TEKNOLOJİ
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:25 KBÜ’den raylara akıllı dokunuş: Güvenliği artıran iki yerli sistem Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Hayrettin Yüzer tarafından demiryollarında güvenliği ve operasyonel verimliliği artırmaya yönelik iki yerli teknoloji geliştirildi. Frekans tabanlı kontrol sistemi ile lidar destekli gabari ölçüm cihazı, demiryollarında güvenliği artırmayı ve kritik altyapılarda yerli, bütüncül çözümler sunmayı hedefliyor. Projelerden ilki, demiryollarındaki dağınık kontrol altyapısını sadeleştirmeyi amaçlayan frekans tabanlı kontrol sistemi oldu. Sistem sayesinde merkezden uzakta bulunan hemzemin geçitler ve sinyalizasyon ekipmanları tek kablo üzerinden kontrol edilebiliyor. Sistemin mevcut altyapılarda yaşanan kablo karmaşasını azaltmayı amaçladığını belirten Yüzer, demiryollarında merkezden uzaktaki cihazların kontrolü için haberleşme kablolarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Karabük örneği üzerinden açıklamada bulunan Yüzer, hemzemin geçitler ve farklı noktalardaki sinyal ışıkları için ayrı ayrı kablo döşenmesinin karmaşaya yol açtığını ifade etti. Merkezdeki ana üniteden gönderilen frekans sinyalinin saha noktalarındaki alıcı kutular tarafından algılanarak ilgili ekipmanı devreye aldığını aktaran Yüzer, bu sayede bariyer ve sinyal sistemlerinin merkezi olarak yönetilebildiğini kaydetti. Yüzer, ürünün deneme süreci için demiryollarına sunulmasının planlandığını da bildirdi. Projelerin ikinci ayağını ise tünel içi güvenlik analizine yönelik geliştirilen lidar destekli gabari ölçüm cihazı oluşturdu. Yaklaşık 16 kilogram ağırlığında tasarlanan sistemin tek kişi tarafından taşınabildiğini belirten Yüzer, bu yönüyle yurt dışından temin edilen ve daha ağır olan benzer cihazlara göre operasyonel avantaj sağladığını dile getirdi. Sistem sayesinde tünel kesitinin hassas şekilde ölçülebildiğini ve trenin maksimum dolu hâliyle duvarlara temas riskinin analiz edilebildiğini ifade eden Yüzer, ölçümlerin iki boyutlu kesitler hâlinde alındığını, elde edilen verilerin birleştirilmesiyle üç boyutlu tünel modelinin oluşturulabildiğini kaydetti. Cihazın ayrıca iki ray arasındaki mesafeyi (ekartman) ve raylar arasındaki yükseklik farkını da ölçebildiğini belirten Yüzer, bu parametrelerin tren güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:03 Uzay alanında faaliyet gösteren girişimler ve kurumlar arası iş birliği güçleniyor Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; Türkiye Uzay Ajansı (TUA), SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye-Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları’ etkinliği, ODTÜ Teknokent’te gerçekleşti. Türkiye, 2026 yılında uzay dünyasının olimpiyatları kabul edilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, yerli teknogirişimler bu dev zirvede yer almak için yarıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; TUA, SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye - Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları’ etkinliği, ODTÜ Teknokent’te düzenlendi. Türkiye’nin uzay ve havacılık ekosistemini güçlendirmek, açık inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak ve yerli teknogirişimleri sektörde öncü kurumlarla buluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte uzay ve havacılık alanında faaliyet gerçekleştiren 12 yenilikçi teknogirişim, Türkiye’nin önde gelen kurumları ile bir araya geldi. Etkinliğin odak noktasını, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) oluşturdu. Program kapsamında girişimciler sunumlarını gerçekleştirdi. En iyi sunum ödülünü kazanan Qubitrium girişimi, 2026 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC 2026 Antalya) doğrudan katılım hakkı elde etti. Uzay ekosisteminde stratejik iş birliği vurgusu Etkinliğin açılış konuşmalarında Türkiye Uzay Ajansı(TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, uzay sektörünün küresel ekonomik büyümenin üzerinde bir ivme yakaladığını ifade etti. Uzay ekonomisinin artık yalnızca kamu kurumlarının yürüttüğü bir alan olmaktan çıktığını, özel sektörün belirleyici rol üstlendiği dinamik bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Kıraç; savunma, enerji, iletişim ve hizmet sektörlerini kapsayan geniş bir ekosistemin oluştuğunu dile getirdi. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde güçlü bir konum elde etmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise ODTÜ’nün yarım asrı aşan akademik birikimiyle Türkiye’nin uzay serüveninde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Türkiye’nin ilk havacılık ve uzay mühendisliği bölümüne ev sahipliği yapan üniversitenin; fizik, elektrik-elektronik ve makine mühendisliği gibi disiplinlerle Millî Uzay Programı’na bilimsel katkı sunduğunu belirten Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent çatısı altında akademik bilgi ile girişimcilik cesaretini bir araya getirdiklerini kaydetti. Uzay teknolojileri, ileri malzeme ve robotik alanındaki yerli projelerin küresel rekabet gücüne dönüşmesi için tüm altyapı imkânlarını seferber ettiklerini ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan da uzay alanının odak teknoloji başlıkları arasında yer aldığını belirterek, bu tür buluşmaların yalnızca tanışma platformu olmadığını, birlikte ürün geliştirme ve Ar-Ge faaliyetleri