TEKNOLOJİ
Teknolojiyle görünmeyeni görünür kılan müze: Umay Müze 29 Mart 2026 Pazar - 16:30:54 Dünya genelinde sanal müzecilik, müze ve ören yerlerinin üç boyutlu, gerçekçi modellerle internet üzerinden gezilebilmesini sağlayarak kültürel mirası dijital ortamda da erişilebilir kılıyor. Kültürel miras ile teknolojiyi buluşturan yenilikçi bir girişim olan Umay Müze, akademik bilgi ile toplumsal etkileşim arasında güçlü bir köprü kuruyor. Kültürel değerlerin farkındalığını artırmayı ve bu değerlerle birlikte yaşama kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan Umay Müze, aynı zamanda bir Teknopark firması olarak faaliyet gösteriyor. Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) bünyesinde, Yunus Emre Kampüsü içerisinde yer alan girişim; Ar-Ge çalışmaları yürüten, müzeler için özgün içerikler geliştiren, yeni müzecilik teknolojilerini araştırıp uygulayan ve çağdaş müze tasarımları gerçekleştiren dinamik bir yapıyla çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında girişimci akademisyen, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Coşkun, Umay Müze’nin geçmişten bugüne dönüşümünü ve gelecek vizyonunu anlattı. Umay Müze, 10 yıldır müzeler üretiyor Umay Müze, 2015 yılının mayıs ayında kuruluyor. Kurulduğu günden bu yana sanal gerçeklik ve dijital müzecilik alanında önemli projelere imza atılıyor. İlk sanal gerçeklik çalışması Bursa’daki Muradiye Medresesi ile hayata geçiyor. Ardından Amorium ve Kyzikos antik kentleri sanal gerçeklikle gezilebilir hâle getiriliyor. 2016-2018 yılları arasında, sanal müzeciliğin henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde gerçekleştirilen bu projeler, alanın öncül çalışmaları arasında yer alıyor. Daha yakın dönemde ise Eskişehir’deki Karacahisar Kalesi sanal gerçeklik teknolojisiyle dijital ortama taşınıyor. Bunun yanında Türkiye’ye beş ila altı müze kazandırılıyor. Sarıkamış Harekâtı ve Panorama Müzesi de teknopark çatısı altında tamamlanan projeler arasında yer alıyor. Bugün gelinen noktada Umay Müze, on yılı aşkın süredir müze tasarımı ve müzecilik faaliyetlerini kesintisiz biçimde sürdürüyor. Yüzü aşkın çalışma, onlarca müze Son on yıl içinde ATAP kapsamında yedi ana proje yürütülüyor. Bu projelerin her biri, yüzün üzerinde somut çalışmaya dönüşüyor. Projede tasarımı, uygulaması ve tüm süreçleri Umay Müze tarafından gerçekleştirilen müzeler bulunuyor. Müze içi mekân tasarımlarından uygulama süreçlerine, yapay zekâ entegrasyonlarından dijital deneyim alanlarına kadar müzeciliğin pek çok boyutunda çalışmalar yürütülüyor. Umay Müze bugüne kadar 30’dan fazla nitelikli insan kaynağı yetiştiriyor Umay Müze, bir Ar-Ge firması olmasının yanı sıra güçlü bir eğitim ve üretim alanı olarak da öne çıkıyor. Öğrenciler, yürütülen projelere doğrudan dâhil edilerek uygulamalı deneyim kazanıyor. Bu süreçte yetişen gençler, zamanla ekip üyesi oluyor; bir-iki yıl deneyim kazandıktan sonra ulusal ve uluslararası projelerde yer alıyor. Bugüne kadar 30’dan fazla nitelikli insan kaynağı yetiştiriliyor ve bu isimler bugün sanat, animasyon ve müze içerik üretimi alanlarında önemli katkılar sunuyor. Umay Müze; görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılıyor NFT, Metaverse ve Blockchain gibi alanlar, müzeciliğin anlatım dilini dönüştürüyor. Umay Müze, sanat ve teknolojinin kesiştiği bu yeni alanlarda da aktif rol alıyor. Blockchain tabanlı projeler, NFT çalışmaları ve dijital oyun deneyimleriyle yeni ikonografiler üretiliyor. Clash Up adlı blockchain oyun projesi de bu yaklaşımın bir örneğini oluşturuyor. Umay Müze, müzeciliği yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlamadan; oyun, dijital içerik ve yeni medya teknolojileriyle genişleyen bir sanatsal paradigma içinde ele alıyor. Sanal müzecilikte en büyük ihtiyaç: İçerik üreten gençler Dijitalleşme, müzelerin görünürlüğünü ve etkileşimini artırıyor. Sanal müzeler, fiziksel müzelerin alternatifi olmaktan çok, onları tamamlayan yeni bir deneyim alanı sunuyor. Gelecekte VR ve AR teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla sanal müzeciliğin daha da görünür hâle gelmesi bekleniyor. Bu noktada en önemli ihtiyaç, bu teknolojiler için nitelikli içerik üretebilecek insan kaynağını yetiştirmek olarak öne çıkıyor. Umay Müze, kültürel mirası yalnızca korumakla yetinmeyip onu çağın teknolojileriyle yeniden anlatmayı hedefliyor. Sanat, teknoloji ve eğitimi aynı potada buluşturan bu yaklaşım; görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılan yeni nesil müzeciliğin Türkiye’deki güçlü örneklerinden biri olarak yolculuğunu sürdürüyor. Umay Müze internet sitelerine https://vrkronos.com/ https://umaymdt.com/ adreslerinden erişim sağlanabiliyor.
