TEKNOLOJİ
Somali’de CURAD-1 Sondajı için geri sayım 13 Nisan 2026 Pazartesi - 00:13:30 Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi’nin 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanıyor. Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanan Çağrı Bey, konumlanma işleminin ardından kuyuya ilişkin test faaliyetlerine başlayacak. Testlerin ardından da sondaj çalışmasına geçilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalarına başlıyor. 53 günün ardından Somali’ye vardı Çağrı Bey, Somali’deki sondaj çalışmaları için 15 Şubat 2026’da Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye doğru seyrine başladı. 53 günlük seyir süresi sonunda Somali’ye ulaşan gemi, geçtiğimiz 10 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da iştirak ettiği törenle Mogadişu Limanı’nda karşılandı. Limandan ayrıldı Limanda malzeme ve yakıt ikmali gibi son hazırlıkları gerçekleştirilen Çağrı Bey, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. Çağrı Bey’in bu yolculuğunda, enerji filosundan Altan, Korkut, Sancar destek gemileri de yanında bulunuyor. Güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey’e eşlik ediyor. Konumlanma ve test aşaması Çağrı Bey’in, yarın (13 Nisan) öğle saatlerinde 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması planlanıyor. Geminin, CURAD-1 kuyusuna varmasının ardından öncelikle konumlanma işlemi gerçekleştirilecek. Daha sonra da kuyuya ilişkin çeşitli test faaliyetlerine başlanacak. 7 bin 500 metre derinlikte sondaj Test faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından ise sondaj aşamasına geçilecek. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun, söz konusu 7 bin 500 derinlik ile dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor. Ayrıca, Çağrı Bey’in yürüteceği sondaj operasyonunda 4 bin metreye dalabilen bir su altı robotu da kullanılacak. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6 ila 9 ay arasında tamamlanması planlanıyor. İki kardeş ülkenin ortak refahı Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:41 Yapay zeka görsel iletişimcilerin mesleğini tehdit mi edyor Dünya, yapay zekanın baş döndürücü ivmesiyle tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşarken, görsel iletişim sektörü bu değişimin içinde yer alıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zeka ile üretilen görsellerin gerçeklik sınırlarını zorlamasının oluşturduğu "mesleki kaygı" tartışmalarına akademik bir perspektifle yanıt verdi. Büker’e göre, yapay zeka bir son değil; aksine keşfin yeniden tanımlandığı bir dönemin kapısını açıyor. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zekanın görsel iletişim alanındaki dönüştürücü rolünü ele alarak, üretken yapay zeka teknolojilerinin tasarım süreçlerini "oluşturucu odaklı yaklaşımdan yönlendirme temelli bir yapıya" dönüştürdüğünü ifade etti. 2026 yılına ait güncel akademik veriler ışığında, mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Akademik araştırmaların 2025-2026 yıllarına ait bulgularına dikkat çeken Büker, üretken yapay zekanın profesyonel görüntü kalitesinde yüzde 95,69’luk bir doğruluk oranına ulaştığını ifade ederek: "Nisan 2025’te Nature’da yayımlanan çalışmalar gösteriyor ki; yapay zeka artık yalnızca yardımcı bir araç değil, doğrudan bir alternatif ortak haline gelmiştir. Midjourney v7 ve Gemini gibi araçlar, tasarımcıya eskiden mümkün olmayan bir kontrol ve esneklik alanı sağlıyor" dedi. "Artık yardımcı bir araç değil" Yapay zekanın yükselişinin tasarımcılar için hem fırsat hem de zorluk barındırdığını ifade eden Büker, teknik becerinin tek başına ayırt edici değerini kaybettiği bir döneme girildiğini vurguladı. Uzmanların bu dönüşümü "uyum sağlanmazsa tehdit" olarak tanımladığını belirten Büker, mesleki rollerdeki değişimi şu sözlerle açıkladı: "Yapay zeka tasarımcının yerini almayacak, ancak iş yapma biçimini kökten değiştirecek. Tasarımcı artık problemi tanımlayan, kavram üreten ve görsel dili belirleyen bir stratejist konumuna taşınıyor. İşin üretimini ise tasarımcının yönlendirdiği algoritmalar üstleniyor." "İnsan eli değen her iş daha güvenli" Tüketici alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Nalan Büker, 2025 tarihli güncel araştırmaların çarpıcı bir gerçeği ortaya koyduğunu söyledi. Tüketicilerin, kaynağı tamamen yapay zeka olan görsellere, insan eliyle yapılmış işler kadar güvenmediğini belirten Büker, "İnsan eliyle yapılmış işler hala daha yüksek güven ve değer üretiyor. Asıl değer artık ‘kim yaptı?’ sorusunda değil, ‘kim yönetti?’ sorusunda gizli," dedi. "Yapay zeka kolay yol değil, bir öğrenme amacı olmalı" Genç tasarımcıların bu teknolojiye uyum kapasitesinin oldukça yüksek olduğunu gözlemlediklerini belirten Dekan Büker, eğitim kurumlarının üzerine düşen sorumluluğu ise şöyle özetledi: Yapay zeka bir "kolay yol" değil, öğrenmeyi genişleten bir araç olmalı. Öğrenciler yapay zeka kullanımını açıkça belirtmeli; etik ve telif konuları eğitimin ayrılmaz parçası haline gelmeli. Yapay zeka çıktıları nihai sonuç değil, sürecin ham malzemesi olarak görülmeli. Prof. Dr. Nalan Büker, değerlendirmesini şu kritik uyarıyla noktaladı: "Görsel iletişim mesleğinin geleceğinde, yapay zekayı ustalıkla kullananlar yükselirken; teknolojiye direnenler mesleğin dışında kalabilir. Tehdit teknolojinin kendisi değil, değişime kapalı olmaktır."
