TEKNOLOJİ
OMÜ’de Türkiye Uzay Ajansı ile stratejik proje görüşmesi 06 Nisan 2026 Pazartesi - 17:12:35 Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda, bilimsel birikimini uzay teknolojileri ve yerli üretim vizyonuyla birleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) yetkilileri üniversitede ağırlanarak stratejik projeler ve geleceğin teknolojilerine yönelik iş birliği fırsatları değerlendirildi. OMÜ Rektörlüğünde düzenlenen toplantıya; Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, TUA Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevim Alışır, Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof. Dr. Bülent Çağlar ve TUA heyeti katıldı. Toplantıda, "Mantar Miselyumu ile Hazırlanmış Kompozit Malzemelerin Üretimi ve Ar-Ge Çalışmaları" gibi sürdürülebilir ve inovatif projelerin uzay sanayii ve ileri teknoloji alanlarındaki uygulama potansiyelleri detaylı şekilde ele alındı. "Akademik birikimimizi yerli ve milli projelerle taçlandıracağız" OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, akademik birikimi yerli ve milli projelerle taçlandırma yönündeki adımların hem üniversite hem de ülke için hayırlı olmasını temenni ederek, Türkiye Uzay Ajansı yetkililerine nazik ziyaretleri ve paylaşımları için teşekkür etti. Toplantı, gerçekleştirilen fikir alışverişinin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:56 BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek BTÜ, yapay zekâ tabanlı yüz analizi sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Proje kapsamında, gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duymadan dijital karakterler üretilecek. Bu sayede oyun, sinema gibi sektörlerde karakter oluşturulurken kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir ortam sağlanacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:09 Milli Uzay Programı’nın rotası Eskişehir’de çizildi: Gezeravcı Ay ve Mars misyonlarını anlattı Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide gençlerle bir araya geldi. Uzay misyonunun sembolik bir ziyaretten ibaret olmadığını vurgulayan Gezeravcı, "Görünürde bir Türk vatandaşı bu görevde yer almış olsa da işin özünde ve merkezinde aslında siz genç kardeşlerimiz yer almaktaydınız" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay misyonunu ve gelecek hedeflerini anlatan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun Türk gençliği için bir ilham kaynağı ve özgüven tazeleme süreci olduğunu belirtti. "Önyargıları yıkmak için önemli bir eşikti" Türkiye’nin zorlu bir jeopolitik konumda güçlü bir devlet olarak bu görevi icra ettiğini hatırlatan Gezeravcı, "Bizden önce 600’ün üzerinde astronot zaten uzaya gitmişti. Ama bu görev, hepimizin zihinlerinde o kadar kemikleşmiş hale gelmiş bir önyargının yıkılmasına vesile oldu. Zihinlerimizde uzunca yıllardır yapılamayacağı iddia edilen bir işin, devlet iradesi olduğu sürece yapılabileceği net şekilde kanıtlanmış oldu" şeklinde konuştu. "13 özgün deneyle bilimsel literatüre katkı sağladık" Uzayda gerçekleştirilen 13 deneyin sadece "yapılmış olmak için" yapılmadığını, her birinin özgün ve Türk bilim insanlarının emeği olduğunu vurgulayan Gezeravcı, "Götürdüğümüz bu deneyler sadece Türk bilim tarihine değil; Ay Misyonu, Mars Misyonu ve insanlığın uzaydaki varlığına vesile olacak yaşam destek üniteleriyle ilgili bilimsel çalışmalara ışık tutacak niteliktedir. NASA tarafından müthiş derecede sorgulanan bu deneylerin sonuçları, halen uluslararası ajanslar tarafından ilgiyle takip ediliyor" diye belirtti. "Yüzde 100 yerli ve milli bir motor" Milli Uzay Programı’nın diğer hedeflerine de değinen Gezeravcı, TÜRKSAT 6A ile yakalanan başarıyı 2027 yılında Ay’a yapılacak seyahatle taçlandırmak istediklerini belirtti. Hibrit motor teknolojisinde Türkiye’nin dünyadaki sayılı ülkelerden biri olduğunu ifade eden astronot, son olarak şunları söyledi: "Aya gidecek olan uzay aracımızın motoru Delta V firmamız tarafından geliştiriliyor ve yüzde 100 yerli ve milli bir motor. Bu motor sıvı oksijen ve parafin, yani bildiğimiz mum kullanıyor. Eğer bu motorla Ay’a erişebilirsek, bu teknolojiyi uzay tarihçesine kazandırmış ve ticari bir ürün haline getirmiş olacağız. 2027’nin ilk yarısında gerçekleştireceğimiz ilk görevde Ay yüzeyine sert iniş yapmayı, ardından elde ettiğimiz verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi hedefliyoruz." Söyleşi katılımcıların soruları ve plaket takdiminin ardından son buldu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:29 Bakan Uraloğlu: "6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da düzenlenen Karayolları 76. Bölge Müdürleri Toplantısı’nın açılış törenine katılarak, köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 856 kilometreye çıkarıldığını aktardı. "30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Bakan Uraloğu, bölünmüş yol yatırımlarının trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığını belirterek, "Ülkemizin dört bir yanını yollarla, köprüyle, viyadükle, tünelle donatarak Türkiye’nin her bölgesini erişilir kıldık. Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık. Bu tarihi başarıyı Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle kutladık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlı iken, bugün tam 77 ilimizi bu imkanla buluşturduk. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 856 kilometreye çıkardık. Sadece 2025 yılında 57 kilometre tünel inşa ettik. Bugün bölünmüş yollarımızın uzunluğu ülkemizin yol ağının yüzde 44’ünü oluşturmasına rağmen, bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet sunuyor. Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığımız gibi trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da büyük düşüş sağladık" açıklamasında bulundu. "Bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" Gerçekleştirilen yeni yol yatırımları sayesinde araçların çevreye verdiği olumsuz etkilerin en düşük seviyeye çekildiğini ifade eden Uraloğlu, "100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısını yüzde 81 azalttık. 6,55 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Yollarımızda seyreden araçların çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirdik. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8.5 milyon ve bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 101 kilometre iken şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Yeni yol yatırımlarımız sayesinde bugün ülkemizdeki araç sayısı 34 milyon yaklaşmasına rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye çıktı. Bu, bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Bölünmüş yol ağımızı 31 bin 250 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" Bölünmüş yollara yaptıkları yatırımın, yalnızca bugünü değil, her yılı kazanca dönüştüren güçlü bir değer olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf, her yıl toplamda 405 milyar liralık bir ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor. Bu her yıl kullandığımız ödeneğin çok üzerinde bir rakam. İnşallah yeni hedeflerimiz doğrultusunda da bölünmüş yol ağımızı önce 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometrenin üzerine; otoyol ağımızı ise ilk etapta 4 bin 330 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" ifadelerinde bulundu. "Mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik" Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli ile Asya - Avrupa arasındaki geçişleri birkaç dakikaya düşürdüklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-Aliağa-Çandarlı, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları gibi mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk. Osmangazi Köprüsü, Kömürhan, Tohma, Beğendik-Botan köprüleri, Eğiste Hadimi ve Bitlis Çayı Viyadüğü, Nissibi gibi teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik. Geçit vermeyen dağları Cankurtaran, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, Salarha, Assos, Troya, Sabuncubeli, Ovit ve Zigana gibi tünellerimizle geçilebilir kıldık." Uraloğlu, sadece 2025 yılında Aydın-Denizli Otoyolu ile birlikte; Antalya Korkuteli-Elmalı Yolu, Elazığ-Harput Yolu, Pazarkule-Edirne-TEM Bağlantı Yolu, Batman-Hasankeyf Yolu, Bolu Göynük Çevre Yolu, Bursa Doğancı Tüneli, Pertek - Tunceli, Çemişgezek - Hozat ve Pertek - Hozat Yolu, Kaman-Savcılı-Kırşehir İl Yolu ve Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladıklarını dile getirdi. "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık" Antalya - Alanya ve Ankara - Kırıkkale - Delice Otoyollarının çalışmalarını başlattıklarını da vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık çok şükür. Artık insanımız sevdiklerine daha kısa sürede ulaşırken; üretimden ticarete, turizmden lojistiğe kadar tüm sektörler daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha rekabetçi bir şekilde faaliyet gösteriyor" dedi. "Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri Test ve Uygulamasını hayata geçirdik" Akıllı ulaşım sistemleriyle yeni bir ulaşım çağı başlattıklarını ifade eden Uraloğlu, "Geçtiğimiz haftalarda Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulamasını hayata geçirdik. Bu uygulamadan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu’nda daha gelişmiş düzeyde atacağız" diye konuştu. "Ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız" Yol güvenliğinin geleceği, iklim değişikliği, sürdürülebilir ulaşım olduğunu söyleyen Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Üç Deniz Girişimi gibi uluslararası stratejik projeleri de kararlılıkla ilerletiyoruz. Karayolları ile farklı ulaşım modlarını entegre ederek, üretim, pazar ve tüketim noktaları arasındaki erişimi hızlandıracak, lojistik imkanlarımızı çeşitlendirerek ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız."
Başer’den Denizli’de çığır açacak proje
14 Mart 2024 Perşembe - 11:54 Başer’den Denizli’de çığır açacak proje Cumhur İttifakı Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Ekrem Başer’in projeleri arasında bulunan Genç Buluşçular Atölyesi, geleceğin bilim adamlarına teknik ve teknolojik imkanlar sunacak. Üstün zekalı ve yelinikçi çocukların ve gençlerin uluslararası düzeyde bilim adamları olması için ücretsiz hizmet verecek. Cumhur İtttifakı Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Ekrem Başer, Merkezefendi’de hayata geçirmeyi planladığı Genç Buluşçular Atölyesi projesini açıkladı. Başer’in açıkladığı proje ile gençlere geniş ve modern çalışma ortamları, her türlü teknik ve teknolojik donanımın ücretsiz olarak sağlanması planlanıyor. Böylece gençler, atölyede ileri teknoloji, robotik, kodlama, insansız hava araçları gibi stratejik alanlarda proje üretme imkanına kavuşacaklar. “Geleceğin buluşçuları yetişecek” Göreve geldikten sonra gençlerin her konuda önlerini açacak çalışmalara imza atmaya çalışacaklarını ve onları ülkelerine yararlı birer birey olabilmeleri yolunda kılavuz olacaklarını dile getiren Başkan Adayı Başer, projesi ile ilgili görüşlerini “Gençlerimiz hazırladıkları projelerle başta Teknofest olmak üzere çeşitli teknoloji ve inovasyon programlarına da katılma fırsatı elde edecekler. Bu atölye sayesinde geleceğin buluşçuları yetişecek. Buralarda hem eğitici hem de motive edici bir ortam sağlanarak, gençlerin yenilikçiliklerini geliştirmelerine imkan tanınacaktır. Bu atölyede gerçekleştirilecek projeler, sadece yerel düzeyde değil ulusal ve uluslararası platformlarda da tanıtılacak ve desteklenecektir” dedi.