29 Mart 2026 Pazar - 12:48 Uydu destekli sistemler tehlike sinyallerini dakikalar içinde tespit ediyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı boyunca 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin (AAKKM) 2025 yılı çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca AAKKM koordinasyonunda 634 deniz arama kurtarma operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda toplam 7 bin 861 kişi sağ, 101 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı. Bakan Uraloğlu, AAKKM’nin modern teknik altyapısı ve uzman personeliyle Türkiye’nin arama kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen deniz ve hava kazalarına yönelik faaliyetleri koordine ettiğini belirterek, "Merkezimiz aynı zamanda dünyanın herhangi bir yerinde tehlike altında bulunan Türk bayraklı veya Türk vatandaşlarını taşıyan deniz ve hava araçlarına ilişkin durumlarda da ilgili ülkelerin arama kurtarma birimleriyle gerekli koordinasyonu sağlıyor; hafta sonu ve resmî tatiller dahil olmak üzere 7 gün 24 saat esasıyla görev yapıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin uydu destekli arama kurtarma sistemleriyle operasyonlara çok daha hızlı müdahale edebildiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Uluslararası Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi COSPAS-SARSAT, tehlike sinyali gönderen gemi, uçak ve kişilerin kimlik ve konum bilgilerini süratle tespit ediyor. Uydu destekli sistemimiz sayesinde müdahale ekipleri hızla harekete geçebiliyor. Bu sistem sayesinde acil durum sinyallerini dakikalar içinde doğrulayabiliyor, yüksek hassasiyetle tespit edilen konum verileri sayesinde arama kurtarma ekiplerini kısa sürede olay yerine yönlendirebiliyoruz." Türkiye’nin Görev Kontrol Merkezi (MCC) bulunan 36 ülke arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, "Kendi sorumluluk sahamıza ilaveten İran, Irak, Afganistan, Gürcistan ve Ukrayna’ya da Türk MCC üzerinden ücretsiz hizmet sunuyoruz. Yeni ülkelerin hizmet kapsamına alınmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Doğu Akdeniz’de etkin müdahale kapasitesi Bakan Uraloğlu, Deniz ve Hava Araçları Kazalarında Arama ve Kurtarma Yönetmeliği kapsamında Türk Arama Kurtarma Sahası’nın Doğu Akdeniz’de genişletildiğini belirterek bölgede müdahale kapasitesinin güçlendirildiğini söyledi. Arama kurtarma portalı geliştiriliyor Arama kurtarma faaliyetlerinde teknolojinin etkin şekilde kullanıldığını ifade eden Uraloğlu, tüm arama kurtarma unsurlarının canlı olarak takip edilebildiği, meteorolojik verilerin işlendiği ve yapay zekâ destekli karar süreçlerinin yer aldığı Arama Kurtarma Portal Projesi üzerinde çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Uraloğlu, Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin güçlü teknik altyapısı ve uluslararası koordinasyon kapasitesiyle arama kurtarma faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünü belirterek insan hayatını önceleyen çalışmaların devam edeceğini ifade etti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 23:32 Kayseri’de gençleri uzayla buluşturan TUA Astro Hackathon Yarışması başladı Türkiye Uzay Ajansı (TUA) tarafından bilim ve teknoloji meraklısı gençlerin uzay alanında farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen TUA Astro Hackathon Yarışması, Kayseri’de başladı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi Bilişim Akademisi’nde düzenlenen yarışma 2 gün sürecek. Çeşitli il ve ilçelerden gelen farklı yaş gruplarındaki katılımcılar, hackathon kapsamında oyun, turnuva, eğitim ve atölye çalışmalarına katılacak. Türkiye’de 37 ilde eş zamanlı olarak başlayan yarışmanın Kayseri ayağında 110 katılımcı, 21 takımla yer alıyor. Yarışma hakkında bilgiler veren TUA Astro Hackathon Yarışması’nın Kayseri yerel lideri Muratcan Bolat, "Türkiye’de bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz ve ileriki yıllarda gelenekselleştirmeye çalışacağımız TUA Astro Hackathon’un ilk ayağını Kayseri Bilişim Akademisi’nde gerçekleştiriyoruz. Bu bizim kartvizitimiz olacak ve ileriki yıllarda hem yerel hem ulusal hem de küresel çapta bir etkiye sahip olacak. Uzayın sivilleştirilmesi ve herkese yayılması gibi konularda örnek olacak bir etkinlik. Kayseri’de bu etkinliği düzenlemekten dolayı çok mutluyuz. Yarışmacılar yarın sunumlarını yapacaklar ve ödüllerini alacaklar. Ankara’daki büyük finalde de kendilerinden güzel başarılar bekliyoruz. Umuyoruz ki Kayseri’de büyük bir ekosistemi kuracağız. Bunun tohumlarını atmaya başladık, önümüzdeki yıllarda da meyvesini alacağız" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Bilişim Akademisi Müdürü Dr. Mahir Demir, "Sabah 8’den bu yana Millet Bahçesi Bilişim Akademisi’ndeyiz. Yarın geceye kadar kesintisiz ve uyumadan tam gaz bir şekilde TUA Astro Hackathon Yarışması’ndayız. Yarışma farklı illerde eş zamanlı olarak yapılmaktadır. Her ilden derece alan arkadaşlar, mayıs ayında büyük finalde kozlarını paylaşacaklar. Sonunda da büyük ödüle layık görülecekler" ifadelerini kullandı. Erciyes Üniversitesi Uzay Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Nur Nisa Bayındırcı, "Arkadaşlarımızla 48 saat boyunca birlikte olacağız. Sınava girene kadar uzay mühendisliği konusunda bir bilgim yoktu. Başta çok cazip gelmişti ve hala ilgim, merakım devam ediyor. Biraz araştırınca ilginizin olduğunu anlarsınız. Rokete, uçağa ve gökyüzüne merakınız varsa tabii ki bu mesleği tercih edebilirsiniz" şeklinde konuştu. Takımlar yarın saat 14.00’de başlayacak sunumlarını kentteki yerel jüriye sunacak. Kayseri’den dereceye giren takımlar, mayıs ayının sonunda Türkiye büyük finalinde boy gösterecek.