yürütme açısından stratejik bir zemin sunduğunu vurguladı. Girişimlerin, pazara erişimin ötesinde, kurumlarla uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı iş birlikleri geliştirmelerinin önemine dikkat çekti. IAC 2026 Antalya: Küresel uzay ekosistemi Türkiye’de buluşacak Program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Antalya Direktörü Emine Doğrukök, Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) 2026 Antalya’ya ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Uzay alanında planlı bir strateji çerçevesinde akademik araştırmaların desteklenmesi, girişimcilik kapasitesinin artırılması, uluslararası iş birliklerinin derinleştirilmesi ve politika yapım süreçlerinde etkin rol alınmasının önemine dikkat çeken Doğrukök, IAC 2026 Antalya’nın bu hedefler açısından önemli bir eşik olduğunu ifade etti. Doğrukök, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya NEST Kongre Merkezi’nde, ‘The World Needs More Space’ temasıyla düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin yalnızca bilimsel bir buluşma değil; aynı zamanda küresel uzay ekosisteminin önde gelen temsilcilerini, astronotları ve bakanlar düzeyindeki karar vericileri bir araya getiren stratejik bir diplomasi platformu olacağını belirtti. Kongrenin özellikle girişimler açısından küresel görünürlük, yatırım ve iş birliği fırsatları bakımından önemli imkânlar sunduğunu vurguladı. Kurum-Teknogirişim eşleşmeleri somut çıktılar üretti Etkinliğin en kritik bölümünü oluşturan ‘Kurum-Teknogirişim Eşleşmeleri’ kapsamında girişimler ve kurum temsilcileri 25’er dakikalık planlı birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Ar-Ge projelerinin ticarileştirilmesi, ortak geliştirme modelleri ve stratejik iş ortaklıkları ele alındı. Program sonunda gerçekleştirilen sunum değerlendirmesi sonucunda ‘En İyi Sunum Ödülü’nü Qubitrium kazandı. Kazanan girişim, IAC 2026 Antalya’ya doğrudan katılım hakkı elde ederek projelerini küresel uzay ekosistemine sunma fırsatı yakaladı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 09:33 CANiK ve grup şirketleri, Avrupa’da gücünü gösterecek Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS ile Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisine yönelik entegre çözümlerini sergileyecek. Avrupa savunma ekosisteminin en stratejik buluşma noktalarından biri olan ENFORCE TAC 2026, bu yıl 23-25 Şubat tarihleri arasında kapılarını açacak. Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen, dünyanın en prestijli iç güvenlik, kolluk kuvvetleri ve taktik ekipman fuarlarından biri olan etkinlik, kolluk kuvvetleri odaklı bir organizasyon olarak başlayıp zamanla askeri birimler ve özel operasyon güçlerinin yoğun ilgi gösterdiği stratejik bir platform haline geldi. Avrupa ana karasında giderek artan güvenlik tehditleri ve savunma harcamalarındaki yükseliş, fuarın önemini her geçen yıl artırıyor. Türk savunma sanayisinin dünya arenasındaki başarılı temsilcisi CANiK, etkinlikte bünyesindeki bağlı olduğu SYS Grup’un diğer şirketleri UNIROBOTICS ve AEI Systems ile birlikte, kıtanın değişen güvenlik mimarisine yanıt veren entegre çözümlerini sergileyecek. Dünyanın en büyük 12,799 milimetre ağır makineli tüfek üreticisi olan CANiK, bu alandaki üstün mühendislik gücünü ve geniş ürün gamını Avrupa sahnesine taşıyarak küresel liderliğini bir kez daha ortaya koyacak. Dünyanın 12,799 mm ağır makineli tüfek alanındaki en geniş ürün ailesini oluşturan CANiK; M2 QCB modeliyle dakikada 650 atım hızında operasyonel güvenilirlik, M2F modeliyle dakikada 950 atım hızında yüksek ateş gücü ve M3 modeliyle dakikada 1.200 atım hızında uçan platformlar ile hava savunma görevleri için optimize edilmiş üstün performans sunuyor. Son dönemde katıldığı tüm fuarlarda büyük ilgi gören TRAKON 30 Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) ve 30113 milimetre orta kalibre top VENOM LR entegrasyonu, ENFORCE TAC’te de en merak edilen çözümler arasında yer alıyor. Çok maksatlı(Multi Role) olarak en çok talep gören orta kalibre top olan VENOM LR fuarın en innovatif silahı olarak otoritelerden tam not aldı. UNIROBOTICS ve AEI Systems iş birliğiyle ortaya çıkan bu silah sistemi, düşük geri tepmeli yapısı ve entegre radar sistemiyle, özellikle asimetrik İHA (dron) tehditlerine karşı en yüksek performanslı ve maliyet etkin çözüm olarak konumlanıyor. "Avrupa güvenlik mimarisine güçlü ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz" SYS Grup-CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, fuar değerlendirmesinde, Avrupa’da son dönemde ortaya çıkan güvenlik ihtiyaçlarını yakından takip edip bunlara en etkili çözümler oluşturduklarını söyledi. Grup bünyesindeki ileri mühendislik çözümlerinin bütünleşik kullanımı ve sahadaki geri dönüşlerle ortaya koydukları savunma sistemlerinin farklı coğrafyalarda yoğun talep gördüğünü vurgulayan Aral, "Avrupa’nın değişen askeri tehdit algısı ve artan savunma harcamaları doğrultusunda geliştirdiğimiz konseptlerin gördüğü yoğun ilgiden de son derece memnunuz. Özellikle NATO’nun doğu sınırında yer alan ülkelerden ciddi sipariş talepleri almaktayız. NATO’nun yüksek standartlarına üst seviyede cevap veren çözümlerimiz güvenle kullanılmakta. Muharebede kendini kanıtlamış sistemlerimizle, Avrupa güvenlik mimarisine güçlü ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi.