GENEL - 13 Nisan 2019 Cumartesi 11:02

Çocukluk oyunu mesleği oldu

A
A
A
Çocukluk oyunu mesleği oldu

Tokat’ta okçuluk antrenörü Davut Kaya, köyde çocukluk yıllarındaki yaptıkları ok ve yaylarla oynarken hayalini kurduğu Osmanlı yaylarının replikasını yapmaya başladı.

Tokat’ta okçuluk antrenörü Davut Kaya, köyde çocukluk yıllarındaki yaptıkları ok ve yaylarla oynarken hayalini kurduğu Osmanlı yaylarının replikasını yapmaya başladı.


Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde Okçuluk Antrenörü olarak görev yapan Davut Kaya, köyde çocukluk yıllarında merak saldığı okçuluğa profesyonel olarak devam ediyor. Köyünde kendi imkanlarıyla yaptıkları oklarla oynarken şimdilerde geleneksel Türk okçuluğu mesleğini yaşatmaya çalışan Kaya, 12 yıldır yaptığı okçuluk antrenörlüğü mesleğini bir adım daha ileriye taşıdı. Okçuluk eğitimi verdiği gençlik ve spor merkezi bünyesindeki salonun yanında kurduğu mini atölyesinde yaklaşık 3 yıldır replika laminasyon yöntemi ile ok ve yay üretimi yapıyor. Yaklaşık bir haftada bir yay yapan Kaya, Osmanlı döneminde yapılan yayların malzemesini bulmanın çok zor olduğu için günümüzde geleneksel Osmanlı okçuluk yarışmalarında lamina yaylar kullanıldığını kaydetti.



Manda boynuz yerine fiber malzeme kullanılıyor


Okçuluk Federasyonu U15 antrenörlüğü yaparken geleneksel Türk okçuluğunun yapım aşamalarını merak ederek yay yapan ustaları ziyaret ederek ok ve yay yapmaya karar verdiğini belirten Kaya, “Şu anda yaptığımız yaylar atalarımızın yaptığı organik yaylardan değil replikası olan laminasyon yöntemiyle yaptığımız yaylar. Çünkü Osmanlı dönemimde yapılan malzemesini bulmak çok zor. Manda boynuzu, o dönemin akça ağacını, Mersin balığının hava kesesini, organik yapıştırıcıyı bulmak zor olduğu için günümüzde bu yaylar daha çok kullanılıyor. Geleneksel Osmanlı yarışmalarında daha çok bizim üretim aşamalarından geçirdiğimiz lamina yaylar kullanılıyor. Boynuz yerine fiber kullanıyoruz. Yayın arka sırtında da büyükbaş hayvanların tendonları kullanırdı şimdi onları tedarik etmek zor olduğu için onların yerine fiber malzeme kullanarak aynı etkiyi almaya çalışıyoruz” dedi.


Yay yapmanın zor olduğuna ve sabır gerektiren bir iş olduğuna dikkat çeken Kaya, “Yaptığınız her yay çalışmıyor, kırılabiliyor. Yay yapım aşamasında bir çok yay kırdım. Her kırılan yay bana bir fikir verdi. Kırılan her yaydan diğerinde o hatayı yapmamaya çalışıyorum” diye konuştu.