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:57 Oyun Dünyasının mutfağından akademik bakış: Noyan Culum gençlerle buluştu Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "C++ ile Oyun Programlama Atölyesi", İletişim Bilimleri Fakültesi Lab 209’da gerçekleştirildi. Gamelab İstanbul kurucusu Noyan Culum’un konuşmacı olarak yer aldığı atölyede, öğrencilere oyun programlama üzerine kıymetli bilgiler paylaşıldı. "Yazılım ve bilgisayarlar oyun yazmak için ortaya çıktı" Gamelab İstanbul kurucusu Noyan Culum eğitimin başlangıcında yazılım endüstrisinin oyun yazmak amacıyla kurulduğunu ve 80’li yılların teknolojik motivasyonunun merkezinde oyunların yer aldığını belirtti. Culum konuşmasının devamında da şunları söyledi: "Yazılım endüstrisi, oyun yazmak için kurulmuş bir endüstridir. Yazılım ve bilgisayarlar oyun yazmak için ortaya çıktı. PC’lerin icadıyla birlikte yazılım endüstrisi uygulama geliştirmeye yöneldi. Bu doğrultuda yazılım endüstrisini kuranlar oyun programcılarıdır." "Yazılım endüstrisinin resmî dili C++’tır" Noyan Culum, "Dünyadaki tüm yazılım firmaları C++ dilini kullanır. Unity veya LibGDX gibi motorları tercih edenler dahi dolaylı olarak bu dilden faydalanıyor. Çünkü C++, kodun doğrudan makine diline çevrilmesine olanak tanıyan derlenen bir dildir." ifadelerini kullandı. Culum ayrıca, C++ ile geliştirdikleri Glist Engine oyun motorunun tamamen öğrenci ve stajyerlerin katkılarıyla şekillenen, sürdürülebilir bir "zincirleme" eğitim modeline sahip olduğunu vurguladı. Program, katılımcılar eşliğinde yürütülen kodlama pratiğiyle sona erdi.
Şırnak’ta DENEYAP uygulama sınavı yapıldı
30 Haziran 2024 Pazar - 18:44 Şırnak’ta DENEYAP uygulama sınavı yapıldı DENEYAP Teknoloji Atölyelerine kabul edilecek öğrencileri belirlemek amacıyla düzenlenen Deneyap Türkiye Uygulama Sınavı, Türkiye genelinde 81 ilde 122 merkezde eş zamanlı yapıldı. 2021 yılında Şırnak’ta açılan DENEYAP Atölyelerine kabul edilecek öğrencileri belirlemek amacıyla Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü kapalı spor salonunda uygulama sınavı gerçekleştirildi. Yapılan uygulama sınavında öğrencilerden “Uzay Kapsülü Tasarımı” yapılması istendi. Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü kapalı spor salonunda gerçekleştirilen uygulama sınavı 2 seansta gerçekleştirildi. İlk yapılan sınava 4 ve 5’inci sınıf, öğleden sonra yapılan uygulama sınavına ise, 8, 9 ve lise hazırlık sınıfları öğrencileri ter döktü. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Şırnak İl Sorumlusu ve Teknofest İl Koordinatörü Rukiye Asan, öğrencilerin üç farklı aşamadan geçerek uygulama sınavına girmeye hak kazandıklarını belirterek, “81 ilimizde 122 farklı lokasyonda eş zamanlı olarak başlayan DENEYAP Teknoloji Atölyeleri 2024 öğrenci alımı sürecinin son olan uygulama aşaması bu gün Şırnak’ta da eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Ortaokul kategorisinden 4’üncü ve 5’inci sınıflar lise kategorisinden 8’inci, 9’uncu ve liseye hazırlık sınıfları öğrencileri sınavda yerlerini aldılar. Tabi öğrenciler 3 farklı aşamadan geçtiler. İlk aşama e-sınav aşamasıydı. Girdikleri e-sınav aşamasında buradaki puanlama yüzde 70 etkiliyor. 2’inci aşama ise görev tamamlama. Çevirim içi görev tamamlama ve video izleme aşamasıydı. Onunda yüzde 15’inden sorumlular. Son olan ve bugün gerçekleşen proje ise, uyulama olarak belirlenen tema doğrultusunda. Temamız uzay kapsülü tasarlamaydı. Öğrenciler verilen 90 dakika boyunca tema doğrultusunda maketlerini tasarlayıp senaryolarını ve sunumlarını jüriye sunma fırsatı elde ettiler. DENEYAP Teknoloji Atölyesi geleceğin mühendisleri, bilim insanları ve teknoloji yıldızlarını yetiştirdiğimiz atölyelerimiz ve Türkiye’nin 81 ilinde yer almakta. Bu DENEYAP Teknoloji Atölyeleri 2021 yılında Şırnak’ta kuruldu. Ana paydaşlarımız Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve TUBİTAK olmak üzere üç ana paydaşımız bulunmakta” dedi. Sınava katılım sağlayan birinci aşamada 697 öğrencimiz bulunmakta olduğunu aktaran Asan, "Şırnak ve çevre illerden katılım oldukça yüksekti ve bu da bizim teknolojiye olan ilgimizi kanıtlıyor. Finale kalan öğrencilerimiz ve son uygulama aşamasına kalan 263 öğrencimiz bulunmaktadır. Onlarda bu gün sınavda ter döktüler. Maketlerini sergileyip, jüriye senaryolarını sundular. DENEYAP atölyesi öğrencisi olmaya hak kazanan öğrenciler ise 36 ay boyunca ücretsiz bir şekilde DENEYAP Teknoloji Atölyelerimizde eğitim görmeye hak kazanacaklar. Hem uygulamalı hem de torik olarak dersleri bizzat işin ehli mühendisler tarafından görmüş oluyorlar. Şu an burada da jürileri de yine mühendislerden oluşmaktadır. Tüm bu gelişmeler ülkemizin teknolojiye olan gelişimi, ilerlemesi ve isteğini büyük ölçüde ortaya koymuş oldu” diye konuştu. Sınava katılan 9’uncu sınıf öğrencilerinden Mehmet Amed Ürey, DENEYAP Atölyesi öğretmenlerinin öğrencilerin üretkenliklerini kullanarak tasarım yapmalarını istediklerini ifade ederek, “Burada herkes farklı bir şeyler yapıyorlar. Gençlerimizin üretkenliklerini öğrenebiliyoruz. Herkes birbirinden farklı şeyler yapıyor. Buraya gelince görüyoruz” dedi. 9’uncu sınıf öğrencisi Nurullah Okuşluk ise, “Sınavda uzay kapsülü yapmamız istendi. İlk Astronotumuz olan Alper Gezeravcı’nın yardımı ile birlikte, kendisinin şan ve şöhreti ile birlikte bir uzay kapsülü yapmamız talebinde bulunuldu. Bizler de uzay kapsülünü yaptık. Sınav çok kolay geçti ve süremizde yetti. Sınavın güzel geçtiğini umuyorum” ifadelerini kullandı.
Bayraktar: “Biz inanıyoruz ki bu atölyeler sayesinde dünyaya damgasını vuracak teknolojist kardeşlerimiz yetişecek”
30 Haziran 2024 Pazar - 15:25 Bayraktar: “Biz inanıyoruz ki bu atölyeler sayesinde dünyaya damgasını vuracak teknolojist kardeşlerimiz yetişecek” Başakşehir’de yapılan Deneyap Teknoloji Atölyeleri Uygulama Proje Sınavı’na katılan BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, “Yurt genelinde 40 bin öğrenci yarışıyor. Sınavı geçen 20 bin öğrenci Deneyap Atölyelerinde eğitim hakkı kazanacak. Biz inanıyoruz ki bu atölyeler sayesinde nice Aziz Sancarlar ve nice dünyaya damgasını vuracak teknolojist kardeşlerimiz yetişecek” dedi. Türkiye Yüzyılı’nın genç beyinlerinin yetişeceği Özdemir Bayraktar Bilim Kültür ve Yaşam Parkı’nda Deneyap Teknoloji Atölyesi’nin Uygulama Proje Sınavı yapıldı. Sınava çok sayıda genç katıldı. Gençlerin heyecanına BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’a ve Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu ortak oldu. Deneyap Uygulama Sınavı’na 39 bin 490 öğrenci girdi Deneyap Uygulama Sınavı’na ortaokul seviyesinde 4., 5. ve 8 sınıf öğrencileri ile lise seviyesindeki 9. ve hazırlık sınıfı olmak üzere toplam 39 bin 490 öğrenci girdi. 81 ilde 118 merkezde gerçekleşen sınavda, öğrencilerden 90 dakikada, "Uzay Keşif Aracının Dünya’ya Dönüşü Projesi" çerçevesinde "Uzay Keşif Kapsülü" tasarlanması istendi. Öğrencilerin projeyi yaparken ihtiyaç duydukları tüm malzemeler alanda hazır bulunurken, hazırlanan projeler değerlendirilmek üzere jüriye sunuldu. Uygulama aşamasını başarıyla tamamlayan ve jüriden tam puan alan öğrenciler Deneyap Teknoloji Atölyelerinde eğitim almaya hak kazanacak. Öte yandan, Bayraktar ve Kartoğlu park içerisinde bulunan atölyeleri ziyaret edip öğrencilerle sohbet etti. “Sınavı geçen 20 bin öğrenci Deneyap Atölyelerinde eğitim hakkı kazanacak” Sınav hakkında konuşan BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, “Biz ilk kurulduğumuz yıldan itibaren yaklaşık 8 yıldır bu sınavı yapıyoruz. Bu sınavın ikinci aşaması. Öncelikle testten geçiyorlar. Sadece testten öğrencilerimiz Deneyap Uygulama Atölyelerine seçilmesin diye uygulama sınavı da yapıyoruz. Bir projeyi hayal güçleriyle kısa sürede test etmek için sınav tasarlamıştık. Yurt genelinde 40 bin öğrenci yarışıyor. 160 bin öğrenci katılmıştı. Sınavı geçen 20 bin öğrenci de Deneyap Atölyelerinde eğitim hakkı kazanacak. Yurt genelinde olması da ülkemizin milli teknoloji hamlesi serüveninde tam bağımsız ve müreffeh yarınlarına yürümesi yolunda yetişecek insan kaynağı açısından en önemli adımlardan biri olarak görüyoruz. Deneyap projemizde ülkemizin her ilinde yapay zekadan enerji teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede uygulayıp sevdirerek bir eğitim modelini içeriyor. Biz inanıyoruz ki; bu atölyeler sayesinde nice Aziz Sancarlar ve nice dünyaya damgasını vuracak teknolojist kardeşlerimiz yetişecek. Özellikle eğitim gördükleri kurumlarda gördükleri soyut kavramları soyutlaştırarak daha iyi anlamalarını sağlayacak” ifadelerini kullandı. “Suyun yüzeyinde daha kolay duran bir maket yaptım” Sınava katılan Kerem Mumcu ise, “Burada verilen 90 dakika uzay mekiğinden denize düşen kurtarma kapsülünde uzun süre hayatta kalması istendi. Suyun yüzeyinde daha kolay duran bir maket yaptım” şeklinde konuştu.