Türk bilim adamı ürettiği cihazla ABD’li teknoloji devine rakip oldu
14 Mart 2024 Perşembe - 11:28 Türk bilim adamı ürettiği cihazla ABD’li teknoloji devine rakip oldu Fırat Üniversitesi (FÜ) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, ithal cihazlara alternatif olarak ilk defa yerli ’Nanoteknolojik Kuantum Verım/Ipce’ cihazı üretti. Bu sistemin şu anda ülkede üretilmediğini dile getiren Yakuphanoğlu, dünyadaki en güçlü rakibin ise Amerikalı bir firma olduğunu ifade etti. Fırat Teknokent’te kurduğu Fytronix Yüksek Teknoloji şirketinde teknolojik ürün geliştiren FÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu’nun çalışmaları ilgi odağı olurken, ürettiği cihazlar birçok ülkeye ihraç edildi. Gelişen teknolojiyi takip eden Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, foto sensörlerin elektriksel özelliklerini analiz etmede kullanılan bir sistem üretmek ve geliştirmek için Ar-Ge çalışmasına başladı. Prof. Dr. Yakuphanoğlu, ekibiyle birlikte 2 yıllık çalışmanın ardından yüksek teknoloji üretiminde kullanılan ’Nanoteknolojik Kuantum Verım/Ipce’ cihazını üretti. Yakuphanoğlu, ürettiği cihazın ilk ihracatını Hindistan’a yaptı. "Bu sistem şu anda ülkemizde üretilmemektedir" Cihaz hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, “Yapmış olduğumuz bu sistem; özellikle güneş pillerinin, fotonik aygıtların ve foto sensörlerin elektriksel özelliklerini analiz etmede kullanılan bir sistem. Bu sistemle herhangi bir güneş pilinin, foto sensörün, foto diyotun elektriksel özellikleri, fotovoltaik özellikleri ve iletkenlik özellikleri çok kolaylıkla analiz edilebiliyor. Cihaz, yeni üretilen bir güneş pilinin, bir fotodiyotun veya fotosensörün foton tepki özelliğini dalga boyuna bağlı olarak foto akım ve iletkenliklerini ölçer. Bu sistemle özellikle yüksek teknolojik uygulamalarda kullanıldığında üretilen aygıtın hangi dalga boyuna cevap vereceğini test ediyorsunuz. Bu sistem şu anda ülkemizde üretilmemekte. Dünyadaki en güçlü rakip, Amerika’da bir firma" dedi. Cihaz üretiminde özellikle optik ve fotonik alanda yüksek teknoloji bilgisi gerektiğini ifade eden Yakuphanoğlu, "Bu cihaz, dünyanın en kompleks cihazlarından biri. Bunun üretimi için de elektro-optik ve fotonik teknolojisinin iyi bilinmesi gerekiyor. Biz bu sistemi özellikle optoelektronik ve fotonik aygıtlar üreten şirketler, üniversitede çalışan bilim insanları, AR-GE yapan şirketler ve üretim yapan diğer firmalar için ürettik. Bu cihazı ülkemizde üretim yapan firmalar, üniversiteler, AR-GE şirketleri yurtdışından satın alıyorlar. Şu anda ülkemizde ileri teknoloji ürünü üretmek istiyorsak, üretimimizde ve araştırmalarımıza da ileri teknoloji ürünlerini analiz eden sistemlere ihtiyacımız var" şeklinde konuştu. "Güneş pili uygulamalarında kullanılabilir" Cihazın kullanıldığı alanlar hakkında bilgi veren Yakuphanoğlu, “Mevcut kullandığımız sistem özellikle güneş pili uygulamalarında kullanılabilir. Bir güneş pili üreteceğiniz zaman güneş pilinin veya foto diyotun güneşe vereceği tepkiyi analiz etmek istiyorsanız kesinlikle bu cihazın yardımıyla bütün analizleri yapmak zorundasınız. Bu cihaz fotovoltaik ve opto elektronik uygulamalarında kullanılabilir. Biz bu sistemi yeni teknoloji ile ürettik ve ilk olarak bu ürünü şu anda yurtdışına gönderiyoruz. Cihazın gittiği ülke ise Hindistan. Bu cihazlar özellikle yüksek teknolojiyi geliştiren ülkelerde üretilmekte. Şu ana kadar üretmiş olduğumuz 35’inci cihaz. Biz bu cihazları hem ülkemizdeki bilim insanlarının ve özel şirketlerin hizmetine hem de yurtdışında farklı ülkelerdeki üniversitelerin hizmetine sunmaktayız. Yurtdışında ileri teknoloji üreten şirketler bile bizim bu cihazlarımızı alıp, kendi ülkelerinde AR-GE ürünleri geliştirip teknolojiye katkı sağlamaktadırlar” diye konuştu.
