TEKNOLOJİ
13 Nisan 2026 Pazartesi - 00:13 Somali’de CURAD-1 Sondajı için geri sayım Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi’nin 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanıyor. Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanan Çağrı Bey, konumlanma işleminin ardından kuyuya ilişkin test faaliyetlerine başlayacak. Testlerin ardından da sondaj çalışmasına geçilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalarına başlıyor. 53 günün ardından Somali’ye vardı Çağrı Bey, Somali’deki sondaj çalışmaları için 15 Şubat 2026’da Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye doğru seyrine başladı. 53 günlük seyir süresi sonunda Somali’ye ulaşan gemi, geçtiğimiz 10 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da iştirak ettiği törenle Mogadişu Limanı’nda karşılandı. Limandan ayrıldı Limanda malzeme ve yakıt ikmali gibi son hazırlıkları gerçekleştirilen Çağrı Bey, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. Çağrı Bey’in bu yolculuğunda, enerji filosundan Altan, Korkut, Sancar destek gemileri de yanında bulunuyor. Güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey’e eşlik ediyor. Konumlanma ve test aşaması Çağrı Bey’in, yarın (13 Nisan) öğle saatlerinde 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması planlanıyor. Geminin, CURAD-1 kuyusuna varmasının ardından öncelikle konumlanma işlemi gerçekleştirilecek. Daha sonra da kuyuya ilişkin çeşitli test faaliyetlerine başlanacak. 7 bin 500 metre derinlikte sondaj Test faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından ise sondaj aşamasına geçilecek. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun, söz konusu 7 bin 500 derinlik ile dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor. Ayrıca, Çağrı Bey’in yürüteceği sondaj operasyonunda 4 bin metreye dalabilen bir su altı robotu da kullanılacak. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6 ila 9 ay arasında tamamlanması planlanıyor. İki kardeş ülkenin ortak refahı Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Mahkeme Sohbetleri ile dijital finans mercek altına alındı
30 Kasım 2023 Perşembe - 15:06 Mahkeme Sohbetleri ile dijital finans mercek altına alındı Türkiye’de İş Dünyası dergisi 2023 yılının sonuna yaklaşırken altıncısını gerçekleştirdiği Mahkeme Sohbetleri’nde ‘Dijital Finans’ alanındaki çalışmaların mevzuatlarla desteklenmesi noktasında sorunlar yaşandığına dikkat çekti. Geçtiğimiz ay üçüncü yıl dönümünü kutlayan Türkiye’de İş Dünyası dergisi Aralık sayısında da dolu dolu bir içerikli okurlarının karşısına çıktı. Bu sayısında; son dönemde herkesin diline pelesenk olan elektrikli otomobillerden dirençli kentlere, mücevherden tüm dünyanın heyecanla beklediği COP28’e kadar birçok konuya mercek tutan Türkiye’de İş Dünyası dergisinin Aralık sayısının kapağına taşıdığı isim ise göklerde birbirinden önemli başarılara imza atan Mehmet Tevfik Nane oldu. Nane dergiye verdiği özel röportajda elde ettiği başarının altında yatan başlıklara dair ipuçları verdi. Mahkeme Sohbetleri ile bugüne kadar altı ayrı buluşmada iş insanları ile bir araya gelen Türkiye’de İş Dünyası dergisi, 29 Kasım Çarşamba günü “Dijital finans” başlığı ile gerçekleştirdiği buluşmada; Hazine ve Dış Ticaret Eski Müsteşarı Tevfik Altınok, Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Özcan, Fintech İstanbul Kurucu Ortağı Prof. Dr. Selim Yazıcı, Envoyo Satış ve Pazarlama Direktörü Almila Demirdağ, Dinamik Yatırım Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Özlen Bilgin ve Kripto Para Uzmanı Oytun Es’i aynı masa etrafında buluşturdu. Toplantının moderasyonunu gerçekleştiren Türkiye’de İş Dünyası Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak, bu buluşmaların dost meclisi olduğunu aktararak, şu ifadeleri kullandı; “Bugün Mahkeme Sohbetleri’nin altıncısını yapıyoruz. Bugünkü başlığımız ‘Dijital finans’. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz bu buluşma serimizde birçok sektörü bir araya getirdik. Bu konseptimiz biraz iş dışında aslında. Çünkü toplantılarımız herkesin içtenlikli sektörüne ilişkin yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini paylaştığı bir dost meclisi havasında geçiyor. Buradan elde ettiğimiz çıktıları ise hem gazetemiz hem de dergimizde paylaşıyoruz. Tüm bu organizasyonu Destek Patent iş birliğiyle gerçekleşiyoruz.” Dijital finans ve patent arasındaki ilişkiye değinen Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, fintechlerle ilgili şu değerlendirmede bulundu; “Şimdilerde finans teknolojisi gelişiyor. Özellikle yenilik isteyenlerin değer görmesi için patentle korunması gerekiyor. Dijitalleşmenin seviye atladığı günümüzde patentle korunmanın hızlandırılması sağlanmalı. Türkiye olarak fintechler konusunda çok iyiyiz. Bunların dünyaya açılabilmesi dünyaya hem teknoloji satışı hem de sermaye girişinin sağlanması konusunda fintechlerin patentle korunması ve korunan teknolojilerin de dünyada finans enstürmanı olarak da kullanılır hale gelmesi önemli bir aşamada olduğunu gösterir.” Şirketlerin patente bakış açısını değerlendiren Yamankaradeniz; “Patentin olması için buluşların inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarının hızla yapılması gerekir. Türkiye olarak sanayi çalışmalarında, Ar-Ge’de, yetişmiş insan gücünde yeterli sayıda olmamıza rağmen patent müracaat sayısında maalesef 10 binli sayıları henüz geçemedik. Bu sayının artırılması için yapılması gereken gayet açık ve net; 220 binden fazla Ar-Ge’de çalışan teknik personelimiz var. Bu 220 bin kişi aslında devrim niteliğinde çalışmalar yapabilir çünkü söz konusu teknolojinin gelişmesi dolayısıyla ülke ekonomisinin gelişmesi ve kalkınması anlamına geliyor. TÜBİTAK yıllar önce yerli patent başvurularına destek veriyordu ama son yıllarda patentlerin daha nitelikli olması amacıyla bu konuda bir düzenlemeye gitti. Türkiye içinde yapılan patent müracaatlarına verilen destekleri kaldırdı. Bu konudaki desteklerin artması ile KOBİ işletmelerin de patent sahibi olmasının önü açılacak. Aynı zamanda TÜBİTAK olarak da akademisyenlere, yani üniversitelere verilen desteklerin, üniversitelerin elde ettiği patentlerin Türkiye’de tesciline de destek verilmesi bu alanın büyümesinin önünü açacaktır” dedi. “Mevzuat hazırlamak basit bir olay değil” Hazine ve Dış Ticaret Eski Müsteşarı Tevfik Altınok, mevzuata ilişkin bilgileri geçmiş tecrübelerine de dayanarak şu şekilde aktardı; “Mevzuat hazırlamak elbette önemli ancak mevzuatı hazırlayacak olan yönetimin öncelikle liyakatli kişilerce yürütülüyor olması gerekiyor. ‘BDDK, TMSF, Merkez Bankası gibi finansla ilgili kuruluşlar içerisinde hangisinin mevzuatını düzenleyeceğiz? Bunu bankalar mı yapacak? Devreye BDDK mı SPK mı girecek veya bunların müşterek olduğu bir yer mi yapacak?’ gibi sorular bu anlamda önemli hususlar. Örneğin Maliye Bakanlığı’nın içinde hazine lafı geçen kuruluş yok, yalnızca adında geçiyor. Mevzuatı hazırlamak basit bir olay değil, madde ile aktarmam gerekirse; 167. maddede piyasalarla ilgili bütün konular düzenlenirken bir yasaya dayalı olması şartı getirilmiş. Seksenli yıllarda patlak veren Kastelli olayını hatırlıyorum, çok yakından bildiğim bu olay üzerine mevzuatı dönüştürmüştük. El konulan kurum ve kuruluşlara el koymuştuk. Nasıl yöneteceğiz sorusunun cevabını aramıştık. Turgut Özal Bey’in ısrarıyla hazinenin başına geldim. İstanbul Menkul Kıymetler Borsamız vardı ama menkul kıymetler ile ilgili yapımız sıfırdı. Menkul Kıymetler Borsasının hiçbir işe yaramadığını görünce IMF’den yardım istedik. Yani çalışmaya 1980 yılında başladık ve 1982 yılında SPK’yı kurduk. Şimdi mevzuatlar böyle hazırlanıyor.” “Bankacılık sektörü evrim geçiriyor” Fintech İstanbul Kurucu Ortağı Prof. Dr. Selim Yazıcı; “30 yıldır İstanbul Üniversitesi’nde Öğretim Üyesiyim. 2016 yılında Fintech İstanbul adında bir platform kurduk. Finansal teknoloji alanında ne varsa Türkiye’de hepsini tek bir çatı altında toplayıp hem Türkiye’de hem de yurt dışında bunu tanıtmaya çalışıyoruz” dedi. Bankacılık sektörünün evrim geçirdiğinden bahseden Yazıcı, “Son sınıftan öğrencilerime bazen ‘Bankacı olmak isteyen var mı?’ diye soruyorum. Bu yıl yüz kişilik sınıftan hiç el kalkmadı. Bu sektörü korkutmalı mı bilmiyorum ama bankacılığın bir evrim geçirme sürecinde olduğunu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı. Türkiye’de ihracatçıyı zorda bırakan konular olduğuna da dikkat çeken Yazıcı, “Yurt dışı ayrı bir konu çünkü orada mevzuatın farklı konuları da devreye giriyor ancak Türkiye’de bir de çek konusu var. Çekin dijitalleşmesi ticaretin önünü ciddi anlamda açacak. Bunda bile mevzuatta hala dokunulmayan konular var. “Şimdi al sonra öde” diye dünyada çok kullanılan bir yöntem var. Türkiye’ye 1,5 - 2 yıl önce giren çok büyük bir şirketin sahibiyle konuştuğumda hedefinin; 18 milyon 15 yaş üstü bankaya hiç gitmemiş, cebinde kredi kartı olmayan kişiler olduğunu söyledi. Bugün bakarsanız Turkcell Paycell’de bunu hedefliyor” diye konuştu. “Borsa bilinçli yatırımcı için istikrarlı bir yatırım aracı” Dinamik Yatırım Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Özlen Bilgin, “Dinamik Yatırım Menkul Değerler, 1990 yılından beri faaliyet gösteren Egemen Menkul Değerlerin 2019 yılında el değiştirmesi ile beraber, dinamik adını alarak Dinamik Menkul Yatırım Değerler A.Ş olarak yatırım hayatına başladı. Dinamik’te şu anda dijital tarafa ağırlık veriyoruz. DİHAP adını verdiğimiz yeni bir uygulamamız var. Bu uygulama; hem yurt dışı piyasalar, hem yurt içi piyasalara aynı anda yatırım yapabileceğiniz bir uygulama olacak. Çok yakında lansman yapacağız” diye konuştu. Herkes tarafından kullanılabilecek bu uygulamanın asıl gençlere hitap ettiğine değinen Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü; “Yurt dışı piyasalara ilgi duyan, aynı zamanda yurt içi piyasalarda da yatırım yapmak isteyen herkes bu uygulamayı kullanabilecek ama uygulamanın gençlere daha çok hitap ettiğini söyleyebilirim. Hem BİST üzerinden hem NASDAQ üzerinden yatırım yapmak isteyen tüm kullanıcılar bu uygulamadan işlem yapabilecekler. Piyasa çok çalkantılı bir dönemden geçti, geçmeye de devam ediyor. Bu sebeple de borsada istediğimiz noktalarda değiliz. İnsanların borsa tarafına ilgileri devam ediyor. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası şu ana kadar 8 milyonu aşkın bir yatırımcı sayısına ulaştı. Ne yazık ki bu rakamlar çok sağlıklı değil. Bu rakamın içinde halka arzın getirdiği küçük yatırımcı ve çok yüksek faiz kullanan yatırımcılar da mevcut. Borsa bilinçli yatırımcı tarafından kullanıldığı takdirde çok istikrarlı bir yatırım aracı.”
Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü yeni nesil DERBİS’i tanıttı
30 Kasım 2023 Perşembe - 14:30 Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü yeni nesil DERBİS’i tanıttı İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, dijitalleşme hizmetlerine büyük bir yenilik getirerek yeniden yazılan ve sivil toplum alanının daha da gelişmesine imkan tanıyacak olan yerli ve milli teknoloji hamlelerinden yeni nesil Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) programını tanıttı. Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde düzenlenen DERBİS hizmet içi eğitim programına Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürü Mustafa İspirgil, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Özcan Aygün, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya ile 81 il müdürü katıldı. Dijitalleşme hizmetlerine büyük bir yenilik getiren yeni nesil DERBİS’in tanıtım programında konuşan Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürü Mustafa İspirgil, sivil toplum kuruluşlarının ana hatlarıyla gönüllü olarak faaliyet gösteren, kendi organları ile yönetilen, kâr amacı gütmeyen, devlet ve özel sektörün dışında olan ve amaçlarını gerçekleştirmek için bağımsız faaliyet gösteren kuruluşlar olduğunu söyledi. Aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarının kamu ve özel sektörün yanında üçüncü sektör olarak siyasal ve sosyal hayatın içerisinde olduğunu kaydeden İspirligil, sivil toplum kuruluşlarının gün geçtikçe de etkinliklerini artırmaya devam ettiklerini söyledi. Dernek sayısı 101 bini geçti İspirgil, “Sivil toplumun gelişmesi için uygun bir ortamın oluşturulması, bir ülkenin gelişmiş bir demokrasiye ulaşması için gerekli ön koşullardan biridir. Kamu yararı amacı doğrultusunda kamu politikalarının oluşturulması, uygulanması ve izlenmesinde devlet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları arasında etkin bir iş birliği ortamının oluşturulması, vatandaşlarının hizmetinde olan modern bir devletin temel özellikleri arasındadır. Bu doğrultuda 2018 yılında misyonunu tamamlayan Dernekler Dairesi Başkanlığı kapatılmış ve yerine Genel Müdürlüğümüz kurulmuştur. Yaşanan kurumsallaşma adımlarına bağlı olarak sivil toplum alanında en önemli aktörler olan derneklerin güncel sayısı ülkemizde 101 bin (101 bin 736), dernek üye sayısı ise 8 milyona yaklaşmıştır. Derneklere ait gelir toplamı da 2022 yılında 52 milyar TL civarında olmuştur” dedi. “Dijital yeniliklerin arttırılması önemli” Genel Müdürlüklerinin çağdaş dünya ile bütünleşmiş güçlü bir sivil toplum oluşumuna katkıda