POLİTİKA - 15 Mart 2019 Cuma 11:48

Başkan Eroğlu: “Boş vaatler vermem”

A
A
A
Başkan Eroğlu: “Boş vaatler vermem”

Tokat Belediye Başkanı ve AK Parti Adayı Av.

Tokat Belediye Başkanı ve AK Parti Adayı Av. Eyüp Eroğlu, Tokat halkının 5 yılda yaptıkları hizmetleri gördüğünü ifade ederek, “Yapım itibariyle de boş vaatler vermem, ayağı yere basan işe bakarız ve ona göre hareket ederiz” diye konuştu.


Sanayi sitesinde esnaflarla bir araya gelen Tokat Belediye Başkanı ve AK Parti Adayı Av. Eyüp Eroğlu’na AK Parti İl Başkanı Metin Pokat ile AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ahmet Öztürk eşlik etti. Kahvaltı sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Eroğlu, hizmet üreterek şehre değer kattıklarını ifade ederek, “Hiçbir adayı eleştirmek istemiyorum ama baktığımızda hiçbirinin projesi yok. Kimsenin şu şehre dair bir düşüncesi yok. Bizler, kentsel dönüşüm diyoruz, yeni imar alanları, yeni bulvarlar diyoruz, yatırımcıyı Tokat’a getireceğiz, yeni iş alanları oluşturacağız diyoruz. Gümenek için projemiz var, Topçam’a, Gıj Gıj’a yapacaklarımızı ortaya koyuyoruz. Gücümüzün yettiğince bu şehre hizmet edeceğiz” dedi.


“Boş vaatler vermem”


5 yılda yaptıkları projelerin ortada olduğunu ifade eden Başkan Eroğlu, “Şahsen beni tanıyorsunuz, neler yaptığımızı neler ortaya koyduğumuzu gördünüz. 5 yıl önce ‘iyi bir avukat ama iyi belediye başkanı olur mu?” denilmişti. 5 yılda neler yaptığımızı gördünüz, bundan sonraki 5 yılda da kalan işimizi yapacağız. Sizler destek vereceksiniz, siz seçeceksiniz, siz bu görevi verirseniz bizler bunları yapacağız. Olaya bu açıdan bakmak lazım. Yapım itibariyle de boş vaatler vermem, ayağı yere basan işe bakarız ve ona göre hareket ederiz. Yoksa Kafdağı’ndan vaatler verip, pembe tablolar çizelim, şu olsun bu olsun şeklinde bir yapımız olmadı olmazda” diye konuştu.


Yeni sanayi alanının tapu sorunun çözüldüğünü ifade eden Başkan Eroğlu, “19,5 milyon bundan dolayı sağlanan bir fayda var. 530 dönümlük bir arazinin tamamı satın alınacakken sadece dükkânların olduğu kısımlara ücret ödenerek fayda sağladık. Sanayi Sitemiz ihaleye çıkacak. Cumhurbaşkanımız Tokat Valiliği ziyaretlerinde kendisi ile görüşmemiz oldu. Sanayi sitesiyle ilgili yola çıktık, yapılacak. Sanayi esnafımız rahat olsun. Sanayi ile ilgili yapılan mücadeleyi, vefayı görün istiyorum. Bizler sizin için çalıştık, bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz. Mesele çalışmak, bu şehre değer vermek. Sizler arif insanlarsınız, her şeyi görüyorsunuz. İyi bir değerlendirme yapın. İçinizden, kalbinizden, gönlünüzden ne geliyorsa ona oy verin. Hayırlı günler diliyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.