Mersin Üniversitesi otoparkta güneşten elektrik üretecek
14 Mart 2024 Perşembe - 09:44 Mersin Üniversitesi otoparkta güneşten elektrik üretecek Mersin Üniversitesi (MEÜ), hastane otoparkına kurulacak güneş enerjisi santrali (GES) ile elektrik üretecek. Kamu Binalarında Enerji Verimliliği Projesi (KABEV) kapsamında hazırlanan proje ile Dünya Bankası tarafından 400 milyon TL finans sağlanan MEÜ’de 3 bina seçilerek çalışmalara başlandı. Bu kapsamda Tıp Fakültesi Hastanesinin otoparkında bir süredir yürütülen altyapı çalışmalarının ardından güneş enerjisi santrali için temel atma töreni Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Sahada incelemede bulunan Prof. Dr. Yaşar, yenilenebilir enerji payını yükseltme ve net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda Mersin Üniversitesi olarak önemli adımlar atmaya devam ettiklerini söyledi. KABEV kapsamında hazırladıkları proje ile Dünya Bankasından 400 milyon TL civarında finans sağladıklarını belirten Yaşar, "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız uhdesinde üniversitemiz hastanesi ve Tıp Fakültesi ile Mimarlık ve Güzel Sanatlar Fakültelerine enerji verimliliği sağlayacak önemli yatırımlar yapılacak. Projenin temel omurgasını tıp fakültemiz, hastanemiz ve mimarlık fakültemizin otoparklarına kurulacak güneş enerji santralleri oluşturmaktadır" dedi. "Üniversite hastanesi yüzde 40 civarında tasarrufa gidecek" Proje kapsamında otoparkların üst kısımlarının güneş enerjisi panelleri ile kaplanacağını ifade eden Yaşar, "Elektriğimizi güneş enerjisinden üreteceğiz. Bu şekilde yaklaşık 3 megawatt gücünde elektrik üreterek, üniversitemiz hastanesi yüzde 40 civarında elektrik faturasında tasarrufa gidecek. Bu tasarruf üniversitemizin aylık ödediği elektrik faturasında 5 milyon TL, yıllık ise 60 milyon TL civarında azalmayı sağlayacak. Bu sadece üniversitemizin tasarruf etmesi anlamına gelmiyor. Nitekim, ülkemiz enerji ithal eden bir ülkedir. Bu tasarruf miktarında enerji ithal edilmeyerek ülkemiz ekonomisine de katkı sağlanmış olacak" diye konuştu. "Çevreci ve sürdürülebilir üniversite kampüsü" Projenin yalnızca mali yönüyle değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Yaşar, çevreci ve sürdürülebilir bir üniversite kampüsü olma yolunda önemli bir adım daha atmış olacaklarını kaydetti. Projenin sadece güneş enerji santrali yapmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Yaşar, "Üniversitemiz hastanesi ve mimarlık fakültesinin eskimiş olan mekanik, ısıtma ve soğutma, aydınlatma sistemlerinin yenilenmesi de bu proje dahilinde gerçekleştirilecek. Ayrıca proje kapsamında bu sistemlerdeki yazılım programları da aktif olarak kullanılacak. Örneğin akşam kapanan bir bölümün aydınlatma, ısıtma ve soğutma sistemleri otomatik olarak devre dışı bırakılarak tasarruf miktarı artırılacaktır" dedi. Projenin ilk etabı olan hastane otoparkına kurulacak güneş enerjisi santralinin temelini atan Yaşar, "Bizler için çok önemli olan bu projenin hastanemize, üniversitemize, Mersin’imize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Mersin Üniversitesi olarak ortak geleceğimize ve sürdürülebilirliğin yüzyılına projelerimiz ile katkı sunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Mersin Üniversitesi otoparkta güneşten elektrik üretecek
14 Mart 2024 Perşembe - 09:42 Mersin Üniversitesi otoparkta güneşten elektrik üretecek Mersin Üniversitesi (MEÜ), hastane otoparkına kurulacak güneş enerjisi santrali (GES) ile elektrik üretecek. Kamu Binalarında Enerji Verimliliği Projesi (KABEV) kapsamında hazırlanan proje ile Dünya Bankası tarafından 400 milyon TL finans sağlanan MEÜ’de 3 bina seçilerek çalışmalara başlandı. Bu kapsamda Tıp Fakültesi Hastanesinin otoparkında bir süredir yürütülen altyapı çalışmalarının ardından güneş enerjisi santrali için temel atma töreni Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Sahada incelemede bulunan Prof. Dr. Yaşar, yenilenebilir enerji payını yükseltme ve net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda Mersin Üniversitesi olarak önemli adımlar atmaya devam ettiklerini söyledi. KABEV kapsamında hazırladıkları proje ile Dünya Bankasından 400 milyon TL civarında finans sağladıklarını belirten Yaşar, "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız uhdesinde üniversitemiz hastanesi ve Tıp Fakültesi ile Mimarlık ve Güzel Sanatlar Fakültelerine enerji verimliliği sağlayacak önemli yatırımlar yapılacak. Projenin temel omurgasını tıp fakültemiz, hastanemiz ve mimarlık fakültemizin otoparklarına kurulacak güneş enerji santralleri oluşturmaktadır" dedi. "Üniversite hastanesi yüzde 40 civarında tasarrufa gidecek" Proje kapsamında otoparkların üst kısımlarının güneş enerjisi panelleri ile kaplanacağını ifade eden Yaşar, "Elektriğimizi güneş enerjisinden üreteceğiz. Bu şekilde yaklaşık 3 megawatt gücünde elektrik üreterek, üniversitemiz hastanesi yüzde 40 civarında elektrik faturasında tasarrufa gidecek. Bu tasarruf üniversitemizin