GENEL - 15 Mart 2019 Cuma 11:24

Engelsiz engelliden akrobatik hareketler

A
A
A
Engelsiz engelliden akrobatik hareketler

Tokat’ta bedensel engelli öğrencinin tümsekli köy yollarında tekerlekli sandalyesini daha rahat kullanabilmek için geliştirdiği yöntemler dikkat çekiyor.

Tokat’ta bedensel engelli öğrencinin tümsekli köy yollarında tekerlekli sandalyesini daha rahat kullanabilmek için geliştirdiği yöntemler dikkat çekiyor.


Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Değeryer köyünde yaşayan Güllü ve İbrahim Yüceyar çiftinin 4 çocuğundan, Akarçay Şehit Turan Yıldız Yatılı Bölge Okulu 8. sınıf öğrencisi Gökhan Yüceyar (14), 5 yaşında balık tutanları izlerken köprüden düştü. Geçirdiği kaza sonrasında omurilik felci olan Yüceyar, üst üste geçirdiği bir dizi operasyona rağmen eski sağlığına kavuşamadı. Ayakları tutmayan Yüceyar, tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürmeye devam etti. Küçük yaşlardan itibaren tekerlekli sandalye kullanan Yüceyar, köy içinde ulaşımını sağlarken, okula giderken yaşadığı sorunlar nedeni ile farklı yöntemler geliştirdi. 4 tekerli tekerlekli sandalyesini iki arka tekeri üzerinde kullanmaya başlayan Yüceyar, bu sayede kaldırımlardan da birinin yardımı olmadan kendi başına inip çıkmayı başardı.



İki teker üzerinde engelleri rahat aşıyor


Köyde birinin yardımı olmadan tekerlekli sandalyesini daha rahat kullanmak için iki teker üzerinde kullanmaya başladığını ifade eden Yüceyar, “Tekerlekli sandalyenin önünü kaldırarak kullanıyorum. Böylece rampaları kolay çıkıp iniyorum. Okula giderken hafif tümsekler vardı, geçerken zorlanıyordum. Öğrenmesi dengede durmak biraz zor oldu. İlk başlarda sırt üstü düştüm. Ama pes etmedim öğrendim. Şimdi kaldırımları kolayca çıkıyorum” dedi.



Basketbol oynamak istiyor


Engelli bir birey olarak basketbol oynamayı istediğini ifade eden Yüceyar, “Köyde imkanlarımız olmadığı için gidemiyorum. İmkan olursa basketbol oynayabilirim” diye konuştu. Tekerlekli sandalyesinin eskidiğini ve yıprandığını belirten Yüceyar, akülü aracının olmasını istediğini sözlerine ekledi.



Oğluna akülü tekerlekli sandalye yardımı yapılmasını bekliyor


Anne Güllü Yüceyar oğlunun 5 yaşında köprüden düşmesi sonucu omurilik zedelenmesi nedeniyle felç olduğunu söyledi. Oğlunun spor yapmak istediğini ifade eden Yüceyar, “Öğretmenleri bilek güreşine yazdırayım demiş ama olmadı, yazdıramamışlar. Böyle köyden şehre fizik tedavi için gidip geliyoruz. Bir akülü araba yardımı ederlerse seviniriz. Köyde yaşadığımız için tez tez tekerlekli sandalyesini kırıyor. Tekerlekli sandalyesini farklı kullanıyor. Yokuşlarda kendi başına tekerlerini kaldırıp inebiliyor. Onu görenler korkuyor düşecek diye” ifadelerini kullandı.


Servis minibüsü şoförü Şükrü Kaya ise köyden Tokat’a fizik tedaviye gelen Yüceyar’in araca inip binmesinde yardımcı olduğunu ifade ederek, “Gökhan’ı minibüse indirip bindirmek zor oluyor. Kucağımızda taşıyoruz. Köyde de akülü bir tekerlekli sandalyesi olursa daha rahat gezebilir. Bir hayır sahibi bulamadık" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.