bulunmak, sivil topluma rehberlik ederek ortak akla ulaşmak, değişen ve gelişen koşullara uyum sağlayarak, sürekli öğrenen ve paylaşan bir kuruluş haline gelme misyonuyla kurulduğunu kaydeden İspirgil, şöyle konuştu: “Genel Müdürlüğümüz 81 ilde siz il müdürlerimiz marifeti ve gayretleri ile sivil toplum alanına etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Yürütülen bu çalışmaların sivil toplumun ihtiyaç duyduğu ve çağın gereği olan hizmet standartlarında sunulmasına yönelik kapasite geliştirme faaliyetleri de Genel Müdürlüğümüzce yürütülmektedir. Bugün burada Genel Müdürlüğümüz tarafından geliştirilen dernek iş ve işlemlerinin daha hızlı ve çağa uygun dijital araçlar yoluyla yürütülmesi amacıyla geliştirilen Dernekler Bilgi Sistemi’nin Versiyon2 çalışmalarının tanıtımı için toplandık. Hepinizin malumu olduğu üzere dijitalleşmenin getirdiği dönüşüm süreci, bireylerle birlikte kurumların, hatta topyekûn toplumun da ihtiyaç duyulan yetkinliklerinin değişmesine neden olmuştur. 21. yüzyılda bireylerin ve aynı zamanda kurumların sahip olması beklenen yetkinliklerin başında dijital yetkinlik gelmektedir. Dijitalleşmenin etkilerinin yoğun bir şekilde hissedildiği günümüzde teknolojik dünyaya ayak uydurabilmenin ve dijitalleşme sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesinin temel koşullarından birisi de aynı şekilde dijital yetkinliklerin artırılmasından geçmektedir” dedi. “Vatandaşlar, öğrenciler, gazeteciler, akademisyenler ve araştırmacılar DERBİS’ten yararlanabilecek” Bakanlık olarak bu gerçekten hareketle STK’ların iş ve işlemlerinin daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için DERBİS, PRODES, SENBİS, PARBİS yazılımları geliştirerek vatandaşların kullanımına açtıklarını vurgulayan İspirgil, sözlerini şöyle sürdürdü: “DERBİS ve alt modülleri 2012 yılında geliştirilmeye başlanılmış Dernekler Bilgi Sistemi (DERBİS) projesi yazılımı ile Sendikalar Bilgi Sistemi (SENBİS), Partiler Bilgi Sistemi (PARBİS) ve Proje Destek Sistemi (PRODES) ek modüllerinin geliştirme süreci 31 Aralık 2015 tarihinde tamamlanmıştır. 2016 yılı içerisinde söz konusu ek modüllerin iyileştirme ve idame süreci devam etmiş olup, DERBİS alt modülü olarak e-Arşiv yazılımını geliştirme süreci başlamıştır. E-Arşiv geliştirme süreci 2016 yılı sonunda tamamlanarak DERBİS’in tüm alt modülleriyle birlikte geliştirilmesi planlananmış olup, bugün burada Versiyon 2 sizlere sunulacaktır. DERBİS ile Genel Müdürlüğümüz ve taşra teşkilatı birimlerince yürütülen iş ve işlemler ve mevzuat gereği derneklerin vermekle yükümlü oldukları her türlü bildirim ile beyanname bildirimlerinin elektronik ortamda yapılması, bürokratik işlemlerin azaltılarak vatandaşın işlerinin kolaylaştırılması, istatistiki bilgilerin kısa sürede sorgulanarak raporlanması sağlanmıştır. Yapılan entegrasyonlar sayesinde vatandaşa sunulan hizmetlerin kalitesi artmış, bürokratik süreçler azalmış ve kırtasiyeciliğin önüne geçilmiştir. Birçok modülü de içerisinde barındıran DERBİS, istatistiksel verilerini kullanıcılarına sunan bir kaynaktır. Bu bilgileri internet ortamında kurumsal web sitesi üzerinden vatandaşlarımızla paylaşmaya ve veri madenciliği ile istatistiksel çalışmalarında da kullanılmasına imkan vermektedir. Ayrıca kamu kurumları, vatandaşlar, öğrenciler, gazeteciler, akademisyenler ve araştırmacılar DERBİS’te yer alan bu bilgilere talep etmeleri halinde ulaşabilmektedirler.” “DERBİS geliştirildi” İspirgil, “Üçüncü sektör olarak bilinen sivil toplum kuruluşları içerisinde en önemli kitleyi oluşturan derneklere yönelik etkin, verimli ve kaliteli hizmet vermek ve gelişen dünya koşullarına ayak uydurabilmek için bilişim teknolojisi konusunda sürekli iyileşme ve yenilenme gerekmektedir. Bu doğrultuda sahadan ve sizlerden gelen görüş, öneri ve katkılar ile birlikte DERBİS sistemi daha iyi bir noktaya getirilmiştir. Genel Müdürlüğümüz, Bakanlığımız Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve HAVELSAN ile yürütülen yazılım geliştirme çalışmaları tamamlanmak üzere olan DERBİS Versiyon 2.0 olarak 2023 yılsonu itibarıyla hayata geçirilecek, STK’ların ve diğer kullanıcıların kullanımına sunulacaktır. Yeni Nesil DERBİS, günümüz teknolojilerinden oluşan güçlü altyapısı, kullanıcı dostu arayüzü ile birçok dernek işleminin bilgisayar ya da mobil cihazlardan güvenli bir ortamda yapılabilmesini mümkün kılmaktadır. DERBİS’in yeniden geliştirme sürecinde STK’lardan, Genel Müdürlüğümüz ve taşra personelinden gelen talepler doğrultusunda DERBİS ile dijital ortamda sunulan hizmetlere yenileri eklenmiş olup, geliştirme sürecinin ilerleyen fazlarında da yeni dijital hizmetler planlanmaktadır. Yazılım ve geliştirme çalışmaları hızla devam eden yeni nesil DERBİS ile hâlihazırda kullanılan birçok hizmette iyileştirme ve geliştirmeler de yapılmış, STK’ların iş ve işlemlerinde kırtasiyecilik, bürokrasi azaltılmış ve elektronik ortamda faydalanılan hizmet sayısı arttırılmıştır. Ayrıca derneklere yönelik dijital hizmetlerin yanında tüm vatandaşlarımızın faydalanabileceği e-Devlet hizmetleri, entegrasyonları da Genel Müdürlüğümüz tarafından hayata geçirilmiştir” dedi. “Titiz bir çalışma yürütüldü” Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanı Fahrettin Kaya ise toplantıda yaptığı konuşmada, yeni nesil DERBİS’in tanıtımı ve uygulamalı gösteriminin yer alacağı eğitim seminerinin 125+125 olmak üzere iki hafta boyunca 250 katılımcıyı ağırlayacağını söyledi. Kaya, sözlerine şöyle devam etti: "Mevcut DERBİS’in yenilenen teknolojiye uyum sağlaması, dernek iş ve işlemlerin zaman ve mekan bağımsız yapılması, STK’lara sunulan dijital hizmetlerin sayısının arttırılması ve DERBİS’e ilişkin STK’lar, İl Müdürlüğü ve Genel Müdürlüğümüz birimlerinden gelen taleplerin karşılanması, mevcut ekranlarda iyileştirme ve geliştirme yapılması için DERBİS Versiyon 2.0’ın yazılım geliştirme çalışmaları 8 Nisan 2022 yılında başladı. Bu kapsamda Genel Müdürlüğümüzde daire başkanı olduğum Bilgi İşlem ve Arşiv Daire Başkanlığı Bilişim ve Donanım Şube Müdürlüğünde çalışma odası kurulmuş, personel görevlendirmesi yapılmış ve ekipman sağlanarak Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve HAVELSAN ile birlikte çalışma yürütülmeye başlandı. Toplamda 26 personelin görev aldığı çalışmada talep toplama, anket, analiz, yazılım geliştirme, test aşamalarında titiz bir çalışma yürütülmüştür. 11 Aralık’ta pilot il Ankara’da kabul testlerinin yapılacağı çalışma sonrasında 31 Aralık’a kadar canlı yayına almayı planladığımız ve daha yetenekli, kullanıcı dostu bir DERBİS’i sizlere tanıtmanın heyecanı içerisindeyiz.”