aylık ödediği elektrik faturasında 5 milyon TL, yıllık ise 60 milyon TL civarında azalmayı sağlayacak. Bu sadece üniversitemizin tasarruf etmesi anlamına gelmiyor. Nitekim, ülkemiz enerji ithal eden bir ülkedir. Bu tasarruf miktarında enerji ithal edilmeyerek ülkemiz ekonomisine de katkı sağlanmış olacak" diye konuştu. "Çevreci ve sürdürülebilir üniversite kampüsü" Projenin yalnızca mali yönüyle değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Yaşar, çevreci ve sürdürülebilir bir üniversite kampüsü olma yolunda önemli bir adım daha atmış olacaklarını kaydetti. Projenin sadece güneş enerji santrali yapmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Yaşar, "Üniversitemiz hastanesi ve mimarlık fakültesinin eskimiş olan mekanik, ısıtma ve soğutma, aydınlatma sistemlerinin yenilenmesi de bu proje dahilinde gerçekleştirilecek. Ayrıca proje kapsamında bu sistemlerdeki yazılım programları da aktif olarak kullanılacak. Örneğin akşam kapanan bir bölümün aydınlatma, ısıtma ve soğutma sistemleri otomatik olarak devre dışı bırakılarak tasarruf miktarı artırılacaktır" dedi. Projenin ilk etabı olan hastane otoparkına kurulacak güneş enerjisi santralinin temelini atan Yaşar, "Bizler için çok önemli olan bu projenin hastanemize, üniversitemize, Mersinimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Mersin Üniversitesi olarak ortak geleceğimize ve sürdürülebilirliğin yüzyılına projelerimiz ile katkı sunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Sincan’da bilim ve teknolojide büyük hamle
13 Mart 2024 Çarşamba - 18:51 Sincan’da bilim ve teknolojide büyük hamle Ankara’nın Sincan ilçesinde çocukların ve gençlerin bilim, teknoloji, yazılım, donanım ve kodlama gibi alanlarda eğitim alabileceği “Bilim Sincan” törenle açıldı. Sincan Belediyesi ve T3 Vakfı birliğiyle gençlerin bilim, teknoloji, yazılım, donanım ve kodlama gibi alanlarda eğitim alabileceği “Bilim Sincan” hizmete açıldı. Gençlere yeni ufuklar açacak olan “Bilim Sincan”, yeni nesillerin bilimle iç içe olmasını amaçlıyor. Açılış törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da katıldı. Açılışta konuşan Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, şunları kaydetti: “Gençlerin akademik ve eğitim hayatına dokunuyoruz. Sadece bununla da yetinmiyoruz. Hamdolsun 5 yıllık dönemde havuzlardan gençlik merkezlerine, futbol, voleybol, basketbol sahalarına kadar gençlerin kullanabileceği çok sayıda spor alanı kazanırdık. Kültürle ilgili de çok işler ortaya koyduk, Sincan’ı bir kütüphaneler şehri yaptık.” “Bilim Sincan” projesinin detaylarını aktaran Ercan, “Yeni bir eseri hayata geçiriyoruz, inşallah daha da güzel adımlar atacağız. Bu kompleks o kadar fonksiyonel ki her türlü etkinlik, her türlü proje eklemlenebilir buraya. İnşallah buranın devamıyla ilgili düşüncelerimiz var” ifadesini kullandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise, “Hangi projeyi hazırlamışsa yeter ki gençlerimiz için olsun, onları bilim ve teknolojiyle buluşturmak için olsun, biz Murat Ercan başkanımızın sonuna kadar yanındayız, arkasındayız. Bugün de Sincan’ımıza Bilim Merkezi kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sincan Bilim Merkezi ile gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisi artacak ve geleceğin bilim insanlarını keşfetmemizi sağlayacak. Merkezimizde astronomi, uzay ve havacılık, doğa bilimleri, tasarım ve teknoloji alanlarında 5 atölyeyle gençlerimize edindikleri teorik bilgileri pratiğe dökme ve kendi projelerini geliştirme imkanı sunacağız. Ayrıca Bilim Merkezimiz sayesinde önümüzdeki eğitim yılında faaliyete geçireceğimiz Dene Yap Teknoloji Atölyesi’yle de Sincanlı gençlerimizi erken yaştan itibaren geleceğin teknolojileriyle buluşturacağız" dedi. TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ise bilim ve teknoloji için en önemli unsurun insan kaynağı olduğunu belirterek, “Bizim kaynağımız çocuklarımız, gençlerimiz, teknoloji yıldızlarımız. İnsan kaynağımız sadece bugünün ihtiyacını değil gelecek için, insanlık için, ülkemiz için gerekli olacak teknolojileri geliştirecek ve bunun için bilgiyi üretecek” açıklamasında bulundu. T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır ise gençler için üretimin önemine işaret etti. Hıdır, “Bilim Türkiye projesiyle hedeflediğimiz amaç gelecek nesillerimizin sadece tüketen değil aynı zamanda da üreten ve keşfetme arzusuyla sürekli öğrenen bir ruha sahip olmalarıdır. Geleceğin Özdemir Bayraktarları Aziz Sancarları bilim merkezlerinde yetişecek, gençlerimiz önce ülkemiz, sonra tüm insanlığın faydası için teknolojiler geliştirecek” şeklinde konuştu. Bilim Sincan bünyesinde sergi alanı, Doğa Bilimleri Atölyesi, Tasarım Atölyesi, Matematik Atölyesi, Astronomi-Havacılık ve Uzay Atölyesi, Teknoloji Atölyesi, Deneyap Atölyesi gibi birimler yer alıyor. Açılan atölyelerle küçük çocukların ve gençlerin okul dışı öğrenmeleri kolaylaştırılırken, öğrenciler aynı zamanda hem eğlenecek hem de yeni deneyimler kazanacak.
