GENEL - 04 Ekim 2018 Perşembe 12:42

Turhal’da 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü sevgiyle kutlandı

A
A
A
Turhal’da 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü sevgiyle kutlandı

Tokat’ın Turhal İlçesinde 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma gününde ilkokul öğrencileri Turhal Belediyesi Hayvan Barınağı ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti.

Tokat’ın Turhal İlçesinde 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma gününde ilkokul öğrencileri Turhal Belediyesi Hayvan Barınağı ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti.



Çocukların ziyaretinden oldukça memnun olduğunu ifade eden Turhal Belediyesi Başkanı Yılmaz Bekler, "Bu gün 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma günü okullarımızdan çocuklarımız hayvan barınağımızı ziyarete geldiler. Hayvanlar bu dünyada bizim kadar yaşama hakkına sahipler, ağızları var dilleri yok, kendilerini ifade edemiyorlar. Biz yöneticilerin mutlaka hayvanların yaşam alanlarını güzelleştirmemiz lazım., Dünyamızı onlarla paylaşmamız lazım. Haber bültenlerinde Türkiye’nin bir çok yerinde hayvanlara yapılan eziyetleri görünce üzülüyor, kahroluyoruz. Hükümetimizin yasalarla hayvanları koruma altına aldığını biliyoruz.Cezalarında ağır olduğunu biliyoruz ama müeyyidelerle bunun önüne geçilemiyor. Önemli olan vicdanlara sesimizi geçirebilmek , Biz bunu Turhal da bunu sağladık . Turhalımızın bir çok noktasında hayvan besleme üniteleri var. Modern bir hayvan barınağına sahibiz, hayvan ambulansımız var. Hayvanlarımızı kısırlaştırarak gerçek yaşam alanlarına bırakıyoruz. Sahiplendiriyoruz, Her ailenin bir sokak hayvanını sahiplenmesini teşvik ediyoruz. Çocuklarımızın hayvan barınağımızı ziyaret etmesi çok güzel ve çocuklarımıza hayvan sevgisi yerleşmiş olacak. Bu düşüncelerle 4 Ekim Hayvanları Koruma Gününü kutluyorum” diye konuştu.



Karadeniz Hayvan Hakları Federasyonu Kurucular Kurulu Başkanı Nihal Erkoç, "Turhal da çalışmaya başladığımız günden bu yana çok güzel gelişmeler oluyor. Bölgedeki Belediyeler arasında Turhal Belediyesinin ilk sırada geldiğini söyleyebilirim. Kanun görev bir tarafa ne gerekiyorsa yapalım diyen bir başkana sahibiz. Bunun için çok mutluyuz ve gurur duyuyoruz. Hala katleden öldüren belediyeler varken Turhal Belediyesi en ince ayrıntısına kadar ilgileniyor. 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma gününde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’den Hayvanlara yapılan vahşet ve tecavüzlerin önlenebilmesi adına hapis cezasını istiyoruz. Belediyelerin ceza kapsamına alınmasını Orman ve Su işlerinin Belediyeler üzerinde yaptırım sahibi olmasını istiyoruz.” diye konuştu.



