TEKNOLOJİ
Teknolojiyle görünmeyeni görünür kılan müze: Umay Müze 29 Mart 2026 Pazar - 16:30:54 Dünya genelinde sanal müzecilik, müze ve ören yerlerinin üç boyutlu, gerçekçi modellerle internet üzerinden gezilebilmesini sağlayarak kültürel mirası dijital ortamda da erişilebilir kılıyor. Kültürel miras ile teknolojiyi buluşturan yenilikçi bir girişim olan Umay Müze, akademik bilgi ile toplumsal etkileşim arasında güçlü bir köprü kuruyor. Kültürel değerlerin farkındalığını artırmayı ve bu değerlerle birlikte yaşama kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan Umay Müze, aynı zamanda bir Teknopark firması olarak faaliyet gösteriyor. Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) bünyesinde, Yunus Emre Kampüsü içerisinde yer alan girişim; Ar-Ge çalışmaları yürüten, müzeler için özgün içerikler geliştiren, yeni müzecilik teknolojilerini araştırıp uygulayan ve çağdaş müze tasarımları gerçekleştiren dinamik bir yapıyla çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında girişimci akademisyen, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Coşkun, Umay Müze’nin geçmişten bugüne dönüşümünü ve gelecek vizyonunu anlattı. Umay Müze, 10 yıldır müzeler üretiyor Umay Müze, 2015 yılının mayıs ayında kuruluyor. Kurulduğu günden bu yana sanal gerçeklik ve dijital müzecilik alanında önemli projelere imza atılıyor. İlk sanal gerçeklik çalışması Bursa’daki Muradiye Medresesi ile hayata geçiyor. Ardından Amorium ve Kyzikos antik kentleri sanal gerçeklikle gezilebilir hâle getiriliyor. 2016-2018 yılları arasında, sanal müzeciliğin henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde gerçekleştirilen bu projeler, alanın öncül çalışmaları arasında yer alıyor. Daha yakın dönemde ise Eskişehir’deki Karacahisar Kalesi sanal gerçeklik teknolojisiyle dijital ortama taşınıyor. Bunun yanında Türkiye’ye beş ila altı müze kazandırılıyor. Sarıkamış Harekâtı ve Panorama Müzesi de teknopark çatısı altında tamamlanan projeler arasında yer alıyor. Bugün gelinen noktada Umay Müze, on yılı aşkın süredir müze tasarımı ve müzecilik faaliyetlerini kesintisiz biçimde sürdürüyor. Yüzü aşkın çalışma, onlarca müze Son on yıl içinde ATAP kapsamında yedi ana proje yürütülüyor. Bu projelerin her biri, yüzün üzerinde somut çalışmaya dönüşüyor. Projede tasarımı, uygulaması ve tüm süreçleri Umay Müze tarafından gerçekleştirilen müzeler bulunuyor. Müze içi mekân tasarımlarından uygulama süreçlerine, yapay zekâ entegrasyonlarından dijital deneyim alanlarına kadar müzeciliğin pek çok boyutunda çalışmalar yürütülüyor. Umay Müze bugüne kadar 30’dan fazla nitelikli insan kaynağı yetiştiriyor Umay Müze, bir Ar-Ge firması olmasının yanı sıra güçlü bir eğitim ve üretim alanı olarak da öne çıkıyor. Öğrenciler, yürütülen projelere doğrudan dâhil edilerek uygulamalı deneyim kazanıyor. Bu süreçte yetişen gençler, zamanla ekip üyesi oluyor; bir-iki yıl deneyim kazandıktan sonra ulusal ve uluslararası projelerde yer alıyor. Bugüne kadar 30’dan fazla nitelikli insan kaynağı yetiştiriliyor ve bu isimler bugün sanat, animasyon ve müze içerik üretimi alanlarında önemli katkılar sunuyor. Umay Müze; görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılıyor NFT, Metaverse ve Blockchain gibi alanlar, müzeciliğin anlatım dilini dönüştürüyor. Umay Müze, sanat ve teknolojinin kesiştiği bu yeni alanlarda da aktif rol alıyor. Blockchain tabanlı projeler, NFT çalışmaları ve dijital oyun deneyimleriyle yeni ikonografiler üretiliyor. Clash Up adlı blockchain oyun projesi de bu yaklaşımın bir örneğini oluşturuyor. Umay Müze, müzeciliği yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlamadan; oyun, dijital içerik ve yeni medya teknolojileriyle genişleyen bir sanatsal paradigma içinde ele alıyor. Sanal müzecilikte en büyük ihtiyaç: İçerik üreten gençler Dijitalleşme, müzelerin görünürlüğünü ve etkileşimini artırıyor. Sanal müzeler, fiziksel müzelerin alternatifi olmaktan