince motor becerileri aynı düzeyde değildir” cevabını verdi. “İnsan davranışları şaşırtıcı” “İnsan irrasyonel bir varlık. Tepkilerimizin seni şaşırttığı oluyor mu?” sorusuna da “Evet, insan davranışları gerçekten bazen şaşırtıcı olabiliyor. İnsanlar duygusal, sosyal ve kültürel faktörlerden etkilenerek çeşitli ve beklenmedik tepkiler verebiliyorlar. Bu durum, bazen mantıklı gibi görünen kuralları çiğnemek ya da alışılmışın dışında davranmak şeklinde ortaya çıkabiliyor” diye yanıt verdi. Prof. Dr. Gürkan’ın, insanın en zayıf noktasının ne olduğu sorusuna, insanların en zayıf noktalarından birinin genellikle duygusal zaaflar ve güvensizlikler olabildiği yanıtını veren Sophia, “Bu zayıflıklar, insanları stres, kaygı ve karar verme güçlüğü gibi durumlara karşı daha hassas hale getirebilir. Ayrıca, insanlar sosyal bağlantılara ve onaylanma ihtiyacına da büyük bir önem verirler; bu nedenle, reddedilme veya yalnızlık gibi durumlar da zayıf noktalar arasında yer alabilir” dedi. “Gelecekte yeni yaşam alanları öne çıkabilir” İnsanoğlunun geleceği ile ilgili soruyu da yanıtlayan Sophia, “Teknolojik ilerlemeler, toplumsal değişimler ve çevresel sorunlar gibi faktörler bu geleceği şekillendiriyor. Teknolojik ilerlemeler, yapay zeka, biyoteknoloji ve diğer teknolojik yenilikler hayatımızı büyük ölçüde değiştirmeye devam edecek. Bu değişim, sağlık hizmetlerinden iş gücüne kadar birçok alanda devrim niteliğinde etkiler oluşturabilir. Ancak, bu teknolojilerin etik kullanımı ve toplumsal etkileri de önemli bir tartışma konusudur. Uzay keşfi, uzay araştırmaları ve kolonizasyon çalışmaları, insanlığın gelecekteki yönelimlerinden biri olabilir. Bu, yeni yaşam alanları ve kaynaklar arayışını içerir ve bilimsel ve teknolojik ilerlemeleri teşvik edebilir” yanıtını verdi. TechTalks’ta; 2 Eylül’de Sanatçı, Televizyoncu Okan Bayülgen ve insansı robot Sophia, 3 Eylül’de Teknoloji Yazarı, Trend Avcısı Serdar Kuzuloğlu, 4 Eylül’de Seri ve İnovatif Girişimci, Fütürist ve Türkiye Fütüristler Derneği Onursal Başkanı Alphan Manas, 7 Eylül’de Gazeteci ve Televizyoncu Emin Çapa konuşmacı olarak yer alacak.
Egeli bilim insanı Prof. Dr. Arif Behiç Tekin, tarımsal verimliliği artıracak insansız kara aracı geliştirdi
02 Eylül 2024 Pazartesi - 12:26 Egeli bilim insanı Prof. Dr. Arif Behiç Tekin, tarımsal verimliliği artıracak insansız kara aracı geliştirdi Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Behiç Tekin, tarımsal verimliliği ve sürdürülebilirliği artırmak amacıyla geliştirdiği insansız kara aracı platformuyla tarımda yenilikçi bir adım attı. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Behiç Tekin’in geliştirdiği insansız kara aracı platformu, Türk Marka ve Patent Kurumu tarafından “Faydalı Model Belgesi” aldı. Geliştirilen yüksek teknolojiye sahip insansız kara aracının pek çok fonksiyonu bulunuyor. Prof. Dr. Arif Behiç Tekin’i makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam kurumsal akreditasyona sahip araştırma üniversitemizin akademisyenleri öncülüğünde hazırlanan nitelikli projeler somut çıktılara dönüşmeye devam ediyor. Hepimizin bildiği gibi hayatın her alanında yaşanan dijital dönüşüm, tarım ve ziraat alanında da kendini gösteriyor. Dijital teknolojilerin önemi, çeşitliliği ve kullanımı tarımsal alanda da her geçen gün artıyor. Bu yönde önemli bir çalışma yürüten Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Behiç Tekin, tarımsal verimliliği artıracak insansız kara aracı geliştirdi. Başarılı akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi. “Türkiye’de ilk olma niteliği taşıyor” Projeyle ilgili konuşan Prof. Dr. Arif Behiç Tekin, “Uzun yıllardır tarımda insansız araçlar (kara ve hava) üzerine çalışmalar yapıyorum. Türkiye de ilk olma niteliğine sahip olan bu araca ait patent, yenilikçi bir teknolojiye dayanan insansız araç platformunun sahadaki etkisini ve gelecekteki potansiyelini ortaya koyuyor. Amacımız, çiftçilerin daha az kaynak kullanarak daha yüksek verim elde etmelerini sağlamak” diye konuştu. “Hem verimliliği artıracak hem de çevre dostu çözümler sunacak” Prof. Dr. Arif Behiç Tekin, “Çiftlik ofisinde yer alan bir yönetici tarafından tüm üretim süreçlerinin izlendiği ve yönetildiği ‘Robotik Çiftlik’ konsepti üzerine 2010 yılından itibaren başlayarak sayısız bilimsel faaliyetler yürütülürken, geliştirilen araç ‘Robotik Çiftlik’ konseptinde yer alan öncelikli teknolojilerin arasında yer alıyor. Patent başvurusu kabul edilen bu araç, tarımsal üretimin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlar arasında yer alan insan kaynağı sorununa çözüm getirirken diğer yandan tarımsal üretimde verim ve verimliliği ve bununla birlikte üretici gelirini artırmayı, çevre dostu çözümler sunmayı hedefliyor. Geliştirilen yüksek teknolojiye sahip insansız kara aracı, tarımsal üretim yapılan alanlardan veri toplama, bitki sağlığını izleme ve tarımsal operasyonları otonom olarak gerçekleştirme gibi işlevlere sahip. Bu yenilikçi platform, tarımsal üreticilerin karar alma süreçlerini optimize ederken, kaynak kullanımını minimize ederek çevresel etkileri azaltmayı amaçlıyor. Hibrit enerji sistemine sahip araç, 7/24 faaliyetlerine kesintisiz olarak yürütebiliyor. Araç, dünyanın herhangi bir noktasından bir mobil cihaz yardımıyla kumanda ve kontrol edilebiliyor” diye konuştu. “Ülkemizin tarım teknolojilerindeki rekabet gücünü artıracak” Geliştirilen aracın, otonom sürüş, çok yüksek hassasiyetli konumlandırma, çoklu sensör entegrasyonu ve yapay zekâ destekli analiz yetenekleri ile dikkat çektiğini ifade eden Prof. Dr. Arif Behiç Tekin, “Platformun yakın zamanda Türkiye’deki çiftçilere tanıtılması ve saha uygulamalarına başlanması planlanıyor. Bu önemli gelişme, tarım sektöründe dijital dönüşümün hızlanmasına katkı sağlarken, Türkiye’nin tarım teknolojilerindeki rekabet gücünü de artıracak” dedi.