Düzce Üniversitesi’nde TÜBİTAK-1002 atölyesi gerçekleştirildi
30 Kasım 2023 Perşembe - 13:15 Düzce Üniversitesi’nde TÜBİTAK-1002 atölyesi gerçekleştirildi Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanlığı tarafından “ARDEK Proje Etkinlikleri” dahilinde düzenlenen TÜBİTAK-1002 Atölyesi gerçekleştirildi. Rektörlük Çalıştay Salonu’nda ki programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, Araştırma Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Murat Bulut ve Doç. Dr. Aysun Aydın ile akademik personel katıldı. Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, her akademisyenin en az bir projesi olması şeklinde hedef koyduklarını söyledi. Araştırma Dekanlığı olarak çalışmalara proje yazma eğitimleriyle başladıklarını belirten Tekin, artık bilgiyi uygulamaya dökme aşamasına geldiklerini söyledi. Toplumun sorunlarına çözüm üreten, ülkemize katkı sunan daha büyük projeler yazmayı amaçladıklarına işaret eden Emine Tekin, programların akademisyenler için güzel bir tecrübe olacağı değerlendirmesinde bulundu. Rektör Nedim Sözbir, üniversitelerin en önemli misyonunun proje üretmek olduğunu dile getirerek, Düzce Üniversitesi olarak projeleri çok önemsediklerinin altını çizdi. Türkiye’nin gelişimi ve kalkınması için ileri teknoloji üretmenin önemine vurgu yapan Sözbir, üniversitelere büyük görev düştüğüne dikkat çekti. Multidisipliner yaklaşımla, sorunlara çözüm üreten, katma değerli projelere Türkiye’nin ihtiyacı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözbir, programın hayırlı olmasını temenni ederek sözlerini sonlandırdı. Açılış konuşmalarının ardından Düzce Üniversitesi Araştırma Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Aysun Aydın, TÜBİTAK-1002 programıyla ilgili sunum gerçekleştirdi. 1002-A Hızlı Destek Programı, 1002-B Acil Destek Modülü ve 1002-C Doğal Afetler Odaklı Acil Destek Modülü ile ilgili bilgiler aktaran Doç. Dr. Aysun Aydın; programın amacı, bütçesi, başvuru belgeleri, değerlendirme kriterleri, içerik planlaması, dikkat edilmesi gereken hususlar ve proje başvuru basamakları başlıkları altında Düzce Üniversitesi akademisyenlerini bilgilendirdi. Başarı hikâyeleri bölümüyle devam eden programda, Düzce Üniversitesi doktora programından mezun Dr. Aslıhan Dalmaz ve Dr. Hatice Çobanoğlu, başvuruda bulundukları ve TÜBİTAK tarafından kabul edilen 1002 projeleri hakkında bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Program, Proje Yazma Atölyesi ile sona erdi.
BEBKA’nın desteklediği 18 teknoloji girişimi, Helsinki’de dünya sahnesinde
30 Kasım 2023 Perşembe - 12:51 BEBKA’nın desteklediği 18 teknoloji girişimi, Helsinki’de dünya sahnesinde Dünyanın en prestijli girişimcilik etkinliklerinden Slush, BEBKA’nın da desteklediği teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapıyor. 18 seçkin girişim, Helsinki’de teknolojik ve inovatif çalışmalarını sergileme fırsatı buluyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonunda çalışan 5 kalkınma ajansının iş birliği ile gerçekleştirilen etkinlik, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), Ankara Kalkınma Ajansı (ANKARAKA), Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) ve İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından destekleniyor. 2023’te global pazarlara açılmayı hedefleyen 100’ü aşkın Türk teknoloji girişimleri Helsinki, Las Vegas ve Doha’da düzenlenecek küresel etkinliklere katılma fırsatı yakalayacak. Helsinki’de düzenlenen Slush 2023 organizasyonuna 18 teknoloji girişimimiz katılım sağlıyor. Türk girişimciler, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de 1 Aralık’ta sona erecek Slush 2023 organizasyonu kapsamında yapay zekâ, robotik, çevre ve iklim, dijital sağlık, spor, oyun teknolojileri, yazılım, eğitim ve finans gibi birçok alanda öncü teknolojilerini tanıtacak. 20 binden fazla buluşmanın gerçekleşeceği ve 300’den fazla etkinliğin düzenlendiği organizasyonda 5 bin girişimci, 3 bin yatırımcı ve 300 medya temsilcisi bir araya geliyor. Ücretsiz giriş imkânı sunulan etkinlikte Türk teknoloji girişimleri, yabancı yatırımcılarla buluşarak gelecekteki iş ortakları ve potansiyel müşterilerle tanışma şansı elde edecek. Slush 2023, Türk teknoloji girişimlerine uluslararası alanda görünürlük kazandırarak, Türk teknoloji ekosistemini küresel bir çerçevede temsil etme fırsatı sunuyor. Türk teknoloji girişimlerinin uluslararası alandaki başarılarına dikkati çeken BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, Slush 2023’ün Türkiye’nin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacağını belirterek, “Dünyanın en prestijli girişimcilik etkinliklerinden biri olan Slush 2023, Türk teknoloji girişimlerinin uluslararası alanda ses getirmesine imkan tanıyan büyük bir fırsat. BEBKA olarak, Türk girişimcilerimizin teknolojik potansiyelini dünya ile buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Bu etkinlik, Türk teknolojisini küresel arenada temsil etmek ve yeni iş birlikleri kurmak adına önemli bir adım olacaktır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda beş kalkınma ajansı olarak desteklediğimiz girişimcilerimizin Helsinki’de sergileyeceği başarıları merakla bekliyoruz. Girişimcilik ekosistemimizin gelişmesi adına her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. ‘Küresel Girişimcilik Etkinliklerine Katılım Çağrısı’ kapsamında başarılı olan girişimciler; Slush 2023 etkinliğine katıldıktan sonra 9-12 Ocak 2024 tarihleri arasında ABD’nin Las Vegas şehrinde düzenlenecek dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı Consumer Electronics Show (CES) ardından 26-29 Şubat 2024 tarihleri arasında Katar’ın başkenti Doha’da ilk kez düzenlenecek Web Summit Qatar’a da katılım sağlayacak. Start-up’lara her etkinlik için farklı kapsamlarda destek sağlanacak.
Haliliye Belediyesi gençleri bilim ve teknolojiyle tanıştırıyor
30 Kasım 2023 Perşembe - 12:10 Haliliye Belediyesi gençleri bilim ve teknolojiyle tanıştırıyor Haliliye Belediyesi tarafından Ankara’ya düzenlenen gezi ile gençler, HAVELSAN ile TUSAŞ’ı ziyaret etti. Burada yazılım, havacılık, uzay bilimi ve mühendislik alanında çalışmaları inceleme şansı bulan gençler, yaşadıkları heyecanı anlatarak, bilim ve teknolojiyle tanışmalarına fırsat veren Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’a teşekkür etti. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın gençliğe ve eğitime öncelik verilmesi yönündeki talimatlarıyla öğrenciler, bilim ve teknolojiyle tanışıyor. Haliliye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Haliliye Kaymakamlığının düzenlediği ve Haliliye Belediyesinin desteklediği bilim ve teknoloji geziyle gençler, Ankara’ya götürüldü. Her yıl düzenlenen ve gençlere milli değerlerin aşılanmasının hedeflendiği gezi ile 40 öğrenci, Hava Elektronik Sanayii (HAVELSAN) ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Müdürlüğünü ziyaret etti. HAVELSAN ve TUSAŞ’da yazılım, havacılık, uzay bilimi ve mühendislik alanındaki çalışmaları inceleme ve görme şansı bulan gençler, unutulmaz bir deneyim yaşadı. HAVELSAN ve TUSAŞ’da gezi öncesi verilen konferans ile bilim, teknoloji ve yazılım alanında teknik bilgi sahibi olan gençler, geleceğe yönelik de hayallerini şekillendirdiklerini ifade etti. Kazandıkları deneyim ile özellikle bilim ve teknoloji alanlarında çalışmak istediklerini kaydeden gençler, sunulan imkanlar dolayısıyla Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’a ve Haliliye Belediyesine teşekkürlerini iletti. Bilimle iç içe oldukları teknik ve kültürel geziyi değerlendiren öğrenciler, yapılan çalışmaları yakından gördüklerini ve edindikleri bilgiler ile mühendislik, yazılım alanında kendilerini geliştirmeyi istediklerini söyledi. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’a teşekkür eden gençler, emeği geçen herkese teşekkür etti. Öğrenciler, gerçekleştirilen gezinin ardından Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ve Anıtkabir’i ziyaret etti.
BiP, 192 ülkede toplam 114 milyondan fazla indirildi
30 Kasım 2023 Perşembe - 12:09 BiP, 192 ülkede toplam 114 milyondan fazla indirildi İletişim ve yaşam platformu BiP, 10’uncu yaşını kutladı. Operatör bağımsız tüm kullanıcılarına internet üzerinden yeni nesil anlık mesajlaşma deneyimi sunan BiP, kuruluşundan bu yana 192 ülkede 114 milyondan fazla indirildi. İletişim ve yaşam platformu BiP, 10’uncu yaşını kutladı. 2013 yılında Türk mühendisler tarafından geliştirilen BiP, bugüne kadar 192 ülkede 114 milyondan fazla indirildi. Operatör bağımsız tüm kullanıcılarına, internet bağlantılı akıllı telefonları ya da tabletleri üzerinden mesajlaşma, sesli veya görüntülü görüşme imkânı sağlayan BiP; kaybolan mesajlaşma, 15 kişiye kadar sesli ve görüntülü görüşme, durum, grup ve sohbet taşıma, ‘Acil Durum Butonu’, para transferi, anlık çeviri gibi özellikleri ile öne çıkıyor. Temel iletişim yeteneklerine ek olarak, ‘Keşfet’ sekmesi altında pek çok servise ve kullanıcılarının içerik üretebileceği kanallara erişim sunuyor. “Milyonların tercihi olduk” Uygulamanın 10 yıllık serüvenini anlatan BiP Genel Müdürü Gökhan Yüksektepe, “BiP bugün 10 yaşında. Sesli iletişim ile başlayan haberleşme macerası, internet teknolojisinin 4.5G’ye varmasıyla bambaşka bir boyuta ulaştı. Dünya internet üzerinden yeni nesil haberleşme araçlarına yönelirken biz de BiP olarak 10 yıldır kullanıcılarımıza yerli çözümler sunmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. BiP olarak, 2021 yılında yaşanan kişisel veri güvenliği endişelerinin ardından sunduğumuz hızlı, güvenli ve kaliteli hizmetimiz ile milyonlarca kişinin tercihi olduk” dedi. “Kullanıcılarımızdan tam puan aldık” Yurt içindeki kullanıcılarının yanı sıra 192 ülkede faaliyet gösterdiklerini yineleyen Gökhan Yüksektepe, şöyle devam etti: “Odağımız, BiP’i küresel bir iletişim uygulaması haline getirmek. Bu amaçla kullanıcılarımıza kişiselleştirilmiş deneyimler sunabilmek için özveriyle çalışıyoruz. Özellikle Pakistan, Bangladeş, Papua Yeni Gine, Endonezya, Malezya ve birçok Avrupa ülkesi başta olmak üzere uluslararası pazarda milyonlarca kullanıcıya ulaştık. Son yıllarda BiP’in küresel yayılımını hızlandırmak için yurt dışı iş birliklerimizi genişlettik ve Asya Pasifik bölgesinde Digicel, Pakistan’da Jazz, Bangladeş’te ise Banglalink operatörleri ile iş birliği gerçekleştirdik. Bu sayede, BiP’in hem yerel servis ve kampanyalarla bu pazarlara açılmasını sağladık hem de ilgili ülkelerin dijital dönüşümlerine katkı sunduk. Önümüzdeki dönemde farklı operatör iş birlikleri yapmaya devam edeceğiz. BiP olarak gelecek dönemde kullanıcılarımızın tüm iletişim ihtiyaçlarına çözüm sağlayan bir iletişim uygulaması olmanın ötesini hedefliyoruz. ‘Keşfet’ altında sunulan bilgi, eğlence, fatura ödeme, alışveriş, ödül kazanma kurgularını içeren servisler, oyunlar, Dijital Varlık, afet durumlarında kullanılabilen Acil Durum Butonu gibi pek çok özelliğimiz ile sloganımızdaki gibi ‘Sosyal bi dünya’ oluşturmayı amaçlıyoruz.” Tekil kullanıcıların yanı sıra kurumların da dijital ihtiyaçlarını karşılayan platform, pek çok markaya fayda sunuyor. Kurumların dijital dönüşüm yolculuklarında yanında olarak; OTP, kurum içi iletişim ve saha ile olan iletişimleri için gerekli entegrasyonları sağlıyor. Çalışanların kapalı devre servisler aracılığıyla haberleşmesine aracı olan platform, sahadaki personelin telsizlerine yüklenerek cihazlarının akıllı hale gelmesinin de önünü açıyor. İş ortaklarına yönelik bilgilendirme, duyuru ve eğitim videolarını BiP’teki servisler üzerinden paylaşan şirketler; açık kanallar üzerinden ise müşterilerine kampanyalarını iletme, müşteri memnuniyeti sorgulama, abonelerine arıza bildirimi, borç sorgulama gibi konularda hizmet sunabiliyor. Üniversitelerle iş birliği yaptı Ayrıca üniversitelerle de anlaşmalar yapan platform, gençlere haberleşme kolaylığı sağlıyor. BiP, yüz binlerce öğrencinin okullarıyla ilgili bilgilere erişebilmelerini, akademisyen ve idari personelin tek servis üzerinden haberleşebilmesini sağlıyor.