SOGEP Anadoludakiler programına ilişkin proje teklif çağrısı başladı
29 Haziran 2024 Cumartesi - 15:52 SOGEP Anadoludakiler programına ilişkin proje teklif çağrısı başladı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2024 yılında ülke genelinde yürütülecek olan Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP)-Anadoludakiler programına ilişkin proje teklif çağrısı başlatıldı. SOGEP Programının amacı programın uygulandığı illerde, yerel dinamikleri harekete geçirerek yoksulluk, göç ve kentleşmeden kaynaklanan sosyal sorunları gidermek, değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçlara karşılık vermek, toplumun dezavantajlı kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamak, istihdam edilebilirliği artırmak, sosyal içermeyi, sosyal girişimciliği ve yenilikçiliği desteklemek ve sosyal sorumluluk uygulamalarını yaygınlaştırmak olarak açıklandı. Anadoludakiler markası ile de toprakların zenginliğinin dijital platformda paylaşılarak yerel üreticilerin desteklenmesi, geleneksel kültürün yaşatılması ve yerel potansiyellerin keşfedilmesini amaçlanıyor. Hazırlanacak projelerin istihdam edilebilirliği artırmak, sosyal girişimcilik ve yenilikçilik, sosyal içerme, sosyal sorumluluk alanlarından en az biri ile ilişkili olması, asgari 1 Milyon TL bütçeli olması ve asgari eş finansman tutarının proje bütçesinin yüzde 10’u kadar olması ön şart olarak açıklandı. Özel sektör sadece öncelik 4 kapsamında başvuru sahibi olarak proje sunabilecek. Kâr amacı güden kuruluşların başvuru sahibi olduğu sosyal sorumluluk projelerinde eş finansman katkısı asgari yüzde 50 olarak açıklandı. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında; “Anadoludakiler” altında desteklenebilecek projelerde yerel kültürel ve coğrafi değerlerin korunması ve yaşatılması, yerel ürünlerin ve üretim tekniklerinin korunarak gelecek nesillere aktarılması, çevre dostu yöntemlerin kullanılması (temiz enerji, atık yönetimi vb), saygılı üretim kriterlerine uygunluk, sürdürülebilir tarım uygulamalarının teşvik edilmesi, yerel geleneğin ve kültürel mirasın korunması ve yaşatılması ile geleneksel üretim tekniklerinin korunması ve geliştirilerek ticaret hacminin artırılması, geleneksel üretim yöntemlerinin korunması ve modern teknolojinin entegre edilerek verimliliğin artırılması, yenilikçi tasarım ve teknolojilerle geleneksel üretimin buluşturulması, Anadolu’nun kültür mirasının canlı tutulması için geleneksel ve yerel bilginin hatırlanması, yeni nesil ile teknoloji aracılığıyla buluşturulması ve yaşatılması, Yerel ürünlere yönelik sosyal girişimciliğin desteklenmesi ve temiz üretim, yerel iş ve sağlıklı ürünlere erişim konularında ekonomik değer oluşturulması, Gıda güvenliği ve dayanıklılığı, Kentsel kırsal gıda sistemleri (yerel gıda sistemi), Gıda israfını azaltmak (döngüsel gıda), Sosyal gastronomi, Yeni nesil çiftçiler, yerel kültürün ve ürünlerin oluşturulması ve özgün biçimlerde deneyimlenmesi için yaparak öğrenme ve deneyimleme fırsatlarının sunulması ve hikâyelerin yerinde deneyimlenmesinin teşvik edilmesi, deneyim turizmi, yenilikçi turizm, Yerel hikâyeler, Hikâyenin deneyimi, Yerel kültür deneyimleri, Yerel ürün, üretim atölyeleri unsurlarının yer alması bekleniyor. Kâr amacı gütmeyen veya belirli ölçüde kamu yararı gözeten, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, birlikler, kooperatifler, sivil toplum kuruluşları, organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri, serbest bölge işleticileri, teknoloji transfer ofisi şirketleri ile teknoloji geliştirme bölgesi, endüstri bölgesi ve iş geliştirme merkezi gibi kuruluşların yönetici şirketleri uygun başvuru sahipleridir. Kâr amacı güden kuruluşlar, sosyal sorumluluk projeleri için başvuru sahibi, diğer projelerde ise yalnızca iştirakçi olabilecek. Temel sosyal hizmet sunumuna yönelik yenilikçi niteliği olmayan projeler ise şöyle açıklandı: Yurtdışı gezi ile yurtdışı seminer, konferans, eğitim vb. faaliyetleri içeren proje kalemleri, Sosyal yardım ve nakdi sosyal transfer mahiyetindeki unsurlar içeren projeler, okul derslerini takviye amaçlı etüt faaliyetleri ve sınavlara hazırlık