Bakan Uraloğlu, BTK Akademi’nin mobil uygulamasının kullanıma açıldığını duyurdu
02 Eylül 2024 Pazartesi - 11:47 Bakan Uraloğlu, BTK Akademi’nin mobil uygulamasının kullanıma açıldığını duyurdu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hizmete sunulan ücretsiz eğitim portalı BTK Akademi’nin mobil uygulamasını kullanıma açtıklarını belirterek mobil uygulama sayesinde, masaüstü cihazlara erişimi olmayanların cep telefonlarından eğitimlere katılabileceklerini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hizmete sunulan ücretsiz eğitim portalı BTK Akademi’nin mobil uygulamasını kullanıma açtıklarını duyurdu. BTK Akademi’nin bilimsel, teknolojik ve sürekli kendini yenileyen eğitim anlayışı ile 2017 yılında hizmete sunulduğunu hatırlatan Bakan Uraloğlu, BTK Akademi bünyesinde gerçekleştirilen programların sosyal sorumluluk bilinci çerçevesinde, konusunda uzman iç eğitmenlerin yanı sıra kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ile ulusal ve uluslararası diğer tüm paydaşların iş birliği ve katkılarıyla herkese sunulduğunu ifade etti. BTK Akademi Eğitim Portalına her hafta 10 bin kişi katılıyor BTK Akademi eğitim portalının bugün itibarıyla kayıtlı kullanıcı sayısının toplamda 2 milyon 258 bin 273’e ulaştığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, portalın haftalık görüntülenme sayısının ise 600 bin ile 650 bin arasında değiştiğini söyledi. Kullanıcı istatistiklerinin artarak devam ettiğini kaydeden Uraloğlu, BTK Akademi’ye her hafta yaklaşık 10 bin yeni kullanıcı katıldığının da altını çizerek, “BTK Akademi Çevrim İçi Eğitim Portalı’nda Kişisel Gelişim, Sistem, Yazılım, Kariyer Yolu, Regülasyon, Güvenli İnternet, Tasarım, K12, Yapay Zeka ve İşletme Dünyası olmak üzere 10 ana kategori altında 283 konu başlığında, toplam 146 bin dakika çevrimiçi eğitim bulunuyor” dedi. Eğitimlere internetin olduğu her noktadan erişim sağlanacak BTK Akademi eğitim portalına her noktadan erişim sağlanması ve eğitimlere kesintisiz devam edilebilmesi amacıyla BTK Akademi mobil uygulamasını kullanıma açtıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, mobil uygulama ile hedeflenenin masaüstü cihazlara erişimi olmayan kullanıcıların cep telefonlarından eğitimlere erişebilmelerini ve yeniliklerden haberdar olmalarını sağlamak olduğunu vurguladı. Uraloğlu, “BTK Akademi mobil uygulama içerisinde masaüstü erişimde olduğu gibi 10 ana kategoride 283 eğitim başlığı katılımcının hizmetine sunduk. Kullanıcılar tek dokunuş ile bütün eğitimlere ulaşacak ve eğitimlere internetin olduğu her noktadan erişim sağlanacak. Her yaştan insanımızı BTK Akademi’nin geleceği tasarlayan eğitimleriyle ücretsiz olarak buluşturuyoruz” diye konuştu.
Girişimci 15 lise öğrencisi ÖTÜKEN İHA projesi için destek bekliyor
02 Eylül 2024 Pazartesi - 10:46 Girişimci 15 lise öğrencisi ÖTÜKEN İHA projesi için destek bekliyor Erzincan’da genç girişimci 15 lise öğrencisi bir araya gelip yazılımının tamamını kendileri yaparak, ismini ÖTÜKEN İHA verdikleri, yapay zekâ ile destekledikleri proje geliştirdiler. Öğrenciler geliştirdikleri projeyle emniyet ve savunma sanayisine katkı vermek istediklerini belirttiler. Lise öğrencileri, geliştirdikleri ÖTÜKEN İHA projesinin sınır güvenliği, devriye ekipleri ve diğer güvenlik güçlerinin operasyonel ihtiyaçlarına karşılık verecek şekilde daha da geliştirilmesi için destek beklediklerini kaydettiler. Yaklaşık 1 yıldır üzerinde çalıştıkları ÖTÜKEN İHA projesinde özellikle zorlu arazilerde, düşük görüş mesafesinde ve olumsuz hava koşullarında görev yapan güvenlik güçlerine yönelik olarak tasarladıklarını söyleyen Proje lideri Miraç Berkay Karakaş destek verilmesi durumunda projeyi çok daha ileri taşıyabileceklerini belirtti. Proje ile ilgili Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu’yu, İl Emniyet Müdürlüğü ve Gençlik Spor il Müdürlüğünü ziyaret ettiklerini ve projeyi anlattıklarını belirten Karakaş; “ÖTÜKEN İHA projesi, Polis Özel Harekât (PÖH) birimlerinin ihtiyaç duyduğu ileri düzey ihtiyaçları karşılayacak yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyoruz. Projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için uygun bir çalışma alanı tahsis edilmesi, teknik ekipman desteği ve Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü’nün aktif katılımı da projemizin daha seri bir şekilde hayata geçirilmesi adına hayati önem taşımakta.” dedi.