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:34 KBÜ’den savunma sanayisine otonom robot köpek projesi Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde güvenlik, endüstriyel denetim ve arama-kurtarma gibi alanlarda kullanılmak üzere robot köpek teknolojisi geliştirilecek. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında kabul edilen "Çok Amaçlı Görev Planlama için Otonom Robot Köpek Tasarımı ve Geliştirilmesi" projesi ile yerli ve milli bir çözüm ortaya konulması hedefleniyor. Proje, Karabük Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Ali Art’ın sahibi olduğu AI ARD Robotik A.Ş. tarafından, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesindeki Aware Robotik iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında farklı görevleri yerine getirebilen otonom robot köpek geliştirilecek. Projenin özellikle zorlu ve riskli alanlarda kullanılmak üzere tasarlandığını belirten Ali Art, dört ayaklı robotların engebeli arazilerde tekerlekli sistemlere göre daha etkin görev yapabildiğini ifade etti. Dünyada bu alanda faaliyet gösteren firma sayısının sınırlı olduğunu vurgulayan Art, yüksek maliyetler ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle yerli çözümlerin öneminin arttığını dile getirdi. Yapay zekâ tabanlı olarak geliştirilecek sistemin; algı, sensör füzyonu, pekiştirmeli öğrenme ve hibrit kontrol mimarisi gibi ileri teknolojileri içereceği belirtildi. Proje kapsamında elektronik kart tasarımı, aktüatör ve güç aktarma sistemleri ile görev kontrol ve kullanıcı arayüzü gibi kritik bileşenler geliştirilecek. Çalışmanın, Türkiye’nin mobil robotik ve otonom sistemler alanındaki Ar-Ge kapasitesine katkı sağlaması hedeflenirken, Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde yürütülen bu tür projelerle akademik bilgi birikiminin teknolojiye dönüştürülmesi ve sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
’Duyuların İnterneti’ dijital alışverişe yeni soluk getirecek
10 Aralık 2023 Pazar - 14:25 ’Duyuların İnterneti’ dijital alışverişe yeni soluk getirecek “Dijital Çağda Tüketicinin Duyularına Hitap Etmek: Çoklu Duyusal Pazarlama Üzerine Bir Araştırma” adlı çalışmasıyla tanınan Doç. Dr. Duygu Aydın Aslaner, dijital alışverişte son yıllarda ortaya çıkan "Duyuların İnterneti" modeliyle ilgili olarak, "Tüketicilere gerçek bir alışveriş deneyimi sunmak adına, dijital platformlarda beş duyuya hitap eden zengin ve etkileşimli bir ortam oluşturulması gerekiyor" dedi. Her geçen gün hızla büyüyen dijital alışveriş sektörü, gelişen teknolojiyle birlikte yeni trendleri de beraberinde getiriyor. Son yıllarda ortaya çıkan; görme, işitme, dokunma, koku alma ve tatma gibi duyusal deneyimleri dijital platformlara entegre edilmesini ifade eden "Duyuların interneti" modeli, alışveriş sektörüne yeni soluk getirdi. Konuyla ilgili olarak İstanbul Kent Üniversitesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doçent Dr. Duygu Aydın Aslaner, açıklamalarda bulundu. Aslaner, "Duyuların İnterneti’, görme, işitme, dokunma, koku alma ve tatma gibi duyusal deneyimleri dijital platformlara entegre etmeyi ifade eder. Gelecekte ‘Duyuların İnterneti’ne geçiş, tüketicilere benzersiz bir özgürlük alanı sunacaktır. Bu geçişin özellikle tüketicinin alışveriş deneyiminde algıladığı riskleri azaltma potansiyeli yüksektir. Covid-19 pandemi süreci, dijital alışverişin önemli bir dönemecini oluşturmuştur. Bu dönemecin temelinde, tüketicilerin salgın şartları nedeniyle alışveriş alışkanlıklarını dijital platformlara yönlendirmesi yatmaktadır. Ancak, her tüketicinin bu değişime aynı şekilde uyum sağlamadığı da bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Dönüşümün tam anlamıyla (beş duyuya hitap eden bir şekilde) tasarlanmış bir dijital duyusal deneyimle gerçekleşebileceğini düşünüyorum. Yani, tüketicilere gerçek bir alışveriş deneyimi sunmak adına, dijital platformlarda beş duyuya hitap eden zengin ve etkileşimli bir ortam oluşturulması gerekiyor. Çoklu dijital duyusal deneyimlerin, tüketicinin zihninde çevrim içi alışverişin oluşturduğu soyutluk algısını ortadan kaldırma potansiyeline sahip olacağı kanısındayım. 