amacı taşıyan kurs projeleri, proje amaçları ile ilişkilendirilmemiş ve sürdürülebilirliği zayıf eğitim faaliyetlerine odaklanan projeler, Hali hazırda başka bir kurum tarafından rutin olarak sunulan hizmetleri içeren projeler, hedef kitle ile faaliyetleri arasında ilişki kurulamayan projeler, Sosyal sorunların tespiti ve bu sorunların çözümüne ilişkin sosyal araştırma, analiz ve raporlama faaliyetleriyle sınırlı projeler. Program kapsamında paydaşlardan SOGEP - Anadoludakiler programına ilişkin projelerinin bilgi formu, faaliyet planı ve bütçenin hazırlanması ile bu dokümanların Ajans ile paylaşılması bekleniyor. Projeye ilişkin olarak bilgi formu, taslak faaliyet planı ve bütçenin 19.07.2024 (Cuma) tarihine kadar skb@bakka.gov.tr adresine e-posta ile gönderilmesi gerekiyor. Uygun bulunan projeler nihai başvuru aşamasına alınacak olup bu noktadan sonra proje geliştirme çalışmaları doğrudan BAKKA koordinasyonunda yapılacak.
1. Ulusal Yaban Hayatı Çalıştayı: “Sokak hayvanlarının sebebi, sorumsuz insanlar”
28 Haziran 2024 Cuma - 14:01 1. Ulusal Yaban Hayatı Çalıştayı: “Sokak hayvanlarının sebebi, sorumsuz insanlar” “1. Ulusal Yaban Hayatı Çalıştayı”nda konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, "Bugün sokak hayvanları diye bir sorun konuşuluyorsa, bir tehdit olarak görülmeye başlanıldıysa, aslında bunun arkasında ‘sorumsuz insan’ var. Dünyanın parasını vererek aldığınız bir hayvanı biraz sonra çok rahatlıkla sokağa bırakabiliyorsunuz" dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesinde “1. Ulusal Yaban Hayatı Çalıştayı düzenlendi. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde yapılan çalıştay, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi. "Ekosistemi tehdit eden, zararlar oluşturabilecek gelişmeler yaşanıyor" Çalıştayda konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, "Yaban hayatı araştırmaları artık erdem olmaktan çıktı. İnsanların, insanlık adına yaptıkları zorunlu bir çalışma alanına dönüştü. Nedeni artık insan kendi kıyametini zorluyor. Özellikle sanayi devrimi ile başlayan, bitmeyen, tükenmeyen kazanma, hükmetme, işgal etme çabası sadece insanları değil, sadece mazlum milletleri değil, kâinattaki zinciri de kırmaya başladı. Bugün sokak hayvanları diye bir sorun konuşuluyorsa, bir tehdit olarak görülmeye başlanıldıysa, aslında bunun arkasında sorumsuz insan var. Dünyanın parasını vererek aldığınız bir hayvanı biraz sonra çok rahatlıkla sokağa bırakabiliyorsunuz. O hayvanın ne yaşadığı, o coğrafyada yaşayan insanların ne yaşadığını hesap etmeksizin ekosistemi parçalayan, ekosistemi kıran ilgili bir durum ortaya çıkıyor. Yaban hayatı araştırmaları artık zorunluluk haline dönüşmüştür. İnsanlık için, kainat için bir zorunluluk haline gelmiştir. Ekosistemin yeniden kurgulanması açısında bir zorunluluk haline dönüşmüştür. Türkiye’nin bir takım avantajları var. Türkiye elindeki bu hazine ile yaban hayatı konusunda odak noktasına dönüşebilir. Zengin habitat ve cinsleri var. Veri işlemeciliği yapılamadığı sürece bu veri yük olarak kalıyor. Yük ağırlaştı ve risk yükseldi. Ekosistemi tehdit eden, zararlar oluşturabilecek gelişmeler yaşanıyor. Balık çeşitliliği konusunda zengin bir ülkeyiz ama biraz özelliklerinden hareketle İsrail sazanı diye belirtilen bir tür bütün varlığı yok ediyor. Tehdit ediyor. Kendisinin hiçbir besin değeri yok, hiçbir özelliği yok ama kendi dışında bütün varlığı tehdit eden bir noktaya geldi. İsrail sazanı üzerinde örnek veriyorum ama diğer şeylerde de aynıdır” diye konuştu. "Sokak köpekleri çeteleşiyor" Doğu Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, "Son günlerde bildiğiniz gibi 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kamuoyunun gündemindedir. Yaban hayatını en çok etkileyen konulardan bir tanesi de başıboş köpeklerdir. Özellikle kırsalda sayılarda artıkça çeteleşmelere, özellikle bölgemizde de sıklıkla gördüğümüz karaca ve benzeri hayvanlar üzerinde yoğun bir baskı kurmakta ve özellikle yavrulama dönemlerde hayvanlara ciddi anlamda zarar vermektedir” şeklinde konuştu. "Dünya nüfusu artıyor, doğal kaynaklar hızlıca tüketiliyor" OMÜ Yaban