Akyol Medya Şirketi yönetiminden domain ve patent açıklaması
13 Mart 2024 Çarşamba - 14:57 Akyol Medya Şirketi yönetiminden domain ve patent açıklaması Akyol Medya Şirketi kurucularından Sercan Akyol, Amed TV ve Amed Radyo markalarının sahipliğine dair iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Akyol, "Bilinmelidir ki, Amed TV ve radyo domaini üzerinde herhangi bir patent veya tescil belgesi olmayan şahıs veya şahıslar, şirketimizin itibarını zedelemek ve kamuoyunu yanıltmak amacıyla hareket etmektedirler" dedi. Şirket kurucularından Sercan Akyol, Amed TV ve Amed Radyo domainleriyle ilgili resmi patent veya tescil belgeleri olmasına rağmen sahiplenen şahıs ve şahısların olduğunu öne sürdü. Bazı haber sitelerinde haklarında isim hırsızlığı adı altında yapılan haberlere karşı hukuki sürecin başlatıldığını belirten Akyol, şirketin itibarını düşürenlerin cezasını çekeceğini söyledi. Akyol Medya Şirketi olarak, Amed TV ve Amed Radyo adına aldıkları sitelerin domain hakkında gelişen olaylarla ilgili açıklama gerektiği duyduklarını ifade eden Akyol, son zamanlarda sahip oldukları domain üzerinden karalama girişimlerine maruz kaldıklarını ileri sürdü. Akyol, şöyle konuştu: “Bilinmelidir ki, Amed TV ve radyo domaini üzerinde herhangi bir patent veya tescil belgesi olmayan şahıs veya şahıslar, şirketimizin itibarını zedelemek ve kamuoyunu yanıltmak amacıyla hareket etmektedirler. Bu tür girişimler, hem şirketimizin hem de Amed TV’nin profesyonel yönetim anlayışına ve etik değerlerine ters düşmektedir. Akyol Medya Şirketi olarak sahip olduğumuz domainin yasal sahibi olduğumuzu ve girişimlerde bulunan kişi veya kişilere karşı hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyuna duyururuz. Bu tür durumlarla mücadelede hukuki süreçler başlatılmış olup, şirketimiz gerekli adımları atmaya devam edecektir.” “İftiralarını doğrularlarsa hediye edeceğiz” “Amed TV ve Amed Radyo’nun bütün faaliyetleri şeffaf bir şekilde yürütülmekte” diyen Akyol, “Karalama girişimi bizi üzüyor. Kamuoyundan ricamız, bu tür yanlış bilgilendirmelere itibar etmemeleri ve şirketimizin resmi kanalları üzerinden yapılacak resmi açıklamalara öncelik vermeleridir. Yaşanan bu belirsizlik ve karalama girişimlerine son vermek adına, eğer karşılıklı olarak, karalama girişimde bulunan ve markaya sahip olduğunu iddia eden şahıs veya şahıslar Amed TV ve Amed Radyo’nun marka patent ve tescil belgelerini kabul edilecek bir şekilde kanıtladığı bir durum oluşursa, kamuoyuna söz veriyoruz, domain Akyol Medya tarafından kendilerine hediye edilecektir” ifadelerine yer verdi. Akyol Medya Şirketi, çatısı altında bulunan markalarla medya sektöründe öncü ve güvenilir bir hizmet sunduklarını kaydeden Akyol, şirketin sahip olduğu markalar arasında Amed Tımes, Amed TV, Amed Radyo ve Diyarbakır.Net olduğunu ve markaların tamamen kendilerine ait olduğunu ileri sürdü.