21. yüzyılda genç tüketiciler, kendilerine sunulan kısıtlı fırsatlarla sınırlı kalmak istemiyorlar. Yeni nesil tüketiciler, hızla gelişen teknolojileri benimseyen ve deneyimlemekten keyif alan bireyler olarak öne çıkıyor. Çoklu duyusal pazarlamanın tüm yönlerini deneyimlemeye kararlı olan bu grup, sadece dijital ortamda değil, aynı zamanda fiziksel mekanlarda da teknolojiyi kullanarak yenilikçi deneyimler yaşamak istiyor. Markalar da bu değişen taleplere ayak uydurabilmek adına fiziksel ortamlarda da teknolojiyi etkili bir şekilde kullanarak dijital deneyim alanları oluşturma çabasında. Yapılan araştırmalar ve geliştirilen prototipler, bu yönde atılan adımların sektörde nasıl önemli bir etki oluşturabileceğine dair önemli kanıtlar sunuyor. Bu süreç, genç tüketicilerin beklentilerini karşılamak ve onlara daha zengin, farklı deneyimler sunmak adına önemli bir evrimin habercisi olarak karşımıza çıkıyor. Yapay zeka, metaverse, hologramlar, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik, karma gerçeklik ve genişletilmiş gerçeklik gibi teknolojilerle fiziksel bir alışveriş deneyiminin dijital dünyada mümkün olabileceğini ve tüketicinin tüm duyularını etkileyebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle, markaların gelişen teknolojileri sıkı bir şekilde takip etmeleri ve bu teknolojileri pazarlama stratejilerine entegre etmeleri büyük bir önem taşıyor" dedi.
Selçuklu Gelişim ve Teknoloji Akademisi ile öğrenciler yeteneklerini keşfediyor
10 Aralık 2023 Pazar - 12:17 Selçuklu Gelişim ve Teknoloji Akademisi ile öğrenciler yeteneklerini keşfediyor Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesinin okul dışı öğrenme ortamlarından biri olan ve yıl boyunca binlerce öğrenciye hizmet veren Gelişim ve Teknoloji Akademisi öğrencilerin yeteneklerini keşfederek kariyer planlamalarına katkı sağlıyor. Selçuklu Belediyesinin örnek okul dışı öğrenme ortamlarından biri olan Gelişim ve Teknoloji Akademisi sunduğu eğitimlerle geleceğin donanımlı ve vizyon sahibi bireylerinin yetişmesine ve yeni yeteneklerin keşfedilmesine katkı sağlıyor. Modern teknolojinin tüm imkanlarının sunulduğu tesis ziyaretçilerden ve kullanıcılardan tam not alıyor. Selçuklu Belediyesinin eğitime önemli bir desteği olan ve resmi açılışı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından yapılan Gelişim ve Teknoloji Akademisi’nde Girişimcilik CBS ve Harita Okuma, Siber Güvenlik, İHA-Mekatronik, SEDEP Vefa Gençlik, Genç Kalemler Hitabet ve Yazarlık, Tarih, Tasarım ve Üretim, Hat Sanatları, Müzik, Fotoğrafçılık, Organik Oyuncak Üretimi, Moda Tasarım ve Takı Tasarım olmak üzere toplam 12 atölye ile yarınların umudu olan öğrencileri daha donanımlı bir şekilde geleceğe hazırlıyor. Beyhekim Mahallesinde faaliyetlerine devam eden merkezden açıldığı günden bu yana 5 bin 258 kişi faydalandı. “Akademimiz Türkiye’ye örnek bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyor” Gelişim ve teknolojinin çağında başta çocuklar ve gençler olmak üzere buradan faydalanmak isteyen her yaş grubundan insana Gelişim ve Teknoloji Akademisinde hizmet sunduklarını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Akademimizde birbirinden işlevsel atölyeler ile Türkiye Yüzyılına katkı sunuyoruz. Çağımız, iletişim çağı, teknoloji çağı. Dolayısıyla teknoloji hayatımızın her anında, her yerinde karşımıza çıkıyor ve temel ihtiyaçlardan birisi. Yeni neslin teknolojiyle birlikte büyüdüğü bir dünyada yaşıyoruz. Hep söylediğimiz gibi çocuklarımızın tabii ki akademik başarısını önemsiyor onlara akademik yönden başarı getirecek eğitimleri veriyoruz. Ama bunun yanında onları hayata hazırlamamız, kendilerini keşfetmelerini, yeteneklerini ve ilgi alanlarını öğrenmelerini dolayısıyla kendini tanımalarını istiyoruz. İşte bu noktada ilçemize kazandırıldığımız okul dışı öğrenme ortamları büyük önem taşıyor ve Türkiye’ye örnek bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyor. İnşallah çocuklarımızın burada elde ettikleri kazanımlar onlara yol gösterecek ve bundan sonraki hayatlarına ışık tutacak” dedi.
