TEKNOLOJİ
Malatya Teknokent kapasitesini büyütüyor 20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:47:46 İnönü Üniversitesi bünyesinde bulunan Malatya Teknokent’in ek AR-GE binasının temel atma töreni gerçekleştirildi. Törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur ve çok sayıda protokol üyesi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin açılış konuşmasını yapan Malatya Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Teknokentin güçlü bir alt yapıya sahip olduğunu söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, firma sayısının 100’ü geçtiğini belirterek, "Teknokentimiz bugün itibariyle 14 yılını geride bıraktı. Bundan sonraki dönemde de kaldığı yerden daha da güçlenerek yeni yapılarıyla, verimli, nitelikli AR-GE çalışmaları geliştirerek yoluna devam edecek. Şu an Teknokentimizde 88 firma faaliyet göstermekte ve bunlardan 24’ü akademisyen firmasıdır. Bugüne kadar AR-GE projesini gerçekleştiren sayısı bin 39 olmuş durumda ki bu bölgemiz için önemli bir rakamdır. 21 firmamız ise sıra beklemektedir. Bugün temelini attığımız 42 ofislik yeni binamızla beraber proje ve firma sayımızı 100’ün üzerine taşımış olacağız" dedi. "Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz" İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise bilginin ekonomik değere dönüşmesi gerektiğini söyledi. Rektör Akpolat, "İçinde bulunduğumuz çağ artık sadece bilgiye sahip olanların değil, bilgiyi üreten, dönüştüren ve ticarileştirenlerin öne çıktığı bir çağ hüviyetindedir. Türkiye’de bugün 114 teknokentimiz var ve bu sayıların mutlaka artması gerektiğine inanıyoruz. Yazılımdan savunma sanayine, biyoteknolojiden yapay zekâya kadar geniş bir yelpazede geliştirilen bu çalışmaların Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz. Biz biliyoruz ki güçlü üniversiteler olmadan güçlü teknokentler olamaz aynı şekilde güçlü teknokentler olmadan da sürdürülebilir bir ekonomi söz konusu olamaz. Bu Teknokentin sadece kendi ülkemiz için değil, tüm insanlık için bir katma değer üreteceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. Törende selamlama konuşması yapan Vali Seddar Yavuz da, "Eğer biz hür ve bağımsız, başımız dik bu topraklarda yaşamak istiyorsak bilim, sanayi ve teknoloji yolculuğunda bilgi üreten hale gelmek durumundayız. Başkasının ürettiği sembol, fikir ve teknolojiyi kullananlar özgün olamaz ve öz benliklerini de koruyamazlar. Malatya’yı ‘Doğu’nun incisi cazibe merkezi ve bilim şehri’ olarak tanımlıyoruz. Bu tanımlamanın gerçekleşebilmesi için şehri yeniden imar ve inşa ederken güçlü bir üniversite, güçlü bir teknopark ve altyapısına sahip olmamız gerekir" diye konuştu
20 Nisan 2026 Pazartesi - 12:11 Yüksek hızda internete yüksek güvenlik Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, 5G teknolojisi ile birlikte birçok akıllı cihazın yüksek internet hızıyla çalışacağını söyleyerek, "Hızlı internette siber saldırılar da hızlı olacağı için güvenlik önlemleri üst düzeye çıkarılmalı" dedi. 5G teknolojisi ile yüksek hızlı interneti eşyaların da kullanabileceğini söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Aslında 5G’ye geçilmesiyle birlikte büyük bir heyecan oluştu ama tabii ki bu konuda da birçok konuda olduğu gibi yanlış bilgiler de verildi. 5G sadece internetin hızlı kullanılması ya da sadece videonun daha hızlı izlenmesi değil, IOT dediğimiz Internet Of Things, yani nesnelerin interneti alanında daha iyi çalışmalar yapılması için gerekli altyapının adı diyebiliriz. Aslında şöyle bu konuyu açabiliriz. Örnek veriyorum bir ameliyat yapılacak. Uzaktan robotlarla bir ameliyat yapmak istiyorsunuz. Burada daha hızlı internete ihtiyacınız var. Ya da bir şehrin, bir ülkenin trafiğini düzenleyeceksiniz. Burada daha hızlı internete ihtiyacınız var. Çünkü tüm cihazlar birbiriyle haberleşmeye başlıyor ve haliyle de daha hızlı haberleşmeye ihtiyaç oluyor. Öyle olduğu için de işte buralarda 5G’ye çok büyük ihtiyaç duyuyoruz. 5G hayatımızı kolaylaştırıcı bir unsur olarak aslında karşımıza çıkmış durumda. Dediğim gibi, artık sadece internet kullanıcısı deyince aklımıza insanlar gelmiyor, cihazlar da geliyor ve şu anda milyarlarca cihaz internete bağlanır durumda. Buna çamaşır makinesi, buzdolabı, televizyon, dediğim gibi aklınıza gelebilecek tüm o robotik cihazları sayabiliriz. Bu şekilde binlerce, milyonlarca, milyarlarca cihaz artık internete bağlı ve bunun da daha büyük hıza ihtiyacı var. Aynı şekilde bizim internetin akıcı olması gereken yerlerde örnek veriyorum, eskiden canlı yayın dediğimizde bile bir maç yapılırken golü biz herhalde 3-5 saniye ya da 10 saniye sonra görüyorduk. Orada bile canlı dediğimiz yayın canlı olmuyordu ama artık 5G teknolojisiyle ya da buna benzer yeni teknolojilerle artık canlı olarak ameliyat yapıldığı gibi canlı olarak da yine bu işlemleri takip edebiliyoruz" dedi. Topuzoğlu, yüksek hızda internetle birlikte siber saldırıların da hızlı olacağını ve yüksek güvenlik önlemlerinin de alınması gerektiğini söyleyerek, "Aslında tabii ki internette olduğu gibi çok ciddi bir şekilde manyetik alan oluşmakta. Bu manyetik alan da insan üzerinde hem fizyolojik hem sosyolojik, hatta psikolojik şekilde de etkiler