çok, onları tamamlayan yeni bir deneyim alanı sunuyor. Gelecekte VR ve AR teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla sanal müzeciliğin daha da görünür hâle gelmesi bekleniyor. Bu noktada en önemli ihtiyaç, bu teknolojiler için nitelikli içerik üretebilecek insan kaynağını yetiştirmek olarak öne çıkıyor. Umay Müze, kültürel mirası yalnızca korumakla yetinmeyip onu çağın teknolojileriyle yeniden anlatmayı hedefliyor. Sanat, teknoloji ve eğitimi aynı potada buluşturan bu yaklaşım; görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılan yeni nesil müzeciliğin Türkiye’deki güçlü örneklerinden biri olarak yolculuğunu sürdürüyor. Umay Müze internet sitelerine https://vrkronos.com/ https://umaymdt.com/ adreslerinden erişim sağlanabiliyor.
29 Mart 2026 Pazar - 12:48 Uydu destekli sistemler tehlike sinyallerini dakikalar içinde tespit ediyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı boyunca 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca AAKKM koordinasyonunda 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda toplam 7 bin 861 kişi sağ, 101 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı. Bakan Uraloğlu, AAKKM’nin modern teknik altyapısı ve uzman personeliyle Türkiye’nin arama kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen deniz ve hava kazalarına yönelik faaliyetleri koordine ettiğini belirterek, "Merkezimiz aynı zamanda dünyanın herhangi bir yerinde tehlike altında bulunan Türk bayraklı veya Türk vatandaşlarını taşıyan deniz ve hava araçlarına ilişkin durumlarda da ilgili ülkelerin arama kurtarma birimleriyle gerekli koordinasyonu sağlıyor; hafta sonu ve resmî tatiller dahil olmak üzere 7 gün 24 saat esasıyla görev yapıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin uydu destekli arama kurtarma sistemleriyle operasyonlara çok daha hızlı müdahale edebildiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Uluslararası Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi COSPAS-SARSAT, tehlike sinyali gönderen gemi, uçak ve kişilerin kimlik ve konum bilgilerini süratle tespit ediyor. Uydu destekli sistemimiz sayesinde müdahale ekipleri hızla harekete geçebiliyor. Bu sistem sayesinde acil durum sinyallerini dakikalar içinde doğrulayabiliyor, yüksek hassasiyetle tespit edilen konum verileri sayesinde arama kurtarma ekiplerini kısa sürede olay yerine yönlendirebiliyoruz." Türkiye’nin Görev Kontrol Merkezi (MCC) bulunan 36 ülke arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, "Kendi sorumluluk sahamıza ilaveten İran, Irak, Afganistan, Gürcistan ve Ukrayna’ya da Türk MCC üzerinden ücretsiz hizmet sunuyoruz. Yeni ülkelerin hizmet kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Doğu Akdeniz’de etkin müdahale kapasitesi Bakan Uraloğlu, Deniz ve Hava Araçları Kazalarında Arama ve Kurtarma Yönetmeliği kapsamında Türk Arama Kurtarma Sahası’nın Doğu Akdeniz’de genişletildiğini belirterek bölgede müdahale kapasitesinin güçlendirildiğini söyledi. Arama kurtarma portalı geliştiriliyor Arama kurtarma faaliyetlerinde teknolojinin etkin şekilde kullanıldığını ifade eden Uraloğlu, tüm arama kurtarma unsurlarının canlı olarak takip edilebildiği, meteorolojik verilerin işlendiği ve yapay zekâ destekli karar süreçlerinin yer aldığı Arama Kurtarma Portal Projesi üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Uraloğlu, Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin güçlü teknik altyapısı ve uluslararası koordinasyon kapasitesiyle arama kurtarma faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünü belirterek insan hayatını önceleyen çalışmaların devam edeceğini ifade etti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 23:32 Kayseri’de gençleri uzayla buluşturan TUA Astro Hackathon Yarışması başladı Türkiye Uzay Ajansı (TUA) tarafından bilim ve teknoloji meraklısı gençlerin uzay alanında farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen TUA Astro Hackathon