Türkiye ve Katar bulut teknolojilerine öncülük edecek
10 Aralık 2023 Pazar - 11:20 Türkiye ve Katar bulut teknolojilerine öncülük edecek Ortadoğu’yu Asya ve Avrupa’ya bağlayan dijital bir koridor oluşturmak için Katar’ın başkenti Doha’da ilk imzalar atıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Katar Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakanı Mohammed El Mannai refakatinde imzalanan mutabakat metni ile Türkiye ve Katar, bulut teknolojilerine liderlik edecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Katar ziyaretinde iki ülke arasında yapılan stratejik iş birliği görüşmelerinin ardından Türkiye’de teknolojinin gelişimi adına önemli bir adım atıldı. Microsoft ile DTech Cloud, bulut tabanlı teknolojiler alanında stratejik iş birliği konusunda anlaştı. Katar’ın başkenti Doha’daki The Ritz Cartlon Hotel’de gerçekleştirilen imza törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Katar Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakanı Mohammed El Mannai katıldı. Dijital köprü genişleyecek Microsoft ve DTech Cloud arasındaki stratejik iş birliğine şahitlik etmekten heyecan duyduğunu belirten Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad Al Thani huzurlarında iki ülke arasında teknoloji alanında köprü kurmak amacıyla kritik bir mutabakat metni imzaladıklarını belirtti. Bakan Kacır, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün teknoloji ve bulut şirketi DTech Cloud ile Microsoft arasında bir kilometre taşı olacak stratejik iş birliğine şahitlik ediyoruz. Bu iş birliği ile başta Türkiye ve Katar’ın, ardından yakın coğrafyanın tamamının dijital dönüşümüne katkı sunulmasını amaçlıyoruz. Umuyorum ki bu iş birliği sayesinde yapay zeka, siber güvenlik, hiper ölçekli servisler ve analitik gibi yeni nesil çözümler alanında Türkiye ve Katar arasındaki dijital köprünün daha da geliştirilmesine ve genişlemesine katkı sağlanacak; bölgenin teknolojik liderliği üstlenilecektir.” Bulut dostu ülke Katar ile Türkiye arasında dijital alanda ilişkilerin güçlendiğini görmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Katar Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakanı Mohammed Bin Ali Al Mannai ise, iki ülke arasındaki bağların geliştirilmesinde özel sektörün öneminin altını çizdi. Al Mannai, “Bugün, bulutu uygulamanın ve bulut dostu bir ülke olmanın sonuçlarını ve meyvelerini görebiliyoruz. Katar’da inşa edilen altyapıyı bir müttefik, dost ve güvenilir bir ortakla paylaştığımız için mutluyuz. Bugün iki şirket arasında temelleri atılan stratejik iş birliğinin dijital alandaki ilişkiyi daha da geliştirmesi adına sadece bir başlangıç olacağını umuyoruz” dedi. Sadece işletmelerin değil, ülkelerin dijital dönüşümüne de inandıklarını belirten Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, “Microsoft Türkiye’nin 30. yılını kutlarken, bu gibi stratejik iş birlikleri aracılığıyla hem Türkiye’nin hem de komşu ülkelerin dijital dönüşümüne katkı sağlamak son derece mutluluk verici. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin ve teknolojimizin sınırları aştığını ve inovasyona öncülük ettiğini görmekten gurur duyuyoruz. Daha fazla organizasyonun bulut teknolojilerini, özellikle de yapay zekayı ekonomik ilerleme için bir katalizör olarak kullanabilmesi için hem özel sektörle hem de her iki ülkenin kamu kurumlarıyla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Dijital ekonominin altyapısı güçlenecek Dijital ekonomide öncü olacak çözümler üretmeyi hedeflediklerine değinen DTech Cloud’un kurucusu Bereket Murat Oktay, “Bu iş birliği sayesinde Microsoft bulut bilişim altyapısından faydalanarak dijital ekonominin önünü açacak çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Bulut tabanlı yapay zeka ve büyük veri analitiği ile sağlık, enerji ve üretim sektöründe müşterilerin dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştıracağız” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından imza törenine geçildi. İki bakanın refakatinde Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ile DTech Cloud Kurucusu Bereket Murat Oktay arasında stratejik iş birliği için imza atıldı. İmza törenine iki ülke bakanlarının yanı sıra Türkiye’nin Doha Büyükelçisi Mehmet Mustafa Göksu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Dr. Recep Erdem Erkul, DTech Cloud Genel Müdürü Yavuz Emir Beyribey ve Microsoft Katar Genel Müdürü Lana Khalaf da katıldı.