bırakmakta. Bundan dolayı bizim teknolojiyi kullanırken daha dikkatli olmamız gerekiyor. Örnek veriyorum, çocuğumuzun eline tablet verip çekilmek yerine belki tableti bir noktaya koyup masadan izlemesini sağlamak gibi ya da belki de böyle bir alışkanlık edindik, telefon hep yastığımızın altında ya da yatarken dahi yanımızda. Bunu yapmayıp daha dikkatli olmamız, işte modemi evin içerisinde her an yaşadığımız bir alanda değil de biraz daha uç köşeye koymamız bile bir önlem olarak karşımıza çıkabilir. Bir de işin güvenlik boyutu var. Güvenlik anlamında da zafiyetler de daha çok artmış durumda. Hacker dediğimiz interneti ele geçiren ya da işte birtakım şifrelerinizi, serverlarınızı ele geçiren insanlar da şifre bulma işlemini ya da bu saldırıları daha hızlı yapabilecekleri için de buradaki güvenlik adımlarının daha güçlü hale getirilmesi ve güvenlik kurallarının, protokollerinin de artık bir kural haline gelmesi, bir standart haline gelmesi de gerekmekte. Hızlı internet yüksek güvenlik gerektirir diyebiliriz. Çünkü artık dediğim gibi daha fazla önlem alınması gereken, daha dikkatli olmamız gereken bir döneme de girmiş durumdayız" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 11:48 Zonguldak’tan Yerli Siber Güvenlik Hamlesi: Kuantum Pi Dikkat Çekiyor Türkiye’nin siber güvenlik alanında dışa bağımlılığını azaltmayı hedefleyen yerli ve milli platform Kuantum Pi, Zonguldak Teknopark’tan çıkarak kamu ve özel sektörde dikkatleri üzerine çekti. Türk mühendisler tarafından geliştirilen sistem, özellikle kritik altyapıların korunmasında stratejik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. tarafından geliştirilen platformun, Türkiye’nin "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonu kapsamında önemli bir boşluğu doldurması hedefleniyor. Yetkililer, siber güvenliğin yalnızca teknik bir konu değil, doğrudan milli güvenliğin bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Kuantum Pi’nin geliştirme süreci, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleri kapsamında yaklaşık 400 bin dolarlık hibe ile hayata geçirildi. Proje ayrıca Bilişim Yıldızları ve Yerli & Milli Teknoloji Geliştirme ödüllerine layık görüldü. Uzmanlara göre, Türkiye’de kullanılan siber güvenlik çözümlerinin büyük bölümünün yabancı menşeli olması, hem maliyet hem de veri güvenliği açısından risk oluşturuyor. Yerli çözümlerin yaygınlaşmasıyla bu risklerin minimize edilmesi amaçlanıyor. Kritik Ziyaret Gerçekleşti Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. yetkilileri, projeyi ve geldiği noktayı paylaşmak üzere Köksal Toptan ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, Kuantum Pi platformunun teknik yapısı ve Türkiye’nin siber güvenlikte bağımsızlık hedeflerine sağlayacağı katkılar detaylı şekilde ele alındı. Görüşmede ayrıca, yerli siber güvenlik çözümlerinin kamu kurumlarında yaygınlaştırılması ve kritik altyapılarda kullanımının artırılması konuları gündeme geldi. Hedef Siber Bağımsızlık Kuantum Pi’nin önümüzdeki süreçte kamu kurumlarında pilot olarak uygulanması, kritik altyapılarda devreye alınması ve KOBİ’lere yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu adımların, Türkiye’nin siber güvenlikte dışa bağımlılığını azaltarak stratejik bağımsızlığını güçlendirmesi bekleniyor. Zonguldak Teknopark’tan çıkan proje, Anadolu’da geliştirilen yüksek teknoloji ürünlerinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu tür yerli girişimlerin desteklenmesinin Türkiye’nin küresel teknoloji rekabetindeki konumunu güçlendireceğini belirtiyor. Kuantum Pi, yerli mühendislik gücüyle geliştirilen ve Türkiye’nin dijital güvenliğini sağlamayı hedefleyen stratejik bir teknoloji olarak öne çıkmaya devam ediyor.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:06 Geleceğin siber güvenlikçileri Çankırı’da yetişecek Çankırı’da 2026 Yılı Türkiye Siber Vatan Programı kapsamında "Beyaz Şapkalı Hacker"ların eğitimi başlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) ile Çankırı Karatekin Üniversitesi işbirliğinde yürütülen 2026 Yılı "Türkiye Siber Vatan Programı" kapsamında sınavlarda başarı elde eden 38 öğrenci "Beyaz Şapkalı Hacker (CTF)" eğitime katılacak. Öğrencilerden programa yoğun ilgi 2025 yılının son çeyreğinde başlayan programa Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde öğrenim gören toplam 75 öğrenci başvurdu. Başvuruları kabul edilen öğrenciler ilk olarak çevrimiçi platform ile siber güvenlik alanında temel ve teorik eğitimlerini tamamladı. Ardından uygulama üzerinden tanımlanan görevleri yerine getirdiler. Ulusal sınav eğitimleri 20 Nisan’da başlıyor Siber güvenlik alanında uzman olmak isteyen öğrenciler, çevrimiçi eğitimlerin ardından ulusal çapta düzenlenen sınava katıldı. Sınav sonuçlarına göre başarılı bulunan 38 öğrenci yüz yüze eğitimlere katılma hakkı elde etti. Çankırı Karatekin Üniversitesi kütüphane binasında 20 Nisan’da başlayacak yüz yüze eğitimler toplamda 5 gün sürecek. Eğitimlerin ardından öğrenciler çevrimiçi görevleri tamamlayarak Türkiye genelinde yapılacak olan final sınavına katılmaya hak kazanacaklar. Eğitimler sonunda başarılı olan öğrencilerin, siber güvenlik alanında uzmanlaşmaları ve istihdam edilmeleri hedefleniyor.