Yarışması, Kayseri’de başladı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi Bilişim Akademisi’nde düzenlenen yarışma 2 gün sürecek. Çeşitli il ve ilçelerden gelen farklı yaş gruplarındaki katılımcılar, hackathon kapsamında oyun, turnuva, eğitim ve atölye çalışmalarına katılacak. Türkiye’de 37 ilde eş zamanlı olarak başlayan yarışmanın Kayseri ayağında 110 katılımcı, 21 takımla yer alıyor. Yarışma hakkında bilgiler veren TUA Astro Hackathon Yarışması’nın Kayseri yerel lideri Muratcan Bolat, "Türkiye’de bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz ve ileriki yıllarda gelenekselleştirmeye çalışacağımız TUA Astro Hackathon’un ilk ayağını Kayseri Bilişim Akademisi’nde gerçekleştiriyoruz. Bu bizim kartvizitimiz olacak ve ileriki yıllarda hem yerel hem ulusal hem de küresel çapta bir etkiye sahip olacak. Uzayın sivilleştirilmesi ve herkese yayılması gibi konularda örnek olacak bir etkinlik. Kayseri’de bu etkinliği düzenlemekten dolayı çok mutluyuz. Yarışmacılar yarın sunumlarını yapacaklar ve ödüllerini alacaklar. Ankara’daki büyük finalde de kendilerinden güzel başarılar bekliyoruz. Umuyoruz ki Kayseri’de büyük bir ekosistemi kuracağız. Bunun tohumlarını atmaya başladık, önümüzdeki yıllarda da meyvesini alacağız" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Bilişim Akademisi Müdürü Dr. Mahir Demir, "Sabah 8’den bu yana Millet Bahçesi Bilişim Akademisi’ndeyiz. Yarın geceye kadar kesintisiz ve uyumadan tam gaz bir şekilde TUA Astro Hackathon Yarışması’ndayız. Yarışma farklı illerde eş zamanlı olarak yapılmaktadır. Her ilden derece alan arkadaşlar, mayıs ayında büyük finalde kozlarını paylaşacaklar. Sonunda da büyük ödüle layık görülecekler" ifadelerini kullandı. Erciyes Üniversitesi Uzay Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Nur Nisa Bayındırcı, "Arkadaşlarımızla 48 saat boyunca birlikte olacağız. Sınava girene kadar uzay mühendisliği konusunda bir bilgim yoktu. Başta çok cazip gelmişti ve hala ilgim, merakım devam ediyor. Biraz araştırınca ilginizin olduğunu anlarsınız. Rokete, uçağa ve gökyüzüne merakınız varsa tabii ki bu mesleği tercih edebilirsiniz" şeklinde konuştu. Takımlar yarın saat 14.00’de başlayacak sunumlarını kentteki yerel jüriye sunacak. Kayseri’den dereceye giren takımlar, mayıs ayının sonunda Türkiye büyük finalinde boy gösterecek.
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:57 Oyun Dünyasının mutfağından akademik bakış: Noyan Culum gençlerle buluştu Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "C++ ile Oyun Programlama Atölyesi", İletişim Bilimleri Fakültesi Lab 209’da gerçekleştirildi. Gamelab İstanbul kurucusu Noyan Culum’un konuşmacı olarak yer aldığı atölyede, öğrencilere oyun programlama üzerine kıymetli bilgiler paylaşıldı. "Yazılım ve bilgisayarlar oyun yazmak için ortaya çıktı" Gamelab İstanbul kurucusu Noyan Culum eğitimin başlangıcında yazılım endüstrisinin oyun yazmak amacıyla kurulduğunu ve 80’li yılların teknolojik motivasyonunun merkezinde oyunların yer aldığını belirtti. Culum konuşmasının devamında da şunları söyledi: "Yazılım endüstrisi, oyun yazmak için kurulmuş bir endüstridir. Yazılım ve bilgisayarlar oyun yazmak için ortaya çıktı. PC’lerin icadıyla birlikte yazılım endüstrisi uygulama geliştirmeye yöneldi. Bu doğrultuda yazılım endüstrisini kuranlar oyun programcılarıdır." "Yazılım endüstrisinin resmî dili C++’tır" Noyan Culum, "Dünyadaki tüm yazılım firmaları C++ dilini kullanır. Unity veya LibGDX gibi motorları tercih edenler dahi dolaylı olarak bu dilden faydalanıyor. Çünkü C++, kodun doğrudan makine diline çevrilmesine olanak tanıyan derlenen bir dildir." ifadelerini kullandı. Culum ayrıca, C++ ile geliştirdikleri Glist Engine oyun motorunun tamamen öğrenci ve stajyerlerin katkılarıyla şekillenen, sürdürülebilir bir "zincirleme" eğitim modeline sahip olduğunu vurguladı. Program, katılımcılar eşliğinde yürütülen kodlama pratiğiyle sona erdi.