DPÜ’lü öğrenci, Yapay Zeka ile Görsel Tasarım Yarışmasında birinci oldu
10 Aralık 2023 Pazar - 10:57 DPÜ’lü öğrenci, Yapay Zeka ile Görsel Tasarım Yarışmasında birinci oldu Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Yusuf Ali Orhan, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından düzenlenen Yapay Zeka ile Görsel Tasarım Yarışması’nda birinci oldu. Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı tarafından “Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türkiye’nin Geleceğini Hayal Ediyoruz!” sloganıyla düzenlenen Yapay Zeka ile Görsel Tasarım Yarışması’nda birinciliği Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencisi Yusuf Ali Orhan kazandı. 132 katılımcının 300’ü aşkın eserle katıldığı yarışmaya başvuran öğrencilerden Beyza Irk da tasarımıyla yarışmada finale kalan son 10 eser arasında yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Elde edilen başarıyla ilgili sosyal medya hesabından bir mesaj yayımlayan Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, "Cumhuriyetimizin 100. Yılında Türkiye’nin Geleceğini Hayal Ediyoruz” adlı tasarım yarışmasında Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencisi Yusuf Ali Orhan birinci, Beyza Irk ise aynı yarışmada finalist olmuştur. Öğrencilerimi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü olarak öğrencilerimiz başta olmak üzere onları yarışmaya teşvik eden Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığına ve Öğr. Gör. Ceyda Bayrakdar’a teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim" dedi.
Uzmanına göre TikTok’a sınırlama getirilmeli
09 Aralık 2023 Cumartesi - 11:01 Uzmanına göre TikTok’a sınırlama getirilmeli Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dijital Mecralar Komisyonu’nun gündeminde yer alan TikTok’a sınırlama getirilme konusunu değerlendiren Bilgisayar Yüksek Mühendisi ve Avukat Murat Osman Kandır, söz konusu sınırlamanın aile mahremiyeti ve oluşabilecek istismarların önüne geçilmesi için faydalı olacağını belirtti. Dünyada milyonlarca kullanıcının kısa süreli çeşitli türde videolar paylaştığı veya canlı yayın yaptığı TikTok isimli dijital platformun günden güne kullanıcısı artıyor. Günümüzün en popüler sosyal medya mecralarından olarak öne çıkan TikTok’ta 3 dakika ila başlayan yayınlanan videoların uzunluğu önce 10 dakikaya ardından da 15 dakikaya kadar yükseliyor. Yaklaşık 32 milyon kullanıcısının olduğu tahmin edilen Türkiye’de bu dijital platformda profil oluşturma yaş sınırı 13 olarak biliniyor. Son günlerde ise TikTok’ta kullanıcılar arasında bin adet takipçiye ulaşan ve canlı yayın yapan kişilere 37 kuruştan başlayıp 6 bin liraya kadar ulaşan hediyeler de gönderilebiliyor. Türk aile yapısına uygun olmayan içeriklerin yer alması, yaş kontrolünün olmaması, küfür, argo gibi söylemlerin çoğalması, şiddet ve siber zorbalığı özendiren birçok etkenden dolayı Türkiye’de TikTok uygulamasının yasaklanması gündeme geldi. Toplumun ahlak yapısını bozduğu iddia edilen bu içeriklerin üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dijital Mecralar Komisyonu, tartışmaların odağında olan TikTok’a bir takım cezai yaptırımlar uygulayabilir. Eskişehirli Avukat Murat Osman Kandır, son zamanlarda bağımlılık haline gelen bu uygulamaya gelecek her türlü yaptırımın yerinde olacağını ifade etti. “Özellikle 18 yaşa kadar olan çocuklar için aile mahremiyetini sarsan bir uygulama” Söz konusu uygulamanın aile yapısını tehdit eden bir yapısının olduğunu belirten Avukat Kandır, profil oluştururken yaş sınırlamanın olmamasının burada bir dezavantaj