Yapay zekada ‘telif’ uyarısı
13 Mart 2024 Çarşamba - 13:25 Yapay zekada ‘telif’ uyarısı Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yapay zekanın iş hayatının yanı sıra artık kitap ve şiir de yazabildiğini ve telif noktasında sorunlar yaşanacağını söyleyerek, ”Yapay zekanın oluşturdukları anonim hale geleceğinden ben yaptım diyemeyeceğiz” dedi. Yapay zekanın iş hayatından ziyade edebiyat noktasında da çalışma alanına girdiğini söyleyen Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, “Yapay zeka bilindiği üzere insan düşünce ve davranışlarını daha hızlı bir şekilde işleyebilen yapılar diye karşımıza çıkıyor. Bugüne kadar ona soru sorabiliyorduk ya da bir konuda danışabiliyorduk. Artık iş o kadar gelişti ki iş hayatının içerisinde de birçok yerde kullanabiliyoruz. Bunlara da tamam derken bir anda edebiyatta da karşımıza çıkmaya başladı. Ben de denemiştim daha önce. Mesela ’Erciyes’le ilgili bir şiir yazar mısın?’ diye sorulduğunda gerçekten çok da güzel bir şiir yazdı. Altına not düşmesem bir şairin yazdığı da düşünülebilirdi. İş artık kitap yazma seviyesine geldi ve şöyle ilerliyor; örneğin ekonomik gelişmeler hakkında ya da iktisat hakkında, spor hakkında konuyu belirliyorsunuz ve kitap yazmak istediğinizi söylüyorsunuz. ’İçindekileri oluşturur musun?’ diyorsunuz ve yapay zeka içindekileri sizin için madde madde oluşturuyor. Daha sonra bu maddeleri de aşarak ilerliyor ve bunları toplayıp bir araya getirdiğiniz zaman da bir kitap haline gelmiş oluyor” dedi. Topuzoğlu, yapay zeka tarafından yazılan kitabın anonim olacağını ve telif hakları noktasında sıkıntılar yaşanacağını söyleyerek, “Genel anlamda baktığımızda biraz daha telif haklarını ortadan kaldıracak. Yani artık ’Bu kitabı ben yazdım’ diyemeyeceğiz. Bu sonuçta anonim hale gelmiş olacak. Bununla birlikte şu an hukuki anlamda da çalışmalar devam ediyor ama ne yazık ki işin içinden çıkmak çok fazla mümkün değil. Yapay zeka bir fotoğraf oluşturabiliyor, resim çizebiliyor, portre oluşturabiliyor. Bunların da telif haklarının kime ait olacağı bilinemiyor. Ya da bir şiir veya kitap yazılıyor, bunun telif hakları kime ait olacak bu konu netlik kazanamıyor. Bu büyük bir tehlike. Tabii bununla birlikte kontrolünün de yapılması çok zor. Yani buradaki bilgilerin doğruluğunu da denetlemek başlı başına bir iş haline gelecek. Bu da bir takım zafiyetleri ortaya çıkaracak diye düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.
Cizre’de kaçak kablo patlamaya neden oldu
13 Mart 2024 Çarşamba - 11:04 Cizre’de kaçak kablo patlamaya neden oldu Şırnak’ın Cizre ilçesinde kaçak kullanımdan kaynaklanan yeraltı kablo patlaması meydana geldi. Dicle Elektrik, kayıp-kaçak ekipleri ana hattan kaçak bir hat çekildiğini tespit etti. Yangına sebep olan hattı kullananlar hakkında yasal işlem başlatıldı. Dicle Elektrik’ten yapılan açıklamada, bölgedeki yatırımların 30 milyar TL’ye ulaşırken, elektrik altyapısına zarar veren kaçak kullanımla mücadelesi ise aralıksız devam ettiği belirtildi. Açıklamada, kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji vizyonu ile hareket eden şirketin kayıp-kaçak ekiplerinin tespit ettiği yöntemler ise elektrik hırsızlığının boyutunu gözler önüne serdiği kaydedildi. Geçtiğimiz ay yine Şırnak’ta meydana gelen olayın bir benzeri, Cizre ilçesine bağlı Dağkapı Mahallesi’nde meydana geldiği hatırlatıldı. Yeraltı şebekesine ait kablolara entegre edilen, kaçak elektrik hattından kaynaklanan yangın, paniğe neden oldu. Kısa sürede elektrik sayaçlarının bulunduğu panoya sıçrayarak daha tehlikeli bir hale gelen yangın, yakın çevredeki evleri de tehdit edince itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi ile söndürüldü. Kesici aletlerle zarar verildiği ortaya çıktı İhbar üzerine olayın yaşandığı bölgeye intikal eden Dicle Elektrik saha ekipleri, güvenlik amacıyla bölgenin elektriğini kesti. Ardından, yangına sebep olan yeraltı elektrik hattında yaptıkları incelemede, kaçak bağlantılar yapıldığını tespit etti. Yanan elektrik panosunun bulunduğu alanda gerçekleştirilen kazıda ise yeraltı elektrik kablosuna kesici aletlerle zarar verildiği ve bu şekilde yakındaki bazı konutlara kaçak elektrik hattı çekildiği ortaya çıktı. Olayın tespiti ve gerekli onarımların yapılmasının ardından bölgedeki kazı çalışmaları tamamlandı ve yeraltı kabloları tekrar örtüldü. Yangın nedeniyle zarar gören elektrik panosu ve içerisindeki sayaçlar da kullanılamaz hale geldi. Panoların ve sayaçların değiştirilmesine yönelik çalışmalar başlatılırken, mahallenin elektrik ihtiyacının kesintisiz devam edebilmesi için alternatif hatlar devreye alındı. Dicle Elektrik yetkilileri “Bu kısa zaman içinde karşılaştığımız ikinci vaka. Bölgenin kesintisiz enerji tedarikini tehdit eden bu tür kaçak çalışmalar aynı zamanda milli servetin de kayıt dışı olarak harcanmasına neden oluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve EPDK regülasyonları çerçevesinde kamu hizmeti sağlayan bir şirket olduğumuzu sıkça dile getiriyoruz. Bunun gereği olarak kamu kaynaklarının korunması adına bölgede elektrik hırsızlığına müsaade etmeyeceğiz. Etkin mücadelemize devam edeceğiz” dedi. 13 abone için yasal işlem başlatıldı Olayın yaşandığı bölgede yeraltı kaçak kablo tespit cihazı ile inceleme yapan Dicle Elektrik ekibi, yakındaki 13 abonenin yeraltı kablosundan kaçak bağlantı yapmak suretiyle kayıt dışı elektrik kullandığını tespit etti. Ekipler, şebekeye ciddi biçimde zarar veren kaçak bağlantıları iptal ederken kaçak elektrik kullandığı belirlenen aboneler hakkında ise yasal işlem başlatıldı. Öte yandan, geçtiğimiz ay Cizre’nin Şah Mahallesi’nde yine yeraltı kablosundan kaçak elektrik bağlantısı yapılması yüzünden yangın çıkmıştı.