Dicle Elektrik’ten yeni nesil hibrit soğutmalı trafo
09 Temmuz 2024 Salı - 10:05 Dicle Elektrik’ten yeni nesil hibrit soğutmalı trafo Dicle Elektrik, Türkiye’de bir ilke daha imza atarak kendi Ar-Ge Merkezi’nde yeni nesil “Hibrit soğutmalı trafo” üretimi gerçekleştirdi. EPDK tarafından onaylanan proje kapsamında peltier soğutma sistemi tasarladığını belirten Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, “Söz konusu sistem, enerjisini trafo binasına yerleştirilecek güneş panelinden karşıladığından, trafo soğutma süresince ekstra bir şebeke teknik kaybına neden olmayacak. Ayrıca bu sayede, yenilenebilir enerji kullanarak çevre dostu ve sürdürülebilir bir hizmet vermiş olacağız” dedi. Dicle Elektrik, özelleşmenin ardından gündeme getirdiği “Ar-Ge şirketi olma” hedefini sürdürüyor. Bu güne kadar dağıtım sektörüne oldukça önemli projeler kazandıran ve sektöründe ilk olma özelliğini taşıyan Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi, son olarak hibrit soğutma teknolojisi ile oluşan ısıyı hızlıca tahliye edebilen “Hibrit Soğutmalı Trafo Projesini” hayata geçirdi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından onaylanan projenin pilot bölge saha uygulaması, Mardin’in Midyat ilçesinde gerçekleştirildi. Pilot uygulama Midyat Hizmet bölgesindeki 6 ilde sürdürülebilirlik ve çevre odaklı projeleri hayata geçirme hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, 18 aylık yoğun bir çalışma temposuyla, Türkiye’de bir ilke daha imza attı. Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezinde üretilen hibrit soğutma sistemine sahip 630 KVA gücündeki ilk trafo, pilot uyulama kapsamında Midyat’ın Bahçelievler Mahallesi’nde sorunsuz bir biçimde kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk olma özelliğine sahip olan ve enerjisini güneşten alan Hibrit Soğutmalı Trafo Projesi hakkında bilgi veren Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, bir Ar-Ge projesi olarak üretilen yeni nesil trafo projesi ile mevcut trafolardaki hava, su veya yağ soğutmalı sistemlerin aksine, güç trafolarında kullanılan yeni nesil bir hibrit soğutma sistemi geliştirdiklerini söyledi. “Proje kapsamında, transformatör sargılarının dış kısmında yer alan izolasyon yağı emdirilmiş kraft kağıdın dış çevresine ve trafo kazanının iç kısmına, ısıl iletkenlik katsayısı yüksek özel grafen alaşımlı kaplama uygulayarak yeni bir transformatör tasarımı ve soğutma teknolojisi geliştirdik” diyen Arvas, “Ayrıca, yoğun ısı yüklenmesiyle karşılaşan transformatör kazanının hızla soğutulması için hibrit soğutma unsurlarımızdan olan peltier soğutma sistemi tasarladık. Bu peltier soğutma sistemi, enerjisini trafo binasına yerleştirilecek olan güneş panelinden karşıladığından, trafo soğutma süresince ekstra bir şebeke teknik kaybına neden olmayacak. Ayrıca bu sayede, yenilenebilir enerji kullanarak, çevre dostu bir hizmet vermiş olacağız” dedi. Arıza kaynaklı elektrik kesintileri azalacak Projenin trafo patlamalarına yönelik olumlu etkilerine de değinen Genel Müdür Arvas, “Hibrit Soğutmalı Trafo projesinin hayata geçmesi ile birlikte özellikle kırsalda ve tarımsal sulamada kayıt dışı tüketimin de etkisi ile ortaya çıkan aşırı yükten dolayı ısınan trafolar, artık eskisi kadar yanmayacak. Dicle Elektrik’in dağıtım bölgesinde sadece 2023 yılında 563, 2024 yılının ilk 6 ayında ise 234 trafo aşırı yüklenmeden kaynaklı ısınma yüzünden patladı veya yandı. Bu sayede trafo patlamaları ve yanmaları daha az yaşanacağından arıza kaynaklı elektrik kesintileri de azalacak” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapıp uzaya gönderebilen 11 ülke arasındaki yerini alacaktır"