oluşturduğuna işaret etti. Türkiye’de bu uygulamada profil oluşturma yaş sınırının 13 olması sebebiyle herkesin video çekip, canlı yayın yapabildiğini dile getiren Kandır, “TikTok, sosyal medya uygulamalarının çoğunda olan ve bizim anayasamızda özel bir kanunla korunan aile yapısını bozmaya yönelik bazı eksikliklere sahip. Aile yapısını tehdit eden bir yapısının olduğunu görüyoruz. Sosyal ağ uygulamalarında profil oluştururken bir yaş sorgulaması yok. Sadece görünürde olan bir yaş sorgulaması var. Profil açarken yaşın beyan edilmesi istenir. Kendi yaşınızı beyan edersiniz ve o beyanı doğru kabul eder. Bunu tüm sosyal medya uygulamalarının profil oluşturma şartlarında görüyoruz. Bizim ülkemizde de TikTok için 13 yaş sınırı var. 13 yaşında üzerinde herkes bir profil oluşturabiliyor. Video paylaşabiliyor ve aynı zamanda canlı yayın yapabiliyor. Bu oldukça tehlikeli bir paylaşım türü. Çünkü burada kontrol edilemeyecek bir paylaşıma neden oluyor. Özellikle 18 yaşa kadar olan çocuklar için aile mahremiyetini sarsan bir uygulamadır. 13 yaşından büyük herkesin paylaşım yapabilmesi ve paylaşılan içerikleri izleyebilmesi oldukça sıkıntı oluşturuyor” diye konuştu. “Kişisel veriler kapsamında çok tehlikeli paylaşımlar hem de kişinin mahremiyetine de bir saldırı” Çin kökenli bir uygulama olmasına rağmen oradaki halkın başka bir uygulama kullandığından söz eden Kandır, bahse konu olan uygulamada Türkiye’de kadın kullanıcı sayısının çok olduğunu ve bu yüzden boşanma hadiselerinin görüldüğünü söyledi. Kandır, konuya ilişkin şöyle devam etti: “Dünyanın birçok ülkesinde bu tür tartışmalar devam ediyor. Çin’de yazılan bir uygulama olmasına rağmen orada TikTok yasak. Çin’de sadece halkın kullandığı başka bir kısa video paylaşımı uygulaması var. Bazı ülkelerde bu yaş sınırlamasının yükseltiliyor. Ülkemizdeki istatistiklere göre, kadın kullanıcılarının çok olduğu bir uygulama. Boşanma davalarında da karı kocanın aldatma tabanlı istekleri olduğu görülüyor. Bunun altında da aile mahremiyeti olgusunun TikTok ve benzeri uygulamalarda sarsıldığını görüyoruz. Ev, iş mahremiyeti gerçekten sarsılmış vaziyette. Videoları izlediğimizde evden ve çeşitli iş yerlerinden yayın yapılıyor. Asker ve polis gibi üniforma giyen meslek gruplarına yönelik kişilerin video çekip canlı yayınla paylaştığı görülüyor. Özellikle askerlik mesleğini icra ederken görev başında yapılan bu paylaşımlar istihbarat açısından da sıkıntı oluşturuyor. Kişisel veriler kapsamında çok tehlikeli paylaşımlar hem de kişinin mahremiyetine de bir saldırı.” “Sınırlamanın gelme konusu olumlu bir gelişme” Son olarak TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nun gündeminde olan TikTok’a sınırlama gelmesi gelişmesine de değinen Kandır, alınacak olası bir kararın faydalı olduğu görüşünü aktardı. Türkiye’de TikTok uygulamasına gelmesi muhtemel bir sınırlamanın hem toplum mahremiyetinin yeniden kazandıracağını hem de istismarların yok edileceğine dikkat çeken Kandır, “Eğer bir uygulamayı sınırlayamıyorsanız, net bir yaş grubunun kontrolünü yapamıyorsanız mutlaka sınırlama yoluna gidilmesi gerekiyor. Aksi halde aile yapısı derinden sarsılacak. Çocuklar kontrolsüz bu uygulamadaki paylaşımları izleyebiliyor ve kendileri de buradan paylaşım yapıyor. Gözümüz gibi baktığımız çocuklarımızı dijital alanda koruma olasılığımız kalmıyor. Bu nedenle oldukça olumlu bir gelişme. En kısa zamanda böyle bir sınırlamanın gelmesi hem toplumun mahremiyet duygusunun yeniden kazanılması hem de bu alandaki istismarların da engellemesine neden olacak” şeklinde konuştu.