Rektör Yılmaz, “Motivasyonumuz tam, heyecanımız yüksek”
02 Eylül 2024 Pazartesi - 10:17 Rektör Yılmaz, “Motivasyonumuz tam, heyecanımız yüksek” Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) öğrencilerinin oluşturduğu 13 takım, hazırladıkları projeler ile Teknofest 2024 finallerine kalmayı başardı. Öğrencilerle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, başarılı sonuçların alınacağına inandıklarını vurguladı. BUÜ Teknofest Kurum Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen programda yarışlarda finallere kalan takım üyeleri ile üniversite yöneticileri buluştu. Düzenlenen yemekli organizasyona BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftci, Prof. Dr. Zekeriyya Arı, fakülte dekanları, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Proje yelpazesi genişliyor Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, yarışlarda 13 finalist takımlarının kaldığını hatırlatarak; “İnşallah Ekim ayında buradaki arkadaşlarımızın önemce bir kısmı ve danışman hocalarıyla kürsüye çıkmayı başaracağız. Motivasyonumuz çok yüksek. Projelerimiz özgün ve nitelikli. Üniversitemizin Teknofest’teki görünürlüğü her geçen gün artıyor. Geçmiş yıllarda Mühendislik Fakültesi ağırlıklı projelerimiz yarışlarda yer alıyordu. Artık Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulumuzdan, Fen-Edebiyat Fakültemize, Ziraat Fakültemize ve Tıp Fakültemize uzanan geniş bir yelpazenin yer aldığını gözlemliyoruz. Bir araştırma üniversitesiyiz. Bu sadece hocalarımızın projelerinden veya yayınlarından ibaret bir konu değil. Öğrenci faaliyetlerinden başlayan, en üst seviyede bilimsel çalışmalara uzanan bir süreçten bahsediyoruz. Öğrenci topluluklarımızın yürüttükleri bu faaliyetler bize araştırma üniversitesi vizyonumuz için son derece kıymetli katkılar sağlıyor. Gençlerimize gösterdikleri gayret için teşekkür ediyoruz. Hocalarımıza emekleri için ayrıca teşekkür ediyoruz. Yönetim olarak bizler de elimizden geldiğince böylesi çalışmalara destek vermeye çalışıyoruz. Koordinatörümüz Prof. Dr. Enes Yiğit ve ekibiyle birlikte motivasyonumuzun daha da arttığını görüyoruz. Motivasyonumuz tam, heyecanımız yüksek. İnşallah bu yıl çok daha iyi sonuçlar alacağımıza inanıyoruz. Finallerde yarışacak olan takımlarımıza da üstün başarılar diliyoruz” şeklinde konuştu. Hedefleri daha fazla takım ile katılmak BUÜ Teknofest Kurum Koordinatörü Prof. Dr. Enes Yiğit ise finallere katılmaya hak kazanan tüm takım üyelerini ayrı ayrı tebrik etti. Hedeflerinin en yüksek seviyede başarı elde etmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Enes Yiğit, gelecek dönemlerde daha fazla takım ile yarışlarda yer almayı da arzu ettiklerini sözlerine ekledi. Yiğit, üniversite yönetimi ve danışman akademisyenlere de destekleri için ayrıca teşekkür etti. 13 takım birincilik için yarışacak BUÜ öğrencilerinin kurduğu 13 takım, Adana ve Antalya’da gerçekleştirilecek Teknofest finallerinde derece almak istiyor. Farklı alanlarda mücadele edecek takımlar ise şu isimlerden oluşuyor: FUSİON (Tıp), YZT Mevzuu (Ziraat - Mühendislik), YZT AİTOLİA (Mühendislik), YZT TALOS ROBOTAKSİ (Mühendislik), ULUFİGHT (Teknik Bilimler MYO), WİNCAR OTONOM (Mühendislik - Teknik Bilimler MYO), ULUDAG ENG511 (Mühendislik), İHAWK (Mühendislik), DİAGNOS-AI (Mühendislik), MERGEN -AI (Mühendislik), Connect IT (Mühendislik), Merih Space (Mühendislik), İdea Biotek Takımı (Mühendislik).