09 Temmuz 2024 Salı - 02:23 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapıp uzaya gönderebilen 11 ülke arasındaki yerini alacaktır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "TÜRKSAT 6A ile Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapıp uzaya gönderebilen 11 ülke arasındaki yerini alacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TÜRKSAT 6A uydusunun fırlatılma hazırlıkları kapsamında Türksat Gölbaşı Kampüsü’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yılmaz, “Teknolojide Tam Bağımsız Türkiye” hedefleri yönünde, tarihi bir güne daha şahitlik ettiklerini belirterek, "Türk mühendisleri tarafında yerli ve milli imkanlar ile üretilen TÜRKSAT 6A uydumuz, az sonra yörüngesine doğru yola çıkacak. Ülkemizin ilk yerli uydusunun üretim ve test aşamalarında emeği olan ASELSAN’dan TUSAŞ’a, TÜBİTAK’tan TÜRKSAT’a tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Uydu teknolojilerinin günümüzde stratejik öneme sahip alanlardan biri haline geldiğine dikkati çeken Yılmaz, "Haberleşme, savunma, hava durumu tahminleri, afet yönetimi gibi pek çok alanda kullanılan bu teknolojiler, ülkelerin güvenliği ve kalkınması açısından da hayati rol oynuyor. Dünya genelindeki televizyon yayınları, internet erişimi ve telefon görüşmeleri, büyük ölçüde uydular aracılığıyla sağlanıyor. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme uyduları, dünya üzerindeki her noktayı izleyebilme kapasitesine sahiptir. Bu özellik, askeri harekatların planlanması, sınır güvenliği ve terörle mücadele gibi alanlarda büyük bir avantaj oluşturur. Bununla birlikte afet yönetimi açısından afet bölgelerinde karasal iletişim altyapısının zarar görmesi durumunda bile iletişimin kesintisiz devam etmesini sağlar. Bu durum, arama kurtarma operasyonlarının koordinasyonu ve yardım faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi açısından kritiktir. Böyle stratejik bir alanda yerli milli teknolojilerle bağımsız olmayı son derece önemli görüyoruz." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde savunma sanayinde sağladıkları başarıların uzay çalışmalarından haberleşme teknolojilerine kadar pek çok alana sirayet ettiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: "TÜRKSAT 6A projesi de bu vizyonun önemli bir parçasıdır. Türkiye’nin uzay araştırmaları, uydu teknolojileri ve uzay sanayisi konusundaki hedeflerini belirleyen kapsamlı yol haritamız, ’Milli Uzay Programımız’ı adım adım hayata geçiriyoruz. Programın ana hedefleri arasında, yerli ve milli uyduların geliştirilmesi, Ay misyonu, uzay ekosisteminin oluşturulması ve uzay teknolojilerinde insan kaynağının yetiştirilmesi gibi önemli projeler yer alıyor. Bildiğiniz gibi ilk insanlı uzay misyonu ile uzay hedeflerimizde boyut atladık. Uluslararası uzay ajansları ve kuruluşları ile ortak projeler ve araştırmalar yaparak, bilgi ve teknoloji transferini sağlıyor bir taraftan da insan kaynağımızı bu alanda geliştiriyoruz. TEKNOFEST gibi etkinlikler, insanımızın uzay teknolojilerine olan ilgisini artırmakta ve onları bu alanda kariyer yapmaya teşvik etmektedir. Önümüzdeki dönemde ülkemizin ve vatandaşlarımızın başarılarının gök vatandan daha çok yankılanacağına