İlkokul ve anaokul öğrencileri hayvanlara mama dağıtırken Belediye Başkanı Yılmaz Bekler çocuklara okuma hitabı hediye etti. Gayretli çalışmalarından dolayı ise Karadeniz Hayvan Hakları Federasyonu Kurucular Kurulu Başkanı Nihal Erkoç Turhal Belediye Başkanı Yılmaz Bekler’e plaket takdim etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Prof. Dr. Adnan Tönel ‘Sanatın Varoluşu’nu anlattı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel’in konuşmacı olarak katıldığı "Sanatçının Öyküsü ve Sanatın Varoluşu" konferansı düzenlendi. Müzeler Haftası kapsamında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel’in konuşmacı olarak katıldığı "Sanatçının Öyküsü ve Sanatın Varoluşu" konferansı düzenlendi. Kültür ve sanat çevrelerini bir araya getiren etkinlik, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Tarihi atmosferiyle dikkat çeken bir mekanda gerçekleştirilen konferansta, sanat kavramı derinlemesine ele alındı. Van Urartu Müzesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte Prof. Dr. Tönel, kendi yaşam öyküsünden örnekler vererek sanatın varoluşuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında sanatın zorlu dönemlerde insanlığın en büyük sığınağı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tönel, Doğu Anadolu Bölgesi’nin bu zengin kültürel ikliminde sanatın köklü geçmişine de atıfta bulundu. Sanatın kaotik ortamlarda ve savaş zamanlarında dahi sığınılan bir alan oluşturduğunu ve bu yüzyılda bireylere şifa dağıtıcısı görevini üstlendiğini belirten Prof. Dr. Tönel; sanatın varoluşunu, insanın kendini ifade etme, dünyayı anlamlandırma, duygularını aktarma ve kültürel mirasını geleceğe taşıma ihtiyacından doğduğunu belirtti. Sanatın tarihi gelişimini ve insan ruhu üzerindeki estetik etkilerine değinen Prof. Dr. Tönel, "Temelinde estetik arayış, taklit ve oyun teorileri bulunan sanat, tarih öncesi mağara resimlerinden günümüze, insanlığın kolektif bilincini ve ruh halini yansıtan derin bir aynadır" dedi. Konferans sonrası Van Rölöve ve Anıtlar Müdiresi Mukadder Eren tarafından Prof. Dr. Tönel’e plaket takdim edildi.
Elazığ Elazığ’ın en yüksek zirvesinde anlamlı 19 Mayıs tırmanışı Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü (ELDAK) üyeleri 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında kentin en yüksek noktası olan 2 bin 623 rakımlı Palu Akdağ’a zirve tırmanışı gerçekleştirdi. Zorlu hava şartlarına meydan okuyan dağcılar çimento kum ve demir direği kilometrelerce omuzlarında taşıyarak zirvede Türk bayrağını dalgalandırdı. EDAK, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında anlamlı ve zorlu bir faaliyete imza attı. Kulüp üyeleri, Elazığ’ın en yüksek zirvesi olan 2 bin 623 metre yükseklikteki Palu Akdağ’a doğa yürüyüşü ve zirve tırmanışı gerçekleştirdi. Zorlu arazi ve kıştan kalma hava şartlarına rağmen zirve tırmanışını sürdüren dağcılar, yaklaşık 9 kilometrelik dik ve karlı parkur boyunca yürüyüş gerçekleştirdi. Zirveye dikecekleri bayrak direğinin malzemelerini, harç için gerekli olan kumu ve çimentoyu sırtlarında ve omuzlarında taşıyan kulüp üyeleri, dağın en yüksek noktasına ulaştırdı. Zirvede hızı yer yer 40-50 kilometreyi bulan sert rüzgara rağmen ekip, bayrak direğini sabitledi ve ay yıldızlı Türk bayrağı ile kulüp tabelasını Palu Akdağ’ın zirvesine yerleştirdi. Büyük bir gurur yaşadıklarını belirten ELDAK Spor Kulübü Başkanı Murat Bahçeci, " 19 Mayıs gibi anlamlı bir günde, Elazığ’ın en yüksek zirvesi olan Palu Akdağ’a kulüp bayrağımızı, ay yıldızlı Türk bayrağımızı ve zirve tabelasını ulaştırmanın büyük gururunu yaşıyoruz. Karlı, dik ve zorlu parkura rağmen büyük emek veren tüm ekip arkadaşlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Bu faaliyet sadece bir zirve tırmanışı değil, azmin, ekip ruhunun, vatan sevgisinin ve gençliğe olan inancın göstergesidir. Zirvede dalgalanan bayrağımızı tüm gençlerimize armağan ediyor, doğaya, spora ve mücadele ruhuna ilham olmasını diliyoruz" dedi.