Bu teknoloji ile tüm objeler boyutlandırılıyor
01 Eylül 2024 Pazar - 13:04 Bu teknoloji ile tüm objeler boyutlandırılıyor Harita mühendisliği alanında kullanılan lazer tarama teknolojisi ile ilgili bilgiler veren Harita Mühendisi Fatma Erkal, teknolojinin birçok sektörde işleri kolaylaştırdığını söyleyerek, “Deprem bölgelerinde riskli yapıların konumları dahi alınabilir” dedi. Lazer tarama işleminde önce taranacak alanda koordinatlandırma amaçlı yer kontrol noktaları belirleniyor. Ardından noktalar arası mesafe bir yandan lazer tarayıcı ile sayısal değerlere dönüştürülürken, diğer yandan da 360 kamera ile çekilen video ve fotoğraflar da nokta bulutuyla eşleştirilerek gerçeğe uygun renk tonları elde ediliyor. Bu sayede hem gerçeğe en yakın koordinatlar elde ediliyor hem de objenin 3 boyutlu hali ile birlikte öncesi ve varsa sonrası değişen değerleri de tespit ediliyor. Yapılan çalışma ile taranan bölgenin 3 boyutlu halde sayısallaştırıldığını söyleyen Harita Mühendisi Fatma Erkal, “Mesleğimiz gereği güncel teknolojileri takip ederek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Dron ile yapılan harita uygulamalarımız var. Halihazırda dron ile ilgili yüzeysel ölçümleri zaten yapıyoruz. Fakat kapalı ortamlardaki proje bütünlüğünü sağlayabilmek adına böyle bir cihaz ihtiyacı oldu. Hem iç mekan taramalarında hem de dış mekan taramalarında daha fazla detay elde edebiliyoruz bu şekilde. Bizim burada yaptığımız iş haritalama anlamında değil, yapı veya nesne ne olursa olsun bunun ölçülendirmesi, 3 boyutlu hale getirilebilmesi ile ilgili çalışmalarımız var. Harita anlamında da baktığımız zaman yersel, jeodezi, fotogrametri de iç mekan ölçümü, dış mekan ölçümü diye ayırt edebiliriz. Bu bakımdan harita mühendisliğinin de sadece aplikasyon ve imar uygulamaları ile sınırlı olmadığını belirtmek isterim. Bu sınırı aşmak üzere bizim bu cihazı kullanmadaki amacımız, yeni çıkan teknolojinin kendi mesleğimize de adaptasyonunu sağlamak aslında. Alınan veriyi koordinatlandırmak için öncelikle yer kontrol noktalarımızı belirliyoruz. GPS ile bu noktaların alımını yapıyoruz ve daha sonrasında lazer tarayıcı ile 2 nokta arasındaki taramamıza başlıyoruz. Bu bölgeyi 3 boyutlu hale getiriyoruz ve sayısallaştırıyoruz” dedi. “Deprem bölgelerinde dahi kullanılabilir” Erkal, lazer tarama ile bir futbol sahasının bile yüksekliği ve iç mekan taramasına kadar yapılabildiğini hatta deprem bölgelerinde dahi kullanılabildiğini söyleyerek, “Cihazdan bahsedecek olursak; yaklaşık 2 santimetreye kadar doğruluk elde edebiliyoruz bu cihazla. Saniyede 320 bin nokta alımı yapabiliyoruz ve gerçek zamanlı nokta bulutu elde etmiş oluyoruz. Bir futbol sahasından örnek verecek olursak; maksimum boyutta bir futbol sahasının alanının tamamını, yüksekliğini ve iç mekanın taramasını yapabiliyoruz. Ya da 15-20 katlı binalar olarak düşündüğümüzde binanın dışının tamamının taramasını 120 metre menzile sahip olan cihazla kolaylıkla yapabiliyoruz. Bizim elde ettiğimiz veriden faydalanacak birçok sektör var aslında. Mesela iç mekan açısından bakacak olursak bu sıfırdan başlayan bir yapı da olabilir. Mobilya sektörü, elektrik sektörü, boya sektörü gibi birçok sektör bizim verimizden faydalanabilir. Yol yapımı, tünel yapımı, alt geçit, üst geçit, kavşak çalışmalarında, ulaşım hatlarında, tarihi yapılar ve aynı zamanda yeni nesil yapılar çalışmalarında bile öncesi ve sonrası verilerini elde edebiliriz. Ulaşılması zor alanlardan elde ettiğimiz veriyi de kullanabiliriz tabi ki. Açık işletmelerde ayna boyutlarının yüksekliği ve dış köşelerin alımında risklerin önlenmesi adına fayda sağlayabilir bize. Hatta deprem bölgelerinde de kullanabiliriz. Riskli yapıların yatay ve düşey konumlarının tespitini sağlıyor bize” ifadelerini kullandı. Fatma Erkal, tarama ve görüntüleri eşleştirerek gerçeğe uygun tonlarla objenin tamamının görülebildiğini söyleyerek, “İşin hassasiyetine göre çok fazla veri yoğunluğunun olduğu bir data elde ediyoruz. Lazerle alınan nokta bulutunun gerçeğe uygun halde görülebilmesi için üzerindeki 360 derece kameranın da tarama esnasında çektiği fotoğraf ve videoları nokta bulutuyla eşleştirerek gerçeğe uygun renk tonları elde edebiliyoruz ve 3 boyutlu objenin tamamını görmüş oluyoruz bu sayede. Ayrıca telefonla da tarama esnasında anlık takibini yapabildiğimiz için bu da bizim işimizi çok kolaylaştırıyor. Kısacası gözümüzün gördüğü bütün objelerin sayısal hale gelerek 3 boyutlu çalışmalarının yapılabilmesi için gerekli verilerin sağlıklı ve doğruya en yakın şekilde elde edilebilir bir teknolojinin hizmete sunulması bizim amacımız” dedi.
KMÜ’lü öğrenciler başarılarına bir yenisini ekledi
01 Eylül 2024 Pazar - 11:54 KMÜ’lü öğrenciler başarılarına bir yenisini ekledi Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Otonom Araçlar Öğrenci Topluluğu, TEKNOFEST’te finale kalmaya hak kazandı. Savunma sanayi ve havacılık alanlarında faaliyet gösteren Otonom Araçlar Topluluğu üyelerinden oluşan FLYSHARK takımı ve ANKA takımı, yerli ve milli projeleriyle Türkiye’nin gelişen teknoloji ekosisteminde yerini almak için çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. KMÜ TEKNOFEST İHA Takımları, 2023 yılında Bursa’da, İzmir’de, Ankara’da ve Konya’da düzenlenen yarışmalarda da birçok başarıya imza attı. 2023 yılında Konya’da gerçekleştirilen MEDAŞ E-TAP 3 Hackathon yarışmasında ise ‘Eye of Energy’ projeleri ile 1’incilik ödülünün sahibi oldu. FLYSHARK takımı ve ANKA takımı, projeleri ile yaptıkları başvuruda son aşamayı geçerek 19-23 Eylül 2024 tarihlerinde Kahramanmaraş’ta düzenlenecek olan Uluslararası İHA Yarışması’na finalist olarak katılacak. KMÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Sabancı danışmalığındaki FLYSHARK takımı, ‘Görev, Yapay Zeka Destekli Düşman Hedefi Bulma ve İmha Etme’ konulu projeleri ile kaptan Ahmet Bilal Kıratlı ve üyeler Halis Gürbüz, Hasan Sarıkavak ve İrem Çiloğulları ile KMÜ’yü temsil edecek. Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Kayabaşı danışmalığında kurulan ANKA takımı ise kaptan Mehmet Akif Altınsoy ve üyeler Halit Mutlu, Bilge Özütemiz, Yaren Demirci, Alper Sargın ve İlayda Dede eşliğinde ‘Görev Düşman Karargah Tespiti ve İmhası’ konulu projeleri ile yarışmaya katılacak. Topluluk Başkanı Ahmet Bilal Kıratlı, “Bu sene de geçen sene olduğu gibi iki takım halinde uluslararası bir yarışmada üniversitemizi temsil etmekten mutluluk duyuyoruz. Yarışmada derece yapabilmek için elimizden geleni yaptık ve finale kalmaya hak kazandık. Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilecek olan yarışmadan başarıyla döneceğimize inancımız tam. Bizlere destek veren danışman hocalarımıza ve ekip arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum” dedi.