Hayatı Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Özlem Nisbet ise "İnsan nüfusu son 200 yılda katlanarak 2024 itibarıyla 8 milyarı aşmış durumda ve hızla artmaya devam ediyor. Bu artış doğal kaynakların gezegendeki milyarlarca insan tarafından her zamankinden daha hızlı tüketilmesi anlamına geliyor. Özellikle iklim değişikliği, habitatın parçalanması ve kirlenmesi, istilacı türlerin girişi, kontrolsüz balıkçılık ve kaçak avcılık biyolojik çeşitliliğin kaybı ve doğal ortamların bozulması, bu gezegendeki tüm yaşamı destekleyen ekosistem çeşitliliğini tehdit etmektedir. Ekosistemdeki değişiklikler, insanlar, hayvanlar ve ortak çevremiz için olumsuz sağlık sonuçlarına yol açan bulaşıcı ve zoonoz hastalıkların ortaya çıkmasına da neden olmaktadır. Yaban hayatı, dünya ekosistemlerinin ayrılmaz bir parçasıdır ve doğanın süreçlerine denge ve istikrar sağlar. Yabani hayatını korumanın amacı, bu türlerin hayatta kalmasını sağlamak ve insanları diğer türlerle sürdürülebilir bir şekilde yaşama konusunda eğitmektir" ifadelerini kullandı. Çalıştayda ayrıca OMÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Tütüncü’de bir konuşma yaptı. Çalıştay 29 Haziran’da sona erecek.
TÜRKSAT 6A’nın fırlatma tarihi belli oldu
28 Haziran 2024 Cuma - 11:56 TÜRKSAT 6A’nın fırlatma tarihi belli oldu Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın Türkiye saati ile 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece Türkiye saatiyle 00.20’de SpaceX firmasının ABD-Florida’da bulunan Cape Canaveral’daki fırlatma merkezinden Falcon 9 roketi ile uzaya gönderileceğini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın uzaya gönderilmesine ilişkin tarihin belirlendiğini açıkladı. Uydunun SpaceX tarafından Falcon 9 roketi ile uzaya gönderileceğini kaydeden Uraloğlu, “Türksat 6A uydumuz ABD Florida’da bulunan SpaceX’e ait Cape Canaveral’daki fırlatma merkezinden Falcon 9 roketi ile ABD yerel saati ile 8 Temmuz 2024 saat 17.20’de, Türkiye saati ile 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece 00.20’de uzaya gönderilecek. Uydunun fırlatma anını referans alırsak bu andan itibaren yaklaşık yarım saat sonra Türksat 6A uydusunun roketten ayrılması gerçekleşecek” ifadelerini kullandı “Yörünge testleri 1 ay sürecek” Bakan Uraloğlu, uydunun roketten ayrılması sonrasında da SpaceX’in tüm süreci kontrol altında tutacağını belirterek, “Fırlatma sürecinin başarılı şekilde tamamlanması ve uydunun roketten ayrılması sonrasında yaklaşık 70’inci dakikada da Türksat 6A uydumuzdan ilk sinyalin alınmasını bekliyoruz. Uydunun ayrılma anından sonra sinyalin alınması ile fırlatmanın ve ayrılmanın başarılı gerçekleştiğini söyleyebileceğiz. Bu nedenle bu ilk sinyalin alınması büyük önem taşıyor” dedi. Fırlatmanın ardından Türksat 6A’nın kimyasal itki sistemi ile yola çıkacağını belirten Uraloğlu, “Uydumuzun istasyonlar aracılığıyla tüm yörünge ve alt sistem kontrolleri gerçekleştirilecek ve ardından 42 derece Doğu boylamındaki yörüngesine doğru uzay yolculuğu başlayacak. Yolculuğun tamamlanmasının ardından uydumuzun yörünge testlerine başlaması planlanıyor. Yörüngeye ulaşmasına müteakip en az 1 ay sürecek testlerin ardından da Türksat tarafından yörüngede teslim alınarak, Türksat 6A uydusunun faaliyete geçmesini planlıyoruz” diye konuştu. “35 bin 786 kilometre uzaklıkta konumlanacak” Uraloğlu, mevcut uyduların yedekliliğini sağlayacak Türksat 6A’nın Türkiye’nin uydu kapasitesini de önemli ölçüde artıracağını kaydederek, Türksat 6A’nın bir aylık yolculuğunun ardından Dünya’dan 35 bin 786 kilometre uzaklıkta konumlanacağını kaydetti. Türksat 6A’nın 8.4 kilovat güce sahip olduğunu anlatan Uraloğlu, “Türksat 6A uydusu bir yer sabit haberleşme uydusu olarak TV yayıncılığı başta olmak üzere haberleşme hizmetleri ve geniş bir kapsama alanında ülkemizin uydu haberleşme ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Ayrıca mevcut uyduların hizmet vermediği Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya da kapsama alanına girecek. Türksat, 6 aktif haberleşme uydusu ile dünyanın önde gelen uydu operatörleri arasında yerini sağlamlaştıracak” ifadelerini kullandı.