Sanayi Bakanı Kacır’dan Denizli OSB’ye teknopark müjdesi
13 Mart 2024 Çarşamba - 10:51 Sanayi Bakanı Kacır’dan Denizli OSB’ye teknopark müjdesi Denizli Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Mesleki Eğitim Merkezinde düzenlenen toplu açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Bakan Kacır; “Denizli’mizin ikinci teknoparkını, Denizli Büyükşehir Belediyemizin de paydaşlığında Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçireceğiz. Denizli’mize hayırlı olsun” diyerek müjde verdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA); Alternatif Turizm, Güdümlü Proje Desteği, Kooperatif ve Birliklerin Güçlendirilmesi, İmalat Sanayinde Dijitalleşme, Yenilikçi Genç Girişimcilik ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında 32 projeye destek sağladı. Tamamlanan projelerin açılışı için Denizli OSB Mesleki Eğitim Merkezi’nde tören düzenlendi. Projelerin açılış törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti Denizli İl Başkanı Yücel Güngör, Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, GEKA Genel Sekreteri Özgür Akdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Derya Baltalı, Denizli OSB Yönetim Kurulu Üyeleri Osman Uğurlu, Selim Yaymanoğlu, Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş ve DOSTEK Koleji öğretmen ve öğrencileri katıldı. “Denizli sanayisinin markalaşmasını arttıracağız” Açılış töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; “Denizli Mesleki Eğitim ve Test Merkezi projesi ile tekstil ve makine sektörleri başta olmak üzere, sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda insan kaynağımızı aranan yetkinliklerle buluşturuyoruz. Denizli’mizin kalkınmasının öncüsü imalat sanayimizin nitelikli aranan eleman ihtiyacını karşılayarak sanayimizin rekabet gücünü artırıyoruz. Önümüzdeki dönemde merkez bünyesinde yürüteceğimiz çalışmalarla Denizli sanayisinin yenilik, girişimcilik, teknoloji, tasarım ve markalaşma kapasitesini artırmaya devam edeceğiz. İmalat Sanayiinde Dijitalleşme Projeleriyle; işletmelerimizin dijital dönüşüm çalışmalarına faizsiz finansman sunduk. İşletmelerimizin verimliliklerinde yüzde 20, üretim kapasitelerinde yüzde 15 artış sağladık. Denizli’yle, Denizlililer ile el ele vererek, Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkaracağız. Son 22 yıldır olduğu gibi milletimizi yeni vizyonlar, yeni hedefler, yeni programlarla buluşturacağız” dedi. Bakan Kacır’dan Denizli OSB’ye teknopark müjdesi Denizli’ye önemli bir müjde de veren Bakan Kacır; “Denizli’de sanayicilerimizle ve Belediye Başkanlarımızla ve Valiliğimizle istişarelerde bulundu. Denizli’mizin ikinci teknoparkını, Denizli Büyükşehir Belediyemizin de paydaşlığında Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçireceğiz. Denizli’mize hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Derya Baltalı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı M. Fatih Kacır’a hediye takdim etti. Ardından 32 projenin açılış kurdelesi Bakan Kacır, protokol üyeleri ve DOSTEK Koleji öğrencileriyle birlikte kesildi. Bakan Kacır, DOSTEK Koleji öğrencilerinin çalışmalarına hayran kaldı Açılış töreninin ardından DOSTEM’de yer alan atölyeleri ve DOSTEK Koleji öğrencilerinin çalışmalarını inceleyen Bakan Kacır, stantları tek tek inceledi. Öğrencilerle sohbet eden ve çalışmaları hakkında bilgiler alan Bakan Kacır, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekilmeyi de ihmal etmedi. Bakan Kacır, DOSTEK Koleji’nin başarı panosuna günün anısına “Tebrik ederim” yazarak imzaladı.