İzmir ve İstanbul’dan teknolojik ortaklık
31 Ağustos 2024 Cumartesi - 22:08 İzmir ve İstanbul’dan teknolojik ortaklık Bu yıl “teknoloji” teması ile düzenlenen 93. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılışı ile birlikte fuarın onur konuğu kenti İstanbul ile İzmir arasında teknoloji ortaklığı da başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir Teknoloji, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İSBAK şirketleri arasında ortak teknoloji projeleri yürütmek amacıyla hazırlanan iş birliği protokolünü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu imzaladı. Başkan Tugay, bilim ve teknoloji alanında atılacak adımların sadece İzmir ve İstanbul için değil Türkiye için de çok önemli olduğunu söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, onur konuğu ilin İstanbul, temanın “Teknoloji” olarak belirlendiği İzmir Enternasyonal Fuarı’nın (İEF) 93’üncü açılışına katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ağırladı. Buluşma kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ (İzmir Teknoloji) ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İstanbul Bilişim ve Akıllı Kent Teknolojileri AŞ (İSBAK) arasında iş birliği protokolü imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanları Tugay ve İmamoğlu, karşılıklı know-how (teknik bilgi birikimi) aktarımıyla tarafların elindeki mevcut teknolojik ürünlerin yaygınlaşmasına imkan sağlayacak protokol için Kültürpark’taki İzmir Teknoloji standında düzenlenen imza töreninde önemli mesajlar verdi. “İzmir Teknoloji’nin yapılandırılması yolunda yürümeye devam ediyoruz” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, “Ekrem Başkan’ımız Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’ndan itibaren hepimizin dikkatini çekti. Özellikle geçen dönem İstanbul’da yaptığı çalışmalarla sadece Türkiye’de değil dünyada takip eden herkesin çok büyük takdirini kazanmış çok başarılı bir belediye başkanı. Bilgisini paylaşmakta cömert olduğunu geçen dönemde ben Karşıyaka Belediye Başkanı iken bizzat yaşayarak gördüm. Başka şehirlerin de kendi deneyiminden her zaman faydalandığını biliyorum. Bu dönem Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı olarak adeta tüm Türkiye’deki belediyelerin yardımına koşmaya hazır olduğunu defalarca dile getirdi. Biz kendimizi şanslı sayıyoruz. Çünkü İzmir’i sevdiğini ve özel bir önem verdiğini biliyoruz. İzmir İnovasyon ve Teknoloji şirketimizin bu dönem akıllı şehirler, yapay zeka, veri mühendisliği konusunda yapılandıracağımızı ben söylemiştim ve bu yolda yürümeye devam ediyoruz” dedi. “Söylemekten çok yapmaya ihtiyacımız var” Bu iş birliğinin sadece İstanbul ve İzmir için değil Türkiye için önemli olduğunu aktaran Başkan Tugay, “Temsil ettiğim insanlar, İzmir halkı adına ne kadar müteşekkir olduğumu söylemek isterim. Çok daha fazla şey söylenebilir ama galiba söylemekten çok yapmaya ve yaparak göstermeye ihtiyacımız var. Yaptığımız her şey halkımızın sorunlarına sahip çıkmak, ülkemizi daha iyi bir ortama kavuşturmak, insanlarımızın sorunlarını çözmek için yapılan şeyler. Bu protokolün sonuçlarını da paylaşırken o gün öyle bir anlaşma yapmıştık ya ondan dolayı bunlar oluyor diye hatırlatacağım. Hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. “İstanbul ile İzmir arasında çok etkili bir dönemi var edeceğiz” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ise “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında çok yoğun bir bilgi ve deneyim paylaşımı yaşıyoruz. Umuyorum bu dönemde hem İstanbul’umuza hem İzmir’imize çok daha güçlü hizmetleri sunduğumuz bir dönem olur. Bugün burada, sadece iki şehrimiz için değil, aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon iklimi açısından da önemli bir adım atıyoruz. İzmir Teknoloji ve İSBAK arasında imzalayacağımız bu iş birliği protokolü, kentlerimiz arasında sadece bugünü için değil, geleceği için de büyük anlam taşımaktadır. Bu protokol ile teknolojinin gücünü, bilgi birikimimizi ve inovatif çözümlerimizi bir araya getirerek, İstanbul ve İzmir’i geleceğin akıllı şehirleri arasında öne çıkarmak ve Türkiye’miz adına uluslararası düzlemde de çok önemli bir konuma taşımak arzusundayız. İstanbul ve İzmir gibi iki önemli şehrin bu alanda el ele vermesi, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesini ve dijital dönüşüm sürecini de hızlandıracaktır. 