Windows’da Copilot ile yapay zeka Casper Nirvana Z100’de
28 Haziran 2024 Cuma - 10:19 Windows’da Copilot ile yapay zeka Casper Nirvana Z100’de Dünyadaki güncel ve verimli teknolojiyi sunma vizyonuyla hareket eden Türkiye’nin teknoloji markası Casper, kullanıcıların yapay zekanın sunduğu imkanlardan üst düzeyde yararlanmasını sağlayan bir yeniliğe daha imza attı. Microsoft iş birliğinde, Windows 11 Pro ile yenilenen Casper Nirvana dizüstü bilgisayarlar ile kullanıcılar, beraberinde dijital bir kişisel asistan işlevi gören Windows’da Copilot’a ücretsiz bir şekilde ve tek tuşla erişim sağlayabiliyor. Windows’da Copilot’u direkt aktif hale getiren klavyede Copilot komut tuşu, Casper Nirvana dizüstü bilgisayarlarla birlikte geliyor. Şirketlerin kendilerine özel uygulama ve programları ile yüzde 99.7 uyumlu Casper Nirvana bilgisayarlar, Windows 11 Pro ile güvenliği ve verimliliği artıran bir güç merkezi ile yeni bir çağa geçiş yaptı. Özellikle günümüzde hibrit çalışmanın getirdiği her an her yerden çalışma, internete bağlanma ve veri paylaşma gibi durumlar için “Zero Trust” ilkesini benimseyen Windows 11 Pro, kritik bir güvenlik katmanı sağlıyor. Zero Trust ilkesi ile kimlik doğrulaması, yetkilendirme, dosya erişimi veya sınırlandırması mümkün olurken siber tehditlere karşı veri güvenliği uçtan uca koruma yöntemi ile en üst düzeyde tutuluyor. Yapılan testlere göre Windows 11 Pro, şirketlerin kendilerine özel uygulama ve programları ile yüzde 99.7 uyumlu çalışıyor ve bu da geçiş sonrası herhangi bir şirket programının çalışmasında sorunsuz bir süreç yaşanacağını gösteriyor. Windows 10 Pro’nun Ekim 2025’te satış desteği sona eriyor olacak. Bu tarih sonrası Windows 10 Pro’lu cihazlar, güvenlik güncelleştirmelerini alamayacakları için siber saldırılara ve güvenlik risklerine açık hale gelecek. Windows 10 Pro’da sağlanan satış desteği sona yaklaşırken Windows 11 Pro ile gelen güvenlik özelliklerini tam performans kullanabilmek ve tüm risklere karşı güvende kalabilmek için Windows 11 Pro’lu yeni Casper bilgisayarlara geçmek, kurumlar nezdinde daha da kritik önem taşıyor. Windows Copilot ile artık kişisel bir asistanınız var Casper Windows 11 ön-yüklü bilgisayarlarda sunulacak Windows’da Copilot ile dijital bir kişisel asistana sahip olmak hayal olmaktan çıkıyor. Klavyedeki Copilot tuşu ya da görev çubuğu üzerindeki Copilot ikonuyla, iş hayatında daha başarılı ve verimli olmanın kapıları aralanıyor. Projelerin daha hızlı bitirilmesini, az zamanda daha çok iş yapılabilmesini, fikir ve metod önerileri alınabilmesini sağlayacak Windows Copilot ile daha önemli ve acil işler için kullanıcılara daha çok zaman kalıyor. Bilgisayarınızla konuşun, Windows’da Copilot görevleri yerine getirsin Windows’da Copilot, herhangi bir konuda araştırma yapma, ürün karşılaştırma, seyahat planı çıkarma, etkileyici bir davet yazısı ya da bir konuda satış ve pazarlama planı hazırlayabilme, uzun bir raporun ya da videonun özetini alabilme gibi birçok kolaylığa kurumların ve kullanıcıların hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlıyor. “Fark oluşturucu ve güvenli bir dijital çalışma ortamı için önemli bir adım” Casper Nirvana dizüstü bilgisayarların Windows 11 Pro ile yenilenmesini değerlendiren Casper Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, “Teknolojinin hızla evrimleşebildiği bir çağda Casper olarak, kullanıcılarımıza en yeni ve etkili teknolojik deneyimleri ilk olarak sunma misyonumuzu gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Windows 11 Pro’lu Casper Nirvana bilgisayarlarla kurumlar için en önemli değerlerden biri olan güvenli çalışma ortamını bir üst seviyeye çıkarıyoruz. Windows 11 Pro’nun sunduğu yapay zeka platformu Windows’da Copilot için klavyeye eklediğimiz Copilot tuşu sayesinde kullanıcılarımızın yapay zeka ile yapılacak işlemlere daha hızlı erişimini ve daha fark oluşturucu ve güvenli bir dijital çalışma ortamına kavuşmasını sağlıyoruz. Bu iş birliği, Casper’ın teknolojide öncü olma misyonunu destekliyor. Bu adım, teknolojiye olan bağlılığımızı ve kullanıcılarımızın hayatlarını kolaylaştırma yolculuğumuzdaki önemli bir gelişme” dedi.