ESTÜ’lü öğrenciler hidrojenle uçabilecek İHA için yoğun emek harcıyor
30 Kasım 2023 Perşembe - 09:46 ESTÜ’lü öğrenciler hidrojenle uçabilecek İHA için yoğun emek harcıyor Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) öğrencilerinden oluşan Anatolia Aero Design ekibi, Hidra ismini verdikleri ve tamamladığında elektrik motorlu muadillerinden daha uzun süre havada kalabilecek insansız hava aracının yapımı için yoğun emek harcıyor. Eskişehir Teknik Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Anatolia Aero Design ekibi tarafından tasarım ve yazılımı tamamen yerli imkanlarla geliştirilen insansız hava araçları, katıldıkları yarışmalarda derece elde ederek ön plana çıkıyor. Birçok kategoride yarışan ve başarı elde eden ekip, derslerinden arta kalan zamanı atölyede geçirerek değerlendiriyor. Uluslararası yarışmalarda ve TEKNOFEST’te dereceler elde eden ekibin şimdiki hedefi ise hidrojen yakıtından elde ettikleri elektrikle havalanabilen insansız hava aracı yapabilmek. Öğrencilerin Hidra ismini verdikleri araç, bittiğinde bataryasındaki elektrik gücüyle uçabilen insansız hava araçlarından daha uzun süre havada kalabilecek. Yapımı 300-400 bin lirayı bulan araç için sponsorluk konusunda sıkıntı yaşayan ekip, proje üzerinde çalışmalarına devam ediyor. Derslerinden arta kalan zamanlarda proje üzerinde çalışan Anatolia Aero Design ekibi, 2025 yılında Hidra’yı uçurmayı planlıyor. “7-8 saate kadar çıkarabileceğimizi gördük” Anatolia Aero Design ekibi takım kaptanı ESTÜ Sivil Havacılık Ana Bilim Dalı yüksek lisans öğrencisi Mustafa Azer projeyle ilgili, “Dünyada uluslararası havaalanı olan tek üniversiteyiz. Ülkemizde de havacılık bölümlerinin en yoğun olduğu nadir üniversitelerden biriyiz diyebiliriz. Uçağımızın ismi Hidra, hidrojenden geliyor. Burada yarışmacıların haricinde bilimsel araştırma projesi ilerletiyoruz. Yapmak istediğimiz şey elektrikli insansız hava araçlarında her zaman uçuş süreleri düşük kalıyor. Sektördeki içten yanmalı İHA’lara göre bu havada kalma süreleri düşük kalıyor. Bunu çözme amacıyla uçağın içerisine bir hibrit sistem düşündük. Elektrikli fırçasız motorla kendine güç sağlıyor. Uçağın içerisindeki bataryada bir sistem var ve yakıt hücresi ve yakıt tankı var. Yakıt hücresi, yakıt tankından gelen enerjiyi elektriğe dönüştürerek bir yandan bataryayı dolduruyor, gerektiğinde de bu gücü motora verebiliyor. Bu sayede normalde uçuş süresi 2-3 saat ile sınırla olan Hidra’nın uçuş süresini yaptığımız testlerle 7-8 saate kadar çıkarabileceğimizi gördük. Geleceğe yönelik çok umutluyuz. Projemiz daha ilerleme aşamasında, sonuçlandırabilmiş değiliz. Tam gaz çalışıyoruz” dedi. “2025 yılında Hidra’yı havada görmek istiyoruz” Dünya ve ülke genelinde benzeri çalışmaların olduğuna değinen Azer, şöyle devam etti: “Ülkemizde muadilleri üzerine çalışmalar mevcut ancak çalışmalar son haline gelmiş değil. Çıktıları elde edilmedi. Biz de onlardan bir tanesiyiz. Dünya çapında bilimsel araştırmalar mevcut. Özellikle 2010’lu yılların başından itibaren bu yöne doğru ciddi bir ilgi oluyor. Bilim insanları çok çalışıyor. Açıkçası başarılı uçuşlar da var. Herhangi bir proje bitmedi. Onlar da bizim gibi çalışmaya devam ediyor. Hedefimiz bir yıl içinde projeyi sonlandırmak. Ancak karşımıza çıkan maddi ve benzeri sorunlar oluyor. Umuyoruz ki en geç 2025 yılında Hidra’yı havada görmek istiyoruz. Kilit konu maalesef sponsorluk. Kurduğumuz sistemin Türk parasıyla maliyeti yaklaşık 300-400 bin lirayı buluyor. Böyle bütçeler bulmak üniversitede araştırma yaparken kolay olmuyor.” “Akşam saatlerinde gelip burada projelerimizi devam ettiriyoruz” Anatolia Aero Design ekibinde çalışan Uçak Gövde ve Motor Bakımı 3. sınıf öğrencisi İltemir Taha Binali ise, ”İnsansız hava araçları araştırma geliştirme çalışmaları yapıyoruz. Kendi lisans çalışmalarımızla aynı zamanda projelerimizi devam ettirmek zorundayız. Her hafta zorunlu 8 saat çalışmamız var. Ayrıca hafta içleri de müsait olduğumuzda akşam saatlerinde gelip burada projelerimizi devam ettiriyoruz. Şu an üzerinde çalıştığımız yaklaşık 6 proje var. Tabii ki yoruluyoruz. Ancak bir şeyler başarmak istiyorsak burada yorulmanın pek bir önemi kalmıyor. Çünkü başarı burada tek başına iş yapmak değil, hayatta da diğer işleri başarıp buraya vakit ayırabilecek durumu elde edebilmektir” ifadelerini kullandı.
Konya Robofest Robot Yarışması başladı
29 Kasım 2023 Çarşamba - 16:09 Konya Robofest Robot Yarışması başladı Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi ve Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle organize edilen “Konya Robofest Robot Yarışması” başladı. Karatay Belediyesi, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi işbirliğiyle düzenlenen “Konya Robofest Robot Yarışması” başladı. Konya’nın 11 ilçesinden 52 ortaokul, 44 lise ve 5 BİLSEM olmak üzere 101 okulda eğitim gören 761 öğrenci ile 203 danışman; 417 robot ve projesiyle yarışmaya katılıyor. Karatay Gençlik ve Spor Bakanlığı Karatay Gençlik Merkezi’nde düzenlenen yarışma; Çizgi İzleyen Robot Yarışması, Sctrach ile Oyun Tasarımı Yarışması, Yazılım Yarışması, Dönüşüm Robotu Yarışması, Serbest Kategori Yarışması, Yumurta Toplayan Robot Yarışması, Hızlı Çizgi İzleyen Robot Yarışması, Tarım ve Afet Yönetimi Yarışması, İHA-Drone Yarışması ile Sünger Bob Yarışması olmak üzere toplamda 10 kategoride değerlendirilecek. 2 gün sürecek proje kapsamında kategorilerinde dereceye girecek yarışmacılara ve okullarına düzenlenecek törenle ödülleri ve plaketleri verilecek. Başkan Hasan Kılca öğrencilerin yarışma heyecanına ortak oldu Yarışmaya katılan ortaokul ve lise öğrencileri, belli görevleri yapabilen tasarımlı robotlarıyla kıyasıyla bir mücadele içine girdi. Yarışmanın ilk günü için düzenlenen programa Başkan Hasan Kılca’nın yanı sıra Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Meram Kaymakamı Dr. Bayram Yılmaz, Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeleri, AK Parti Karatay İlçe Başkanı Mehmet Genç, ilçe protokolü ile çok sayıda davetli katıldı. Başkan Hasan Kılca ile beraberindekiler, iki gün sürecek yarışmanın ilk gününde öğrencilerin heyecanına ortak oldu. “Gençlerimizi geleceğin teknolojisine hazırlıyoruz” 2 gün boyunca yarışmada mücadele edecek yarışmacılara başarılar dileyen Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, geleceğin bilim insanlarını ve teknoloji yıldızlarını yetiştirmek için bütün imkanlarını seferber ettiklerini söyledi. Başkan Hasan Kılca, “Karatay Belediyesi ve Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz tarafından düzenlenen Konya Robofest Robot Yarışması sayesinde tüm ortaokul ve