Kendi ürettikleri ok ve yaylarla yarışmalara katılıyorlar


Unutulmaya yüz tutmuş mesleği yaşatmaya çalıştıklarını ifade eden Kaya, "Asıl işimiz modern okçuluk antrenörlüğü ama gelenek yay yapımı unutulmaya yüz tutmuş bir meslek. Sayın Cumhurbaşkanımız da devletin başkanı da bu işi seviyorsa biz neden sevmeyelim dedik. O gönül vermiş bizde onun gönül verdiği yoldan yay ve oklarımızı üretelim. Geleceğimiz olan çocuklara öğretelim. Sporcularım atölyede ok yapımı çalışmalarımı izlerler. Sonunda da kendi yaptığımız ok ve yaylarla sporcularımız ok atar. Onları izlemek bana çok büyük bir keyif veriyor. Kendi ürettiğimiz ok ve yaylarla geleneksel okçuluk yarışmalarına katılıyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Narin Güran davasında Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıllık cezaya temyiz başvurusu Diyarbakır’da Narin Güran cinayetine ilişkin davada, Nevzat Bahtiyar’a ’Nitelikli kasten öldürmeye yardım’ suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına karşı Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı adına duruşma savcısı Özge Nida Polat tarafından Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere yargılamanın yapıldığı 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne temyiz dilekçesi sunuldu. Dilekçede, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Nisan 2026’da görülen karar duruşmasında, Narin Güran’ın cansız bedenini dereye sakladığını itiraf eden komşusu Nevzat Bahtiyar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldığı hatırlatılarak, "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi. Verilen cezaya karşı olunduğu aktarılan dilekçede, "Narin Güran’a ait cansız bedenin bulunmasından sonra yapılan araştırmada, Tavşantepe Mahallesi’nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera açısına, 21 Ağustos 2024 günü saat 15.41’de şüpheli bir aracın girdiği tespit edilmiştir. Yapılan araştırmada aracın 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi’nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu, kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra dere civarından ayrıldığı, söz konusu aracın fiilen Bahtiyar’ın kullanımında olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine Bahtiyar tutuklanmıştır. Salim Güran ve Bahtiyar’ın kullandığı araçlar üzerinde yapılan detaylı incelemelerde alınan toprak numunelerinin karşılaştırılmasında Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporunda, her iki araç içerisinden alınan toprak numunelerinin benzer olduklarının tespit edildiği görülmüştür. Daraltılmış baz raporu, analiz raporu ve ek bilirkişi raporunun Bahtiyar’ın anlatımıyla uyumlu olduğu, Salim Güran’ın, Arif’in evi ve çevresinde bulunduktan sonra eve girdiği, ev ve ahır arasında gidiş gelişlerinin olduğu, Bahtiyar ile birlikte evde bulunduğu, bu sırada evde Yüksel Güran ve Enes Güran’ın bulunduğu hususlarının raporlar ile tespit edildiği belirtilmiştir" ifadeleri yer aldı.
Kocaeli 6 Şubat’ın hafızası "Sarsıldık Sarıldık" ile gözler önüne serildi 6 Şubat depremlerinin ardından sahada verilen mücadele ve dayanışma ruhunu konu alan ‘Sarsıldık Sarıldık’ hatıratının tanıtım programı, Gebze’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda duygusal anlar yaşanırken, deprem sürecinde görev yapan ekiplerin fedakarlıkları bir kez daha hafızalara kazındı. Gebze Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan acıları, dayanışmayı ve sahada verilen insanüstü mücadeleyi kayıt altına alan "Sarsıldık Sarıldık" hatıratının takdim programını Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı programda, deprem bölgesinde görev yapan Gebze Belediyesi personelinin fedakarlıkları ve milletçe ortaya konulan dayanışma ruhu bir kez daha hafızalarda canlandı. Programa; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Program öncesinde fotoğraf sergisi incelendi Program öncesinde, Gebze Belediyesi ekiplerinin 6 Şubat depremlerinin ardından sahada yürütülen çalışmaların gerçek yüzünü gösteren fotoğraf sergisi davetlilerin ziyaretine açıldı. Sergide; deprem bölgesindeki arama kurtarma faaliyetleri, temizlik çalışmaları, kurulan yaşam alanları ve vatandaşlarla kurulan dayanışma anlarına ait kareler yer aldı. Duygusal anların yaşandığı sergide, Gebze Belediyesi personelinin sahadaki özverili mücadelesi katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Özellikle deprem bölgesinde görev yapan ekiplerin zorlu şartlar altında yürüttüğü çalışmalar, fotoğraf kareleri aracılığıyla bir kez daha hafızalarda canlandı. "Başkan Büyükgöz: "430 personelimiz hiç düşünmeden Hatay’a geldi" Program; katılımcıların, depremde hayatını kaybedenler adına saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlar rahmetle anılırken, salonda duygusal atmosfer hakim oldu. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, deprem sürecinde belediye personelinin ortaya koyduğu fedakarlığın unutulmayacağını ifade etti. Başkan Büyükgöz, "430 personelimiz ‘Ne zaman döneceğiz, ne yapacağız?’ demeden Hatay’a geldi. O günleri tarihe not düşmek adına bu çalışmayı yaptık. Emeğini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Tedbir almak zorundayız" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba ise konuşmasında afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti. Soba, "Şehirlerimizi dirençli hale getirmek, kurumlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve toplumda afet bilincini artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. "Zinnur Başkan ile sahada iki buçuk ay beraber çalıştık" Hatay Valisi Mustafa Masatlı da yaptığı konuşmada, deprem sonrası süreçte Gebze Belediyesi’nin Hatay’da üstlendiği görevlere değindi. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile sahada birebir çalıştıklarını ifade eden Vali Masatlı, özellikle çevre ve temizlik hizmetlerinin şehir yaşamının yeniden normale dönmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Vali Masatlı, "Depremin ardından hayatın yeniden başlayabilmesi için sahada büyük mücadele verildi. Başkan Zinnur Büyükgöz ve Gebze Belediyesi ekipleri Hatay’da çok önemli sorumluluk üstlendi. Şehrin çöp ve atık yönetiminde büyük emek verdiler. Kendileriyle sahada iki buçuk ay birlikte çalıştık. Gösterdikleri gayret ve fedakarlık için kendilerine ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi. Afet bilinci ve dayanışma vurgusu Program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Deprem ve Afet Yönetim Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış tarafından "Afet Bilinci ve Toplumsal Dayanışma" konulu sunum gerçekleştirildi. Sunumda afetlere hazırlıklı olmanın önemi ve toplumsal dayanışmanın kriz anlarındaki hayati rolü ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen anlamlı program, ev sahibi Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz tarafından Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Prof Dr. Şerif Barış’a "Sarsıldık Sarıldık" hatırat takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.