inanıyorum." "5 milyar nüfusa haberleşme servislerine erişim sunulacaktır" TÜRKSAT 3A, 4A, 4B, TÜRKSAT 5A ve 5B haberleşme uyduları ile uydu hizmetlerini sürdürdüklerini hatırlatan Yılmaz, "Tüm bu uydu projelerimizde, teknoloji transfer programı kapsamında kendi mühendislerimizin bulunmasına hassasiyet göstermiştik. En son TÜRKSAT 5B ile uydu filomuzu güçlendirmiş, uydu veri iletişim kapasitemizi artırmıştık. Bir taraftan da frekans ve yörünge haklarımızı sağlamlaştırmak için yerli ve milli uydu projemiz TÜRKSAT 6A’nın üretimine başlamıştık" dedi. Yılmaz, TÜRKSAT 6A’nın Milli Teknoloji Hamlesi’nin, Türk mühendislerinin ve savunma sanayinin edindiği know-how’ın bir ürünü olduğunu belirterek, "Bugüne kadar ülkemizin ürettiği en yüksek değere sahip teknoloji projesidir. Uzayda ulaştığımız en uzak nokta olan 35 bin 786 kilometrede faaliyet gösterecek, çıtayı gök vatanda yükseklere taşıyacaktır. Haberleşme uydularımızın hizmet verdiği alan Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya’yı kapsayacak şekilde genişleyecek ve 5 milyar nüfusa haberleşme servislerine erişim sunulacaktır" diye konuştu. Hizmet ömrünün yaklaşık 15 yıl olan uydunun, 16 yıldan uzun yakıt ömrüne sahip olduğunu aktaran Yılmaz, "TÜRKSAT 6A ile Türkiye, kendi haberleşme uydusunu yapıp uzaya gönderebilen 11 ülke arasındaki yerini alacaktır. Üretimde geldiğimiz bu seviye, uydu ve uydu kapsamında geliştirilen birçok ekipman ve alt sistemin ihracatını da mümkün kılacaktır. Dost ve kardeş ülkelere uydu teknoloji transferi yapabilecek şekilde bilgi birikimi de oluşturulmuştur" ifadelerini kullandı. Yılmaz, teknolojik dönüşümleri Türkiye’ye kazandırmaya devam edeceklerini söyleyerek, şunları kaydetti: "TÜRKSAT 6A için uzay alanında çalışan birçok kurum bir araya geldi ve yerli firmalar da projede sorumluluklar üstlendi. Tam bir takım çalışması ürünü olan TÜRKSAT 6A’da katkısı olan tüm kurumlarımıza ve tüm proje ekibine şükranlarımı sunuyorum. Her birini yürekten tebrik ediyorum. Kendi imkanlarımızla ürettiğimiz TÜRKSAT 6A’nın başarıyla yörüngesine ulaşmasını diliyor, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk"
09 Temmuz 2024 Salı - 02:10 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk. Artık Türkiye uydu teknolojilerinde A takımında ilk 11’dedir" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜRKSAT 6A uydusunun fırlatılma hazırlıkları kapsamında Türksat Gölbaşı Kampüsü’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kacır, Türkiye sathındaki 102 teknoparkta 10 bin 600’den fazla girişimin teknoloji geliştirme yolculuğunu sürdürdüğünü ifade etti. Bin 600’den fazla arge ve tasarım merkezindeki firmaların inovasyon odaklı projeleri hayata geçirdiğini söyleyen Kacır, "Yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasında yeni başarı hikayeleri yazıyoruz. Teknolojide paradigma değişimlerine doğru zamanda odaklanarak yüksek teknoloji ve katma değer üreten öncü Türkiye’yi hep birlikte inşa ediyoruz. Bu anlayışın işaret fişeğini savunma sanayinde yaktık. Gerçekleştirdiğimiz ürün, sistem ve alt sistem bazlı yerlileşme çalışmalarıyla sektörde yüzde 20 olan yerlilik oranını yüzde 80’lerin üzerine çıkardık" diye konuştu. Kacır, Türkiye’nin milli ve özgün savunma sanayi ürünlerinin dünyada savaş paradigmasını ve jeopolitik dengeleri değiştirici unsurları olduğunu dikkati çekerek, "Benzer bir fırsat penceresini şimdi uzay teknolojilerinde