Samsun Bafra Ovası’nda çeltik mesaisi başladı: Üretimin kalbi yine Bafra Türkiye’nin en verimli tarım alanları arasında gösterilen Bafra Ovası’nda bu yıl 12’ncisi düzenlenen "Geleneksel Çeltik Ekim Günü" renkli görüntülere sahne oldu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte üreticiler, protokol üyeleri ve vatandaşlar bir araya gelirken, Bafra Ovası’nın Türkiye’deki çeltik üretimindeki önemi bir kez daha gözler önüne serildi. Programda üreticilerle bir araya gelen protokol üyeleri, çeltik tarlasında incelemelerde bulundu. Geleneksel yöntemlerin yanı sıra gelişen tarım teknolojilerinin de tanıtıldığı etkinlikte dron destekli çeltik ekimi gerçekleştirildi. Modern tarım uygulamalarının dikkat çektiği programda, üreticilere verimliliği artıracak yöntemler hakkında da bilgiler verildi. Türkiye’de çeltik üretiminde önemli bir yere sahip olan Bafra Ovası, sahip olduğu verimli toprak yapısı ve sulama imkanlarıyla üretimin merkezi olmayı sürdürüyor. Yetkililer tarafından paylaşılan verilere göre 2025 yılında Samsun genelinde 231 bin 44 dekar alanda çeltik üretimi yapıldı ve toplam 183 bin 424 ton ürün elde edildi. İl genelinde dekar başına verim ortalaması 780 kilogram olarak açıklandı. Bafra ilçesinde ise 155 bin 80 dekarlık alanda çeltik ekimi gerçekleştirildi. İlçede toplam 124 bin 674 ton çeltik üretimi yapılırken, dekar başına verim ortalamasının 800 kilogram olduğu belirtildi. Bu rakamlarla Bafra, Türkiye’de Edirne İpsala’dan sonra çeltik üretiminin en yoğun yapıldığı ikinci merkez olma özelliğini korudu. Programda konuşan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, çeltiğin hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti. Yılmaz konuşmasında, "İnsan beslenmesinde temel ürünlerden biri olan çeltik, bölgemiz için büyük bir ekonomik değer taşıyor. Bafra ilçemiz, ülkemizde İpsala’dan sonra çeltiğin en yoğun yetiştirildiği ikinci ilçemizdir. Burada yapılan çeltik tarımını oldukça önemsiyoruz. Çeltiğin Samsun ekonomisine katkısı yaklaşık 6 milyar lirayı bulurken, bunun yaklaşık 4 milyar liralık kısmı Bafra’dan sağlanıyor. Samsun üretim şehriyse, Bafra da bu üretimin merkezidir" dedi. Bafra Kaymakamı Mustafa Altınpınar ise tarımın günümüzde stratejik bir sektör haline geldiğine dikkat çekti. Dünyada yaşanan savaşlar, iklim değişiklikleri ve küresel krizlerin tarımın önemini daha da artırdığını belirten Altınpınar, çiftçinin emeğinin yalnızca kendi ailesi için değil, ülkenin geleceği için de büyük anlam taşıdığını söyledi. Altınpınar, "Artık bugün tarım sektörü en az savunma sanayi kadar önemlidir. Milli bağımsızlığımızın temel unsurlarından biridir. Atatürk’ün milli ekonominin tarımdır sözü hala yolumuzu aydınlatmaktadır. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlasına giderek alın teri döken çiftçimiz sadece kendi geçimini sağlamıyor, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğini de koruyor. Çiftçimizin emeği çok kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Bafra pirincinin marka değerine de değinen Altınpınar, coğrafi işaret ve tescil çalışmalarının devam ettiğini belirterek, "Bafra çeltiği ilçemizin tarımsal kimliğinde çok önemli bir yere sahip. Bafra pirincinin tescilini tamamladığımızda bu kimlik daha da güçlenecek. Yakın gelecekte Bafra çeltiği kendi adıyla market raflarında daha güçlü şekilde yerini alacak" diye konuştu. Etkinlik boyunca üreticilerle sohbet eden protokol üyeleri, çiftçilerin talep ve sorunlarını da dinledi. Program sonunda katılımcılara Bafra pirinciyle hazırlanan pilav ikram edildi.