liselere robotik kodlamayı daha iyi tanıtıp sevdirmeyi istedik. Amacımız bilimsel düşünen gençlerimize katkı sağlamak. Karatay Belediyesi olarak tüm imkânlarımızla, gençlerimizi geleceğin teknolojisine daha iyi hazırlamak için kolları sıvadık. Bu kapsamda RoboKaratay; teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten olmak için geliştirildi. Bu projede emeği geçen Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemize, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimize ve Kaymakamlığımıza teşekkür ediyorum. ROBOKARATAY projemiz kapsamında geçtiğimiz yıllarda Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle birlikte yaptığımız robot yarışmamızı bu yıl da gerçekleştiriyor olmanın heyecanını yaşıyoruz. Yarışmamıza; Karatay, Meram, Selçuklu Ahırlı, Akşehir, Beyşehir, Çumra, Ilgın, Kadınhanı, Karapınar, Kulu ve Seydişehir’deki 52 ortaokul, 44 lise ve 5 BİLSEM olmak üzere toplamda 101 okuldan 203 danışman ile 761 öğrencimiz; 417 robot ve projeyle katılıyor. İki gün sürecek yarışmalarda, kendi kategorilerinde dereceye girecek yarışmacılarımıza ve okullarına, düzenleyeceğimiz törenle ödüllerini ve plaketlerini takdim edeceğiz” dedi. “Bu yarışmalar gençlerimizin gelecekte üretime yön vermesini sağlayacak” “Konya Robofest Robot Yarışması” ile gençleri, kendine güvenen ve gelecekte üretime yön veren liderler olarak yetiştirmeyi amaçladıklarını aktaran Başkan Kılca, “Gençlerimize bu anlamda önemli bir kapı araladık. Onların bilim ve teknoloji adımlarına destekledik. Geleceğin bilim insanları neden Karatay’dan, Konya’dan çıkmasın? Bu konuda sizlere inanıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, yerli ve milli teknoloji hamlesi başlattı biliyorsunuz. Bu sayede sağlıktan uzay çalışmalarına, insansız hava araçlarından (İHA-SİHA) elektrikli ve yerli otomobile kadar birçok alanda önemli adımlar atıyor. Saydığımız bu alanlarda ülkemizi gururla temsil edecek gençler inanıyorum ki sizlerin arasından da yetişecek. İşte bizim amacımız da bu. Sizin potansiyelinizi keşfetmenizi sağlayarak daha ileriye koşmanız için, bugün biz buradayız. Bu topraklarda binlerce yıldır, Ali Kuşçu, Kadızade Rumî, Farabi, Katip Çelebi, Mirim Çelebi, Takiyüddin, Oktay Sinanoğlu, Aziz Sancar ve daha nice bilim insanları yetişti; bu topraklar bereketli topraklar. Siz yeter ki yola çıkın; emin olun biz var gücümüzle arkanızda olacağız. Sizler böyle yarışmalarla güçlü Türkiye’ye katkı sağlayacaksınız. Bu yarışmalar, sizlerin yeteneklerinin ve becerilerinin desteklendiği kıymetli alanlar. Ben bilim ve teknoloji alanında ciddi bir motivasyonla ve sinerjiyle farkındalık oluşturan ve çalışmalara rehberlik eden öğretmenlerimize özellikle teşekkür ediyorum. Tabi ki, fikirleriyle ve eserleriyle yarışmamıza katılan öğrenci kardeşlerime de teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Öğrencilerimizin ulusal ve uluslararası arenada da başarılı olacağına inanıyorum” Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit de, Konya Robofest Robot Yarışması’nın önemine değinerek yarışmanın özgün fikirleri ve projeleri ortaya çıkaracağına inandığını söyledi. Murat Yiğit, “Her geçen gün hayatı kolaylaştırma adına yenileri üretilen ve bilim dünyasının vazgeçilmez unsurlarından biri olan robotların geleceğin teknolojilisinde çok daha fazla alanı kuşatacağı aşikârdır. Bu noktada Karatay Belediyesi, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi işbirliğiyle düzenlenen Konya Robofest Robot Yarışması büyük bir önem kıymet ifade etmektedir. İlimiz genelindeki tüm ortaokul ve lise düzeyi takımların yarışacağı bu yarışma şehrimiz ve katılımcı tüm okullar açısından önemli bir boşluğu doldurmakta ve pek çok teknolojik gelişmenin de kapısını aralamaktadır. 10 farklı kategoride düzenlenecek olan yarışmada özgün fikir ve projelerini ortaya çıkaran öğrencilerimiz inanıyoruz ki bu kapsamda ulusal ve uluslararası yarışmalarda da önemli başarılar elde edecekler. Yarışmanın düzenlemesinde emeği olan Karatay Belediye Başkanımız Hasan Kılca’ya ve meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. “Ülkemiz son yıllarda teknoloji alanında büyük yol aldı” Yarışmanın gençlerin geleceğine katkı sunacağını aktaran Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan ise; programın düzenlemesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Teknolojinin sürekli gelişmesi ile birlikte Türkiye’nin de bu alanda önemli bir yol kat ettiğini dile getiren Cengiz Ayhan şunları kaydetti; “Dünyamız, son yüzyılda özellikle de son 20 yılda teknoloji ve bilim alanında çok ciddi bir gelişme gösterdi. Bugün dünyada güçlü almak istiyorsanız bilim ve teknolojide güçlü olmanız gerekiyor. Ülkemizde de özellikle son yıllara bilim ve teknoloji alanında, ağır sanayi alanında ve savunma sanayi alanında çok büyük bir yol aldık. Bugünde Karatay Belediyemizin ve Milli Eğitim Müdürlüğümüzün katkılarıyla düzenlediğimiz bu festival ile gençlerimizin hayalini kurdukları kariyer ve meslek planlamalarına katkı sunmaya çalışıyoruz. Bu güzel projede emeği geçen başta Belediye Başkanımıza ve Milli Eğitim Müdürlüğümüze çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Akdeniz Üniversitesi’nde Uluslararası Antalya Bilim Forumu başladı
29 Kasım 2023 Çarşamba - 15:51 Akdeniz Üniversitesi’nde Uluslararası Antalya Bilim Forumu başladı Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Antalya Bilim Forumu başladı. "İklim Değişikliği, Çevre Krizi ve Göç" konulu Antalya’nın ilk Bilim Forumu’nda üç gün boyunca iklim değişikliğinin sonuçları, çevre krizleri ve göç hareketleri, kentteki çevresel değişimler ve sonuçlar konuşulacak. Akdeniz Üniversitesi Sosyal Politika ve Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (ASPAG) öncülüğünde Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez Belediyesi, Almanya merkezli Türkiye ve Göç Araştırmaları Merkezi, Antalya Tarım Konseyi, Çevre ve İklim Değişikliği Öğrenci Topluluğu’nun destekleriyle Antalya Uluslararası Bilim Forumu düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda başlayan forumun açılış törenine Antalya Vali Yardımcısı Erol Tanrıkulu, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Türkiye ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hacı Halil Uslucan, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, Antalya Uluslararası Bilim Forumu Başkanı ve Sosyal Politika ve Göç Çalışmaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Esen, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sibel Hoştut, öğretim üyeleri, kurum temsilcileri, öğrenciler katıldı. “Antalya için önemli bir etkinlik” Forumun açılış konuşmasını yapan