Perseid meteor yağmuru, Atatürk Üniversitesinde heyecanla izlendi
14 Ağustos 2023 Pazartesi - 11:51 Perseid meteor yağmuru, Atatürk Üniversitesinde heyecanla izlendi Gökyüzü tutkunları, yılın en etkileyici doğa olaylarından biri olarak gösterilen Perseid Meteor Yağmurunu izlemek için Atatürk Üniversitesinde bir araya geldi. Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü ve Astrofizik Kulübü (ATAK) tarafından kampüste yer alan ATA50 yerleşkesinde 12 Ağustos 2023 tarihinde üniversite öğrencilerine ve halka yönelik gökyüzü gözlem etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğin başlangıcında katılımcılara teleskoplar ile Satürn ve Jüpiter gözlemi yaptırıldıktan sonra yılda 1 kez gerçekleşen Perseid Meteor Yağmuru gözlemlendi. Swift-Tuttle kuyruklu yıldızından arda kalan kalıntılardan oluşan Perseid Meteor Yağmuru, Perseus Takımyıldızı bölgesinde gözlemlendiği için Perseid Meteor Yağmuru olarak adlandırılıyor. Çıplak gözle izlenebilen doğa olayında, saatte 60 ile 100 kadar meteor görüntülendi. Perseid Meteor Yağmurunun kuzey kürede gözlenen en yoğun ve etkileyici doğal ışık gösterilerinden birisi olduğuna dikkat çeken Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünden Arş. Gör. Hüseyin Er, böylesine önemli bir olayı en iyi şekilde gözlemlemek için düzenlenen gökyüzü gözlem etkinliğinin heyecan verici olduğunu söyledi. “Perseid Meteor Yağmuru, Güneş Çevresindeki Turunu 133 Yılda Tamamlıyor” Atatürk Üniversitesinde gerçekleştirilen etkinliğin yerel halk, öğrenciler ve gökyüzü severler için güzel bir buluşma olduğunu belirten Er: "Etkinliğimiz oldukça keyifli geçti. Görsel şöleni izlemek için şenliğimize katılan gökyüzü severlerin kimisi elinde telefon kimisi de teleskoplardan halk arasında ’yıldız kayması’ olarak bilinen meteor yağmurlarının en görkemlisi şeklinde tanımlanan Perseid Meteor Yağmurunu izledi. Meteor Yağmuru, çekirdeği 26 kilometre çapa sahip 109P/Swift-Tuttle Kuyruklu Yıldızından ayrılan çok sayıda irili ufaklı kayaç ve toz parçasının yerin çekim etkisiyle atmosfere girmesi sonucu meydana geliyor. Swift-Tuttle Kuyruklu Yıldızı, güneş çevresindeki turunu 133 yılda tamamlıyor. 14 Temmuz’da başlayan ve 1 Eylül’e kadar gözlenebilecek meteorların gökyüzündeki çıkış noktası Perse (Kahraman) Takımyıldızı bölgesine düşüyor. Böylesine etkileyici bir doğa olayını gözlemleme şansı bulmak, halkımız ve öğrencilerimiz ile bu ana şahitlik etmekten mutluluk duyduk” ifadelerini kullandı. “Gökyüzü İnsana Yeni Ufuklar Açıyor” Atatürk Üniversitesi Astronomi ve Astrofizik Bölümü öğrencilerinden ve Astrofizik Kulübü (ATAK) Başkanı Yasin Karaca ise etkinliğe olan ilginin kendilerini mutlu ettiğini belirterek: "Erzurum’da kampüsümüzdeki alanımızda bir araya gelerek hem Persied Meteor Yağmuru’nu izlemek hem de mevcut teleskoplarla Satürn ve Jüpiter gözleme imkânı sunduk. Benzeri etkinliklerimiz zaman zaman yapılıyor. Gökyüzü insana yeni ufuklar açıyor, bugün de genç-yetişkin demeden şenliğimize katılan tüm gökyüzü meraklılarına teşekkür ediyorum" dedi.
DEÜ’den kanser hastalarına umut olacak proje
14 Ağustos 2023 Pazartesi - 10:39 DEÜ’den kanser hastalarına umut olacak proje Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), kanserle mücadele çalışmalarında geliştireceği yeni proje ile hastalara umut olmayı hedefliyor. Kanser immünoterapisi olarak adlandırılan, insan bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalığın tedavisini sağlayacak proje ile tümörlerin bağışıklık sisteminden kaçma mekanizmaları ve ölüm reseptörlerinin bu süreçteki rolü araştırılacak. Türkiye’nin saygın bilim kurumlarından Dokuz Eylül Üniversitesi, kanserle mücadele çalışmalarında geliştireceği yeni proje ile hastalara umut olacak. Geliştirilen proje ile tümörlerin bağışıklık sisteminden kaçma mekanizmaları ve ölüm reseptörlerinin bu süreçteki rolü araştırılacak. Proje koordinatörlüğünü İzmir Biyotıp ve Genom Merkezinden (İBG) Dr. Gerhard Wingender’in yaptığı çalışmada, proje ortakları arasında DEÜ Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalından Doç. Dr. Duygu Sağ’ın yanı sıra Fransa, İsveç, Yunanistan, İrlanda, Macaristan ve İsviçre’den altı farklı üniversite ve üç özel şirket bulunuyor. Tam adı “Kanser ve Bağışıklık Hücrelerinde Kanonik Olmayan Ölüm Reseptörü Sinyalizasyonunun Rolü” olan proje çerçevesindeki çalışmaların 4 yılı kapsaması öngörülüyor. “Nobel, ilgiyi artırdı” Kısa adı “CHIRON” olan proje ekibinin çalışmalarını ve projeyi değerlendiren DEÜ Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalından Doç. Dr. Duygu Sağ, proje bütçesinin 1 milyon 530 bin euro olarak belirlendiğini söyledi. 2018 yılında kanser immünoterapisi alanındaki çalışmaların Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülmesinin son yıllarda kanser immünoterapisine olan ilgiyi artırdığını belirten Sağ, “Kanser immünoterapisi, kısaca bağışıklık sistemimizi güçlendirerek kanseri tedavi etme yöntemidir. CHIRON proje ekibimiz, kanserle mücadelede yeni immünoterapiler geliştirmek için araştırmalar yapacak. Bağışıklık hücrelerinin tümör hücrelerini öldürme mekanizmalarından biri bağışıklık hücreleri üzerindeki TRAIL molekülünün tümör hücreleri üzerindeki DR4/5 reseptörleri ile etkileşime girmesidir. TRAIL’ın DR4/5 reseptörlerine bağlanması kanser hücrelerine ölüm sinyali verir. Fakat, bazı tümör hücreleri bu etkileşimi değiştirmeyi öğrenir ve ölüm sinyalini hayatta kalma sinyaline çevirir. CHIRON konsorsiyumu, DR4/DR5 ölüm reseptörleri tarafından indüklenen sinyalin tümör hücrelerinde nasıl değişebileceğini anlamayı amaçlamaktadır. Projede, ölüm sinyali için tümörleri tekrar duyarlı hale getirmek üzere, hayatta kalma sinyalini bloke eden spesifik inhibitörler geliştirilecektir” dedi. Birçok türde araştırma yapılacak Projeye yönelik açıklamalarını sürdüren Doç. Dr. Sağ, şunları kaydetti: “CHIRON ortakları, bu inhibitörlere karşı özellikle hassas olabilecek kanser tiplerini belirlemek üzere hematolojik kanserler, meme kanseri, mesane kanseri ve pankreas kanseri üzerinde çalışacak. Böylelikle CHIRON, yeni immünoterapiler geliştirmek için tümör hücrelerini öldürmek ve bunun en verimli olacağı kanser türlerini belirlemek üzere yeni araçlar geliştirmeyi hedeflemektedir. Süreçteki katkıları için DEÜ Rektörlüğümüze, İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitümüze, Üniversitemizin değerli bilim insanlarına ve koordinatör kurumumuz İzmir Biyotıp ve Genom Merkezine teşekkür ediyoruz.”
Yapay zekayla sosyal medya daha güvenli
13 Ağustos 2023 Pazar - 11:48 Yapay zekayla sosyal medya daha güvenli Yaşar Üniversitesi ortaklığında geliştirilen MARTINI isimli proje ile yapay zeka kullanılarak, çevrim içi sosyal ağlarda kaos çıkarmak, bilgi kirliliği oluşturmak isteyen kötü niyetli bilgi yayıcılar tespit edilebilecek. Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı ve AB Jean Monnet Mükemmeliyet Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gökay Özerim’in kurumsal yürütücülüğünü yaptığı ve uluslararası katılımlı dikkat çeken proje TÜBİTAK’tan da ulusal fon almaya hak kazandı. Teknolojinin gelişmesiyle, yapay zeka kullanımı her geçen gün daha fazla artıyor. Yaşar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı ve Avrupa Birliği Jean Monnet Mükemmeliyet Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gökay Özerim’in kurumsal yürütücülüğünü yaptığı proje ile internette yanlış bilgi yayan kişiler ve kuruluşlar, yapay zeka ile tespit edilecek. "Yapay Zeka Aracılığıyla Çevrimiçi Sosyal Ağlarda Kötü Niyetli Aktörlerin Profillemesi ve Tespiti” isimli uluslararası proje, TÜBİTAK tarafından da ulusal fon almaya layık görüldü. Prof. Dr. Gökay Özerim’in, 3 yıl boyunca kurumsal yöneticiliğini üstleneceği projenin çalışmalarını ise Yaşar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Alper ve Yaşar Üniversitesi’nin lisansüstü ve doktora programı öğrencilerinden oluşan geniş bir ekip yapacak. Deşifre edecek İspanya’dan koordinatör olarak Madrid Politeknik Üniversitesi’nin yanı sıra Valencia Politeknik Üniversitesi, Türkiye’den Yaşar Üniversitesi, Fransa’dan Hauts-de-France Politeknik Üniversitesi, Litvanya’dan Mykolas Romeris Üniversitesi ve Estonya’dan Tallinn Üniversitesi olmak üzere toplam 6 kurumun iş birliğiyle hazırlanan proje, göç, sağlık, iklim değişikliği gibi farklı konulara sosyal medya platformlarında yanlış bilgileri yayan aktörlerin tespiti için makine öğrenme yoluyla eğitilerek yapay zekaya dayalı çözümler üretilmesini sağlayacak, akademik rapor ve makaleler üretilecek. İlk aşamada Twitter ve Youtube verileri üzerine çalışılacak projenin, fen bilimleri ve sosyal bilimlerden araştırmacıları bir araya getiren disiplinler arası yapısı ise dikkat çekiyor. "Güvenli bir ortam hedefleniyor" Çevrim içi sosyal ağların, iletişim ve etkileşim biçimlerini değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Gökay Özerim, “Bu dönüşüm küresel ölçekte iletişimi kolaylaştıran alanlar oluşturdu. Ancak hızla yayılan bu platformlar, bilgiyi manipüle eden aktörler tarafından kötü niyetli amaçlarla kullanma girişimlerine de yol açıyor. Covid-19 aşıları için güvensizlik oluşturma, iklim değişikliğini inkâr etme, göçmenler başta olmak üzere belli gruplar hakkında yanlış bilgi yayma veya demokratik seçimleri etkilemeye yönelik dezenformasyon kampanyaları gibi eylemler, bu tehditlerin örneklerini oluşturuyor. Proje çerçevesinde farklı disiplinlerden uluslararası araştırmacılar, psikoloji, söylem analizi, sosyoloji ve insan-bilgisayar etkileşimi gibi alanlardan gelen farklı yaklaşımlarla sosyal ağlarda yanlış bilgileri yayan aktörlerinin sınıflandırmasını ve profilini oluşturacak yapay zekaya dayalı çözümler geliştirilecek. Bu vesileyle çevrimiçi sosyal ağlarda daha güvenli bir ortam oluşturulmasına katkı sağlanması hedefleniyor” diye konuştu.
Geleceğin meslekleri açıklandı: Yapay zekaya ilgi yüksek
13 Ağustos 2023 Pazar - 11:40 Geleceğin meslekleri açıklandı: Yapay zekaya ilgi yüksek AB Proje Yönetimi Okulu Kurucusu Gökhan Turgut Ünal, yapay zekanın sektörleri dönüştürdüğünü belirterek, gelecekte yapay zeka ve dijital dünya ile bağlantılı meslek gruplarında ciddi bir istihdam açığı oluşacağını vurguladı. Ünal, "Gelecekte dijital yeteneklerini geliştiren gençlere daha çok ihtiyaç duyulacak" dedi. AB Proje Yönetimi Okulu Kurucusu Gökhan Turgut Ünal, geleceğin meslekleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekanın hemen her sektörde dönüşüme yol açtığını vurgulayan Ünal, insan kaynaklar ve kariyer stratejilerinin bu dönüşüme uyarlanması gerektiğini ifade etti. Yapay zeka ile bağlantılı yeni mesleklerin ortaya çıkmaya başladığına işaret eden Gökhan Turgut Ünal, "Yapay zeka iş dünyasına hakim olmaya başladı. Gençlerin bunu dikkate alarak kariyer planları yapması lazım" dedi. "Gençler meslek seçiminde zorlanıyor" Ünal, şöyle devam etti: "Türkiye’deki gençlerin başka ülkelere göç etmesinin temelinde kariyer kaygısı bulunuyor. Özellikle Avrupa ülkelerindeki nitelikli eğitim ve iş imkanları gençlerin ilgisini çekiyor. Bunda yapay zekanın da etkisi var. İş dünyasındaki hakimiyetini arttıran yapay zeka, Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılmaya başlandı." "Yapay zeka ile birlikte bazı meslekler yok olmaya yüz tuttu. Bu sebeple gençler meslek seçiminde zorlanıyor" diyen Gökhan Turgut Ünal, şu bilgileri paylaştı: "Teknoloji ve dijital dünya ile bağlantılı mesleklerde gelecekte ciddi bir istihdam açığı olacağı öngörülüyor. Bu sebeple gelecekte dijital yeteneklerini geliştiren gençlere daha çok ihtiyaç duyulacak." "Yapay zeka mühendislerine çok fazla ihtiyaç olacak" Gelecekte yapay zeka mühendislerine çok fazla ihtiyaç olacağını ifade eden Ünal, "Sürdürülebilirliğin gün geçtikçe kritik hale gelmesi, çevre ve iklim değişikliği uzmanlarına duyulan ihtiyacı daha da arttırıyor. Yine teknolojiyle hayatımıza giren mesleklerden e-spor oyunculuğuna da talep artıyor. Dünyanın dört bir yanından kişilerin internet aracılığıyla buluşup, takımlar kurarak spor müsabakaları yaptığı e-spor, hem fiziksel hem zihinsel çaba ve beceri gerektiren bir meslek dalı olarak popülerliğini sürdürecektir. Metaverse dünyası da farklı sektörlerden şirketlerin ana faaliyet alanına dönüşecek" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka, duygu ve önsezi gerektiren meslekleri yok edemez" Gökhan Turgut Ünal, yapay zekanın rutin işlerde çalışanlar için büyük kolaylık sağladığına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yapay zeka, her ne kadar birçok mesleğin geleceğini dönüştürse de insanların duygu, önsezi ve organizasyon yeteneklerinin ön plana çıktığı işlerde çok fazla etki gösteremiyor. Örneğin; insan kaynakları ya da öğretmenlik gibi mesleklerde yapay zekanın sınırlı etkisi olabilir. Bugün her ne kadar online eğitimler yaygınlaşsa da, insan etkileşimi hiçbir zaman değer kaybetmeyecek. Dolayısıyla gençlerin bunları öngörerek kendilerini ilgi alanlarına göre yetiştirmeleri gerekiyor." Ünal, AB Proje Yönetimi Okulu olarak geleceğini farklı ülkelerde kurmak isteyen gençlere profesyonel bir ekiple hizmet verdiklerini belirterek, "Yapay zeka gibi teknolojilerin geleceği şekillendirdiği bilinci ile gençlere rehberlik ediyoruz. 18-30 yaş arasındaki gençlere yurt dışındaki fırsatlar, projeler, burs, iş ve staj ilanları konusunda hizmet sunuyoruz" sözlerini kaydetti.