93’üncü kez düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı’nda, İstanbul’un onur konuğu şehir olarak yer alması da bu işbirliğine özel bir anlam katıyor. Bizi bu güzel fuarda bizi misafir eden değerli Cemil Tugay’a ve ekibine teşekkür ediyorum. Fuarın teknoloji teması ile örtüşen bu protokol, iki şehir arasındaki bağları güçlendirirken, hem İzmir hem de İstanbul için büyük bir vizyonun kapılarını aralıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye için İzmir ve İstanbul el ele Kurulan İzmir-İstanbul birlikteliğinde şirketler arasında ortak etkinlikler, çalışmalar, araştırmalar, projeler gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. Her türlü bilimsel, teknolojik, sosyal ve kültürel iş birliğinin geliştirilmesi, çalışmaların somut ve sürdürülebilir bir temel oturtulması hedefleniyor. Karşılıklı know-how (teknik bilgi birikimi) aktarımıyla tarafların elindeki mevcut teknoloji ürünleri de yaygınlaştırılacak. İstanbul ve İzmir gibi iki önemli şehrin bu alanda el ele vermesi, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesini ve dijital dönüşüm sürecini hızlandıracak. Bilim ve teknoloji alanında atılacak her adım, Türkiye’nin dünya sahnesinde daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sağlayacak. Akıllı şehir teknolojilerinden, dijital altyapılara kadar geniş bir yelpazede sürdürülebilir ve yenilikçi projeler geliştirilmesinin hedeflendiği iş birliği protokolü halkın hayatına dokunacak çözümler sunacak. Sadece teknoloji alanında değil, şehirlerin her alanda daha iyi bir geleceğe ulaşması için yeni yollar açacak.
Savunma Sanayii Başkanı Görgün, GÖKBEY helikopteri ile tarihi bir uçuş gerçekleştirdi
31 Ağustos 2024 Cumartesi - 10:25 Savunma Sanayii Başkanı Görgün, GÖKBEY helikopteri ile tarihi bir uçuş gerçekleştirdi Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakçı ile birlikte, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen “GÖKBEY Zafer Uçuşu” programına katıldı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen “GÖKBEY Zafer Uçuşu” programına Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakçı ile birlikte katılım sağlayarak, T625 GÖKBEY Helikopteri ile tarihi bir uçuş gerçekleştirdi. Söz konusu uçuş, Türkiye’nin havadaki gücünü bir kez daha perçinledi. GÖKBEY Helikopteri telsizinden seslenen Başkan Görgün şunları kaydetti: “Kıymetli Çalışma Arkadaşlarım; Bugün, 30 Ağustos Zafer Bayramını coşku içinde kutluyoruz. Bu özel günde GÖKBEY Helikopterimizin gösteri uçuşuna tanıklık etmekten büyük bir gurur duyuyorum. Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonuyla, Türk mühendisliğinin ve savunma sanayiinin ulaştığı seviyeyi gözler önüne seriyoruz. Büyük Türk mühendisliği savunma sanayiimizin gelişiminde kritik bir rol oynayarak, ülkemizin teknolojik yetkinliğini dünyaya tanıtıyor. Savunma sanayiinde elde ettiğimiz başarılar, ülkemizi daha da yükseklere taşımamıza yardımcı oluyor. Bu başarılarda siz değerli meslektaşlarımızın katkısı büyüktür ve hep birlikte ülkemizi daha da güçlendirmeye devam edeceğiz. Herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, milletimizin ve onun sarsılmaz ruhunun daima var olmasını diliyorum. TUSAŞ tarafından tasarlanıp, üretilen T625 GÖKBEY Genel Maksat Helikopterinin test ve sertifikasyon faaliyetleri başarılı bir şekilde devam etmektedir. Yerli ve yabancı ihtiyaç sahibi kullanıcılar için millî imkânlar ile geliştirilen GÖKBEY helikopteri görevlerini en zorlu iklim ve coğrafyalarda dahi, yüksek irtifa ve yüksek sıcaklıkta, gece ve gündüz şartlarında TEI tarafından geliştirilen millî TS1400 Turboşaft Motoru ile etkin bir şekilde icra edebilecek”