görüyoruz. Fırlatma maliyetlerinde son 20 yılda yaşanan hızlı düşüş uzay sektörünün ilerlemesine kapı araladı. Uzayın tarımdan sağlığa, haberleşmeden bilgi teknolojilerine, farklı alanlarda yeni buluşların ve teknolojilerin öncüsü olmasını daha da hızlandırdı. Teknoloji geliştirmede ve yüksek teknoloji üretiminde küresel ölçekte iddia sahibi bir ülke olarak ülkemizin uzayın sunduğu fırsat yararlanmasını ve hak ve menfaatlerimizi korumayı bir tercihten öte zorunluluk addediyoruz. Bu anlayışla uzay bilimi ve teknolojilerinde insan kaynağı, tasarım ve mühendislik kabiliyetleri açısından ülkemizi adım adım ileriye taşıyoruz" ifadelerini kullandı. "23 farklı çeşitte toplam 84 ekipmanı yerli olarak üreterek yüzde 80’in üzerinde bir yerlilik oranını yakaladık" Uzay alanındaki yetkinliklerin büyük ölçekte toplandığı uydu teknolojilerinde gerçekleştirdikleri yatırımlarla Türkiye’yi kendi uydularını geliştirebilen, üretebilen ve test edebilen bir seviyeye ulaştırdıklarını kaydeden Kacır, sözlerine şöyle devam etti: "Geçtiğimiz yıl uzaya fırlattığımız metre altı çözünürlüklü milli gözlem uydumuz İMECE ile artık dünyanın her yerinden hiçbir kısıt olmadan görüntü alabiliyoruz. Haberleşme uydularımızın kapsama alanını yaklaşık 5 milyar nüfusun yaşadığı coğrafyaya eriştirecek TÜRKSAT 6A projesiyle de haberleşme uydularının üretimi ve geliştirilmesinde elde ettiğimiz kazanımlardan bugüne kadar yurt dışından temin ettiğimiz ve görüntüleme uydularına nazaran daha sofistike teknolojileri bünyesinde barındıran haberleşme uydularının üretiminde en ileri düzeyde yararlandık." Kacır, tüm aşamalarını yerli olarak gerçekleştirdikleri proje sürecinde 23 farklı çeşitte 85 ekipmanı yerli olarak ürettiklerini hatırlatarak, "Yüzde 80’in üzerinde bir yerlilik oranını yakaladık. Sistem entegrasyonu sonrasında gerçekleştirilen 396 çevresel ve fonksiyonel testle uydumuzun uzay şartlarını ve fırlatma koşullarına uygunluğunu doğruladık. Tüm bu kabiliyetlere sahip kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk. Artık Türkiye uydu teknolojilerinde A takımında ilk 11’dedir" dedi. 4 Haziran’da uydunun fırlatma alanına nakliyesini gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kacır, "O günden bu yana arkadaşlarımız fırlatma öncesi kontrol testlerini yakıp dolum faaliyetlerini ve fırlatma aracıyla entegrasyon çalışmalarını tamamladılar. TÜBİTAK Uzay, TUSAŞ, ASELSAN ve TÜRKSAT ekiplerinin başarılı ortak çalışmasıyla bugünlere gelen projede kritik bir eşiğe birazdan hep birlikte şahitlik edeceğiz. Bu fırlatma bir ilki daha gerçekleştireceğiz. Uydumuzun yörünge yerleşme operasyonu ilk kez bizim mühendislerimiz tarafından yürütülecek. Bu, bize daha iddialı projeler için önemli bir tecrübe kazandıracak. TÜRKSAT 6A’nın fırlatma sonrasında görev yapacağı, dünyadan 35 bin 786 kilometre uzaklıktaki yer sabit yörüngeye salimen varmasını temenni ediyorum" diye konuştu. "Küresel rekabet gücüne sahip milli uydu markamızı oluşturacağız" Kacır, Türkiye’nin uzay alanında çalışma yürüten farklı kurum ve firmaların bünyesindeki kabiliyetlerini bir araya getirdiklerini ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu tarihi misyonun ardından milli uzay programımız doğrultusunda uydu geliştirme alanında kamuda bulunan kapasiteyi tek çatı altında toplayarak küresel rekabet gücüne sahip milli uydu markamızı oluşturacağız. Bugüne kadar uydu geliştirme ve üretimi sürecinde elde ettiğimiz