Antalya Vali Yardımcısı Erol Tanrıkulu, “İklim değişikliği, çevre krizi ve göç olgusu tüm dünya insanını ilgilendiren önemli bir konu. Uluslararası konunun üniversite ve kurumlar iş birliğinde Antalya’da yapılıyor olması çok büyük bir öneme sahip. Hocalarımız bu konuyu derinlemesine ele alacak ve buradan elde edilen çıktılar gerek Türkiye Cumhuriyetimizin ülke içinde uygulamalarında gerekse ülkemizin dünya üzerindeki rolü açısından ve bu konuda aktif rol alması açısından önemlidir.” dedi. Birleşmiş Milletler çatısı altında İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Türkiye Cumhuriyeti’nin de olduğu 176 ülkenin imza attığını hatırlatan Tanrıkulu, “Bu kapsamda 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız 2053 yılına sıfır emisyon hedefini ilan etti. Yine Bakanlığımızın adı Çevre ve Şehircilik ve İklim Bakanlığı olarak değişti. Bu durum şehirlerin daha yaşanabilir çevreye evrilmesi konusunda önem arz ediyor” ifadelerini kullandı. “Tüm insanlığın mücadele etmesi gerekiyor” Çevre iklim değişikliğinin devletlerin ve insanların ortak hareketiyle çözülebileceğini ve bunun için hep birlikte her platformda mücadele ortaya koyulması gerektiğini vurgulayan Vali Yardımcısı Erol Tanrıkulu, “Bugünün dünyası maalesef bir taraftan bu konuları konuşurken gelişmiş ülkeler dediğimiz ülkelerin dünyaya zarar verdiğini görüyoruz. Devletlerin ortaya koyduğu zararlara karşı milletlerin, insanoğlunun geleceğini sürdürmesi için var gücüyle mücadele etmesi gerekiyor. Son zamanlarda bunu görüyoruz. İletişimin son derece gelişmesiyle beraber İsrail’e karşı tüm dünyada bu katliama dur diyebilmek için dünyanın her tarafından gösteriler var. Bu ve benzeri şekilde milletlerin, insanların harekete geçmesiyle insanın geleceğini kurtulabileceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu. “Üniversite olarak üzerimize düşeni yapıyoruz” Akdeniz Üniversitesi olarak bu konuya çok önemsediklerini be bu konudaki çalışmalara her z aman destek verdiklerini belirten Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, “Akdeniz Üniversitesi olarak bu konuda geçtiğimiz yıl Antalya su havzası, suyun geleceği konulu bir çalıştay yapmıştık, geçtiğimiz ay binalarda enerji verimliği ve sıfır enerji konsepti üzerine bir çalıştayımız olmuştu. Üniversitemiz bünyesinde Çevre Sorunları Araştırma Merkezimiz mevcut. Araştırma merkezlerimiz bugün olduğu gibi bu konularda bilimsel faaliyetler düzenlemekte. Yine Türkiye’de bir ilk olarak Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde iklim değişikliği ve politikalara ilişkin lisansüstü program açtık. Çevre ile ilgili çok sayıda öğrenci kulübümüz var, öğrencilerimizin bu noktadaki çalışmalarını destekliyoruz. Rektörlüğümüz bu konuda her zaman destek sağlamaya gayret ediyor” dedi. “Artık eylem zamanı” Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen “Çok önemli bir konu, disiplinler arası uluslararası bütün insanlığı ilgilendiren temel başlıklar. Bun konularda farkındalığı oluşturulma aşamasını geçen konular artık eylem aşamasına gelmiş konular. Bu toplantılardan elde edilen verilerin gerek üniversitelerde gerek yerel yönetimler, kamu kurumları ve STK’lar tarafından çok hızlı eyleme geçmemiz gereken verilerle karşı karşıyayız. Tarım, turizm, sağlık, teknoloji tüm bilimleri ilgilendiriyor. Bir bilim alının sorumluluğunda değil aslında tüm insanlığı ilgilendiren çok önemli bir konuyu üç gün boyunca farklı başlıklar altında değerlendirecek olan değerli sunumlar var. Alanda çalışan hocalarımızın araştırma sonuçları var. ben bu önemli konuyu gündeme getiren Antalya Bilim Forumu bileşenlerine ilgili tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyor, verimli geçmesini diliyorum” şeklinde konuştu. “Antalya iklim krizinden en çok etkilenecek kentlerden biri” Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, “Turizmin ve tarımın başkenti olan Antalya’mızda bu başarısını Toroslardan gelen temiz suyuna, havasına, mavi bayraklı plajlarına, denizlerine, zengin biyoçeşitliliğine, eşsiz güzellikteki doğasına kısacası doğal çevre değerlerine borçluyuz. İklim krizinden en çok etkilenecek kentlerden biri olan Antalya’nın bundan dolayıdır ki en kıymetli hazinesi olan kentin temel dayanağı çevre değerleri maalesef büyük risk altındadır.” dedi. Atasoy konuşmasında görev geldiklerinden beri Antalya’ya çevre alanında 18 ödül kazandırdıklarını da belirti. “Uluslararası ve disiplinler arası bir forum” Antalya Uluslararası Bilim Forumu Başkanı ve ASPAG Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Esen Antalya’da bir ilk olan Uluslararası Bilim Forumunun disiplinler arası olarak sosyal bilimleri ve fen bilimleri araştırmacılarının bir araya geldiği bir buluşma olduğunu ve gelecek yıllarda da sürdürülmesi için çaba sarf edeceklerini söyledi. Forumun amacının iklim değişikliğini, iklim değişikliğini göç ve krizlerle değerlendirmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Esen, “Bilimsel çalışmalar, iyi uygulamalar, hukuki düzenlemeler, uyum çabaları, örnekleri ve deneyimleri birlikte değerlendirmek, iklim değişikliğinin sebep olduğu göç hareketleri ve çevresel değişikliklere yönelik stratejilerle olabilecek çözümleri değerlendirmek, çeşitli bölge ve ülkelerde geliştirilen iyi uygulamaları, yasal önlemleri tanımak. Forum konusunda uluslararası iş birliğini tanımak ve tanıtmak amaçlanıyor” dedi. İlk oturum gerçekleştirildi Forumda ayrıca Türkiye ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hacı Halil Uslucan, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sibel Hoştut da birer konuşma yaptı. Forumun ilk oturumunda Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığından Dr. Fulya Kandemir moderatörlüğünde Prof. Dr. Murat Türkeş Küresel İklim Değişikliği ve İklim Diplomasisinin Önemi, Prof. Dr. Birgit Leyendecker - İklim değişikliği ve göç: Ne biliyoruz ve ne yapabiliriz?, Ayhan Doyuk da Ekolojiden Gelen Ekonomi konusunda sunum gerçekleştirdi. Üç gün sürecek olan "İklim Değişikliği, Çevre Krizi ve Göç" konulu Antalya Bilim Forumu’nda yurtiçinden ve yurtdışından uzmanlar 60’a yakın bildiride İklim değişikliğinin sonuçları olarak çevre krizleri ve göç hareketlerini değerlendirecek. “Çevre için üniversite ve şehir güçlü iş birliği” Antalya’nın ilk Bilim Forumu, Akdeniz Üniversitesi öncülüğünde Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kepez Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Organize Sanayi Bölgesi, Friedrich Ebert Stiftung, Evangelsche Hochschule Berlin, Su Politikaları Derneği, Akdeniz Üniversitesi Çevre ve İklim Değişikliği Topluluğu, Antalya Tarım Konseyi destekleriyle düzenlendi.