Mersin Büyükşehir Belediyesi, enerjide tasarrufunu belgelendirdi
09 Aralık 2023 Cumartesi - 10:51 Mersin Büyükşehir Belediyesi, enerjide tasarrufunu belgelendirdi Türk Standartları Enstitüsü (TSE) baş tetkik görevlisi ve uzmanlar tarafından incelemelere tabi tutulan Mersin Büyükşehir Belediyesi, ’TS EN 50001 Enerji Yönetim Sistemi’ belgesini ilk tetkikte almayı başardı. ‘5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu’ ve ‘Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmelik’ ile toplam inşaat alanı 10.000 m2 veya yıllık enerji tüketimi 250 TEP (Ton Eşdeğer Petrol) ve üzeri olan kamu binaları için, en geç 2023 yılı sonuna kadar gerekli belgelendirmenin gerçekleştirilmesi gerekiyordu. Bu doğrultuda çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Şehirlerarası Otobüs Terminali (MEŞOT) TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi gerekliliklerinin yerine getirilmesi için çalışmalara başlayarak, Türk Standartları Enstitüsü’ne başvuru gerçekleştirdi. Gerekli incelemeler yürütülerek TSE tarafından 3 gün boyunca dış tetkike tabi tutulmasının ardından, Mersin Büyükşehir Belediyesi TS EN 50001 Enerji Yönetim Sistemi Belgelendirmesi aldı. Toplantıya Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, Genel Sekreter Yardımcısı Ali Rıza Özdemir, TSE Baş Tetkik Görevlisi Mehmet Derviş Zorlu, TSE tetkik görevlileri, Mersin Büyükşehir Belediyesi daire başkanları ve şube müdürleri katıldı. “İlk tetkikte belgelendirilmememiz mutluluk verici” Enerji sistemlerini çok önemsediklerini vurgulayan Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Olcay Tok, “İlk tetkikte bunu belgelendirmemiz bizim için mutluluk verici bir olay” dedi. Halkın parasının israf edilmemesi, yeniden halka dönebilmesi için yenilenebilir enerji için büyük çalışmalar yaptıklarını söyleyen Tok, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak birçok enerjiyi kullanıyoruz ve enerjiye çok ciddi bir maliyet ayırıyoruz. Bu enerji yönetimini tam olarak uyguladığımız takdirde, daha ciddi bir tasarruf sağlayacağını düşünüyoruz. Özellikle yenilenebilir enerji üzerinde hassasiyetle duruyor ve onunla ilgili çok ciddi çalışmalar yapıyoruz” sözlerine yer verdi. “Bu belge sayesinde enerji maliyetleri optimize edilecek” Mersin Büyükşehir Belediyesinin ilk defa geçtiği bir sistem olmasına rağmen, gayet başarılı bir süreç geçirdiğinin altını çizen TSE Baş Tetkik Görevlisi Mehmet Derviş Zorlu, “Bu Enerji Yönetim Sistemi Belgesi sayesinde, maliyeti optimize edeceğiz. Hem sürdürülebilir, hem de çevresel etkileri azaltacağız. Bu şekilde bu belgenin size daha faydası olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. “Devamlılığı ve sürdürülebilirliği sağlayacağız” Yönetim sistemi belgelerine 5. belgelerini eklemekten dolayı gururlu olduklarını söyleyen Büyükşehir Belediyesi Kalite Yönetim ve Kent Araştırmaları Şube Müdürü Ezgi Başer de tetkiki başarılı bir şekilde geçmelerine destek sunan herkese teşekkür etti. Önlerindeki süreçte kurum olarak yeni çalışmalar yapacaklarını belirten Başer, “Devamlılığı ve sürdürülebilirliği sağlayacağız. Yönetim sisteminin en büyük amacı da, sürdürülebilirliği sağlamaktır. Bu konuda çalışmalarımız devam edecek” şeklinde konuştu. Tetkik heyetinin, kendilerine eksik kısımları da aktardığını söyleyen Başer, “Eksik bir şeyler varsa, bunlar da bizim için tavsiye ve eğitim niteliğinde oldu. Biz bu anekdotları da çıkarttık. Bir sistemi geliştirebilmek için, o sistemdeki ufak açıklıkların doldurulması ve yükseltilmesi en önemli şart. Bu anlamda bütün notlarımız hazır. Heyet başarılı olduğumuzu söyledi. Devamında çok daha yeni yönetim sistemleriyle de yolumuza devam edeceğiz” dedi.