Manisa Ferdi Zeyrek’in ölümüne ilişkin dava 1 Temmuz’a ertelendi Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in evindeki havuzda elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili açılan davanın görülmesine Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Dava ek bilirkişi raporunun mahkemeye henüz ulaşmaması nedeniyle 1 Temmuz 2026 tarihine ertelendi. Geçtiğimiz dönemde Yunusemre ilçesindeki evinde bulunan havuzun makine dairesindeki arızayı gidermek isterken elektrik akımına kapılan ve kaldırıldığı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde yaşamını yitiren Ferdi Zeyrek ile onu kurtarmaya çalışırken yaralanan eşi Nurcan Zeyrek’in yaşadığı olaya ilişkin yargı süreci sürüyor. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında, 10 sanığın "taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılandığı davanın son duruşması gerçekleştirildi. Bilirkişi raporu bekleniyor Önceki duruşmalarda tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ve sanıkların yurt dışı çıkış yasaklarının kaldırıldığı davada, olaydaki kusur oranlarının tam olarak tespit edilebilmesi amacıyla Dokuz Eylül Üniversitesi’nden yeni bir bilirkişi raporu talep edilmişti. Mahkeme heyetinin yaptığı değerlendirme sonucunda, dava ek bilirkişi raporunun mahkemeye henüz ulaşmaması nedeniyle duruşma, 1 Temmuz Çarşamba Günü saat: 09.00’a ertelendi. Olayın ardından hazırlanan ilk iddianamelerde; evdeki enerji odasının havuza olan mesafesinin standartlara uygun inşa edilmediği, motor ve elektrik aksamlarının standartlara aykırı şekilde dizayn edilip montajlandığı öne sürülmüş, sanıklar ise daha önceki beyanlarında olaydaki sorumluluklarını kabul etmeyerek suçlamaları reddetmişti.
Samsun MESEM öğrencilerinden kırsal mahalle okullarına güzellik dokunuşu Samsun İlkadım Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri Bölümü öğrencileri ile öğreticileri, yürüttükleri sosyal sorumluluk projesi kapsamında kırsal mahallelerdeki okulları tek tek ziyaret ederek öğrencilerin saç bakım ve kesim işlemlerini gerçekleştiriyor. Okullara giden ekipler, kız öğrencilerin saçlarını örüp bakım yaparken erkek öğrencilerin de saçlarını tıraş ediyor. Yapılan çalışmalar sayesinde hem öğrencilerin kişisel bakımları karşılanıyor hem de mesleki eğitim alan gençler sahada uygulama deneyimi kazanıyor. Özellikle kırsal bölgelerde büyük ilgi gören uygulama, okul yönetimleri ve veliler tarafından memnuniyetle karşılanıyor. "Okullarımız bu durumdan memnun" Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan İlkadım MESEM Müdürü Kazım Calap, sosyal sorumluluk çalışmalarının eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Calap, "İlkadım Mesleki Eğitim Merkezi olarak sosyal sorumluluk ve toplum hizmeti kapsamında köy okullarımıza gidiyoruz. Öğrencilerimizin mesleki becerilerini artırmak, aynı zamanda mesleki tanıtım yapmak amacıyla bu ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Öğrencilerimiz bu konuda çok yetenekli ve becerikliler. Hepsi usta seviyesinde çalışmalar ortaya koyuyor. Okullarımız da bu durumdan oldukça memnun kalıyor" dedi. Proje sayesinde hem öğrencilerin mesleki gelişimi desteklenirken hem de kırsaldaki çocukların kişisel bakım ihtiyaçlarına katkı sağlanıyor. Çalışma, eğitim ile sosyal dayanışmayı bir araya getiren yönüyle dikkat çekiyor.