Kadın Girişimciler Dijital Çağa Hazırlanıyor
12 Ağustos 2023 Cumartesi - 15:19 Kadın Girişimciler Dijital Çağa Hazırlanıyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Marmara Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Alanda Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ESKAR) işbirliğinde, TÜBİTAK desteğiyle Bursa ve civarındaki kadın kooperatifleri ve kadın girişimcilere yönelik olarak Dijital Pazarlama, Markalaşma ve Girişimcilik Eğitimleri gerçekleştirildi. Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, kadın girişimciler ve kadın kooperatiflerine yönelik önemli bir eğitim programına ev sahipliği yaptı. Marmara Üniversitesi ESKAR işbirliğinde, TÜBİTAK destekleri ile kadın kooperatiflerinin eğitim yolu ile güçlendirilmesini hedefleyen projede girişimcilik, dijital pazarlama ve markalaşma konularında 4 gün boyunca verilen eğitimlere 200’den fazla kadın girişimci katıldı. Proje çerçevesinde Türkiye’nin 7 farklı bölgesinde belirlenen 7 pilot ilde gerçekleşecek olan eğitimlerin Bursa programının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sevgi Saygın, "Dijitalleşme ve yeşil dönüşümün üretim teknolojilerinde sağladığı hızlı gelişmeler önümüzdeki dönemde küresel rekabet şartlarının çok daha sert olacağına işaret ediyor. Bu nedenle kadınlarımızın girişimcilik ekosistemine katılması, ülkemiz için her zamankinden daha hayati önemde olacak" dedi. "Kadın girişimci potansiyelimiz eşi bulunmaz bir hazine" Türkiye’nin müthiş bir kadın girişimci potansiyeli olduğunu söyleyen Saygın, "Bu bir ülke için gerçekten eşi bulunmaz bir hazine. Bu hazineyi en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Bugün dünyaca tanınan, çok önemli başarılara imza atmış kadınlarımız var. Ülkemiz daha nicelerini yetiştirecek güce sahip. Biz her adımımızı bu inançla atıyoruz. Elbette iktisadi hayata dahil olmak kadar orada kalıcı olabilmek de bir o kadar önemli. Kadınlarımızın yaşanan teknolojik dönüşüm ve sosyal değişimleri dikkate alarak bilgilerini sürekli güncel tutmaları gerekiyor. Bu noktada düzenlenen bu eğitim programını çok kıymetli buluyorum. Dijital pazarlama, girişimcilik ve markalaşma konularında verilecek eğitimler, kadınlarımıza özgüven kazandırırken, geleceği daha iyi okuyabilmelerine de imkan sağlayacak. Emeği geçen tüm paydaşlara ve kıymetli hocalarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Eğitimler kadınlarımızın bakış açılarını değiştiriyor” ESKAR Genel Müdürü Prof. Dr. Fatma Ayanoğlu, Bursa programlarında girişimci kadınların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını söyledi. Alanında uzman akademisyenler tarafından verilen eğitimlerin iş dünyasının vazgeçilmez unsurlarının bir çoğunu kapsadığını belirten Prof. Dr. Ayanoğlu, "Bu eğitimler her şeyden önce kadınlarımızın bakış açısını değiştiriyor. Girişimci vizyona sahip oluyorlar. Ürünlerini nasıl markalaştırırlar, müşteriyle iletişim nasıl olmalı, dijital platformları etkili kullanabilmeleri için neler gerekiyor gibi konuların cevaplarını buluyorlar. Ürünlerini ve fikirlerini yenilikçi hale getirebilmeyi öğreniyorlar. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a projemize destekleri için teşekkür ediyorum" dedi. Alanında uzman akademisyenler tarafından 4 gün boyunca verilen eğitimleri başarıyla tamamlayan kadınlar kapanış töreninde sertifikalarını aldı.
Türkiye’nin en karanlık bölgesinde gökyüzü gözlem şenliği
12 Ağustos 2023 Cumartesi - 14:32 Türkiye’nin en karanlık bölgesinde gökyüzü gözlem şenliği Türkiye’nin en karanlık bölgelerinden biri olan Balıkesir’in Sındırgı ilçesi Gözören kırsal mahallesi Sarıcaova Yaylası’nda 1. Gökyüzü Gözlem Şenliği başladı. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen yüzlerce kişi, yaylada kamp kurdu. Sındırgı Gökyüzü Gözlem Şenliği’nin ilk gününde çocuklara gökyüzü bilimini anlatan eğitimler verildi ve eğlenceli oyunlar gerçekleştirildi. Gökyüzünün muhteşem dansını fotoğraflamak isteyenler ise hava kararmadan hazırlıklarını tamamlandı. Havanın kararması ile birlikte ışıklar kapatılarak, gökyüzü tanıtıldı. Katılımcılardan kimileri teleskopla gezegenleri görmeye çalıştı, kimileri de gökyüzünü fotoğraf karelerine sığdırmaya çalıştı. Şenlik, çocuklara ve yetişkinlere özel çeşitli eğitimler ve gökyüzü gözlem etkinlikleri ile 13 Ağustos’a kadar devam edecek. Organizasyon sorumlusu Onur Atılgan, “Burada düzenlediğimiz etkinliklerde akşamları teleskoplardan bakacağız. Gündüzleri ise çocuklara yönelik atölye çalışmaları olacak, bilimsel çalışmalar var. Su roketi yapma çalışması olacak. Yani çocuklar su roketi yaparak kimin roketi daha uzağa gidecek diye eğlendirici bir şekilde bilimi öğrenmiş olacaklar aslında. Yetişkinlere yönelikte uzay genel anlamda nedir, neler bilinmesi gerekir, merak edilen şeyleri ve fotoğraf nasıl çekilir gibi yetişkinlere yönelik sunumlarımız olacak. Gündüzleri bu şekilde isteyen sunumlara katılacak, isteyenler dinlenecek ama elbette buranın esas yıldızı akşamları oluyor. Akşamları teleskoplarımızın başında olacağız“ dedi. Astro Fotoğrafçı Emir Haliki, “Kendi teleskoplarımızla usta astro fotoğrafçıların gözetiminde ve onlardan gerekli bilgileri alarak bu şekilde biz de kendi gözlemlerimizi yaparak astro fotoğraflar çekmeye çalışıyoruz. Bu tip etkinliklerde güzel taraflar özellikle çocuklar için de bizde buraya çocuğumuzla geliyoruz. Onlar için etkinlikler, çeşitli atölyeler yapılması ve onların gök bilimine erken yaşlarda kazandırılması tabii ki sonuçta bizim de çocuğumuzla ilgili o tip en azından bizlerin mesleği bilmesi açısından öyle hayallerimiz var ve bu tip etkinlikler çok güzel oluyor. Bizler daha öncesinde Melikler Yaylası’na, Topuklu Yaylası’na gittik, ilk defa Sındırgı’ya geliyoruz. Daha önce oradakilere katılmıştık“ dedi. Gökyüzü biliminin hayatın her evresinde var olduğunu belirten Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş ise, “Sındırgı’nın 1400 rakımlı Ulus Dağı’nın hemen eteğindeki Sarıcaovada’yız. Burada geçen yıl başlayan gökyüzü gözlem etkinliği harika bir şekilde devam ediyor. Bu yıl da Samanyolu’nun altında binlerce astro fotoğrafçısı geceledi burada. Başladığımız bu etkinlik pazar gününe kadar devam edecek. Bu pazar günü de inanın Sındırgı’nın gökyüzüyle buluşması harika bir şekilde fotoğraf karelerine yansıyacak. Bizler hem Sındırgılı gençlerin hem de Türkiye’de gökyüzüne meraklı insanların burada toplanmasından çok mutluluk duyuyoruz. 4 bin kişilik bir ekip burada, hakikaten Sındırgı’ya renk katıyorlar. Tabii gökyüzü insanın yıllar boyunca ilgisini çekmiş bir hadise. Yıldızların, güneşin hareketleri ve hatta bugün tarıma bile yön verirken işte gün döndü, güne bakıyor gibi ifadeler kullanılıyor. Aslında mevsimsel geçişleri de hep gökyüzüne bakarak insan öğrenmiş. İşte bu merakımızı burada hem gideriyor hem de gelecekle alakalı teknolojiyi ve insanların dünyayla olan iletişim çağına ayak uydurmasını ancak bu ortamda sağlıyoruz. Onun için astro fotoğrafçılarını, gökyüzü severleri Sındırgı’nın Sarıcaova Yaylası’na her daim bekliyoruz. Bizler bu etkinlikleri ileriki yıllarda da devam ettireceğiz. Sındırgı’nın güzel bir astro turizm noktasında da bir etkinliğe imza atmış olması bize çok mutluluk veriyor. Hem valiliğimiz hem büyükşehir, hem Sındırgı Belediyesi ile yapılan bu etkinlik şehrimize hayırlar getirsin” dedi.
Sokakta gezen robot köpeğe vatandaştan simit-çay ikramı
12 Ağustos 2023 Cumartesi - 11:57 Sokakta gezen robot köpeğe vatandaştan simit-çay ikramı Pendik’in sokaklarında gezen robot köpek Jidoka Dog vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Kimileri robot köpeğe simit ve çay ikram etti, kimileri de kendilerini selamlayan robot köpek ile selamlaştı. Robot köpeğin Pendik sokaklarında gezdiği anlar renkli ve eğlenceli görüntülere sahne oldu. Pendik’te bulunan Teknopark’ta Cube İncubation kuluçka merkezinde faaliyet gösteren LTC Yazılım ve Ar-Ge Hizmetleri Şirketi’nin fabrikalarda arıza tespit, bakım analizi gibi işlemlerde kullanılmak amacıyla yazılımı geliştirilen ’kestirimci bakım asistanı robot köpek Jidoka Dog’ Pendik’in sokaklarında gezerek vatandaşı selamladı. Pendik’te gezen robot köpeği gören vatandaşlardan kimi meraklı gözlerle robot köpeği izledi, kimisi de cep telefonu ile kayda aldı. Robot köpeğe simit-çay ikramı Robot köpek Jidoka Dog’u gören bir vatandaş simit ve çay ikram ederken, kimi vatandaşlar da kendilerini selamlayan robot köpek ile selamlaştı. ‘Isırır mı?’ şeklinde tepkiyle de karşılaşan robot köpeği gören çocuklardan bazıları ise köpeğin başını okşarken, bazıları da korkarak uzaklaştı. Robot köpeğin Pendik sokaklarında gezdiği anlar renkli görüntülere sahne oldu. Robot köpeği torununa göstermek için fotoğrafını çeken bir vatandaş, “Güzel, ilginç geldi bana. Böyle sokakta ilk defa gördüm. Torunuma göstereyim diye fotoğraf çektim” dedi. Başka bir vatandaş, “Müthiş bir şey. TEKNOFEST’leri takip ediyorum ama ilk defa canlı şekilde önümde görüyorum. Gurur duydum” şeklinde konuştu. LTC Yazılım ve Ar-Ge Hizmetleri Şirketi Kurucusu Murat Bil, yurt dışından ithal edilen açık kaynak kodlu robot köpeğe burada fabrikalarda kullanım amacına göre uygun yazılımı yüklediklerini, yapay zekaya sahip olan robot köpeğin kullanım ortamı ve amacına göre yazılımın gelişime ve değişime açık olduğunu belirtti. Bil, ayrıca robot köpeğin yapay zeka aracılığıyla insanları tanıyabildiğini ve insanların kendisine karşı davranışlarına göre o insanlara farklı şekilde yaklaşabildiğini ifade etti. Murat Bil, “Biz bu robotu dışarıdan ithal ediyoruz açık kaynak kodlu olarak ve içerisine fabrikanın ihtiyacına göre yazılımlarını yazıyoruz. Mesela fabrika bir termal analiz istiyor, üzerine termal kamera entegre edip, bu termal kamerayla kontrollerini sağlamasını ve yorumlamasını sağlıyoruz. Jidoka denilen bir yapay zekamız var. Bu yapay zeka sahadan geri dönüşleri, bakım tekniklerini topluyor. Arızayı yakaladığı zaman bu arızayı, bu bakım tekniklerine göre yorumlayarak bakımcılara sunuyor. Örneğin fabrikanın hava kaçağını tespit etmesine ihtiyacı var. Biz buna kendi tedarik ettiğimiz hava kaçağı tespit cihazını entegre ediyoruz, yazılımını ona göre değiştirip 9 metreye kadar hava kaçağını tespit edip maliyet analizi çıkartabiliyoruz. Örneğin robot şöyle bir yorum yapabiliyor; ‘Burada sizin hava kaçağınız, bu hava kaçağı haftalık size 40 bin dolara patlıyor’ gibi. Robot köpek Jidoka Dog bizim projelerimizden birisi. Biz diğer projelerimizden sahadan geri dönüşler alıyoruz ve bunlara göre Jidoka Dog’u eğitiyoruz. Öğrenebilen bir yapay zekaya sahip Jidoka’mız. Öğrendiği zeka ve öğrendiği bilgilerle beraber karşıdaki bakımcıya önerilerde bulunabiliyor, önerileri de seçiyor, filtrelendiriyor, rastgele öneriler yapmıyor. Gezdirdiğimiz fabrikalarda ortalama yüzde 60 civarında beğeni ve siparişimiz var. Robotu sahaya çıkartalı üç buçuk ay oldu ve 3 tane sipariş aldık. Toplam 160 bin dolarlık bir satışımız var” dedi. “Bazıları ‘Isırır mı?’ diye soruyor” Vatandaşın robot köpeğe tepkilerinden bahseden Bil, “Çoğu sevmeye çalışıyor, bazıları ‘Isırır mı’ diye soruyor, ‘Bu ne yapıyor, bunu için gezdiriyorsunuz’ diye soranlar oluyor. Buna affedersiniz ‘Hoşt’ diyen var, ‘Kuçu kuçu’ diyen var. Bu robot konuşulanları kaydediyor ve ardından görüntü de aldığı için ileride o hoşt diyen kişiye tepki vermeyecek, trip atacak yani” dedi.
Yapay zekanın finansal işlemlere etkisi artıyor
12 Ağustos 2023 Cumartesi - 11:51 Yapay zekanın finansal işlemlere etkisi artıyor Bilsoft Yazılım Genel Müdürü Ahmet Veli, teknoloji alanındaki hızlı ilerlemelerin, günümüzde insan hayatını değiştiren unsurlardan biri olan yapay zekanın gelişimini de beraberinde getirdiğini vurguladı. Ahmet Veli, yapay zeka teknolojisinin hızla geliştiğini belirterek "Son yıllarda, yapay zekanın iş süreçlerinde verimliliği artırmak, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, otomasyonu desteklemek ve daha pek çok alanda kullanılabilirliği, hızla gelişen bir teknoloji haline getiriyor. İşletmeler, yapay zeka tabanlı sistemleri kullanarak daha hızlı ve daha doğru kararlar alabilir, verimliliği artırabilir ve müşteri deneyimini iyileştirebilirler. Yapay zeka teknolojisinin hızlı ilerlemesi, iş süreçlerinin verimliliğini artırmanın yanı sıra, ön muhasebe gibi finansal işlemler alanında da büyük potansiyel taşıyor. Bu teknoloji, ön muhasebe süreçlerini otomatikleştirme, verileri analiz etme ve karar alma süreçlerini optimize etme konularında işletmelere yardımcı olabilir" dedi. Yapay Zeka teknolojisinin hızlı ilerlemesinin beraberinde bazı endişeleri de getirdiğini vurgulayan Ahmet Veli, "Veri güvenliği ve gizliliği, algoritmik ön yargılar, işsizlik endişeleri ve etik sorunlar, yapay zekanın gelişiminin önündeki engellerden bazılarıdır" ifadelerinde bulundu. "Günümüzde yapay zeka teknolojisi, hayatımızın birçok alanında hızla gelişmekte ve büyük bir etkiye sahip olmaktadır" diyen Veli, "İlerleyen yıllarda bu teknolojinin daha da fazla sektörde kullanılması ve insan yaşamını daha iyi hale getirecek yenilikler sağlaması beklenmektedir" diyerek açıklamasını sonlandırdı.
Samsun Teknik Hava Aracı Bakım ve Onarım Merkezi tanıtıldı
11 Ağustos 2023 Cuma - 18:36 Samsun Teknik Hava Aracı Bakım ve Onarım Merkezi tanıtıldı Havacılık sektöründe önemli merkezlerinden biri olma yolunda ilerleyen Samsun’da hayata geçirilen "Teknik Hava Aracı Bakım ve Onarım Merkezi" tanıtıldı. Samsun Teknik Hava Aracı Bakım ve Onarım Merkezi tanıtım programı, Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsü’nde yapıldı. Samsun Teknik Hangarı’nda düzenlenen tanıtım programının açılış konuşmasını yapan Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, “Sanayi Bakanlığımız tarafından fonlanan ’Cazibe Merkezlerinin Desteklenmesi Programı’ kapsamında hazırladığımız ’Samsun Hava Araçları Bakım Onarım Hizmet Kapasitesinin Güçlendirilmesi ve Özel Sektörle İşbirliklerinin Oluşturulması Projemiz’ 2022 yılında Sanayi Bakanlığımız desteklenmesi sonucu tanıtımını yaptığımız Samsun Teknik, Hava Aracı Bakım ve Onarım Merkezimiz hayata geçmiştir" dedi. Rektör Aydın konuşmasında havacılık alanında Uçak ve Uzay Mühendisliği Bölümü, Uçak Bakım ve Onarım Bölümü, Havacılık Yönetimi Bölümü, Meteoroloji Mühendisliği, Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri, Uçuş Harekat Yöneticiliği, Uçak Teknolojisi, Samsun Uçuş Akademisi, Samsun Teknik, SHY-145 Onaylı Bakım Kuruluşu, SHY-147 Onaylı Eğitim Kuruluşu imkanları ile Türkiye’deki tek devlet üniversitesi olduklarını belirtti. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir yaptığı konuşmada, Samsun Üniversitesi’nin uzay bilimleri ve havacılık alanında çok büyük başarılara imza attığını söyledi. Demir, "Bilime ve teknolojiye, yeniden üretime, arananı keşfetmeye yönelik genç beyinlerimizi, TEKNOFEST’in şehrimize kazandırdığı kalıcı izlerinden olan bilim merkezlerimizde yetiştiriyoruz. İnşallah burada yetişen gençlerimiz, Teknik Hava Aracı Bakım ve Onarım Merkezinin birer araştırmacısı olacak" diye konuştu. Programın kapanış konuşması yapan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise Samsun’a değer katan projenin aynı zamanda iş dünyası için nitelikli insan gücü kaynağı olması açısından çok önemli bir gelişme olduğunun altını çizdi. Törende Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaynak da bir sunum gerçekleştirerek Samsun Teknik Hava Aracı Bakım ve Onarım Merkezi’nin proje süreci hakkında bilgi verdi. Tanıtım programının ardından Samsun Teknik Hava Aracı Bakım ve Onarım Merkezi misafirleri, atölyeleri gezerek teknisyen hocalardan atölyelerin donanım ve imkanları hakkında bilgi aldı. Programa ayrıca Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Murat Terzi, 19 Mayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu, Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir, Samsun TSO Meclis Başkanı Haluk Akyüz, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, iş dünyasından büyük ölçekli firmaların üst düzey yöneticileri, protokol üyeleri ile akademik ve idari personeli katıldı.