MESKİ, ’Merkezi Bütçe ve Merkezi Stok Yönetim Sistemi’ni hayata geçirdi
09 Aralık 2023 Cumartesi - 10:25 MESKİ, ’Merkezi Bütçe ve Merkezi Stok Yönetim Sistemi’ni hayata geçirdi Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü, ’Merkezi Bütçe ve Merkezi Stok Yönetim Sistemi’ni hayata geçirdi. Fiziksel şartları ve görüntüleri tamamen yenilenerek bütün iç alanları endüstriyel raf sistemleri ile donatılan, yeni stok yönetiminin kullanıldığı, son teknolojik sisteme sahip bilgisayar programları ile sistematik bir şekilde yürütülen ve tüm ürünlerin barkodlu hale getirildiği 21 adet lojistik merkezi, MESKİ bünyesinde hizmet vermeye başladı. Aynı zamanda MESKİ, Türkiye genelinde bu yeni sisteme tam anlamıyla geçen 2. su ve kanalizasyon idaresi oldu. Merkezi stok yönetimi süreci Merkezi stok yönetimi sürecinde MESKİ Genel Müdürlüğü’ne bağlı tüm birimlerin mal alım talepleri tek bir noktada toplanarak, stok yönetim süreci içerisinde değerlendiriliyor. Talepler mevcutsa stoklardan karşılanırken, mevcut değilse tedarik ediliyor. Ambar Şube Müdürlüğü tarafından toplu ve planlı bir şekilde yapılan malzeme alımları sayesinde, daha az maliyetle daha fazla envanter kayıt altına alınıyor. Sürekli kontrolü ve takibi yapılan malzeme listeleri ile gereksiz ve yanlış alımların önüne geçerek tasarruf sağlayan MESKİ, bütçesini en verimli şekilde kullanmayı amaçlıyor. Tüm ilçelerde faaliyet gösteren ambarlar sayesinde, malzemelerin tek noktadan kontrol edilmesiyle gecikme ve organizasyon sıkıntılarının önüne geçiliyor. “Vatandaşlarımıza daha hızlı ve kesintisiz hizmet sağlıyoruz” Bu dönemde planlanan en büyük projelerden birisi olan merkezi bütçe ve merkezi stok yönetim sistemini hayata geçirdiklerini belirten MESKİ Ambar Müdürü Onur Özgül, “Tüm Türkiye genelinde tam anlamıyla bu sisteme geçen 2. Büyükşehir Belediyesi olmaktan da son derece mutlu ve gururluyuz. Daha önce fiziksel yapısı yetersiz, kullanıma uygun olmayan ve tüm Mersin genelinde 5 olan ambar sayısını, 2 yıl gibi kısa bir sürede yüzde 400’ün üzerinde bir artışla 21’e ulaştırdık. 13 ilçemizde kurduğumuz 21 lojistik merkezimiz sayesinde, arızalarda ve bakım-onarımlarda malzeme tedariği beklemeden, zaman kaybetmeden vatandaşlarımıza hizmet sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Sandıkçı: “Gençleri teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren nesiller olarak yetiştiriyoruz”
08 Aralık 2023 Cuma - 17:59 Sandıkçı: “Gençleri teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren nesiller olarak yetiştiriyoruz” SAMSUN (İHA) – Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Gençlerimizi ülkemizde sürdürülen ’Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkılar sunacak, teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren nesiller olarak yetiştiriyoruz” dedi. Akıncı TİHA’nın gençlere ve çocuklara ilham olduğu Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nü ziyaret eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan ve Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, öğrencilerle bir araya geldi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde yer alan keşif ve uygulama alanları ile atölyelerde incelemelerle bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Samsun Milletvekili Karaaslan ve Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerle birlikte Doğa Bilimleri Atölyesi’nde atölye çalışması gerçekleştirdi. Öğrencilerle yakından ilgilenen ve onlarla uzun süre sohbet eden Milletvekili Karaaslan ve Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerle birlikte Akıncı TİHA önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Karaaslan ve Başkan İbrahim Sandıkçı, ziyaret programı kapsamında özel sporcular atletizm atmalar Türkiye şampiyonu olan Canikli milli sporcu Ali Topaloğlu’na ödül takdim etti. Milli Teknoloji Hamlesi’ne vurgu Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde eğitimlerin yoğun bir şekilde devam ettiğini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde, hafta içi ve hafta sonu grupları halinde öğrencilerimizin bilim ve teknoloji alanında eğitimleri devam ediyor. Öğrencilerimiz, uzman eğitmen kadromuz eşliğinde uygulamalı bir şekilde eğitim alıyor. Atölyelerimizde tasarım ve üretim çalışmaları gerçekleştiriyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde ülkemizde sürdürülen Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkılar sunacak, teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geliştiren nesiller olarak yetiştiriyoruz” şeklinde konuştu. Ali Topaloğlu’na Ödül AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Samsun Milletvekili Karaaslan ve Başkan Sandıkçı, ziyaret programı kapsamında Ankara’da düzenlenen Özel Sporcular Atletizm Atmalar Türkiye Şampiyonası’nda gülle atma ve disk atma branşlarında Türkiye şampiyonu olan Canik Belediyespor Kulübü milli sporcusu Ali Topaloğlu’na ödül takdim etti. Disk atma branşında kendisine ait olan 10.49 metre derecesindeki rekorunu 11.13 metreye yükselten mili sporcu Ali Topaloğlu’nu başarılardan dolayı tebrik eden Karaaslan ve Sandıkçı, Canikli milli sporcu Ali Topaloğlu’nun yetişmesinde katkılarda bulunan ailesine ve antrenörlere teşekkür etti. Ziyaret programına, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse de katıldı.