teknolojik yetkinliklerin ekonomik değere dönüşmesini hızlandıracağız. Arge üretim kabiliyetlerimizden yeni uydu projelerimizde ve Ay programımızda en üst düzeyde istifade edeceğiz. Ülkemizin uzaydaki vizyonu ve iddiasını ortaya koyan Milli Uzay Programımız doğrultusunda güçlü ve bağımsız bir Türkiye’nin yerini uzayda da tahkim edeceğiz." Türk astronot ve bilim misyonu kapsamında ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın uzay istasyonunda 13 bilimsel deneyi gerçekleştirdiğini hatırlatan Kacır, diğer Türk astronot Tuna Cihangir Atasever’in de geçen ay 7 bilimsel deneyimi icra ettiği bir yörünge altı araştırma uçuşunu tamamladığını vurguladı. Kacır, Ankara’da kurulacak uzay teknoloji geliştirme bölgesiyle, teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın yıldızı haline gelmiş ülkemizden uzay alanında yeni teknoloji girişimlerinin çıkmasını tetikleyeceklerini belirterek, "Ay programımız çerçevesinde kendi mühendislerimiz ve bilim insanlarımız tarafından tasarlanan ve üretilen milli imkanlarla geliştirilmiş etki sistemine sahip bir uzay aracıyla Ay’a erişeceğiz. Uluslararası iş birlikleriyle kuracağımız uzay limanıyla ülkemizin uzaya bağımsız erişimini temin edeceğiz. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali Teknofest’te düzenlediğimiz gökyüzü şenlikleriyle, eğitim ve girişimci destek programlarıyla, uzay bilimi ve teknolojilerinde Türkiye’nin en kıymetli hazinesi insan kaynağımıza yatırım yapmayı hız kesmeden sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı’nda küresel uzay ekonomisinden pay alan, uzayın sunduğu fırsatlardan en üst düzeyde yararlanan uzay bilimi ve teknolojilerinde varlığını güçlü şekilde ispat eden bir Türkiye’yi hep birlikte yükselteceğiz" ifadelerini kullandı.
Keçiören Belediyesi, bilim ve teknoloji yolunda gençlere destek veriyor
08 Temmuz 2024 Pazartesi - 12:09 Keçiören Belediyesi, bilim ve teknoloji yolunda gençlere destek veriyor Ankara’nın Keçiören Belediyesi, Adana’da düzenlenecek TEKNOFEST’te yarışacak Gazi Üniversitesi öğrencilerinden oluşan dört takıma ekipman desteği verdi. Keçiören Belediyesi, üniversitelerin bilimsel ve teknolojik AR-GE çalışmalarını desteklemek için kolları sıvadı. 2-6 Ekim 2024 tarihlerinde Adana’da düzenlenecek TEKNOFEST’te yarışacak Gazi Üniversitesi öğrencilerinden oluşan dört takıma ekipman desteği verildi. Geçtiğimiz aylarda TEKNOFEST’te yarışacak 7 ayrı takıma da ekipman desteği veren Keçiören Belediyesi, son 4 takımla birlikte toplam 11 takıma bilim ve teknoloji yolculuğunda yaklaşık 500 liralık katkı sunmuş oldu. Keçiören Belediyesi Prof Dr. Tunçalp Özgen Teknoloji Merkezi’nde (TEKNOMER) ekipmanların teslimini yapan Belediye Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç, “Atatürk’ün söz ettiği gençlik işte sizlersiniz. Bu yoldan hiç ayrılmayın. Bilimin olduğu yerde kötülükler olmaz, bu yolda devam edin” dedi. Üstün projelerle yarışacak takımlardan Teknomer GökMuhafız HSS Takımı’na hava savunması, Sat-X Model Takımı’na TÜRKSAT model uydu, TepeGöz Takımı’na ulaşımda yapay zekâ ve ESEN Takımı’na sağlıkta yapay zeka ve meme kanseri tedavisi alanında yapacakları çalışmalar için gerekli malzemeler teslim edildi. Yaklaşık 250 bin TL değerindeki ekipmanları teslim alan dört takım ve takım sorumlusu Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Sayan desteklerinden dolayı Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür etti.